bitkisel tedavi
Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Hikayelerim

  1. #1
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    207

    Standart Hikayelerim

    [COLOR=#333333][FONT=Verdana][COLOR=#333333]Burada hikayenin işi nedir diyeceksiniz yaşadığımı bazı ilginç olayları anlatacağım, özeliklede Lokman Hekimlik maskesi ile üç kuruş için milletin sağlığını tehlikeye atanlardan ve dolandıranlardan bahsedeceğim. İsimleri ve yaşadıkları yer hakında fazla bilgi vermeyeceğim.

    1-) Beşi bir yerde zayıflama
    çayı oldukca saçma bir formüldür ve bu görüşü ortaya atan cahil biri olsa neyse?
    a.) Yeşil çay 5 dakikadan daha uzun süre demlenirse fayda yerine zarar veririr, çünkü birleşimindeki taninler deme geçer ve buda bağırsak mukozasını kurutur ve besinlerdeki vitaminler, mineraller ve enzimlerin absorbesini önler.
    b.) Funda, bu bitki sadece 5. sınıf bitki hakkında hiçbir araştırma yapılmamıştır, ne klinik, ne komisyon e, ne homöopatlar vede nede aroma terapotistler tarafından arştırma yapılmıştır.
    c.) Mate çayı hakkındada hiçbir araştırma yapılmamıştır ve sadece 5.sınıf bir bitkidir.
    d.Bibreiye hakkındada klinik arştırma yapılmamıştır fakat komisyon e tarafından yayınlanan monografi bildirisine göre: sindirim rahatsızlıkları ve kan dolaşımına karşı etkilidir, ama asla zayıflatıcı değildir.
    e.) Kekik hakkında klinik arştırmalar yapılmıştır: Yani ağız-boğaz iltihaplanması, bademcik iltihaplanması, orta kulak iltihaplanması, hazımsızlık, şişkinlik ve bağırsak mantarlarına karşı kullanılır. Kekik yağı antibiyotik, virüstatik (virüsleri öldürücü) ve antimikozit (mantarları öldürücü)’dir.Fakat hakiki kekik olması şartı ile Türkiyede bu kekiği bulmak ise imkansız.Evet bu bitkide zayıflatıcı değil, o halde bu beş birkiden hangisi zayıflatıcı.Böyle etkisi bir formülü ortaya atan olsa olsa kim olabilir.

    Mate çayı üzerine yazılanlar bir masaldan ibrettir.Gerçekle ilgisi yoktur.Ondan daha etkili bitkiler varken bazıları çıkıp bu bitki şu şu özeliklere sahip diyorlar.Mate birinci, iksinci, üçüncü ve daha dördüncü sınıf bile bir şifalı bitki sayılmaz.Birinci sınıf şifalı bitkiler klinik araştırmaları ile etkisi % 100 ispatlanmış şifalı bitkilerdir.2. sınıf şifalı bitkiler ise komisyon e trafından hakkında monografi yayınlanmış şifalı bitkilerdir.3. sınıf şifalı bitkiler homöopati uzmaları tarafında tentürü yapılıp tedavi denemeleri yapılan şifalı bitkilerdir.4. sınıf şifalı bitkiler ise aromaterapotisler tarafından eterik yağları yapılıp tedavi denemeleri yapılan şifalı bitkilerdir.Peki Mate hangi sınıf şifalı bitkiler gurubuna dahildir.Hiçbirine dahil değildir.Aynı şekilde funda içinde bu geçerlidir.Bazı uyanıklar çıkıyor beşi bir yerde bu bitkiler işte zayıflatır diyorlar.Öncelikle kekik ve biberiye zayıflatma kilo aldırabilirler çünkü iştah açıcıdır.Ama biz masalcı bir milletiz ilmi verilere değil masalllara inanınıırz.Hadi hayırlısı beşi bir yerde ila zayıflayan kaç kişi var.Bugün buraya gelen bir bayan aylardır bu çayı içiyorum gram zayıflamdım dedi.Benim Almanyadan tanıdığım bir aşcı var ismi Siberst bu iyi bir insan (Almanların çoğu ırkcı ama bu öyle değil) ben onu tanıdığımda 1988 de 90 kg geliyordu.Aradan yılar geçti ve bu 2007 de tam 180 kg geliyordu.Bu kişinin iki özeliği vardı.Bir hergün düzenli mate çayı içmek iki okumak şişmanlayınca okumayı bıraktı, çünkü birçok hastalığa yakalandı.Mate etkili bir bitki olsa idi bu kişiye etki ederdi. http://www.dogaltedavi.net/showthread.php?p=6980#post6980
    [U][I][URL="http://www.dogaltedavi.net/sifali-bitkiler-a-f/4339-mate-cay-ve-coban-puskulu-post7694.html#post7694"][SIZE=3]

    http://www.dogaltedavi.net/showthread.php?p=6984#post6984http://www.dogaltedavi.net/showthread.php?t=4190 Şu masalcılardan bu millet birgün kurtulur inşallah.

    2-) Herbalist isimli kişinin dolandırdığı hastalardan bana sürekli şikayetler geliyor. Normal olarak değeri 10-20 ytl olan şifalı bitkileri 600-800 ytl'ye satıyor. Tedavi süresince insanlardan 1000-10.000 euro çarpıyor ve umutları ile oynamak bir insanlık dışı ve ahlaksızca bir durumdur. Hadi hastalar iyileşse tamam, fakat hastalarda herhangi bir iyileşme olmuyor. Hastalar veya hasta yakınları sadece dolandırıldıkları ile kalıyorlar. Ve nedense beni arıyorlar ve böyle biri bizi dolandırdı, diye dert aynıyorlar. Lütfen sizi kim dolandırdı ise onunla konuşun, tabii konuşabilir ve yanına yaklaşabilirseniz.

    a-) İzmir'den Mehmet beyin 7 yaşındaki kızı lösemi hastası ve bu Herbalist yüzkarası 700 ytl lik bir bitki özü gönderiyor. Arkasındanda hastayı iyileştirdim diye sitesinde reklam yapıyor. Çocukta herhangi bir değişim olmadığı halde. Küçük kız çocuğunun bağırsakalarıda çalışmadığından dışarıda torbaya bağlı. Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik kulanmaya başladıktan sonra bağırsakarı çalışmaya (peristalik) başlamıştır. Babası ile görüştüğümde Allaha Şükürler olsun diyordu.

    b-) Diyarbakır'da polis olarak görev yapan A..... ...... hasta olan babası için çok meşhur Her... ismi ile meşhur kişiden tedavi için ilaç istiyor. Babasını iyileştirevceğini söyleyen bu vatandaş 2500 € (avro) istiyor. Bir memur ne kazanır bilirsiniz, kredi çekerek ilaçı alıyor. Gönderilen ilaç bir kaç şifalı bitki karışımından oluşan bir çay harmanı ve meyan kökünden oluşan bir şurup. Peki faydası oluyormu tabii ki hayır. Bu meşhur herbalist 1.000-10.000 avro ödeyen çok hasta var.

    c
    -) Polikistik over sendromu
    yaşayan Ayşe hanıma ben rahatsızlığınızı tedavi ederim diyor ve 2000 €'sunu alıyor ve bir kaç bitki paketi gönderiyor. Netice nedir bir hiç. Ve bu bayan gönderdiği paralaramı yansın yoksa urmutlarını bağladı Alternatif tıpın bir şarlatan tarafından yokedilmesinemi yansın. Oysa Marburg Üniveristesi kadın doktorlarının kısır artık dediği ve çocuk yapabilmelerinin imkansız olduğunu beyan ettiği 33 bayan Hayıtla normal yollarla hamile kalmışlardır.

    d-) Beyin atardamarları tıkanan Haluk beyin babasını doktorları amaliyat eder. Aslında bu amaliyatın yapılmaması gerek, çünkü beyne kaçan pıhtı beyin kanamasına neden olur ve nitekimde beyin kanamasından felç olmuş adamcağız. Doktorları tıpın yapabileceği bir şey yok derler. Onlarda bu meşhur ve meşhum herbalisti bulurlar adam 10.000 € ister ve tedavi edeceğini söyler. Yaptığı iş ne idiği belirsiz çay karışımını göndermek. Netice hasta için sıfır, kendisi için 10.000€ dolandırıcılık vakasıdır. Aynı şekilde beyin atar damarı tıkanan aileme doktorları amaliyat edemeyiz, çünkü beyin kanamasına sebep olabilir dediler. Ailem daha önce tadı acı diye içmek istemediği Gökçek İksirini içmek zorunda kaldı. Beyin atar damarı % 85 tıkalı idi, 4. haftada % 15'e indi ve ailem iyileştim ve bunun tadı acı diye tedaviyi yarım bıraktı.

    e-) Mide ve bağırsak rahatsılıkları olan yaşlı teyzeye bir takım çay harmanları vermiş bu meşhur herbalist ve göndermiş. Hastanın durumunda herhangi bir değişim olmamış. Beni aradı ve szin bu adamla bağlantınız var mı diye, bende yok onu tanımam deyince beni dolandırdı çok paramı aldı. Çok yalancı bir insanmış diye bana yarım saat dert yandı. Ben artı bu dert dinlemekten osandım. Bu adamın mağdur ettiği kişilerin toplanıp bir dernek kurmalarını ve birlikte hareket etmelerini tavsiyeederim. Benim bu herbalist zedelere söylüyeceğim bu kadar.

    f-) Beni bugün (4.02.2007) Herbalist vatandaşlardan birini daha dolandırmış. Prostat ve mide ülseri olan Musa bey İzmirden aradı ve 2 paket çay için 800 ytl ödediğini fakat hiçbir faydasını görmediğini anlatı ve dolandırıldığın söyledi. Vatandaş prostat rahasızlığı sebebiyle günde 7-8 defa küçük abdest için tuvalette gidiyor.

    g-)
    selamün aleyküm, sayfanızdaki hikayelerim kısmını okudum.. benimde kolon kanseri olan babam var, şu an hala kürlerine devam ediyor. fakat bu hastalık için tam olarak geçmediği geçmiş gibi gözükse bile daha sonra tekrar ve başka bir şekilde ortaya çıktığını okudum ve de duydum. bu www........ adlı sitede araştırma yaptım. Herbalist ait olan bu siteyle ilgili görüşlerinizi almak istiyorum. yapmış olduğumuz görüşmede 2500 $ (2 ay için), 6 aylık bir tedavi paketi öngördüler, 2 aylık periyotlar halinde toplam 7500 $. kanser türlerinde % 50 - 70 oranındaa başarı elde ettiklerini söylüyorlar. bir bitki bilimci olarak sizinde görüşlerinizi almak istiyorum. cevaplarınızı bekliyorum. şimdiden teşekkürler ve hayırlı akşamlar, iyi çalışmalar. adem ..........
    Evet bu vatandaşımızı malum doladırıcı nasıl dolandırmak istiyor bakın.

    h-) Ayşe.......... isimli hasta'dan '' 21 yaşındayım allerjim var, tıbben şifa bulamadım hastalığım beni çok rahatsız ediyor ev tozları ve polenler neden oluyor sizden yardım bekliyorum daha önce her... bir bey bazı ot karışımlarından çok pahalıya sattı parasal nedenlerden devam etmedim zaten o beyde bu işi ticarete dökmüş hiç yardımcı olmadı sizinden yardım bekliyorum.'' Evet Ayşe hanım böyle diyor. Her... beyefendi vatandaşın parasını aldıktan sonra ilgilenmiyor bile, işi çarpana kadar.

    3-) Kanser uzmanı olduğunu söyleyen bir zat beni aradı 23.12.2007 tarihinde ve birlikte çalışalım dedi ve bir çok insanı tedavi ettiğini söyledi. Belkide doğrudur söyledikleri diye üşenmeden 500km uzaktaki bu vatandaşın yanına gittim.Kansere karşı elinde bir değil bir çok şifalı bitki olduğunu söyleyen vatandaş tek bitki ile mide kanserini, ve yine tek bir bitki ile akciğer kanserini ve yine tek bitki ile prostat kanserini vs iyileştirdiğini söylüyordu.Doğrusu hayretler içinde kaldım.Dünyanın en büyük kanser araştırmalar merkezi New York da olup burada 3500 bitki üzerinde arama tarama yapıldıktan sonra Pasifik Porsuk ağacında bir etki maddesi keşfedilmiştir bu etki maddesi TAXOL olup bu maddeyi laboratuar imkanlarında geliştirmak ve üretilebilir hale getirmek için tam 34 yıl bu enstitü tarafından çalışma yapılmıştır.Ve taxol elde edilmiştir taxol içerikli kanser ilaçları birincisi çok pahalı ikincisi çok yantesiri olması ve üçüncüsü her kanser türüne cevap vermemesi nedeniyle yaygın olarak kulanılmamaktadır.Ama bizim Şer... ağa öyle bir buluş yağmıştır ki adama bin maşallah her kanser türüne karşı bir bitki bulmuştur vede kesin çözümdür 3-4 ayda hemen insanlar iyileşmektedir.Dağdan topladığı ve adını dahi bilmediği bitkiyi kaynatarak bir su elde etmekte ve vatandaştan 1.500 ytl para istemekte maliyeti 5 ytl bile olmayan bu bitki için.Neden maliyeti bu kadar yüksek ben Avrupadan getirtiyorum burada bulunmayan şifalı bitkileri ve 500 gramı 25 ytl dediğimde.Sizin yaptığınız akılı bir davranış değil fiyatı yükseltin değeriniz artar.Vatandaş pahalı ise değer verir ucuz olunca değeri olmaz diyor. Sonrada namaz vakti gelince de dindar insanmış gibi insanların önüne geçip namaz kıldırmaktadır.Avrupada ki son 200 yıl içinde yapılan araştırmlar da kansere karşı kulanılan şifalı bitkiler beli en çok 5-6 bitki kulanılmıştır.Gökçek Kanser çayıda bu bitkilerden oluşmaktadır ve 500 gramının fiyatıda 25 ytl'dir.

    4a-) Buda meşhur doçent beye aittir. Bu bey ise son zamanlarda bek çok tv kanalarında sıkca görünen bir doktor, anatomi üzerine bilgisine bir diyeceğimiz yok ama, şifalı bitliler konusundaki bilgileri sınırlı. Ve kansere çare bulduğunu söyleyen meşhur bir doktor'dan bahsedince kimiş diye merak ettim ve baktım. Bu doktor istanbuldaki doktor gibi kara cahil değil, ama şifalı bitkiler konusundaki bilgiside sadece ve sadece bu konuya vakıf olmayanları inandırabilecek kadar. Ben tv deki programına bakarken altınotunu altınbaşakotu diye özeliklerini analatıyordu. 2-3 gün sonra ise yine tv kanalında konuşuyordu ve dikkat ettiğimde mersin yaprğının göz için ideal bir şifalı bitki olduğunu söylüyorduki bu doğru bilgi değil. Yani iki defa baktım 2 önmeli hattasını gördü. Konun uzmanı olsa idi böyle çok büyük hatta yapmazdı. Neyse şimdilik derin bir bilgiye sahip olmadığını gördüm, birde modern araştımalarla elde edilen bilgilerle eski bilgileri karştırmasa iyi olur.


    4b-) Evet bu doçent ünvanlı vatandaş hakkında şifalı bitkiler hakkında derin bilgisi yok ama iyi niyetli demiştim, yani aradan bir hafta geçti (12.02.2007). Bu şahıs hakkında yukarıda yazdıklarıma pişman ettirdi ve adeta dolandırıcı olduğunu oda ilan etti. TV ler çıkıp para almıyorum diyen şahıs benim bir yakınımdan 1000 ytl almış tabii hastayı göremden hastalığını sanal olarak teşhiseder. Verdiği ilaç iki paket çay harmanı aldığı para 1000 ytl. Bu diğerlerinden farklı şarlatana benzemiyor demiştim. Yanılmak istemiştim, bu defa iyi niyetli birbiri olsun istemiştim adeta ve hakkında olumlu yazı yazmıştım. Bu doçent dr. ünvanlı ile dolandırıcı herbalist lakablı şahıs arasında ne fark var? Kocaman bir HİÇ, biri ünvanlı diğeri ünvansız dolandırıcı.

    4c-) Doçent beyimiz annesi kanser hastası olan Meliha hanımdan tedavi ücreti olarak ayada 130 ytl istiyor ve bunun en az 12 ay süreceğini söylüyor. Ve hastanın durmunun hiçsormuyor. Sadece alacağı parayı düşünüyor. Fakat tv lere çıkıncada ben bu işden para almıyorum diyor. Gerçi Çukurova Üni. Rektörü bnu kişinin şarlatan olduğunu hiçbir bilgisi olmadığı halde fitoterapi'de bilgi sahibiymiş gibi insanları dolandırdığını söyledi. Bu doçentimizin evrakta sahtecilik suçuda işin bir başka yüzü. TV ler çıkıp para almıyorum demesi, fakat ilk fırsatta astonomik üçretler talep etmesi normal değil. Çay harmanlarından 500 gramının fiyatı 20-25 ytl olması gerek, bundan fazlası dolandırıcılıktır.

    5-) Türkiyede'de doktorların artık Alternatif-Tıpa değer vermeleri güzel bir gelişme ama bunlar arasındada şifalı bitkileri tanımadığı halde tanıyormuş gibi bilgiçlik taslayan şarlatanlar var. Bunlardan biri İstanbul'da bir doktor bir aktar açmış seninle birlikte çalışalım diye haber göndermiş, görüşeye gittim. Ben orada oturken bir kaç hasta geldi ve sıkıntılarını söylediler ve onlara şu şu bitki iyi gelir diyerek bazı şifalı bitkileri karıştırp hasatalara verdi. Verdiği şifalı bitkilere baktım konuyla hiç ilgidsi olmayan vede çoğu Üni. kliniklerince etkisi ispatlanmamış bitkilerdi. Doktorun işi bilmediğini fakat biliyormuş gibi numara yaptığıı gördüm ve çok üzüldüm. Bir doktorun hokman hekim kisveli şarlatanlardan daha tehlikeli olabileceğinide gördüm.

    6-) Dördüncü ise Prof. Dr. Şifalı bitkilerlerden bir haber ama sanki çok iyi bir uzmanmış gibi havalı, allah vardım etsin. Adam konuşmaya başlyınca her konuda herşeyi benbilirim diyor adeta. Prof ya. Herşeyi bildiği idea eden hiç birşey bilmiyor demektir. Bu zatta Almanyadaki Türk tv'lerde boy gösteriyor. İşi bilen olmadığından iyi atıyor veselam.

    7-) Yıllar önce Frankfurt Üniversitesinin Botanik bahçesinde şifalı bitkilerin fotograflarını çekerken orada çalısan bir Türkle tanıştım. Bana neden sürekli buraya geliyorsun buradaki bitkilerin fotograflarını çekiyorsun ve araştırıyorsun. Türkiyede bir muhterem şahıs var, o çok bilgili zatdır, hertürlü hastalığın çaresini biliyor dedi. Antalyaya şifalı bitki fotografları çekmek için gittim ve Alanya, Kaş, Kemer ve Kepezde fotograflar çektim.

    Tanıdıklarım sen yıllardır araştırma yapıyorsun ama boşuna. Asıl bilgi İspartadaki Muhteremde dediler, doğrusu bende merak ettim ve İspartaya gidip o zatı buldum. Beni buyur ettiler içeride 35 yaşlarında bir genç, 60 yaşlarında aksakalı, dinç ve zayıfca biri vede büyükce bir minderde oturan oldukca şişman olan bir zat vardı. Şişman olan kişi diyetle 160 kg’dan 140 kg’a indiği anlatıyordu (bana göre 160 kg danda fazlaydı, Almanyada tanıdıgım bir kişi 140 kg geliyor ve adam iş yerinde günde 8 saat çalışıyor.) vede Cuma günleri 50 metre ilerideki camiye gitmek için güçlü kuvvetli dört kişinin yardımına ihtiyaç duyduğundan bahsediyordu.

    Bana ''sen ne istiyorsun?'' dediler. Bende Almanyada geldiğimi ve şifalı bitkiler üzerine araştırmalar yaptığımı yanımda 350 şifalı bitki fotografı olduğunu söyledim. Bana bu bitkiler hakında malumet vermelerinin mümkün olup olmadığını sordum. Ben dinç ve aksaslı zattın Lokman Hekim olduğunu tahmin etmiş ve onunla konuşmuştum. Şişman adam getir bakalım dedi. Bende Hekim beyle konusacaktım dedim. Adam bana ben hekimim dedi. O anda gülmemek için kendimi zor tutum ve kendi kendime bir eğlence bulduk bunu değerlendirelim dedim. Ona Akdeniz ülkelerinde yetişen Aroma akasyasının (acacia farnesiana) fotoğrafını gösterdim ve özeliklerini sordum. Oda bana bu kekik türüdür dedi. Ben ona kekik en fazla 50 sm boyunda bir bitki bu ise 3-10 m boyunda bir akasya ağacı dedim. Adam ''ben hekimim ben doğrusunu bilirim'' dedi. Bu akasyanın çiçekleri misket büyüklüğünde altın sarısı renkli oysa kekiğin çiçekleri malum, yaprakları, boyu vb. o kadar farklıki.

    İkinci bir bitkiyi gösterdim bu ökseotu dedi, ben ona öksenin çam ve meyveağacları üzerinde yetşien asalak bir bitki olduğunu bunun ise yerde biten bir bitki olduğunu ve ismininde üzelik olduğunu söyledim. O bu işin uzmanı benim dedi ve ücüncü bir bitki fotografını gösterdim ve buna bunun arıotu olduğunu söyledi oysa bu bitkinin ismi çivitotu olup arıtou ile hiç ilgisi yoktu. Artık kendimi tutmıyarak kahkahalarla güleceyim diye kendimi zorla tutuyordumki Allah’tan Cuma ezanı okundu ve ben namaza gidiyorum diyerek hemen aradan kaçtım. Bu şahıs ve benzerleri milleti enayi yerine koyarak onları dolandırmaktadırlar. Sağlık bakanlığının bir kurum kurarak Lokman Hekimim diyenlerin bilgisini en az 300 sifalibitki hakında sorular sorarak test yapmalıdır. Avrupada L. Hekimlik okuları mevcuttur. Bizdede bir tür olular acılmalıdır.

    8-) Yıllar önce Kayseride bel ağrısından dolayı Lokman Hekim olduğunu söyleyen bir Zatın yanına gittim bana bir kaç bitki aldırdı ve bunlardan macun yapıp belime sarmamı söyledi. Bende söyleneni yaptım ve üç gün öyle durduktan sonra çıkarmamı söyledi. Bende söyleneni yaptım ve üç gün çok berbat kokmamla kaldım hiç bir etkisi olmadı. Bu rahatsızlığım sonra Harpa ile tedavi ettim.

    9-) Yillar önce besin allerjisi (Nörodermatoz) nedeniyle et yiyince uyuz gibi kaşınıyordum. Antalyada çok meşhur olan bir Lokman Hekim var ona git dediler. Bende bu zatın yanına gittim allerjili Ekzemaya (Nörodermatoz) bakmadan şunu al ensene sür dedi. Bende ona 200 tür ekzeme var bakıp incelemiyecekmisiniz dedim. Oda ben bu işi biliyorum dedi ve adamlarının karıştırdığı bulamacı elime vediler. Ne oldu sadece zaman kayıbı ve para kayıbım oldu. Birde bunların gerçekten hiçbirşey bilmeyen birer şarlatan olduklarını gördüm. Hiçbir kişiye gökten birşeyler inmez. Peygamberimizin Hayatına bakın hep çalışmış, hemde hayatı pahasına savaşarak. Birde bu şarlatanlara bakın yanyatarak, dolandırarak bir yerlere varmaya çalışıyorlar.

    10-) Beni arayan bir hasta yakını hastası için Türkiyede meşhur herbaliste başvurmuşlar adam hastayı görmeden bunun tedavisi 10 bin euro demiş. Bana bunun tedavisi nedir dedi. Bende ilaçları isteren internetten kendin alanilirsin ismileri şudur dedim. Başka bir hastada kadın hastalıkları ile problemi var onada aynı çay karışımını aldınız mı diye önce satış teklifi yepıyor. Bu çay harmanı sadece bir raahtsızlığa karşı etkili olur her türlü rahatsızlığa karşı etkili demk doğru değildir ve herkesten önce hemen 300 ytl lik çay siparişini alıp almadıklarını söylemek. Malesef bu alanda çok şarlatan olduğundan herkes aynı zannediliyor.

    11-) Birde bir dostumun ricasını kıranmadım İstanbuldki çok meşhur doğal tedavi uzmanı Doktor beyle görüştüm. Doktorumuz doktorluk yapmıyor, aktarlık yapıyor ve şifalı bitkilerden çay harmanları yapıp gelen hastalara bu çayharmanlarını satıyor. Takriben 3 saat kadar bu vatandaşın yanında kaldım, evet doktor olduğu için anatomiden anlıyor ama hangi hastalığa hangi şifalı bitkiyi yazacağını bilmiyor ve alık alık bakıp raflardaki şifalı bitkilerden gelişi güzel çayları alıp karıştırıyor ve al sana çay diyor. Yani bir doktorun böyle hokabazlık yapması ayıp olmaz mı? Bildiği işi yapsa daha faydalı olur bilmediği konuda okus bokus sonrada diğer insanların adı çıkıyor.


    12-) Yıllar önce Kayseride bir aktara gittim ve ondan eterik nane yağı isteyince adam bana nanenin eterik yağı olmaz dedi. Eterik yağın ucucu yağ olduğunu ve zamanla kendiliğinden yavaş yavaş buharlaşması nedeniyle ucucu yağ diyede anıldığını söyledim. Adam ben bu işin uzmanıyım otuz yıldır bu işi yapıyorum dedi. Yılar sonra MS (multiple skleroz: beyin ve omur ilikteki lokal bozulmalar nedeniyle oluşan sertleşme sahaları ve bunların başında kaslardaki felç ve istemli hareketlerde düzensizlik ve diğer sinirsel bozukluklarla seyreden hastalık) rahatsızlığı olan şahıs bana bu vatandaşın yaptığı ilaçın MS'e karşı etkili olup olmayacağını sordu. Doğrusu bu vatandaşın tavsiyelerinin hiçbir ilmi degeri yoktur. Boyuzatıcı olarak bazı bitki karışımlarından bir BOY UZATMA TOZU yapmış nerede, ne zaman ve hangi Üniverssite kliniğinde araştırma ve tedavi denemesi yapılmış ve etkisi ispatlanmış. Yine aynı şekilde TAŞ TOZU böbrek taşlarını düşürücü olduğunu iddia etkiği bir karışım hazırlamış. Eski kitapları karıştırarak bazı reçeteler hazırlayıp satmak ne derece doğru? Malesef bazı insanlar para için herşeyi yapıyorlar.

    13-) Kayseride gastrite karşı aktarlarda civanparçeniotu aradım. Bana bu tür bitkiler şeytan hacı Mehmet’in oğlunda olur, başkasında bulunmaz dediler. Bende vatandaşı buldum ve ondan civanperçemiotu istedim. Bana hayır o, o kadar etkili değil ben sana daha etkili olan kırkkilitotunu vereyim dedi. Kırkkilitotu veya diğer adı ile atkuyruğuotunun böbrek rahatsızlıklarına karşıetkili bir bitki oldığunugastrite karşı etkisinin olmadığını söylediyemde çok bilgic olan vatandaç 3-5 kuruş kazanabilmek için bana adete zorla bu bitkiyi satı. Bende ben Franfurt’ta kalıyorum, ama 6 ay sonrayine geleceğim ozaman ben bu bitkiyi sana gerigetireceğim dedim. O bana inanmadı ve geçektende 6 ay sonra tekrar Türkiyeye gitiğimde Kayseride bu vatandaşı bulup, yaptığının drüst bir davranış olmadığını insan sağlığı ile oynamaya hakkı olmadığını söyledim. Ayrıca bu vatandaş şifalı bitkilerin yanında çok tehlikeli haşere ilaçı olark kulanılan ve ökolojik dengeyi tahrip edip, çevreyi kirletiğine sebep olduğundan dünyanın bir çok ülkesinde yasak olan DDT' de aynı şifalı bitkilerin yanında satılıyor.

    14-) Bir sefarindede Antalyada Ginseng alamak istedim kime sorduysam bana ginseng yerine havlıcan vermeye kalktılar. Ve hatta doğu garjında 30 yıldır bahart satanlar bu hakkiki ginseng diye bana ders verdiler. Sağolsunlar. Oysasatmak istediğkleri bitki havlıcan olup, bu havlıcanın kilosu 3-5 YTL iken ginsengin kilosu 350-700 YTL (eski fiyatı: 350-700 000 TL) dir. Ayrıca renkleride çok farklıdır. Havlıcankökü kahverengimsi kırmızı iken ginseng hafif sarımsı beyaz renklidir. Türkiyede herkes her konuda herşeyi idea ettiği gibi keşke bilseydi.

    Bahartci ve Aktarlar da satılan baharat ve şifalı bitkilerin torba, çuval ve odun kasalarda muhafaza edilmesi ve hatta açık havada teşhir edilmesi çok mahsurludur, çünkü torba, çuval ve odun kasalarda vede havada milyonlarca bakteri ve mantar üreten yuvalar vardır. Yani hijyende sınıfa kaldı. Avrupa Avrupa diye tuturanlar, bir zamanlar hayvanalarla birlikte yaşayan mdeniyetten bihaberdar olna bu insanları Kanuni Sultan Süleymanın gönderdiği eğitimcilerin eğittiği unutuldu. Biz kim olduğumuzu unutursak onlar haydi haydi unutur.

    15-) Türkiyede doktorunuza hastalığınızı soramazsınız sorsanız bile size anlamıyacağınız şekilde latince bir takım sözler söyler. Almanyada doktorlar hastalarına anlıyacakları şekilde açıklarlar ve bilmiyorlarsa bilmiyoruz derler ve tafra yapmazlar. Bundan yıllar önce ev doktoruna gittim ve kanımdaki HOMOCYSTEIN oranın tesbit edilmesini rica ettim. Doktor böyle birşeyden haberinin olmadığını ve ilk defa duyduğunu söyledi ve yanında çalışan hemşirelere sordu onlarda bizde bilmiyoruz dediler. Oysa bir tanıdığıma Türkiyede doktoru rahatsızlığını sebebini her seferinde söylememiş ve bir takım ilaçlar vererek eve göndermiş. Bu tanıdığın iki abiside kanserden öldüğünden adamcağız korkudan Almanyaya muayeneye geldi. Kendinde ne olup, ne olmadığını öğrenmek için.

    16-) Kemer Kancası:
    Muhammed Şamili uyandırmamak için lambayı yakamak istemedim ve kemerin üstüne basmışım oda çivi gibi ayağıma battı. Doktora gittim, insanlar 15-20 yıldır aynı rahatsızlıklardan dolayı doktora geliyorlar ve doktoru aynı ilaçları yazıp gönderiyor. 15-20 yıl Romatizma tedavisi için ödene parayı düşünün ve birde bu insanların çektiği acıyı. Oysa romatizmanın her türünün tedavi edilebileceğini Prof Dr. Cubrinski binlerce hastası üzerinde yaptığı tedavi denemesi ile ispatlamıştır.

    17-) Nine:
    Ninenin doktoru 20 yıl boyunca böbrek iltihapalnmasına karşı aynı ilaçı yazmış, halbuki en fazla 3 ay yazılabilir. Kadıncağızda bronşit, tansiyon anormalikleri, ödem, romatizma, kalp rahatsızlıkları, kanın yapısının bozulması vb., 15-20 hastalık ortaya çıkmış. Nine aileme ''doktorumun yazdığı ilaçlar bana iyi gelmiyor'' diye şikayette bulununca ailemde ona benden bahsetmiş. Oda bana bir çare bulsun demiş. Sabahlari kalkınca romatizmadan hareket edemeyen ve ekmeğine yağ dahi sürmek için parmaklarını oynatamaz.

    Ona gönderdiğim bitkisel ilaçla kadıncağız 40-50 günde romatizmayı atlattı. Sonra diğer rahasızlıklarını tek tek sırası ile iyileştirdik. Elhamdüllillah. Birgün doktoru aniden ziyarete gelmiş ve bitkisel ilaçları saklıyamamış. Doktoru bunlar ne diye sorunca, ona sen beni 20 sene hastalandırdın benim gerçek doktorum beni 6 ayda iyileştirdi demiş ve doktoru fırçalamış.

    18-) KBB Doktoru:
    Kimya mühendisliği eğitimini bıraktıktan sonra çalışmak için Frankfurtta geldim. Ev ilanlarına bakıp telefon ediyorum, gelin görüşelim diyorlar, gidiyorum. Ya kibarca ev verildi diyorlar veya açıkca Türklere ev yok diyorlardı. 6 ay ailem ve çocuklar kayı validede kaldı bende derneğin kütühanesinde bir çek yatla idere ettim. Sonra Simons isimli bir Yahudi 2. Dünya savaşında almanlar can derdinde iken Frankfurt Şehrinin göbeğindeki Apartmanaları çok ucuza kapmış. O benim sana bir evim var dedi. Bir ev dediği aslında bir oda, onu üçe bölmüş, eve eşyasının 1/3 sığamadı. O gün romanalara gün doğdu benim eşyalar gitti. Haliyle yerde yatıyorduk ve firmadan ev kiralıyana kadar 6 ay böyle idare ettik.

    Ama bende kulak ağrıları başladı. KBB doktoruna gittim, mantar dedi aylarca verdiği ilaçaları kulandım. Sonbaharda ağrılar yeniden başladı. Başka KBB doktoruna gittim, ekzem dedi ve yazdığı ilaçalrı kulandım ve bir kaç ay sonra yeniden rahatsızlandım. Başka KBB doktoruna gittim, sinirler büzülmüş sürekli atkı taşıyacaksın ve kulağını temizlemiyeceksin, o zaman kulak hasaslaşıyor dedi. Dediğini yaptık, fakat ağrılar yeniden başaladı.

    Aynı şekilde oğlumda da kulak ağrısı vardı ve çocuğu da sürekli doktora görtürüyorduk ve tavsiyelerin hiçbiri fayda vermiyordu. 7. Çocuk doktoru orta kulaktan boğaza bir kana açılır bu kanalda tıkanma olursa rahatsızlık olur ağrı verir dedi ve bize naneyağı, okaliptusyağı ve terpentin kaşımından oluşan bir krem tavsiye etti. Bunu kulağını arkasına ve çene altına sürdük. Çocuk iyileşti, aynısını kendimde denedim bende iyileştim. O günden beri çok şükür ne benim, nede oğlumun kulağı ağrır.

    19-) Ürolog:
    Sürekli buzhane gibi büyük buzdolabına girip çıktığımızdan, böbrekleri üşütüm. Üroloji doktoruna gittim. Muayeneden sonra tahlil sonuçları gelene kadar ilaç yazamam dedi. Bende çok ağrıyor ne yapayım dedim, çekeceksin dedi. Ezcaneye gidip, altınbaşakotu, ısırganotu, ardıçkozalağı, atkuyruğuotu ve akhuşyaprağı alıp karıştırdım ve içtim. 2-3 sonra rahatsızlıklarım geçti.

    Doktora gittim, rahatsızlığımın sebebi nedir diye, böbreklerini üşütmüşsün dedi ve ilaç yazamak istedi. Gerek yok artık ağrımıyor, çünkü şu şu bitkileri karıştırp çayını içtim dedi. Doktor çok tehlikeli olabilirdi neden beni dinlemeden kendi başına böyle şeyler yapıyorsun dedi. Bende ona fitoterapi de biraz bahsedince sinirlendi ve ben mi doktorum sen mi diyerek konuştu ve çık git dedi.

    20-) Ben:
    Dişimi çektirdim ve doktor bana bir kaç gün panisilin hapı alama gerektiğini söyledi. Ve mutlaka bunu almalısın dedi ve bende bunu aldım. İki gün sonra midem ağrımaya başkadı midemde yara yapmıştı aylarca mide ağrısı çektim ve hiçbir ilaç fayda vermedi. Ve tarçın kabuğu çayı içerek rahatsızlığım azaldı.

    21-) Hacı Mehmet Emi:
    Sabahleyin işe gelmişti ve hemen tartışmaya başladı ne olduğunu sorduğumda bilmiyorum dedi. Ben renginin çok solmuş olduğunu söyledim. Oda dün akşam başım ağrıyordu aspirin aldım dedi. Hemen doktor gitmesini siyledim, belki mide kanaması geçiriyorsun dedim. Gerçektende muayeneye gittiğinde doktoru 2-3 saat daha geç kalasaydın hayati tehlike olabilir demiş.

    22-) Muhammed Şamil:
    larenjitten (gırtlak iltihaplanması ) dolayı nefes alamıyor. Üniversitenin Çocuk kliniğinde çocuğa enhelasyon yapmamız gerek dediler. Çocuğu hastaneye yatırmaıyacakalrını, çünkü yapacak birşeyleri olmadığını söylediler ve suzlu su ile enhelasyondan başka bir çaresi yok dediler. Bende evde tuz da su da var o zaman ben burada daha fazla beklemeyim diyerek çocuğu eve götürdüm. Ben onu hepar sulfurisle tedavi ettim, bu ürün 200 yıldır homeopatide psödokrupa karşı başarı ile kulanılır ve tek çaraside budur.

    23-) Arkadaşın:
    Yüzünde 2 sm büyüklüğünde çıban çıkmış ve doktorlarının verdiği hiç bir ilaçın faydası olmamıştı. Ona aloe vera kremi tavsiyeettim ve birkaç gün sonra hiçbir eşyi kalmadı.

    24-) Bir Bayan
    Bademcikleri şişen bir bayana doktoru antibiyotik ilaçlar yazmıştı. Bu bayanda daha önce hiç görülmeyen sürekli şişkinlik ve bu şişkinlik nedeniyle karnı şişen bayanın akçiğerleri de sıkıştığından ve akğierler de kalbi sıkıştırdığından kalbi sıkışmaya başlamaıştı. Bana doktorlarım aylardır uğraşıyorlar tedavi edemiyorlar ne tavsiye edersin dedi. Bunun bozulan bağırsak florası nedeniyle olduğunu tedavisinin aloe vera jeli ile mümkün olduğunu söyledim. Ve 2-3 ay içinde yeniden iyileşmişti ve sonra rahatsızlığının nüksettiğini öğrendim ve ona bu defa Gökçek İksir verdim ve 3 ay içinde iyileşti. Bu defa aradan aylar geçmesine ragmen durumunda kötüleşme geriye dönüş olmadı.

    25-) Bir Alman Bayan
    Kadıncağiz tam 3 haftadır kabızlık çekiyor ve doktorları lavmandan başka çare yok diyorlar. Ben ona sinameki çayı ve bir şurup gönderdim. Kadın hemen 20 dakika sonra rahatlamış.

    26-) İş Arkadaşı
    Yıllardı çektiği romatizmadan kurtulamamış üstelik doktorlarını verdiği ilaçlar mide ve bağırsak rahatsızlıklarınada sebep olmuştu. Ona kendi hazırladığı Gökçek Tonik'ten verdim mide ve bağırsak rahatsızlıkları iyileşti.

    27-)Bir Tanıdık
    Aldığı Lipid ilaçı nedeniyle oturağındaki yağlar ve hatta kaslar bile erimiş, adamcağız poposunun üstüne dahi oturamıyordu, fakat lipidi yinede düzelmemişti. Ben ona Gökçek İksiri gönderdim 4 ay sonra rahatsızlıkları geçti.

    28-) Bir Bayan
    Menopoz devresine giren bayana doktorları yumurtalığın mutlaka alınması gerekir iltihapalanmış demişler ve amaliyattan sonra hormon anormalikleri kadıncağızı canından bezdirmişti ve ölmek istiyordu. Ben ona kadın kökü dalaması ve Gökçek İksiri tavsiye ettim ve problemi kalmadı.

    29-) Haymana Kaplıcaları:
    Haymanaya kaplıcalara gittim. Otelde yer bulamayınca pansiyona yerleşyim. Orada tanıştığım bir kaç amaca ile akşamlar bol bol sohbet ettik. Birisi ilaç saatim geldi diye cebinden bir ilaç çıkardı, bu kalp için dedi onu geri yerine kodu, öbür cebine baktı, bu bronşite karşı dedi onu yerine kodu, bir başka cebine baktı bu kanımdaki anormalikler karşı dedi, onu yerine kodu, bir başak cebinden çıkardığı ilaça bu böbrek iltihaplanmasına karşı dedi onu yerine kodu. Ben başladım gülmeye adam neden gülüyorsun işte yaşlılık böyle sende yaşlanınca hep ilaçlarla gezersin dedi. Ben ona hayır ben ilaçlarla gezmem bu kesin dedim. Oda neden sen hastalanmazmısın? dedi. ''Ben hastalanırsam şifalı bitkilerle tedavi olurum'' dedim. Kimyasal ilaç kulanmam dedim.

    Adam ben şifalı bitkileri tanımam, o eskidendi köyde bu işi bilen biri olurdu herkesi birkaç bitki ile iyileştirirdi, şimdi onlar yok artık. Şimdi doktorlar var ve onların yazdığı faydasız ilaçlar dedi. Nasıl olduda bu hale geldiniz dedim. Adamcağı böbreklerini üşütüğünü ve doktora gittiğini onun yazdığı ilaçın yantesirinin tansiyonunu yükseltiğini, bu sefer onun için ilaç yazdığını onu kulanmaya başlayınca, karaciğere zarar verdiğini ve böylece zamanla ayaklı eczane gibi olduğunu söyledi. Ben ona şayet ilk hastalandığında altınbaşakotu, ısırganotu, atkuruğuot, oryosifon ve huş yaprağı çayını içseydin bunların belkide hiçbirini görmezdin dedim. Bu amca gibi binlerce insan perişan oluyor ve yıllarca ilaçlara bağımlı ve acı çekerek yaşamaya mahkum oluyorlar vede çoğu servetini kaybediyor.

    Karpuz: Yıllar önce Ahmet amca ile bahçe komşusu olan bir alman komşusu bunları karpuz yerken görür ve sorar. Ne yiyorsunuz bu nedir? der ve Ahmet amca ben sana yarın getiririm, çok güzel der. Ve karpuzu ona verir ama nasıl yeneceğini tarif etmez. Birgün sonra sorar tadı nasıldı? diye Alman komşusu içi çok güzeldi ama, dışı çok serti ağzım yara oldu çiğnemekten der. Ahmet amcada biz onun sadece içini yeriz ve dışınıda karakaçana veririz der.

    Karpuz Salatası: Bir alman TV kanalındaki yemek programına baktım çok iyi bir aşcı, eğitimini görmüş, salatanın içine karpuz ve kavunu doğradıktan sonra üzerine zeytin yağı, sirke döktü, limon sıktı, ceviz içi, kabak çekirdeği içi, ay çekirdeği içi, baharat ve tuz katı ve karıştırdı. Çok garip buldum. Bende denedim tadı gerçekten çok güzeldi. Bu konuda araştırma yaptığımda Karpuzun yüksek oranda likopen içeridğini ve bunun ancak doymamış yağ (öreneğin: zeytin yağı) ile hazmedildiğini öğrendim.

    Bahartcı ve Aktarlar da satılan baharat ve şifalı bitkilerin torba, çuval ve odun kasalarda muhafaza edilmesi ve hatta açık havada teşhir edilmesi çok mahsurludur, çünkü torba, çuval ve odun kasalarda vede havada milyonlarca bakteri ve mantar üreten yuvalar vardır. Yani hijyende sınıfta kaldı. Avrupa Avrupa diye tuturanlar, bir zamanlar hayvanalarla birlikte yaşayan mdeniyetten bihaberdar olan bu insanları Kanuni Sultan Süleymanın gönderdiği eğitimcilerin eğittiği unutuldu. Biz kim olduğumuzu unutursak onlar haydi haydi unutur.


    Lokman Hekimler: Bana siz bu bilgileri nasıl elde ediyorsunuz? diye Lokman Hekim olduğunu söyleyen vatandaş bir soru sordu bende çalışmamı anlatım. Bana bunlara gerek yok ben her bilgiyi kaynağından alıyorum demesin mi? Muhtemelen bir meczup, Hz. Peygamber Efendimizin hayatını iyi okumak ve anlamak gerek, üç ay sıcak bir çorba içmediği zaman olmuş, elindeki parayı serveti fakirlere dağıtmış, kendisi 2-3 hurmaya gününü geçirmiş. İslamı tebliğ ederken yollarına devedikenleri döşenmiş üzerine deve işkembesi konmuş yıllarca mekede mahzur kalmış ve savaşmış. Ve hatta hendek savaşı öncesine Peygamber Efendimizde hendek kazmış. ve sehabeden bazıları peygamberimize gelerek ya Resullahah açlıktan karnımız sarkmasın diye karnımıza taş bağlıyoruz demişler ve Ebu Bekir'de Peygamberimizde taş bağlıyor hemde üç tane buyurmuş ve üç tanae taş bağladığı görülmüştür. Şimdi bir miskin çıkıp diyecek ki ben bilgiyi gayipten alıyorum. Sen kimsin yav be adam demezler mi? Mutlaka böyle akıl noksanı insanlar var ve çoğuda ciddi ciddi konuşuyor.


    Attached Thumbnails Attached Thumbnails Hikayelerim-ginseng1jpg   Hikayelerim-havlican3jpg  
    www.bitkiseltedavi.com

Benzer Konular

  1. Hikayelerim
    By admin in forum DİYET, GÖKÇEK Diyet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 02-06-2007, 12:41
  2. Hikayelerim
    By admin in forum TONİK, GÖKÇEK Tonik
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 02-06-2007, 12:40
  3. Hikayelerim: 1
    By igokcek in forum Genel
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-25-2005, 22:55

Visitors found this page by searching for:

HİKAYELERİM

sahtekar herbalisthikayelerim.netbekirde köyü mersintürkiyedeki herbalistlersahtekar herbalistlerşarlatan herbalistlerhikayelerim netkayseri de kim iktidarsızlık tedavisi yapıyorhokman hekimterpentin nerde satılırşarlatan herbalistherbalist mağdurlarımersinde mate çayı nerede bulunurbizim köyde kanseri iyileştiren adamherbalistler sahtekaret yiyince yanımın agrısı geçiyorağrı kanseri bitki ile iyileştiren adamlokman hekim hastanesi üroloji doktorlarıdolandırıcı herbalistlerdiyarbakır daki herbalistlermide kanserini iyileştiren bitkilermate cayi ve gırtlak kanseridolandırıcı herbalistherbalist dolandırıcı

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170