Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Hastalıklar: A-D

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 07-19-2006, 18:24
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.459
igokcek is on a distinguished road
Standart Atopik Ekzem, Alerjik Ekzem


Nörodermatoz, Atopik Ekzem, Alerjik Ekzem

Nörodermatit (atopik ekzem) iltihaplı ve kaşıntılı bir deri hastalığı olup, bununda oldukca çeşitli türde ortaya çıkmasıda mümkündür ve kaşıntılı, kızarık, sulu ve allerjik olabilir. Nörodermatit rahatsızlığı olanlar genelikle allerji, bronşik astım, allerjik astım, baharnezlesi ve besinallerjisi gibi rahatsızlıklardan biri veya birkaçı ile aynı anda görülebilir.

Nörodermatite yakalanan insanların % 40-80?inin ebeveyninden birinin veya ikisinin birden nörodermatit olduğu ileri sürülmektedir. Almanyada bilinen 3,5-5 milyon arasında nörodermatitli hasta olduğu ve bu sayını sürekli artığı bilinmektedir. Nörodermatitli hastalar birçok maddeye karşı allerjik reaksiyon gösterir.


Bunların başında: hormonlu ve ilaçlı besinler, çiçektozları, ev hayvanlarının kıl ve tüylerini sayabiliriz. Nörodermatitli hastanın genelikle boyun, ense, dirsek boynu, dizboynu vede yüzde görülebilir. Uzman doktorlar doymamış yağasitlerinden linol asidi linolen aside dönüştüren delta- 5-Desaturaz enziminin yetersizliği nedeniyle ortaya çıktığı görüşünde buna göre ışıldak tohumu-, veya hodan tohumundan eldeedilen doymamış yağasitlerinin etkili olacağı ileri sürülmektedir. Bu doğru olabilir, fakat çöreğin birleşiminde çok az miktarda linolenasit bulunduğu nörodermatoza karşı daha etkilidir. Ladenin birleşiminde linolen asit olmamasına rağmen nörodermatoza karşı çok etkilidir, fakat tek çare Gökçek İksiri ve Laden çayı'dır.

Gökçek İksiri, ZYE ise bağırsak florasını, bağırsak mukozası ve bağırsak pH?sını en ideal duruma gelir. (Bağırsak florasına ve Gastrite bak) Bana göre bütün allerjilerin tek bir sebebi vardır, oda mide ve bağısak mukozanın tahriş olmasıdır. Mide ve bağırsaklarda iltihapalanma ve ülsere sebep olan halicobacter plory ve bağırsaklardaki mantarlar toksik maddeler üretir ve bunlardan en önmeliside histamindir. Bu histamin her türlü allerjinin sebebidir. Mdie ve bağırsaklar tedavi edilmeden allerjiden kurtulmak mümkün değildir. ABD, Japonya ve AB-Ülkelerinde Nörodermatit üzerine yüzlerce araştırma yapılmakta ve kitaplar yazılmakta fakat tedavi edememektedirler.

Ben bu rahatsızlıkla 17 yıl yaşadım ve tedavisi için binlerce Mark, Euro harcadım ve sonunda kendimi tedaviettim. Tam 17 yıl sonra hayvansal besinler özelillede et ve etmamülerini artık yiyebiliyorum. Doktorların tavsiye edebileceği tek ilaç vardır oda kortizonlu kremler ve haplardır. Kortizonun yantesirini anlatmak için ayrıca bir kitap yazmak gerekir. Bu ilaçı kulanan sayın Ecevit en iyi şekilde tanır. Kortizona tehlikeli maddelerde kısaca değindim.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet
Angehängte Grafiken
  

Konu maturidi tarafından (09-10-2008 Saat 10:45 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 11-07-2006, 20:48
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Besin alerjisi hakkında bilinmesi

Besin alerjisi hakkında bilinmesi gerekenler

Besin allerjisi halkımız, hatta doktorlarımız tarafından çok geniş kapsamlı olarak kullanılan bir terimdir. Çoğu zaman, bir besin maddesine bağlı olarak gelişen her türlü normal dışı reaksiyon, besin alerjisi diye adlandırılır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta yazdı.

-Ne zaman süt içsem karnım davul gibi şişer.
-Renkli şeker yiyince perişan oluyorum.
-Oğlum, küçükken balık yemiş ve komaya girmişti, hemen hastaneye yetiştirmesek ölüyordu.
-Şarap migrenimi azdırıyor.
-Muz yiyince her tarafım kabarıyor, kaşıntıdan duramıyorum.
-Yumurta mı, tövbe !

Bir besin maddesinin yenmesinden sonra zehirlenme dışı olan çeşitli rahatsızlıklar vardır ve bunların sadece küçük bir bölümü gerçek alerjik reaksiyonlardır, fakat besin alerjisi terimi, maalesef, besinlere bağlı tüm anormal reaksiyonları (alerjik olsun veya olmasın!) tanımlamak için de kullanılır.

Önce, bu konu ile ilgili terimlerin tam karşılıklarını verelim:

Besin alerjisi yiyeceklerin neden oldukları, immunolojik mekanizmalarla ortaya çıkan reaksiyonlardır. Bu kişilerin kanında, solunum, sindirim sistemlerinde, derisinde..., duyarlı oldukları besine karşı IgE sınıfından antikorlar vardır. Bu antikorların varlığı, hem deri testleriyle ve hem de kandaki düzeyleri ölçülerek gösterilebilir.

Besin allerjisine çok yakın, hatta onunla eş anlamda kullanılan bir terim de Besin Hipersensivitesi, yani besin aşırı duyarlılığıdır. Bu terim, besinlere bağlı olarak gelişen, fakat IgE' nin rolünün olmadığı alerjik reaksiyonları tanımlamak için kullanılır.

BESİN İNTOLERANSI: İmmunolojik olmayan mekanizmalara bağlı olarak gelişen reaksiyonlar besin intoleransı ya da besin tahammülsüzlüğü olarak isimlendirilir.

ALERJİ YAPAN BESİNLER
Hemen her besin alerjiye neden olabilir, ancak bunlar içinde inek sütü, yumurta, soya, yer fıstığı, fındık, balık ve kabuklu deniz hayvanları, domates, çilek ilk sıralarda gelir.

Küçük çocuklarda daha çok hayvan kaynaklı, 6 yaşından büyük çocuk ve erişkinlerde ise bitki kaynaklı alerjenlere rastlanır.

Besinlerin yenmeden önce geçirdikleri pişirilme, kızartma, fermantasyon, tütsüleme gibi işlemler, o maddenin alerji yaratma etkisini değiştirebilir. Bu sırada, temel antijenlerden bazıları azalırken, yeni antijenler de ortaya çıkabilir. Meselâ, inek sütüne alerjisi olan bir kişide görülen reaksiyonların, o sütten yapılan peynir yendiğinde daha farklı olmasının nedeni budur.

Yer fıstığı alerjisi Amerika'da Çin'e göre çok daha fazla görülür. Bunun nedeni, Çin' lilerin yer fıstığını daha çok kızartarak ya da haşlayarak, Amerika' lılar ise kavurarak yemeleridir. Fıstığın kavrulma işlemi sırasında çok daha yüksek ısılara maruz kalması alerji yapıcı etkiyi artırmaktadır. Buna karşılık, pastörizasyon, sterilizasyon ve derin dondurmanın böyle bir etkisi yoktur.

KATKI MADDELERİ VE ÇAPRAZ REAKSİYONLAR
Besin alerjilerinde, yiyeceğin hazırlanması sırasında meydana gelen değişikliklerden başka, besin katkı maddeleri ve besinler arasındaki çapraz reaktivite de dikkate alınmalıdır.

Çeşitli besin grupları arasındaki çapraz reaksiyonlar çok tartışmalıdır. Bir çok araştırma, aynı botanik aileden olan besinler arasında çapraz reaksiyon bulunmayabileceğini göstermiştir. Bu nedenle, sadece aynı aileden olan besinlerin, alerjik oldukları kanıtlanmadan yasaklanmaları doğru değildir. Mesela, yer fıstığı, soya, ay çiçeğine alerjisi olanlar, o besinin yağına karşı hiçbir reaksiyon göstermezler.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet

Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.

Konu igokcek tarafından (07-15-2008 Saat 12:22 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:08 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | kpss BiRkan | Eğitim | Mersin Üniversitesi | BiRkan