Sigara içmek, tiryakilik:
1950?li yıllarda sigaranın kansere yakalanma rizikosunu artırdığı tesbit edilmiştir. Endüstiri ülkelerindeki kanser vakalarının 1/3?e sigaranın sebep olduğu ve hatta bazı kanser türlerinde (nefes yolları kanserinde) % 98 oranında sigaradan dolayı olduğu tesbitedilmiştir. Bu tesbitlere rağmen Almanyada günde 400 milyon sigara içilmektedir ve bu oran Türkiyede dahada çoktur, çünkü çok küçük yaştaki çocuklar sigaraya başlamaktadır. Sigara başta akciğer-, gırtlak-, ağız-, boğaz-, dil-, gibi nefes yolları kanserinin oluşmasıda en büyük faktördür. Ayrıca mide-, mesane-, rahim-, prostat-, ve kalın bağırsak kanseri, ve löseminin oluşmasında sigara virüsler kadar rol oynamaktadır.
Sigara ne kadar büyük bir rizikodur?
Çocuk yaşta sigaraya başalyanların 1/4?ü 39-69 yaşları arasında, ¼?ü 70 yaş civarında sigaranın direkt etkilerinden dolayı ortaya çıkan başta kanser vb. rahatsızlıklardan dolayı ölmektedirler. Burada Tiryakinin günde kaç sigara içtiğide çok önemlidir. Yapılan araştırmalarda Tiryakilerin 15-25 yıl daha az yaşadıkları ve yaşam kalitesinin düştüğü, yani bir düzine hastalıklarla birlikte yaşamak zorunda kaldığıdır. Tiryakilerin sigarayı bırakması ile vücuda yerleşen toksik maddeler hemen temizlenmez toksik maddelerin vücuttan atılması 7-15 yıl alabilir.
Sigara, puro ve pipo içmenin farkı varmıdır?
Sigara, puro veya pipo içmenin birbirinden farkı pek azdır. Pipo içenlerin sigara ve puro içenlere göre daha çok ağız kanserine, aynı oranda akciğer kanserine ve az miktarda mesane kanserine yakalandıkları tesbit edilmiştir. Bazı ülkelerde tütün çiğnenmekte veya tütün tozu enfiyesi buruna çekilmektedir. Sigara tozu enfiyesi veya sigara çiğnemede aynı sigara içme gibi kansere sebep olduğu tesbit edilmiştir. Tütün enfiyesi veya tütün çiğneme özeliklede mukozayı tahrip etmektedi ve kişinin kansere yakalanmasına imkan hazırlamaktadır.
Pasif Tiryakilik?de tehlikelimidir?
Alman Kanser Araştırmalar Merkezi yılda kaç kişinin pasif Tiryakilik nedeniyle kansere yakalandıklarını ve bu nedenle öldüklerini tesbit etmişlerdir. (Aşağıda araştırmalarda) Pasif Tiryakilik veya pasif içiçilik ne demek? Sigara içenlerin yanında bulunma veya sigara içilen mekanlarda bulunma demektir. Pasif Tiryakilik gerçekten yapılan araştırmalarla tesbit edilmiştir. Bu nedenle bir çok ülkede kamuya açık mekanlarda sigara kulanılması yasaklanmıştır. Örneğin iş yerinde ya sigara içmeyenlere ayrı mola salonları ayırlmakta veya sigara içilmesi yasaklanmaktadır.
Cenin, Bebek ve Çocukları sigaradan korumak?
Hamile bayanlar Tiryaki ise bebeğin erken doğmasına veya ölü doğmasına sebep olmaktadır. Tiryaki anneden doğan bebeklerin başının çapı daha küçük olmakta, daha az kilolu doğmakta, zeka bakımından geri olmakta ve psikolojik problemli olmakta vede ruhen ve bedenen gelişmesinde problemler yaşanmaktadır. Çocukların küçük yaşta sigaraya başalamaları halinde ileride astım, zatürre, bronşit ve ortakulak iltihaplanması gibi rahatsızlıklara daha kolay yakalandıkları tesbit edilmiştir. Pasif Tiyakiler?de (sigara içmeyen , fakat içenlerin yanında bulunan) başta akciğer kanseri olmak üzere kansere daha kolay yakalanmaktadırlar.
Birleşiminde:
Birleşiminde bilinen 4000 çeşit madde olup en önemlileri şunlardır.
a-) Alkaloitler % 0,05-4 arasında olup bunun % 80-90 ?ını nicotin ve az miktarda nornicotin, anabasin, nicotyrin
b-) Ayrıca karbonmonoksit (CO), kurşun, polonium-210, benzol, benzoryren, syanürasit (siyanhidrikasit), kadmiyum, aerosol, kükürtdioksit (SO2), amonyak, nikel, plutoniyum, benzibiren, dibenzipiren, benzin, izopren, toluol, naftilamin, arsen, metan, azotoksit, azotdioksit, aseton, metanol, etenol, gliserol, nikotein, nikotinin, nornikotin, nitrosamin, kresol, pirolidin vb., içerir.
Araştırmalar:
a-) Sigara bağımlılığından kurtulmak için yapıln araştırmalar bunların başında nikotin yapıştırıcı bandı gelir. Bu bandı kulananların % 40?ının sigarayı bıraktığı görülmüştür.
b-) Diğer araştırmalar ise sigaranın zararları üzerine yapılan araştırmalardır.
1-) Waşington Dünyaya Bakış Enstitütsü (Worldwatch-Instituts in Wachington) tarafından yapılan araştırmada dünyada 1990 yılında 21 milyon insanın sigaradan öldüğü tesbitedilmiştir. (Na.6.94.16)
2-) Alman kanserlilere yardım Kurumu (Deutsche Krebshilfe) 1994?de Frankfurtta yaptığı açıklamada: Her yıl Almanyada 140.000 kişinin sigaranın neden olduğu çeşitli hastalıklardan öldüğü tesbitedilmiştir. Bu sempozyumda başta akciğer-, ağız-, gırtlak-, ve dudak kanserinin % 95-98 oranında sigaranın sebep olduğu tesbitedilmiştir. (Na.6.94.16)
3-) Sigaranın hücreleri tahrip ettiği ve böylece kişinin daha kolay kansere yakalanmasına neden olduğu görülmüştür ve 1996?da Almanyada 212.888 kişi kanserden ölmüştür. (Nhk.199.18)
4-) Chicago (Şikago) Üniversitesinde yapılan araştırmalarda nikotinin beyindeki hormonların salgılanmasına etki ettiği ve neticede dopamin hormonunun salgılanmasnı frenlediği tesbitedilmiştir. (NH.12.02.8) Bilindiği gibi dopamin yetersizliği Alzheimer hastalığına (bunama), sebep olur.
5-) Hamilelik döneminde sigara içen bayanların çocukların ileriki yaşlarda şişman oldukları ve bununda tedavi edilemediği tesbitedilmiştir. (NH.12.02.7)
Kulanılması: Tütünün birleşimindeki nikotin'den sakızlı ve bantlı ilaçlar eldeedilerek sigara alışkanlıklığına karşı kulanılmaktadır. Hindistanda yulafala yapılan tedavi denemeleri ile başta alkolizim ve tiryakilik gibi çeşitli bağımlılık rahatsızlıkları tedavi edilmektadir. Ayrıca Kılıçotu preparatları, Aloe Vera veya Nonininde etkili olduğu yönünde kulananlarca iddialar var.
Açıklama: Tütünün birleşimindeki çeşitli maddeler vardır ve bu maddeler hücre ve organları farklı şekilde tahripeder.
1-) Kansere nitrosaminler, poli aromatik karbon hidrojenli bileşikler ve polonium-210?un müsebep olduğu tartışılmaktadır, çünkü hemen hepsi kanserojen etkiye sahiptir.
2-) Karbonmonoksit (CO) görülmeyen, kokusuz, fakat çok zehirli bir gazdır. Sigara içerken bu duman akciğer havakesecikleri (alveolarepitel) tarafından absorbe edilir ve kana karışır. Gaz kandaki haemoglobini oksijenden 300 defa daha büyük bir çekimle kendine bağlar (yapışır) ve böylece oksijenin kanda dolaşmasını önler ve kandaki oksijen oranı sigara ile ters orantılı oarak azalır. Yani çok sigara içenlerde az oksijen bulunur ve zamanla beslenemeyen el ve ayaklarda kangren olabilir. Bilindiği gibi oksijen i hemoglobinler yaşır, şayet bunlar devre dışı kalırsa kandaki oksijen oranı azalır . Buda yeterince beslenmeyen beyin ve kalp hücrelerinin ölmesine neden oldur. Böylece kişide önce hafıza zafiyeti ve kalp rahatsızlıkları başlar ve ilerleyen safhalarda kılcal damarların sertleşmesi nedeniyle kalp krizi veya beyin kanaması görülebilir. (Na.7.99.44)
3-) Sigaranın serbest radikalleri artırdığı bununda C ve E-Vitaminlerinin aşırı harcanmasına sebep olduğu ve vücut bu ihtiyacı karşılıyamadığından derinin yaşalandığı ve buruştuğu vede neticede kişinin ayrıca cinsel gücünüde kaybettiği tesbitedilmiştir. (Na.7.99.44)
4-) Purikasit (Siyanürasit, siyanidrikasit, hidrosiyanikasit, HCN) sigara dumanıile birlikte kana geçer, kandan böbreklere ve karaciğere geçen purikasit burada kükürtle reaksiyona geçerek tiosiyanat?a (thiocyanat)dönüşür. Tiosiyanat (NCSH) tiroidbezindeki iyot ornınnı düşürür ve burada iyotun birikmesini önler ve tiroidbezinin (kalkanbezi) hormon salğılamasını önlüyerek guatr oluşmasına neden olur. (Na.7.94.44)
5-) Benzol kan yapan organları (omurilik, dalak, ve karaciğer)tahrip ederek kankanserine (lösemi) sebep olur.
6-) Kadmiyum: Tütüne kadmiyum toplayan bitkide denebilir, çünkü yapraklarında aşırı miktarda kadmiyum depolar. Tiryakilerin vücudunda 3-4 kat daha fazla kadmiyum bulunur ve bu element akciğer hava keseciklerinin şişmesine (amfizem, emphysema) neden olur. Kadmiyum çinkonun karşıtı olup, doku ve kandaki çinkonun azalmasına neden olur. Çinko bilindiği gibi 300 enzimin ve hormonun oluşmasında ana katalisator görevini yapar. Çinko yetersizliği derini kuruyup çatlaması ve kanamasına, tırnakların ve saçların kırılmasına, cinselgücün düşmesine vede immün sisteminin zayıflamasına neden olur. İmmün sisteminin zayıflaması demek vücudun mikroplara karşı dirençinin azalması demektir, yani kişi çok kolay hastalanır ve hastalıktan kurtulmasıda çok zamanalır. (Na.7.94.44)
7-) Polonium-210: Sigara kurşun içerir, sigara dumanıyla birlikte akciğerlere ulaşan kurşun parçacıkları buradan, yani bulunduğu yerden çevresine polonium-210 ışınları yayar. Bu ışınlar zamanla broşlarda kanser oluşmasına neden olur.( Na.6.94.20)
Yantesiri: Tütünün sigara şeklinde içilmesi halinde başta: Dudak-, dil-, gırtlak-, nefesyolları-, ve akciğer kanseri olmak üzere çeşitli kanserli hastalıklara sebep olur. Kandolaşımını enğellediğinden: Beyin kanaması, kalp krizi, el ve ayaklarda kangern , cinsel gücün düşmesi, hamile kadılarda düşükler, tiroidbezinin şişmesi (guatr), böbrek üstü bezelerini aşırı adrenali salğılaması nedeniyle sinirlilik, depresyon, nevralji ve başağrısı gibi birçok hastalığa neden olabilir.
Sigara
1-) Waşigton dünyaya bakış enstitusü (Worldwatch Istituts in Washington) tarafından yapılan arştırmada dünyada 1990 yılında 21 milyon insanın sigaradan öldüğü tesbit edilmiştir. (Na.6.94.16)
2-) Alman kanser kurumu (Deutsche Krebshilfe) Mart 1994?de Frankfurtta yaptığı açıklamada her yıl Almanyada 140.000. kişinin sigaranın sebep olduğu çeşitli hastalıklardan öldüğünü tesbietmişlerdir. Başta akçiğerkanseri olmak üzere dudak,- ağız- ve gırtlakkanserine %95-98 oranında sigaranın sebep olduğu tesbit edilmiştir. (Na.6.94.16)
3-) Sigaranın hücreleri tahripetiği ve kişinin daha kolay kansere yakalanmasına sebep olduğu tesbitedilmiştir. Almanyada 1996?da 212.888 kişi kanserden ölmüştür. (Nhk.1.99.18)
4-) Sigaranın birleşimindeki nitrosaminler, poli aromatik karbonhidrojenli bileşikler vede polonium 210'un kanserojen etkiye sebep olduğu tesbitedilmiştir.
5-) Sigara içerken karbonmonoksit (CO) gazı akçiger tarafından absorbe edilir ve kana karışan gaz oksijenden 300 defa daha büyük bir çekim güçü ile hemoglobine yapışır. Böylece karbonmonoksit oksijenin kanda dolaşmasını önler. Neticede beslenemeyen kalp ve beyin hücreleri ölmeye başlar vede önce hafızayafiyeti, kalpyafiyeti ve damarsertlikleri sonra ise beyinkanaması vede kalpenfaktürüsüne sebep olur.
6-) Sigaranın serbest radikalleri artırdığı bununda C-ve E- Vitaminlerinin aşırı harcanmasına sebep olduğu ve vitaminsizlik (avitaminoz) ortaya cıkar ve deri buruşarak kişı çirkileşir. E-Vitaminizetersizliği testosterol hormon yetersizliğine sebep olur ve kişide cinselgüçsüzlük (ikdidarsızlık) ortaya çıkar.
7-) Sigara dumanı ile birlikte siyanürasit (purikasit, siyanhidrikasit, hidrosiyanikasit =HCN) kana gecer, kandan böbreklere ve karaçiğere gecen purikasit burada kükürtle reaksiyona girerek tiosiyanat?a (Thiocyanat) dönüşür. Tiosiyanat (NCSH) tiroidbezindeki iyot oranını düşürür vede burada iyotun birikmesini önlüyerek guatra sebep olabilir. (Na.7.97.44)
8-) Sigaranın birleşimindeki benzol kan yapan organları (Omurilik, Dalak ve Karaci?er) tahrip ederek kankanserine (lösemi) sebep olur.
9-) Tütüne kadmiyum toplayan bitkide denebilir, çünkü yapraklarında aşırı miktarda kadmiyum depolar. Tiryakilerde 4-5kat daha fazla kadmiyum bulunur ve bu made çinkonun zıdı bir element olup, çinkoyu dışlar.Çinko 300 enzimin oluşmasında anahtar rol oynar, yani çinkoyetersizliği enzim yetersiyliğine, enzim yetersizliği ise sindirim boyukluğuna sebep olur. Pankreasın yeterince lipazenzimi salgılıyamaması yağhazımsızlığına yani et ve et mamüler, peynir ve mamüleri ve yumurta ve mamüleri yiyemezsiniz. Bu sadece bir enzimyetersizliği olduğunda olan durumdur. Çinko yetersizliği sonucu deriçatlaması, kanaması ve kuruması, saçların dökülmesi ve cinselgüçsüzlük (İkdidarsızlık) en belirgin semptomlardır. Bilindiği gibi sindirim organlari binlerce enzim salgılar.
10-) Polonıum 210; Sigara kurşun içerir, akçiğere ulaşan kurşun parcacıkları, bulunduğu yerden çevresine Polonium 210 radioaktif işınlar yayar. (Na.6.94.20)
11-) Sigara akçiğeri büzer, sertleştirir, siyahlaştırır vede nefes darlığına sebep olur. Kalp sertleşir, büyür, yağlanır, aritmi bozuklukları, tansiyon anormalikleri vede kronaryetmezliğı ortaya çıkar.
Sigara:
Sigara: Sigaranın ağız-, dil-, yutak-, nefes borusu-, yemek borusu-, gıtlak-, mide ve akciğer kanserine sebep olduğu ve hatta akciğer kansrinin % 98 oranında sigaradan olduğu biliniyor. ABD'nin John Hopkins Üniversitesince 1300 doktorla 50 yıl süren araştırmada bel ağrısı ve baş ağrısınada sigaranın büyük oranda sebep olduğu tesbit edilmiştir. Zira omurlar arasındaki disklere ve beyin hücrelerine yeterince oksijen ve besleyici madde (vitaminler, mineraller enzimler,aminoasitler vb.) gitmemektedir.
Sigara Dumanı da Öldürücü
ABD yönetimi, sigara içilen ortamlarda bulunmak ve sigara dumanına maruz kalmak anlamında kullanılan ?pasif içiciliğin? de öldürücü olduğunu duyurdu.Washington yönetiminin tıbbi konulardan sorumlu en üst düzey yetkilisi olan Richard Carmona, gazetecilere açıklamasında, ?bilimsel kanıtlar artık tartışma götürmüyor. Pasif içicilik, sadece rahatsız edici bir durum değil, bu, çocuklarda ve sigara içmeyen yetişkinlerde zamanından önce ölümle sonuçlanan hastalıklara yol açabilen ciddi bir sağlık tehdidi? dedi.Carmona?nın bürosunun konuya ilişkin hazırladığı raporda, ABD?de sigara içmeyenlerin yüzde 60?ının, sigara dumanına maruz kaldığına işaret edildi.
ABD?de Hastalıkların Kontrolü ve Önlenmesi Merkezinin geçen yıl hazırladığı bir raporda da ülkede sigara içmeyenler arasında ?pasif içicilik nedeniyle? her yıl 46 bin kişinin kalphastalıklarından, 3 bin kişinin de akciğer kanserinden öldüğü duyurulmuştu. Bu açıklamaların, ABD?de sigaraya karşı daha etkili önlemlerin alınması yönündeki çabaları güçlendirmesi bekleniyor. Düzenlediği sigara karşı kampanyayla bilinen Demokrat Partili Senatör Edward Kennedy, Kongreyi, sigarayı resmen ?ABD?deki en tehlikeli tüketim maddesi? olarak nitelendirmeye çağırdı.
Sigarayı bırakma yöntemleri
Yapılan araştırmalar, sigara tiryakilerinin yüzde 75-80'inin sigarayı bırakmak istediğini, hatta tiryakilerin üçte birinin en az 3 kez ciddi anlamda bırakma çabası gösterdiğini ortaya koyuyor.
Buna karşılık, sigara alışkanlığından 60 yaşından önce kurtulma oranı yüzde 50'nin üzerine hiç çıkamadı. Sigara alışkanlığından kurtulamayan tiryakiler artık yarı yarıya sigaraya bağlı nedenlerle ölüyor. Türk Sağlık Vakfı'ndan alınan bilgilere göre, sigaranın olumsuz etkileri nedeniyle 25-69 yaş grubunda ölen insanlar, yaşamlarının 20-25 yılını bu alışkanlık nedeniyle yitiriyorlar. Başka bir ifade ile bu insanlar, 20-25 yıl erken ölüyor. Sigara, başta akciğer kanseri olmak üzere pek çok kansere, kalp-damar hastalıklarına, erken yaşlanmaya ve erken ölüme yol açıyor. Bu gerçekler, büyük bilimsel araştırmalarla ortaya konarak kanıtlandı ve sigara şirketleri bile artık bu verileri inkar etmiyor. Bu durum, güçlü bir bağımlılık yapıcı etken olan sigaranın etkisinden kurtulabilmek için tiryakilerin daha çok çaba göstermesine gerek olduğunu anlatıyor.
Sigarayı bırakmak isteyen tiryakilerin çoğu, bu alışkanlıktan kendi kendilerine kurtulma şansına sahip. Bunun için kararlı olmak ve bir hazırlık dönemi yaşamak gerekli. Gerektiğinde sağlık ocaklarında çalışan hekim ve sağlık personelinden destek istenmeli. Sigarayı bırakmaya yönelik kimi basit önlem ve öneriler şöyle özetlenebilir:
"- Bırakma tarihini belirleyin.
- Bırakmaya hazırlık için, çevrenizdeki insanlara sigarayı bırakacağınızı söyleyin.
- Sigara içmemeyi özendiren bir ortam hazırlayın. Örneğin, kül tablalarını ortadan kaldırın. Değişik yerlere "Sigara içilmez" uyarıları asın.
- Geçmişteki başarısız denemelerinizi gözden geçirin.
- Sigara içmenizin nedenlerini ve niçin bırakmanız gerektiğini düşünerek bunları not edin.
- Sigarayı bırakmanın ilk günlerinin güç olacağını bilin ama zor günlerin gelip geçeceğini, sigarasız yaşamın çok daha güzel ve sağlıklı olacağını düşünün.
SİGARAYI BIRAKTIĞINIZ GÜN NELER YAPABİLİRSİNİZ?
- Derin soluklar alın.
- Zorlandığınız durumlardan uzaklaşın.
- Sıcak bitkisel çay için.
- Su için.
- Şekersiz çiklet çiğneyin.
- Çiğ sebze ve meyve yiyin.
- Yürüyüş ya da egzersiz yapın.
- Sigarayı niçin bıraktığınızı düşünün.
- Su ve meyve suyu içebilirsiniz.
- Yürüyüşe çıkabilirsiniz.
- Bırakma nedenlerinizi yeniden yeniden okuyabilirsiniz.
- Alışverişe çıkabilirsiniz.
- Sigara içmeyen bir dostu ziyaret edebilirsiniz.
- Banyo ya da duş yapabilirsiniz.
- Sigaranın zararlarını anlatan yayınları okuyabilirsiniz.
- Kendinizi ödüllendirebilirsiniz.
Sigara bıraktıktan sonraki 14 gün kritik günlerdir. Bu nedenle, ilk 14 günün her biri ilk gün gibi değerlendirilmelidir. Sigarayı bırakan kişi ilk gün ve izleyen 13 gün şu belirtilere hazır olmalıdır:
- Yoksunluk belirtileri
- İyileşme işaretleri
- Dayanılmaz sigara içme isteği
- Sigara içme dürtüsü
- Gerginlik, acıkma, baş dönmesi, dikkati yoğunlaştırma güçlüğü, fazla uyuma, uykusuzluk
- 8 saat sonra vücudunuzda oksijen artışı olur.
- 2 gün sonra tüm nikotin ürünleri vücudunuzdan atılmıştır.
- Tat ve koku alma duyularınızda düzelme başlamıştır.
- Akciğerleriniz düzelmektedir. (Birkaç hafta öksürük sürebilir, çünkü akciğerleriniz temizlenmektedir.)
- 1 yıl sonra kalp krizinden ani ölüm riskiniz, sigara içen bir kişiye göre yarı yarıya azalmıştır".
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet



LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla