Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Kuşburnu, Hagebutte, Rosa canina
Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Kuşburnu, Hagebutte, Rosa canina

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.554

    Standart Kuşburnu, Hagebutte, Rosa canina



    KUŞBURNU






    Funda | 1-5m | 6-8 Aylar | Ça,Ho,Na | Meyve Kabuğu ve Tohumu

    Kuşburnu, Hagebutte, Rosa canina L.
    İtburnu
    Gül burnu
    Gül elması
    Yaban gülü
    Köpek gülü

    Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae

    Drugları: Kuşburnu meyve kabuğu: Cynosbati fructus
    Kuşburnu meyvesi ve tohumu: Cynosbati fructus cum semine
    Kuşburnu tohumu: Cynosbati semen
    Kuşburnu meyve kabuğu bazen sade bazen tohumuyla birlikte çay ve natürel ilacı yapılır. Reçeli sadece meyve kabuğundan yapılır.

    Giriş: Gülgiller takriben 7000 alt türü olan en kalabalık bitki ailesidir. Kuş-burnunun en çok kullanılan ve bilinen türleri İtburnu, Gül burnu veya Köpek gülü olarak da bilinen Rosa canina, Dağ kuşburnu; Rosa alpina ve Sarkık kuşburnu; Rosa pendulina’yı sayabiliriz. Eskiden Osmanlı ve Selçuklular tarafından bilinen ve kullanılan Kuşburnu Avrupa’da 18. yy.’dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

    Botanik: Boyu genellikle 1-205 m nadiren 5 m olan çalı şeklindeki kü¬çük ağaççık olup, asıl vatanının Türkiye olduğu ve buradan dünyanın bütün yörelerine zaman içinde yayıldığı tahmin edilmektedir. Günü¬müzde Batı Avrupa’dan Doğu Türkistan’a kadar çok geniş bir alana ve Kuzey Amerika’ya kadar yayılmıştır. Bitki yol kenarları, meralar, çimenlikler, or-man kenarları ve tepeliklerde yabani olarak yetişir. Türkiye’nin Kara¬deniz, Marmara ve Doğu Anadolu bölgesinde daha çok, Ege ve İç Ana¬dolu bölgesinde ise seyrek olarak yetişir. genellikle çok sayıdaki gövde demet şeklinde yerden çıkar, yükselir ve çevresine sarkar, üzeri sarımsı veya esmer dikenlerle bezenmiştir. Eski dal ve gövdeler esmer, taze sürgünleri ise açık yeşil renktedir. Yaprakları tekli 5-7 kanattan meydana gelir ve 2-3 çifti karşılıklı ve de sonda bir tek bulunur. Kanat yaprakları oval şekilde, kenarları dişli, ortada ana bir damar ve ondan yanlara yan damarlara sahiptir ve kısa saplıdır. Çiçekleri kalp şeklinde beyazımsı pem¬be veya pembe renkte, beş adet taç yapraktan meydana gelir ve 20-30 adet döllenme tozluğu bulunur ve bu döllenme tozluklarının to¬puzcukları bazen pembemsi, bazen de esmer renktedir ve de ortada sarımsı bir göbek bulunur. Meyveleri koyu kırmızı renkte oval veya yu¬murta şeklinde, koyu kırmızı renkte 0,5-1,5 cm eninde 1-2,5 cm uzunlu¬ğunda etli bir kabuğu ve içinde tüylü sert sarımtırak beyaz tohumlar bulunur.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her bölgesinde rahatlıkla yetiştirile¬bilir ve özel bir bakıma ihtiyaç yoktur.

    Hasat zamanı: Eylül ve Ekim aylarında toplanan meyveleri, güneşli, kuru ve havadar yerlerde iyice yıkandıktan sonra kurutulur. Suni olarak önce 30 dk 75-80°de ve bunu takriben dışarıda güneşli havada kuru¬tu¬lur. Bazı ülkelerde Kuşburnu çekirdeğinden Kuşburnu Çekirdek yağı (Kuşburnu yağı) elde edilir.

    Kuşburnu Çekirdek yağındaki (Kuşburnu yağı) önemli maddeler;
    1) C vitamini ortalama 100 gr da 1550 mg
    2) E vitamini başta olmak üzere B1,B2,B6,B3 (Niacin) vitaminleri, K ve P (Rutin) vitamini ve β-Carotin (Provitamin A)
    3) Minerallerden; Potasyum, Magnezyum, Sodyum, Silisikasit, Demir, Fosfor
    4) Doymamış yağ asitleri %33 α-Linolenasit, %43 Linolasit ayrıca Palmitinasit, Palmitoleinasit, Stearinasit, Oleikasit, Arahidonasit, Eicosenasit ve Behenasit içerir. (geniş bilgi için çörek, hodan veya ışıldak’a bak)(NH.1.02.42)
    5) Tanin, pektin, şeker ve meyve asitleri (malikasit, sitrikasit, fosforikasit) içerir.

    Kullanılması: Kuşburnu Çekirdek yağı veya kısaca Kuşburnu yağı kalite bakımından çörek, hodan ve ışıldak yağlarından da üstündür. Fakat henüz Kuşburnu yağı ile ilgili yeterince araştırma yapılmamıştır. Bilindiği gibi çörek, hodan ve ışıldak yağları başta Nerodermatoz (besin alerjisinin sebep olduğu kaşıntılı ve sulu ekzama) PMS’ye (permensturel syndrom) karşı etkili oldukları, özellikle de çörek yağının her türlü alerjiye karşı etkili olduğu bilinmektedir. Kuşburnu yağının da aynı etkiye sahip olduğu kanaatindeyim. Fakat geniş çaplı klinik araştırmalarının neticelerini bek-lemek gerekmektedir.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    1) Meyvesinde çok yüksek oranda C vitamini içerir. Bu oran bitkinin yetiştiği yöreye ve iklim şartlarına göre değişirse de %0,5-2 arasında değişebilir. Fakat ortalama %1,25 oranındadır (yani ortalama 1250 mg). Mesela 100 gr Kuşburnu 500-2000 mg C vitamini içerebilirken portakal veya limon 40-100 mg içerir.
    2) Carotinoitler; Rubixanthinler, Lycopin ve β-Carotin (Provitamin A)
    3) Diğer vitaminlerden E,B1,B2 ve Niacin
    4) Meyve asitleri %8-10 arasında olup en önemlileri sitrikasit ve malikasittir.
    5) Minerallerden; Potasyumda 100 gr da 500 mg gibi çok yüksek orandadır. Demir, Magnezyum, Sodyum ve Fosfor içerir. ayrıca %20-25 meyve şekeri, %15-25 Pektin, %3-5 Protein ve %0,5-1 yağlar içerir.

    Tesir şekli: C vitamini ihtiyacını giderici, idrar artırıcı, antiskorbüt (C vitamini yetersizliği ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Belirtisi diş etleri iltihaplanır, kanar, morarır ve dişler sallanır) hafif müshil yapıcı ve damarları büzücüdür.

    Araştırmalar:
    1) Üşütme ve bulaşıcı grip hastalıkları sırasında vücudun C vitaminine olan ihtiyacı oldukça fazla olmaktadır. Çünkü bakteri ve virüsleri yi-yerek zararsız hale getiren fagosit (Phagozytoz) ve İnterferon üretimi için C vitaminine ihtiyacı aşırı artmaktadır. Nobel ödülü kazanan L. Pauling 2-4 saatte bir 4,5-7,5 gr C vitaminine ihtiyaç ol¬du¬ğunu, bunun belli bir süre (3-4 gün) tekrar 0,5-1 gr a düşürüle¬bilineceğini ifade etmektedir. Aynı görüşü F.C.Klenner ve I.Stone’de savun¬maktadır.
    2) Sürekli stresli bir hayat yaşayanlarda ve aşırı zihinsel çalışanlarda görülen dermansızlık veya çeşitli virüslerin salgını sonucu hastada normal Kortizol seviyesi düşer ve bu hemen engellenmez ise kişi kronik yorgunluk Chronic-Fatigue-Syndrom=CFS yakalanabilir.işte C vitamini böbrek üstü bezlerinin yeniden düzenli hormon üretmesini sağlayarak kişiyi yeniden sağlığına kavuşturur (Nhp.2.96.219). en çok C vitamini Kuşburnunda olduğuna göre Kuşburnu çay, natürel ilaç ve reçeline devam edilir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre Kuşburnu başta bulaşıcı hastalıklardan grip, üşüt-me hastalıkları, dermansızlık, yorgunluk, mide-bağırsak rahatsızlıkları (gastrit, Enterit) ve C vitamini yetersizliğine karşı kullanılır.
    b) Komisyon E 164 No’lu ve 01.09.90 tarihli, Kuşburnu meyve kabuğu üzerine monografisini yayınlamıştır. Buna göre kuşburnu meyve ka-buğu başta; üşütme hastalıkları, gripli enfeksiyon ve diğer enfek¬siyon hastalıklarına karşı, vücudun bağışıklık sistemini (immün sis¬temi) kuvvetlendirmek için, idrar yolları rahatsızlıkları, ödem, roma¬tizma rahatsızlıkları, mide-bağırsak ve safradaki rahatsızlıklara karşı kullanılır. meyve kabuğu ve tohumları bir arada kullanıldığında gastrit, ülser, siyatik, akciüer rahatsızlıkları gibi daha birçok hastalığa da yukarıdaki rahatsızlıklara ilaveten etki ettiği ifade edilmektedir. Kuşburnu kökünün çayının Basuru iyileştirdiği yapılan gözlemlerle tespit edilmiştir.

    Çayı: İki kahve kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış kuşburnu kabuğunu (tohumda ilave edilebilir) demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilir ve 5-10 dk demlenmesi beklendikten sonra süzülerek içilir. (Şayet 5-10 dk kaynatılır ise daha çok C vitamini elde edilir).

    Çay Harmanları;

    Gökçek Ödemi
    >20 gr Ardıç kozalağı
    >20 gr Kuşkonmaz kökü
    >20 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Altın başak otu
    >10 gr Kuşburnu
    >10 gr Kayışkıran kökü

    Gökçek Diuretik çayı;
    >20 gr Kuşburnu
    >20 gr Maydanoz kökü
    >20 gr Isırgan kökü
    >20 gr Altın başak otu
    >20 gr Atkuyruğu otu

    Gökçek Böbrek ve mesane taşları çayı;
    >20 gr Kuşburnu
    >20 gr Altın başak otu
    >20 gr Kayışkıran otu
    >20 gr Hindiba otu+kökü
    >20 gr Isırgan otu+kökü

    Gökçek Diuretik çayı;
    >20 gr Kuşburnu
    >20 gr Maydanoz kökü
    >20 gr Isırgan kökü
    >20 gr Altın başak otu
    >20 gr Atkuyruğu otu

    Şurubu: Kuşburnu şurubu eskiden Osmanlı’nın meşhur şuruplarından birini teşkil ederdi, fakat zamanla unutuldu. Günümüzde değerinin an-laşılması ile yeniden şurubu, reçeli, çay harmanları ve de natürel ilaçları yapılamaya başlanmıştır.

    Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur fakat aylarca (4 aydan fazla) sürekli içilirse bazı kişilerde deride kaşıntı yapabilir şayet ara verilirse kaşıntı da geçer.
    Attached Thumbnails Attached Thumbnails Kuşburnu,  Hagebutte, Rosa canina-kusburnu5jpg   Kuşburnu,  Hagebutte, Rosa canina-kusburnu3jpg   Kuşburnu,  Hagebutte, Rosa canina-kusburnu4jpg   Kuşburnu,  Hagebutte, Rosa canina-kusburnu6jpg   Kuşburnu,  Hagebutte, Rosa canina-kusburnujpg  

    Konu igokcek tarafından (11-19-2011 Saat 09:07 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Kuşburnu gribe karşı koruyor!

    Kuşburnu gribe karşı koruyor!

    Sonbaharda düzenli olarak, günde üç defa içilen kuşburnu çayı gribal enfeksiyonlara karşı koruyor! Uzm. Dr. Önder Akkaya anlatıyor.

    Uzmanlar hava sıcaklığında büyük değişikliklerin yaşandığı Eylül ve Ekim aylarının; ani ısı değişimlerinin etkisi ile vücut direncinin düştüğü anlarda grip başta olmak üzere birçok enfeksiyon hastalığının ve alerjik rahatsızlıkların görüldüğü aylar olduğunu belirterek mevsiminde grip aşısı ve viral enfeksiyon hastalıklarının aşılarını yaptırarak ortaya çıkabilecek tehlikeleri önlemek gerektiğine dikkat çekti.

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Önder Akkaya, sonbahar aylarında artış gösteren gribal enfeksiyonların, yetişkinlerde iş gücü kaybına yol açabileceğinin altını çizdi. Hastalığın özel bir tedavisi olmamakla birlikte hastalara kesin yatak istirahati öneren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Önder Akkaya, enfeksiyon hastalıklarının belli başlı klinik bulgularının yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrıları, iştahsızlık ve baş ağrıları olduğunu vurguladı. Dr. Önder Akkaya, gribal enfeksiyonun basit üst solunum yolu enfeksiyonundan ayırıcı tanısının dikkatle yapılması gerektiğini söyleyerek, "Hastalarda özellikle iki günden uzun süren ateş veya diğer bulgulardan herhangi biri mevcut ise kesinlikle doktor yardımı almaları gerekmektedir. Gribal enfeksiyon sonrası zatürre gibi ağır enfeksiyonlar gelişebilir" dedi.

    KAPALI VE HAVASIZ ORTAMLARA DİKKAT

    Okulların açılması ve insanların kapalı ortamlarda toplu halde bulunmaya başlamaları ile birlikte bulaşıcı hastalıkların artış gösterdiğini vurgulayan Dr. Akkaya, Hava durumunu iyi takip edip uygun giysilerle dışarı çıkmak, havasız ve kapalı mekânlarda uzun süre kalmamak, gripli kişilerle öpüşmemek, alerjenlerin yoğun olduğu bölgelerde uzun süre kalmamak bizi enfeksiyonlara karşı bir miktar koruyabilir'' diye konuştu.

    Sonbahar ve kış aylarında vücudun, depoladığı birçok vitamini ve direnç arttırıcı maddeyi fazla miktarda kullandığı için, bol bol taze meyve ve sebze tüketilmesi gerektiğini belirten Akkaya, bu mevsim döneminde insanlarda bir takım hormonal değişikliklerin de gözlenebileceğini söyledi. "Böbrek üstü bezinde üretilen bazı hormonların düzeyindeki değişiklikler nedeniyle hastaların bağışıklık sistemlerinde bir zayıflama meydana gelmektedir, sürekli ısınıp, soğuyan hava nedeniyle insanlar giyinmelerinde de problem yaşar, bu da vücut direncini olumsuz yönde etkilemektedir" diyen Dr. Akkaya bunlara ek olarak alerjik rahatsızlıkların, özellikle ısı değişimi ve viral enfeksiyonların tetiklemesiyle belirgin bir artış gösterdiğinin altını çizdi.

    "DÜZENLİ EGZERSİZ VE TAKVİYE YAPIN"

    Sıcak günlerin ardından güneşin kendini az gösterdiği sonbahar mevsiminde, insan metabolizmasında bazı olumsuz değişimlerin de oluşabileceğini kaydeden Akkaya, yazın hızlanan ve aktivite artışı ile daha çok enerji harcanmasına neden olan metabolizmanın ısı ve enerjiyi koruma amaçlı olarak yavaşlamaya başladığını aktardı.

    Vücut metabolizmasındaki yavaşlamanın, besinlerin depolanarak vücutta yağ miktarının artmasına yol açacağını belirten Dr. Önder Akaya, sonbaharla birlikte yavaşlamaya başlayan metabolizma nedeniyle hem kilo almaya eğiliminin artabileceğini, hem de vücut direncinin düşebileceğine işaret etti.

    SONBAHARDA DÜZENLİ OLARAK GÜNDE 3 BARDAK KUŞBURNU İÇİN

    Grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı bol bol A ve C vitamini tüketilmesini öneren Dr. Akkaya, "A ve C vitaminleri, antioksidan vitaminlerdir. Bu vitaminler, bağışıklık sistemimizi güçlendirerek, hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlar. Turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, brüksel lahanası, yeşilbiber, karnabahar, mandalina, maydanoz, roka ve tere gibi sebzeler, vitaminler açısından zengin besinlerdir. Burada önemli olan, meyvelerin sıkıldıktan hemen sonra içilmesidir.'' şeklinde konuştu.

    Özellikle, C vitamininin kuşburnunda bol miktarda mevcut olduğunu belirten Dr. Akkaya, "100 gr kuşburnunda yaklaşık 3 gr C vitamini bulunmaktadır. Bu vitamine ihtiyaç duyulduğu her zaman kuşburnu tüketilmesi akılcı bir yol olacaktır. Kuşburnunun enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı, beden savunma sistemlerini güçlendirici bir etkiye sahip olduğunu bilinmektedir.'' dedi. Sonbahar döneminde düzenli olarak her gün 3 bardak kuşburnu çayı tüketilmesinin önemli olduğunu söyleyen Dr. Akkaya, kabızlık ve hafif safrakesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarına karşı da etkili olduğunun altını çizdi. Dr. Akkaya, son olarak "Kuşburnu, özellikle sonbahar döneminde ani hava değişimine bağlı olarak ortaya çıkan grip gibi hastalıklara karşı tüketilmelidir.'' önerisinde bulundu.

    Haberturk

  3. #3
    reyhan_41 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    11

    Standart

    Aktarın birinden kuşburnu aldım bugün, artık siyah çay içmemeye karar verdim çünkü. Kadın, on dakika kaynat iç dedi. Kaynatmak mı iyi, kaynar suyla demlemek mi iyi hocam?

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.554

    Standart

    Alıntı reyhan_41 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aktarın birinden kuşburnu aldım bugün, artık siyah çay içmemeye karar verdim çünkü. Kadın, on dakika kaynat iç dedi. Kaynatmak mı iyi, kaynar suyla demlemek mi iyi hocam?
    Farketmez istediğiniz gibi hazırlıyabilirsiniz

Benzer Konular

  1. Gül, Rose, Rosa damacena MÜLLER
    By igokcek in forum Şifalı Bitkiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12-06-2007, 16:11
  2. Kuşburnu ve pekmezin faydaları
    By maturidi in forum Şifalı Bitkiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01-17-2007, 18:46

Visitors found this page by searching for:

kuşburnu kökünün faydaları

kuşburnu

kuşburnu kökü

rosa hastalığı

kara kuşburnu

hagebuttekuşburnu doğaltedavi.netkuşburnu çekirdeği yağının faydalarıgül tohumukara kuşburnunun faydalarıdiş etleri neden morarırkuşburnu çekirdeği yağı faydalarırosa hastalığı bitkisel tedaviitburnu bitkisikuşburnu doğaltedavikusburnu sonbahardiş eti neden morarırrose hastalığı BİTKİSEL TEDAVİSİrosa caninakara kuşburnu kökükuşburnu dünyada üretilen çeşitlerikuşburnu kökü çayıkuşburnu alerjisirose hastalığıkuşburnu kaynatma

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84