Toplam 7 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 7 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Vaskülit, vaskulit, damar iltihabı, nekroz, Vaskülitler ve Bacak Ülserleri

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.703

    Standart Vaskülit, vaskulit, damar iltihabı, nekroz, Vaskülitler ve Bacak Ülserleri




    VASKÜLİTLER VE BACAK ÜLSERLERİ

    Doç.Dr. Mustafa ŞENOL
    İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı


    I- VASKÜLİTLER

    TANIM: Vaskülit, kan damarlarının inflamasyon ve nekrozu ile karakterize, klinikopatolojik bir tanımlamadır. Çok çeşitli klinik belirtilerle kendini gösteren, patogenezi iyice anlaşılamamış bir grup hastalığı tanımlamak için kullanılmaktadır. Her cins ve boyuttaki damarı ve organ sistemini etkileyebilirse de, özellikle post-kapiller venülleri tutan küçük damar vaskülitleri en sık görülen tipidir. Küçük damar vaskülitleri; hipersensitivite vasküliti, allerjik vaskülit, nekrotizan vaskülit, lökositoklastik vaskülit terimleriyle de isimlendilmektedir.


    PATOGENEZ: Vaskülitte temel mekanizma, antijenik uyarıyla gelişen immünolojik cevaptır. Küçük damar vaskülitlerinin çoğunluğu, dolaşan immün kompleksler sebebiyle oluşmaktadır. İmmünolojik olmayan mekanizmalarla da vaskülit oluşabilir. Özellikle septik emboli, daha nadir olarak diğer emboliler ve soğuğa maruz kalma, immünolojik olmayan mekanizmaların rol oynadığı durumlardır. İmmünkomplekslerin (çoğunlukla IgG ve IgM) hedef organ olan post-kapiller venüllerde depolanmasıyla kompleman sistemi aktive olur. Lökotrien B4, histamin, trombin, IL-1, IL-6, TNF-alfa ve interferonlar gibi çeşitli inflamatuar mediatörlerin salınımı ile nötrofiller immünkomplekslerin bulunduğu bölgeye gelerek doku yıkımına yol açan lizozomal enzimlerini salarlar. Bu enzimlerin salınımı ile damar duvarı ve onu saran dokunun bütünlüğü bozulur, inflamasyon, hemoraji ve nekroz oluşur. Ayrıca anormal fibrinolizis de görülür. Bu durum klinik olarak palpabl purpura şeklinde gözlenir.


    ETYOLOJİ: İmmün kompleks oluşturabilen çeşitli antijen tipleri vardır. İlaçlar ve infeksiyöz ajanlar, bunların en iyi bilinenlerindendir. Penisilin, insülin, hidantoin, aspirin, NSAİ ilaçlar, sülfonamidler, oral kontraseptifler, vitamin ve serum gibi birçok ilaçlar vaskülit sebebi olabilirler. A grubu beta hemolitik streptokok, staf. aureus, M. lepra ve M. tüberkülozis gibi bakteriyel, hepatit A, B, C, HSV ve influenza gibi viral ve kandida albikans gibi fungal infeksiyon ajanları da vaskülit nedeni olabilirler. Ayrıca; kan hastalıkları (kriyoglobülinemiler...), neoplaziler (multıpl miyeloma, lenfoma...), romatoid hastalıklar (romatoid artrit, Sjogren sendromu, lupus eritematozus, dermatomiyozit...) da etkenler arasında sayılmaktadır. Çok ileri tetkikler kullanılsa bile etyolojik ajanın her zaman kesin olarak kanıtlanması güçtür.

    SINIFLANDIRMA: Vaskülitlerin sınıflandırılmasında halâ bir fikir birliğine varılamamıştır. Üzerinde geniş bir konsensüs sağlanan, Avrupa Vaskülit Çalışma Grubu’nun 1999 yılında yaptığı sınıflandırma aşağıdadır:
    Tablo 1. Vaskülitlerin sınıflandırılması

    Küçük damar vaskülitleri Orta çap damar vaskülitleri Büyük damar vaskülitleri
    - Kutanöz lökositoklastik vaskülit - Poliarteritis nodoza (lokal, sist) - Dev hücreli (temporal) arterit
    - Henoch-Schönlein purpurası - Kawasaki hastalığı - Takayasu arteriti (hastalığı)
    - Wegener granülomatozu
    - Churg-Strauss sendromu
    - Mikroskopik polianjiitis
    - Esansiyel kriyoglobülinemik v.

    KLİNİK BULGULAR: Genellikle küçük venül tutulumunda (hipersensitivite vasküliti); palpabl purpura ve ürtikeryal lezyonlar, küçük arter tutulumunda; nodüller, orta çap arter tutulumunda; organ nekrozu, livedo retikülaris ve purpura, büyük damar tutulumunda ise; kladükasyo ve nekroz ön plandadır. Daha seyrek görülen deri belirtileri ise; eritemli plaklar, purpurik zeminde gelişen püstüller, veziküller, ülserler ve periungual telenjiektazilerdir. Lezyonlar, hidrostatik etkiye bağlı olarak, vücut ağırlığını taşıyan bölgeler veya lokal basınca maruz kalan yerlerde, sıklıkla alt ekstremitelerde ve kalçalarda yerleşir. Ağrı, batma, yanma gibi subjektif yakınmalar olabilir. Özellikle ayak bileklerinde ödem gözlenir. Lezyonlar, post inflamatuvar hiperpigmentasyonla iyileşir.

    Sistemik bulgular: Ateş, halsizlik, miyalji gibi sistemik belirtiler deri belirtilerine eşlik edebilir. Diğer organ sistemlerinin tutulumu sonucu; çeşitli klinik belirti ve bulgular ortaya çıkar. Poliartrit, proteinüri ve/veya hematüri, hipertansiyon, santral veya periferik nörolojik belirtiler, karın ağrısı veya gastrointestinal kanama, plevrit ve plörezi, dispne, perikardit, uveit ve retinal kanama görülebilir.

    VASKÜLİTLİ BİR HASTANIN DEĞERLENDİRİLMESİ: Küçük damar vasküliti düşünülen hastalarda yaklaşım 3 aşamalı olmalıdır:
    1- Histopatolojik doğrulama önemlidir. Fakat hiçbir vaskülitte patognomonik biyopsi bulgusu yoktur.

    2- Hastalığın yaygınlık derecesinin belirlenmesi.

    3- Altta yatan nedenin araştırılması.

    Sistemik belirtilerin varlığı, tablonun ciddi olabileceğini düşündürür. Bu durumda; iyi bir hikaye alınmalı ve detaylı bir fizik muayene yapılmalıdır. Bu hastalıkta etkilenebilecek sistemler dikkate alınarak laboratuar tetkikleri istenmelidir.

    SİSTEMİK VASKÜLİTİ DÜŞÜNDÜREN LABORATUAR BULGULARI: Anemi, sedim yüksekliği, CRP pozitifliği, kas enzimleri, pankreatik ve hepatik enzim yükseklikleri, hematüri ve proteinüri, gaitada gizli kan, anormal EKG ve EMG bulguları, akciğer ve sinüs grafilerinde patolojik bulgular, ANA pozitifliği, kriyoglobülinemi, hepatit B ve C antikorları pozitifliği, ANCA (antinötrofil sitoplazmik antikor) pozitifliği, kompleman düzeylerinin düşüklüğü ve IgA-fibronektin agregatlarının bulunması, vasküliti düşündürecek laboratuvar bulgularıdır.
    KLİNİK ÖRNEKLER: Küçük damar nekrotizan vaskülitleri alt gruplarının çoğunda yukarda belirtilen karakteristik deri lezyonları gözlenir.
    A- Küçük damar vaskülitleri:


    1- Henoch Schönlein purpurası (anafilaktoid purpura): Post kapiller venüllerin vasküliti ile karakterizedir. Daha çok çocuklarda görülür, idyopatik olarak kabul edilmekte ise de, bir viral infeksiyon veya streptokoksik farenjit çoğunlukla tetikleyici olaydır. Diğer muhtelif sebepler; bakteriyel infeksiyonlar, gıdalar, ilaçlar, kimyasal toksinler ve lenfomadır. Karakteristik deri lezyonları; özellikle alt ekstremitelerin ekstansör yüzlerinde yerleşen tipik palpabl purpura şeklindedir. Hemorajik olabilir. Beş gün içinde solmaya başlar, birkaç hafta içinde yeni lezyonlar ortaya çıkabilir. Deri lezyonlarının yanı sıra sıklık sırasına göre; artralji, kramplar şeklinde karın ağrısı şeklinde GİS tutulumu ve renal hastalık da eşlik eden belirtilerdir.

    Tanı kriterleri: Palpabl purpura, hastanın 20 yaştan küçük olması, barsak anjinası ve histopatolojik incelemede, damar duvarında granülositlerin görülmesidir. Bunlardan ikisinin olması tanı için yeterlidir.


    Biyopside, lökositoklastik vaskülit bulguları ile direkt immün floresans tetkikte tutulmuş ve tutulmamış deride damar duvarında IgA ve kompleman birikimi saptanır. Trombosit sayısının normal olmasıyla ITP’den ayırdedilir.

    Tedavi: Hastalığın genel süresi 4-6 haftadır. Özellikle renal tutulum olduğunda hastaların %5-10’unda süre uzar veya tekrarlamalar olur. Yatak istirahati, antibiyotik, antispazmodik ve antiinflamatuar ilaçlar kullanılır. Şiddetli vakalarda sistemik kortikosteroidler ve azatiopirin ile çok iyi sonuç alınır. Ayrıca; dapson, antikoagülan tedavi ve plazmaferez uygulanabilir.


    2- Ürtikeryal vaskülit (vaskülitik ürtiker): Daha çok orta yaşlı kadınlarda görülür. Kaşıntıdan çok ağrılı, herbir lezyonun 24 saatten uzun sürdüğü ve iyileşirken de rezidüel pigmentasyon bırakan ürtikeryal lezyonlarla karakterizedir. Lezyon üzerine diaskopi uygulandığında purpurik noktasal odaklar görülmesi önemlidir. Artralji, miyalji, karın ağrısı ve göğüs ağrısı sıklıkla deri bulgularına eşlik eder. Sedimentasyon yüksekliği ve hipokomplemantemi sık görülen laboratuar bulgularıdır.

    Ürtikaryel vaskülitle birlikte olabilecek durumlar; gammopatiler (IgA, multipl myeloma ve IgM gammopati), SLE, Sjögren sendromu, serum hastalığı, hepatit B-C ve Epstein-Bar virus infeksiyonlarıdır.

    Lökoklastik vaskülit gibi tedavi edilir.

    3- Serum hastalığı: Heterolog serum veya ilaçlara bağlı olarak ilk alımdan 7-10 gün sonra gelişen, dolaşan immün kompleksler sonucu oluşan klinik bir sendromdur. İkinci alımdan sonra ise 2-4 gün içinde hızlanmış bir reaksiyon oluşur. Hastada ateş, lenfadenopati, artralji, proteinüri ve deri lezyonları oluşur. Deri lezyonları ürtikeryal veya morbiliform olabilir. El içi ve ayak tabanı ile ekstremitelerin dorsal kısımlarında demarkasyon kenarı yapmaya meyillidir (Wallace işareti).
    Serum hastalığı; yılan ve akrep venom immünoterapisi, streptokinaz tedavisi, İVİG tedavisi ile penisillin, rifampisin, sefaklor gibi antibiyotik kullanımının komplikasyonu olarak karşımıza çıkabilir.


    4- Eritema elevatum diutinum: Klasik olarak ekstremitelerin ekstansör yüzlerinde, özellikle el veya dirseklerde, ağrılı, eritematöz, sarımsı-kahverengi nodül ve plaklarla seyreder. İnternal organ tutulumu yoktur, kronik seyirlidir.


    5- Wegener granülomatozu: Alt ve üst solunum yollarında ve bazen de deride granülomatoz inflamasyon ve nekrotizan vaskülit şeklinde görülür. Böbrekler, eklem, deri, nörolojik ve kardiyak sistem tutulumu da olabilir. Nazal veya oral ülserasyonlar görülebilir. c-ANCA (sitoplazmik paternli antinötrofil sitoplazmik antikor) pozitiftir.


    6- Churg-Strauss sendromu (allerjik granülomatozis): Solunum yollarının eozinofilden zengin granülomatoz inflamasyonudur. Astmatik bulgular, eozinofili ile birlikte akciğer, kalp, karaciğer, dalak ve böbreklerin diffüz anjiiti vardır. p-ANCA (perinükleer antinötrofil sitoplazmik antikor) pozitiftir.


    7- Mikroskopik polianjiit (mikroskopik poliarterit): İmmün depozitin olmadığı veya çok az görüldüğü nekrotizan bir vaskülittir. Nekrotizan glomerülonefrit ve pulmoner kapillarit sık görülür. p-ANCA pozitiftir.

    B- Orta boy damar vaskülitleri:


    1- Poliarteritis nodoza (PAN): Koroner ve hepatik damarlar gibi küçük ve orta büyüklükteki musküler arterleri tutan nekrotizan bir vaskülittir. Benign kutanöz ve sistemik formları vardır. PAN’lı hastaların %40’ında deri bulgusu ortaya çıkar. Hastaların %15’inde tek veya grup yapmış 5-10 mm çapında subkütan nodüller görülür. Nodüller ağrılı ve pulsatildir. Zamanla ülsere olabilirler. Tutulduğu organa göre hipertansiyon, taşikardi, ateş, ödem, kilo kaybı, hepatomegali, ikter, lenfadenopati, hematüri ve lökositoz görülür. Sistemik PAN’da; c-ANCA pozitiftir.


    2- Kawasaki hastalığı: Büyük, orta ve küçük arterleri, özellikle koroner arterleri tutar. Genellikle çocuklarda görülür. Yüksek ateş, eritema multiformeye benzer veya skarlatiniform deri lezyonları, stomatit, el ve ayaklarda ödem, lameller deskuamasyon, konjonktivit ve servikal lenfadenopati ile birliktedir.

    C- Büyük damar vaskülitleri:



    1- Dev hücreli (temporal) arterit: Aorta ve ana dallarının granülomatoz arteritidir. Elli yaş üzerindekilerde görülür ve sıklıkla polimyalji romatika ile beraberdir.


    2- Takayusu Arteriti: Aorta ve ana dallarının granülomatoz inflamasyonudur. Elli yaş altında görülür.

    LABORATUAR BULGULARI: Kutanöz nekrotizan vaskülitli hastalarda en sık rastlanan laboratuar bulgusu, artmış sedimentasyon hızıdır. Saptanan diğer anormallikler ya organ tutulumunu, ya da beraberinde başka bir hastalığın varlığını yansıtır. Seyrek olarak lökositoz, anemi, trombositoz, anormal idrar sedimenti, dolaşan immünkompleksler, romatoid faktör ve ANA pozitifliği de bildirilmiştir.

    HİSTOPATOLOJİ: Ana histopatolojik özellikler; damar duvarında fibrinoid nekroz ve damar duvarı içinde inflamatuar hücrelerin bulunmasıdır. Endotelyal ödem, trombus oluşumu, eritrosit ekstravazasyonu ve lökositoklazi (nötrofil nükleuslarının parçalanması) diğer önemli bulgulardır.

    İmmünreaktanlar (IgG, IgM, IgA, C3, C4) ve fibrin birikimi, dermal damarlarda direkt immünofloresan mikroskobi ile gösterilebilmekle beraber spesifik değildir. Vaskülit dinamik bir olaydır; küçük damar vaskülitindeki karakteristik özellikler kalıcı değildir. 24-48 saatten eski lezyonlarda, tipik lökositoklastik vaskülit paterni değişmekte ve yerini spesifik olmayan perivasküler değişikliklere bırakmaktadır.

    TEDAVİ: Tedavide temel yaklaşım sebebe yönelik olmalıdır (ilaç eliminasyonu veya altta yatan hastalığın tedavisi gibi). Deriye sınırlı olgular tedavisiz bırakılabilir (istirahatle ve elevasyonla düzelmesi beklenir). H1 antihistaminikler, vasküler permeabiliteyi azaltarak immün komplekslerin dokuda birikimini önlemek amacıyla kullanılabilir. Topikal kortikosteroidli kremler yararlıdır.

    Kronik ve tekrarlayan olgularda kolşisin tedavide seçilecek ilk ilaç olabilir. Deriye sınırlı olgularda diğer tedavi seçenekleri; indometazin (özellikle ürtikeryal vaskülitte), dapson (özellikle eritema elevatum diutinumda), pentoksifilin ve plazmaferezdir. ,

    Sistemik tutulumun varlığında; kortikosteroidler, metotreksat, azatiopirin, siklofosfamid, siklosporin, intravenöz immünglobülin gibi ilaçlar, tek başlarına veya kombine olarak kullanılabilir.

    II- BACAK ÜLSERLERİ


    Ülser, patolojik bir proçes sonucu gelişen nekrotik dokunun ayrılması sonucu ortaya çıkan, dermisi de içine alacak derinlikteki lokal doku kaybıdır. Buna göre bacak ülseri tek başına bir hastalık olmayıp, altta yatan bir hastalığın semptomu olarak ortaya çıkmaktadır. Etyolojik faktörler; vasküler hastalıklar, enfeksiyonlar, nöropatiler, vaskülitler, metabolik ve hematolojik hastalıklar, fiziksel ve kimyasal ajanlar, ilaçlar ve tümörler olarak sınıflandırılabilir. Ancak, bacak ülserlerinin %90’ı venöz, %8’i arteriyel hastalıklar ve %2’si de diğer hastalıklar sonucu gelişmektedir.

    Yara iyileşmesi; farklı hücre tipleri, yapısal proteinler, büyüme faktörü ve proteinazlar arasında karmaşık etkileşimler sonucu oluşan kompleks bir cevaptır. Normal yara iyileşmesi; inflamasyon, proliferasyon ve yeniden şekillenme olmak üzere üç fazdan ibarettir. Bu oluşum, birbiri ardı sıra gelen hücresel ve biyokimyasal olayları kapsar. Bu komponentlerin herhangi birindeki bir anormalite yara iyileşmesinde gecikme veya etkisizliğe yol açar.

    Aşağıda, sıklık sırasına göre bacak ülserlerinin önemlilerinden bahsedilecektir:


    1- VENÖZ ÜLSER (VARİKOZ ÜLSER, STAZ ÜLSERİ):

    Bacakların derin venlerindeki kronik venöz yetersizlik, yüzeyel venlere geri dönüşte şantlara yol açar. Kronik venöz bacak ülseri; venöz valvüler fonksiyonun zayıflaması, venöz hipertansiyon ve bacak kas pompası yetmezliği sonucu gelişmektedir. Kapiller kan basıncının artmasına bağlı olarak gelişen ödeme, eritrosit ekstravazasyonu eşlik eder. Dokuda hemosiderin pigmenti birikimi sonucu kahverengimsi-kırmızı renk değişiklikleri gelişir. Bu bölgede eritemli, skuamlı, likenifiye, bazan sulantılı, kaşıntılı ekzematize deri belirtileri sıklıkla tabloya eşlik eder. Sonunda lipodermatosklerozis olarak tanımlanan fibrozis ve pannikülite bağlı endürasyon gelişir. Ayak bilek iç yüzünde ve bacak 1/3 alt kısmında çoğunlukla küçük travmalar sonucu, bazen de spontan olarak ülserasyon ortaya çıkar. Gelişen ülserin çevresi düzensiz olup, büyüklüğü değişkenlik gösterir. Ülser tabanında granülasyon dokusu gözlenir. Ülserler iyileştiklerinde sikatris bırakır. Bu ülser sikatrisleri üzerinde sık nüksler gözlenir. Ülser çevresinde, kronik venöz yetmezliğin sekonder varisleri ve ekzematöz değişiklikler tabloya eşlik eder. Kural olarak derin fasiayı geçmeyen venöz ülserler genellikle ağrısızdırlar ve çok az değişim göstererek uzun yıllar sebat edebilirler. Venöz ülserler diz üstü ve ayak tabanında görülmezler!

    Venöz ülserlerin çoğunda teşhis klinik görünümle konur. Eğer hastanın hikayesinde ve fizik muayenesinde venöz yetmezlik yoksa venografi gerekebilir. Lezyon atipik yerleşimli, tedaviye cevap vermiyor ve venografi negatif ise neoplazm düşünülerek biyopsi yapılmalıdır.


    Tedavi: Asıl yapılacak iş venöz dönüşümün düzeltilmesidir. Ayak elevasyonu ve elastik bandajların yanı sıra bacak kaslarını güçlendirdiği için hafif eksersizler de yararlıdır. Uzun süre aynı pozisyonda oturmaktan, ayakta dikili durmaktan ve travmalardan kaçınılmalıdır.

    Kronik ülserlerde birçok tedavi seçenekleri vardır. Çinko oksit emdirilmiş gaz sargılar, çinko oksit krem, gümüş sülfadiazin krem, antiseptik pansumanlar, oklüzif, permeabl hidrokolloid biyosentetik yara sargıları oldukça etkilidir. Oklüzif sargılar nemli ortam oluşturarak epidermal migrasyonu hızlandırırlar. Epidermal allogreftler hızlı iyileşme ve ülserin iyileşmesini sağlarlar. Sekonder infeksiyonlara karşı topikal ve sistemik antibiyotikler gerekebilir.

    Yardımcı tedavi olarak; günde 300 mg aspirin (2-4 ay), 3x220 mg çinko sülfat, 3x500 mg Daflon kullanılabilir.


    2- ARTERİYEL ÜLSER (İSKEMİK ÜLSER):

    Ateroskleroz, hipertansiyon ve tromboanjitis obliterabs, iskemik bacak ülserlerinin en sık görülen sebepleridir. İskemik ülser genellikle ayak bileklerinin yan yüzleri ve parmaklarda lokalizedir. Eritemli ağrılı bir plak, zamanla etrafında purpurik morumsu bir zon olan yüzeyel ülsere dönüşür. Ülserler zımba ile delinmiş gibi keskin sınırlı, üzeri nekrotik krutla örtülüdür. Ülser tabanında granülasyon dokusu görülmez. Derin dokulara penetrasyon oldukça sıktır. Venöz ülserin aksine; sulantısı oldukça az ve çevresindeki deride pigmentasyon yoktur. Ülserler karakteristik olarak geceleri elevasyonla ağrılıdır. Derinin incelmesi, kıl yokluğu, nabız azalması veya yokluğu, elevasyonla solukluk, soğukluk, eksersizle ortaya çıkan kladükasyon, elevasyonla ağrının artması arteriyel hastalık belirtilerindendir. Arteriyel tıkanmalar 5 P ile karakterizedir: Pain, Pallor, Pulselessnes, Paresthesia, Paralysis.

    Arteriyel yetmezlik tanısı, fizik muayene ve dikkatli bir periferik nabız muayenesi ile konur. Yumuşak doku indürasyonu veya ödem, venöz ülserlerde sıklıkla bulunduğundan nabız almak zor olabilir. Daha doğru bir değerlendirme için kol ve bacakta kan basıncına bakılır. Normalde ayak bileği/kol basıncı indeksi 1’den büyük veya eşittir. Eğer indeks 1’den küçük ise arteriyel yetersizlik vardır. Eğer şüpheye düşülürse dopler muayenesi yapılır.


    Tedavi: Travmalardan, sigaradan, soğuktan ve sıkı çorap giymekten kaçınılmalıdır. Kalsiyum kanal blokerleri ve pentoksifilin gibi ilaçlarla veya sempatektomi gibi yöntemlerle kan akımı artırılmaya çalışılır. Eğer kan akımı düzelirse lokal yara bakımı ülserin iyileşmesini hızlandırır. Bazen amputasyon gerekebilir.


    3- BACAK ÜLSERLERİNİN DİĞER SEBEPLERİ:

    a- Hematolojik hastalıklar: Sickle cell anemi, talesemi, konjenital hemolitik anemi, polisitemia vera, trombositopenik purpura, makroglobulinemi.

    b- Kollajen vasküler hastalıklar: SLE, romatoid artrit, skleroderma, dermatomyozit.

    c- Metabolik hastalıklar: Diyabetik mikroanjiopati, gut, pellegra, prolidaz eksikliği.

    d- Maligniteler: Bazal ve skuamöz hücreli kanser, Kaposi sarkomu, melanoma.

    e- Fungal infeksiyonlar: Sporotrikoz, blastomikoz, koksidioidomikoz.

    f- Sifiliz gom ülserleri

    g- Nörotrofik ülserasyon, nörotik ekskoriasyon ve faktitisyel ülserler.


    KAYNAKLAR:


    Odom RB, James WD, Berger TG (eds). Cutaneous vascular diseases. Andrews’ Diseases of the Skin. 9th ed. Philadelphia, WB Saunders, 2000: 1011-10056.
    Mat MC, Yurdakul S. Vaskülitler (s: 378), Hamuryudan V, Tüzün Y, Mat MC. Vasküler diğer hastalıklar (s: 400). Dermatoloji. Tüzün Y, Kotoğyan A, Aydemir EH, Baransü O (ed), 2. baskı. İstanbul, Nobel Tıp Kitabevi, 1994.
    BaroMedical - Hyperbaric Oxygen Clinic - Wound Care Centre condition_venous_and_arterial_ulcers.html -
    dermind.tripod.com/vasculitis.htm
    www.geocities.com/hotsprings/villa/ 6315/lessons/lists/ulcersleg.html
    Reference.com/Web Directory/Top/Health/Conditions_and_Diseases Vascular_Disorders/
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    o.canoglu Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    2

    Standart vaskulit

    merhaba hocam

    benim 4 ay önce vücudumda karın kol ve bacak kısımlarında kızarıklıklar başları bana doktorlar iğne ve krem verdiler bu kızarıklar 1 ayda 10-15 gün vucudumda duruyor fakat sonra kayboluyor toplu iğnenin arkası gibi şimde kızarıklar biraz daha büyudu ve dağılmaya başladı sonra doktorlar VAKULİT teşhisi koydular henüz ilerlemiş safhada değil ama bende psikolojik olarak çok etkiliyor bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim şimdiden teşekkür ederim...

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.703

    Standart

    Alıntı o.canoglu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    merhaba hocam

    benim 4 ay önce vücudumda karın kol ve bacak kısımlarında kızarıklıklar başları bana doktorlar iğne ve krem verdiler bu kızarıklar 1 ayda 10-15 gün vucudumda duruyor fakat sonra kayboluyor toplu iğnenin arkası gibi şimde kızarıklar biraz daha büyudu ve dağılmaya başladı sonra doktorlar VAKULİT teşhisi koydular henüz ilerlemiş safhada değil ama bende psikolojik olarak çok etkiliyor bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim şimdiden teşekkür ederim...
    Problem değil tedavi ederiz inş, Enginar Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Damar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o, bu, şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.703

    Standart

    Vaskülit nedir?
    Vaskülitkan damarlarının enflamatuar imha ile karakterize bozukluk heterojen grubu ifade eder. Arterler ve damarları etkilenir. Lenfanjit bazen Vaskülit türü kabul edilir. Vaskülit Lokosit geçiş ve sonuç hasar nedeniyle olduğunu.
    Her ne kadar hem Vaskülit, damarlar (flebit) iltihabı meydana veya arterler (Arterit) kendi başlarına ayrı varlıklardır.
    Vaskülit sınıflandırmak için birçok yolu vardır.
    · '' Temel nedeni '' sınıflandırılabilir. Örneğin, syphilitic aortitis neden bulaşıcı (aortitis sadece bir arter olan aort Arterit için başvurur.) Ancak, birçok formları Vaskülit neden kötü anladım. Genellikle bir immün bileşeni olduğunu, ancak tetikleyici çoğu tanımlanır. Bu gibi durumlarda bulundu antikor bazen sınıflandırma, Vaskülit anca ilişkili olarak kullanılır.
    · '' Konumunu etkilenen gemiler tarafından '' sınıflandırılabilir. Örneğin, ICD-10 "sınırlı Vaskülit deri" cilt koşullarında ("l") ve "Nekroze edici vasculopathies" ile kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu koşullarında ("m") ile sınıflandırır. Arterit/flebit kendi ile dolaşım koşullarında ("ı") sınıflandırılır.
    · Vaskülit 'türünü veya boyutunu kan damarları tarafından '' onlar etkileyen ağırlıklı olarak sınıflandırılabilir. Yukarıda bahsedilen Arterit/flebit ayrım dışında Vaskülit sık etkilenen gemi kalibre tarafından sınıflandırılır. Ancak, etkilenen damarlarının bazı varyasyon boyutunda olabilir belirtilmelidir.
    Vaskülit kendi ana özellik olarak bazı bozukluklar var gibi:
    · Kawasaki hastalığı
    · Behçet Hastaligi
    · Poliarteritis nodosa
    · Wegener Granülomatozu
    · Kriyoglobülinemi
    · Takayasu'nın Arterit
    · Churg-Strauss Sendromu
    · Dev Hücreli Arterit (Geçici Arterit)
    · Henoch-Schönlein purpura
    Vaskülit olarak eşlik eden ya da Atipik belirti var. birçok koşullar vardır de dahil olmak üzere:
    · Romatizmal hastalıklar, Romatoid Artrit ve Sistemik lupus eritematozus
    · Kanser, Lymphom gibi
    · Hepatit c gibi enfeksiyonları
    · Maruz kalma kimyasal maddeler ve ilaçlar, amfetamin, kokain ve Şarbon koruyucu antijen olarak birincil madde içeren Şarbon aşıları gibi.
    Olası belirtileri şunlardır:
    · Genel belirtiler: ateş, kilo kaybı
    · Cilt: Aşikar purpura, livedo reticularis
    · Kaslar ve eklemler: artralji veya Artrit, miyalji veya miyozit
    · Sinir sistemi: Mononeuritis multiplex, baş ağrısı, kontur, tinnitus, azalmış görme keskinliği, akut görme kaybı
    · Kalp ve damar: Miyokard İnfarktüsü, hipertansiyon, Gangren
    · Solunum yolu: burun kanamaları, Kanlı öksürük, akciğer infiltratlar
    · GI yolu: karın ağrısı, Kanlı dışkı, delikler
    · Böbrekler: glomerülonefrit
    Tanı
    · Laboratuvar testleri, kan veya vücut sıvıları etkin Vaskülit hastalarda yapılır. Bunların sonuçları genellikle C - Reaktif protein (crp), anemi, artan beyaz kan hücresi sayımı ve eozinofili öyle aynı derecede artan erythrocyte sedimentation rate (esr), vücutta iltihap belirtileri yükseltilmiş gösterecektir. Yükseltilmiş antineutrophil sitoplazmik antikor (anca) düzeyleri ve hematüri diğer olası bulgulardir.
    · Diğer organ işlev testleri anormal olabilir. Belirli anormallikleri çeşitli organlarda tutulum derecesi değişir.
    · Vaskülit kesin tanı biyopsi dahil organ veya doku, cilt, sinüsler, akciğer, sinir ve böbrek gibi sonra kurulur. Biyopsi kan damar iltihabı alışkanlığının elucidates.
    · Biyopsi alternatif bir angiogram (x-ışını testi kan damarlarının) olabilir. Enflamasyon etkilenen kan damarlarının karakteristik desenleri kanıtlamanın.

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.703

    Standart

    Vaskülit ( Dolaşım Sistemi İltihabı )

    Genel Bakış


    Vaskülit venlerinizi, arterlerinizi ve kapilerlerinizi kapsayan kan damarlarınızın ibir enflamasyonudur. Anjiitis de denen vaskülit kan damarlarınızın duvarlarında kalınlaşma, zayıflama, daralma ve skarlaşma gibi değişikliklere neden olur. İltihap kısa- dönemli (akut) ya da uzun-dönemli (kronik) olabilir. Doku ve organların etkilenmiş damarlardan yeteri kadar kan alamamalarından dolayı çok şiddetli olabilir. Kanın ulaşmaması organ ve dokuların zarar görmesi hatta ölmesi ile sonuçlanabilir.

    Pek çok vaskülit tipi vardır ve vaskülit tüm yaşlardaki insanları etkileyebilir. Bazı yaş grupları, vaskülitin türüne bağlı olarak diğerlerinden daha çok etkilenir. Ancak, tüm vaskülit tipleri nadir görülür. Bazı vaskülit çeşitleri kendi kendine iyileşirken, diğerleri tedavi gerektirir (belli bir süre için ilaç tedavisi gerektirir).

    Belirtiler ve Semptomlar

    Vaskülitin belirti ve semptomları hangi damarda olduğuna ve sonucunda hangi organ sistemlerinin etkilendiğine bağlı olarak değişiklik gösterir. Vaskülitli insanların çoğunun yaşadığı başlıca belirti ve semptomlar şunlardır:

    * Ateş
    * Yorgunluk
    * Kilo kaybı
    * Kas ve eklem ağrıları
    * İştahsızlık

    Vaskülitin her çeşidi kendine has belirti ve semptomlar gösterir:

    * Behçet sendromu. Bu durum, atardamarlarda ve toplardamarlarda iltihaba sebep olur ve çoğunlukla 20 ile 35 yaşları arasında görülür. Belirti ve semptomları ağız ve üreme organlarındaki ülserler, göz iltihabı ve deride akneye benzer lekelerdir.

    * Buerger sendromu. Tromboanjiit obliterans denilen bu durum kol ve bacaklardaki kan damarlarında iltihap ve pıhtılaşmaya neden olur. Belirti ve semptomları el, kol, ayak ve bacaklarda ağrı ile el ve ayak parmaklarındaki çıbanlardır. Bu rahatsızlık çoğunlukla sigara içmekle bağlantılıdır.

    * Churg- Strauss sendromu. Alerjik granülomatöz ve anjiit olarak da bilinen bu durum, daha çok kollardaki kan damarlarını etkiler. Astım, alerjiler ve kandaki beyaz kan hücrelerinin özel bir türünün miktarındaki artışla ilişkilidir (asidofili).

    * Siroglobulinemi. Bu durum ise hepatit C enfeksiyonları ile bağlantılıdır. Belirti ve semptomları alt uçlardaki mor isilikler, eklem iltihapları, zayıflık ve sinirsel hasardır (nöropati).

    * Dev hücreli arterit (GCA). Elli yaş üzeri insanlarda görülen bu durum, boyun, üst vücut, kollar ve çok nadir kafada, özellikle şakakların kalbe giden damarlarında iltihapla sonuçlanır. GCA, Birleşik Devletlerde en yaygın vaskülit türüdür ve baş ağrısı, saç derisinde hassaslık, çene ağrısı, bulanık ve çift görme ve hatta körlüğe sebep olabilir. GCA, boyun, omuz, kalça kuşağı bölgelerinde tutulma, ağrı ve romatizmal polimiyalji ile ilişkilidir.

    * Henoch-Schonlein purpurası. Alerjik veya anafilaksik purpura denilen bu durum deri, eklem, bağırsak ve böbreklerdeki kan damarlarının iltihabıdır. Belirti ve semptomları karın ağrısı, idrar ve dışkıda kan, eklem ağrısı, kalçalar, bacaklar ve ayaklardaki mor isiliklerdir (purpura). Henoch-Schonlein en sık çocuklarda görülür fakat herhangi bir yaşta oluşabilir.

    * Hipersensitivite vaskülitleri. Bu vaskülit türü cildin küçük kan damarlarını içerir. Alerji, daha çok bir ilaçla veya bir hastalıkla artabilir.

    * Kawasaki hastalığı. Mukoza ve derideki lenf düğümleri sendromu olarak bilinen bu durum, daha çok 5 yaş altı çocukları etkiler ve en çok da 1 yaşında görülür. Belirti ve semptomları ateş, deri isiliği ve göz iltihabıdır.

    * Mikroskobik polianjiit. Bu vaskülit çeşidi böbrekler, akciğerler ve derideki küçük boyutlu kan damarlarını etkiler. Belirti ve semptomları purpura, glomerülonefrit ( böbreklerdeki küçük kan damarları iltihabı) ve akciğere ait hemoroittir.

    * Poliarterit nodosa. Bu çeşit, deri, kalp, böbrekler, sinir daireleri, kaslar ve bağırsaklar gibi vücudun farklı birçok bölgesindeki küçük ve orta kan damarlarını etkiler. Belirti ve semptomları isilik, deri ülserleri, kas ve eklem ağrıları, karın ağrısı ile yüksek kan basıncıdır(hipertansiyon).

    * Romatizmal polimiyalji (PMR). Bu vaka ileri yaşlardaki yetişkinleri etkiler ve omuzlar, dizler, ve kalça gibi geniş eklem bölgelerin ağrı ve iltihabı ile sonuçlanır. Belirti ve semptomları kalça, omuzlar, kollar ve boyun kaslarının tutulması ve ağrılarıdır. PMR, dev kalp giden damar hücreleri ile bağlantılı olarak oluşur.

    * Romatizmal vaskülit. Bu vaskülit türü romatizmal eklem iltihaplarının bir çeşidi ile karşılaştırılır ve genellikle şiddetli romatizmaları olan insanlarda meydana gelir.

    * Takayusu artriti. Bu vaskülit formu aort dahil olmak üzere vücuttaki en büyük arterleri kapsar ve tipik olarak genç kadınlarda görülür. Belirti ve semptomları sırt ağrısı, kol zayıflığı veya azalan veya yok olan sızılarla (topallama) kol ağrısı, hafif saç dökülmesi, baş ağrıları ve görme bozukluklarıdır.

    * Wegener granülomatözis. Bu çeşit ise, burun, sinüsler ve boğaz (toptan üst solunum yolları olarak adlandırılır), akciğerler ve böbreklerdeki kan damarlarının iltihabına sebep olur. Belirti ve semptomları nefes darlığı, burun ağrısı ve tutulması, burun kanaması ve burunda oluşan yaralardır.


    Nedenleri

    Dolaşım sistemi, toplardamarlar, atardamarlar ve kılcal damarları içeren kan damarlarının karmaşık bir ağı gibidir. Kan damarları birbiri ardına bağlanırsa, yaklaşık 60.000 mil kaplar. Kalbe giden damarlar oksijence zengin kanı vücut dokularına ulaştırırlar, aynı anda karbon dioksit (metabolizma artık ürünü) miktarı fazla olan kan toplardamarlar ile kalbe geri döner. En küçük kan damarları olan kılcal damarlar, toplardamarlar ve kalbe giden damarlar ile bağlıdır ve çevre dokulara sıvı ve besin iletimini ve alımını sağlar.

    Vaskülitte kan damarları, duvar tabakalarının kalınlaşmasına neden olarak iltihaplanır. Bu durum dokulara ulaşan kan miktarı azaltarak kan damarlarını darlaştırır (ve böylece oksijen ve gerekli besinleri azalır). Bazı durumlarda, hasarlı kan damarlarında kan akışını tıkayan kan pıhtısı oluşabilir. Bazen de darlaşmanın yerine, kan damarı zayıflar ve bir şişlik (anevrizma) oluşturur. Bu yaşamı tehdit eden bir durumdur.

    Vaskülitin birçok türünde sebep bilinmez. Bazı türlerinin nedeni enfeksiyonlardır. Örneğin, çoğu siroglobulinemi türleri hepatit C virüsünün sonucudur, hepatit B virüsü ise bazı poliarterit nodosa vakalarının sebebidir. Vaskülit, romatizmal eklem iltihapları, lupus ve Sjogren sendromu gibi bazı bağışıklık sistemi hastalıklarının bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bazen de, antibiyotik veya diüretik gibi herhangi bir ilaca karşı alerjik bir durum vaskülite neden olabilir.

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.886

    Standart Vaskülit, Damar Yolu İltihabı, Damar iltihabı, Damar Hastalığı, Damar Hastalıkları


  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.886

    Standart


Benzer Konular

  1. Bacak ağrıları
    By maturidi in forum SORULAR
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj : 07-16-2014, 11:32
  2. Cevaplar: 12
    Son Mesaj : 06-20-2013, 18:23
  3. Huzursuz bacak sendromu nedir?
    By maturidi in forum Ruhsal ve Sinirsel Rahatsızlıklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05-28-2009, 23:00
  4. Bacak Bacak Üstüne Atmayın!
    By maturidi in forum Romatizma, Behçet ve Kemik Rahatsızlıkları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05-28-2009, 22:28
  5. Huzursuz bacak sendromu
    By igokcek in forum Ruhsal ve Sinirsel Rahatsızlıklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-07-2006, 21:12

Visitors found this page by searching for:

vaskülit

vaskülit tedavisi

bacak ülseri

vaskülitler

bacak ülseri nedir

lökositoklastik vaskülit tedavisibacak ülserlerivaskülit bitkisel tedavideriye sınırlı vaskülit bacak ülseri tedavisivaskülit çeşitleriürtiker vaskülitürtikeryal vaskülit tedavisivaskulitvaskülit bitkisel tedavisiürtikeryal vaskülitlivedo vaskülitlökositoklastik vaskülitsklerodermapolisitemia verahipersensitivite vaskülitivaskülit resimlerinodüler vaskülitürtikeryal vaskülit nedirnekrotizan vaskülit

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168