Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 29 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Safra rahatsızlıkları, safra kesesi iltihabı, kolesistit, cholecystitis

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Post Safra rahatsızlıkları, safra kesesi iltihabı, kolesistit, cholecystitis

    Safra rahatsızlıkları, safra kesesi iltihabı, kolesistit, cholecystitis

    Alıntı offli Nickli Üyeden Alıntı
    Doğal tedavide safra taşlarına karşına karşı İngiliz tuzu kulanılırsa iyi gelir diye bir yazı okudum. Ve bu İngiliz tuzunu aldım ve denedim. Taşlar gerçekten düştü. Bu aslında ABD de ve Avrupa ülkelerinde kulanılan yaygın bir tedavi yöntemi imiş. İbrahim bey bu metodu yeniden geliştirdiği ve günçeleştirdiği için ona teşekkür ederim slm


    Safra rahatsızlıkları:

    Safra rhatsızlıklarını iki önemli başılıkta ele alabiliriz.
    Safra kesesi iltihabı, kolesistit, cholecystitis
    Safra kesesi taşları, kolelitiazis, cholethiasis

    a-) Safra kesesi iltihabı, kolesistit:
    Safra karaciğerin altında ve takriben 4 sm büyüklüğünde ve armut şeklindedir. Safra kesesi karaciğer tarafından üretilen safra sıvısının depolanması işlevini görürür. Safra keseside her organ gibi iltihaplanabilir. Safra iltihaplanmasının % 90?ı genelikle safra yollarının safra taşı ile tıkanması nedeniyle olur. Safranın yığılaması ve safra taşı kramplı ağrılarına (kolik) sebep olur. Salmonel kolera, parazitlar, verem ve koronar zafiyeti gibi rahatsızlıklarda taşsız safra kesesi iltihaplarına sebep olur.

    Kolesistit?in belirtileri:
    Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi karnın sağında ateşli ağrılar görülür. Ağrılar önden göğüs ve sırttan sağ kürek kemiğinin altına kadar yayılabilir. Kolesistit genelikle safra taşı nedneiyle olduğundan ağır ve yağlı yemeklerden sonra kramplı ağrılar (kolik) görülür. Ağrılar dalga dalga gelir ve kişide kusma ve bulantıya sebep olur. Safranın olduğu noktaya dokununca ağrı verir. Ayrıca deride sarılık (İkterus), iştahsızlık ve yüksek ateş görülebilir. Hastalık yavaş yavaş ortaya çıkar ve 4-7 gün sürer ve bazen bu haftalarca devam edebilir.

    Safra kesesi iltihabını teşhis:
    Safra kesesi iltihabı labor analizleri, klinik muayeneleri vede doktorun elle yapacağı muayenelerle hastalık hakında bilgi sahibi olmak mümkündür. Rahatsızlık genelikle bulantı, kusma, karnın sağında kramplı ve sancılı ağrılarla kendini belieder. Hastalığın ilerlemesi halinde safra yoğunluğunun artması ve feçesin (dışkı ) renklizleşmesi vede kandaki bilirubin oranının artması nedeniyle deride sararma (ikterus) görülür. Derideki sarılık?dan önce gözün ak tabakasında sararma görülür. Klinikte yapılacak ultrasonla rahatsızlık analşılır ve röntgende taş olup olmadığı anlaşılır.

    Kolesistit?in tedavisi:
    Safra kesesinin amaliyatla alınması halinde hayati tehlike olmaz. Muayene eden doktor ultrasonla amaliyatın gerekli olup olmamadığına karar verir. Günümüzde amaliyatlar artık karın açılarak değil labaroskopi ile amaliyat yapılır. Labaroskopi ucunda kamara olan boru şeklinde bir alettir ve bununla amaliyat yapılır. Aslında Alternatif tıp?a göre amaliyata gerek yoktur. Gökçek İksiri,Aloe Vera, Noni veya birleşiminde devedikenitohumu-, şebboy-, mübarekotu-, civanpercemiotu-, ve kılıçotu ekstresinden oluşan damlama ile safra kesesi iltihabının tedavisinde yardımcı olur.

    b-) Safra kesesi taşı, kolelitiazis, cholethiasis:
    Safra kesesi taşı veya kısaca safra taşı, safra sıvısının sertleşmesi ile oluşur. Safra kesesine karaciğerden gelen safranın ince bağırsağa akışını sağlayan safra yolu vardır. Safra safra kesesinde yoğunlaşır ve zamanla burada taşlar olur. Safra taşı safra kesesinin çıkışını tıkayınca iltihaplanmalara sebep olur. Avrup ve ABD?de insanların % 15?inde safra kesesi taşı görülür. Kadınlarda erkeklere göre iki kat daha çok safra taşı görülür. Safra kesesi taşı olanların % 80?inde bu taşlar herhangi bir rahatsızlığa sebep olamzlar.

    Safra taşının sebepleri:
    Safra sıvısının zamanla sıkışması ile safra kesesi taşı oluşur. Safra talşlarının % 80?i kolersteroldan oluştuğu için bunlara kolesterol taşı denir. Safra kesesi taşlarının % 20?side bilirubinden oluşur ve bu nedenle bunlarada pigemet taşları denir. Safra sıvısı içindeki kolesterol ve safra tuzu oranındaki anaormalikler nedeniyle kolesterol taşları oluşur. Nadirende enzim anaormalikleride safra taşına sebep olur. Safra kesesi taşının oluşmasının ana sebepleri:
    1-) Şişmanlık, kilolu insanlarda aşırı safra dışarı atılır ve bu nedenle aşırı miktardada safra üretilir ve safra taşı oluşur.
    2-) Aşırı zayıflamada aşırı safra salğılaması demektir, buda safra kesesi taşına sebep olur.
    3-) Kadınlık hormonu ösrojen, kolesterol dışarı (dışkıyla) atılmasını engeller ve safra taşına sebep olur.
    4-) Yaşlanma ile birlikte safranın birleşimindeki kolesterol oranı artar ve safra tuzu oranı azalır, böylece safra taşı oluşur.
    5-) İnce bağırsak hastalığı nedeniyle safra tuzu absorbe olmaz ve böylece kolesterol oranı yükselir, buda safra taşına neden olur.
    6-) Sinirlilik, stres ve hayal kırıklığı mevcut olan safra taşı problemini kramplı ağrılara (kolik) dönüşür.
    7-) Kandaki alyuvarların azalması ve kansızlık gibi durumlar, bilirubin oranının yükselmesine buda pigment taşlarına sebep olur.

    Safra kesesi taşının belirtileri:
    Safra kesesinden safra yoluna geçince bu dar kanaldan ince bağırsağa geçerken tıkanmaya sebep olursa bu çok ağır safra koliklerine (kramplı ağır ağrılar) sebep olur. Safra kolikleri 20 dakika ile 5 Saat arası sürebilir. Kramplı karın ağrısı (yukarı karın ağrısı ) yanında nadiren sırtta , özeliklede kürek kemikleri arası veya sağ kürek kemiğinin altına kadar yayılır. Kolikle birlikte şişkinlik, gegirme, bulantı, kusma, öncelikle göz akında sonra deride sarılık vede sindirim anaormalikleri görülür. Safra taşı birçok kmplikasyonuda beraberinde getirir. Safra kanalındaki (yolundaki) tıkanma nedeniyle burada bakteri, virüs, mantarlar ve parazitler iltihaplanmaya sebep olur ve bu iltihab bütün sindirim sistemine yayılabilir. Safra taşları ince bağırsağa geçince ince bağırsakta düğümlenmeye sebep olabilir ve aynı şekilde karaciğer iltihabı, abse ve siroza sebep olabilir. Safra taşı aynı zamanda pankreas çıkışını tıkayarak burada iltihalanma oluşur.

    Safra taşının teşhisi:
    Safra kesesi taşının olup, olmadığı tipik rahatsızlıklardan kolyca analşılır ve ayrıca gerektiğinde aşağıdaki test ve muayeneler yapılır.
    1-) Ultrasonla muayene ile taşların varlığı tesbitedilir. Bu yönteme sonografi?de denir ve 2 mm?den büyük taşlar tesbitedilir.
    2-) Karaciğerin protein değerleri ve bilirubin oranı kan testi ile anaşılır ve böylece safra taşı olup olmadığı anlşılır.
    3-) Bazen ultrasonla (sonografi) muayene yeterli olmayabilir, böyle bir durumda röntgen çektirmek daha sağlıklıdır.
    4-) Komputertomografi ile safra kesesi taşı ve iltihabı kesin olarak teşhisedilir.

    Safra taşını tedavi:
    Safra koliklerine sebep olmayan safra taşlarının tedavisine gerek yoktur. Safra taşı zamanı gelince rahatsızlık yapmaya başlar ve bu yıllar sonra olabilir. Ortodoks tıbba göre hastayı ameliyat etmek gerekir. Bunun içinde birçok ameliyat yöntemi geliştirilmiştir. Safra taşı nasıl kurtulursunuz. Karaciğerlerinde problem olanlarda çok nadir, çok yoğun olan curuf karaciğerden safra kesesine aktarılır. Safra kesesinde yoğunlaşan curuf normal olarak dışarı atılır, nadiren curuf çok yoğun gelirse çamurlaşmaya sebep olabilir. Bu çamurlaşmaya karşı özel bir temizlik yöntemi gerekir. İngiliz tuzu (Epsom Salt, Magnezyum Sulfat) içerek safra kanallarını genişletir. Bu mineral doğada bulunan bir mineraldir. İçildiğinde tüm kas ve ruh sistemini gevşetir. Bu teknik ile dünyada milyonlarca insan safra taşlarından kurtulmuştur. Hamiler ve çocuklar dahil kulanabilir. Dolayısıyla çamur için hiç endişelenmenize gerek yok. 1 gece de bile kurtulabilirsiniz. 30 gram ingiliz tuzu 300 ml suda çözülür ve yudum yudum 5-10 dakika da içilir. Ve 15-20 dakika sonra yarım bardak zeytin yağı ve yarım bardak limon suyu karıştırılarak içilir. Böylece safradaki çamurlaşma tamamen dışarı atılır, taş oluşması önlenir ve mevcut safra taşları dışarı atılır. Fakat bu tedavi uygulanırken çok yoğun ishal görülür, bu nedenle o gün dışarı çıkmamanız gerek. Magnezyum sulfatın tıbta kulanılan türü ile kulanılmayan türüde mevcuttur. İngiliz tuzu ile safra taşlarından kurtulduktan sonra Gökçek İksir ve karaciğer safra çayı içilirse iyi gelir.

    Safra taşlarından kurtulmak herkes için aynı şekilde olmayabilir ve bir değil birkaç defa denemek gerekebilir.Bu nedenle bir defa kullanınca etki yapmıyorsa paniğe gerek yok, birer gün ara ile safra taşı düşene kadar denenebilir.
    Temizleme İşleminde Yüzdelik ortalama başarı değerleri:
    1 Defa : %13-%45
    2 Defa : %23-%45
    3 Defa: %31-%51
    4 Defa: %41-%52
    5 Defa: %43-%55
    6 Defa: %36-%58
    7-11 Defa: %51-%60
    11-15 Defa: %50-%99.9


    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Safra taşı nasıl kurtulursunuz? Karaciğerlerinde problem olanlarda çok nadir, çok yoğun olan curuf karaciğerden safra kesesine aktarılır. Safra kesesinde yoğunlaşan curuf normal olarak dışarı atılır, nadiren curuf çok yoğun gelirse çamurlaşmaya sebep olabilir. Bu çamurlaşmaya karşı özel bir temizlik yöntemi gerekir. İngiliz tuzu (Epsom Salt, Magnezyum Sulfat) içerek safra kanallarını genişletir. Bu mineral doğada bulunan bir mineraldir. İçildiğinde tüm kas ve ruh sistemini gevşetir. Bu teknik ile dünyada milyonlarca insan safra taşlarından kurtulmuştur. Hamiler ve çocuklar dahil kulanabilir. Dolayısıyla çamur için hiç endişelenmenize gerek yok. 1 gece de bile kurtulabilirsiniz. 30 gram ingiliz tuzu 300 ml suda çözülür ve yudum yudum 5-10 dakika da içilir. Ve 15-20 dakika sonra yarım bardak zeytin yağı ve yarım bardak limon suyu karıştırılarak içilir. Böylece safradaki çamurlaşma tamamen dışarı atılır ve taş oluşması önlenir. Magnezyum sulfatın tıbta kulanılan türü ile kulanılmayan türüde mevcuttur.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.485

    Standart Safra Kesesi taşları

    Op. Dr. Bülent Koç

    Genel Cerrahi Uzmanı


    Safra Kesesi taşları

    Safra taşları safra kesesi içerisinde depolanan sıvı içerisindeki bazı maddelerin çökerek sertleşmesi ile oluşur. Safra vücudun yağların sindiriminde kullandığı bir maddedir. Safra karaciğer tarafından yapılır ve safra kesesi içerisinde depolanır.Yağlı gıdalar mideden onikiparmak barsağına geçtiğinde safra kesesi kasılarak safra kanalı vasıtasıyla safrayı ince barsaklara gönderir.

    Safra su,kolesterol,bazı yağlar,safra tuzları ve bilirübinin bileşiminden oluşur.Safra tuzları yağı parçalar,bilüribin safraya ve büyük abdeste kahverengimsi rengi veren maddedir.


    Normalde sıvı halde olan safra çok fazla kolesterol,safra tuzu veya bilirübin içerir ise bunlar çökerek taş oluştururlar.

    Safra taşları kolesterol ve pigment taşları olmak üzere iki tiptir.Kolesterol taşları sarı-yeşil renktedir ve primer olarak kolesterolün sertleşip çökmesi ile oluşur.Tüm safra taşlarının yaklaşık olarak % 80?i bu tip taşlardır.Pigment taşları ise küçük,koyu renkli,bilirübin tarafından oluşturulan taşlardır. Safra taşları bir kum tanesi gibi küçük olabileceği gibi bir pinpon topu büyüklüğüne ulaşabilir.Safra kesesi tek büyük bir taş,çok sayıda küçük taşlar veya bunların çeşitli kombinasyonlarını oluşturabilir.

    Safra kesesine ve safrayı ve diğer sindirim enzimlerini karaciğer,safra kesesi ve pankreastan ince barsaklara taşıyan kanallara topluca bilier sistem denir. Safra taşları bu kanallardan herhangi birini tıkayarak normal safra akışını durdurabilirler. Tıkanabilecek bu kanallar safrayı karaciğer dışına taşıyan hepatik kanallar,safra kesesinin kanalı olan sistik kanal veya hepatik ve sistik kanallardan gelen safrayı ince barsaklara taşıyan ana safra kanalı olabilir. Bu kanallarda birikip akamayan safra; safra kesesi,kanallar veya nadiren karaciğer içinde iltahaba yol açabilir. Pankreas kanalı da ana safra kanalı ile birleşerek barsağa açılır. Eğer safra taşı bu kanalı tıkar ise pankreas enzimleri akamaz ve bu kez aşırı ağrılı ve bazen de tehlikeli bir rahatsızlık olan pankreatite yol açabilir. Eğer kanallardan herhangi biri uzun süre tıkalı kalacak olursa safra kesesi,karaciğer ve pankreası etkileyecek oldukca ağır ve bazen ölümcül hasarlar oluşabilir.Bu ciddi problemin belirtiler ateş,sarılık ve devamlı ağrıdır.


    Safra Taşlarının Sebepleri Nelerdir?
    Kolesterol taşları: Eğer safrada kolesterol ve bilirübin miktarı çok fazla veya safra tuzları çok az ise kolesterol taşları oluşur, safra kesesinin yeterli boşalamaması da diğer bir sebeptir.

    Pigment taşları: Pigment taşlarının sebebi tam bilinememektedir. Sirozlu,safra yolları iltihabı olan kişilerde ve orak hücreli anemi gibi ailevi bazı kan hastalıklarında oluşmaktadır. Safrada bilirübin çok arttığında kalsiyum gibi diğer bazı maddelerle bileşim oluşturarak çöker ve siyah safra taşlarını oluşturur.


    Safra Taşı Oluşumunda Risk Faktörleri Nelerdir?

    Obesite: Şişmanlık özellikle kadınlarda safra kesesi taşı oluşumunun majör risk faktörüdür. Normalden orta derecede daha kilolu olmak bile riski arttırır. Bunun sebebi obesitenin safra içeriğindeki safra tuzları miktarını azaltıp kolesterol artmasına yol açmasıdır. Obesitede ayrıca safra kesesi boşalması da yavaşlamıştır.

    Estrojen: Gebelik,hormon tedavisi veya doğum kontrol hapı alımıyla estrojen miktarının artması safradaki kolesterolü arttırmak ve safra kesesi çalışmasını yavaşlatmak yolu ile safra taşı oluşumunu arttırır.

    Cinsiyet: Safra taşları kadınlarda daha çok görülür. 20-60 yaş arası kadınlarda erkeklerin iki misli oranında taş görülür.

    Yaş: Yaş ilerledikce safra kesesi taşı oluşma oranı artar.

    Kolestero düşürücü ilaçlar: Kandaki kolesterol düzeyini düşüren ilaçlar, safrada salgılanan kolesterol miktarını arttırırlar, bu da taş oluşumunu arttırır.

    Kan triglserit yüksekliği: Kanda bulunan bir yağ asidi olan trigliserit düzeyi yüksek olan kişilerde safra taşı oluşumu artmıştır.

    Diabet: Diabetli hastalarda genellikle trigliserit düzeyi yüksektir, bu da taş oluşum riskini arttırır.

    Hızlı kilo kaybı: Hızlı kilo kaybı esnasında vücut yağı metabolize ederken bu durum karaciğerden safra içersine ekstra kolesterol salgılanmasına yol açar, bu da safra taşlarına yol açar.

    Açlık: Uzun süreli açlıkta safra kesesi hareketleri yavaşlar bu da, kese içerisinde kolesterol konsantrasyonunun artmasına ve taş oluşumuna yol açar.

    Chron hastalığı: Bu hastalık barsakların iltihabi bir hastalığıdır,bu durumda safra asidi metabolizması bozulur, safra içerisinde kolesterolü çözünür halde tutacak yeterli safra asidi oluşturulamaz ve kolesterol çökerek taş oluşturur.


    Safra Kesesi Taşlarının Semptomları Nelerdir?

    Safra kesesi taşı olanlarda gıdaların sindirimi etkilenir, özellikle yağlı gıda alımında bazı yakınmalar oluşur. Bu yakınmalar: -Karında şişkinlik
    -Karın ağrısı
    -Geğirti
    -Gaz
    -Hazımsızlık gibi yakınmalardır.

    Safra taşları sıklıkla ?safra kesesi atağı? denilen ani oluşan semptomlar yaparlar. Bu ataklar genellikle yağlı yemekleri takip eder, gece uyku esnasında başlayabilir.Tipik bir atakta:
    - Karın üst kısmında ani oluşan, devamlı, şiddetli bir ağrı vardır, yarım saat ile saatler boyu sürebilir.
    - Sırta, orta kısma veya sağ kürek kemiği altına yayılan ağrı olur.
    - Bulantı veya kusma olur.

    Özellikle terleme, titreme, ateş, sarılık yakınmaları olan hastaların derhal bir doktora başvurmaları gereklidir.

    Safra kesesinde taş olan bazı kişilerde ise hiçbir semptom yoktur, bu kişilere ?asemptomatik? ve bunlardaki safra taşlarına da ?sessiz safra kesesi taşları? denir. Bu taşlar hiçbir belirgin yakınma olmadan uzun yıllar sessiz kalabilirler.

    Safra Kesesi Taşları Nasıl Teşhis Edilir?
    Sessiz safra taşları veya belirgin yakınma yapmayan taşlar başka rahatsızlıkların incelenmesi veya check-up esnasında tesbit edilir. Ancak bazı yakınmalar nedeni ile safra kesesinden şüphelenilir ise ultrasonografi yapılmalıdır. Ultrasonografi vücuda ses dalgaları gönderilerek ve bunların organlardan geri yansımaları bir monitörde değerlendirilerek yapılan bir incelemedir. Safra taşları bu tetkik ile tesbit edilebilir.Ayrıca kolesistografi, kolesintigrafi, tomografi ve emar denilen radyolojik yöntemler gereğinde kullanılabilir. Safra kanalları içerisinde taş olup olmadığını anlamak için MRCP (emar kolanjiopankreatografi) veya ERCP (endoskopik retrograt kolanjiopankreatografi) yapılabilir. Ayrıca kan testleri ile enfeksiyon,tıkanma,pankreatit veya sarılık bulguları tesbit edilebilir.

    Safra taşı semptomları kalp krizi, apandisit, ülser, barsak hastalıkları, mide fıtığı, pankreatit ve hepatit ile karışabilir, bu nedenle doğru tanı konması çok önemlidir.

    Safra Kesesi Taşlarında Tedavi
    Safra kesesi taşlarının tedavisi cerrahidir.Bu amaçla yapılan ameliyata ?kolesistektomi? denir, Safra kesesinin çıkartılması anlamına gelir. Günümüzde yapılan standart ameliyat ?laparoskopik kolesistektomi?dir. Bu ameliyatta karında yapılan 4-5 adet 0.5-1 cm?lik insizyondan cerrahi aletler ve minyatür bir video kamera yerleştirilir. Bu kamera yardımıyla cerrah karın içindeki organ ve dokuları önündeki monitörde büyütülmüş olarak ve yakinen görür. Cerrah monitöre bakarak cerrahi aletlerini kullanıp safra kesesinin kanalını ve damarlarını bağlar, karaciğerden dikkatli bir şekilde sıyırır ve bir toba içine koyarak açmış olduğu ufak yaraların birinden karın dışarısına alır.

    Laparaskopik cerrahide karında büyük bir yara açılıp, adeleler kesilmediği için hastalar eskiden yapılan açık ameliyatlara göre daha az ağrı duyarlar ve daha az komplikasyon riski taşırlar. Hastalar bu ameliyatta hastanede sadece bir gece kalırlar ve birkaç gün içerisinde normal yaşam ve aktivitelerine dönebilirler.

    Eğer cerrah laparoskopik ameliyat esnasında aşırı iltahaplanma,çevre dokularla aşırı yapışıklık gibi engellerle karşılaşırsa aynı anda açık cerrahiye dönülebilir.Bazı durumlarda bu sorunlar ameliyattan önce de bilinebilir ve açık cerrahi önceden planlanabilir. Bu ameliyata ?açık cerrahi? denmesinin sebebi cerrahın safra kesesini alabilmek için 10-15 cm?lik bir insizyon yapma zorunluğudur. Bu da majör bir cerrahi işlemdir ve hastanede birkaç gün yatmayı gerektirir, evdeki nekahat süresi de birkaç haftayı bulabilir. Günümüzde açık cerrahi, deneyimli ellerde safra kesesi ameliyatlarının % 5?inden daha azında gerekmektedir.

    Eğer safra taşları kanallara düşmüş ise ameliyat öncesi ERCP yapılmalıdır. ERCP?de hastaya ağız yoluyla uzun bir endoskop yutturularak ince barsağa ulaşılır, safra kanalının barsağa açıldığı yer bulunur. Endoskoptaki özel bir bıçakla kanalın ucu kesilip genişletilir,buradan kanala girilip taş özel aletlerle çekilip barsağa düşülür.

    Daha önce kolesistektomi ameliyatı geçirmiş olan kişilerde nadiren ameliyattan haftalar,aylar ve hatta yıllar sonra safra kanalları içinde taş tesbit edilebilir. Bu taşlar da ERCP ile başarıyla tedavi edilebilirler.

    Başka hastalıklar nedeniyle anestezi alamadığı için ameliyat edilemeyen hastalarda, eğer hastada kolesterol taşı varsa bir takım ilaçlarla bu taşlar eritilmeye çalışılmaktadır. Taş eritilmesi başarılı olsa bile altta yatan patoloji devam ettiği için bu kişilerin çoğunda yine taş oluşabilmektedir.

    Safra Kesesinin Alınmasının Zararı Var mıdır?
    Kişide safra kesesi olmadığı zaman da normal yaşam sürdürülebilmektedir. Safra kesesinin olmaması diyette bir değişikliği gerektirmez. Safra kesesi alındığında karaciğerin yapmış olduğu safra, safra kesesinde depolanmak yerine direkt olarak kanallarla barsağa akar, bunun devamlı akması az sayıda bazı hastalarda ishal sebebi olabilir, bu durum da diyet ve ilaçlarla düzeltilebilmektedir.

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart

    Alıntı temur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    selamun aleykum arkadaşlar...5-6 yıldır beraber yaşadığımız safra taşlarından ilk önce Allahın daha sonra kendisine çok değer verdiğim Sn.İbrahim Gökçek hocamın sayesinde galiba kurtuldum... daha öncede sitede yazdığım gibi kendisinin bir çok bitkisel kürü olmasına rağmen ısrarla ingiliz tuzu ile yapılan kür ile bu taşlardan kurtulacağımızı söyledi...ben de önce Allahıma sonra da hocam güvenerek 24 aralık cuma akşamı kürü evde kendim yaptım ve sabah ne göreyim...en az 20-30 belki daha fazla yeşil renkli birçoğu ufak olmak üzere taşlar...Allahım mucize dedikleri bu olsa gerek...neden mi? çünkü sizlerde bu safra taşları için dr gittiğinizde size de aynı bana dedikleri gibi hemen ameliyat demediler mi? oysa bu kadar ucuz bi ürünle (ingiliz tuzu ve zeytinyağı limon karışımı kürü) tedavisi mümkünken neden ameliyatla sağlam bir organı kaybedelim ki...bence kaybedeceğiniz hiç bişi yokken kazanacağınız çok şey olduğunu unutmuyarak safra kesesi taşı olan arkadaşlar bu kürü muhakkak denesinler...Allah şifalar versin herkese...Allaha emanet olun...
    25-30 Safra taşının ürünü bir defa kullandıktan sonra düşmesi mükemmel bir gelişme, Allah sağlık sıhhat versin

    İngiliz tuzu ile safra taşı ve çamurundan kurtulursunuz, fakat karaciğer yağlanması ve bağırsak mantarları yok edilmezse buradan gelen toksik maddeyi karaciğer zamanla arıtmakta zorlanır ve yine SAFRA taşı ve çamuru oluşur. Bu nedenle kalıcı çözüm için ŞAHTERE FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, KARACİĞER çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart

    Alıntı artemis35 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhabalar..Babam şiddetli karın ağrısı ile hastanenin acil servisine başvurdu..Yapılan tetkikler neticesinde safra kesesinde taş olduğu ve muhtemelen safra kanallarına düştüğü tespit edilerek aynı zamanda kolestit (safra kesesi iltihabı) olduğu söylenerek hastaneye yatırılması gerektiğini söylediler..

    Bu arada yapılan diğer tetkikler ile akut pankreatit de tespit edildi..İltihabın geri çekilmesi ile ameliyat yapılabileceği söylendi tarafımıza..

    Yaklaşık 8 gün kadar hastanede yattıktan sonra (bu esnada sadece serum ile beslendi damardan-su içmek dahi yasak idi nitekim ağız yoluyla beslenmek iltihaplanmaya neden olacaktı) ağrılarının azalması ile 10 gün sonra ameliyat olmak üzere taburcu edildi..

    Eve döndükten sonra ağrıları tekrar arttı ve hastaneye geri dönmek istedi ancak o esnada internetten yapmış olduğum araştırmada İNGİLİZ TUZU nun bu derde derman olabileceğini okudum ve hemen bir aktara giderek bu tuzu temin ettim..

    O gün 300 gram suya 30 gram İNGİLİZ TUZU koyarak 5-10 dakıkada ıcmesını sagladık..Ardından 30 dakıka sonra da yarım su bardagı lımon suyu ıle yarım su bardagı zeytınyagını karıstırarak kendısıne verdık..

    bu karısımları ıctıkten sonra o ana kadar yedıklerının kendı deyımıyle ''asagı gıtmedıgını''soylerken bu karısımdan sonra vucudunun ve bagırsaklarının calıstıgını hıssettıgını soyledı..bır sure sonra da karısım etkısını gostererek ıshal etkısı yaptı..

    Aynı karısımı ıkı gun sonra tekrar verdık..ve aradan ıkı uc gun gectıkten sonra amelıyat gunune bırkac gun kala ULTRASON ıcın hastaneye goturduk..ultrasonda kesede ve kanalda tas gozukmuyordu..doktorun deyımıyle tasları dusurmustu..amelıyata ve ERCP işlemıne gerek kalmamıstı..

    cok sukur sımdı de saglık durumu ıyı..

    doktorlara bu INGILIZ TUZUndan bahsettıgımde bunun hıc bır etkısının olamayacagını soyledıler..hastalıgın dogal seyrınının kımı zaman bu sekılde olabılecegını belırttıler ancak babama gore durum bıraz farklı.. cunku o bu karısımı kullandıktan sonra vucudunun calısmaya basladıgını hıssettıgını ve agrılarının azaldıgını soyluyor..

    bence bılım adamları ve bu yazıyı okuyan doktorlar varsa bu durum arastırılmalı..nıtekım bılımadamları septik (şüpheci) olmalıdır..

    bu arada ben kımseye mutlaka bu tuzu kullanın demem ve dıyemem ancak bız kullandık ve sıfa gorduk cok sukur..

    Ayrıca yuksek tansıyon hastalarının bunu kullanırken daha dıkkatlı olması ve belkı de dozunu daha az kullanması gerekır..

    son olarak bız ıkı gun ara ıle kullandık ve sadece ıkı kez..uzun sure ve her gun kullanmak dogru olmayabılır..

    kılosu 20 TL ve gokcekaktar.com da satılıyor..

    bunlar vesıle tabı kı.. Şüphesız kı şifa Allah'tandır..

    Allah tüm hastalara acil şifalar versin diliyorum..
    Babanızın sağlığına kavuşmasına ve safra taşlarından kurtulmasına sevindik.İngiliz tuzu ile safra taşı ve çamurundan kurtulursunuz, fakat karaciğer yağlanması ve bağırsak mantarları yok edilmezse buradan gelen toksik maddeyi karaciğer zamanla arıtmakta zorlanır ve yine SAFRA taşı ve çamuru oluşur. Bu nedenle kalıcı çözüm için ŞAHTERE FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, KARACİĞER çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart


  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart


  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart


  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart


  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart


  10. #10
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart


Benzer Konular

  1. Cevaplar: 18
    Son Mesaj : 12-24-2013, 16:45
  2. Cevaplar: 69
    Son Mesaj : 09-07-2012, 16:11
  3. Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 04-11-2012, 08:15
  4. Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 01-05-2012, 10:58
  5. Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 01-03-2012, 09:21

Visitors found this page by searching for:

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162