Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Kalp krizi, Miyokard enfarktüsü, aritmi, taşikardi, bradikardi, ritim bozukluğu
Sayfa 1 Toplam 5 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 46 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Kalp krizi, Miyokard enfarktüsü, aritmi, taşikardi, bradikardi, ritim bozukluğu

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Post Kronar yetersizliği,Taç veya çelenk?e benzeyen oluşum anlamına gelir.

    Kronar yetersizliği,Taç veya çelenk?e benzeyen oluşum anlamına gelir.










    Kronar yetersizliği:
    Koroner: Taç veya çelenk?e benzeyen oluşum anlamına gelir. Burada kalbi çepecevre saran ve kalbi besleyen arterler kulanılan bir terimdir. Koronerlarda oluşan damar sertliği (arteryoskleroz) nedeniyle kalp kasları yeterince oksijen ve besleyici madde alamaz ve buda önce bölgedeki hücrelerin ölmesine sebep olur. Koronerlardaki kandolaşımı yetersizliği önce göğüs ağrısı ve kalp anjini şeklinde kendini gösterir ve sonra kalp krizine sebep olur.

    Koroner sklerozun (Koroner damar sertliği) sebepleri
    1-) Kandaki kolesterolun yükselmesi
    2-) Sigara
    3-) Şişmanlık
    4-) Yüksek tansiyon
    5-) Diabet
    6-) Stres
    7-) Alkol
    8-) Hiperürikemi (Kandaki uriksidin artması )
    9-) İrsi faktörler
    Koroner kalp hastalığının belirtisi: Kalp anjini (angina pektoris) Koroner kalp hastalıkları nedeniyle ortaya çıkan kalp anjinin bütün sempomlarını (koroner kalp hastalıkların belirtileri) hepisini toplandığı genel bir tanımdır.
    Kalp anjininde göğüs kafesainde ağrı ve sıkıntı verici bir sıkışma ve burkulma hissi verir. Bunlar kalp kaslarına oksijen akışını artırır, çünkü kalp arışları hızlanır veya tansiyon yükselerek olabilir.


    Koroner spazmının oluşmasında şu faktörler rol oynar.
    1-) Bedensel zorlama
    2-) Soğuk
    3-) Aşırı yemek yeme
    4-) Psikolojik zorlanma ve aşırı heycanlanma
    Kalp anjini (angina pectoris) ağrıları nadiren keskin ağrı verici olur. Bu ağrılar göğüs kemiğinin arkasında olur ve yukarıdaki faktörler nedeniyle ortaya çıkar. Ağrılar sağ ve sol kollar, omuzlar, boyun yanaklar ve dişlere yayılır vede nadirende mideye doğru yayılmaya doğru yayılma olabilir. Bu ağrılar genelikle 5-30 dakika sürebilir ve genelikle bedenen zorlanmalarda olabilir. Çok yemek yenildiğinde karında şişkinlik olur ve buna genelikle bağırsak mantarlar sebep olur. Şişkinlik nedeniyle akciğer sıkışır ve akciğerde kalbi sıkıştırır. Bağırsak mantarlarının sebep olduğu bu şişkinlik nedeniyle ortaya çıkan kalp sıkışması ile anjin nedeniyle ortaya çıkan kalp anjini birbirlerin çok benzerler ve ikiside aynı derecede tehlikelidir.

    Koroner sklerozu (koronar sertliği) nedeniyle ortaya çıkan kalp anjinine karşı nitrogliserin alınmalıdır. Nitrogliserinin bazı hastalarda Korku hissine sebep olduğu tesbitedilmiştir. Kalp anjini için akut hallerde hemen çare olan nitrogliserin tek çare olarak belirtilsede etkisi geçicidir. Ayrıca bazı hastalarda korku, kusma, bulantı, başağrısı, yorğunluk, tansiyonun aniden düşmesi vede kalpağrısına sebep olabilir. Bu nedenle problemi tamamen çözecek olan Aloxi daha etkilidir, çünkü anjine sebep olan koronar sklerozu önleyici tek ilaçtır.

    Miyokard iskemi (myocardaischemia) kalp kaslarının beli bir bölgesinde ortaya çıkan kansızlık, yeterince kan gelmemesi nedeniyle oluşan iskemiyi, hasta kendi durumunu yıllarca farketmez. İskemik durum ancak ve ancak kardiyologların (cardioloji, kardiyoloji: kalp hastalıkları ve tedavilerini konu alan bilim dalı, kardiyolog: kalp uzmanı doktor) yapacağı uzun süreli EKG ile anlaşılabilir.

    Teşhisi: Koroner kalp hastalıkları uzman doktorlar tarafından çeşitli yöntemlerle teşhis yapılır. Bu teşhiste geç kalmamak gerekir, aksi halde koronarlarda tıkanma sonucu kalp enfraktüsü olabilir. Teşhis için bir kaç basamaktan oluşan bir yöntem kulanılır.
    1-) Yoğun bedeni muayene
    2-) EKG ile kalp atışlarının durumu değerlenditilir.
    3-) Kalbin durumu ultraviolet ışınlarla tesbit edilir.
    4-) Kalp koronarlarının röntgeni (angiografi) çekilir
    5-) Kalpteki rahatsızlıklar komputertomografi ile teşhis edilir.

    Ortodoks tıppa göre bazı tedavi yöntemleri:
    1-) Balonla tedavi (Balondilatasyon): Sonda (kateter) ile damarlar açılır. Son yapılan araştırmalarda sondaya takılan lazer ile tıkalı koronerların açılması dahada kolaylaşmıştır. Balonla yapılan tedavilerde bir yıl sonra hastaların durumu % 70 oranında yeniden eski durumuna döndüğü görülmüştür. Bu nedenle balonla yapılan tedavi kalıcı bir tedavi değildir sadece akut hallerde baş vurulacak bir yöntemdir.

    2-) İyon ışınlaması: Burada daha önca balaonla genişletilen koronarlarda daralma olursa, bu durumda koronarlar Stransiyum /Yitriyum 90, Fosfor 32 veya İridiyum 192 ile ışınlama yapılarak koronarlar açılırsada, bu durum geçicidir.

    3-) Rotasyonplasi: Oldukca küçük (Mikro) bıcaklarla koronarların iç yüzeyinde oluşan artık madde yığılması temizlenir, fakat bu oldukca rizikolu bir durumdur ve damarların iç yüzeyini zedeliyebillir vede zorlanmalarda burası yırtılabilir.

    4-) Ateroktomi: Burada kateternin ucundaki bıcakla koronarın girişindeki artık maddeler (Plaque) temizlenir, fakat buda oldukca rizikolu, zira damarın içyüzeyi zedelenebilir ve buda yine zorlanmalarda koronarın yırtılmasına vede kalp enfraktüsüne (kalp krizi) sebep olabilir.

    5-) Lokal trombolüse: Burada kateternin ucu ile özel ilaçlar koronar tıkanması olan yere sürülür, fakat her zaman bu metodu uygulamak hasta için oldukca çekilmez bir işkence niteliğindedir.

    6-) Bypass amaliyatı: Şayet yukarıdaki metotlarla koronerlar açılamaz ise bacak damarlarından alınan bir parca burdaki hastalıklı koronarla değiştirilir. Bypass?tan bir yıl sonra hastaların koronarlarının % 20 oranında oranında tekrar tıkandığı görülmüştür. Almanyada yılda 50.000 kişi bypass amaliyatı olmakta ve bunların % 2 ?si ölmektedir. İlk bypassı 1967?de Tavaloro ve Effler ABD?de gerçekleştirmişler ve DeBakey ABD?İN Texas Houston Üniversitesinde başarılı amaliyatlar yaparak sistemi geliştirmiştir.

    Diğer tedavi yöntemleri: Kalp anjini olduğunda acil hallerde Nitrogliserinli ilaçlar kulanılır. Kapsül ve spreylere daha etkilidir bu nedenle hap ve damlamalar kulanılmaz. Ayrıca kalp anjinin sebep olan riziko faktörlerinin ortadan kaldırılması gerkir ve bunların başında: Şişmalık, damarsertliği (arteryoskleroz), yüksek tansiyon ve diabet tedavi edilmeli vede düzenli spor yapılmalıdır. Kalp anjinini, koronar kalp hastalığını ve damar sertliğini en doğal olarak alıç-, sarımsak-, limon- ve ZYE preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri ile tedavi edilebilir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 12:36 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Post Kalp krizi, Miyokard enfarktüsü, aritmi, taşikardi, bradikardi, ritim bozukluğu



    Kalp krizi:

    Kalp krizi sonucu kalp kaslarının bir kısmaı ölür, çünkü tıkanan kronarlar nedeniyle beslenemezler. Kalp üç kronar damarı ve bunların uzantıları olan kılcal damarlarla beslenirler ve oksijen alırlar. Bu damarlardan birinin tıkanması ile kandolaşımı o bölgede tıkanır. Şayet kısa sürede tıkanan damar açılmazsa dokular ölmeye başlar. Almanyada ortalama yılda 500.000 kişi kalp krizi geçirmekte ve bunların yarısı ölmektedir.

    Kalp krizi nasıl oluşur?
    Kalp krizinin ana sebebi damar sertliği (arteryoskleroz) sebep olur. Damar sertliği bazı kişilerde genç yaşlarda görülmeye başlar. Bu damar sertliği kronar damarları ile sınırlı olmayıp vücudun bütün damarlarında görülür ve kişi yaşlandıkca damar sertliğide artar. Damar sertliği nedeniyle damarlar daralır, kandaki pıhtılaşma (tromboz) oluşursa ve buda kronarlara gelirse, kronarlarda tıkanmaya sebep olur ve buda kalp krizine neden olur.

    Riziko faktörleri:
    1-) Sigara
    2-) Kolesterol
    3-) Homocystein
    4-) Şişmanlık
    5-) Diabet
    6-) Yüksek tansıyon
    7-) Yetersiz hareketetme
    8-) Kalp ve kandolaşımı zafiyeti
    9-) Sindirim organlarının yetersiz enzim salğılaması
    10-) Pıhtılaşmanın damarları daraltması
    11-) İrsi nedenler
    12-) Stres

    Kalp krizi sonucu oluşabilecek komplikasyonlar:
    1-) Aritmi
    2-) Kalp kası yırtılması
    3-) Kardiyolojik (kalp nedeniyel) şok
    4-) Kapl kapaklarında zafiyet
    5-) Tromboz
    6-) Emboli

    Kalp krizinin belirtileri:
    Genelikle tipik olarak göğsün solunda batıcı ve yanıcı ağrılar görülürse ve ağrılar genelikle sol kola kadar yayılıyorsa bu en belirgin özeliktir. Ayrıca karın üstünde sırta ve çenedede ağrı görülebilir. Bu belirtilerin haricinde boğuluyormuş gibi bir hiss ve korku, nefes darlığı, aniden bayılma ve baş dönmesini sayabiliriz. Kronar damarlarına gelen ve tıkayan pıhtı hemen ölüme sebep olabilir. Bayanlarda kalp krizi rahatsızlıkları: Göğüs ağrısı, yorgunluk, uyku rahatsızlıkları, tıknefes olma, ve mide ağrısı gibi değişik şekilde kendini belieder. Şeker hastalarında herhangi bir rahatsızlığa sebep olmadan hemen aniden kalp krizine neden olur.

    Teşhisi:
    Doktor hastalığı nasıl teşhiseder?
    1-) EKG ile kalbin foksiyonel çalışması ölçülür.
    2-) Kalp enzimlerini konsentresi kandan analşılır
    3-) Kalpteki protein konsentresi tesbitedilir
    4-) Ultrasonla kalp fonksiyonu ölçülür.
    5-) Sonda ile hangi damarların tıkandığı araştırılır

    Kalp krizinden korunma:
    1-) Damar sertliği en önemli ve tehlikeli olanıdır.
    2-) Sigarayı bırakmak gerekir.
    3-) Sağlıklı beslenmeli, yani bol sebze ve meyve yenmeli ve az hamurlu vede hayvansal besin tüketilmelidir.
    4-) Düzenli spor yapılmalı
    5-) Şeker hastalığı varsa hemen tedavi edilmeli
    6-) Yüksek tansiyon problemi varsa tedavi edilmeli
    7-) Kolesterol, lipid ve trigliserid varsa, tedavi edilmeli
    8-) Kimyasal ilaç alınıyorsa doktorun mutlaka bilmesi gerekir

    Tahminler:
    Kalp krizini en tahlikeli hastalıklardan biri olup hastaların % 50 ?si ilk 4 hafta içinde olmaktadır. Bununda asıl sebebi kalp ritim bozukluğudur. Kalp krizi nedeniyle kalp kaslarının bir kısmı ölür ve buda aradoku ile deşitirilebilir (trasplantasyon) , fakat aradoku kalp kası gibi esnek olmadığından aynı kalp kası gibi esneklik gösteremez ve kalp atışlarında anormalikler görülür. Aadoku kalp kaslarının gördüğü görevi tam olarak göremez. Kalp krizine küçük kronarlar sebep olmuşsa vereceği zararda o oranda büyük olur. Tıkanana damarlar ne kadar kısa sürede açılırsa, zararıda o oranda az olur.

    Tedavisi:
    Şayet kronarlarda tıkanma tesbitedilirse hemen amaliyat gerekebilir ve yoğun bakım nedeniyle mutlaka hastahanede bakım gerekir.
    1-) Kanın pıhtılaşmasının önlenmesi gerekir, böyle bir durumda uygun ilaçlar kulanılır.
    2-) Tıkanan damarlar balonla genişletilir ve açılır.
    3-) Bazı hallerde bypass amaliyatı zaruri olabilir
    4-) ACE-Frenleyici ilaçlar, bunlar damarları açarak genişletir.
    5-) Nitro ilaçları kronarları geniştetir ve kalp krizini önler.
    6-) Pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar, pıhtılaşmayı önler ve damarları açar.
    7-) Kalp krizi geçiren şahsa burundan sunni nefes alması sağlanır.
    Kalp krizini ilaç veya amaliyatla atlatıktan sonra hastanın tedavisine devam etmesi gerekir. Bu nedenle hafif jimnastik ve nefes alış-veriş alıştırmaları yapılır. Doğal ilaçlardan sarımsak veya alıç preparatları veya Gökçek İksiri kısa sürede damar sertliklerini önler, kolesterolu düşürür ve kalbi güçlendirir. Kalp krizi atlatıldıktan sonrada bu ilaçlara devam edilmelidir. Bunalardan Gökçek İksiri çok çok etkilidir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Konu maturidi tarafından (11-03-2010 Saat 17:53 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    biroybil Çevrimd??? Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    108

    Standart Koroner Kalp HastaliĞi

    KORONER KALP HASTALIĞI

    Koroner Kalp Hastalığı ( KKH ) NEDİR

    Kalbin kasılmasını sağlayan myokard adı verilen kas tabakasının beslenmesi (oksijenlenmesi) , ''koroner'' denen (kalbe özel) damarlar vasıtasıyla gerçekleştirilir.

    Özellikle hayvansal gıdalarda bulunan ve fazla miktarda alındığında damar iç yüzeyine yapışan ''kolesterol'' isimli yağ türü, normalde esnek olan damarlarımızın esnekliğini azaltır ve damar duvarlarında birikerek damar boşluğunu daraltır. Damar duvarındaki bu sertleşme veya damarın tıkanması durumuna ''ateroskleroz'' denir. Yüksek tansiyon, yaşın ilerlemesiyle damar yapısının bozulması, sigara kullanımı vb etmenler de aterosklerozu hızlandırır.

    Ateroskleroz veya başka bir nedenle myokard'a gelen kan miktarı azalırsa myokard yeterli seviyede oksijenlenemez;''iskemi'' (dokunun kanlanamaması)

    oluşur. İskemi, KKH'na neden olur. Kalbin myokard kas tabakası tam beslenemediği için yeterli kasılamaz, bu da hastada kendini ''angina pectoris'' (göğüs ağrısı) şeklinde gösterir.

    KKH'nın diğer adları "koroner arter hastalığı", ''iskemik kalp hastalığı'' ve ''aterosklerotik kalp hastalığı''dır.

    KKH için '' RİSK FAKTÖRLERİ '' Nelerdir

    A- Değiştirilemeyecek risk faktörleri :

    * Yaşın ileri olması ; Erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaş üzeri ve postmenapozal (adetten kesilme sonrası) dönemde olmak

    * Cinsiyet ; KKH daha çok erkeklerde görülür.

    * Kalıtım ; Ailede bu hastalığın bulunması

    B- Değiştirilebilir (önlenebilir) risk faktörleri :

    * Sigara kullanımı

    * Hipertansiyon ; Kan basıncının ( 120 / 80 mmHg'dan ) yüksek olması

    * Diabet ; Şeker hastalığı

    * Stres

    * Kandaki "Total Kolesterol" düzeyinin ( 200 mg/dL'den ) yüksek olması

    * Kandaki "HDL Kolesterol" düzeyinin ( 35 mg/dL'den ) düşük olması

    * Diğerleri : Şişmanlık, hareketsiz yaşam, gut hastalığı, aşırı alkol ve kahve tüketimi, hiperkalsemi (kan kalsiyum düzeyinin yüksek olması), kadınlar için oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) kullanımı .

    Koroner Kalp Hastalığı'ndan KORUNMA :

    Yaş, cinsiyet, kalıtım gibi unsurlardan kaçamayız. Kadınlarda menapozu geciktirici ilaç kullanmak ise (bu ilaçların dolaylı olarak KKH oluşumunda rol oynaması nedeniyle) sakıncalıdır.

    İkinci grup unsurları değiştirmek ve koroner kalp hastalığından korunmak ise bizim elimizdedir.

    Sigara bırakılabilir, en azından azaltılır.

    Hipertansiyon tuz kullanımı kısıtlanarak ve ilaçlarla kontrol edilebilir.

    İnsan vücudunda kalp ve rahatsızlıkları açısından en önemli etmen tansiyon yani damar duvarlarına kanın uyguladığı basınçtır. Damar iç duvarı (endotel) yapısı ve bütünlüğünün sigara vb unsurlar ile bozulması sonucu kanın damar duvarına uyguladığı basınç daha da artar; bu da hipertansiyonun daha da şiddetlenmesine zemin hazırlar. Böylelikle çeşitli kalp ve damar hastalıkları ile birlikte KKH da agreve olur.

    Diabet (şeker hastalığı) diyet ve ilaçlarla kontrol altına alınabilir.

    Alkol ve kahve kullanımı azaltılmalıdır.

    Değiştirilebilir faktörler içinde önlenmesi belki de en zor olanı strestir. Kişinin kendi iradesi, çevre ve ailesinin yardımı, gerekirse psikiyatrist ve psikologların tedavisi ile stres yenilebilir. Sürekli stres altında kalan kişiler öncelikle stresin nedenlerini düşünmeli, bunları ortadan kaldırmaya çalışmalı veya bunlardan mümkün olduğunca uzak durmalıdır. Ruhsal uyumluluk (egosintonizm), hayatımızda stresten uzak kalmak hususunda önemli yer tutar. Kişi kendi iç huzurunu bozan her türlü iç ve dış etmenden kaçınmalı; en azından elinden geldiğince bunu kendine sorun etmemeli, sıkıntı oluşturan olayları önemsememelidir.

    Bir çeşit kan yağı olan kolesterol total (toplam) düzeyinin azaltılması ve kolesterolün bir alt ünitesi olan HDL-Kolesterol düzeyinin artırılması diyet ve (gerekirse) ilaçlarla sağlanabilir.

    Beslenme, koroner kalp hastalığından korunmada çok önemli yer tutar. Omega 3 yağ asidlerinden ve HDL kolesterolden zengin olan fındık, ceviz, badem hergün az miktarda da olsa yenmelidir. İçerdikleri yağın bozulmaması açısından, bu besinlerin buzdolabında saklanması gerekir. Akşam yemeğinin en geç yatmadan iki saat önce yenmesi daha faydalı olacaktır. Mümkünse saat 19:00'dan sonra birşey yenmemesi önerilmektedir.

    Şişmanlık da önemli bir risk faktörüdür. Zayıflamak için çeşitli yöntemler kullanılabilir : Diyet, düzenli spor ve egzersiz, akupunktur, bitki çayları, (hekim gerekli görürse) ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi (ameliyat). Bunlar yapılırken dikkat edilmesi gereken nokta kiloların yavaş yavaş ve uzun zamanda verilmesidir; unutulmamalıdır ki hızlı verilen kilolar yine hızlı bir şekilde yerine gelebilir. Mümkün oldukça aynı kiloda kalmak gerekir; özellikle hızlı kilo alıp vermeden kaçınmalıdır.

    Hareketsiz (sedanter) yaşamdan mümkün olduğunca kaçınmalı; örneğin yakın mesafeler için araba kullanmamalı, asansör yerine merdivenleri tercih etmeli, hergün düzenli yürüyüşler ve egzersizler yapmalıdır. Önemli olan; sporu yaşımıza ve bünyemize göre yapmak ve vücuda aşırı yüklenmemektir.

    Gut hastalığı varsa hekimin vereceği ilacı düzenli kullamalı, protein diyetine uyulmalıdır.

    İçme suyumuz yeterli sertlik seviyesinde olmalıdır, ancak aşırı sert sular da kullanılmamalıdır (böbrek, mide vb rahatsızlıklara sebep olur) .

    Hiperkalsemi (kan kalsiyum düzeyinin yüksek olması) kan tahlillerinde saptanmışsa doktora başvurmalıdır, kontrol altına alınmalıdır.

    Bayanların oral kontraseptif denen doğum kontrol haplarını uzun süreli kullanmaları KKH açısından sakıncalıdır, mümkünse diğer doğum kontrol yöntemleri kullanılmalıdır. Bu ilaçlar kullanılmadan önce hekime danışmada fayda vardır.

    Üç altın kural :

    - Beslenme,

    - Spor,

    - Sigara ve stresten kaçınma.


    Hastalığın Bulguları

    Koroner kalp hastalığında şu bulgulardan bir veya birkaçı görülebilir :

    - Göğüs ağrısı (sol omuz ve sol kola yayılabilir)

    - Egzersiz kapasitesinin kısıtlanması; çabuk yorulma

    - Eforla gelen nefes darlığı

    - Senkop (bayılma)

    - Ani ölüm

    Klinik Formlar

    KKH hastada şu klinik formlardan herhangi biri olarak ortaya çıkabilir :

    - Semptomsuz koroner arter hastalığı (sessiz iskemi)

    - Ani ölüm

    - Stabil angina pectoris

    - Anstabil angina pectoris

    - Akut myokard infarktüsü (kalp krizi)

    - Kalp yetmezliği

    - Aritmi (ritim bozukluğu)


    KKH Tanısında Kullanılan Yöntemler

    - Doktor muayenesi

    - Kan tahlilleri

    - EKG (elektrokardiografi)

    - Efor testi

    - Ekokardiografi

    - Holter monitörizasyonu

    - Koroner anjiografi

    - SPECT (myokard perfüzyon sintigrafisi)


    Hastalığın Seyri
    Koroner kalp hastalığında en çok korkulan olay; koroner damarlardan hiçbirinin kalp kasının kanlanmasını (dolayısıyla oksijenlenmesini) yeterince sağlayamaması, böylece kalbin kasılamaması ve vücuda kan gönderememesidir. Bu olay halk arasında kalp krizi olarak bilinen "myokard infarktüsü"dür.

    Koroner kalp hastalığı bu safhalara gelinmemesi için zamanında teşhis konulup tedavi edilmelidir; en güzeli ise şüphesiz, daha hiç bu rahatsızlıklar yokken risk faktörlerinin belirlenip bunlardan mümkün olduğunca korunmaktır.

    Özellikle belli bir yaştan sonra düzenli aralıklarla kalp muayenesi, tansiyon ölçümleri ve check-up yaptırmak hayati önem taşır

    Dr Şahi Kuray

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.
    Konu igokcek tarafından (05-13-2009 Saat 12:40 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Kalp Krizleri Tatillerde Artıyor

    Tatillerde artan kalp krizi riskinin en önemli nedeni, bu sürelerde sigara, içki, aşırı yeme ve tembellik gibi sağlıksız davranışların daha fazla olması...Birçok bilimsel çalışma, tatillerde yılın diğer zamanlarına göre kalp ile ilgili ölümlerin daha fazla olduğunu gösteriyor.Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Ata, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Bülent Görenek, Prof. Dr. Ahmet Ünalır ve Yrd. Doç. Dr. Alparslan Birdane ile düzenlediği basın toplantısında, genel olarak tatil mevsiminde kalp krizi artışının çok belirgin olduğunu söyledi. Türkiye?nin kırsal kesiminde yaz aylarında kalp krizleri artmasa da tarımsal kesimdeki iş yoğunluğu nedeniyle kalp krizinin bazı haberci belirtilerine önem verilmediğini ifade eden Ata, zaman darlığından da doktora başvurulmadığı için ölüm oranlarının arttığını belirtti. Birçok bilimsel çalışmanın, tatillerde, yılın diğer zamanlarına göre kalp ile ilgili ölümlerin daha fazla olduğunu gösterdiğini bildiren Ata, şöyle konuştu: ?Muhtemelen bunun en önemli nedeni, bu sürelerde sigara, içki, aşırı yeme ve tembellik gibi sağlıksız davranışların daha fazla olmasıdır. Tatille ilgili diğer bir kalp ölüm nedeni, tatildeki yoğun eğlence planlaması, kalp krizi belirtilerinin ihmal edilerek doktora başvurmakta gecikmedir. Bu arada, tatil yaşamında bazı kişilerde oluşan aşırı heyecan, diyet alışkanlıklarının terk edilmesi, aşırı alkol alımı, düzenli egzersizin, hatta kalp ilaçlarının bırakılması en önde gelen kalp ölüm nedenlerindendir.?

    BAYRAMLARIN KIŞ AYLARINA RASTLAMASI
    Tatilde daha fazla ve sık yemek yenildiğini, yüksek kalorili beslenildiğini belirten Ata, ?Kalabalık, trafik ve saygısızlıklar gibi değişik nedenlerle insanlar tatilde daha fazla strese girebilir. Fazla yemek tüketimi ve tembellik ile fazla sigara tüketimi daha çok tatillerde yapılmaktadır? dedi.Türkiye?de Ramazan ve Kurban bayramlarının kış aylarına rastlamasının, soğuğun yarattığı kalp krizi riskini neredeyse ikiye katladığına işaret eden Prof. Dr. Ata, şunları kaydetti: ?Doğal olarak kışın kalp krizleri artmaktadır. Kırsal kesimde ise kış aylarında iş yoğunluğunun neredeyse sıfıra inmesi, çiftçi nüfusunun bu soğuk aylarda yeme dışında başka bir işi hemen hemen hiç yoktur. Bu da kilo artmasına neden olur. Kış aylarında hareketsiz yaşam tarzı olanların kan kolesterolünün, yazlıkçılardaki sağlıksız beslenmede olduğu gibi arttığı tespit edilmiştir.?

    2 İLE 2. 5 LİTRE SU İÇİN
    Sıcaklarda özellikle koroner kalp hastaları, kapak hastaları ve kalp yetmezliği olan hastaların önemli risk altında olduğunu belirten Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, bu hastaların olumsuz bir şeyle karşılaşmamak için mutlaka günde 2 ile 2. 5 litre su içmeleri gerektiğini, eğer yeterince su içmezlerse kanlarının koyulaşacağını ve enfarktüs riskinin artacağını vurguladı. ?Kalp kapağı hastaları ile kalp yetmezliği olanlar idrar söktürücü ilaçlar kullanırlar, özellikle sıcak yaz günlerinde fazla su kaybederler, bu durum da zaman zaman tehlikeli olabilir. Bu gruptaki hastaların yaz aylarında kardiyologlarıyla görüşüp ilaçlarını yaza ayarlamaları gerekir? uyarısında bulunan Prof. Dr. Bingür Sönmez, yaz aylarında kalp krizinden korunmak için alınacak tedbirleri söyle sıraladı:


    Sıcakta fazla kalmayın
    Yemekleri az az ve sık sık yiyin,
    Ağır yemeklerden kaçının,
    Denize ya da havuza girerken sabah veya ikindi güneşini kullanın.

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Duygusal tedavi kalp krizi tedavisinde etkili

    Duygusal tedavi kalp krizi tedavisinde etkili
    ROCHESTER (İHA) - Kalp krizi sonrası görülen depresyon, korku ve kızgınlık gibi reaksiyonların ortadan kaldırılmasında duygusal tedavinin hayati rol oynadığı bildirildi.

    Dünyaca ünlü sağlık enstitüsü Mayo Clinic'ten yapılan açıklamada, kalp krizi geçirdikten sonra depresyon yaşayan insanların kalp hastalıklarıyla ilgili sorunları için depresyona girmeyen hastalara göre bir yıl zarfında hastane desteğine daha çok ihtiyaç duydukları ifade edildi.

    Açıklamada, kalp krizi sonrası hayatta kalan ancak depresyona giren insanların gelecekte kalp krizi veya diğer kalp sorunlarından dolayı hayatlarını kaybetme riskinin üç kat daha yüksek olduğu belirtildi.

    Açıklamada ayrıca kalp krizine maruz kalan hastaların duygusal tedavisi için verilen bazı ipuçları şöyle sıralandı:
    - Duygularınızı doktorunuzla, aile üyeleri ve arkadaşlarınızla samimi bir şekilde paylaşın
    - Depresyona girebileceğinizi düşünüyorsanız, tedavi yollarını araştırın
    - Rehabilitasyon programları hakkında doktorunuzdan bilgi alın. Bu programların birçoğunda danışma ve destek guruplarından faydalanmak çok yararlı olacaktır.
    - Doktorunuzun talimatları doğrultusunda düzenli egzersiz yapın. Bu egzersizler sizi endişe ve depresyondan kurtarmaya yardım edebilir.
    - Kalp krizi geçirmeden önce yapmaktan hoşlandığınız faaliyetlerinizi ve hobilerinizi sürdürün. Bu sizin olumlu ruh halinizi korumanıza yardım edebilir.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Koroner Kalp Hastalığı ve Kalp Krizi
    Dolaşım sistemi: Dolaşım sistemi, akciğerlerde oksijenlenerek sol kulakçığa gelen kanın, sol karıncıktan vücuda pompalandığı büyük dolaşım sistemik dolaşım ve toplardamar aracılığı ile sağ kulakçığa gelen oksijenden yoksun kanın sağ karıncık aracılığı ile akciğerlere pompalandığı küçük dolaşım (pulmoner dolaşım) dan ibarettir.

    Damar sertliği (atheroskleroz): Kanı, sol karıncıktan vücudumuzun organlarına taşıyan aort damarı ve dallarında, elastikiyet azalmasına sebep olan, damar iç tabakası altında yağ (lipid) birikimi ile karakterize bir hastalıktır. Kalbi besleyen ve taç damarı (koroner arter) ismi verilen damarlarda, lipid birikimi sonucu meydana gelen kritik seviyedeki darlıklar, kalbin beslenmesinde yetersizliğe sebep olmaktadır.

    Koroner yetersizliği olarak ifade edilen bu durumda hastayı hekime yönlendiren en önemli belirti 'angina pektoris' adı verilen göğüs ağrısıdır. Angina pektoris, göğüs kemiği arkasından başlayan, göğsün her iki kısmına, omuzlara, kollara, sırta ve alt çeneye yayılabilen, baskılayıcı, sıkıştırıcı ezici ya da yanıcı karakterde olabilen, egzersizle veya yemekle ortaya çıkan ve istirahatle veya dil altı nitrat preparatları ile geçen bir ağrıdır.

    Kalp Krizi (Miyokard enfarktüsü): Kalbi besleyen koroner damarlarda, kan akımının kesilmesi sonucu meydana gelir. Kan akımı kesilmesi ise çoğunlukla, atherosklerotik plakta çatlama sonucu pıhtı oluşumu ve damarın tıkanması ile olur. Normal bir koroner damarda veya atherosklerotik damarda uzun süren spasm olması ile de kan akımı durup, kalp krizi meydana gelebilir.

    Sekonder Korunma:
    - Kroner kalp hastalığı tanısı konulmuş hastaların belirlenmesi ve tedavisi ile
    - Kalp krizi geçirmiş hastaların, tedavi ve rehabilitasyonunu ve ikinci bir kardiovasküler olay geçirmelerini engellemeyi kapsar.

    Koroner Kalp Hastalığını Kolaylaştıran Risk Faktörleri Nelerdir?
    - 45 yaş veya üstü erkek olmak
    - 55 yaş veya üstü kadın olmak, ya da östrojen almamış erken menopozda olmak
    - Babanızın veya erkek kardeşinizin 55 yaşından önce, annenizin veya kız kardeşinizin
    65 yaşından önce miyokard enfarktüsü geçirmiş olması,
    - Sigara içiyor olmanız.
    - Total kolesterol değerinizin 240 mg/dl olması, HDL (iyi) kolesterolünüzün 35 mg/dl olması.
    - Kan basıncınızın 140/90 mmHg olması veya bir hekim tarafından hipertansiyon tanısı konulmuş olması.
    - Açlık kan şekerinizin 126 mg/dl bulunması veya kan şekeri regülasyonu için ilaç ihtiyacınızın olması.
    - Anamnezinizde koroner kalp hastalığı veya miyokard enfarktüsü tanısı konulmuş olması.
    - Çoğu günlerde 30 dakikadan az fizik aktivite olması.
    - Aşırı kilolu olmanız.

    Risk Faktörleri İle Mücadele Nasıl Yapılmalıdır?
    Hastanın yaşı, cinsiyeti ve ailesinde kalp hastalığı varlığı değiştirilmesi mümkün olmayan risk faktörlerini teşkil eder. Oysa sigara içimi, yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı, fizik inaktivite, kilo fazlalığı değiştirebilen risk faktörleridir. Son zamanlarda şeker hastalığının değiştirilmesi mümkün olmayan risk faktörleridir. Son zamanlarda şeker hastalığının değiştirilmesi mümkün olmayan risk faktörleri arasında yer alması gerektiği ileri sürülse de iyi bir diyabet regülasyonunda yarar vardır.

    Sigara içimi:
    Sigara içenlerde koroner kalp hastalığı riski içmeyenlere göre 2-3 kat artmıştır.
    Bu nedenle esas hedef sigaranın tam olarak bırakılmasıdır.

    Kolesterol yüksekliği:
    - LDL kolesterol hedefi 100 mg/dl
    - HDL kolesterol hedefi 35 mg/dl.
    - Trigliserid hedefi 200 mg/dl olmalıdır.

    Hipertansiyon (Yüksek Kan Basıncı):
    - Kan basıncı hedefi erişkinlerde 140/90 mmHg.
    - Şeker hastalığı, kalp veya böbrek yetersizliği olanlarda 130/85 mmHg olmalıdır.

    Fizik inaktivite:
    - Haftada 3-4 kez 30-60 dakikalık fizik aktiviteler (yürüme, bisiklete binme) hekim tavsiyesine göre yapılmalıdır.
    - Normal yürüyüşlerde bir günden daha fazla ara verilmemesinde yarar vardır.

    Vücut Ağırlığı Kontrolü:
    - Hastaların vücut kitle indeksi 18.5-24.9 kg/m2 olmalıdır.

    Uyarıcı Belirtiler
    Kalp krizi yaşamı tehdit edebilen ve ölümle sonuçlanabilecek acil bir durum olduğundan, uyarıcı semptomların farkedildiği anda hemen 112 Hızır Acil Servis aranmalı ve koroner yoğun bakım ünitesi olan en yakın hastaneye doktor refakatinde ambulans ile nakledilmelidir.

    Bu belirtiler ortaya çıkıp-kaybolabilir ve bir süre sonra tekrarlayabilir. Kalp krizi teşhisi ne kadar erken konulursa tedavi o kadar başarılı olabileceğinden, zaman kaybetmeden yardım istenmelidir.

    Uyarıcı Belirtiler Nelerdir?
    - Göğüs kemiği arkasında baskılayıcı. dolgunluk hissi veren, sıkıştırıcı rahatsızlık hissi veya ağrı olabilir.
    - Bu ağrı birkaç dakikadan uzun sürer, kaybolup tekrar ortaya çıkabilir.
    - Göğüs ağrısı, omuzlara, boyuna ya da kollara yayılabilir.
    - Göğüsteki ağrı ya da rahatsızlık hissine eş, sersemlik, baygınlık, terleme, bulantı-kusma ve nefes darlığı eşlik edebilir.

    Daha Seyrek Görülen Uyarıcı Belirtiler
    - Atipik göğüs ağrısı, miğde ağrısı
    - Göğüs ağrısı olmaksızın bulantı veya baş dönmesi
    - Nefes darlığı
    - Açıklanamayan anksiyete, bitkinlik, yorgunluk
    - Çarpıntı, soğuk terleme, solukluk

    Her hastada bu belirtilerin tümünü görmek mümkün değildir. Belirtiler kaybolup tekrar ortaya çıkabilir.

    Bu belirtilerden bir veya birkaçını başka bir kişide farkederseniz hemen Hızır Acil Servisi arayarak, hastanın emin bir şekilde hastaneye ulaştırılmasını sağlayınız.

  7. #7
    recai 37 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    1

    Standart slm

    sayın doktor ıbrahım gokcer ben erganı bolge trafıkte istasyon amırı olarak gorev yapıyorum. 8 ayt önce kalp krızı geçırdım bır damarıma ıkı tane stend takıldı halen 3 damarımda %40 %70 ve % 50 oranında tıkalı ..hastalıgımla ılgılı önerılerınızı beklıyorum çok teşekkur ederım.. bolge trafıl numaram
    tel no: 0412 6115162


    not:sıze Diyarbakır trafık denetleme subesınde gorevlı polıs memuru ALİ nın sayesınde ulaştım.

    tesekkur ederım

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı recai 37 Nickli Üyeden Alıntı
    sayın doktor ıbrahım gokcer ben erganı bolge trafıkte istasyon amırı olarak gorev yapıyorum. 8 ayt önce kalp krızı geçırdım bır damarıma ıkı tane stend takıldı halen 3 damarımda %40 %70 ve % 50 oranında tıkalı ..hastalıgımla ılgılı önerılerınızı beklıyorum çok teşekkur ederım.. bolge trafıl numaram
    tel no: 0412 6115162


    not:sıze Diyarbakır trafık denetleme subesınde gorevlı polıs memuru ALİ nın sayesınde ulaştım.

    tesekkur ederım
    Mrb

    Problem değil Gökçek İksir kolesterol çayı vede doğru belsenme ile kısa sürede iyileşirsiniz. Bu konuda geniş bilgi www.gokcekdiyet.com a bakabilirisniz

    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 12:36 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Yılda 160 bin kişi kalp krizi geçiriyor

    Yılda 160 bin kişi kalp krizi geçiriyor
    ANTALYA (İHA) - Dokuz Eylül Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Kozan, Türkiye'de yılda yaklaşık 160 bin kişinin ölümcül kalp krizi yaşadığını, insanların yaptığı en büyük hatanın ise kendi hastalıklarına kendilerinin tanı koymaları olduğunu söyledi.

    Türkiye Kalp ve Sağlık Vakfı tarafından Antalya'da düzenlenen "3. Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahide Yenilikler Kongresi"ne katılan Prof. Dr. Ömer Kozan, Türkiye'de kalp ve damar hastalıklarının oldukça sık görüldüğünü belirtti. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre ülkemizde yılda yaklaşık 160 bin kişinin ölümcül kalp krizi geçirdiğini ifade eden Kozan, "Ayrıca yıllık yaklaşık olarak 200 bin kişi kalp ve damar hastalıklarına bağlı olarak yaşamını yitiriyor. Bu çok ciddi bir rakam. Kalp krizi
    genelde şiddetli bir göğüs ağrısıyla başlar. Fakat hastaların yüzde 30'unda bulantı, kusma, terleme, çene veya diş ağrısı, sol kol ağrısı şeklinde belirtiler gösterir. Bu tür hastalar böyle durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerekir" dedi.

    Sağlıklı görülen kişilerde de birden bire enfaküs görülebileceğine işaret eden Kozan, "Genelde kalp krizi gelmeden önce mutlaka belirtileri olabilir. Fakat kişi sağlıklı olduğu için kendi tanısını kendi koyar. Herhangi bir kalp rahatsızlığı şüphesinde bulunmaz. Midemi üşüttüm, soğukta kaldım, gastritim var şeklinde mazeret üretirler. Hatta kalp krizi geçirdiğinin farkında olmayıp, terlemek için hamama gidenler dahi oldu. İnsanlar kesinlikle kendi hastalıklarına kendilerine tanı koymamalılar. Bugün
    etrafımızda kalp ve damar hastalıklarına müdahale edebilecek hastaneler var. İnsanların bu tür şikayetlerde hastanelere başvurmaları gerekir. Çünkü zamanı çok iyi değerlendirmek gerekir, eğer kalp kasları ölürse, erken müdahalenin hiçbir anlamı kalmıyor" diye konuştu.

    Kalp krizi nedeniyle ölümlerin yüzde 60'ının krizin gerçekleştiği bir saat içinde yaşandığını kaydeden Kozan, şunları söyledi: "Hasta kalp krizinden hemen sonraki ilk 2 saat içinde hastaneye yetiştirilmesi gerekir. Bundan sonraki 6 saat içinde ise hasta ölmezse, yaşam şansı tekrar yükseliyor. Yani hasta bu fırtınalı dönemi hastanede kontrol altında geçirmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

    Kozan, kalp ve damar hastalıkları tedavisi ile hastaların yaşam biçimlerinin yakından ilişkili olduğunu ifade ederek, "Kalp ve damar hastaları yaşam biçimlerini değiştirmeden hiçbir tedavi amacına ulaşamaz. Fakat insanlarımızın yüzde 50'si yaşam standardını değiştirmiyor. Bu da hastalığın ilerlemesine neden oluyor. İlaç artı yaşam biçimi değişikliği şart" dedi.

  10. #10
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı sellahaddin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İbrahim bey
    Alıntı sellahaddin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    gökçek iksiri kullandım.iki damarımda stent var bir üçünçüsünü taktırmadım..sizden aldıgım gökçek iksiri kullandım.Yararını gördüm. üçüncü stenti taktırmamak için direniyorum.sonu olmadıgı bildigim için.sabah akşam yarım çay bardagı alıyorum.Kaç ay kullanayım.bir yıldan fazla kullanmanın zararı var mı?sizle görüştügümde hanımınız da kullandıgınızı söylemiştiniz.Ne kadar zaman kullandınız.Teşekkürler.
    Gökçek İksir yanında kolesterol çayı da kullanırsanız tedavi süreci hızlanır.İksir ve çayı 5-6 ay kullanbilirsiniz, fakat bir yılda kullanmak mümkün herhangi bir yan etkisi yok.

    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 12:36 ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 67
    Son Mesaj : 04-06-2012, 11:52
  2. İkinci sırada beyin krizi
    By maturidi in forum Beyin Rahatsızlıkları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 11-25-2011, 20:09
  3. Kalp hastalarının yaz diyeti
    By maturidi in forum Kalp Damar Rahatsızlıkları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 11-23-2011, 19:58
  4. Kalp hastalarının yeni umudu "yapay kalp"
    By maturidi in forum Kalp Damar Rahatsızlıkları
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 12-04-2007, 08:55
  5. Sedef hastalığı kalp krizi
    By igokcek in forum Kalp Damar Rahatsızlıkları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 10-14-2006, 21:39

Visitors found this page by searching for:

Kalp

kalp resmiKalp Krizikalp kasıkalp resimleriinsan kalbikalp damarlarıbradikardi tehlikelimidirinsan kalp resmikan dolaşımımiyokard enfarktüsümiyokardkalp ve damar hastalıklarıkalp kaslarımiyokard infarktüsü çeşitlerisağlıksız beslenirsek karşılaşacağımız sorunlarmyokardkalbin damarlarısağlıksız beslenirsek karşılaşacağımız sorunlar nelerdirbradikardiorgan bagışı artmassa ölümler artacakkalbin yapısı ve görevlerikalp krizi resimlerikalp hastalığı insan kalbinin şekli

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84