Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 21 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Şişkinlik, şişkinlik nedir, şişkinlik tedavisi, karında şişkinlik, karın ağrısı

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Post Şişkinlik, şişkinlik nedir, şişkinlik tedavisi, karında şişkinlik, karın ağrısı

    Şişkinlik, şişkinlik nedir, şişkinlik tedavisi, Gaz, karında şişkinlik





    Şişkinlik

    Şişkinlik sıradan şişkinlikse bu önemli değildir, zira yellenerek dışarı atılıyor ve bir miktar kokuyorsa bu normaldir. Bu şişkinliğe bağırsak bakterilerinin salğıladığı gazlar sebep olur ve bu durum normaldir. Burada korkulacak bir durum yoktur, şayet şişkinligin sebepleri başka ise o zaman teşhis ve tedavisi gerekir. Şişkinlik gastroerteroloji diye anılan mide-bağırsak rahatsızlıklarındandır. Şayet şişkinlik nedeniyle interniste giderseniz ve internistin yapacağı muayenelerle şişkinliğin nedeni analaşılır. Şişkinliğe genelikle mide-bağırsak ülser, kanser, polip ve mantarı varsa veya sindirim organlarıının (pankreas, karaciğer, mide ve bağırsaklar) yetersiz enzim salğılarsa otyaya çıkar. Ayrıca bağırsak hasaslaşması (colon irritabile) ve psikolojik olarak ortaya çıkan rahatsızlıklardada şişkinlik olur. Facesle (dışkı ) yapılan testlerden kana göre daha çok bilgi alınır. Bu nedenle şişkinlik problemi olanların mutlaka feces testi yaptırmaları gerekir.

    Şişkinliğin sebepleri:
    Şişkinliğe ilavetten karın ağrısı, kusma ve bulantıda görülürse bunun bir çok sebebi olabilir.
    1-) Mide tahribatı
    2-) Bağırsak hasaslşması
    3-) Alkol
    4-) Stres nedeniyle hava yutma
    5-) Besin allerjisi
    6-) Bağırsak mantarları
    7-) Pankreas zafiyeti
    8-) Kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler
    9-) Bağırsak mukozasının tahribatı

    Bağırsak mantarlarının önemi:
    Doğal tedavi uzmanlarına göre şişkinliğin tek sebebi vardır ve buda bağırsak mantarlarıdır. Bağırsak florası faydalı bakteriler, zararlı bakteriler ve mantarlardan oluşur. Bağırsakları sağlıklı olan bir insanın bağırsaklarında faydalı bakteriler % 98?ini oluşturur. Faydalı bakterilerin çeşitli sebeplerden dolayı azalması nedeniyle, onun boşaltığı noktaya zararlı mantarlar yerleşir. Özeliklede antibiyotikler alınınca faydalı ve zararlı bakteriler azalırken mantarlar çoğalır. Bu ise çok tehlikeli bir durumdur. Şayet pankreas ve yeterli ve kaliteri enzimler salğılıyamıyorsa proteinler aminoasitlere, karbonhidratlar disakkaridlere ve yağlar yağasitlerine dönüşmez.

    Bu dönüşüm (metabolizma) tam olmadığından kalın bağırsaklara ulaşan besinler, bakteriler tarafından ideal olmayan (istenmeyen) şekilde parçalanır. Böylece ortaya aminoasit yerine biyojen aminler çıkar, bunlarsa çok mahzurludur. Örneğin histamin allerjiye sebep olur. Besin artıklarının metabolik değişimlere uğramadan yani tam hazmedilmeden kalınbağırsağa ulaşması çok büyük problemler olduğuna işarettir. Hazmedilmeden kalınbağırsağa geçen karbonhidrat artıkları (nişasta) bağırsak mantarları tarafından zehirli gazlar ve zehirli alkollere dönüştürülür. Bu zehirli maddeler kana karışır karaciğer ve böbrekler bunları elimine etmek için uğraşır ve böylece hem zamanla tahrip olur hemde kendi asli görevini yapamaz

    Enzimlerin yeterli ve kaliteli olmaması nedeniyle besinler ideal şekilde metabolik değişimlere uğramadığından bağırsaklar moleküllerin geçirgenlik (permeability) katsayısını artırır. Örneğin önce diyelimki 100 atomlu moleküllerin geçmesine sonra bu daha büyük molekül yumaklarının geçişine müsadeeder. Bu duruma vücut alışkın olmadığından yeni ve sindirilmemiş besin artıklarına krşı allerjik reaksiyon gösterir. Buna bağırsakda yırtık veya delik var da denir, fakat slında yırtık veya delik yoktur, sadece geçirgenlik katsayısı büyümüştür.

    Bağırsak mantarları hemen her insanda olur ve 1 gram fecesde (dışkı ) 100-1000 adet olması normaldir, fakat bu sayı 10.000.000 ile 1 milyon arasında değişirse tehlike arzeder. Bu mantarlardan en hızlı yayılanı candida olup, üretiği zehirli gazlar ve zehirli alkollerle önce alt karında şişkinlik yapar, alt karın diyaframı sıkıştırır, oda akciğeri, akciğierde kabi sıkıştırır. Hasta kalp rahatsızlığı olduğunu zanneder, fakat rahatsızlığının asıl sebebi genelikle bağırsak mantarlarıdır. Bağırsak mantarlarının yayılmasında siyah çay çok önemli rol oynar.

    Mantarlardan kurtulmak için kesinlikle antibiyotik ilaçlar alınmamalıdır, çünkü antibiyotikler faydalı ve zararlı bakterileri yokederken mantarların azmasına neden olurlar. Bazı hastalar mantara karşı diyet yapmaktadır. Buda mahzurludur, çünkü immün sistemi yeterince vitamin ve mineraller alınmadığından zayıflar. Ve böylece mantarlar daha kolay yayılır. Beslenmeye dikkat edilmelidir ve bunların başında şeker içeren besinler alınmamalıdır.

    Pankreas zafiyeti:
    Pankreasın kaliteli ve yeterli enzim salgılıyamaması demek yağ ve poroteinların tam olarak parçalanmadan kalın bağırsağa geçer. Besin artıkları bakteriler ve mantarlar tarafından zehirli gazlara ve zehirli alkolleredönüştürülür. Buda şeytan üçgeninin başlanğıç noktasıdır, yani bir çok hastalığın ana sebebidir. Siyah çayda pankreas zafiyetine neden olur.

    PMN-Elastazlar bağırsak iltihaplanmasına (enterit ve kolit) işarettir. PMN-Elastaz enzimi sadece akyuvarlarda olan bir enzimdir. Şayet feceste (dışkı ) yüksek oranda PMN-Elestaz enzimi görülürse bu bağırsaklarda bir anormalik olduğuna işarettir. Eğer PMN-Elasta enzimi hafif yükselmişse savunma sisteminin mevcut bakteri ve mantarlara karşı mücadele halinde olduğunu gösterir. Eğer aşırı oranda PMN-Elestaz enzimi yükselmişse o zaman incebağırsak iltihaplanması (enterit) ve kalınbağırsak ülseri (colitis ulserosa, ülseratif kolit) olabilir. Bunedenle emin olmak için kolon endoskopisi ile (kalın bağırsakları muayene için ucu ışıklı alet) muayene edilir.

    Alfa 1 Antitripsin enzimi besin allerjisine işarettir.
    Bu enzimin oranı yükselirse bağırsak iltihaplanması (enterit) veya bağırsak mukoza geçirgenliğinin (permebility) artığına işarettir. Normal oarak bağırsak mukozası çok küçük moleküllerin girişine müsade eder, fakat sindirim organlarının kaliteli veya yeterli enzim salğılamamaları besinler yeterince küçük moleküllere ayrılmaz ve böylece bağırsak mukozası büyük moleküllerinde geişine müsade eder. Buna bağırsakta yırtık veya delik var denir, buda allerjiye sebep olur.

    Besin allerjisi.
    Şayet kişinin beli besin maddelerine karşı allerjisi varsa, bu besin maddelerinden uzak durulması gerekir. Besin allerjisi olan şahıs allerjiye sebep olan besinler yediğinde ishal yada şişkinliğe sebep olabilir. Allerji testlerinin birçoğu yanlış neticeler vermektedir. Her türlü allerjik reaksiyon TahitianNoni, Aloxi, ve çörekle tedaviedilebilir.

    Safra asidinin yeniden absorbe edilememesi ve kalınbağısak rahatsızlıkları:
    Karaciğerin salğıladığı safraasidi safra kesesinde toplanır ve sindirim için bağırsaklara karışan safra asidi görevini yaptıktan sonra ince bağırsağın son kısmında bu safra yeniden absorbe edilir. Şayet kalınbağırsaklardaki bakteriler ince bir hastalık nedeniyle ince bağırsağın son kısmı amaliyatla alınmışsa safra absorbe edilmez. İncebağırsak tarafından absorbe edilmeyen safra asidi kalınağırsağa geçer. Safra asidi kalınbağırsak mukozasını tahripeder ve kanserin oluşması için uygun şartlar oluşturur. Tahribat nedeniyle sık sık ishal ve şişkinlik olur.

    Şişkinliğin tedavisi:
    Şişkinliğin sade basit bir şişkinlikse ZYE-, kimyon-, rezene-, çörek-, kakule preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek iksiri iyi gelir. Şişkinliğin sebebi bağırsak florasının bozulmasıdır ve bağırsakalrda faydalı bakteriler yerine mantarlar çoğalır. Bağırsak mantarları zehirli gazalar, zehirli alkoller ve biyojen aminler üretir ve buda vücudun bütün hormon dengelerini bozar, ve çeşitli hastalıklar ortya çıkar. Tedavisi ancak Gökçek İksiri ile mümkündür.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.638

    Standart Karın şişkinliği ve gaz


    Op. Dr. Bülent Koç

    Genel Cerrahi Uzmanı

    Karın şişkinliği ve gaz

    Her insanda normalde geğirti veya anüs yoluyla çıkartılan gaz oluşur. Buna karşılık pek çok insan normal miktarda gazları olmasına rağmen karınlarında gaz veya şişkinlik hissederler. Çoğu insan günde ortalama 14 kez gaz çıkarır.

    Karındaki gazı genelde kokusuz olan,karbondioksit, oksijen, nitrojen, hidrojen ve bazen de metan gazları oluşturur. Gazın hoş olmayan kokusunu ise kalın barsaktaki bakterilerin oluşturduğu sülfür içeren az miktardaki gazlar oluşturur. Barsaklardaki gazın %1?den azı kokuyu oluşturan gazlardır, bunlar uçucu kısa zincir yağ asitleri, amonyak, hidrojen sülfür ve değişik uçucu amino asitlerdir.

    Yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklardan oluşan sindirim sistemimizdeki gazın iki kaynağı vardır.

    Bunlar:
    Kalın barsakta normalde bulunan zararsız bakterilerin bazı sindirilmemiş gıdalarda bozulma yapması ile oluşan gazdır.

    Hava yutma (aerofaji) mide gazının en sık sebebidir. Her insan yerken veya içerken bir miktar hava yutar.Hızlı yiyip içen, sakız çiğneyen, sigara içen ve uygun olmayan ( gevşek ) takma diş kullananlarda ise normalden fazla hava yutulur. Midedeki gazın önemli bir kısmı geğirme ile çıkartılır, geride kalan kısım ince barsaklara geçer ve burada kısmen emilir, az bir miktarı ise kalın barsaklara geçer ve makat yolu ile atılır. Mide kendisi de mide asidinin bikarbonatla karışması sonucu karbondioksit gazı oluşturur ancak bu gazın önemli bir kısmı ince barsaklarda emilir ve kalın barsağa kadar ulaşmaz.

    2- Sindirilmemiş Gıdanın Bozulması

    İnsan vücudu bazı karbonhidratları ( şeker, nişasta ) ve pek çok gıdada bulunan lifleri ince barsaklardaki enzimlerin yetersizliği ya da yokluğu nedeni ile sindiremez. Bu sindirilmemiş gıda ince barsaklardan kalın barsağa geçtiğinde, kalın barsaktaki normal flora dediğimiz zararsız bakterilerce bozulmaya uğrar ve hidrojen, karbondioksit, insanların üçte birinde de metan gazı oluşur. Sonuçta bu gazlar anüs yoluyla dışarı atılırlar. Metan gazı oluşan insanların gaitaları su içinde yüzer. Araştırmalar neden bazı insanlarda metan gazı oluşup bazılarında oluşmadığını açıklayamamıştır.

    Bir kişide gaz oluşturan gıdalar başka bir kişide gaz oluşturmayabilir. Kalın barsaktaki bazı bakteriler diğer bakterilerin oluşturduğu hidrojeni yıkabilirler. Bu iki tip bakteri oranı da bazı kişilerde daha çok gaz oluşunu açıklayabilir.


    Hangi Gıdalar Gaz Yapar?

    Karbonhidrat içeren gıdaların pek çoğu gaz yapar, buna karşılık yağlar ve proteinler daha az gaz yapan gıdalardır.

    Şekerler: Gaz oluşturan şekerler raffinoz, laktoz, fruktoz ve sarbitoldur.

    Raffinoz: Fasülye bu kompleks şekeri çok miktarda içeren bir besindir. Daha az oranda lahana, bruksel lahanası, karnıbahar, kuşkonmaz, diğer sebzeler ve tüm hububatlarda bulunur.

    Laktoz: Laktoz sütteki tabi şekerdir. Peynir, dondurma gibi ürünlerde de bulunur. Ekmek, tahıl, mayonezde de bulunur. Özellikle Afrika ve Asya kökenli ırklarda laktozu sindirmeyi sağlayan laktuloz enzimi düzeyi düşüktür, kişi yaşlandıkça da enzim düzeyi düşer. Bunun sonucu olarak kişiler yaşlandıkça laktoz içeren gıdalar yeme sonucu oluşan gaz şikayeti giderek artacaktır.

    Fruktoz: Fruktoz normalde soğan, enginar, armut ve buğdayda bulunur. Ayrıca bazı içeçek ve meyva sularında tadlandırıcı olarak kullanılır.

    Sorbital: Sorbital meyvalarda doğal olarak bulunan bir şekerdir. Elma, armut, şeftali ve erikte çok vardır. Ayrıca birçok diyet gıdalarında, tadlandırıcılarda ve sakızlarda bulunur.

    Nişasta: Patates, mısır, bazı tatlılar, pastalar ve buğdayda bulunan nişastanın bir kısmı kalın barsağı geçip orada bakterilerce yıkılarak gaz oluşturur. Pirinç gaz oluşturmayan tek nişasta çeşididir.

    Lif: Pek çok gıda eriyebilen ve erimeyen lifler içerir. Eriyebilen lifler suda kolayca çözünür ve barsaklarda jel kıvamında bir yapı oluşturur. Bunlar, yulaf, fasulye, bezelye ve pek çok meyvada bulunurlar. Eriyebilen lifler kalın barsağa kadar sindirilmeden gelip, burada gaz oluşumuna yol açarlar. Erimeyen lifler ise barsaklardan hiç değişmeden geçer ve çok az gaz oluştururlar. Buğday, kepek ve bazı sebzeler bu tür lifleri içerirler.


    Gaza Bağlı Semptomlar ve Problemler Nelerdir?

    En sık görülen semptomlar geğirme, çok gaz çıkartma, karında şişkinlik ve karın ağrısıdır. Bu bulgular herkeste oluşmayabilir. Burada en belirleyici faktörler vücudun ne kadar gaz ürettiği, barsakların ne kadar yağ asidi absorbe ettiği ve kişideki kalın barsağın gaz gerginliğine olan hassasiyetidir.

    Geğirti: Yemek sonrası mide dolu iken ara sıra oluşan geğirme normaldir. Sık geğirtisi olan bazı kişiler ise yemek yerken aşırı hava yutarlar ve bu hava mideye inmeden geri gelip geğirti oluşabilir.

    Sık geğirtisi olan kişilerde ise reflü hastalığı, mide fıtığı, gastrit, ülser gibi üst sindirim sistemi rahatsızlıkları olabilir.

    Geğirti yapan iki nadir görülen kronik gaz sendromu vardır. Bunlar meganblase sendromu ve gaz-bloat sendromudur. Meganblase sendromu özellikle ağır yemek yeme sonrası, yemek esnasında aşırı hava yutmaya ve bunun midede aşırı şişkinlik yapmasına bağlıdır. Bunun sonucu aşırı şişkinlik, tıkanma hissi ve nefes darlığı oluşabilir ve bu durum kalp krizini taklit edebilir.

    Gaz-bloat sendromu ise reflü hastalığı ameliyatları sonrası oluşabilir. Bu ameliyatta yemek borusu ile mide arasında oluşturulan yeni yapı gıda ve havanın mideye geçmesine izin verir ancak normal geğirme ve kusma eylemini engelleyebilir. Özellikle çok hava yutanlarda bu durum ciddi bir sorun haline gelebilir.

    Soğan, domates ve biberli gıdalar geğirmeyi arttırır. Sürekli geğirme ise bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Bunlar safra kesesi taşları, ülser hastalığı ve reflü hastalığıdır. Ankisiyete yani aşırı endişe hallerinde de çok hava yutup devamlı geğirme alışkanlık haline gelebilir.


    Çok Gaz Çıkartma

    Fazla sayıda gaz çıkartma çok sık dile getirilen bir yakınmadır. Ancak kişiler günde 10-25 kez, ortalama 14 kez gaz çıkartırlar ve bu da normaldir. Bazen çok fazla gaz çıkartmanın sebebi ağır karbonhidrat sindirim bozukluğu veya kalın barsaklarda aşırı bakteri üremesi olabilir.


    Karında Distansiyon (aşırı şişkinlik)

    Çoğu insan karında şişkinlik hissinin çok fazla gaz oluşmasına bağlı olduğunu düşünür. Aslında çoğunlukla gaz miktarı normaldir ancak bazı rahatsızlıklara bağlı kişi çok gaz varmış gibi algılar çünkü gaza karşı hassasiyeti artmıştır.
    Aşırı karın şişkinliği genellikle barsak çalışma bozukluklarına bağlıdır. En sık olarak irritabl barsak sendromu veya spastik kolon denilen durumlarda oluşur. Bu kişilerde barsak çalışması bozulmuş ve barsak adelelerinde kasılmalar oluşmuştur. Kalın barsağın splenik fleksura denilen dalak bölgesindeki kısmında gaz sıkışması olabilir. Bu duruma splenik fleksura sendromu denir ve karın üst kısımlarında, özellikle sol üst kısımda rahatsızlık, adele spazmı, şişkinlik, ağrı ile kendini gösterir.

    Barsaklarda iltahaba, bunun sonucu da daralma ve tıkanıklıklara yol açan divertikülit, kron hastalığı gibi durumlarda ve barsak kanserlerinde de karında şişkinlik oluşur. Daha önce karın ameliyatı geçirmiş kişilerde oluşabilecek barsak yapışıklıkları da karında şişkinlik yapabilir.

    Ayrıca çok yağlı gıda yendiğinde de mide boşalması gecikir ve kişiler fazla gaz oluşması olmadan da şişkinlik ve rahatsızlık hissi duyabilirler.

    Karın Ağrısı ve Huzursuzluğu
    Bazı kişiler barsaklarda gaz olduğunda karın ağrısı duyabilirler. Gaz kalın barsağın sol tarafında toplandığında kalp sıkışması hissi ile kalp rahatsızlığı ile karışabilir. Kalın barsağın sağ tarafında aşırı gaz olduğunda ise safra kesesi ve apandisitte duyulan ağrılara benzer ağrılar oluşabilir.

    Tanı Metodları
    Gaz yakınması bazı ciddi hastalıklarda da oluşabileceği için kişiye tanı konup bu hastalıklar ekarte edilmelidir. Kişinin yeme alışkanlıkları ve yakınmalarının birbiri ile ilgisini belirlemek önemlidir. Hangi gıdaların daha çok gaz yaptığı araştırılır.
    Eğer laktoz yetersizliğinden şüphelenilirse bir müddet için süt ve sütlü gıdalar yasaklanarak durum takip edilebilir. Laktoz intoleransını belirlemek için kan ve nefes testleri yapılabilir. Karında aşırı şişkinlik olanlarda karında su toplanıp toplanmadığı, barsaklarda iltahabi hastalık olup olmadığı incelenmelidir.

    Karında şişkinlik ve gaz yakınmaları olan 50 yaşın üzerindeki kişilerde kalın barsak kanseri olasılığı dikkate alınmalıdır. Özellikle ailesinde barsak kanseri olan kişilerde bu durum daha önemlidir. Bu durumda barsakların ışıklı kamera ile incelenmesi anlamına gelen kolonoskopi yapılmalıdır. Özellikle açıklanamayan kilo kaybı, ishal veya gaitasında kan olan kişilerde bu olasılık çok dikkatle araştırılmalıdır.

    Gaz Rahatsızlığı Nasıl Tedavi Edilir?

    Belirli bir hastalık sonucu oluşmadığı gösterilen gaza bağlı rahatsızlıkları geçirmek için diyet değişikliği, gerektiğinde ilaç kullanılır ve hava yutmayı azaltmak gereklidir. Doktorların azaltmalarını veya kesmelerini önereceği gıdalar maalesef genellikle meyve, sebze, hububat ve süt ürünleri gibi sağlıklı gıdalardır.

    Ayrıca şişkinlik ve hazımsızlık hissini azaltmak için yağsız gıdalar yenmelidir. Böylelikle mide daha hızlı boşalır ve gaz barsaklara daha hızlı geçip ileriye doğru gider.

    Her bir gıdanın gaz yapıp yapmayacağı ve eğer gaz yaparsa ne kadar gaz yapacağı kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için her bir bireyle ayrı ayrı konuşup ona göre diyet düzenlemesi yapılmalıdır.

    Gaz yakınmaları diyet düzenlemesi ile geçmiyor ise antiasitler, sindirim enzimleri, karbon preperatları, barsak çalıştırıcı ilaçlar kullanılabilir.
    Yutulan havayı azaltmak için sakız çiğnememek, sert şekerleme yememek, yemekleri küçük lokmalar halinde ve yavaş yavaş yemek gereklidir. Eğer takma diş kullanılıyorsa bu mutlaka çeneye oturan bir protez olmalıdır.

    Sonuç olarak, görüldüğü gibi gaz ve şişkinlik yakınmaları basit hazımsızlık şeklinde olabileceği gibi, bazı enzim eksiklikleri, iltahaplanmalar, yapışıklık, kanser gibi değişik birçok rahatsızlıkdan da meydana gelebilir. Bu nedenle bu tip yakınması olanlar, eğer yakınmaları süreklilik kazanıyorsa mutlaka bir doktora başvurmalı, tanı ve tedavilerinin doğru bir şekilde yapılması sağlanmalıdır.

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart

    Alıntı efeyle Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben manisadan sizlere yazıyorum.6 ay öncesinde midemde yanma ve karnımda şişlik nedeniyle ilaç kullanmaya başladım ayrıca reflü denilen dilimin üstüne siyaha çeviren mide asiti ağzıma geliyordu.6 aylık zaman müddetince kullandığım ilaç beni geçici olarak rahatlatmasına rağmen tam bir iyileşme sağlanamadı.sabahları kalktığımda yine dilimin üstü simsiyahtı.çok rahatsız oldum ve manisa celal bayar hastanesine gitmeye karar verdim.2 saatlik yolu tepip gittiğimde bana bugün muayene yok sonra gel dediler.oradan bir hemşire 100 ytl yatırırsan muayene olabilirsin dedi geri elim boş dönmeyeyim diye bunuda kabul ettim ama üniversite hastanesinde tek gastroentorolog varmış ve o da bugünlük 2 hasta al fazla alma demiş.yani beni kabul etmedi.sinirlerim haşat olmuş bir şekilde kula ya geri döndüm.akşamına internette gezinirken bağırsak ve mide rahatsızlığı diye yazdım ve googleden arattırdım.böylece gökçek iksirle tanıştım.7 gündür kullanıyorum ve kendi vücudumda meydana gelen değişiklikler aynen şöyle:
    1:mide yanması geçti
    2:karında şişkinlik geçti
    3:farenjit(ayda en az iki kere bende olur ve antibiyotik kullanırdım.antibiyotiklerin vücuduma ne kadar zarar verdiğini yine gökçek beyin sitesinden öğrendim ve ilaç kullanmayı bıraktım.)geçti.
    4:reflü(ağıza acı su gelme dili tamamen yakma)geçti.
    5:her yemekten sonra karnım guruldar ve sanki işlem tüm besinler sindirilene kadar sürerdi ve bende bunu hissederdim.geçti.
    bunların haricinde yemeklerden sonra bana bir uyku basardı ki kendimi yorgun hissederdim.bununda geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim.şu an öyle dinç ve hırslı uyanıyorum ki yataktan.allaha çok şükür iyiyim.ibrahim gökçek beyfendiden allah razı olsun.hiçbir yan etkisi olmayan tamamen bitkilerden oluşan bir tedavi şekli geliştirmiş.çevremde bulunan herkese bunu tavsiye ettim.hatta sipariş vermelerine aracı oldum.buraya yazma amacımda daha çok kişiye ulaşması ve onlarında şifa bulmaları içindir.en az 3 ay daha kullanmayı düşünüyorum vücudumun tamamen arınması için.fakat şu dinçliği çok uzun zamandır arıyordum şükürler olsun şu an çok rahat nefes alıyorum ve erkenden kalkıp mesaiye başlıyorum.gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.bu konuda tamamen samimiyim.kullanmaya devam edeceğim için ileriki günlerde yine vücutta meydana gelen olumlu değişiklikleri yazmaya devam edeceğim.saygılarımla...
    Efe bey teşekkürler, siz Gökçek İksir ve Gökçek Toniki kullanmaya başladıktan sonra Manisa/Kuladan yoğun siparişler almaya başladık sağolun.Sağlığınıza bu kadar kısa sürede kavuşmanzıda bizi çok sevindirdi, fakat siz yinede 1 ay Gökçek Tonik ve 3-4 ay Gökçek İksir kullanın.Bağırsakların 350 metrekare alan kapladığını ve nokta kadar bir yerede milyarlarca bakteri ve mantarın olabileceğini unutmayın.

    www.bitkiseltedavi.com

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart

    Alıntı gülistan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İbrahim bey,
    Alıntı gülistan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sizden aldığım Gökçek İksir ve Gökçek Tonik Günde 5 defa 2-3 yemek kaşığı kadar 10 gün kullandım bitti.Sindirim sistemim düzene girdi, karnımdaki şişkinlik ve midemdeki ağrılar geçti. Daha rahat nefes alıp veriyorum, önceleri nefes almakta zorlanıyordum.10 gün boyunca hiç mide ilacı kullanmadım ve hiçbir rahatsızlık yaşamadım. Sizin beslenme önerilerinizi dikkate alıyorum. Peynir, kırmızı et ve ürünleri, yumurta, siyah çay, kola, fanta, kahve hiç içmiyorum. Hamur işi ve tatlı yemiyorum.Akşamları elma, lahana yiyorum. Salatayı yemeklerden önce yiyorum çok iyi geldi. Genelde sebze ve meyve ağırlıklı besleniyorum. Kahvaltıda zeytin ve zeytinyağı yiyorum.

    Ben her akşam 3-4 diş sarımsak ezip yemeyi, bol lahana yemeyi ve evde yapılmış bir kase yoğurt yemeyi düşünüyorum. Bu şekilde devam edersem bir süre sonra rahatsızlıklardan kurtulmam mümkün olur mu? Yoksa siz bana tabiî ki en iyisi Gökçek İksir ve Gökçek Tonik biliyorum ama bunların dışında hangi bitkileri ne şekilde tüketmemi önerirsiniz? Benim 4-5 ay bu ürünleri alıp kullanacak kadar maddi durumum çok iyi değil. Ayrıca işyerindeki arkadaşlar kokularından çok rahatsız oldular. Lütfen sizden cevap bekliyorum.
    İyi günler.
    Gülistan hanım bürü veya satış elemanı olarak çalışanlar için sarımsaksız Gökçek İksir-S i üretik onu kullanabilirsiniz. Bu kadar kısa sürede iyileştiğinize memun oldum, fakat yinede 3-4 hafta Gökçek Tonik ve 3 ay Gökçek İksir-S kullanmanız uygun olur.Midede şişkinlik varsa bunun sebebi halikobakter pylori, karında şişkinlik varsa o zaman bağırsaklarda mantar var demektir.Bakteri ve mantarların üretiği toksik maddeler şikinliğe sebep olur ve karındaki şikinlik mideyi yukarı doğru sıkıştırır, midede akçiğeri sıkıştırır ve akçiğerde kalbi sıkıştırır.Bazen kişi nefes aalmaz, bazen kalbi sıkışır.Gökçek İksir ve Gökçek Tonikle tedavi mantar ve bakteriler yok olur ve problemler yok olur.

    www.bitkiseltedavi.com

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart

    Alıntı atiye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili İbrahim Bey
    Alıntı atiye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bundan bir ay önce sizden tonik almıştım rahatsızlığım şişkinlik ve kabızlıktı daha önce farklı bitki çayları kullanmış ve bir sonuç alamamıştım.Şu anda çok rahat ve şişkinlik adına bir rahatsızlık adına hiç bir yakınmam yok. Ve on kilo verdim.

    saygılarımla


    Atiye Hanım szin adınıza sevindim, teşekkürler.

    www.bitkiseltedavi.com

  6. #6
    fertey Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1

    Standart Merhaba

    Ben sitenizi yeni gördüm ve inanın çokta sevindim. Çünkü ben hemen hemen çocukluğumdan beri çekiyorum bu sıkıntıyı. bende çok ağrı yada benzeri birşey olmuyor. Sabahları genelde normal ondan sonra şişmeye başlıyor. zayıfta olsam oluyor bu. bazen öyleki rahatsız oluyorum nefes bile alamaz oluyorum (tabi çok ciddi değil ama sonuçta rahatsız ediyor beni) ne yapabilirim acaba. yardımcı olabilirseniz sevinirim

    teşekkürler.

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart

    Alıntı fertey Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben sitenizi yeni gördüm ve inanın çokta sevindim. Çünkü ben hemen hemen çocukluğumdan beri çekiyorum bu sıkıntıyı. bende çok ağrı yada benzeri birşey olmuyor. Sabahları genelde normal ondan sonra şişmeye başlıyor. zayıfta olsam oluyor bu. bazen öyleki rahatsız oluyorum nefes bile alamaz oluyorum (tabi çok ciddi değil ama sonuçta rahatsız ediyor beni) ne yapabilirim acaba. yardımcı olabilirseniz sevinirim

    teşekkürler.
    Bunun seebi genelike bağırsakalrınızdaki mantarlardır, buna karşı Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kullanmanız gerekir.

    www.bitkiseltedavi.com

  8. #8
    kene Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    8

    Standart ilaç kullanımda devamlılık

    merhaba,
    1 aylık kullanmak uzere iksir, tonik, ozon, kist cayi, kolestrol cayi, himalaya tuzu siparis ettim. Bunlari hergun duzenli kullanirken, diyelim ki kullanma imkanim olmayacak 3-4 gunluk bir seyahate cikmak zorunda kaldim. Ne yapmamı önerirsiniz?

  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart

    Alıntı kene Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    merhaba,
    1 aylık kullanmak uzere iksir, tonik, ozon, kist cayi, kolestrol cayi, himalaya tuzu siparis ettim. Bunlari hergun duzenli kullanirken, diyelim ki kullanma imkanim olmayacak 3-4 gunluk bir seyahate cikmak zorunda kaldim. Ne yapmamı önerirsiniz?
    iksir, tonik buzdolabında olacağından bir problem olmaz zaten gelince devamedein

    www.bitkiseltedavi.com

  10. #10
    kene Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    8

    Standart Gökçek setini kullanırken yenmemesi gerekenler?

    merhaba,
    iksir tonik ve caylari kullanirken sucuk, salam, peynir, siyah çay, kola, kahve ve tatlilardan uzak durmaliyiz. Bunlarin dışında asidoza neden olan seyleri nasıl bileceğiz? Mesela kahvaltida peynir yiyememek cok acı
    - peynirin her turlusu mu yasak?
    - yumurta yiyebilirmiyiz (haşlama)?
    - sütle yenilen müsli tarzı şeyler? yanmayı engellesin diye birkaç yudum süt içilmesi tavsiye edildigine göre süt serbest mi?
    - sabahları arısütü+bal+polen?
    - doğal bal? keciboynuzu pekmezi? ev yapımı recel? kudret narı gibi doğal şeyler tatlı sınıfına mı giriyor? yoksa katkı maddeli pastane tatlıları mı uzak durulması gereken?
    - pilavdan makarnadan uzak durmak mı gerekir?
    - sucuk salam ve buyuk ihtimal sosis sakatat sınıfına girdigi icin mi sakıncali? onun dışında mesela tavuk eti yenebilir mi? ızgara yada haşlama. Tavuk suyu corba icilebilir mi?
    - haşlanmış patates? püre? patates nişasta yuzunden uzak durulması gereken bi sebze mi?

    hocam cok soru soruyoruz affedin ama amacımız ürünlerinizi layığıyla doğru sekilde kullanmak.
    saglicakla kalın.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 43
    Son Mesaj : 07-16-2014, 15:42
  2. Cevaplar: 49
    Son Mesaj : 09-20-2013, 08:15
  3. Cevaplar: 27
    Son Mesaj : 08-26-2013, 08:00
  4. Cevaplar: 14
    Son Mesaj : 04-03-2012, 22:47
  5. Cevaplar: 10
    Son Mesaj : 01-02-2012, 11:08

Visitors found this page by searching for:

karında şişlik

karında şişkinlikkarındaki şişlikkarında şişlik hissişişkinlik nedirşişkinlik tedavisisplenik fleksura sendromugaz sıkışması belirtilerisplenik fleksura sendromu tedavisikarın da şişlikmide şişkinliği tedavisikarında şişkinlik hissikarinda sislikkarında şişlik yapan hastalıklarsplenik fleksura sendromu belirtilerikarında şişlik ve ağrısafra kesesi şişkinliği nedirsplenik fleksura nedirmide şişkinliği belirtilerikarında şişlik ve ağrı nedenlerikarında şişkinlik için ne yapmalıbağırsakta gaz sıkışması halinde neler yapılmalıdırmide şişkinliği ve gaz tedavisikarında şişkinlik ve ağrışişkinliğin tedavisi

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166