Sayfa 1 Toplam 5 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 47 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Tiroid hastalıkları: Nodül, Hipotiroid, Hipertirod, Düğümlü Guatr

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Post Tiroid hastalıkları: Nodül, Hipotiroid, Hipertirod, Düğümlü Guatr

    Tiroid hastalıkları: Nodül, Hipotiroid, Hipertirod, Düğümlü Guvatr, Morbus Basedow





    Tiroid hastalıkları:

    Tiroid küçük bir organ olup 20-30 gramdır ve gırtlağın hemen altındadır. Tiroid sağlı solu iki ana loptan ve ortada ince bir loptan oluşur. Beze ne dışarıdan farkedilir, nede dokununca hissedilebilecek kadar büyüktür, Burada iyotlu tiroid hormonları salğılanır. Bu hormonlar çok hayati olup vücudun enerjisini artırır. Çocukların büyümesikas, sinir ve bezelerin getişmesi ve büyüklerdeki metabolik değişimleri sağlar. Kandaki tiroid hormonunun azalması halinde beyin tiroidi uyararak hormon salğılanmasını sağlar. Soğuk, psikolojik ve bedeni zorlamalar hormon salğılanmasını artırır, dinlenme ve sıcakta ise hormon salğılanması azalır.

    Tiroid (kalkan bezi) hastalklarını iki ana başlıkta elealabiliriz. Bunlar hiportiroid (tiroid bezinin yetersiz çalışması ) ve hipertroidizmi (tiroid bezinin aşırı çalışması ) sayabiliriz. Bir kişinin günlük iyot ihtiyacı 150-200 mikrogramdır, şayet bundan az alınırsa tiroid yeterince hormon salğılıyamaz ve hipotirodortaya çıkar. Tiroidin aşırı T3 ve T4 hormunları salğılaması sonucu ise hipertirod (hipertiroidizm) ortaya çıkar. Ayrıca tiroid bezinin hormon salğılaması beyindeki hipofiz ve hipotalamusla düzenli bir birini uyararak hormon salğılanmasını düzenlerler.

    a-) Hipotiroid:
    Tiroidin salğıladığıu iki önemli hormona T3 (triiyottironin, trijodtironin) ve T4?ün (tiroksin) yeterince salğılanmaması nedeniyle hipotiroid ortaya çıkar. Hipotiroid yani yetersiz hormon salğılanması sonucu vücudun bütün metabolik değişimlerinde azalma görülür ve organların (sindirim, sirnir vb.,,) hareketlerinde buna bağlı olarak yavaşlama görülür. Hiportiroid bayanlarda % 2, erkeklerde ise sadece % 0,1 ornında görülür.Hipotiroid genelikle 40-60 yaşları arasındaki yetişkinlerde daha çok görülür ve yeni doğan bebeklerin 3000-4000?inde görülür.

    Hipotiroid nasıl oluşur?
    Hipotiroid genelikle tiroid bezinin iltihaplanması (tiroidit) nedeniyle ortaya çıkar. Antikorlar tiroid dokularını tahripeder ve böylece bezeler yeterince hormon salğılıyamaz. Hormon salğılamasının azalmasından tiroid amaliyatı ve hipertiroide (tiroidin aşırı çalışması ) karşı kulanılan ilaçlarbezenin yetersiz hormon salğılamasına neden olur. Hipotiroidin oluşmasında bir diğer önemli sebepte hipofiz bezesinin yeterince yönlendirme hormonu salğılamamasıda aynı şekilde hipotiroide sebep olur.

    Hipotiroidin belirtileri:
    Hormon yetersizliği sonucu bütün organların çalışması yavaşlar.
    1-) Konsentrasyon zafiyeti
    2-) Yorgunluk
    3-) Üşütme
    4-) Kabızlık
    5-) Derinin kuru ve soguk olması
    6-) İştahsızlık
    7-) Kilo alma
    8-) Kalbin büyümesi ve kalp atışlarının yavaşlaması
    9-) Saçlar kırılgan ve kuru olur.
    10-) Damar sertliği
    11-) Sesin derinden ve kısık gelmesi
    12-)Adet anormalikler

    Teşhis:
    Kandaki T3 ve T4 hormonlarının oranı muayene ile ölçülür. Tiroidit (tiroid bezesinin iltihaplanması ) halinde dokular antikorlar tarafından tahripedilip edilmediği muayene ile araştırılır. Bebeklerdehipotiroid olup olmadığının bilinmesi hayat kurtarıcı olabilir.

    Tedavi:
    Hipotiroid teşhisi konduktan sonra sentetik ilaçlarla tedaviye başalnır ve ilaçların dozajını doktoru belirler. Şayethasta hipotiroid nedeniyle komaya girmişse o zaman injeksiyonla L-Tiroksin (L-Thyroxin) verilir. Bunun oranını doktor belirler ve bu genelikle 800 mikro gramdır. Şifalı bitkilerle tedavimümkündür ve bunların başındadenizsüngeri-, havalı yosun-, mineotu-, bozotu-, ve sıracaotu preparatları veya Gökçek İksiri kulanılır. Tiroid bezi hem hipertiroide hemde hipertiroid?de şişer. Şayet şişlik sert, soğuk ve derimsi yumru şeklinde ise bu hipotiroid nedeniyle ortaya çıkar ve genelikle dağlık bölgelerdeyaşayan ve iyot eksikligi olan yörelerde görülür. Guvatr yumşak, sıcak, ve kanlı ise buda hipertiroid nedeniyle olur. Ve genelikle denize yakın yörelerde görülür. Bunun sebebi basedow hastalığıdır.

    B-) Hipertirod, hipertirodizm, tiroidin aşırı çalışması:
    Tiroid bezesinin aşırı çalışmasına kısaca hipertiroid veya hipertiroidizmdenir. Hastalığın tipik belirtileri iç huzursuzluk, ateşbasması, kalp çarpıntısı, zayıflama (çok iştahlı olmasına rağmen), uyku rahatsızlıkları, dermansızlık ve ishal görülür. Hipertirodizmin sebebi tirodin konturolsüz T3 ve T4 (triiyottironin ve tiroksin) salğılamasıdır. Bazı insanlarda aşırı metabolik değişimler nedeniyle tiroid büyür ve bildiğimiz guvatr ortaya çıkar. Hipertiroidizm guvatr oluşmadanda oluşur.

    Hipertiroidizmin türleri:
    a-) Morbus Basedow
    Basedow hastalığı genelikle 20-40 yaşalrı arasında görülür. Vücudun salğıladığı antikor tiroidi sürekli uyarması nedeniyle tiroid aşırı hormon salğılar. Basedow genelikle hafif ve orantılı büyüme vardır. Bu tür hipertiroidizm?de hastaların üçte birinde göz rahatsızlıkları görülebilir. Göz rahatsızlıkları gözün hafif tahriş olması, kuruması, çift görme ve ağır hallerde göz dışarı doğru hafif çıkar.

    b-) Düğümlü Guvatr:
    Düğüm guvatrı genelikle iyot minerallerin az olduğu dağlık yörelerde görülür. Tiroid gelişi güzel büyüdüğü için ve düğüm gibi gözüktüğünden düğüm guvatrı denir. Burada tiroidin bazı hücreleri bazı organlarla bağlantılı olarak aşırı hormon salğılarlar ve bu nedenlede düzensiz, yani düğüm gibi şişkinlikler oluşur. Bazen tiroidin şişmesine bezedeki bir nokta sebep olur ve buna otojenik şişkinlik (otojenik adenom) denir. Bu türde göz rahatsızlıkları ortaya çıkmaz.

    Subakut Tiroid:
    Subakut akutla kronik arası bir durumdur, hastalığın seyir ve şişddet bakımından akut durumu geçmiş, fakat henüz kronikleşmemeiş durumdur. Subakut tiroidit genelikle bir virüs enfeksiyonunudan sonra ortaya çıkar. Aşırı metabolik değişimlerde bu çok nadir görülen bir durumdumdur. Metabolik değişimlerin yükselmesi, yani tiroidin aşırı hormon salğılaması nadir görülen bir durumdur. Bu rahatsızlığın tipik belirtileri çok yoğun ağrı, ateşlenme ve ağır hastalıkduygusudur.

    Hipertiroidizm neden ortaya çıkar?
    Hastalığın nedni tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın irsi olabileceği gibi çevre faktörlerinden dolayıda olabilir. Çevre kirliliği, besinlerdeki kimyasal maddeler veya sürekli alınan kimyasal ilaçlar veyahutta iyot yetersizliği olan bir çevrede yaşama gibi faktörler en önemlileridir.

    Hipertiroidizmin belirtileri:
    1-) Sinirlilik, uyuyamama, iç huzursuzluk, duygu dengesizlikleri, ağlamaklı, saldırgan ve aşırı heyacanlı
    2-) Ellerin titremesi
    3-) Hemen yorulma
    4-) Kalp çarpıntısı, nabızın aniden düşmesi ve düzensiz nabız
    5-) Kas zafiyeti
    6-) Kas ağrıları ve konturoledilmeyen kas titremesi
    7-) Sıkca tuvalette gitme ve su gibi feces
    8-) Adet anormalikleri
    9-) Ateş basması, sıcağa karşı aşırı duyarlılık ve aşırı terleme
    10-) Bazı durumlarda gözağrısı
    11-) Sıcak ve nemli deri, saç dökülmesi, kuru ve kırılgan saç
    12-) Çok yemesine ragmen zayıflama

    Hipertiroidizmin teşhisi:
    Metabolik değişimler olur olmaz, yani vücut fazla kalori yakmaya başlayınca , hemen tiroide bir şişme yani guvatr olup olmadığı gözlemlenmelidir. Kann muayenesi ile kandaki hormonun durumu tesbitedilmeli, antikor ve iltihapların durumu tesbitedilmelidir. Ultrasonla yapılacak muayenelerde tiroidin büyüyüp büyümediği anlaşılır. Tiroid rahatsızlıklarının bir çoğu Szintigrafi (izotop muayenesi) ile teşhisedilir.

    Hipertiroidizmin tedavisi:
    Hapla tedavi hastalığa göre bir hafta sürebildiği gibi haftalarcada sürebilir. Tedavi süresince rahatsızlığın düzelip düzelmiyeceği beli aralıklarla konturoledilir. Tedavi süresi hastadan hastaya farklıdır, bu nedenle birinde kısa sürede tedavi mümkünken ,diğerinde uzun süre gerekebilir. Hap alımını bıraktıktan sonra iyotun kandaki konsetresi ölçülür. Danmalamlar perklorat içerir ve perklorat iyot alımını önler. Böylece dolaylı olarak hipertiroidizm önlenir. Hipertiroidizm sonucu bezenin şişmesi (guvatr) nedeniyle nefes alma ve yeme yemede zorlanma oluyorsa amaliyat gerekebilir. Radiyoaktif iyotla tedavi radiyoaktif iyot aşırı hormon salğılanmasını frenler. Bazıları lenfom (lenf bezi kanseri) ve lösemiye sebep olabileceğini söyleselerde, şimdiye kadar, böyle bir durum görülmemeiştir. Doğal ilaçlardan ZYE-, kurtotu-, süpürgeotu preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek iksirini iyi gelir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    biroybil Çevrimd??? Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    108

    Standart Guatr ve tiroid bezi


    Guatr ve tiroid bezi çalışma bozuklukları Op. Dr. Bülent Koç yazdı.

    Guatr, tiroid bezinin büyümesine verilen isimdir. Bu büyüme tiroid bezinin tümünde olabileceği gibi bir kısmında veya içinde nodüller dediğimiz değişik sayı, büyüklük ve yapıdaki değişiklikler şeklinde olabilir.

    Op. Dr. Bülent Koç yazdı.

    Tiroid bezi boynumuzun ön kısmında adem elması dediğimiz kıkırdak yapının altında yer alan kelebek şeklinde küçük bir salgı bezidir. Önemli bir salgı bezi olan tiroidin bırakın işlevini, vücudun neresinde olduğunu bile çoğu kişi bilmez. Oysa tiroid bezi vücudun birçok alanını etkiler çünkü bu bez vücudumuzda metobolizmayı ve enerji kullanımını düzenleyen hormonları salgılar.

    Tiroid bozuklukları genellikle hayatı tehdit edici olmamakla birlikte kişinin yaşamının iyi ya da kötü olmasını etkiler, örneğin kişinin duygusal durumu, mevcut enerjisi, sıcak veya soğuğa karşı olan dayanıklılığı ve kadınlarda adetle ilgili sorunlar tiroid bozukluklarından etkilenebilir.

    Tiroid bezi hastalıkları az (hipotiroidi) ya da çok (hipertiroidi) hormon salgılanması veya iyi ya da kötü huylu tümörler oluşturması (guatr) şeklinde kendini gösterir.

    Tiroid hormon yapılması: Hormon sentezi beynin hipotalamus denilen kısmında salgılanan tirotropin releasing hormon (TRH) isimli hormonun salgılanması ile başlar. TRH kan yolu ile yine beyindeki hipofiz bezine ulaşır ve burayı etkileyerek tiroid stimulating hormon (TSH) denilen hormonu salgılamasını sağlar. TSH da tiroid bezini uyararak tiroksin (T4) ve tiriyodotironin (T3) denilen hormonları salgılar. Tiroid bezi T3 ve T4 ü salgılamak için gıda ile alınacak yeterli miktardaki iyota ihtiyaç duyar.

    Tiroid hormon yapımının regulasyonu: Beyindeki hipofiz bezi kandaki tiroid hormon miktarını algılayarak tiroid hormonlarının az ya da çok salgılanmasını kontrol eder. Kanda çok fazla tiroid hormonu varsa TRH'ın hipofiz bezini uyarması durur, aynı şekilde hipofiz bezinden de TSH salgılaması azalır, bu da kanda fazla miktarda bulunan tiroid hormon düzeyinin düşmesini sağlar. Bu düzenleme mekanizmasındaki bozukluklar hipotiroidi veya hipertiroidiye yol açar. Ayrıca tiroid bezinde hormon yapım mekanizması bozulursa da hipotiroidi oluşabilir.

    Gebelikte hipotiroidizm: Gebelik esnasında bir kadına hipotiroidizm tanısı konması ihtimali nadiren oluşur. Çünkü tedavi edilmemiş hipotiroidizm olan kadınlarda zaten adet ve yumurtlama sorunları oluşacağı için bunların hamile kalma ihtimali çok düşüktür.

    - Gebelik esnasında oluşmuş hipotiroidizm tanısını klinik olarak koymak çok zordur. Çünkü hipotiroidizmin halsizlik, kilo alma, sersemlik, el-ayakların sızlaması gibi bulguları normal gebelikte de görülebilen bulgulardır.
    - Gebelik esnasında tanı konulamamış hipotiroidizm anne karnındaki bebekte büyüme geriliği ve ölüdoğum riskini arttırır.
    - Gebelik esnasında hipotiroidizm gelişen kadınların pek çoğunluğu hamilelik öncesi tiroid hormon tedavisi almakta olan kadınlardır. Gebelik esnasında kadının almakta olduğu hormon dozu ihtiyacı %25 –50 arasında artabilir. O nedenle tüm hamilelik süresince tiroid hormonlarının düzenli kontrolü ve doz ayarlaması yapılması önemlidir.

    Gebelikte hipertiroidizm: Ortalama her 2000 gebelikte 1 kadında yeni oluşmuş hipertiroidizm tesbit edilir

    -Hipotiroidizmde olduğu gibi hafif düzeydeki hipertiroidizm semptomları da normal gebelikteki bazı bulguları taklit edebilir. Yine de gebeliği esnasında kilo kaybı, sürekli kusmaları, kan basıncı yükselmesi, devamlı çarpıntı olan kadınlarda tiroid hormon testleri yapılmalıdır.

    -Tedavi edilmemiş hipertiroid hem annede hem çocukta komplikasyonlara yol açar.

    -Gebelikte oluşan hipertiroidin tedavisi öncelikle ilaç ile yapılır. Radyoaktif iyot tedavisi ve tetkik amaçlı yapılan tiroid sintigrafisi gebelikte sakıncalıdır.

    Doğum sonrası tiroid hastalığı: Bazı kadınlarda doğumdan 3 – 6 ay sonra tiroidit gelişebilir. Bu tablo düşükler sonrası da oluşabilir.

    - İnsülin kullanan diabetik kadınların %25'inde doğum sonrası tiroid çalışma bozukluğu olduğu gösterilmiştir.

    - Doğum veya düşük yapma sonrası ileride belirteceğim hipertiroidi ya da hipotiroidiye uyan semptomlar oluşan kadınların doktora başvurmaları gereklidir.

    Tiroid Çalışma Bozukluğu Sebepleri

    Hipotiroidizm Sebepleri

    1-Tiroid dokusunun kaybı: Hipertiroidinin tedavisi amacı ile radyoaktif iyot tedavisi veya ameliyat yapılan hastalarda bu kez hipotiroidizm gelişebilir.
    2-Antitiroid Antikorları: Bu antikorlar diabet,lupus,romatoid artrit(romatizmal eklem hastalığı), kronik hepatit gibi hastalığı olanlarda oluşarak hormon yapımını azaltabilirler.
    3-Doğumsal hipotiroidizm: Hipotiroid yeni doğan bebekte doğumsal olarak da meydana gelebilir.
    4-Tiroid hormon yapım bozukluğu: tiroid hormon yapımında bozukluk olduğu zaman bu da TSH yükselmesi ve guatr oluşması ile sonlanır.
    5-İlaçlar: Bazı ilaçlarla özellikle lityum ile hipotiroidizm oluşabilir.

    Hipertiroidizm Sebepleri

    1- Graves Hastalığı: Bu hastalık kanda tiroidin aşırı çalışmasını stimüle eden long-acting thyroid stimulator (LATS) denilen maddenin bulunması ile oluşur. LATS, tiroidi aşırı uyararak fazla hormon yapılmasına ve guatr oluşmasına yol açar. Ayrıca gözlerin ileri fırlamasına da sebep olur. Bu durum ilerledikçe gözlerde ağrı, uyurken göz kapaklarının tam kapanmamasına bağlı kuruma ve buna bağlı göz sorunları oluşur.

    2- Toksik multinodüler guatr: Bu tablo tiroidin bir kısmının otonomik olarak TSH stimulasyonundan bağımsız olarak hormon salgılaması ile oluşur. Genellikle uzun süreli guatr olan, daha yaşlı kişilerde görülür. Toksik multinodüler guatr göz bulgularının olmaması ve daha hafif hipertiroid bulguları ile seyretmesiyle graves hastalığından ayrılır.

    3- Tiroidit: Bu tablo, de Quervain ve Hashimato tiriditi denilen inflamatuar hastalıklarda oluşur. Bu hastalıklarda erken devrede inflamasyona bağlı fazla hormon salgılaması oluşup hipertiroid bulguları meydana gelirken, daha sonra tiroid yetmezliği oluşarak hipotiroid meydana gelebilir.

    4- Hipofiz adenomu: Hipofiz adenomları bazen fazla TSH salgılayarak tiroid bezinin aşırı uyarılmasına sebep olabilirler.

    5-İlaca bağlı hipertiroidizm: Bu tablo en sıklıkla amiodarone denilen antiaritmik antianjinal kalp ilacı ile oluşur.

    Tiroid Problemlerinde Semptomlar

    Hipotiroidizm:

    -Bebeklerde:
    Kabızlık
    Beslenme bozukluğu
    Sarılık
    Aşırı halsizlik

    -Çocuklarda:
    Erişkinlerle aynı semptomlar oluşur.
    Okul performansında düşüklük nedenidir.

    -Erişkinler:
    Erken semptomlar
    Kolay yorulma, halsizlik
    Soğuk toleransının düşüklüğü,çabuk üşüme
    Kabızlık

    Karpal tünel sendromu denilen el bileklerinde ağrı ve uyuşukluğa yol açan fibrotik bantların oluşması hali.

    Geç semptomlar
    İştah bozuklukları (iştahsızlık)
    Kilo alma
    Cilt kuruluğu
    Saç dökülmesi
    Entellektüel kapasitede bozulma
    Sesin kabalaşması ve kalınlaşması
    Gözlerin çevresinde şişlikler oluşması
    Depresyon

    Hipertiroidizm:

    -Çocuklar:
    Erişkinlerle aynı semptomlar oluşur
    Okul performansı düşer
    Davranış bozuklukları oluşur

    -Erişkinler:
    Uykusuzluk
    Ellerde titremeler
    Sinirlilik
    Normal veya serin ısısı olan ortamlarda aşırı rahatsızlık duyma,
    Ateş basması
    Barsak hareketlerinde artma, sık tuvalete çıkma kilo kaybı,
    Aşırı terleme
    Adet düzensizlikleri
    Eklem ağrıları
    Konsantrasyon güçlüğü
    Gözlerde büyüme, ileri çıkma oluşabilir.

    -Yaşlılar:
    Kalp hastalığı olanlarda göğüs ağrısının kötüleşmesi
    Kalp yetmezliği olanlarda nefes darlığının daha da kötüleşmesi
    Adele zayıflıkları, özellikle omuz ve kalçalarda oluşur.

    Hipotiroidizm ve hipertiroidizm yakınmaları ve septomları tipik olarak haftalar veya aylar süren yavaş bir oluşum seyri gösterir. Yukarıda belirtilen bulguları uzun süreden beri olan ve giderek belirginleşen kişilerin doktora başvurmaları gereklidir.

    Tedavi edilmeyen hipotiroidi yaşlılarda beyin fonksiyonları üzerine ağır etkileri olduğu gibi barsak tıkanıklıklarına yol açabilir ve kalbin normal kasılmasını engelleyebilir. Enfeksiyon, soğukta kalma, travma ve bazı ilaçların alınmasıyla hipotiroidi daha da kötüleşebilir. Nefes darlığı, karın ağrısı, bulantı, kusma, şuur bulanıklığı oluşursa acil tedavi gerekebilir.

    Ağır hipertiroid tablosuna ise tirotoksik kriz denir ve kalp ve beyin üzerindeki etkileri nedeni ile öldürücü sonuçlara yol açabilir. Halk arasında zehirli guatr denilen bu tablo tedavi edilmeyen veya ilacını düzenli kullanmayan hastalarda oluşabilir. Ağır enfeksiyon halleri de tirotoksik krize yol açabilir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, karın ağrısı, kusma, aşırı ajitasyon, huzursuzluk, yer ve zaman oryantasyonu bozukluğu oluşursa acil tedavi gerekebilir.

    Muayene ve Tetkikler

    Hastanın öyküsü, muayene bulguları, laboratuvar ve rontgen bulguları bir bütün halinde tanı konmasını sağlar. Hastaların deri, göz bulguları, kalp ve nörolojik muayeneleri önemlidir.

    Kan Testleri ve Tetkikler

    -Tiroid Stimulating Hormon (TSH) pek çok vakada tanı konmasını sağlayan tek ve en kullanışlı testtir.
    Hipertiroidizmde, kanda aşırı tiroid hormonu bulunduğunda TSH düzeyi normalden düşüktür, kanda az tiroid hormonu olan hipotiroidide ise TSH yükselmiştir.

    -L-thyroxine – (T4)-

    Tiroid hormonlarından birisidir. T4 yüksekliği hipertiroidi gösterirken, hipotiroidi durumlarında düşük çıkar.

    - Tiriodotironin (T3)- Diğer bir tiroid hormonudur. Yüksek T3 düzeyleri hipertiroidi , düşük düzeyler ise hipotiroidi gösterir.

    - TSH Reseptor Antikoru- Graves hastalığı denen toksik tiroid tablosunda yükselir.

    - Antiroid antikor- Hashimato hastalığında yükselir.

    - Tiroid Sintigrafisi- Bu testte düşük dozda radyoaktif iyot verilir ve tiroid bezinin özel bir röntgeni çekilir. Radyoaktif materyalin tutulumunun artması tiroid bezinin fazla çalıştığını, azalması ise az çalıştığını gösterir. Bu test hamile kadınlara yapılmamalıdır.

    - Tiroid Ultrasonu- Tiroid bezinin ve içindeki nodüllerin özelliklerinin belirlenmesini sağlar.

    -İnce İğne Aspirasyonu- Tiroid bezi içine ince bir iğne ile girilerek nodüllerden hücre alınıp incelenmesi işlemidir. Nodül içinde kanser olup olmadığını anlamak için yapılır.

  3. #3
    biroybil Çevrimd??? Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    108

    Standart Şişmanlığınızın Nedeni Tiroit

    Şişmanlığınızın Nedeni Tiroit

    Gizli tiroit yetmezliği şişmanlığa yol açıyor. Uzmanlar kilo problemi olan her 4 kişiden birinde gizli tiroit yetmezliği olduğunu söyledi.Guatr ve Tiroit Kanseri Derneği Başkanı Prof. Dr. Cumali Aktolun, ?tiroit hormon yetmezliğinde, metabolizma yavaşlar ve şişmanlık ortaya çıkar. Bu şişmanlık göbek etrafı ve daha ziyade vücut alt bölümünde kendini gösterir? dedi.Prof. Dr. Cumali Aktolun, şişmanlığın beslenme alışkanlıklarındaki bozukluklara veya hastalıklara bağlı olabileceğini belirtti. Ancak bazı tıbbi durumlarda kişinin gerçekten doğru beslense de şişmanlayabildiğine dikkat çeken Aktolun, ?Bu hastalarda tıbbi durum, yeterli tedaviyle düzeltilmedikçe hiçbir diyet kalıcı zayıflama sağlayamaz. Bu tıbbi durumların başında tiroit hastalıkları gelir? diye konuştu. Aktolun, tiroit hormonunun metabolizma hızını belirleyen ana hormon olduğunu ifade ederek, ?Tiroit bezesinin yetersiz hormon salgıladığı durumlarda, tiroit hormon yetmezliği ortaya çıkar. Bu durumda metabolizma yavaşlar ve şişmanlık ortaya çıkar. Bu şişmanlık, göbek etrafı ve daha ziyade vücut alt bölümünde kendini gösterir? dedi. ?Yapılan geniş çaplı bir araştırmaya göre, şişman her 4 kişiden birinde gizli tiroit yetmezliği var? diyen Aktolun, uluslararası bu çalışmanın tiroit hastalarıyla değil, tamamen normal olarak bilinen şişman deneklerle gerçekleştirildiğini bildirdi.

    ?REJİMDEN ÖNCE TİROİT HORMON ÖLÇÜMÜ YAPTIRIN?

    Cumali Aktolun, zayıflamak için rejime girmeden önce tiroit hormonu ölçümleri yapılması gerektiğini vurgulayarak, bu amaçla tiroit bezesinin çalışma ve fonksiyon düzeyi hakkında önemli bilgiler veren TSH isimli hormonun ölçülmesi gerektiğini anlattı. Tiroit hormon yetersizliği sonucunda şişmanlığa ilaveten, kolesterol yüksekliği ya da kalp-damar hastalıkları da ortaya çıkabileceğini ifade eden Aktolun, kilo verdirici rejimlerin bir parçası olan fiziksel egzersizin bu kişilerde dikkatle planlanması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Aktolun, bazı diyetisyenlerin, hekim kontrolü olmadan kişiyi direkt obez hasta kabul edip bir çok kan tahlili, hormon ölçümü ve hatta filmler istediğini ileri sürerek, oysa bunların değerlendirilmesinin ciddi bir klinik hekimlik deneyimi gerektirdiğini bildirdi. Yine bazı hastaların diyet listelerinin sonuna, hiçbir tiroit hastalığı olmadığı ya da kapsamlı bir tiroit değerlendirmesi ve muayenesi yapılmadan, guatr ilaçları eklendiğine de dikkati çeken Aktolun, şu uyarılarda bulundu: ?Bu ilaçlar gerekmediği halde kullanılırsa, tiroit hormon fazlalığı durumu ortaya çıkar ki, bunun da ciddi yan tesirleri vardır.Yan tesirleri ciddi, ama sinsidir. Çarpıntı, kalp krizi, beyin kanaması, ritim bozukluğu, kaşıntı, saç dökülmesi, kemik erimesi, yüksek tansiyon ve kalp büyümesi bu yan tesirlerin bir kısmıdır. Tiroit uzmanları dahi bu ilaçları kullanırken mikrogram düzeyinde ve çok hassas dengeler içinde kullanır.?

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.485

    Standart Trioid bezinin önemi

    Jinekolog Op. Dr. Mebrure Altuğ

    Trioid bezinin önemi

    Guatr olarak bilinen triod bezi hastalıkları kadın hayatınının her devresinde önem taşımaktadır. Özellikle gebelikte ve menopoz döneminde oldukça önemlidir.

    Menopoz döneminde 'Haşimoto trioditi' denen triod bezi iltihaplanmasından ve triod bezinin fonksiyon görememesinden kaynaklanan rahatsızlar, gözden kaçtığı takdirde yanlış tedavilere yol açmakta ve esas tedavi edilmesi gereken triod bezi yerine başka organ rahatsızları tedavi edilmeye çalışılmaktadır.

    Menopoz tedavisine başlarken istenen hormon testlerine ilave olarak mutlaka triod fonksiyon testleri de istenmelidir. Bu dönemde görülen depresif durum çoğunlukla triod fonksiyonlarına bakılmadığı için antidepresanlarla tedavi edilmeye çalışılmakta fakat uzun süre kullanılmasına rağmen düzelme olmamaktadır.

    Halbuki kandan bakılan basit bir testle ortaya çıkarılabilen bu rahatsızlık, yine basit bir ilaç tedavisiyle da kısa sürede düzeltilebilmektedir. Böylece uzun süreli antidepresan kullanımına gerek kalmamaktadır.

    Menopoz dışında, gebelikde de triod fonksiyon testleri bakılmalıdır. Çünkü doğacak bebeğin gelişimi üzerinde annenin triod hormonunun son derece önemli yeri vardır. Hiçbir anne hipotrioidi belirtileri olan kısa boylu, burun kökü basık, dili ağzına sığmayan bir bebek doğurmak istemez. Hatta bu testler bebek doğar doğmaz, bebeğe de yapılmalıdır.

    Üreme çağındaki kadınlarda guatr denen triod hastalıkları adet düzensizliklerine, anemiye, yüzde şekil değişikliklerine, depresyona veya aşırı sinirlilik haline neden olabilir.

    Adet bozukluğu nedeniyle başvuran hastalarda da kesinlikle triod fonksiyonlarına bakılmalıdır. Aynı şekilde intertilite (kısırlık) sorunu olan kadınlarda da bu testler bakılmalıdır.

    Triod bezinin aşırı çalışması, zayıflama, sinirlilik, aşırı hareketlilik, az çalışması ise kilo alma, halsizlik, depresif ruh hali, kansızlık, ellerde, ayaklarda ve yüzde şişme gibi belirtilerin oluşmasına sebep olur.

    Genç kızlarda özellikle vücuttaki bu belirtilerin görülmesi ve beraberinde adet düzensizlikleri de görülmesi halinde mutlaka triod bezinin araştırılması da gerekir.

    Triod bezi, aslında aynı zamanda bir tür davranış belirleyici hormon üretir. Aşırı çalışması halinde telaşlı, yerinde duramayan, yürümeyip koşan, çok konuşan sinirli bir tip oluşturmasına, az çalışması ise ağır hareket eden, depresif, anemik(kansız), motivasyonu olmayan, adeta miskin kedi özellikleri gösteren bir tip oluşturmasına sebep olur.

    Triod hastalıklarınn tedavisi birçok semptomun ortadan kalkmasına ve tekrar normal hayata dönüşe sebep olur.

    HASHİMOTO HASTALIĞI
    Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabı veya tıptaki adıyla ‘’Hashimoto tiroiditi’’ bağışıklık sisteminin bir bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. 1912 yılında Japon bilim adamı Akira Hashimoto tarafından tanımlandığı için bu ad verilmiştir. Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabı en fazla tiroid bezi yetmezliği yapan hastalıktır. Diğer bir deyimle tiroid bezi yetmezliğinin en önemli nedeni Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabıdır.Bu hastalık otoimmün hastalıklar dediğimiz hastalıklardan birisidir. Otoimmün hastalıklarda vücut kendi dokusunu yabancı doku olarak algılayıp onu yok etmek ister ve vücut içinde bir savaş oluşur. Hashimoto tiroiditinde de vücut tiroid bezini yok etmek ister. Vücudumuz tiroid bezini yok etmek için çok miktarda anti-TPO antikoru ve anti-tiroglobulin antikoru üretir. Bu antikorlar tiroid bezine bağlanarak tiroid hücrelerini harap ederler. Bu arada tiroid bezine birçok iltihap hücresi birikir. İltihap sonucu tiroid hücreleri tahrip olarak azalınca da bez küçülür ve hormon yapacak hücre kalmaz ve sonunda tiroid hormon yetmezliği ortaya çıkar. Bu hastalarda yıllar içinde tiroid bezi gittikçe küçülür. Başlangıçta ufak bir guatr ve kanda anti-TPO antikor yüksekliği varken TSH, T3 ve T4 hormonları normaldir. Daha sonra zaman içinde hastalık ilerledikçe önce başlangıç halinde tiroid yetmezliği (sadece TSH yüksek, fakat T3 ve T4 normal) sonra tam tiroid yetmezliği (TSH yüksek, T3 ve T4 hormonları düşük) gelişir. Hashimoto hastalığı başlangıcında tiroid bezinde büyüme yani guatr vardır; daha sonra tiroid bezi yavaş yavaş devam eden harabiyet nedeniyle yıllar içinde küçülerek sanki yok olur.
    Kimler Risk altındadır?
    Hashimoto hastalığının nasıl başladığı tam olarak bilinmiyorsa da genetik eğilim önemlidir. Ailesel özellik gösterir. Aynı ailenin üyelerinde sık görülür. Hashimoto tiroiditi olan hastalarda kuvvetli bir genetik geçiş vardır ve bu hastaların birinci dereceden akrabalarında tiroid antikorları (anti-TPO ve anti-tiroglobulin) yüksek olarak bulunur ve hastalık ailenin diğer üyelerinde de sıklıkla ortaya çıkar. Bu nedenle Hashimoto tiroiditi varsa ailenin diğer üyelerinde de tiroid tetkikleri yapılmalıdır. Hashimoto tiroidit sıklığı iyot alımı arttıkça artmaktadır. ABD ve Japonya gibi iyot alımının yüksek olduğu ülkelerde sıklığı yüksektir.
    Sıklık:
    Toplumun % 2’sinde bulunur. Hashimoto hastalarının % 95’i kadındır. Tüm yaşlarda ortaya çıkarsa da 30-50 yaş arasında sıktır. Kadınlarda erkeklere göre 15-20 kat daha fazla görülür. Ergenlik çağındaki kızlarda sıklığı % 0.8-1.6’dır.Anti-TPO antikorunun kanda yüksekliği yaşla birlikte artar ve 70 yaş ve daha büyük kadınların % 33’ünde bu antikor yüksek olarak bulunur. Anti- TPO ve anti-tiroglobulin antikorlarının ve sadece TSH’nin yüksek olduğu kadınlarda tiroid bezi yetmezliği yani tiroid hormon azlığı her yıl % 5 oranında gelişir.
    Şikayetler:
    Çoğu hastanın hiçbir şikayeti yoktur. Bazı hastalarda küçük bir guatr ve anti-TPO antikor yüksekliği vardır. Bazen tiroid bezi yetmezliği (tiroid hormon yetmezliği-hipotiroidi) ile doktora başvururlar. Yaş ilerledikçe Hashimoto’lu hastalarda hipotiroidi (tiroid bezi yetmezliği) sıklığı artar. Hashimoto’lu hastalarda lastik sertliğinde bir guatr vardır. Çok nadiren tiroid bezi sert olabilir. Tiroid bezinde ağrı veya hassasiyet yoktur. Genellikle tiroid büyümesi sessiz olur ve şikayet bulunmaz. Bu hastalar doktora genellikle guatr nedeniyle veya tiroid hormon azlığının neden olduğu halsizlik, bitkinlik, el ve yüzde şişme, ses kalınlaşması gibi şikayetler nedeniyle başvururlar.
    Hashimoto Tiroiditi ile Birlikte Sık Görülen Hastalıklar
    Hashimoto tiroiditi olan hastalarda diğer otoimmün hastalıklar sıklıkla birlikte olur. Bu hastalıklar aşağıda verilmiştir:
    Graves hastalığı
    Tip 1 şeker hastalığı
    Addison hastalığı (böbreküstü bezi –kortizol yetmezliği)
    Testis ve yumurtalık iltihabı
    Paratiroid hormon azlığı
    Hipofiz bezi iltihabı
    B12 vitamin eksikliğine bağlı kansızlık
    Vitiligo (ciltte beyaz alanlar olması)
    Romatoit Artrit (küçük eklem iltihabı)
    Trombosit isimli kan hücre azlığı
    Myastenia gravis (kaslarda ağrı ve güçsüzlük yapan bir kas hastalığı)
    Hashimoto tiroiditi; hipogonadizm (seks hormonlarında azalma), Addison hastalığı (böbreküstü bezi yetmezliği), diyabetes mellitus (şeker hastalığı), hipoparatiroidizm (paratiroid hormon düşüklüğü-kalsiyum düşüklüğü) ve pernisiyöz anemi (B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık) ile birlikte sık görülür.
    Çocuklarda Hashimoto hastalığı olursa büyüme gecikmesi, kemik yaşında gecikme ve yüksek kolesterol düzeyleri saptanır.
    Laboratuvar Bulguları:
    Hashimoto tiroiditinden şüphelenildiğinde, anti-TPO antikoru, T3, T4 ve TSH hormon tetkiklerine bakılır. Hashimoto tiroiditli olguların yaklaşık % 80’inde tanı konduğunda normal T4, T3 ve TSH düzeyleri saptansa da tiroid bezinde hormon yapımı azalmaya başlamıştır. Anti-TPO antikorlar hastaların % 95’inde ve anti-Tiroglobulin antikorlar % 60’ında yüksek olarak bulunur. Anti-TPO antikoru yüksek hastaların % 25-50’sinde tiroid bezi yetmezliği başlangıç halinde olabilir, yani TSH hormonu yüksek, fakat T3 ve T4 hormonu normaldir.
    Hashimoto Tipi Tiroid İltihabında Tedavi:
    Hashimoto tipi tiroid iltihabını yok edecek bir tedavi şekli veya hastalığı tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yolu maalesef yoktur. Yapılan tedavi sadece guatr ve tiroid bezi yetmezliği varsa onun tedavisi şeklinde olur. Guatrı olan veya tiroid bezi yetmezliği olan kişilerde tiroid hormon ilacı levotiroksin ile tedavi yapılır ve ilaç dozu serum TSH düzeylerini normale getirecek şekilde doktorunuz tarafından ayarlanır. Burada amaç TSH düzeyini 1.5-2.5 IU/L olacak şekilde ayarlamaktır. Yaşlı hastalarda veya koroner kalp hastalığı olanlarda tedaviye çok düşük dozlarda başlanır ve 4-6 haftalık aralıklarla artırılır. Kadınların çoğunda gebelik süresince dozda % 25-50 oranında bir artış gerekir.Hipotiroidi olmasa bile guatrı olan Hashimoto hastaları tiroid ilacı tedavisinden fayda görür ve guatrları küçülür. T4 ve T3 hormonu normal, ancak TSH hormonu yüksek olan hastalarda TSH >4 IU/L ve anti-TPO yüksek ise küçük dozda ilaç tedavisi yapılır. Hipotiroidizm nedeniyle levotiroksin ilacını bir yıldan fazla kullanan Hashimoto tiroiditli olguların çok azında hastalık kendiliğinden düzelebilir. Özellikle aşırı iyot kullanımı sonrası hipotiroidi gelişenlerde, ve doğumdan sonraki bir yıl içinde hastalığı ortaya çıkanlarda ilaç dozu azaltılarak hastalığın düzelip düzelmediği kontrol edilir. Bezi küçülmüş hastalarda hastalığın düzelme olasılığı yoktur.
    Hashimoto Tiroiditi Olan Hastaların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar:
    1) İyotlu tuz ve iyotlu öksürük şurubu kullanmayınız.
    2) Selenyum desteği alabilirsiniz. Günde 100-200 mikrogram selenyum hastalığınız için faydalı olabilir
    3) Tiroid hormon ilaçlarını aç karna içiniz. Midenizde ağrı yapıyorsa tok karna alın, ancak en iyisinin aç karna alınması olduğunu unutmayınız. Aç karna alınan ilacın emilimi daha iyi olur.
    4) İlacınızı her zaman aldığınız öğünde almayı unutursanız bir sonraki öğünde alın, Bir gün önce almayı unutmuşsanız ertesi günü sabah ve akşam 2 kez alın.
    5) İlacı aldığınız öğünde başka ilaç almamaya çalışın. Özellikle kalsiyum, demir ve mide ilaçları tiroid ilacının emilimini bozar.
    6) Gebe kalmayı düşünen kadınlar doktoruna mutlaka ilaç konusunda danışmalıdır. Gebe kalınca da tiroid ilaçları alınacaktır. Çocuğa zararı yoktur. Tiroid ilacı almazsanız düşük riski artar. Doğum sonrası da kontrollerinizi yaptırınız.
    http://www.tiroidcenter.com
    http://www.tiroit.org
    http://www.endokrin.org
    www.bitkiseltedavi.com

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart

    Vücut saatini bozan hastalık

    İSTANBUL (İHA) - Vücutta organların çalışma hızını ayarlayan triod bezi az çalıştığında (hipotiroidi) kalp hızı düşüyor, bağırsaklar yavaşlıyor, vücut su tutuyor, kilo alınıyor, depresyon ortaya çıkıyor. Bez çok çalıştığında (hipertiroidi) ise kalp hızı artıyor, bağırsaklar hızlanıyor, aşırı terleme, kilo verme gibi sorunlar oluşuyor.
    Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hasan Aydın, "Tiroid çok önemli bir organ. Çalışması bozulunca vücudun da ayarı bozuluyor" dedi.

    Tiroid hastalıkları 2 farklı şekilde görülüyor. Birincisi bezin az ya da çok çalışmasıyla görülen hormonal bozukluk. Diğeri ise tiroid bezinin yapısal bozuklukları (büyümesi), bezin içinde nodüller oluşmasıyla ortaya çıkıyor. Dr. Hasan Aydın, bu hastalıkların bir kişide ayrı ayrı bulunabildiği gibi birlikte de bulunabildiğini söyledi.

    DEPRESYON VE ADET DÜZENSİZLİĞİ YAPIYOR
    Tiroid bezi tiroksin denilen bir hormon salgılıyor. Bu hormon vücudun hızını, organların çalışmasını düzenliyor. Hormonal dengesizlik oluşunca vücudun sistemi tepeden tırnağa bozuluyor. Bez yetersiz çalıştığında saçlar dökülüyor, cilt kuruyor, kalp hızı yavaşlıyor, bağırsakların çalışması yavaşlıyor, bu nedenle kabızlık oluşuyor. Vücutta kilo artışı oluyor, vücutta su birikiyor, eller, yüz ve ayaklar şişiyor. Beyin fonksiyonları da yavaşladığından depresyon oluşuyor, adetlerde düzensizlik oluyor.

    TEDAVİ İLAÇLA YAPILIYOR
    Tiroid bezinin az çalışmasıyla tiroksin hormonu az salgılanıyor. Bu nedenle insan tiroksin hormonu hastalara ilaç olarak veriliyor. İlacın dozunu doktor ayarlıyor. Hastaların ilaçlarını düzenli almaları büyük önem taşıyor. Çünkü vücutta tiroksin hormonunu üreten hücreler ölüyor, kendini yenileyemiyor. Hastalık kalıcı olduğundan ömür boyu ilaç tedavisine devam etmek gerekiyor. Eğer tiroid bezinin içinde nodüller varsa hasta ameliyat gerekebiliyor. Nodül yoksa ilaç tedavisi veriliyor.

    KALP HIZLANIYOR, AGRESİFLİK ARTIYOR
    Tiroid bezi çok çalıştığında vücutta tıpkı az çalışmasında olduğu gibi birçok değişiklik oluyor. Hastanın kalbi çok hızlı çarpıyor, bu nedenle çarpıntıdan çok şikayet ediyorlar. Heyecanlı ve agresif ruh halleri artıyor. Ellerinde titreme görülüyor. İştahları artmasına ve yemek yemelerine rağmen, hızla kilo veriyorlar. Sıcaktan rahatsızlık, aşırı terleme, gün içinde çok sık dışkılama en önemli şikayetler arasında yer alıyor. Tedavide ilaç, radyoaktif iyot tedavisi ve ameliyat seçenekleri var. Önce ilaç tedavisiyle başlanıyor. Bir kısım hastada sadece ilaç tedavisi yeterli olabiliyor. Yaklaşık 1.5 yıl ilaçların düzenli alınması hastalığın nüksetmesini önlüyor. Eğer ameliyat gerekiyorsa, bezin üçte ikisi çıkarılıyor, üçte biri bırakılıyor. Ancak bu defa çoğu hastada bez az çalıştığı için ameliyattan sonra hastaların ilaç kullanması gerekiyor.

    TÜRKİYE'DE TİROİD HASTALIKLARI ÇOK YAYGIN
    Türkiye'de iyotlu tuz kullanımı konusunda sorunlar nedeniyle, genel toplumda her 7-8 kişiden birinde, kadınlarda ise her 3-4 kadından birinde tiroid hastalıkları görülüyor. Doğumla birlikte eksik iyot alındığı için 20-30'lu yaşlardan itibaren tiroid hastalıklarıyla ilgili şikayetler ortaya çıkıyor. Hastalığı tesbitte sadece hormon düzeylerine bakmak yetmiyor. Ayrıntılı muayene de önemli. Ailede hastalık varsa risk de artıyor. Sadece genler değil, çevresel etkenler de hastalığın ortaya çıkmasında etkili oluyor

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart

    Alıntı cicek35 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Adet anormalikleri ve adet öncesi ağrılar yaşıyordum. Doktorlar FSH, Prolektin, T3, T4 hormonlarında yükseklik ve tiroid bezesinde iltihap olduğunu söylediler. Doktorların yıllardı verdikleri ilaçları aldım bir etkisini görmediğim gibi beni serseme çeviriyordu bu çok yantesiri olan ilaçlar. İnternetten Gökçek İksir ve kadın çayını gördüm gidip aldım ve içmeye başladım bir ay sonra ağrılarım daha da arttı. İbrahim beyi aradım ve bunun sebebini sordum. Bu durum normal dokulardaki artık ve toksik maddeler temzileniyor dedi. Ben iksir ve çaya devam ettim hamdolsun 3 ay oldu ve şimdi adet anormaliklerim düzeldi ve ağrılardan kurtuldum. FSH, Prolektin, T3 VE T4 hormonlarım normale döndü. Ama ben yinede 3 ay daha kullanacağım
    Çiçek hanımla ilk görüştüğümde çok umutsuz ve perişan vede ağlamaklı idi. Hiç bir kimseye ve hiç birşeye inancım yok diyordu ve son çare olarak İksir ve çayınızı denemek istiyorum dedi. Denedide bir ay sonra şikayetleri arttı bu neden dedi, sabretmesini söyledim. Vücudun rahatszılık olan bölgelerinde ki curuf dokulardan sökülürken çok ağrı verir, bu normal süreç az sabredin dedim. Çiçek hanım sabretti ve sonunda iyileşmeye başkadı.Adet düzensizlikleri ve hormon anormaliklerinin düzelmesi çok çok iyi bir gelişme ,fakat sizin 2-3 ay daha Yoğurt Otu Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Tiroid çayı ve Enfrksiyon Çayı kullanmanız gerekir., Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  7. #7
    şamil Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1

    Standart Hİpertİroİt Hastasiyim

    Merhaba İBRAHİM Bey Ben Hİpertİroİt Hastasiyim.yaklaŞik 38 GÜn Önce Sİzden İksİr Ve Çay Aldim.13-14 GÜnde Bİr Tahlİl Yaptiriyorum.İlk 13. GÜnde YaptirdiĞim Tsh T3 Ve T4 DeĞerlerİmİn GÖrÜldÜĞÜ Tahlİl De DeĞerler Bİraz İyİ Ye DoĞru GİdİŞ Vardi(Çok Az Bİr Şekİlde-ÖrneĞİn Tsh:0.007den Tsh:0.009 A ÇikmiŞti,ft3:12.5den Tsh:10.8 E DÜŞmÜŞtÜ)25.gÜndekİ Tahlİlİmdede Durum 14.gÜndekİ Tahlİl İle Ayni İdİ.36.gÜndekİtahlİlİmde İse Durum Çok Daha KÖtÜye DoĞru Gİtmekteydİ(TSH:0.004DEN KÜÇÜK FT3:11.8 FT4:5.60İDİ).bu Durum Moralİmİ Bozdu.benİm HastaliĞimda Zaman Çok Önemlİ Yanİ Tedavİ Edİlmezse Kalp Rahatsizliklari Ortaya Çikabİlİr.yaŞim 31 ErkeĞİm .son GÜnlede Terlemem Ve HalsİzlİĞİm Bİraz Daha Artti.uykum Daha Çok Gelmeye BaŞladi .ÇALIŞTIĞIM İÇİN İKSİRİ GÜNDE 3 DEFA 2 KAŞIK İÇİYORUM.ne Yapmam Gerekİr.sizden umutluydum eğer çözüm olmayacaksa biran önce ameliyat olmayı düşünüyorum.iyi çalışmalar.cevabınızı bekliyorum.
    www.bitkiseltedavi.com

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart

    Alıntı şamil Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba İBRAHİM Bey Ben Hİpertİroİt Hastasiyim.yaklaŞik 38 GÜn Önce Sİzden İksİr Ve Çay Aldim.13-14 GÜnde Bİr Tahlİl Yaptiriyorum.İlk 13. GÜnde YaptirdiĞim Tsh T3 Ve T4 DeĞerlerİmİn GÖrÜldÜĞÜ Tahlİl De DeĞerler Bİraz İyİ Ye DoĞru GİdİŞ Vardi(Çok Az Bİr Şekİlde-ÖrneĞİn Tsh:0.007den Tsh:0.009 A ÇikmiŞti,ft3:12.5den Tsh:10.8 E DÜŞmÜŞtÜ)25.gÜndekİ Tahlİlİmdede Durum 14.gÜndekİ Tahlİl İle Ayni İdİ.36.gÜndekİtahlİlİmde İse Durum Çok Daha KÖtÜye DoĞru Gİtmekteydİ(TSH:0.004DEN KÜÇÜK FT3:11.8 FT4:5.60İDİ).bu Durum Moralİmİ Bozdu.benİm HastaliĞimda Zaman Çok Önemlİ Yanİ Tedavİ Edİlmezse Kalp Rahatsizliklari Ortaya Çikabİlİr.yaŞim 31 ErkeĞİm .son GÜnlede Terlemem Ve HalsİzlİĞİm Bİraz Daha Artti.uykum Daha Çok Gelmeye BaŞladi .ÇALIŞTIĞIM İÇİN İKSİRİ GÜNDE 3 DEFA 2 KAŞIK İÇİYORUM.ne Yapmam Gerekİr.sizden umutluydum eğer çözüm olmayacaksa biran önce ameliyat olmayı düşünüyorum.iyi çalışmalar.cevabınızı bekliyorum.
    Gökçek İksiri günde 5 defa 2 yemek kaşığı veya günde 3 defa çeyrak çay bardağı alın, yani dozajı mümkün oldukca artırın.ÇAYDANDA GÜNDE BİR LİTRE İÇMEYE ÇALIŞIN.Artı doğru beslenmek gerek.Bir çok hasta amaliyatsız tedavi oldu.Ama sizin durumunuzu en iyi doktorunuz bilir.Amaliyat gerekli diyorsa amaliyat olun.Amaliyattan sonra yeni oluşumları önlemek için iksir ve çay için.Yani amaliyat gerekli ise yaptırın.

    www.bitkiseltedavi.com

  9. #9
    redhg06 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    1

    Standart

    ibrahim bey sinirlilik,uyuyamama,duygu dengesizlikleri,aşrır heyecenlanma ki cidden aşırı,ellerimin titremesi ve ellerde aşırı terleme,hemen yorulma,kas larımda kuvvetsizlik karmp girmesi ve tenimde kuvvetsizlik, kontrol edilemeyen bacak adelelerim ve kolda pazularımda titreme ki arada oluyor, sac tellerımde zayıflık sac dokulmesı,cok yememe ragmen kılo alamama{bundan sıkayetcı dgeılım } gozlerımın altında koyuluk,aşırı yorgunluk hali,ve aşırı uyku isteği.dikkat dgaınıklıgı ve odaklanmama da bu belırtılere dhaıl olmak uzere bende durumun kısaca ozetı budur.tetkık yaptırmadım lakın belırtıler troıd bezleırmle alkalı porblem olduguna delalet.hatta tetkık olmamasına ragmen bazı doktor arkadslarım troıd bezlerı ıle porblem olacagını bana bıldırmıslerdı.sıtenızı yenı gordum hemen yazmak ıstedım.acaba bende hıpertroıd hastlıgımı mevcuttur?cunku bu belırtılerden dolayı cok buyuk sıkıntılar cekmekteyım.cevabınızı sabırsızlıkla beklıyecegım.

  10. #10
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart

    Alıntı redhg06 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ibrahim bey sinirlilik,uyuyamama,duygu dengesizlikleri,aşrır heyecenlanma ki cidden aşırı,ellerimin titremesi ve ellerde aşırı terleme,hemen yorulma,kas larımda kuvvetsizlik karmp girmesi ve tenimde kuvvetsizlik, kontrol edilemeyen bacak adelelerim ve kolda pazularımda titreme ki arada oluyor, sac tellerımde zayıflık sac dokulmesı,cok yememe ragmen kılo alamama{bundan sıkayetcı dgeılım } gozlerımın altında koyuluk,aşırı yorgunluk hali,ve aşırı uyku isteği.dikkat dgaınıklıgı ve odaklanmama da bu belırtılere dhaıl olmak uzere bende durumun kısaca ozetı budur.tetkık yaptırmadım lakın belırtıler troıd bezleırmle alkalı porblem olduguna delalet.hatta tetkık olmamasına ragmen bazı doktor arkadslarım troıd bezlerı ıle porblem olacagını bana bıldırmıslerdı.sıtenızı yenı gordum hemen yazmak ıstedım.acaba bende hıpertroıd hastlıgımı mevcuttur?cunku bu belırtılerden dolayı cok buyuk sıkıntılar cekmekteyım.cevabınızı sabırsızlıkla beklıyecegım.
    Tiroid besesinde anormalikler var ise Gökçek İksir ve tirod çayı iyi gelir, ama bağırsak mantarları da aynı problemlere sebep olabilir.Yoğurt Otu Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Tiroid çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    www.bitkiseltedavi.com

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 115
    Son Mesaj : 11-11-2013, 08:27
  2. Cevaplar: 52
    Son Mesaj : 11-11-2013, 08:26
  3. Cevaplar: 22
    Son Mesaj : 07-31-2013, 08:00
  4. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 03-18-2012, 21:37
  5. Cevaplar: 6
    Son Mesaj : 01-03-2012, 09:45

Visitors found this page by searching for:

tiroid

Tiroit bezihipotiroidguatrtiroitkalkan bezi hastaligihipo troitwhere is your thyroidguvatrhipotiroidi bitkisel tedavitiroid bezitiroid hormonutiroit bezleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162