Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Sarkoidoz, sarkoidoz tedavisi, sarkoidoz nedir, sarcoidosis, sarkoidoz hakkında

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Standart Sarkoidoz, sarkoidoz tedavisi, sarkoidoz nedir, sarcoidosis, sarkoidoz hakkında

    Sarkidoz

    Sarkidoz (Morbus Boeck) iltihaplı bir hastalık olur genelikle Akçiğerde görülsede nadirende deri, gözler, kemikler, lenf bezeleri, dalak, kalp, karaciğer, pakreas ce sinir sistemindede görülebilir. Hastaların yarısında herhangi bir rahatsızlık görülmezken diğer yarısında ağrılı rahatsızlıklar görülebilir. Ocak şekilinde granül adı verilen yuvarlak veya başka şeklide doku düğümlerinden oluşur. Hastalığın sebebi bilinmemektedir, araştırmacılar hastalığın genetik veya çevre faktörleri nedeniyle olabilieceğini ileri süremktedirler. Son yapılan araştırmalarda genin bozulmasının sarkidoza sebep olduğu idea edilmektedir. Ama genetik yapıyı bozsa bozsa henüz keşfedilmem,iş bir virüs veya virüsler sebep olabilir.

    Sarkidoz normal olarak 15?60 yaşları arasında görülürsede nadiren yaşılarda vede daha küçüklerdede görülebilir. Sarkidoz en çok isveç , izlanda ve ABD?de ise zenciler arasında dahaço görülmektedir. Almanyada yılda ortalama 8?10 000 kişide sarkidoz hastalığı ortaya çıkmakta ve sürekli yaygınlaşmaktadır. Sarkidoz hastalığı genelikle kadınlarda daha çok görülmektedir.

    Sarkidozun nedeni pek anlaşılamamıştır ve sebepleri konusunda araştırmalar sürmektedir. Hastaların çoğunda akçiğer rahatsızlığı görülür. Alınan nefesle birlikte akçüğere yerleşen zararlı maddeler tahribatta önemli rol oynarsada. Asıl bakteri, virüs ve mantarları yaptığı tahribatlara kimyasal ilaçlar ve kimyasal maddeler, ve tozlarında katkısı ile dahada komplaks bir durum ortaya çıkar. Genetik değişimlerinde sarkidozun yayılmasında önemli rol oynadığı 6 nolu kromosomdaki değişimlerin sarkidoza yakalanmayı kolaylaştırdığı tesbitedilmiştir. Genetik bozulmalar bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır.

    Sarkidozun devreleri.
    Sarkidoz akut ve kronik olmak üzere iki devrede görülür.
    Akut Sarkidoz genelikle yüksek ateşle birlikte görülür. Hastalık belirtileri hangi organda görülürse o organa göre belirir. Sarkidozun Löfgren sendromu diye bilinen türünde ise üç özellik bir arada bulunur. Bu özelikler düğümgülü (erythema nodosum), artist (eklem iltihapalanması ) ve lenf şişmesi gibi rahatsızlıklar aynı anada görülürse buna özel sarkidoz (löfgren-sendrom) denir.

    Kronik Sarkidoz
    Kronik ya hiç fakedilmeden ortaya çıkar veya yavaş yavaş sinsice gelişir. Fakat geenlikle herhangi bir rahatsızlığa sebep olmadan hastalık yayılır ve hastalığın teşhisi röntgenle teşhisedilir.Hastalık genelikle göğüs kafesindki lenf bezelerinde görülür. Bunun hariçinde hastalığın başka önemli faktörleri şunlardır.

    Genel Halsizlik
    Hafif Ateşlenme
    Zayıflama
    Nefes darlığı
    Artirit (Eklem iltihaplanması ) ve ayak bileğinde ağrı
    Deride morumsukızarıklık ağrılı lekeler, genelikle klaçada
    Gözün iris tabakasında iltihaplanma

    Hastaların yarısında bu rahatsızlıklar görülürken yarısısnda görülmez bu nedenlede hastalığı teşhis zamanında yapılamadığından çok geç kalınabilir.

    Sarkidozun Teşhisi:
    Sarkidozu akçiğerlerdeki ve lenf bezelerindeki tipik değişimler röntgenle veya bilgisayarlı tomografi ile teşhis konur. Kesin teşhis ise mikroskopik inceleme ile mümkündür. Akçiğer sıvısı alınır ve analizi yapılır. Lenf bezelerinden, akçğer dokusunda, karaçiğerde, deride ve diğer organlarda görülen değişimler doku alınarak analizi yapılır ve teşhisi yapılır. Sarkidoz hastalarının % 60?ının kanında angiotensin Convertin anziminde (ACE) yükselme olur.

    Sarkidozu Tedavi:
    Sarkidozun tedavisi mutlaka yapılmalırır ve hastalık akut iken teşhis konursa genelikle problemsiz % 60 oranında iyileşmektedir. Kimyasal ilaçala tedavinin yanında Gökçek İksiride birlikte kulanılırsa dokularda biriken curuf yokeder. Curufa yerleşen bakteri, virüs ve mantarlar ortada kalır ve bağışıklık sistemide bu mikropları yokeder. Tedavi zamanıda yapılmazsa akçiğerde yara izine sebep olur.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Sarkidoz Hastalığını

    Sarkidoz Hastalığını bilmem ama bendede koltuk altı bezeleri aşırı şekilde şişmişti ve korkumdan doktora yıllarca gitmedim. Önce Tahitian Noni, Aloe Vera ve sonrada Çörek otu yağını kulandım faydaları oldu ama kesin çözümünü Gökçek İksirinde gördüm. Doktora gidip konturol olduğumda lenf bezeleri gayet normal dedi ve kanımdaki daha önce çok aşırı orandaki akyuvar oranıda notmalleşmişti.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.893

    Standart Sarkoidoz Hastalığını

    Sarkoidoz Hastalığını

    Sigara içmeyenler de hastalanır

    Tıbbın en ilginç, en renkli hastalıklarından biri olan sarkoidoz son yıllarda ülkemizde giderek daha sık saptanan bir hastalık olmaya başlamıştır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Sarkoidoz hastalığını tüm yönleriyle yazdı.

    130 yıldan fazla zamandan beri tanınmasına rağmen kesin nedeni ve tedavisi yoktur. Sigara içmeyenlerde ve kadınlarda daha sık görülür. Başta akciğerler olmak üzere, herhangi bir organı da tutabilen sarkoidoz daha ziyade ilkbahar mevsiminde belirti vermektedir. En çok karıştığı hastalıklar, tüberküloz, kanser ve lenfomalardır. Sarkoidoz, bazı hastalarda kendiliğinden gerilerken, bazılarında ise ilerleyerek solunum yetersizliği ve ölümlere de neden olabilmektedir.

    136 YILLIK HASTALIK
    İlk kez 1869 yılında İngiliz doktor Hutchinson tarafından tanımlanmıştır. Kadınlarda erkeklere göre daha sıktır ve en çok 20-40 yaş arasında rastlanır. Hastaların %70'i 40 yaşın altındaki kişilerdir. Küçük çocuklarda da çok nadiren saptanabilir.

    NEDENİ HALA BİLİNMİYOR
    Sarkoidozun kesin nedeni hala bilinmemektedir. Hastalığın, bağışıklık sisteminin tüberküloz mikrobuna ya da diğer bakteri ve virüslere karşı farklı bir reaksiyon göstermesiyle ortaya çıkabileceği düşünülmektedir. Berilyum madeni ile çalışan uçak ve silah endüstrisi işçilerinde sarkoidoza çok benzeyen bir hastalık tablosu görülmektedir.

    Sarkoidoz bulaşıcı bir hastalık değildir. Genetik geçişinin nasıl olduğu bilinmemekle beraber, bazı ailelerde daha sık görülmektedir.

    İSKANDİNAV ÜLKELERİNİN HASTALIĞI
    Sarkoidoz, dünyadaki her ülkede görülmekle birlikte, en çok İskandinav ülkelerinde rastlanmaktadır. Batı Avrupa'da doğuya göre daha sıktır. İsveçlilerdeki görülme sıklığı 100.000'de 65 iken, Polonya'da 100.000'de 3'tür. Amerika'da da siyahlarda beyazlara göre 8 misli fazla saptanmaktadır.

    Hastalığın Türkiye' deki görülme sıklığı konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

    SİNSİ BİR HASTALIK
    Hastalık, ani olarak başlayabildiği gibi sinsi bir seyir de gösterebilir. Hatta, hiçbir şikayeti olmayan bir kişide, tesadüfen çekilen bir akciğer röntgeni ile tanınması hiç de ender olmayan bir durumdur.

    Sarkoidozun çok ilginç bir özelliği de hastalık belirtilerinin çoğu kişide nisan-mayıs-haziran döneminde ortaya çıkmasıdır.

    Sarkoidoz vücutta her hangi bir organı tutabilirse de, en çok hastalanan organ akciğerlerdir. Akciğer dokusunda iltihaplanma ve lenf bezlerinde büyüme saptanır. Başlıca belirtiler kuru öksürük ve eforla ortaya çıkan ilerleyici nefes darlığıdır.

    Sarkoidoza özgü tipik deri bulgusu, burun, yanaklar ve dudaklar etrafında görülen morumsu lekelerdir. Bazı hastalarda bacakların ön yüzünde kırmızı, parlak, ağrılı şişlikler oluşur. Bu hastalarda ateş yükselmesi ve eklem ağrıları da bulunur.

    Lenf bezlerinde büyüme sık rastlanan bir bulgudur, dalak büyümesi de görülebilir. Bunlar, ilk planda lenfoma, kanser, tüberküloz gibi hastalıkları düşündürür.

    Sarkoidoz, görme bulanıklığı, gözlerde yaşarma ve ışığa karşı hassasiyete de neden olur. Bu daha çok genç hanımlarda rastlanan bir özelliktir ve hastalığın ilk belirtisi de olabilir.

    Sarkoidozda, nadir olarak, sinir sistemi, kalp, eklem ve kemikler ile böbreklerle ilgili belirtiler de görülebilir.

    KESİN TANI İÇİN BİYOPSİ GEREKİR
    Hastalığın tanısında, akciğer röntgeni ve tomografisi çok önemlidir. Kesin tanı için bronkoskopi veya lenf bezi biyopsisi gerekir. Bazı hastalarda akciğerlerden ya da diğer organlardan da biopsi yapılabilir. Kanda kalsiyum ve ACE enzimi yüksekliği ya da idrarla atılan kalsiyumun çok artmış olması da sarkoidoza özgü bulgulardır.

    TEDAVİSİ MÜMKÜN
    Sarkoidozun nedeni bilinmediği gibi, kesin bir tedavisi de yoktur. Hastalık aktivitesinin artmış olduğu durumlarda, kortizon uygulanır. Tedavi süresi, kortizon dozu giderek azaltılarak 6-12 aydır. Göz, kalp, sinir sistemi tutulumuna ait bulgular varsa kortizon tedavisi şarttır. Akciğerlerde sadece lenf bezlerinde büyüme olması kortizon tedavisini gerektirmez, ama hastanın solunum fonksiyonlarının bozukluğu ile öksürük, nefes darlığı gibi şikayetlerine göre tedaviye karar verilir.

    HASTALAR SÜREKLİ İZLENMELİ
    Sarkoidoz korkulacak bir hastalık olmamakla birlikte, herhangi bir tedavi ile tamamen geçmesi de mümkün değildir. Tüm sarkoidozlu hastaların, belirli aralıklarla kontrol edilmeleri gerekir.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.893

    Standart ReflÜ Nedİr?

    REFLÜ NEDİR?
    Halk arasında Mide Reflüsü olarak bilinen Gastro Özofageal Reflü hastalığı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Reflü, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Erişkinlerin yaklaşık %20'sinde reflü görülmektedir.

    Mide içeriği midenin salgıladığı hidrojen iyonu nedeniyle belirgin derecede asittir. Eğer onikiparmak barsağından mideye doğru safra geri akımı varsa mideden yukarı çıkan içerik hem asit hem de safra içerir. Alkali özellikli olan safra da mide asidi gibi yemek borusunun tahrişine neden olur. Reflü hastalığı, asitli ve/veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini asitten ve/veya safralı mide içeriğinden koruyamaması nedeniyle oluşur.

    Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engelleyen bir kapak mekanizması vardır. Reflü hastalarında en sık görülen özellik bu mekanizmanın gevşekliğidir. Bu durum sıklıkla mide fıtığıyla birlikte yaşanır. Mide boşalım bozukluğu ya da bozulmuş yemek borusu hareketi bu hastalığı tetikleyen diğer nedenlerdir.

    Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını engelleyen iki mekanizma vardır.

    KELEPÇE MEKANİZMASI
    Kelepçe mekanizması, mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını kasların bir kelepçe gibi sıkılmasıyla engeller. Sağlıklı bir kelepçe mekanizması şu şekilde işler;

    Normal durum Mide içeriği yukarı doğru hareket eder Kelepçe mekanizması çalışır

    KAPAK MEKANİZMASI
    Kapak mekanizması, mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını kasların bir kapak gibi kapanmasıyla engeller. Sağlıklı bir kapak mekanizması şu şekilde işler;

    Normal durum Mide içeriği yukarı doğru hareket eder Kapak mekanizması çalışır

    REFLÜ ŞİKAYETLERİ NELERDİR?
    Hastalarımızın en sıklıkla başvurduğu şikayet mide yanmasıdır.
    Bunun yanında göğüste yanma ve ekşime,
    Ağıza gelen acı bir tat,
    Ağız kokusu,
    Özellikle yemeklerden sonra ve tok karna yatıldığında geceleri rahatsız eden şişkinlik, geğirme ve boğulma hissi
    Göğüste takılma ve sıkışma hissiyle birlikte kalbe baskı ve çarpıntı hissedilebiliyor.
    Derin nefes almada güçlük çekilebiliyor.
    İleri aşamalarda da;
    kronik farenjit,
    kronik sinüzit,
    alerjik astım
    ve diş çürüklerine gidilen bir süreç yaşanabiliyor.

    REFLÜ ŞİKAYETLERİ BAŞKA HANGİ HASTALIKLARI CAĞRIŞTIRIR?
    HAZIMSIZLIKLA İLGİLİ OLAN ŞİKAYETLER
    Şişkinlik, geğirme, midede yanma ve hazımsızlık hissi
    safra kesesi taşı olan insanlarda
    Ülseri olan insanlarda
    Gastriti olan insanlarda
    görülebilir.
    KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI İLE İLGİLİ OLAN ŞİKAYETLER
    Kronik farenjit
    Kronik sinüzit
    Ses kısıklığı
    Kronik tahriş öksürüğü
    GÖGÜS HASTALIKLARI İLE İLGİLİ OLAN ŞİKAYETLER
    Alerjik astım
    Kronik öksürük
    KALP HASTALIKLARI İLE İLGİLİ OLAN ŞİKAYETLER
    Çarpıntı
    Kalpte sıkıntı hissi

    REFLÜ TANISI
    Reflü'yle ilgili yapılan bazı testler vardır. Bunlar;

    Endoskopik Muayene (Gastroskopi)
    Sıklıkla kullanılan ve en fazla bilgiyi sağlayan yöntemdir. Endoskopik muayene ile yemek borusuyla ilgili tahriş miktarını, mide kapağındaki gevşekliği, mide fıtığını, ayırıcı tanıya giren gastrit ve ülser gibi yakınmaların olup olmadığını teşhis edebiliriz. Her hastada mutlaka endoskopik muayene yapılmalıdır.

    Baryumlu Pasaj Grafisi
    Bu yöntemle ilaçlı bir film çekiliyor ve yemek borusundan bu ilacın geçiş paterni gösteriliyor. Böylece yemek borusunun hareketiyle ilgili bir sorun olup olmadığı ortaya konmaktadır. X ışınları aracılığıyla bu filmin yemek borusundan mideye ve mideden onikiparmak barsağına boşalımı takip edilir.

    Manometri
    Manometri yöntemi, yemek borusunun hareket paternini gösterir. Bu yöntemle burundan yerleştirilen bir kateter aracılığıyla yemek borusunun hareketi incelenir. Yemek borusunun oluşturduğu itici dalgaların gücünü ve ritmi saptanır.

    PH Metri
    Bu yöntemde de burundan yerleştirilen bir kateter aracılığıyla yemek borusunun en son kısmındaki asit ve alkali reflüsü 24 saat süreyle ölçülür ve takip edilir.

    REFLÜ TEDAVİSİ
    Reflü tedavisinde 4 yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler Reflü'nün şiddetine ve ilerlemesine göre doktorunuz tarafından belirlenmelidir. Yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi ve endoskopik tedavi tip ve evrelerine göre hastalığın iyileştirilmesini sağlayan yöntemlerdir.

    YAŞAM ŞARTLARINDA YAPILACAK DÜZENLEMELER
    Kişinin yaşamında yapacağı bazı düzenlemeler Reflü hastalığının ilerlemesini engelleyebilir ve kişiyi rahat ettirebilir. Bunlar;

    YÜKSEK YASTIKTA YATIN

    Yatarken vücudun üst kısmı ile başın yüksekte olmasını sağlayın. Bunun için yastık sayısını artırabilir veya yatağın baş kısmını yükseltebilirsiniz. 25-30 derece diklikte bir açıyla yatıldığında mide içeriğinin yemek borusu ve yutağa doğru yukarı kaçışı azalır.

    YATMADAN ÖNCE BESİN ALMAYIN

    Yatmadan 2 saat önce besin almamaya özen gösterin. Midenin içeriğini boşaltma süresi takribi olarak 2-3 saattir. Boş bir mideyle yatmak reflü olasılığını en aza indirir. Bu nedenle yemeklerden sonra bir süre yatmayın ve uzanmayın.

    SİGARA ve ALKOL KULLANMAYIN

    Sigara asit salgısını uyarıp mide kapakçık basıncını düşürerek reflünün artışına yol açar. Sigara ve alkol kullanmayın.

    ASİTLİ İÇECEKLER İÇMEYİN

    Kolalı içecekler, kahve, çikolata, yağlı, acılı, baharatlı yiyeceklerden kaçının. Asitli içecekler ve bu tür besinler, mide şikayetlerinin artmasında önemli rol oynarlar ve asit salgısını uyarıp mide kapakçık basıncını düşürerek reflünün artışına yol açarlar.

    SAĞLIKLI BESLENİN

    Sık ögünlerle az miktarda besin alın. Bir defada çok fazla yemek yerine, sık sık ve az miktarda yemeyi tercih edin. Fazla yemek, mide içi basıncı artırdığından geri kaçışı şiddetlendirir.

    DAR KIYAFETLER GİYMEYİN

    Karın bölgesini sıkan kıyafetlerden kaçınmalısınız. Kemerinizi çok sıkmamaya hatta mümkünse kemer kullanmamaya çalışın.

    FAZLA KİLOLARINIZDAN KURTULUN

    Düzenli spor yaparak ve dengeli beslenerek fazla kilolarınızı vermeye çalışın. Kilolu insanlarda karın iç basıncı daha yüksek olduğundan reflü yakınmaları artabilir.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 07-12-2013, 17:16
  2. Cevaplar: 12
    Son Mesaj : 09-13-2012, 16:56
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01-20-2010, 00:03
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 09-16-2007, 10:29

Visitors found this page by searching for:

sarkoidoz tedavisi

sarkoidoz bitkisel tedavi

sarkoidoz nedir

sarkoidoz belirtileri tedavileri

sarkoidoz belirtileri

sarcoidosis nedir

sarkoidoz hastalığının bitkisel tedavisisarkoidoz hakkında bilgiSARKİDOZsarkoidozsarkoidoz hastası neler yemelisarcoidose nedirsarkoidoz hastası ne yemelideri sarkoidozusarcoidosissarkoidoz bitkisel çözümsarkoidoz bitkisel tedavisisarkoidoz hastaları ne yemelisarkoidoz hastalığına bitkisel çözümsarkoidozasarkoidoz ve kortizonsarcoidose hastaligi nedirakciğerde sarkoidozsarkoidozda bitkisel tedavisarkoidoz tedavi

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169