Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 15 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Sara, Epilepsi, Bayılma, Sara hastalığı, Sara Nöbeti, Sara tedavisi

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.885

    Standart Sara, Epilepsi, Bayılma, Sara hastalığı, Sara Nöbeti, Sara tedavisi



    Bayılma, senkop, synkope:

    Bayılma kısa bir süre için şuur (bilinç) kayıbı olup, beyinde geçici olarak oksijen yetersizliği nedeniyle ortaya çıkar. Baygınlık hali bir dakikadan fazla sürerse bu durum ciddi sonuçlar doğurabilir, bunedenle hemen doktor çağrılmalı veya doktora gidilmelidir. Baygınlık kadın ve erkeklerde aynı oranda görülür.

    Hangi nedenlerden dolayı bayılma görülebilir

    1-) Alçak tansiyon (hipotansiyon) nedeniyle
    2-) Kalp foksiyonlarındaki anormalikler (kardiopulmonik Senkop)
    3-) Kan dolaşımının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle bayılma (vazogal senkoplar)
    4-) Beyin damarlarındaki anaormalikler nedeniyle bayılma(serebrosasküler senkoplar)
    5-) ve diğer etkenler
    Bunlardan en çok görüleni alçak tansiyon nedeniyle beyne yeterince oksijen ulaşmaması ve ikinci önemli faktörde: korku, ürkme, tiksinme ve büyük ağrı çekme gibi nedenlerde kandolaşımının konturoledilememesine sebep olur.

    Bayılmanın belirtileri (semptom):
    Bazı uyarılar (korku, ürkme, alçak tansiyon ve stres gibi) sonucu kişide önce başdönmesi sonra baygınlık görülür. Bunun belirtileri:
    1-) Kalp atışları yavaşlar ve nabız dakikada 60?ın altına düşer,
    2-) Solukluk
    3-) Bazende önce saralı gibi çırpınma?dan sonra bayılma görülür.

    Bayılmanın teşhisi:
    Bayılma genelikle doktoru aramaya gerek kalamdan kendiliğinden geçen bir durumdur, şayet sık sık bayılma görülüyorsa ozaman doktorun yaoacağı muayanelerden sonra bazı tetbirler almak gerekir.
    1-) Bayılmanın nedeni detylı bir muayene ile tesbitedilir.
    2-) Kann testi yapılır
    3-) Hasta muayenehanede beli bir süre kalarak (15-20 dakika) gözetimde bulundurulur ve 2 dakikada bir tansiyonu ölçülür.

    Akut bayılmada ne yapılabilir?
    Sıradan bayılmada her hangi bir özel gönteme gerek yoktur ve şu tetbirler alınabilir.
    1-) Hastanın bacakları 30sm yukarı kaldırılır
    2-) Çevrede gürültü yapma önlenir
    3-) Şahsın üzeri örtülür
    4-) Kişi ayıldığında hemen kalkmaması birkaç dakika beklemesi tavsiyeedilir.
    5-) Şayet kişi kendine gelmiyorsa doktor çağrılır
    Şayet kişide arada bir bayılma söz konusu ise ailesine ne gibi tetbirler alabileceği anlatılır.

    Bayılmanın tedavisi:
    1-) Şayet alçak tansiyon nedeniyle bayılma söz konusu ise mutlaka tedavisi gerekir. Bunun için alıç-,ve biberiye preparatları kulanılır
    2-) Korku, irkilme, ürkme, gibi psikolojik nedenlerden dolayı bayılma söz konusu ise o zaman Gökçek İksiri, Gökçek Tonik kava-kava-, ve kılıçotu preparatları kulanılır.
    3-) Hidroterapi ile tedavi denemeleri yapılabilir. Burada banyo ve duştan sonra 15-20 saniye soguksu ile duş alınır.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.692

    Standart Sara(Epilepsi), Beyinde bozukluk, Sara hastalığı, Sara nöbeti, Sara tedavisi

    SARA (EPİLEPSİ)
    Epilepsi olarak da bilinen sara be yindeki anormal elektriksel boşalımın bir sonucu olarak nöbetler halinde or taya çıkan kronik bir bozukluktur. Sa ra nöbetleri aniden başlar ve sona erer; vücutta havale gibi genel kasılmalara ve bilinç bozukluklarına yol açar. Nö betin özellikleri elektriksel boşalımın beyindeki yerine göre değişir.
    NEDENLERİ
    Sara olgularının büyük bölümünde ke sin bir neden saptanamaz. Nedeni bi linmeyen bu olgulara idiyopatik ya da esansiyel sara adı verilir. İdiyopatik saralı birçok kişinin anne baba ya da yakın akraba gibi aile üyelerinde hiç bir hastalık belirtisi olmamasına kar şın sara tipinde elektroensefalografi (EEG) değişiklikleri gözlenmiştir. Ba zı olgularda da sara beyindeki işlev bozukluklarından ya da beyni etkileyen genel bozukluklardan kaynaklanır. Belli bir etkene bağlı bu olgulara orga nik ya da semptomatık sara denir. Sa raya yol açan başlıca beyin lezyonlan arasında beyin tümörleri, kafatası-beyin travmaları, doğum travmaları ya da doğuma bağlı beyin hastalıkları sa yılabilir. Beyni etkileyerek sara nöbet lerine yol açan genel (sistemik) hasta lıkların başlıcaları ise beyin dokuları na oksijen ulaşmasını engelleyen dola şım bozuklukları, karbon monoksit, al kol gibi maddelere bağlı zehirlenme ler, hem yüksek ateş, hem de beyinde iltihap yapabilen enfeksiyonlar, üremi, alkaloz ve aşın insüline bağlı kan şe keri düşmesi gibi metabolizma bozuk luklarıdır. John Hughlings Jackson’m 19. yüzyılda yaptığı sara tanımı günü müzde de geçerlidir. Sara nöbeti, be*yindeki elektriksel yükün ani, aşın ve hızlı bir boşalmasıdır. Bütün vücuda yayılan kasılmalar, sınırlı bir odaktan kaynaklanan anormal elektriksel boşa lımın bütün beyni kaplamasına bağlı olarak gelişir. Sinir hücreleri (nöron) boşalımın hızla beyne yayıldığı genel (yaygın) sara nöbetinde, yalnızca kli nik belirtilere dayanarak boşalımın çı kış yerinin kesin biçimde saptanması olanaksızdır. Nöron boşalımı çıkış noktasıyla sınırlı kalırsa ya da klinik belirtilerin ve elektroensefalografik bulguların görülebileceği kadar yavaş yayılırsa, olayın başlangıç noktası sap tanabilir.
    Sara odağının saptanmasında baş langıç belirtisi çok önemlidir.
    GÖRÜLME SIKLIĞI
    Sara oldukça sık görülen bir hastalık tır. Nedeni bilinmeyen saranın nüfu sun yüzde 0,5 kadarında bulunduğu tahmin edilmektedir. Erkeklerde ka dınlardan daha sık rastlanan sara ço ğunlukla çocukluk ve ergenlik çağında başlar, ama erişkin yaşta da ortaya çı kabilir. Genellikle değişik yaş grupla rında farklı nedenlere bağlı olarak ge-, lişir. Çocuklukta başlıca nedenleri do-1 ğum travmaları, beyin iltihaplan (en-.; sefalit) ve kazalara bağlı travmalardır. Nedeni bilinmeyen sara çocuklukta seyrek görülürken, ergenlikte en sık rastlanan sara türüdür. Erişkinlerde ise sara nöbetlerine daha çok beyin tümör leri, kafatası travmalan, alkolizm ve damar bozukluklan yol açar.
    BELİRTİLERİ
    Sara türleri belirtilerine göre sınıflan–drrılır. Bu sınıflandırma tedavinin te melini oluşturması açısından çok önemlidir.
    • Grand mal ya da yaygın sara nö beti – Grand mal “büyük hastalık” anlamına gelir. Çoğunlukla nöbetten bir kaç saat önce hastada baş ağrısı, duyu bozuklukları (karıncalanma vb), ruh hali değişiklikleri gibi belirtiler ortaya çıkar. Nöbetin hemen öncesinde “au-ra” adı verilen bir dönem görülür. Au-ra dönemi belirtilen hareket ya da du yularla ilgili olabilir. Hasta dişlerini gıcırdatır, kol ve bacaklarım hızla ha reket ettirir, gozkapaklarını kırpıştırır. Vücudunda karıncalanma, yanma du yar. Görsel varsanılar yaşar; görme alanını sınırlayan parlak noktalar (pa rıltılı skotom), ve renkli ışıklar görür. Kulaklarında uğultu, çınlama, insan ve zil seslen duyar; olağandışı koku ve tatlar alır. Endişeye, öfkeye, gerçek dı şı düşüncelere kapılır; zihnine çeşitli anılar dolar. Aura döneminin hemen ardından sara nöbeti başlar. Hasta ço ğunlukla bir çığlık atar, bilincini yitirir ve yere düşer. Kol ve bacakları kasılır, çenesi kilitlenir, gözleri kayar. Solunu mu birkaç saniye süreyle durur; soluk suz kalma nedeniyle yüzü moranr. Otuz saniye kadar süren bu kasılma sı rasında vücut katılaşır. Vücudun katılaştığı uzun kasılma dönemi nöbetin tonik evresidir. Ardından gelen klonik evrede kasılmalar kısa gevşeme dö nemleriyle birbirini izler. Hasta bütün vücuda yayılan ritmik kasılmalarla sar sılır; çenelerinin kasılması sırasında dili dişlerinin arasına sıkışarak yarala nabilir. Yüz kasları gerilir, tükürük salgısı artar, ağzı kopürür. Bu arada büzgen kaslar gevşediğinden hasta id rarını ve dışkısını kaçırır. Nöbet genel likle birkaç dakika sürer; derin bir iç çekme ve genel bir gevşemeyle sona erer. Nöbetten sonra hasta birkaç saat boyunca bilinçsiz ve duyarsız kalır. Yavaş yavaş kendine gelir, ama nöbeti hatırlamaz. Nöbet sonrasında kasılma ya bağlı kırıklar, felçler, ayrıca duyu ve davranış bozuklukları görülebilir. Uzayan ya da art arda yineleyen grand mal nöbetleri Ölüme yol açabilir.
    Nöbetler daha çok gece ve sabah saatlerinde ortaya çıkar. Alkollü içki ya da heyecan gibi etkenlerle hızlana bilir. Hastalığın başlangıcında nöbet ler görece seyrektir (yılda 2-3 defa); daha sonra sıklaşır, hatta her gün yine leyebilir.
    • Petit mal Petit mal “küçük hasta lık” anlamına gelir. Geçici bilinç kay bı, bir kas ya da kas grubunda klonik kasılma (miyokloni), kasların hareket gücünde azalma (akinezi) gibi nedeni bilinmeyen sara belirtileriyle ortaya çı kar. Bu belirtilerin hepsi bir arada bu-, lunmayabilir. Geçici bilinç kaybı bir kaç saniye sürer. Bu süre içinde ko nuşma türünden bütün etkinlikler du rur, ama yürüme gibi otomatik hare-1 ketler korunur. Bilinci yerine gelince hasta olayla ilgili hiçbir şey hatırla-’ maz; bilinç kaybı bazen hiç fark edil meden de geçebilir. Miyokloniler, göz kırpma gibi kısmi kas kasılmaları biçi minde ortaya çıkar. Hastanın düşmesi ya da kaslarının gevşemesi sonucu elindeki nesneyi düşürmesi gibi belir tiler akinezi kapsamına girer.
    • Psikomotor nöbet – Bilincin bula nıklaşması ve otomatik davranışlarla ortaya çıkar. Kasılma görülmez. Hasta rüya haline benzer bir durumdadır. Amaçsız hareketler ve jestler yapar; daha sonra nöbetle ilgili hiçbir şey ha tırlamaz.
    • Bölgesel sara nöbeti ya da Jack-son sarası – Klonik kasılmalar yüz, ayak ya da elde başlar. Daha sonra ya kın bölgelere yayılır. Nöbet genellikle vücudun bir yarısıyla sınırlı kalır, ama bir süre sonra bütün vücuda da yayıla bilir. Bilinç kaybı yalnızca nöbet bü tün vücuda yayıldığında görülür.
    • Sara durumu (Status epilepticus) – Kasılma nöbetlerinin birbirini izledîortaya d ve iki nöbet arasında hastanın bilinci bir arada bilincin kapalı kaldığı “sürekli” sara bilinç kaybı bunudur.

    TEDAVİ
    genellikle Hastaların büyük bölümünde ilaç teda-1 kalır, ama visi başarılı sonuç verir. Az sayıda has-ı da yayıla-nöbet bümaların kaynaklandığı zedelenmiş ya rıküre Öbüründen ayrılır.Sara nöbetlerinin beyne yerleştiri len elektrotlarla denetim altına alınma sı henüz deneysel nitelikte olan bir te davi yöntemidir. Saranın ilaçla tedavi sinde hastalığın nedeni bilinmeyen tür den mi yoksa organik bir nedene mi bağlı olduğu fazla önem taşımaz. Önemli olan hastanın öyküsüne ve tıb bı muayenesine dayanan klinik tanıdır. Hastalığın değişik biçimlerinde her ilacın etkisi farklı olduğundan en uy gun ilacın seçilmesi de çok önemlidir. Doğru bir klinik tamdan sonra sara nö*betlerini Önleyen (antiepileptik) ilacın seçiminde şu ölçütler temel alınmalı nır:
    • Tedavi edici etkisi kanıtlanmış gü venilir bir ilaç seçilmelidir.
    • Tedavi uzun süreceğinden en ucuz ve yan etkisi en az olan ilaç seçilmeli dir. İlacın plazmadaki yoğunluğunun güvenilir biçimde ölçülebilmesi ve te davide bu tür ilaçların kullanılması ge rekir. İlacın yan etkilerini en aza indir mek için hem başlangıç dozunun, hem de sürdürülecek dozun belirlenmesi çok önemlidir. îlacın vücuttan atılma süresi her hastada farklı olabildiğinden kandaki düzeyinin ölçülebilmesi teda viyi kolaylaştırır. Bu nedenle özellikle başlangıçta ve belirli aralıklarla yapı lan kontrollerde hastanın uzmanlaşmış merkezlere başvurması gerekir. Sara tedavisinin başarısızlığı genellikle dört basit yanlıştan kaynaklanır:
    - Yanlış tanı ve buna bağlı olarak etkisiz bir ilacın seçilmesi.
    - Çok sık ilaç değiştirilmesi ve do layısıyla kullanılan ilaçların etkisinin tam değerlendirilememesi.
    - Önerilen ilacın özelliklerinin ve sınırlamalarının hastaya ve ailesine açıklanamaması.
    - İlacm aniden kesilmesi ve buna bağlı olarak nöbetlerin sıklaşması.
    Doğru tam ve ilaç seçiminden son ra, tedaviye en düşük dozla başlanır. Düzelme olmazsa, hastalık denetim al tına alınıncaya ya da ilacın ilk yan et kileri ortaya çıkıncaya değin doz artırı lır. Yan etkiler görülürse ilaç azaltılır ve ikinci bir ilaç kullanılmaya başlarur. Sara tedavisinde bir ilaç beklenen sonucu vermezse, buna ikinci bir ilaç eklenir ve birincisi aşamalı olarak azal tılır, çünkü ilacın aniden kesilmesi nö bete yol açabilir.
    Saralı hastaların beslenme konu sunda çok dikkatli olmaları gerekir. Alkollü içkiler tümüyle kesilmeli, kü çük dozda bile alkol alınmamalıdır. Güç sindirilen, aşın duyarlılık yapan ve hastaya dokunan besinlerden kaçın mak gerekir. Yalnızca sebze meyveyle beslenme kanda alkali oranım artırdığından (alkaloz) uygun değildir. Keto-jen diyet, yani kalori gereksinimin bü yük bölümünün ketona indirgenen yağlarla karşılandığı bir beslenme programı önerilir. Karbonhidratlar ve proteinler kısıtlanır; organizmaya ge rekli kaloriler yağlı besinlerle sağla nır. Hasta yağların asitleştirici etkisin*den yarar görür. Besinlerin miktarı hastaya göre değişir. Çocuklara ortala ma 15 gr karbonhidrat, 25 gr protein, 180 gr yağ verilir; erişkinlerde bu oranlar korunarak miktarlar artırılır.
    Ketojen diyetin olumlu etkisi ve bazi olgularda nöbetleri seyrekleştirdiği bi linmektedir. Ama fazla yağlı bir bes lenme her hasta tarafından kolayca uy gulanamaz. Saralı hastanın sıvı besin ve içecekleri de kısıtlaması gerekir; tuzun azaltılması bunu kolaylaştırır,] Ketojen ve kuru bir diyetin uygulan-] ması her zaman kolay değildir, ama genel bir Önlem olarak karbonhidratı ve proteinleri azaltarak yağlan artır mak, içecekleri sınırlamak ve alkolü] kesmek önerilir.

  3. #3
    efsuslu83 Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    46

    Standart

    Gökçek bey.
    Yakınımın oğlu sara hastası. Henüz 7 yaşında. 2 yaşında iken ağır bir beyin ameliyatı geçirdi. Kemoterapi ve ağır ilaçlar aldı. O ameliyat başarılı oldu ama geriye sara problemini bıraktı.
    Bize tavsiye ediceğiniz bitkiler var mı?

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.885

    Standart

    Alıntı efsuslu83 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gökçek bey.
    Yakınımın oğlu sara hastası. Henüz 7 yaşında. 2 yaşında iken ağır bir beyin ameliyatı geçirdi. Kemoterapi ve ağır ilaçlar aldı. O ameliyat başarılı oldu ama geriye sara problemini bıraktı.
    Bize tavsiye ediceğiniz bitkiler var mı?
    Sara problemi olan bir çok kişiyi tedavi ettik.

  5. #5
    efsuslu83 Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    46

    Standart

    Çok sevindim. Ne önerirsiniz?

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.885

    Standart

    Alıntı efsuslu83 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok sevindim. Ne önerirsiniz?
    iksir, tonik, depresyon çayı ve ozon yağı kullanırsa iyi gelir

  7. #7
    sukrubalta Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    Gökçek Bey,
    Benim 3 yaşında bir oğlum var. 5 aylıkken nöbet geçirmeye başladı. nöbetleri çok uzun sürüyordu. ilaç kullanmaya başladık fakat nöbetlerini bir türlü durduramadık. Biraz azalma oldu ama herhangi bir enfeksiyonda tekrar uzun nöbetler geçiriyor. aynı zamanda çocuğuma otizm teşhisi de kondu. EEG si ve diğer bütün tahliller önceden beri temiz çıkıyor. yalnızca beyin tomografisinde beynin ön ve arka kısımlarında küçülme tespit edildi. oğlum henüz yürümüyor oturmuyor ve konuşmuyor. isteği var ama hiç denge kuramıyor. nedenleri bir türlü bulunamadı ben biraz aşılardan şüpheleniyorum. çünkü çocuğum ilk aylarda süperdi. Neyse önerilerinizi bekliyorum. teşekkürler...

  8. #8
    sukrubalta Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    Gökçek Bey,
    3 yaşında bir oğlum var 5 aylıkken havale geçirdi EEG ve diğer tahliller temiz olmasına rağmen epilepsi teşhisi kondu. ilaç tedavisine başladık fakat nöbetler bir türlü durmadı. bazen müdahale edilmezse durmuyor. 1.5 yaşındayken de otizm teşhisi kondu. çocuk şu anda oturmuyor yürümüyor ve konuşmuyor. oysa ilk 4 ay çok iyiydi. beyin tomografisinde beynin ön ve arka bölümlerinde küçülme olduğu tespit edildi. son EEG de de beyin dalgalarında azalma olduğu söylendi. doktor bunların çocuğun öğrenmesini etkilemeyeceğini söyledi yani o da şaşkın. çünkü çocuğun görülen bir problemi yok bedensel gelişimi yaşıtlarından bile iyi..
    önerilerinizi bekliyorum teşekkürler....

  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.885

    Standart

    Alıntı sukrubalta Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gökçek Bey,
    3 yaşında bir oğlum var 5 aylıkken havale geçirdi EEG ve diğer tahliller temiz olmasına rağmen epilepsi teşhisi kondu. ilaç tedavisine başladık fakat nöbetler bir türlü durmadı. bazen müdahale edilmezse durmuyor. 1.5 yaşındayken de otizm teşhisi kondu. çocuk şu anda oturmuyor yürümüyor ve konuşmuyor. oysa ilk 4 ay çok iyiydi. beyin tomografisinde beynin ön ve arka bölümlerinde küçülme olduğu tespit edildi. son EEG de de beyin dalgalarında azalma olduğu söylendi. doktor bunların çocuğun öğrenmesini etkilemeyeceğini söyledi yani o da şaşkın. çünkü çocuğun görülen bir problemi yok bedensel gelişimi yaşıtlarından bile iyi..
    önerilerinizi bekliyorum teşekkürler....
    Mantar kapmış ve verdiğiniz ilaçlarla mantarlar çoğalmış.Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı çok çok etkili iken Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı daha etkilidir.Bu nedenle bağırsakların da mantar olanların ilk 6 hafta dan sonra Tonik yerine Aloe Vera Jeli kullanmaları daha uygun olur.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.

  10. #10
    desperado0 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    1

    Standart

    Merhaba gökçek bey; 10.04.2011 pazar sabahı babam uyurken bağırmaya başladı ve sonra bağırması kesildi gözleri falan kaydı. Biz tabi ilk defa bu hastalıkla karşılaştığımız için hemen ambulansı çağırdık. baktılar bir şeyi olmadığını ve nöroloji bölümüne gitmemiz gerektiğini bildirdiler. Bursa şevket yılmaz devlet hastanesine götürdüm babamı emar istedi doktor ve e-mar şonuçunu bügün gösterdik. Doktor epilepsi (sara) başlangıcı teşhisi koydu ilaç tedavisine başlandı. Değerli hocam bu noktadan sonra babamın çalışması ve iyileşme süreci nasıl ilerler acaba ve iyileşme aşamasında yardımcı olacak birşey önerenbilirmisibiz.... İYİ GÜNLER İYİ ÇALIŞMALAR

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 6
    Son Mesaj : 06-19-2013, 12:56
  2. Cevaplar: 18
    Son Mesaj : 05-28-2013, 09:30
  3. EPİLEPSİ, Sara, Sara Nöbeti, Ginkgo Forte
    By igokcek in forum TV-Programlarımız
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-12-2012, 08:21

Visitors found this page by searching for:

epilepsi hastaları ne kadar yaşar

epilepsi kaç yaşında başlar

epilepsi hastaları kaç yıl yaşar

ellerin kitlenmesi

sara hastalığı kaç yaşında başlar

beyin dalgalarında bozukluk

epilepsi hastas

ellerin kilitlenmesi

epilepsi hastası ne kadar yaşar

beyin dalgalarındaki bozukluk

epilepsi başlangıcı

ellerin kasılması

sara başlangıcırüyada çene kilitlenmesiepilepsi hastalığı kaç yaşında başlarellerde kilitlenmeepilepsi başlangıcı belirtileriepilepsi kaç yaşında ortaya çıkarEPİLEPSİ HASTASI KAÇ YIL YAŞARbeyin kilitlenmesisara baslangiciepilepsi hastalığı kaç yaşında ortaya çıkarBEYİN BOZUKLUKLARIbeyin dalgaları bozukluğuvücut kilitlenmesi

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168