Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Sara(Epilepsi), Beyinde bozukluk, Sara hastalığı, Sara nöbeti, Sara tedavisi
Toplam 10 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Sara(Epilepsi), Beyinde bozukluk, Sara hastalığı, Sara nöbeti, Sara tedavisi

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Sara(Epilepsi), Beyinde bozukluk, Sara hastalığı, Sara nöbeti, Sara tedavisi

    SARA (EPİLEPSİ)
    Epilepsi olarak da bilinen sara be yindeki anormal elektriksel boşalımın bir sonucu olarak nöbetler halinde or taya çıkan kronik bir bozukluktur. Sa ra nöbetleri aniden başlar ve sona erer; vücutta havale gibi genel kasılmalara ve bilinç bozukluklarına yol açar. Nö betin özellikleri elektriksel boşalımın beyindeki yerine göre değişir.
    NEDENLERİ
    Sara olgularının büyük bölümünde ke sin bir neden saptanamaz. Nedeni bi linmeyen bu olgulara idiyopatik ya da esansiyel sara adı verilir. İdiyopatik saralı birçok kişinin anne baba ya da yakın akraba gibi aile üyelerinde hiç bir hastalık belirtisi olmamasına kar şın sara tipinde elektroensefalografi (EEG) değişiklikleri gözlenmiştir. Ba zı olgularda da sara beyindeki işlev bozukluklarından ya da beyni etkileyen genel bozukluklardan kaynaklanır. Belli bir etkene bağlı bu olgulara orga nik ya da semptomatık sara denir. Sa raya yol açan başlıca beyin lezyonlan arasında beyin tümörleri, kafatası-beyin travmaları, doğum travmaları ya da doğuma bağlı beyin hastalıkları sa yılabilir. Beyni etkileyerek sara nöbet lerine yol açan genel (sistemik) hasta lıkların başlıcaları ise beyin dokuları na oksijen ulaşmasını engelleyen dola şım bozuklukları, karbon monoksit, al kol gibi maddelere bağlı zehirlenme ler, hem yüksek ateş, hem de beyinde iltihap yapabilen enfeksiyonlar, üremi, alkaloz ve aşın insüline bağlı kan şe keri düşmesi gibi metabolizma bozuk luklarıdır. John Hughlings Jackson’m 19. yüzyılda yaptığı sara tanımı günü müzde de geçerlidir. Sara nöbeti, be*yindeki elektriksel yükün ani, aşın ve hızlı bir boşalmasıdır. Bütün vücuda yayılan kasılmalar, sınırlı bir odaktan kaynaklanan anormal elektriksel boşa lımın bütün beyni kaplamasına bağlı olarak gelişir. Sinir hücreleri (nöron) boşalımın hızla beyne yayıldığı genel (yaygın) sara nöbetinde, yalnızca kli nik belirtilere dayanarak boşalımın çı kış yerinin kesin biçimde saptanması olanaksızdır. Nöron boşalımı çıkış noktasıyla sınırlı kalırsa ya da klinik belirtilerin ve elektroensefalografik bulguların görülebileceği kadar yavaş yayılırsa, olayın başlangıç noktası sap tanabilir.
    Sara odağının saptanmasında baş langıç belirtisi çok önemlidir.
    GÖRÜLME SIKLIĞI
    Sara oldukça sık görülen bir hastalık tır. Nedeni bilinmeyen saranın nüfu sun yüzde 0,5 kadarında bulunduğu tahmin edilmektedir. Erkeklerde ka dınlardan daha sık rastlanan sara ço ğunlukla çocukluk ve ergenlik çağında başlar, ama erişkin yaşta da ortaya çı kabilir. Genellikle değişik yaş grupla rında farklı nedenlere bağlı olarak ge-, lişir. Çocuklukta başlıca nedenleri do-1 ğum travmaları, beyin iltihaplan (en-.; sefalit) ve kazalara bağlı travmalardır. Nedeni bilinmeyen sara çocuklukta seyrek görülürken, ergenlikte en sık rastlanan sara türüdür. Erişkinlerde ise sara nöbetlerine daha çok beyin tümör leri, kafatası travmalan, alkolizm ve damar bozukluklan yol açar.
    BELİRTİLERİ
    Sara türleri belirtilerine göre sınıflan–drrılır. Bu sınıflandırma tedavinin te melini oluşturması açısından çok önemlidir.
    • Grand mal ya da yaygın sara nö beti – Grand mal “büyük hastalık” anlamına gelir. Çoğunlukla nöbetten bir kaç saat önce hastada baş ağrısı, duyu bozuklukları (karıncalanma vb), ruh hali değişiklikleri gibi belirtiler ortaya çıkar. Nöbetin hemen öncesinde “au-ra” adı verilen bir dönem görülür. Au-ra dönemi belirtilen hareket ya da du yularla ilgili olabilir. Hasta dişlerini gıcırdatır, kol ve bacaklarım hızla ha reket ettirir, gozkapaklarını kırpıştırır. Vücudunda karıncalanma, yanma du yar. Görsel varsanılar yaşar; görme alanını sınırlayan parlak noktalar (pa rıltılı skotom), ve renkli ışıklar görür. Kulaklarında uğultu, çınlama, insan ve zil seslen duyar; olağandışı koku ve tatlar alır. Endişeye, öfkeye, gerçek dı şı düşüncelere kapılır; zihnine çeşitli anılar dolar. Aura döneminin hemen ardından sara nöbeti başlar. Hasta ço ğunlukla bir çığlık atar, bilincini yitirir ve yere düşer. Kol ve bacakları kasılır, çenesi kilitlenir, gözleri kayar. Solunu mu birkaç saniye süreyle durur; soluk suz kalma nedeniyle yüzü moranr. Otuz saniye kadar süren bu kasılma sı rasında vücut katılaşır. Vücudun katılaştığı uzun kasılma dönemi nöbetin tonik evresidir. Ardından gelen klonik evrede kasılmalar kısa gevşeme dö nemleriyle birbirini izler. Hasta bütün vücuda yayılan ritmik kasılmalarla sar sılır; çenelerinin kasılması sırasında dili dişlerinin arasına sıkışarak yarala nabilir. Yüz kasları gerilir, tükürük salgısı artar, ağzı kopürür. Bu arada büzgen kaslar gevşediğinden hasta id rarını ve dışkısını kaçırır. Nöbet genel likle birkaç dakika sürer; derin bir iç çekme ve genel bir gevşemeyle sona erer. Nöbetten sonra hasta birkaç saat boyunca bilinçsiz ve duyarsız kalır. Yavaş yavaş kendine gelir, ama nöbeti hatırlamaz. Nöbet sonrasında kasılma ya bağlı kırıklar, felçler, ayrıca duyu ve davranış bozuklukları görülebilir. Uzayan ya da art arda yineleyen grand mal nöbetleri Ölüme yol açabilir.
    Nöbetler daha çok gece ve sabah saatlerinde ortaya çıkar. Alkollü içki ya da heyecan gibi etkenlerle hızlana bilir. Hastalığın başlangıcında nöbet ler görece seyrektir (yılda 2-3 defa); daha sonra sıklaşır, hatta her gün yine leyebilir.
    • Petit mal Petit mal “küçük hasta lık” anlamına gelir. Geçici bilinç kay bı, bir kas ya da kas grubunda klonik kasılma (miyokloni), kasların hareket gücünde azalma (akinezi) gibi nedeni bilinmeyen sara belirtileriyle ortaya çı kar. Bu belirtilerin hepsi bir arada bu-, lunmayabilir. Geçici bilinç kaybı bir kaç saniye sürer. Bu süre içinde ko nuşma türünden bütün etkinlikler du rur, ama yürüme gibi otomatik hare-1 ketler korunur. Bilinci yerine gelince hasta olayla ilgili hiçbir şey hatırla-’ maz; bilinç kaybı bazen hiç fark edil meden de geçebilir. Miyokloniler, göz kırpma gibi kısmi kas kasılmaları biçi minde ortaya çıkar. Hastanın düşmesi ya da kaslarının gevşemesi sonucu elindeki nesneyi düşürmesi gibi belir tiler akinezi kapsamına girer.
    • Psikomotor nöbet – Bilincin bula nıklaşması ve otomatik davranışlarla ortaya çıkar. Kasılma görülmez. Hasta rüya haline benzer bir durumdadır. Amaçsız hareketler ve jestler yapar; daha sonra nöbetle ilgili hiçbir şey ha tırlamaz.
    • Bölgesel sara nöbeti ya da Jack-son sarası – Klonik kasılmalar yüz, ayak ya da elde başlar. Daha sonra ya kın bölgelere yayılır. Nöbet genellikle vücudun bir yarısıyla sınırlı kalır, ama bir süre sonra bütün vücuda da yayıla bilir. Bilinç kaybı yalnızca nöbet bü tün vücuda yayıldığında görülür.
    • Sara durumu (Status epilepticus) – Kasılma nöbetlerinin birbirini izledîortaya d ve iki nöbet arasında hastanın bilinci bir arada bilincin kapalı kaldığı “sürekli” sara bilinç kaybı bunudur.

    TEDAVİ
    genellikle Hastaların büyük bölümünde ilaç teda-1 kalır, ama visi başarılı sonuç verir. Az sayıda has-ı da yayıla-nöbet bümaların kaynaklandığı zedelenmiş ya rıküre Öbüründen ayrılır.Sara nöbetlerinin beyne yerleştiri len elektrotlarla denetim altına alınma sı henüz deneysel nitelikte olan bir te davi yöntemidir. Saranın ilaçla tedavi sinde hastalığın nedeni bilinmeyen tür den mi yoksa organik bir nedene mi bağlı olduğu fazla önem taşımaz. Önemli olan hastanın öyküsüne ve tıb bı muayenesine dayanan klinik tanıdır. Hastalığın değişik biçimlerinde her ilacın etkisi farklı olduğundan en uy gun ilacın seçilmesi de çok önemlidir. Doğru bir klinik tamdan sonra sara nö*betlerini Önleyen (antiepileptik) ilacın seçiminde şu ölçütler temel alınmalı nır:
    • Tedavi edici etkisi kanıtlanmış gü venilir bir ilaç seçilmelidir.
    • Tedavi uzun süreceğinden en ucuz ve yan etkisi en az olan ilaç seçilmeli dir. İlacın plazmadaki yoğunluğunun güvenilir biçimde ölçülebilmesi ve te davide bu tür ilaçların kullanılması ge rekir. İlacın yan etkilerini en aza indir mek için hem başlangıç dozunun, hem de sürdürülecek dozun belirlenmesi çok önemlidir. îlacın vücuttan atılma süresi her hastada farklı olabildiğinden kandaki düzeyinin ölçülebilmesi teda viyi kolaylaştırır. Bu nedenle özellikle başlangıçta ve belirli aralıklarla yapı lan kontrollerde hastanın uzmanlaşmış merkezlere başvurması gerekir. Sara tedavisinin başarısızlığı genellikle dört basit yanlıştan kaynaklanır:
    - Yanlış tanı ve buna bağlı olarak etkisiz bir ilacın seçilmesi.
    - Çok sık ilaç değiştirilmesi ve do layısıyla kullanılan ilaçların etkisinin tam değerlendirilememesi.
    - Önerilen ilacın özelliklerinin ve sınırlamalarının hastaya ve ailesine açıklanamaması.
    - İlacm aniden kesilmesi ve buna bağlı olarak nöbetlerin sıklaşması.
    Doğru tam ve ilaç seçiminden son ra, tedaviye en düşük dozla başlanır. Düzelme olmazsa, hastalık denetim al tına alınıncaya ya da ilacın ilk yan et kileri ortaya çıkıncaya değin doz artırı lır. Yan etkiler görülürse ilaç azaltılır ve ikinci bir ilaç kullanılmaya başlarur. Sara tedavisinde bir ilaç beklenen sonucu vermezse, buna ikinci bir ilaç eklenir ve birincisi aşamalı olarak azal tılır, çünkü ilacın aniden kesilmesi nö bete yol açabilir.
    Saralı hastaların beslenme konu sunda çok dikkatli olmaları gerekir. Alkollü içkiler tümüyle kesilmeli, kü çük dozda bile alkol alınmamalıdır. Güç sindirilen, aşın duyarlılık yapan ve hastaya dokunan besinlerden kaçın mak gerekir. Yalnızca sebze meyveyle beslenme kanda alkali oranım artırdığından (alkaloz) uygun değildir. Keto-jen diyet, yani kalori gereksinimin bü yük bölümünün ketona indirgenen yağlarla karşılandığı bir beslenme programı önerilir. Karbonhidratlar ve proteinler kısıtlanır; organizmaya ge rekli kaloriler yağlı besinlerle sağla nır. Hasta yağların asitleştirici etkisin*den yarar görür. Besinlerin miktarı hastaya göre değişir. Çocuklara ortala ma 15 gr karbonhidrat, 25 gr protein, 180 gr yağ verilir; erişkinlerde bu oranlar korunarak miktarlar artırılır.
    Ketojen diyetin olumlu etkisi ve bazi olgularda nöbetleri seyrekleştirdiği bi linmektedir. Ama fazla yağlı bir bes lenme her hasta tarafından kolayca uy gulanamaz. Saralı hastanın sıvı besin ve içecekleri de kısıtlaması gerekir; tuzun azaltılması bunu kolaylaştırır,] Ketojen ve kuru bir diyetin uygulan-] ması her zaman kolay değildir, ama genel bir Önlem olarak karbonhidratı ve proteinleri azaltarak yağlan artır mak, içecekleri sınırlamak ve alkolü] kesmek önerilir.

  2. #2
    efsuslu83 Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    46

    Standart

    Gökçek bey.
    Yakınımın oğlu sara hastası. Henüz 7 yaşında. 2 yaşında iken ağır bir beyin ameliyatı geçirdi. Kemoterapi ve ağır ilaçlar aldı. O ameliyat başarılı oldu ama geriye sara problemini bıraktı.
    Bize tavsiye ediceğiniz bitkiler var mı?

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı efsuslu83 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gökçek bey.
    Yakınımın oğlu sara hastası. Henüz 7 yaşında. 2 yaşında iken ağır bir beyin ameliyatı geçirdi. Kemoterapi ve ağır ilaçlar aldı. O ameliyat başarılı oldu ama geriye sara problemini bıraktı.
    Bize tavsiye ediceğiniz bitkiler var mı?
    Sara problemi olan bir çok kişiyi tedavi ettik.

  4. #4
    efsuslu83 Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    46

    Standart

    Çok sevindim. Ne önerirsiniz?

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı efsuslu83 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok sevindim. Ne önerirsiniz?
    iksir, tonik, depresyon çayı ve ozon yağı kullanırsa iyi gelir

  6. #6
    sukrubalta Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    Gökçek Bey,
    Benim 3 yaşında bir oğlum var. 5 aylıkken nöbet geçirmeye başladı. nöbetleri çok uzun sürüyordu. ilaç kullanmaya başladık fakat nöbetlerini bir türlü durduramadık. Biraz azalma oldu ama herhangi bir enfeksiyonda tekrar uzun nöbetler geçiriyor. aynı zamanda çocuğuma otizm teşhisi de kondu. EEG si ve diğer bütün tahliller önceden beri temiz çıkıyor. yalnızca beyin tomografisinde beynin ön ve arka kısımlarında küçülme tespit edildi. oğlum henüz yürümüyor oturmuyor ve konuşmuyor. isteği var ama hiç denge kuramıyor. nedenleri bir türlü bulunamadı ben biraz aşılardan şüpheleniyorum. çünkü çocuğum ilk aylarda süperdi. Neyse önerilerinizi bekliyorum. teşekkürler...

  7. #7
    sukrubalta Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    Gökçek Bey,
    3 yaşında bir oğlum var 5 aylıkken havale geçirdi EEG ve diğer tahliller temiz olmasına rağmen epilepsi teşhisi kondu. ilaç tedavisine başladık fakat nöbetler bir türlü durmadı. bazen müdahale edilmezse durmuyor. 1.5 yaşındayken de otizm teşhisi kondu. çocuk şu anda oturmuyor yürümüyor ve konuşmuyor. oysa ilk 4 ay çok iyiydi. beyin tomografisinde beynin ön ve arka bölümlerinde küçülme olduğu tespit edildi. son EEG de de beyin dalgalarında azalma olduğu söylendi. doktor bunların çocuğun öğrenmesini etkilemeyeceğini söyledi yani o da şaşkın. çünkü çocuğun görülen bir problemi yok bedensel gelişimi yaşıtlarından bile iyi..
    önerilerinizi bekliyorum teşekkürler....

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı sukrubalta Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gökçek Bey,
    3 yaşında bir oğlum var 5 aylıkken havale geçirdi EEG ve diğer tahliller temiz olmasına rağmen epilepsi teşhisi kondu. ilaç tedavisine başladık fakat nöbetler bir türlü durmadı. bazen müdahale edilmezse durmuyor. 1.5 yaşındayken de otizm teşhisi kondu. çocuk şu anda oturmuyor yürümüyor ve konuşmuyor. oysa ilk 4 ay çok iyiydi. beyin tomografisinde beynin ön ve arka bölümlerinde küçülme olduğu tespit edildi. son EEG de de beyin dalgalarında azalma olduğu söylendi. doktor bunların çocuğun öğrenmesini etkilemeyeceğini söyledi yani o da şaşkın. çünkü çocuğun görülen bir problemi yok bedensel gelişimi yaşıtlarından bile iyi..
    önerilerinizi bekliyorum teşekkürler....
    Mantar kapmış ve verdiğiniz ilaçlarla mantarlar çoğalmış.Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı çok çok etkili iken Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı daha etkilidir.Bu nedenle bağırsakların da mantar olanların ilk 6 hafta dan sonra Tonik yerine Aloe Vera Jeli kullanmaları daha uygun olur.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.

  9. #9
    desperado0 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    1

    Standart

    Merhaba gökçek bey; 10.04.2011 pazar sabahı babam uyurken bağırmaya başladı ve sonra bağırması kesildi gözleri falan kaydı. Biz tabi ilk defa bu hastalıkla karşılaştığımız için hemen ambulansı çağırdık. baktılar bir şeyi olmadığını ve nöroloji bölümüne gitmemiz gerektiğini bildirdiler. Bursa şevket yılmaz devlet hastanesine götürdüm babamı emar istedi doktor ve e-mar şonuçunu bügün gösterdik. Doktor epilepsi (sara) başlangıcı teşhisi koydu ilaç tedavisine başlandı. Değerli hocam bu noktadan sonra babamın çalışması ve iyileşme süreci nasıl ilerler acaba ve iyileşme aşamasında yardımcı olacak birşey önerenbilirmisibiz.... İYİ GÜNLER İYİ ÇALIŞMALAR

  10. #10
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı desperado0 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba gökçek bey; 10.04.2011 pazar sabahı babam uyurken bağırmaya başladı ve sonra bağırması kesildi gözleri falan kaydı. Biz tabi ilk defa bu hastalıkla karşılaştığımız için hemen ambulansı çağırdık. baktılar bir şeyi olmadığını ve nöroloji bölümüne gitmemiz gerektiğini bildirdiler. Bursa şevket yılmaz devlet hastanesine götürdüm babamı emar istedi doktor ve e-mar şonuçunu bügün gösterdik. Doktor epilepsi (sara) başlangıcı teşhisi koydu ilaç tedavisine başlandı. Değerli hocam bu noktadan sonra babamın çalışması ve iyileşme süreci nasıl ilerler acaba ve iyileşme aşamasında yardımcı olacak birşey önerenbilirmisibiz.... İYİ GÜNLER İYİ ÇALIŞMALAR
    Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve SİNİR Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Gökçek Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı çok çok etkili iken Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı daha etkilidir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.

Visitors found this page by searching for:

epilepsi kaç yaşında başlar

rüyada çene kilitlenmesi

ellerin kasılması

ellerin kilitlenmesi

ellerin kitlenmesi

epilepsi hastaları ne kadar yaşar

ellerde kilitlenmesara başlangıcıbeyin kilitlenmesisara nöbeti belirtileribeyin dalgalarında bozuklukvücudun kilitlenmesirüyada çene kasılmasıbeyindeki bozukluklarBEYİN BOZUKLUKLARIvücut kilitlenmesibeyin dalgalarındaki bozuklukepilepsi hastalığı kaç yaşında ortaya çıkarbeyin bozukluğusara hastalığı kaç yaşında ortaya çıkarvücut kitlenmesiBEYNİN KİLİTLENMESİketojen diyetrüyada çenenin kilitlenmesiepilepside aura

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84