Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Katarakt, catarakt, göze perde inmesi: katarakt ameliyatı katarakt nedir göz hastalık
Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Katarakt, catarakt, göze perde inmesi: katarakt ameliyatı katarakt nedir göz hastalık

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Post Katarakt, catarakt, göze perde inmesi: katarakt ameliyatı katarakt nedir göz hastalık


    Katarakt, catarakt, göze perde inmesi:

    Katarak göz merceğinin (lens) donuklaşması nedeniyle gözünün önüne perde gerilmiş gibi görme halidir. Bu durum sürekli kötüleşerek hasta gün geçtikce daha kötü görmeye başlar. Katarakt çağlayan anlamına gelir, eskiden göz bebeğinin önünde bozulmuş su birikintisi olarak alğılandığından katarak diye anılmıştır. Katarakt %99 oranında yaşı 65`i geçenlerde görülür ve her yıl 300.000 insan amaliyatla tedavi edilmektedir.


    Katarakt nasıl oluşur?
    Gözmerceginin cok önemli iki özeliği vardır.
    1.) Mercek şeffaf yani saydam, transparan olduğundan resimleri gayet net olarak degerlendiririz.
    2.) Mercek yumşak ve şekli değişken olduğundan yakın vede uzağa bakınca hemen şeklini dağiştirir.
    Gözmerceği genç insanlarda %98 oranında proteından oluşur ve cam gibi parlaktır, insan yaşlandıkca dış etkenlerden veya iç hastalıklardan dolayı proteinin yapısı bozulur ve buda
    merceğin yavaş yavaş bulanmasına neden olur.

    Katraktın oluşuna göre farklı durumlari mevcuttur.
    1.) Katarakt başlanğıcı, bulanıklık çok az.
    2.) İlerlemiş katarakt
    3.) Aşırı ilerlemiş katarakt
    4.) Olğunlasmış perde burada, bulanıklık merceği tamamen kaplar
    5.) Aşırı olğunlaşmış perde burada bulanık olan nokta mercek merkezine düşerek kahveremgimsi bir nokta oluşturur. Bu durum yaşlılarda görülür.

    Katraktin oluş sebepleri
    1.) Yaşlılık katraktı (katarakt senilis)
    2.) Yaralanma sonuca katarakt (cataracta traumatica)
    3.) Doğuştan katarakt (cataracta congenita)
    4.) Diabet nedeniye katarakt (cataracta diabetica)
    5.) Göz iltihaplanması nedeniyle katarakt (cataracta complicata)
    Ayrıca bunlara ilavetten mercekte metabalızma bozuklukları, sağlıksız beslenme, ve UV-Işınları gibi faktörleri sayabiliriz.

    Katarakt nedeniyle hangi rahatsızlıklar görülür.
    1.) Hasta çevresini sisli hisseder.
    2.) Renkler soluklaşır.
    3.) Gözler ışğa karşı aşırı duyarlıdır.
    4.) Bazen resimler çift görülebilir.
    Kataraktun ilerleyen zamanlarda körlüğe dahi sebep olabilir ve göz bebeğindeki kahverengimsi renk kendini bellieder.

    Hangi tedavi imkanlari mevcuttur.
    1.) Şayet mercek aşırı donuklasmışca
    2.) Başka göz hastalıkları varsa ve bu amaliyatla düzelecekse
    3.) Şayet amaliyat olmaz ise mercek kapsülünün patlama tehlikesi varsa.
    4.) Mercek proteinı mercekten çıkıyorsa ve göz basıncı ve iltihaplanmasına neden oluyorsa bu gibi durumlarda amaliyat şarttır.

    Göz amaliyatı
    1.) Gözün yanına yapılan iğne ile göz uyuşturulur ve hareket etmemesi sağlanır.
    2.) Munzam tabakasının (göz bebeginin üzeri) acılır bu tabaka 3-5 mm olup amalıyattan sonra problemsiz kapanır ve yara izi kalmaz. Burada merceğin ortasındaki donukluk kırılarak alınır.
    3.) Sentetik mercek merceğin kapsülünün içine yerleştirilir.
    4.) Bu amaliyatta amaliyatların %95`i problemsiz olur, nadiren mercek kapsülünün arka yüzünün catlamasi nedeniyle gözler iltihaplanabilir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Konu maturidi tarafından (08-07-2009 Saat 14:17 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    biroybil Çevrimd??? Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    108

    Standart Katarakt nedir?

    Katarakt nedir?

    Katarakt denince normalde şeffaf olan lensin, matlaşmaya başlayarak gözün önünde görme netliğini bozan bir sis perdesinin oluşması anlaşılmaktadır. Sis perdesi zamanla daha da yoğunlaşarak görmeyi önemli ölçüde bozar.

    Bazı yayın organları tarafından "katarakt'ta mucize ilaç" gibi sansasyonel haberlerle, kataraktı önlediği ya da durdurduğunu iddia eden ilaçlar piyasaya sürülmektedir. Bilmelisiniz ki lenste oluşan matlaşmayı herhangi bir ilaç ne durdurabilir ne de oluşmuş olan matlaşmayı iyileştirebilir. Kısaca "Katarakta karşı göz damlalarından hiçbir şey beklemeyin"

    Bugüne kadar bu konuda en etkili tedavi yöntemi, ağrısız, sızısız, başarı oranı yüksek ve emniyetli bir yöntem olan, matlaşarak görme netliğini bozan lensin ameliyatıdır.

    Katarakt Ne Zaman Ameliyat Edilmelidir?
    Görme yeteneğiniz, günlük yaşantınızı olumsuz etkilemeye başladı ise ameliyat için en uygun zamandır. Bu konuda kararı ameliyat olacak kişi verir, ancak eğer araba kullanıyorsanız, doktorunuzun ameliyat önereceği tarih sizin ameliyat için planladığınız tarihten önce olacaktır.
    Katarakt nedeni ile yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranı çok düşüktür. % 90 hasta, eğer başka bir hastalık söz konusu değilse görme yeteneği ve netliğini çok belirgin bir şekilde yeniden kazanır.
    Eskiden, matlaşmış olan lens ameliyatla çıkartılır, hastaya görme kusurunun düzeltilmesi için de yüksek numaralı gözlük veya kontakt lens verilirdi. Bugün ise "İntraoküler Lens İmplantasyonu" ameliyatları başarı ile yapılmaktadır. Bu ameliyatlar da; bugün çok sıklıkla uygulanmıyan veya sadece bazı zorunlu hallerde uygulanan

    "İntrakapsuler- Extraksiyon "
    veya çok yaygın olarak yapılan
    " Extrakapsüler-Extraksiyon"
    olmak üzere iki ayrı yöntemle yapılmaktadır. Ekstrakapsüler -Extraksiyonda matlaşmış olan lensin kapsülü, kesilerek içersindeki saydamlığını kaybetmiş lens materyeli çıkartılır kapsül içersine yapay lens yerleştirilir. İntrakapsüler-Ekstraksiyonda ise lens tamamen, kapsülü ile çıkartılır. Yerine yine yapay lens konur ama bundaki teknik daha farklıdır. Bu yöntem çok yaşlı olan hastalarda lens kapsülü açılarak yapay lens yerleştirilmesinde sorun olabileceği, örneğin kapsülün yırtılma riski varsa tercih edilmektedir.
    İntraoküler Lensler Herkese Uygulanabilir mi?
    Ülkemizde bu konuda sağlıklı istatistik olmayıp mesela Almanya da yılda 150.000-180.000 kişi ameliyat edilmektedir. Bunların büyük çoğunluğunda intraoküler lens uygulanmakta ve mükemmel sonuç alınmaktadır. Ancak bazı özel durumlarda göz hekiminiz bu yöntemi önermiyecektir. Örneğin Diabet yüksek miyopi ve bazı ağır seyreden göz hastalıkları gibi.
    Ameliyat Öncesi Hazırlık

    Katarakt cerrahisinden sonra hastaya gözlüksüz rahat bir hayat sağlamak ve hastayı mümkün olan en iyi görmeye ulaştırmak amacı ile göz içi lensinin ultrasonik ölçümü yapılır. Bunun için ameliyat öncesinde operasyonda kullanılacak olan göz içi lensinin gücü, doğru bir biçimde hesaplanmalıdır.
    Ameliyat bölgesel uygulanan anestezi ile yapıldığı için, genel anestezi ile yapılan ameliyatlarda olduğu gibi bir hazırlık söz konusu değildir ancak tabii ki rutin olarak yapılması gereken muayene ve tetkikler ameliyat öncesi mutlaka yapılmalıdır. Hasta ameliyattan 1 saat kadar önce bir sakinleştirici alır. Bölgesel anestezi uygulandığı için hasta her hangi bir ağrı hissetmez. Ameliyattan sonra yoğun bir yatak istirahati gerekli değildir ancak hasta sakinleştirici aldığı için ilacın etkisi tamamiyle geçmeden yalnız başına hareket etmemelidir. Eğer hasta ameliyat sonrası damla ve pomadlarını evde kendi imkanları ile kullanabilir durumda ise 4-5 günlük hastane yatışından sonra taburcu edilir. Bu konuda doktorunuzun karar vermesi daha uygun olur. Komplikasyonlardan kaçınmanız için, uzun bir zaman aşağıdaki önerilere mutlaka uyunuz.

    Hiçbir şekilde ameliyat olduğunuz taraf gözünüzü ovuşturmayın ve baskı uygulamayın. Unutmayın ki gözünüzün eski mukavemetini kazanması için 6 ila 9 aylık bir zaman gerekmektedir. Ameliyat sırasında konulan dikişler baskı uygulaması ve ovuşturma ile patlayabilir.
    Başlangıçta geceleri bir göz bandını koruyucu olarak kullanabilirsiniz. Ameliyat olduğunuz taraf gözünüzün üzerine yatmayınız.
    Ameliyatlı gözün su ve sabun ile temas etmemelidir. Bu nedenle ilk üç hafta saçınızı kendiniz yıkamayın, başınızı arkaya bükülmüş olarak başkasına yıkatıp kurulatın.
    Ameliyattan bir hafta sonra okuyabilirsiniz. Televizyonu aşırıya kaçmamak üzere seyredebilirsiniz.
    Eğer dışarı çıkacaksanız, rüzgarlı ve güneşli havalarda koruyucu gözlük ve göz bandajı kullanın.
    Ağır bedeni hareketlerden kaçının, ağır yük kaldırmayın ve taşımayın. Eğer muhakkak eğilecekseniz, başınızı ve vücudunuzu öne eğerek değil, dizlerinizi bükerek eğilin.
    Yüzme,dalma ve diğer su sporlarını ne zamandan itibaren tekrar yapabileceğinizi göz doktorunuza danışın.
    Doktorunuzun, görme yeteneğinizi yeniden yeteri kadar kazandığınızı ve trafik kurallarına uygun olarak hareket edeceğinize dair onayı olduğu zaman, yeniden araba kullanmaya başlayabilirsiniz.
    En önemlisi ve sonuncusu da ameliyat sonrası doktorunuzun tavsiye ettiği ilaçları zamanında kullanmanız ve kontrollara zamanında gitmenizdir.
    Ameliyattan Sonra Ne değişecek?
    Ameliyat olduğunuzun ertesi günü görmenizde belirgin bir düzelme olduğunu fark edeceksiniz. Ancak bazı nedenlerden dolayı görme netliği son halini almış değildir. Uzak görme ve okuma için doktorunuz numarası düşük bir gözlük önerecektir. Ancak ameliyat sonrası hafif irritasyon bulguları düzelinceye kadar görme yeteneğinizin en son halini alması için sabırlı olmalısınız.
    tıp2000

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.
    Konu igokcek tarafından (05-13-2009 Saat 12:38 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Katarak ameliyatı, mucizesi,göze perde inmesi

    "Katarak ameliyatı" mucizesi


    Halk arasında “göze perde inmesi” olarak bilinen katarakt ameliyatında kullanılan “Multifokal (çok odaklı) lensler” sayesinde operasyon sonrası uzağı olduğu kadar yakını da gözlüksüz ve iyi görmek mümkün.
    Etiler AcıbademGöz Medikal Direktörü Doç. Dr. Bozkurt Şener, modern katarakt cerrahisinin hastaların hayatına birçok konfor getirdiğini söyledi. Bozkurt Şener, 2,5 milimetreden açılan kesiden girebilen lokal ve katlanabilir lenslerle hastaların katarakt problemlerinin yanı sıra, uzak ve yakın gözlüğü sorununu da çözülebildiğini belirtti. Mynet okurlarının sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Şener, “Günümüzde değişik türde lensler bulunuyor. Multifokal lensler doğru hastaya kullanıldığında katarakt ameliyatı sonrası yalnızca uzak görüşü düzeltmekle kalmayıp orta ve yakın görüşlerini de düzeltmek mümkün oluyor. Ancak bu lensleri özellikle astigmat hastalarına uygulayamıyoruz. Multifokal lenslerde diğer önemli konu ise hastanın ameliyat sonrası sabırlı olması. Ameliyattan 1- 6 ay sonra beyin ve göz arasında uyum sağlanabildiği için görme netliği sonradan daha da kaliteli oluyor” dedi.



    Kataraktın genellikle yaşa bağlı olduğu bilinir. Bazı tedbirlerle kataraktın önceden önlenmesi söz konusu mudur?
    Genetik özellik kaçınılmaz. Ailede kataraktı görüyorsanız, sonraki jenerasyonlarda da bunu görebiliyorsunuz. Ama günümüzde kataraktı bir nebze de olsa önlemek mümkün. Özellikle hastalara güneşin ültraviyole ışınlarından kaçınmayı öneriyoruz. Ya da güneşin ültraviyole ışınlarının yaptığı etkileri, C vitaminiyle, antioksidan dediğimiz bazı ilaç gruplarıyla azaltmaya çalışıyoruz. Özellikle son dönemlerde biliyorsunuz, güneşe çıkma çok yaygınlaştı. Eskiden güneşlenmek bu kadar yaygın değildi. Güneşlenmeyle birlikte kataraktların hem daha erken yaşlara çekildiğini, hem de daha sık görüldüğünü gözlemliyoruz.



    Kataraktın tek tedavisi ameliyat mıdır?

    Kataraktta bir özellik var. Diğer birçok hastalıkta olduğu gibi erken yakalarsak, tedavi ederiz ve ameliyattan kurtuluruz gibi bir şey yok. Kataraktı gördüğümüz zaman bunun belli bir sürecin sonunda ameliyata gideceğini biliyoruz. Hastalara mutlaka ya şimdi, ya bir dönem sonra ya da çok ileride katarakt ameliyatını olacaksınız, diyoruz. Hastalara, ne yazık ki şu ilacı alın, ya da şu tedaviyi yapın, bu katarakttan kurtulun, biz de ileride sizi ameliyat etmeyelim, diye bir şey söyleyemiyoruz. Mutlaka ameliyat gerekiyor. Bunun için de katarakt cerrahisinde çok hızlı bir gelişim var.



    Günümüzde katarakt ameliyatlarında ne gibi yenilikler gelişti?

    Sadece gözü birkaç damla ile uyuşturuyoruz, yani bir iğne yok, narkoz yok. Küçük bir kesiden göze giriyoruz. Kesinin boyu her geçen yıl biraz daha küçülüyor. Şu anda 2,5 mm.lere kadar indi. Önümüzdeki çok yakın bir dönemde bunun 1,5 mm. civarına ineceğini bekliyoruz. Kataraktın üstünde küçücük bir pencere açıyoruz. Aynı portakalın üstündeki o kesiyi yaptığımız gibi. Sonra kataraktın içini boşaltıyoruz, birtakım sistemlerle. Fako zaten budur. Ses gücünü kullanarak, kataraktın içindeki sertleşmiş bölümleri parçalıyoruz. Ve içeriden dışarıya doğru emerek temizliyoruz. Sonra da o portakalın kabuğunun içine bir şey yerleştiriyormuş gibi kataraktın içeride bıraktığımız şeffaf zarının içine katlanabilir lensler yerleştiriyoruz. Hastanın kataraktının tedavi etmiş olmakla kalmayıp hem uzak hem de yakın gözlük problemini de böylece halletmiş oluyoruz. Tabi bütün bunlar, bu küçücük delikten çok kısa sürede, 8–10 dakikada gerçekleştirildiği için hastanın günlük yaşantısına çok hızlı dönmesi mümkün oluyor.



    Bu Ameliyatın Avantajları Nelerdir? Dezavantajları Var mı?

    Şimdi birinci en önemli şey virel kesi avantajı var. Kesi ne kadar küçükse iyileşme hızı o kadar çok, bu demektir ki göze verilen zarar o kadar az. Gözün içinde bir bölge var Kornea tabakası yani gözün en dışındaki kornea tabakası. Kornea tabakasının çok önemli bir özelliği var. Korneanın gözün içine bakan yüzeyi yani kapının sokağa bakan ve evin içine bakan yüzeyi. Evin içine bakan yüzeyi çok özel bir hücre tabakasından oluşuyor buna endotel diyoruz. Endotel bir tek kat hücreden oluşuyor. Ve oraya bir zarar verdiğiniz zaman bu hücre yeniden oluşmuyor yok olan hücre yok olup gidiyor etraftakiler genişliyor o çıplak kalmış alanı kapatmaya çabalıyorlar. Bir ömür boyu yaşlan devam ediyor bu işlem arada gelen darbeler, ameliyatlar vesairelerle bi miktar daha hızlanıyor bu hücrenin kaybı ve ömrün sonunda artık azalmış oluyor ama artık yeterli bir vaziyette kalıyor ve cerrahi çok travmatik bir şekilde yapılırsa çok zarar verici bir şekilde yapılırsa o zaman öyle bir noktaya geliniyor ki endotel sayısı artık genişleyip o çıplak alanı örtemeyecek hale geliyor o zaman da kornea bulanıklaşıyor ve kornea nakline doğru gidiyoruz



    Körlük mü oluyor?

    Bir tür körlük oluyor. Kornea nakliyle ancak düzelebilir bir hale geliyor. Kullanılan jeller ve küçük kesi çok büyük oranda endotel kaybını engelledi. Şimdi yapılan ameliyatlarda endoteli sayıyoruz ne kadar endotelimiz var ne kadar riskteyiz diye. Onu da sayarak başlıyoruz ameliyata. Tabi bu hem ameliyatın hızı ve az noktaya dokunulması çok fark ettirdi her şeyi.
    1. Endoteli koruyoruz.
    2.Diğer dokuları koruyoruz gözde çok az kaldığımız için yani 7-8 dakikada bittiği için ameliyat hastanın gözünde sanki hiçbir şey olmamış gibi 24 saat sonra birdenbire görmesi çok iyi hale geliyor eğer çok sertleşmemiş bir kataraktsa ve hemen 1-2 gün içerisinde günlük yaşantısına dönüyor dolayısıyla katarakt ameliyatı artık günlük yaşantıyı engelleyen bir ameliyat olmaktan çıkmış oldu. Nerdeyse sporun bile büyük bir kısmına hemen bir hafta 10 gün sonra tekrar başlatıyoruz hastaları. Bir ay sonra sanki göze hiç dokunulmamış gibi düşünüyoruz hiçbir problemi yokmuş gibi düşünüyoruz bu da bunun bir avantajıydı. En son aşamada artık uç noktaya gelindi lazerlerden sonra bu kavramlar gelişti nasıl lazerler gözün uzağını ya da yakınını ya da eğer beceriliyorsa hem uzağını hem yakınını düzeltmek gibi bir amaçla hareket ediyorsa katarakt ameliyatında da gözün içine madem bir lens yerleştiriyoruz bu lensi öyle seçelim öyle iyi ölçelim ya da öyle tasarım edelim ki hastanın gözüne bunu koyduğumuz da hasta uzağı da görsün yakını da görsün ve bir gözlüğe ihtiyaç duymasın noktasında.



    Katarakt ameliyata rağmen tekrarlar mı?

    Ameliyat sırasında önce kataraktın içindeki çekirdeği temizliyoruz. Sonra etrafındaki beyaz kabuk gibi olan korteks dediğimiz maddeyi temizliyoruz. Geriye de zarını bırakıyoruz. O zarın içine de yapay lensimizi yerleştiriyoruz. Fakat zaman içinde bu arkadaki şeffaf olan zar, yavaş yavaş kesifleşmeye başlayabiliyor. Her hastada bu olmuyor ama belli bir grupta olabiliyor. Bunu engellemek için birtakım çalışmalar yapılıyor. Göz içi lenslerde bazı değişiklikler yapılıyor ama yinede bazen küçük bir müdahaleye gereksinim duyulabiliyor.



    Peki, bu lensler ne kadar ömürlü 80–90 yıla kadar durabiliyor mu?

    200 yıldan fazla bozulmadan durabiliyor. Aktirit bir madde. Bir kere koyulduğu zaman ömür boyu geçerli

    Katarakt ameliyatı olmuş hastalara neler önerirsiniz?
    Tüm cerrahilerde olduğu gibi, bir kere doğru kontrol şart. Çünkü katarakt ameliyatı yapılıp, katarakt alındıktan sonra hastalıklar tamamen bitmiyor. Göz aynı göz, özellikle de katarakt ameliyatı olmuş bir göz, cerrahi geçirmiş bir gözdür. Onun için daha çok dikkat edilmesi gerekir. Ve çok daha önemlisi, özellikle yaşlı bir kişide yapılmış bir katarakt ameliyatıysa, teknolojisi yüksek lenslerle bile arka merkezde (sarı nokta) birtakım zamana dönük problemler çıkabilir. Bunların hepsinin bir göz hekimi tarafından yılda bir kere kontrol edilmesi gerekiyor.



    Peki, bu gözün ilerlemesini bozuyor mu?

    Mercek çıkarıldığı zaman gözde artık dinamik bir yer kalmıyor. Değişken olabilecek bir yer olmadığı içinde o artık ömür boyu sabit kalıyor.
    O zaman şöyle diyebilir miyiz ‘40lı 50 li yaşlarda gözlük takan ya da sürekli takan için gerçekleştirilebilir. Daha önceki yıllarda gözlük takmış mı olması gerekiyor?
    Sadece yakın için bile olabilir. Bunu bir katarakt ameliyatı gibi değil gözlük cerrahisi gibi kullanmaya başladık bu son teknolojilerden sonra.
    Konu maturidi tarafından (08-07-2009 Saat 13:48 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Katarakt

    Katarakt terimi, lensin yoğunlaşması sonucu saydamlığının bozulması olayıdır. Katarakt sonucu hastanın görmesi çeşitli derecelerde bozulur. Kataraktın en sık rastlanan etkeni yaşlılıktır. Daha az olmakla birlikte doğumsal katarakt ve travmatik katarakt da kataraktın diğer etkenleri arasında yer almaktadır. Kataraktlı bir lenste, lens ödemiş protein bozukluğu, lens liflerinin normal sürekliliğinin bozulması ve nekroz gioı değişiklikler görülmektedir. Kataraktın başlangıcında, lenste hafif bir yoğunluk gelişmiştir.’ Katarkt olgunlaştığında, lensteki su miktarı çok artar ve lens ödemi en yüksek noktasına ulaşır. Bu durumda lensin kapsülü çok gergindir. Kataraktın bu biçimine “Şişkin katarakt” denilmektedir. Daha sonra katarakth lensin suyu dışarı sızmaya ve lens kapsülü buruşuk bir durum almaya, kataraktın da yoğunluğu artmaya başlar.

  5. #5
    entel_84 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    13

    Standart

    tedavisi var mıdır en azından erken katarak için

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı entel_84 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    tedavisi var mıdır en azından erken katarak için
    Erken teşhis edildiğinde tedaviside o oranda kolay olur, önemli olan geç kalmamaktır.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder. Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, DAMAR çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.
    Konu igokcek tarafından (02-15-2011 Saat 07:00 ) değiştirilmiştir.

Visitors found this page by searching for:

göze perde inmesi

bozkurt şener

göze perde gelmesi

gözde perdegöz perdesigöz perdesi nedirgöze beyaz perde inmesiBozkurt Senergözde perde oluşmasıGÖZÜN ÖNÜNE PERDE İNMESİgöz merceğigöz perdesi nasıl kalkargöz katarakgözde beyaz perdegözlere perde inmesigözde sis perdesigoze perde inmesigöz perdekataraktkatarakgöze perdekatarakt ameliyatından sonra bulanık görme0katarakt bitkisel tedavigöz önünde perde

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84