Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Hastalıklar: A-D

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 06-30-2006, 23:09
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.348
igokcek is on a distinguished road
Standart Bağ Dokusu

Kötü Kolesterol ve artık maddeler (cüruf, plak) başta damarların iç yüzeyi, bağ dokusu, hücre araları ve mukozaya (sümüksü içderi özeliklede bağırsak mukozası ) yapışır ve bir çok hastalığa sebep olur. Çare gökçek iksiriindir, Gökçek iksiri bağırsak içeriğini hafif asitli ortama çevirerek, buraya yerleşmiş olan mikropları (patojen bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler) yokeder. Gökçek İksiri curufları eritir ve böylece mikroplar ortaya çıkar. Ortaya çıkan mikropları immün sisteminin savunma güçleri (Makrofaj, B-Hücreleri, T-Hücreleri vb.,) tanır ve onlara karşı bir taarruz (mücadelle) başlatır.

Bu mücadele nedeniyle geçmişte yaşadığınız hastalık % 20-40 oranında yeniden ortaya çıkar. Bu korkulmaması gereken geçiçi bir durumdur. Hastalığın bu belirtisine Almanca ''Erste Verschlimmerung'' , yani ilk kötüleşme denir ve immün sisteminin hastalığı yoketmeye başladığına işarettir. Curuflar ve Bağırsaklar aynı bataklığa benzer, burayı kurutup güzel bir çiçek bahçesine çevirirseniz hastalıkların % 99?unu önlemiş olusunuz. Aksi halde hastalıklardan kurtulmanın yolu yoktur. (Nhp 12.03.1722)

Bağ dokusu 170 cm boyundaki ve 70 kg ağırlığındaki bir kişide % 18, yani 12 kg bağ dokusu bbulunur. Fakat bir tane değil her organa has yüzlerce bağ dokusu olduğundan pek üzerinde durulmamaktadır. Bağ dokusu adı üzerinde organları bağlar ve orgasnlara besleyici maddeleri (vitaminler, mineraller, enzimler vb) taşır ve buradaki artık maddeleri dışarı taşır. Bağ dokusunda curuf (artık madde) birikirse mikroplar için çok önemli odak oluşur.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet

Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.

Konu igokcek tarafından (07-15-2008 Saat 09:25 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 06-30-2006, 23:15
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 48
Mesajlar: 109
biroybil is on a distinguished road
Standart Bag ve Destek Dokusu

Bag ve Destek Dokusu
Amaçlar
Bu üniteyi çalistiktan sonra,
¦ Bag ve destek dokusunun görevlerini,
¦ Elemanlarini,
¦ Çesitlerini ögrenmis olacaksiniz.
Içindekiler
¦ Giris
¦ Bag Dokusunun Görevleri
¦ Bag Dokusunun Yapi Elemanlari
¦ Bag Doku Türleri
¦ Özet
¦ Degerlendirme Sorulari
¦ Sözlük ve Kavram Dizini
¦ Yararlanilan ve Basvurulabilecek Kaynaklar
Öneriler
Bu üniteyi daha iyi anlayabilmeniz için,
¦ Üniteye baslamadan önce organizmada dört temel dokunun bulundugunu ve dokula-rinsiniflandirilmasindaki ölçütleri,bir önceki ünitede anlatilan epitel dokusunu tekrargözden geçirerek hatirlayiniz.
¦ Ünite sonundaki sorulari mutlaka yanitlayiniz, yanitlayamiyorsaniz üniteyi tekrar çalisiniz.
¦ Ünitede embriyoloji ile ilgili bilgiler geçtiginde,eksiklerinizi Genel Embriyoloji kitaplarindan tamamlayiniz.

1. GIRIS
Organizmada en yaygin olarak bulunan ve epitel, kas, sinir dokusundan olusan diger temel dokularla dogrudan veya dolayliiliskide olan bir dokudur. Gerek diger dokulara göre çok çesidinin bulunmasinigerekse bu çesitler arasinda büyük farklarin olmasi, bu dokunun siniflanmasinda güçlükler dogurmaktadir. Örnegin kemik dokusu gibi organizmanin en sert dokusundan canlinin en yumusak dokularindan olan kemik iligine kadar farklidoku çesitlerinin bag ve destek dokusu kapsaminda bulunmasibir kavram kargasasina neden olmaktadir. En belirgin ortak özellik, tüm bag ve destek doku çesitlerinin embriyoda (bazidoku hücreleri hariç) mezodermden farklilasmis olan mezenkimden köken almasidir. Embriyoda organ taslaklarinin arasinidolduran köken dokusu diger dokulara farklilasma gücünde olan bir doku oldugundan, söz konusu organin görecegi fonksiyona göre degisen bag doku çesitlerini olusturmaktadir. Özetle mezenkim dokusu, bir yandan kendisinden köken alan kas dokusu gibi baska temel dokulari olustururken bir yandan da bag ve destek dokusunu olusturmaktadir. Bu dokuya farklilasirken gösterdigi gelisim derecesiyle de farkli bag ve destek dokulari ortaya çikmaktadir. Bu durumda yumusak olan ve diger dokularin, organlarin aralarinidolduran bag ve destek doku tipine bagdokusu, sert olup organizmanin iskeletini (kemik) ve baziorganlarin duvarlarini
(kikirdak) sekillendiren tipine ise destek doku diyebiliriz. Ara maddesi sivi ve genelde diger bag doku tiplerinde görülen baglama özelligi bulunmayan kan dokusu ise bag dokusunun özellesmis bir tipi olarak ele alinmaktadir.
? Bag ve destek dokusu hangi embriyonal yapidan farklilasir?
Destek doku ve kan dokusu ayriünitelerde ele alinacagindan, bu ünitede bag dokusunu ögreneceksiniz.

2. BAG DOKUSUNUN GÖREVLERI
1-Diger dokularive organlaribirarada tutmayi, baglamayisaglar. Böylelikle organlarin sekillenmesi ve sistemlerin organizasyonu gerçeklesir.
2- Kan damarlarindan zengin oldugu için aralarinidoldurdugu doku ve organlarin beslenmesini ve metabolizma artiklarinin uzaklastirilmasinisaglar. Vücudun siviregulasyonunda is görür.
3- Doku yaralanmalarinda çogalarak regenerasyon veya nedbe (sikatris) dokusuyla tamiri saglar.
4- Bazihücreleri sayesinde organizmanin hücresel (fagositoz) ve humoral (bagisiklik maddeleri)
yollarla savunulmasinda is görür.
5- Organlara giren ve çikan sinirlerde bag doku araciligiyla girdigi-çiktigiiçin organlarin innervasyonunda da (sinirler yoluyla çalismasinda) araci olmaktadir.
! Bag doku hastaliklarineden önemli olabilir, yorumlayiniz.

3. BAG DOKUSUNUN YAPI ELEMANLARI
Bag dokusu siralanan bu degisik görevleri yürütebilmek için birbirinden çok farklihücreler içermektedir. Bu hücrelerin bazilarikendi hücreleriyken bir kisim hücreler ise kandan bag dokusuna geçen hücrelerdir. Zaten kan hücrelerini yapan organlarin esasida bag dokusunun çesitlerinden olan retiküler bag dokusudur. Bag dokusu hücrelerinin arasini ise, hücrelerarasi madde doldurur ki bu ara madde iki ana unsurdan olusur. Bunlar bag doku iplikleri (fibrilleri) ile
sekilsiz (amorf) temel maddedir ve doku sivisini da içerir.

Bu durumda bag dokusunun yapi elemanlarini:
a. Bag doku hücreleri
b. Bag doku fibrilleri
c. Sekilsiz temel madde (amorf madde, temel ara madde, ekstraselüler matriks) olmak üzere üç ana baslikta inceleyebiliriz.
!
Hücre ile ilgili üniteyi tekrar okuyarak organeller, ökramatik-heterokromatik çekirdek gibi konulardaki bilgilerinizi yoklayiniz.
3.1. Bag Doku Hücreleri
Bag dokusunda yapi ve fonksiyonlari birbirinden farkli hücreler bulunmaktadir.

3.1.1. Fibroblastlar
Sayica ençok bulunan ve bag dokusunun fibrillerini, amorf maddesini sentezleyip salgilayan hücrelerdir. Bu nedenle bag dokusunun ana hücreleri diye anilirlar. Düzensiz dallanmalar yapan uzantilari, ökromatik fakat nispeten yogun kromatinli çekirdegi, protein sentezi yapan hücrelere özgü gelismis granüllü endoplazmik retikulumu ve genis golgi kompleksi ile bazofilik
stoplazmasibu hücrelerin tipik özellikleridir (Resim 4.1 ve Resim 4.3). Fibroblastlarin aktif olmayan yani fibril ve ara madde sentezlemeyen inaktif sekillerine ise fibrosit denmektedir. Fibrositler de uzantilifakat fibroblasta göre çok az sitoplazmalihücrelerdir. Bu nedenle mikroskopta sadece çekirdekten ibaretmis gibi görülürler. Her iki hücrenin de sekli fuziform olup birbirlerine
dönüsebilirler. Mitotik yetenekleri sinirliolmakla beraber, doku yaralanmalarinda fibroblasta gereksinim arttigindan bölünerek çogalabilirler. Böylece doku kaybinin ara madde ve fibril senteziyle tamiri saglanir. Aynisekilde normalde fagositoz yetenegi olmamakla beraber, sürekli uyarilar sonucu gerektiginde fagositoz yapabilmektedirler. Son yillarda gerektigin-de intrastoplazmik kontraktil elemanlar ve hücre membraninda baglantikompleksleri kazanarak
myofibroblast (Resim 4.3) olarak adlandirilan hücrelere dönüstükleri gösterilmistir.

3.1.2. Histiyositler ve Makrofajlar
Fibroblastlardan sonra bag dokusunda ençok bulunan bu hücrelerin serbest ve sabit iki çesidi bulunur. Serbest sekilleri güçlü amoboid hareket yetenekleri sayesinde yer degistirebilen, 8-16 mikron çapinda, yuvarlak sekilli, az ve bazofilik sitoplazmalari nedeniyle lenfositlerle siklikla karistirilabilen hücrelerdir. Sabit fakat hareket etme kapasiteleri saklisekilleri ise fosiform (me-kik) sekilli nukleuslarioval, genellikle kapiller damarlarinin dis yüzüne ya da bag doku kollajen liflerine yapisik sekilde bulunup yerine göre degisin isimler de (perisit gibi...) alan hücrelerdir. Her iki sekil de embriyoner mezenkimal hücrelerin farklilasan diger bag ve destek doku hücrelerine, en siklikla da makrofajlara dönüsebilme gücündedirler. Makrofajlar esas görevi organizmanin savunmasiolan, bunu gerek doku ve hücre artiklarinigerekse disaridan giren zararli mikroorganizma ve diger tanecikleri fagositozla yok ederek gerçeklestiren hücrelerdir. Bu nedenle sitoplazma organel yapilarifagositoz yapan hücrelere özgü gelisme göstermistir. Yuvarlak ve heterokromatik çekirdekleri, degisik boylarda uzantilari, bol lizozomlarive vakuolleri
bulunur (Resim 4.3). Aktif sekli serbest makrofaj olup, fagositoz yetenegi çok güçlüdür. Inaktif sekli olan sabit makrofajlar ise sentez aktivitesi ve fagositoz yetenegi oldukça az olan hücrelerdir. Fibroblast-fibrosit hücrelerinde oldugu gibi, ayni hücrenin degisik iki fonksiyonundaki tipleri olup, birbirlerine dönüsebilirler ve kemik iliginden gelen monositlerden köken alirlar
(Sekil 4.1). Retiküloendoteliyal sistem (R.E.S.) veya mononükleerfagositik sistem ve immün sistemle ilgili fonksiyonlarini Mikrobiyoloji kitabinizdan, epiteloid hücrelere ve çok çekirdekli dev hücrelere dönüsmelerini ise Pataloji kitabinizdan genis olarak okuyunuz.
Sekil.4.1: Histiyosit ;

3.1.3. Plazma Hücreleri (Plazmosit)
RNA'dan zengin oldugu için koyu bazofilik boyanan sitoplazmalari, heterokromatik-ökromatik alanlariaraba tekerlegi seklinde tertiplenmis tipik kromatinli ve eksentrik (yan duruslu) çekirdegi ile kolay taninan hücrelerdir (Resim 4.3). Lenfositlerden farklilasarak bagisiklik maddesi (immünglobulin) salgilayan hücrelerdir. Bu nedenle gelismis bir granüllü endoplazmik retikulum
ve golgi kompleksine sahiptirler. Preparatlarda iki plazmosit yanyana geldiginde, eksentrik çekirdeklerinden dolayisasigöz görünümü verdiklerinden "sasigöz hücreleri" olarak da tanimlanirlar. Bu özellikleri ve sitoplazmalarin pironin adiverilen boya ile özel olarak kirmi-zi boyanmasiyla diger hücrelerden kolaylikla ayirt edilirler.

3.1.4. Mast Hücreleri (Mastosit)
Genellikle yuvarlak, bazen fusiform olabilen 12-13 mikron çapindaki bu hücrelerin çok iri ve sitoplazmalariçekirdegi maskeleyecek düzeyde bol metakromatik granülle dolu sitoplazma-lari vardir. Bunun için semiz hücre anlamina gelen mastosit ve obur hücre anlaminda labrosit adinida alan hücrelerdir. Preperasyon sirasinda bu granüller eridigi için özel metodlara
göre hazirlamak ve toluidin mavisi gibi metakromatik boyalarla boyamak gerekir (Resim 4.4).

Bu nedenle rutin preparatlarda pek farkedilemezler. Ancak mitokondrileri ve endoplazmik reti-kulumlaripek gelismemis olan bu hücrelerde golgi kompleksi iyi gelismistir. Histamin, heparin, türe göre serotonin ve organizmanin yangiolaylarinda rol oynayan birçok kimyasal mediyatörü içeren, 0.1-0.5 mikron çapindaki granülleri bir membranla çevrilidir. Granül içerikleri nedeniyle
organizmadaki inflamasyon ve anaflaksi olaylarinda tetik hücrelerden biri olarak rol oynamaktadirlar (Mikrobiyoloji kitaplarinizin ilgili bölümünü okuyunuz). Heparin içerikleri nedeniyleyse kanin pihtilasmasinda (Fizyoloji kitabinizdan okuyunuz) görev almislardir. Mastositlerin nöral krista (ektodermal) kökenli olabilecegine dair kesin olmayan bilgiler yanisira, bugün kabul edilen sekli ile kemik iligi kökenli (mezenkimal) olduklarive gerektiginde mitozla çogalabildikleri bilinmektedir.

Resim 4.4:
Deri alti bag dokusu (Metakromatik Toluidin Mavisi) mast hücresi (.)
sekilsiz temel madde
3.1.5. Farklilasmamis Mezenkimal Hücreler
Bag doku farklilasmasisirasinda bir takim mezenkimal hücreler embriyonal yapilarinikoruyarak kalirlar. Bu hücreler mezemkimden gelisen her cins hücreye dönüsebilme yeteneklerini korumaktadirlar ve bu yüzden multipotent indifferensiye hücreler adinialirlar. Daha çok da-marlarin çevresindeki bag dokusunda yer aldiklarindan adventisyal veya perivasküler hücrede denir. Sabit hücreler kapsamina giren ve fibroblasta benzeyen ancak daha küçük olan bu hücreler, özellikle damar yaralanmalarinda bir yandan damar endoteli ve düz kas hücresine bir yandan da diger bag doku hücrelerine özelliklede fibroblastlara dönüserek yaralidokularin rejenerasyonunu ya da kalp kasigibi yenilenmeyen dokularda nedbe dokusunu (doku reperasyonu) olustururlar. (Ünitenizin Histiyositler ve Makrofajlar bölümünü tekrar okuyunuz.)

3.1.6. Retikulum Hücreleri
Mezenkim hücreleri gibi uzatili, granülsüz ve soluk boyanan sitoplazmali, iri ökromatik çekirdekli birçok hücreye farklilasabilme yeteneginde hücrelerdir. Bag dokusu fibrillerinden retikulum fibrilleriyle desteklenmistir (Resim 4.5). Retikulum hücrelerinin sitoplazmik uzantilari ve retikulum fibrillerinin birlikte olusturdugu agsiyapi(retiküler ag) lenfatik organlarin ve kemik iliginin çatisiniolusturur. Bu nedenle retikulum hücreleri dalak, lenf, yumrulari, timus, kemik iligi gibi kan hücrelerinin yapim ve olgunlasma organlarinda çok bulunurlar. Bir kisim retikulum hücreleri çesitli kan hücrelerini olusturur, bunlarin fagositoz yetenekleri yoktur. Bir kismiise fagositoz yapma yönünde farklilasarak retiküloendotelyal hücreler olarak görev yaparlar ve fagositoz
yapan hücrelere özgü bol lizozom içerirler. Retikulum hücreleri mezenkimal kökenli olmakla beraber, timus retikulum hücreleri endodermal kökenlidirler.
Resim 4.5: Lenf dügümünde lenforetiküler bag doku (Gümüsleme, Retikulum hücreleri, Retikulum fibrilleri).

3.1.7. Yag Hücresi (Liposit)
Inaktif durumda fibroblasta benzeyen, sitoplazmasinda kandan gelen yag asitlerini nötür yaglara (trigliseridlere) dönüstürüp depolamaya basladiktan sonra yuvarlak veya köseli genis gövdeli, çok dar sitoplazmalive bu dar bölümle birlikte çekirdegi de hücrenin bir kenarina itilmis tipik bir sekil alan bag doku hücreleridir. Bu sekilleri tasliyüzüge benzemektedirler. Sitoplazmalarinda bol mitokondri ve lipaz enzimi bulunur. Golgi kompleksi ve endoplazmik retikulum ise iyi gelismemistir. Damarlarin çevresinde oldukça sik bulunan yag hücreleri, bag dokusu içinde tek tek bulunabildigi gibi gruplar yaparak yag dokusunu da olusturabilmektedirler. Çevresini retikulum fibrilleri çevrelemektedir ve farklilasmamis mezenkimal bag doku hücreleri ile
retikulum hücreleri gerektiginde yag hücresine dönüsmektedir. Son seklini almis olgun yag hücresinin bölünme yetenegi ise bulunmamaktadir.

Resim 4.6:
Yag dokusunda yag hücreleri (H.E.)
3.1.8. Pigment Hücreleri Genelde pigment tasiyan hücrelerek kromotofor hücre adiverilir. Pigmentlerden en yaygin olarak bulunan melanin pigmentini tasiyan hücrelere ise melanosit denmektedir. Melanosit, diger bag doku hücrelerinden, mezenkimal olmayip ektodermal (nöral krista) kökenli olmasiyla ayrilmaktadir. Ince-uzun sitoplazma uzantilariolan ve bu uzantilarda, içinde melanin bulunduran melanozom adligranüllerin yer aldigi, bu granüller boyanmadan da görülebildigi için sitoplazmalariboyasiz preparatlarda da seçilebilen hücrelerdir. Parçalanan melanositleri fagosite eden bazi makrofajlarin sitoplazmalarinda da melanin pigmenti bulunmaktadir, fakat bunlara melanofor adi verilmektedir ve mezenkimal kökenlidirler (Sekil 4.1). Melanositlere dermis yüzeyel katlarinda, gözün koriyoidea ve iris tabakalarinda, piyamaterde rastlanilmak-tadir. Çok sayida ve birarada toplu bulunduklarinda pigment dokusunu olustururlar.

3.1.9. Kandan Göç Ederek Gelen Bag Doku Hücreleri
Bag dokusunda, asil bag doku hücrelerinden ayriolarak kandan doku içine göç eden lökositler de bulunmaktadir. Bunlardan lenfositler, eozinofiller en sik rastlanilanlaridir. Nötrofiller, daha çok iltihabi olaylarda bag dokuda bol miktarda bulunup fagositozda is görürler. Monositler ise, kandan dokuya geçer geçmez makrofajlara dönüsmektedirler. Allerjik ve paraziter hastaliklarda, kanda da oldugu gibi dokuda eozinofillerin sayisi artmaktadir. Daha çok solunum ve sindirim sistemi mukozolarinda bulunan lenfositler ise, bag dokusunun humoral ve hücresel immün yanitinda is görürler. Söz konusu bütün bu hücrelerin yapisal özellikleri, kan dokusu ünitesinde incelenecektir.
? Mezenkimal kökenli olmayan bag doku hücreleri hangileridir?

3.2. Bag Doku Fibrilleri
Bag dokularinda bulunan fibroblastlar tarafindan sentezlenirler ve fiziksel-kimyasal özelliklerine
göre üç tiptirler.

3.2.1. Kollajen Fibriller (Beyaz Fibriller)
En çok bulunan ve tek tek olduklarinda renksiz, bir araya geldiklerinde beyaz renkte görünen fibrillerdir. Kollajen denen proteinden yapilmislardir. Farkli19 amino asitten olusan bu skleroprotein, organizma proteininin %40'initeskil eder. Fibroblastlar tarafindan sentezlerine, fibrillogenez adiverilir. Elektron mikroskobunda 640 angströn araliklarla açik-koyu band yapisigösteren
ince fibrilciklerden kurulu olduklariseçilir. Bu yüzden enine çizgilenme gösterirler (Resim 4.7).

Bag doku hücrelerinden fibroblastlarla baglantikurmaktadirlar, gerilmelere çok dayaniklidirlar. Kalinliklari1-2 mikron arasindadir. Tek tek degil ondüler demetler yapacak sekilde tertiplenmislerdir. Baziorgan kapsüllerinde ve sert doku içinde çaprazlasma göstermesi kuvvetli yapilar olusmasini saglamaktadir. Esasiniolusturan kollajen asidofilik bir protein oldugu için eozin ile pembe, mallorydeki asidik anilin ile mavi, Masson trikrom ile yesil, Van Gieson'un asit
fuksini ile kirmiziboyanirlar. Ayrica, kollajen fibrillerin fibrilciklerini birlestiren yapistiricimadde karbonhidrat yapisinda oldugundan, kollajen demetler zayif da olsa PAS (+)'tirler (Resim 4.8).

Moleküler formüllerine göre organizmada bes tip kollajen fibril vardir. Kollajen Tip-I olani en yaygin olarak bulunmaktadir. Deri, tendon, kemik, dentin, fasialar ce sklerada bulunup bulun-dugu dokunun fibroblastlarinca sentezlenir, siddetli kuvvete dayaniklidir. Kollajen Tip-II ise hyalin ve elastik kikirdakta bulunur, kondroblastlar tarafindan sentezlenir orta siddette basinç-
lara dayaniklidir. Kollajen Tip-III düz kas, endonörium, arterler, uterus, karaciger, dalak, böbrek, akcigerde bulunur. Bulundugu Tip-IV epitel ve endotellerin basal laminasi, basal membranda bulunan endotel veya epitel hücrelerince sentezlenen, filtrasyonu destekleyen bir kollajen fibril çesididir. Kollajen Tip-V ise ençok plasental basal membranda bulunan kollajen fibril tipidir.

Son yillarda kollajen Tip-VI, VII, VIII, IX, X, XI ve XII gibi sayica artan kollajen fibril tiplerinden; Tip VII'nin bazal laminada, Tip IX ve X'un kikirdak dokusunda bulundugu gözlenmistir. Tip VI, VIII, XI ve XII ise interstisyel bag doku yapi elemanlarindandir.

Resim 4.7: Elektron mikroskobunda kollajen fibrillerin enine çizgilenme
göstermesi. X 13570. Resim 4.8: Deri alti bag dokusu (PAS). Siki düzensiz (.) ve gevsek bag doku (.)

3.2.2. Elastik Fibriller (Sari Fibriller)
Dis bakida sarirenkli olup kollajen fibrillere göre daha az sayidadirlar. 0.2-2 mikron çapinda ince fibrillerdir. Kollajen fibrillerden renk disinda demet yapmamalari, tek tek seyretmeleri ve enine çizgilenme göstermeleriyle de ayrilirlar. Sadece ligamentum flave, intervertebral ligamentler ve daman duvarlarinda demet yaparlar ve demet yaparak çok sayida bulunduklari dokulara "elastin veya elastik bag dokusu" adiverilir. Sentezleri genellikle fibroblastlarca ya da bulundu-gu organin esas hücreleri, örnegin damar düz kas hücreleri tarafindan gerçeklestirilir. Sik sik dallanma yapip anostomozlasan bu bag doku fibrilleri, genellikle kollajen fibrillerle yakin bir ilis-ki kurarlar ve onlarisararlar. Elastin adiverilen proteinden kurulu olup, gerilip birakildiklarinda
uzayip, eski durumlarinialma yetenekleri fazladir. Bu esneklik nedeniyle genisleyip-daralan organlarin duvarlarinda (akcigerler, arter duvarlari, deri alti bag dokusu ve bazi ligamentler) çok olarak bulunurlar. Deri altibag dokusu disinda diger gevsek bag dokularinda ise kollajen fibrillere oranla çok az sayidadirlar. Elektron mikroskobide iki komponentten kurulu olduklari
görülür. Glikoprotein yapisindaki mikrofibriller dista bir kilif tarzinda tertiplenmislerdir. Ortada ise elastin bilesimindeki amorf bölüm yer alir. Mineral tuz içermeyen bu iki yapiya yasla birlikte, özellikle kalsiyum olmak üzere minerallerin çökmesiyle elastisiteleri azaltmaktadir. Isik mikroskobunda
ise homojen bir yapida gözlenirler. Rutin boyamalarda seçilemedikleri için Orsein, Rezorsin fuksin, Aldehid fuksin ile boyanir ve bu boyalarla mor ya da koyu mavi, kahverengi
renk alirlar (Resim 4.9).
Resim 4.9: Arter duvarinda elastik membran yapisi. Orsein Boyasi

3.2.3. Retikulum Fibrilleri (Arjirofil Fibriller)
0.2-1 mikron seklinde çok ince ve dallanip ag yapan bu yüzden retiküler fibril adinialan bag doku fibrilleridirler. Kollajen Tip-3 yapisinda protein içerirler. Çok miktarda hekzoz içerdiklerinden PAS (+) boyanirlar ve gümüsleme ile koyu siyah olarak ayirt edilirler (Resim 4.5). Gümüsle bu sekilde boyanma özelligi (Arjirofil) nedeniyle bu fibrillere "arjirofil fibril"de denmektedir. Kollajen
fibrillerinin yapiminin hizlandigi, yara iyilesme alanlarigibi yerlerde sikça görülen bu fibriller, çogu kez kollajen fibrillerle devam etmektedirler. Ayrica bag dokusunun epitel, kas gibi diger dokularla devam ettigi sinirlarda, kas, yag ve bez hücrelerinin çevresinde, endoneuriumda ve parankimal organlar ile embriyonal bag dokularinda çok bulunan bu fibriller retikulum hücreleriyle
birlikte retiküler bag dokuyu olusturmaktadirlar (Resim 4.5). Bu nedenle dalak, lenf dügümü, kemik iligi gibi kan yapan organlarin da hakim bag doku fibrili olmaktadirlar.

Bag doku fibrillerinden en kuvvetli PAS (+) reaksiyonu veren
hangisidir?

3.3 Sekilsiz Temel Madde
(Amorf Madde; Temel Ara Madde): Bag dokusunun hücreleri, fibriller yanisira saydam, homojen ve sekilsiz (amorf) bir hücreler-fibriller arasimadde içine gömülmüslerdir. Bu temel ara yapibag dokusunun türüne göre farkliliklar göstermektedir. Moleküler yapisindan dolayi, suyu tam alinamadigive kolay tespit edilemedigi için rutin preparatlarda hücreler ve fibriller arasinda
bosluklar seklinde seçilmektedir (Resim 4.7). Iyi seçilebilmesi için hizli dondurma teknigi ve sonra PAS veya metakromatik boyama teknigi uygulanmalidir (Resim 4.4). Fibroblastlar tara-findan sentezlenen temel madde hücrelerin beslenme ve metabolitlerin uzaklastirilmasinda aracilik eder, ayrica organizmanin su dengesinde önemli rolü vardir (Genis bilgi için Fizyoloji
kitabiniza bas vurunuz). Vücut sivilarinin deposunda, patolojik olan ödemin ortaya çikmasin-da ve yaslilikta su içeriginin azalmasina ilgili olarak dokularin gerginliginin azalmasinda rolü bulunur.

Sekilsiz temel maddenin esasiniglikozaminoglikanlar (asit mukopolisakkaritler) ve glikoproteinler olusturmaktadir. Bu nedenle PAS (+) ve metakromatik özelliklerdir. Fibroblastlarca sentezlenip hücreler arasina verilen bu iki maddeye kandan su ve minerallerin katilmasiyla temel madde sekillenmektedir. Hidroksil, karboksil ve sulfat gruplaribulunmaktadir. Sulfat grubu ta-siyanlar, metakromatik özellik göstermesini ve jel halinde olmasinisaglarken; sulfatsizlar se-kilsiz temel ara maddenin sol halinden sorumludurlar. Molekülünde bir çok negatif (-) radikal ol-masi nedeniyle polianyonik özelliktedir. Hidrofilik ve polianyonik olduklarindan katyonlarin, özellikle de sodyumun miktariçoktur. Bu durum amorf maddede su tutulmasinisaglar. Böylelikle hemen hemen tümü glikozaminoglikanlara bagliolarak bulunan amorf madde suyu içerisinde
eriyen birçok madde, sivi hareketine gereksinim duymadan bag dokusunda yayilabil-mektedirler. Içerdigi glikozaminoglikan çesidine (hyaluranik asit, dermatan sulfat, kondroidin sulfat A veya C, heparan sulfat) göre iliskili oldugu kollajen tipi (örnegin dermatan sulfat Tip-I kollojen ile) ve olusan doku çesidi (örnegin kondroidin sulfat-C ve kollajen Tip-II birlikte hyalin ve elastik kikirdak) degismektedir. Aynisekilde yapisal glikoprotein türüne (Fibronektin kondronektin, laminin) göre de doku farklarivardir. Örnegin basal membran amorf maddesinde laminin bulunurken, kikirdakta kondronektin, dermiste fibronektin bulunmaktadir
?
Hücreler arasi madde ya da ara madde ile temel madde (amorf mad-
arasindaki fark nedir?

4. BAG DOKU TÜRLER I
Bag dokusunun organizmada bulundugu yere ve görevine göre oldukça farklitürleri vardir. Bu farklar su ana kadar inceledigimiz bag dokusu hücreleri, fibrilleri ve sekilsiz temel maddenin miktariya da tertiplenme seklindeki degisikliklerden ileri gelmektedir. Örnegin bag dokusunun bir türü fibrilden zengin, bir digeri hücreden zengin olabilir. Ya da bir türünde sekilsiz temel
madde çok bol olurken bir digerinde çok az miktarda bulunabilir. Ayrica fibrillerin tertiplenisi kiminde düzenli kiminde düzensiz olabilmektedir. Bu farklitertiplenmeler ise degisik bag doku türlerinin farkli fonksiyonlari gerçeklestirmesini saglar.

4.1. Embriyonal Bag Doku
4.1.1. Mezenkim Dokusu
Henüz fibrillerin sekillenmedigi, hücre olarak mezenkim hücrelerden olusan ve hücrelerin uzantilari ile birbirlerine tutunmalari sonucu sekillenmis araliklarin sekilsiz temel maddeyle dolmasindan ibaret bir dokudur. Hücreleri ileri derecede farklilasabilen hücreler oldugu için di-ger tip bag dokularinin sekillenmesinde mezenkim dokusu ilk basamagi olusturmaktadir ve
embriyoda çok yaygindir.

4.1.2. Müköz Bag Dokusu
Mezenkim dokusunun bir adim daha ileri seklidir. Mezenkim hücrelerine benzeyen hücreler kollajen fibril sentezine basladiklarindan bir bakima fibroblast kabul edilirler. Bol sekilsiz temel madde, pelte kivaminda oldugu için Wharton Peltesi adinialir ve bu yüzden müköz bag doku denilmektedir. Wharton Peltesi içinde gömülü bu hücrelerin yanisira çesitli yönlerde seyreden
kollajen lif demetlerinde bulundugu bu bag doku çesidi embriyonal olarak göbek baginda bulunur. Eriskinde ise yalniz dis pulpasinda, gözün korpus vitreumunda yer almaktadir.

4.2. Gevsek (Areollü) Bag Doku
Özellikle fibroblast ve histiyositler olmak üzere tüm bag doku hücrelerini ve kollajen fibriller çok olmak üzere tüm bag doku fibrillerini içeren, sekilsiz temel maddesi akicive bol olan bir bag doku çesididir (Resim 4.8). Fibrilleri her yöne ve gevsek olarak tertiplenmislerdir. Bütün organlarin, dokularin parankimal yapilariniiç ve distan saran, dolduran, biraraya getirip baglayan ve içinde bulundurdugu bol damar ve sinirlerle bu yapilarin çalismasini, beslenmesini,
metabolizmasini saglayan bag doku çesididir. Amorf maddesi akici kivamda oldugu için hücre ve doku sivisinin hareketini kolaylastiricirol oynar. Tüm bag doku hücrelerini içerdigi için vücut savunmasinda is görür. Organlar yanisira deri altinda (Resim 4.10) mukoza ve submukozalarda, periton ve plöra, perikard gibi seröz membranlarda da çok bulunur. Bu yapisi, bag dokusu türlerinden organizmada en çok bulunan çesidi olma özelligini saglamaktadir.
Resim 4.10: Deri alti bag dokusu (H.E). Siki düzensiz (.) ve (.) gevsek bag doku.

4.3. Siki (Kompakt) Bag Doku
Adindan da anlasilacagigibi sikibir sekilde biraraya gelmis bag dokusu elemanlarindan kurul-mustur. Bu bag doku elemanlariaçisindan amorf madde ve hücreden fakir, fibrillerden ise çok zengin bir bag doku çesididir. Fibrillerden kollajen fibriller çogunlukta olup biraraya gelmis paralel demetler olustururlar. Bu doku mekanik gerilme ve basinçlara karsikoyan bir doku çesididir. Bulundugu organin çekilme ve basinç durumuna, yönüne göre söz konusu fibril emetlerinin
tertiplenmesinde farkliliklar olmakta ve bu farka göre iki tip bulunmaktadir.

4.3.1. Düzensiz Siki Ba g Dokusu
Basinç ya da çekilmenin üç boyutta yani her yönde oldugu organlarda, kollajen fibril demetlerinin yönleride belli bir yöne dogru olmayip her yöne seyretmektedir, bunun sonucunda birbirlerini çaprazlayan keçemsi tarzda tertiplenmis bir yapiortaya çikar ve preperatlarda kollejen demetlerin
hem enine, hem boyuna, hem de oblik kesitlerine rastlanir (Resim 4.7). Az miktarda elastik ve retiküler fibrillerin de yer aldigibu bag doku çesidinde fibrositler, fibroblastlar, histiyosiler bulunur. Ancak az sayidadirlar. Düzensiz siki bag doku derinin derma katinda, gözün sklerasinda, perikondrium ve periosteumda, bazi organlarin kapsülalarinda bulunur.

4.3.2. Düzenli Siki Bag Dokusu
Basinç ya da çekilmenin belirli yönde oldugu tendon, ligaman, apanevroz ve fasialarda bulunur. Dokunun karsilastigigüç yönünde birbirine paralel seyreden kollejen fibril demetlerinden olusur. Az sayida ve fibrosit olan hücreleri bu demetlerin arasina paralel diziler yaparak yerles-mislerdir, çok az elastik fibriller de bulunmaktadir.

4.3.3. Elastik Bag Dokusu
Organizmada az yerde bulunan bir bag doku türüdür. Intervertebral ligamanlar ve ligamentum flava da (Anatomi kitabina bakiniz) bulunan ve elastik fibrillerden çok zengin oldugu için sari renkte gözlenen bir dokudur. Elastik fibriller birbirlerine paralel olarak sikica yan yana gelmis ve aralarina fibroblastlar yerlesmistir. Bu dokudaki elastik fibrillerin çapibu dokuda çok kalin olup benzeri elastik lifler arterlerin duvarlarinda yan yan gelerek elastik lameller yaparlar (Resim 4.9).

4.4. Yag Dokusu (Adipoz Doku)
Hücrelerden zengin bag doku türüdür. Yag hücrelerinden olustugu için yag depolama görevinde rol alir. Yag hücreleri bir araya gelerek lobçuklar, bunlar bir araya gelerek de büyük yag loblarimeydana gelir. Lob ve lobuluslarin arasinigevsek bag dokusu doldurmaktadir. Kapillerden zengin bir doku olan yag dokusu deri altinda, mezenteryum, omentum gibi bölgelerde metabolizmaya
katilan aktif bir doku seklindedir. Ayak tabani, avuç içi, göz çukuru gibi bazibölgelerdeki yag dokusu ise, daha çok mekanik koruyucu olarak is görmektedir. Yag damlaciklaritek ve büyük (uniloküler veya univakuoler) ya da çok sayida ve küçük (multiloküler veya pulurivakuoler) olmaktadir. Her iki tip yag hücresi de retikulum fibrilleri ile çevrelenmislerdir. Yag dokusu
kendini olusturan yag hücrelerinin tipine göre uniloküler yag dokusu ve multiloküler yag dokusu olmak üzere iki türlüdür. Embriyolojik kökenleri mezenkimal hücreler olup bu hücrelerden olusan fusiform sekilli lipoblastlardan uniloküler, poligonal sekilli olanlarindan ise mulkiloküler yag hücreleri ve dokulari meydana gelir.

4.4.1. Uniloküler (Beyaz-Sari) Adipoz Doku
Eriskinlerde hemen hemen organizmanin tüm yag dokusu uniloküler tiptedir. Tek ve büyük olan depo yag damlacigi karotenoidleri içerdigi için beyazdan koyu sariya kadar degisen renkte gözlenir. Rutin preparatlarda bal petegi görünümü verirler (Resim 4.6). Dondurma yöntemiyle ve Sudan siyahi, Sarlah kirmizisigibi yag boyalariyla boyandiginda ya da osmik asitle tesbit edildiginde yag içerigi de boynabilir (Resim 4.11). Resim 4.11: Yag dokusu (yag boyasi)

4.4.2. Multiloküler (Esmer) Adipoz Doku
Beyaz yag dokusuna göre organizmada oldukça az ve belirli bölgelerde yer alan yag doku türüdür. Organizmada embriyoda ve yeni doganda oldukça yaygin olup, dogumdan sonra giderek yerini beyaz yag dokusuna birakir. Ancak patolojik bazidurumlarda eriskinlerde tekrar görülür. Eriskinlerde de yaygin olarak, kis uykusuna yatan hayvanlarda bulunmaktadir. Esmer yag dokusunu olusturan yag hücreleri multiloküler olup, bu hücreler mitokondrilerce çok zengindirler. Mitokondrilerinde bol miktarda sitokromlar bulunmasi nedeniyle esmer renkte gözlenirler.

4.5. Retiküler Bag Doku
Retikulum hücreleri ve retikulum fibrillerinin olusturdugu bag yapisindan kurulu bir dokudur. Hücrede zengin bag doku türünden olan retiküler bag dokusu lenfoid organlarda (lenf dügümü, dalak, tonsillalar gibi..) ve miyeloid organlarda (kemik iligi) bulunur. Retiküler çati, bu dokuyu olusturan hücrelere desteklik yapar ayrica retikulum hücreleri organina göre fagositer hücreleri
ya da kan hücrelerini yaparlar. Retiküler bag dokusu, içerdigi retikulum hücrelerinin kan yapma (hemopoetik güç) veya organizmanin savunma hücrelerine dönüsme yetenegine ve retikulum agi arasina yerlesmis hücre tiplerine göre ikiye ayrilmaktadir.

4.5.1. Lenforetiküler Bag Doku
Lenfoid organlarda yer alan ve araliklarinilenfosit, monosit, plazmosit gibi hücrelerin doldurdu-gu, fagositik retikulum hücrelerinden zengin tipidir (Resim 4.5).

4.5.2. Miyeloretiküler Bag Doku
Kemik iliginde bulunan ve eritrosit, granülosit, trombositler ile bu hücrelerin ana ve genç sekille-ri ile doldurulmus retiküler bag doku tipidir (Kan hücreleri ve hemopoez ünitenizi gözden geçiriniz). Yag hücreleri de içermektedir (Resim 4.12). Aktif sekline kirmizikemik iligi (myeloid doku), hemen hemen tümüyle yag dokusuna dönüsmüs inaktif sekline ise sarikemik iligi adiverilmektedir.
Hemopoetik retikulum hücreleri yanisira venöz sinuslarin duvarinidöseyen sinus
hücrelerini de içermektedir.

Resim 4.12: Kirmizi kemik iligi (H.E. miyeloretiküler bag doku (Megakaryosit .)
? Bag dokusu siniflamasinda ölçüt nedir?
Özet
Hepsi mezenkimden gelismis, ayrica ortak fizyolojik ve morfolojik özellikleri de olan, geneldi organlariolusturan dokular ve sistemleri olusturan organlar arasinda biraraya getirici, baglanti saglayici, mekanik veya fizyolojik desteklik yapici rol oynayan dokular topluluguna "Bag ve Destek Dokusu" denilmektedir. Organizmadaki dört temel dokudan biri olan bag ve destek dokusunun
dört esas tipi bulunmaktadir. Bunlar, bag dokusu, kan dokusu, kikirdak dokusu ve kemik dokusudur.

Bag dokusu diger bag ve destek dokularinda da oldugu gibi hücrelerden ve fibriller ile sekilsiz temel maddeden kurulmustur. Bu yapielemanlarinin oranina ya da biraraya gelis tarzina göre bag dokusunun degisik tipleri ortaya çikar. Gerek çok degisik tiplerinin olmasigerekse bag doku hücrelerinin birbirinden oldukça farkliislevler görmesi, bag dokusunun desteklik ve baglayi-cilik özelliginden vücut savunmasina kadar birçok hayati olayda is görmesini saglar.

Degerlendirme Sorulari
1. Asagidakilerden hangisi bag ve destek dokusu kapsamina girmez?
A) Kikirdak dokusu B) Kan dokusu C) Bag dokusu
D) Kas dokusu E) Kemik dokusu
2. Bag doku hücrelerinden hangisi asil bag dokusu hücresi olmayip göç ederek bag dokusuna
gelen hücrelerdindir.
A) Fibrosit B) Fibroblast C) Lenfosit
D) Liposit E) Kemik dokusu
3. Mezenkimal kökenli olmayan bag doku hücresi hangisidir?
A) Fibroblast B) Melanofor C) Plazmosit
D) Liposit E) Melanosit
4. Plasentada hangi tip kollejen fibril bulunur.
A) Kollajen tip I B) Kollajen tip II C) Kollajen tip III
D) Kollajen tip IV E) Kollajen tip V
5. Bag dokusunun yapi elemanlarindan hangisi metakromatik özellik gösterir?
A) Fibroblast B) Kollajen fibril C) Elastik fibril
D) Sekilsiz temel madde E) Yag hücresi
6. Asagidaki bag doku çesitlerinden en az gelismis olani hangisidir?
A) Müköz bag doku B) Gevsek bag doku C) Düzenli siki bag doku
D) Retiküler bag doku E) Elastik bag doku

Sözlük ve Kavram Dizini
Mezoderm : Üç embriyonal yapraktan birisi.
Mezenkim : Mezodermden farklilasan embriyonel doku.
Regenerasyon : Yenilenme.
Ökromatik : Gevsek kromatinli.
Heterokromatik : Yogun kromatinli.
Mitotik güç : Mitozla bölünerek çogalma gücü.
Fagositoz : Organizmaya yabanci maddelerin hücre içine alinarak yok edilmesi.
Unipotansiyel : Tek yönde farklilasma gücü.
Multipotansiyal : Çok yönde farklilasma gücü.
Perivasküler : Damar çevresi.
Reperasyon : Tamir etme.
Rutin : Her zaman uygulanan.
Filtrasyon : Süzme.
Hidrofilik : Suya ilgisi olan, su seven.
Polianyonik : Çok anyon içeren, negatif yüklü elementlerden zengin.
Sklera : Gözün beyaz tabakasi.
Perikondriyum : Kikirdak kapsülü.
Periosteyum : Kemik zari.
RNA : Ribonükleik asit.
Tonsilla : Bademcik.
Yararlanilan ve Basvurulabilecek Kaynaklar
Clara, M., Maskar, Ü.:Histoloji,I Sermet Matbaasi, 2. baski, Istanbul, 1972.
Cowdry, E.V.:A Text Book Of Histology.. Lee and Febiger Copyright, Pniladelphia, 1934.
Erençin, Z., Saglam, M.: Genel Histoloji. Ankara Üniversitesi Basim Evi 2. baski, Ankara
1969.
Erkoçak, A.: Genel Histoloji. Ankara Üniversitesi Basim Evi 3. baski, Ankara, 1980.
Gabbiani, G.et al.: Granulation tissue as a contractile organ: A study of structure and function.
J. Exp. Med. 135: 719-734,1972.

Johnson, K.E.: Histology and Cell Biology. W.B. Saunders Company. Philadelphia-London-Toronto, 1976.
Mouriquand, C.: Histologieb 53). Les Tissus (II). Librairie Armand Colin, Paris, 1976.
Nozue. A.T.: "Relationships between neural crest celis and mast cells in new born mice."
Anat. Anz., 166:219-225, 1988.
Paker, S.: Histoloji. Uludag Üniversitesi Basim Evi. Bursa 1990.
Saglam, M.: Genel Histoloji. Ankara Üniversitesi Basimevi. Ankara, 1977.
Tekelioglu, M.: Genel Tip Histolojisi. Beta Basim. Ankara, 1989.
Tikiz, H., Tunçel, N., Gürer, F., Bayçu, C.:" Mast cell degranulation in henorrhagic schck in
rast and the effects of VIP, Aprotinin and H1 and H2 Receptor Blockers on
degranulation." Pharmacology, 43:47-52, 1991.
Weiss, L., Greep, R.O.: Histology. Mc Graw-Hill Book Company. Fourth Edition. New York,
1977.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.

Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 10:27 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:57 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
herseyy | Mersin Üniv | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir | Varmısın Yokmusun | vana | Mersin Üniversitesi