Şişmanlık, ebese, obezite, obez, kilo verme, zayıflama, diyet, egzersiz, zayıflık
Şişmanlık, ebese, obezite, obez, kilo verme, zayıflama, diyet, egzersiz, zayıflık
Şişmanlık, ebese, obesity, obez
Yağlanma deyince akla vücudun aşırı miktarda yağ depolaması anlaşılır. Yağlanma sonucu bir çok hastalık ortaya çıkabilir ve yaşamın kalitesi düşer. Şayet kişi harcayabileveğinden fazla kalori, özeliklede hayvansal besinler alıyorsa, o zaman vücut bu enerjiyi harcayamaz ve depolar. Kişin şişman olup olmadiği vücudun ağırlığının (KİTLE) boyunun metre karesine (BEDEN) bölünmesi ile (Beden Kitle İndex =BKI ) eldeedilebilir
Örneğin 170 cm boyunda olan ve 80 kg gelen bir kişi BKİ si: 80 kg: 1,70m² = 29,066 kg/m² Normal ağırlık: BKİ?si 18-24 kg/m² Kilolu (Hafif Şişman). BKİ?si 25-29 kg/m² Fazlakilolu (Şişman): 29 kg/m² den fazla olanlar. Vücut ağırlığıBKİ (kg/m2)Zayıf18Normal18-24Hafif şişman25-291. Derecede Şişman29-342. Derecede Şişman34-393. Derecede Şişman>39
Yağlanma sebepleri;
1-) İrisi yani genetik
2-) Beslneme 3-) Yetersiz hareketetme 4-) Psikolojik faktörkler: Stres, yalızlık ve üzülme gibi 5-) Bazı hastalıklar ki bunun başında Tiroid bezininyetersiz çalışması 6-) Kortison gibi kimyasal ilaçlar kulanma gibi sebepler şişmanlığa sebep olabilir. 7-) Yağlı ve karbonhidratlı besinler 8-) Mide sinirlerinin (sensorlar) hasalaşarak beyne sürekli açlık duygusu uyandıran sinyaler göndermesi kişinin aşırı yemesine sebep olur, çünkü mide sürekli ve aşırı miktarda asit ve enzim salğılamaya başlar.
Karbonhidratlı besinlerde sağlığa zararlıdır vede şişmanlığa neden olurlar. Burada yağlı besinleri anladıkta karbonhidratlı besinler neden şişmanlığa sebep oluyor diye bir soru akla gelebilir. Karbonhidratlı besinler deyince lifli (sebzeler meyveler) besinler değil, nişastalı besinleri özeliklede kepeksiz un'dan yapılan yiyecekleri kastetmeteyiz. Nişasta bir polisakkarid olup bağırsaklarda disakkaride ve kanda glükoza dönüştürülür. İnsan vücudu glükozu yağa çevirebilmektedir, bunlarsa ekmek, makarna, şeker, tatlılar ve diğer tahıl ürünlerininde oldukca bol vardır. Kanda fazladan bulunan glükoz ileride kulanılmak için yağa dönüştürülerek depolanır. Bu nedenle et, peynir ve yumurta gibi hayvansal besin yemeyenlerde şişmanlarlar ve hatta daha şişman olurlar, çünkü hayvansal besinler aynı zamanda proteinda içerirken nişastalı besinler hemen hemen yok denecek kadar protein içerirler.
Yağlanma tipleri: 1-) Bayanlarda görülen ?Armut şekli? yağlanma, genelikle kalça ve yukarı bacaklarda yağlanma daha yoğundur. 2-) Erkeklerde görülen ?Elma şekli? yağlanma, bu genelikle erkeklerde görülen yağlanma şeklidir ve kişinin genelikle karnı bazende bütün gövdede yağlanma görülür. Şayet kişinin AAİ?si 25?i geçmişse beslenmesine dikkatetmeli ve AAİ?si 30?u gesmişse mutlaka zayiflamalıdır.
Şişmanlık sonucu hangi hastalıklar ortaya çikabili. 1-) Nefesdarlığı ve kısa kısa nefesalma 2-) Ortopedik rahatsızlıklar; Fazla kilolar eklemleri özeliklede bel ve dizeklemleri yıpranır ve ortaya artroz ve artritis çıkar. 3-) Piskoloji problemler ve bunların başında aşağılık kompleksi vede kendine güvensizlik gibi 4-) Şişmanlık nedeniyle aşırı yorğunluk 5-) Kalpkandolaşım rahatsızlıkları bunların başında; Kronar kalpyetersizliği, Kalpenfaktürüsü, Kalpbüyümesi nedeniyle kalpzafiyeti, yüksek tansiyon 6-) Şekerhastalığı 7-) Kandaki kolesterol, lipid ve trigliseridin artması 8-) Bacaklarda tromboz 9-) Kanserhastalıklar; göğüs-, prosta-, bağırsak-, akciğer ve rahimkanseri 10-) Doğumda problemler ortaya çikabilir 11-) Uyurken aniden nefes kesilmesi (apnea)
Nasil tedavi edilebilir; Zayıflamak için yapılan birçok diyet yapılmakta ve diyet bırakıldıktan sonra vücudun metabolik çalışması normale düşmekte ve böylece diyetlerin bir faydasi olmamakta. Kişi beslenmesine dikkat etmeli, hayvansal besinleri ve tatlı vede hamurlu yiyecekleri azaltıp, bitkisel (sebze ve meyve) besinleri artırmalıdı. Yenen her lokma çok çiğnenmeli böylece kişide erken doymuşluk hissi uyanır vede yediği besinleri sindirim organları degerlendireceğinden kişi zamanla az yiyerekde beslenebilir. Yemek ve kahvaltıdan önce iki bardak su içmekte kişide erken doymuşluk hisis uyandırır ve aşırı yemek yemesini önler. Şişmanlık yanlış beslenme tarzını değiştirmek gerekir. Bağırsak florası hayvansal besinler, alkol, sigara, kahve ve siyahçay ile tahrip olur. Bağırsak florasını ve hasaslaşan mide sinirleri (sensorlar) normale dömedikce kişi fazla yemek yemeye devameder. Bağırsakflorası için Gökçek İksiri iyi gelir. Bağırsak florası düzelmedikce vede midedeki aşırı hasasiyet önlenemezse şişmanlıkta önlenemez.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
Konu igokcek tarafından (01-04-2012 Saat 14:21 ) değiştirilmiştir.
Ankara - Bilim adamları, aşırı yemenin obez insanlarda bir çeşit bağımlılık olabildiğini bildirdiler.
Bilim adamları, mide ile beyin arasındaki sinyalleri takip için "Implantable Gastric Stimulator" adı verilen bircihazı kullanarak araştırma yaptılar. Brookhaven Milli Laboratuvarı araştırmacıları, "ne kadar yediğimiz ve yeme ihtiyacı içinde olup olmadığımıza dair sinyalleri beyne götürdüğü için" araştırmada vagus sinirinin kullanıldığını ve cihazın gönüllü obezler üzerinde yapıldığını belirtiler.
Araştırma sonucunda, obezler ve uyuşturucu bağımlılarında, yiyecekler ve uyuşturucu isteğinin temelinde benzer beyin faaliyetlerinin bulunduğu saptandı.
Brookhaven Laboratuvarı tıp bölümü başkanı Dr. Gene-Jack Wang, beynin sinyalleri alan bölgesinin hafıza ve hissiyatla ilgili hippocamus ile ön korteks
olduğunu saptadıklarını belirterek, hippocamusun aynı zamanda beynin uyuşturucu alışkanlığıyla ilgili bölgesi olduğunu hatırlattı.
VAN (İHA) - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sait Uçar, obezite hastalığının çağın önemli ve ciddi bir hastalığı olduğunu belirterek çocukların düzenli beslenmesine daha dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Van Özel Hayat Divan Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sait Uçar, obezitenin çocukluk çağında en önemli sebebinin yanlış beslenmeden kaynaklandığını söyledi. Uçar, yanlış beslenmede ağırlıklı olarak yağlı ve şekerli besinlerle beslenen çocuklarda sık göründüğü, özellikle fast-food türü beslenme çeşidinden dolayı obeziteye sık sık rastlandığını belirtti. Diğer küçük hastalık guruplarında hormonel bozukluklar ile ilgili obeziteye rastladıklarını ifade eden Uçar, şöyle konuştu: "Bir yaşında çocuğun ortalama kilosunun 8 ile 12 kilogram arasında olması gerekiyor. Bu tür hastaların teşhisini koyabilmemiz için herhangi hormonal bir bozukluğu var mı yok mu diye tetkikler gerekiyor. Obezitenin ileride açacağı problemler arasında damar hastalıkları, şeker hastalıkları ve ileride kanser çeşitlerinin de obez hastalarda daha fazla görüldüğü tesbit edilmiştir. Obezite çağımızın önemli ve ciddi bir hastalığıdır."
Bu hastalık için yapabileceğimiz ve alabileceğimiz önlemler neler olabilir konusunun önemli olduğunu anlatan Dr. Uçar, şöyle konuştu: "Çocuklarımızı düzenli beslemeliyiz. Düzenli ana ve ara öğünlerle beslenmeli. Özellikle ara öğünlerde hazır yiyeceklerden unlu, şekerli ve yağlı gıdalardan uzak tutmalıyız. Örneğin okul beslenmesine hamburger koyacağımıza meyve, sebze koyarsak hem daha dengeli beslenmesine yardımcı oluruz hem de obezitenin önüne geçmiş oluruz. Bu yüzden anne ve babalara tavsiyemiz, bu tür bir hastalıktan kaçınmak için çocuklarının dengeli beslenmesine dikkat etsinler ve sebze ve meyve yemelerine dikkat etsinler"
Fastfood şişmanlatıyor
NEW YORK (AA)- Fastfood türü yiyeceklerin şişmanlattığı yeni bir araştırmayla daha güçlü şekilde kanıtlandı.
Kuzey Carolina Üniversitesi'nden Dr. Barry Popkin ile ekibi, yaklaşık 3400 kişi üzerinde uzun süreli bir araştırma yaptı.
Araştırmacılar, fastfood lokantaları ile geleneksel lokantalarda yenen yemeklerin etkisini saptamak için, araştırmanın 7. ve 10. yıllarında, araştırmaya katılan kişilerin yeme alışkanlıklarına (geleneksel ve fastfood lokantaları) ve vücut kütle endekslerine (VKE) baktılar.
American Journal of Clinical Nutrition'da yayınlanan araştırmada, daha çok fastfood türü gıdalarla beslenenlerin VKE'lerinin daha fazla olduğu saptandı.
Araştırmanın 7. yılında, haftada yenilen her fazladan fastfood yemeğinin VKE'nin 0,13 puan artmasına yol açtığı, 10. yılda ise haftada yenilen her fazladan fastfood'un VKE'nin 0,24 puan artmasına sebep olduğu belirlendi.
Bununla birlikte araştırmacılar, geleneksel lokantalarda yenen yemeklerle VKE artışı arasında bağlantı bulamadılar.
Popkin, yaptıkları araştırmanın ne kadar çok fastfood türü yiyecekler yenilirse o kadar çok kilo alındığını kanıtladığını söyledi.
hayırlı günler, eşim 2 ay önce size sipariş vermişti iksir, tonik ve çaylardan.Gökçek iksir -s ozaman dikkatimi çekmemiş çünkü şişmanlamaktan öte ben tiroit bezlerimle uğraşıyordum. Hatta bir kaç kez sizi telefonla da rahatsız etmiştik. İksiri methetmemden dolayı kayınvalidemlerle başlayan maratonda tek başıma devam ediyorum. Çünkü tadı iksirin gerçekten kötü. Bu konuda sizi tebrik edemeyeceğim. Şaka bir yana ben çevreme iksiri övedurayım eşim 20 günde 5 kilo verdi, midesi için içiyordu. ben guatr için içiyordum ama 2 kilo verdim ve günde 5 kaşık içmiyoruz hem sabahtan okuldayız sarımsak kokmamak için hem de sadece 1 kere içecek isteği bulabiliyoruz kendimizde. Bu itiraftan sonra sadede geleyim, herkes zayıflamak istediği halde başaramadığı için bir de söylemesi zahmetli geldiğinden biz şimdi iksiri başka bir aileye verdik, o da sizden bana gökçek iksir -s sipariş edecek. boyum 170 kilom 48 bir çocuk annesiyim. metobolizmam hızlı çalışıyo, prematüreyim, abartarak yemiyorum farkındayım benim sorum şu bu gökçek iksir-s bana kilo aldırır mı ve de tiroit hormonları ve boğazımdaki lenf bezleri için faydası olur mu? Hani sarımsaksız ya merak ettim. Mektup gibi oldu kusura bakmayın.
Mrb
Evet Gökçek İksir-S ile kilo alırsınız. Tiroit bezesine etki yapar ve lenf bezelerindeki şişkinlikleri ve iltihapları önler. Gökçek İksir ile Gökçek İksir-S farklıdır.Gökçek İksir ve Gökçek Tonik zayıflatır, özeliklede tonik çok zayıflatır.
Konu igokcek tarafından (01-04-2012 Saat 14:21 ) değiştirilmiştir.
on yıl önce evlendiğimde 53 kiloydum iki hamileliğimden sonra 79 kiloya kadar çıktım doğum yapalı on ay oldu iki aydır gökçek diyet kullanıyorum ve şu an 69 kiloyum iki ayda 10 kilo vermiş olmam kendime olan güvenimi yerine getirdi evet hedeflediğim kiloya düşeceğime inanıyorum tabiki gökçek diyet sayesinde ve hiçbir yan etkisi yok tanıdığım herkeze tavsiye ediyorum
Buna çok sevindim, zayıflıyanlar çok ama yazı yazmaya gelince üye olmak ve yazı yazmak vatandaşa zor geliyor. teşekkürler. Önce kendi üzerimde denedim 17 kg verdim sonra Nurettin beyin komşusu 240 kg geliyordu onun üzerinde denedik bayan bir ayda 20 kg verdi. Gökçek Diyet çok etkili.Kulanlar hep memun.Kilo vermek için en ideal ürün Gökçek Diyet veya Gökçek Tonik ile çünkü bağırsaklar çalışmaya başlar ve yediğiniz besinleri değerlendirir. Böylece fazla besine gerek kalmaz.
Konu igokcek tarafından (01-04-2012 Saat 14:21 ) değiştirilmiştir.
Merhaba İbrahim bey.Yaklaşık 3.5 aydır ürünlerinizi kullanıyorum.Peynir salam sucuk siyah çay tüketmedim.Et şeker ve hamur işini çok az kullanıyorum.3 şişe iksir 7 şişe tonik bitirdim.Kemik kabızlık ve basur çaylarına devam ediyorum.3 Ayda 14 kilo verdim.Saçlarımdaki kepeklenme ve yağlanma geçti.Artık uykudan yorgun uyanmıyorum.Vucudum dinç.Karnımdaki şişkinlik yok kabızlık yok.İnanılmaz ama artık geçti.Basur ağrımda azalma var, artık basur akıntısıda geçti.Sadece dilimin arka tarafında küçük bir beyazlık var inşalla oda geçer.Teşekkürler İbrahim bey.
Sinan bey iyileştiğinize çok sevindim.Burada tabii siz kendi doktorunuzsunuz.Gönderdiğim iksir ve tonikleri düzenli alıyorsunuz, beslenmenize dikkat ediyorsun.Bütün hastalar siznin gibi olsalar tedavi olmaları çok kolaylaşır.
Konu igokcek tarafından (01-04-2012 Saat 14:23 ) değiştirilmiştir.
Bundan bir ay önce sizden tonik almıştım rahatsızlığım şişkinlik ve kabızlıktı daha önce farklı bitki çayları kullanmış ve bir sonuç alamamıştım.Şu anda çok rahat ve şişkinlik adına bir rahatsızlık adına hiç bir yakınmam yok. Ve on kilo verdim.
saygılarımla
Atiye Hanım szin adınıza sevindim, teşekkürler.
Konu igokcek tarafından (01-04-2012 Saat 14:23 ) değiştirilmiştir.
Sizin internet sitenizle 6 ay kadar önce tanıştım. Sağlıkla ilgili tespitleriniz ve web stenizde yer alan açıklamalar bana çok mantıklı geldi. Çünkü kendimi çok sağlıklı besleniyor sanıyorken, aşırı yemek yemediğimi düşünmeme rağmen giderek artan bir kilo problemi ile karşılaştım. Ne kadar çaba göstersemde kilo veremiyordum. Bunun üzerinde son zamanlarda özellikle sabahları vücüdümda büyük bir ağırlık oluşmaya başladı işe giderken merdivenleri bile güçlükle çıkmaya başladım. Hatta yaşlı ama dinç insanlara çok özenmeye başlamıştım. Nasıl bu kadar dinç olabiliyorlar diye.
Üstüne üstlük karaciğerimde yağlanma tespiti ile birlikte aniden karaciğerimin üzerinde ağrı yapan kırmızı renkli bir ben oluştu. Bir şekilde tahlil ettirmeye kalksam iyi huylu da olsa kötü huylu da olsa kesip alacağız diyeceklerdi.
Sonuçta sağlığımla ilgili olarak bir şeylerin yanlış gittiği belliydi ve sanırım yanlış besleniyorum diye düşünmeye başladım ancak hatalar nedir bunları anlayamıyorum .
OsmanGürol Nickli Üyeden Alıntı
Tesadüfen bulduğum sitenizdeki yazılarınızı ve tespitlerinizi okuyunca anlatılanların benim yaşadığım rahatsızlıklarla uyduğunu gördüm.
Ben işyerinde çok siyah çay içiyordum ve peyniri çok seviyor , her sabah mutlaka peynirli sandviç yiyor sağlıklı olduğuna da çok inandığım ve de sevdiğim için için bol bol peynir tüketmekte bir sakınca görmüyordum. Hatta çok sevdiğim için akşam yemeklerinde bile yemeklerin yanında bile peynir alıyordum. Ancak çok faydasını gördüğüm (!) için bu alışkanlıklarımı bıraktım.
2 şişe Gökçek Tonik ve 1 şişe Gökçek İksir ve 2 şişe Tentürü bitirdiğimde bana sürekli kilo vermelisin diyen arkadaşlarımın epey zayıfladın dediğini gördüm. Tabi ki manken gibi olmak için değil ama fazla kilo her türlü hastalığın sebebi olduğuna göre neden bu ağırlıkları fazladan hayatımız boyunca taşımak zorunda olalım . Ayrıca Tonik ve İksiri kullandıktan sonra karaciğerimin üzerinde ortaya çıkan benin de kurumaya başladığını ve küçüldüğünü gördüm. Toniği ve iksiri kimi zaman sizin önerdiğiniz dozdan daha fazla dozlarda da denedim hiç bir zararını görmediğim gibi tam tersine faydasını gördüm. Tonik ortaya çıkan yalancı açlık hissini yok ediyor ve gereksiz yere abur cubur alma isteğini yok ediyor. Ancak diğer perhiz çayları gibi güçten düşürmüyor. Tüm bu etkiler kesinlikle onun doğal ve faydalı olduğunu kanıtlıyor. Daha az ve öz yemek yiyorsunuz ve öğün aralarında kesinlikle acıkmadığınız gibi dayanıklılığınızda artıyor.Tabi ki sağlığımdaki izlediğim tüm bu olumlu değişikiliklerden dolayı çok sevindim. Dolayısıyla çok faydasını gördüğüm bu tedaviye devam edeceğim.
Saygılarımla,
Osman Gürol
Osman bey sizin sağlığınız da çok olumlu gelişmelerin olması beni çok sevindirdi.Tabii sabırlı azimli olmanız ve beslenmenize dikkat etminz çok çok önmelidir.
Konu igokcek tarafından (01-04-2012 Saat 14:24 ) değiştirilmiştir.
Ben askeri personel mensubuyum 21 kasim 2008 den beri kurdeşen hastasiyim 2 ay boyunca doktor doktor gezdim gerek askeriyenin doktorlari olsun gerekse sivil doktorlara gittim bana perhiz yapmami ve allarji yapan Şeyleri yemememi söyledİler bir sürü antihistaminik ve kortizonlu İlaç verdiler 2 ay kullandim fakat hastaliğim daha kötüye gitti ve bu işin böyle olmayacağna karar vererek internette araştirmalara başladim ve İbrahim gökçek'in sayfasi İle karşilaştim ilaçlari 2 aydir kullaniyorum ve 2 ayda 15 kg. Verdim İbrahim beyin sayesinde hem kilo verdim hemde hastaliğim eskisine göre çok çok iyi ilileşeceşime kanaatim kesin insallah ibrahim beyin yardimi ile herkeze allah acil şifalar versin
Mrb Kurdeşeni tedavi süreci her insanda aynı sürede olmaz, çünkü her bünye farklıdır.Mesela Ali abi 35 günde iyileşti, bir subayımız 70 günde iyileşti,Yani tedavi süreci 2-3 ay ortalama bu böyledir.Fakat kimya mühendisi olan ibrahim beyin tedavisi 5 ay olmasına rağmen henüz % 90 iyileşti.İbrahim beyin tedavisi neden böyle çok uzadı, çünkü tam 30 yıl kimyasal ilaç üretimi ile uğraşıyor.Tabii ki deri, nefes, ve sindirim yollu ile aldığı toksik maddeleri vücuda o kadar yerleşmiş ki bizim ürünlerin etkisi kolay kolay tepki vermiyor.Özeliklede bağırsak mukozası tahrip olmuş ve çok yoğun mantar yerleşmiş.Sizde çok ağır ve uzun süre antibiyotik kullanmışsınız.Bu nedenle sizin tedaviniz 3-4 ay sürebilir.Biliyorsunuz rahmetli Bület Ecevite kortizonlu ilaçlar vermişlerdi ve adamın kemikleri cam gibi kırılgan olmuş ve sürekli çelik korse giyinmek zorunda klamış ve hafızası sıfırlanmıştı.Bu nedenle mümkünse kimyasal ilaç kullanmayalım, mecbur kalırsanızda çok az ve kısa bir süre kullanmalısınız.Zaten her türlü alerjik hastalıkta kullanılan antihistaminik ve kortizonlu ilaçlar tedavi edici değil ve kısa süreliğine sadece baskı altına alıcıdır ve uzun süre kullanıldığında daha ağır felaketleri tetiklerler.Yani Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve kurdeşen çayı tek çözümdür.Bu da biraz zaman alan bir iş o kadar.Bu normal bir süreçtir.Gökçek Tonikin zayıflatıcı özeliğide kilolu bay ve bayanlar için mükemmel bir artı değerdir.Sizin 2 ayda 15 kg vermeniz çok güzel.
Konu igokcek tarafından (01-04-2012 Saat 14:24 ) değiştirilmiştir.
,
şişmanlığın zararları,
şişman olup zayıflayanlar,
kilo verme egzersizleri,
sismanlik,
şişmanlığın zararlarını anlatan,
hayvansal besinler,
obezite kaç kilodan başlar,
şişmanlığın zararlarını anlatan resimler,
ebese,
zayıflayanların görüntüleri,
ŞİŞMAN OLUPTA ZAYIFLAYANLAR,
şişmanlığın zararlarını anlatan görseller,
zayıflamaya karar vermek,
dr sait uçar,
www.beyintedavisi.com.,
obezitenin ileride acacağı sorunlar,
Obez hanımlar,
kilo vermek için egzersizler,
25 kilo zayıflayanlar,
zencefil ile zayıflayanlar,
zayıflama egzersizleri,
şişmanlığın obezite,
obez olanlar