 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Sağlık
> Hastalıklar: A-D
|
Cinsel Bozukluklar
|
|
|

02-22-2007, 01:38
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Cinsel Bozukluklar
İkdidarsızlık, empotans, impotence, erektil dysfunction:
İkdidarsızlık veya empotans kişinin eşi ile yatığında cinsel münasebette bulunamamasına verilen isimdir. Bunun bilinen çok önemli iki türü mevcuttur.
1-) Ereksiyon bozukluğu (ikdidarsızlık, impotence corundi): Cinsel münasebet sırasında penisin yeterince sertleşmemesi nedeniyle ortaya çıkan başarısızlık veya bazılarında erken boşalma veya geç boşanmada bu katagoriye girer.
2-) Kısırlık (impotence generandi): Ereksiyon (penisin sertleşmesi) olmasına rağmen çocuk yapamama durumu görülür. Burada meni gelmesine rağmen menideki sperma ya hastalıklı veya sperma olmaması nedeniyle kısırlık görülür. Halkarasında ikdidarsızlık deyince genelikle ereksiyon bozukluğu nedeniyle, yani penisin sertleşememesi nedeniyle cinsi münasebet (sex) yapamamaya denir. Şayet kişide 6 aydan uzun bir süre bu durum devamederse vede sex denemelerinin % 70?i başarısızlıkla sonuclanırsa o zaman kronik ikdidarsızlıktan bahsedilir.
İkdidarsızlık rahatsızlığı 40 yaşına kadar olanlarda % 10 çivarında ve 40 yaşının üzerindekilerde % 30-50 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
İkdidarsızlığın (empotans) sebepleri:
Ereksiyonun (ikdidar, penisin sertleşmesi) bir çok faktörü vardır ve bunların başında sinir sistemi, damarlar, hormonlar ve psikolojik durum sayabiliriz. İkdidarsızlığın % 69 oranında organik sebeplerden ileri geldiğini Prof. Porrst, Hamburg, 4500 hastası üzerinde yaptığı araştırmalara göre idea etmektedir. Organik sebeplerden ortaya çıkan ikdidarsızlığın % 33 oranında damarsertliği, % 25 şeker hastalığı, %10 prosrat amaliyatı, % 11 sinirsel hastalıklar ve yaralanma, % 8 oranında kimyasl ilaçların yantesiri, % 7 uyuşturucu bağımlılığı ve % 6 oranında hormon bozukluklarının sebep olduğu tesbitedilmiştir.
İkdidarsızlığın önemli faktörleri:
1-) Kalp ve kan dolaşımı hastalıkları: Damar sertliği (arteryoskleroz), kolesterol ve yüksek tansiyon
2-) Şeker hastalığı
3-) Prostat amaliyatı
4-) Belfıtığı nedeniyle sinirsel zedelenme
5-) Hormon bozuklukları
6-) Sinirsel hastalıklar
7-) Kimyasl ilaçların yantesirleri
8-) Alkol, sigara ve uyuşturucu maddeler
9-) Aşırı şişmanlık
10-) Uyku rahatsızlıkları
11-) En önmeli faktör askterlerin yemeğine katılan cinsel güçü azaltıcı ilaçlar. Bu ilaçlar insanlarımızda kalıcı kötü etkilere sebep oluyor. Askerden dönenlerde iktidarsızlık veya askterden öncesine göre aşırı cinsel yetersizlik en önmli problemlerden biridir. Askerden dönünce eski cinsel gücünü kaybedenler beni aramakta ve çaresini sormaktadır. Peki beni tanımayanlar, onlar ne olcak. Türk Silahlı Kuvvetlerinde yapılan bu anormal sistem kaldırılmalırı, yoksa millet yakında ikdidarsızlaşacaktır. Bende 2 aylık askerlikten dönünce eski perfomansımın yerinde olmadığını görünce Üroloji kliniğine gittim. Yapılan muayenelerde bir problem yok dediler. Bende problem yoksa neden eski performansım yok dedim. Bilemiyecğiz dediler. Ben kedndim doğal ürünler kulanarak eskisindende iyi duruma geldim. Peki bu milyonlarca insanın durumu ne olacak? Genel Kurmayın buna bir çare bulması gerek. Almanyada evli olan askerler hafta sonu evlerinde geçirir. Bekarlar hafta sonu sebest hareket eder, yani genelevlerine gitmelerine engel olunmaz.
İkdidarsızlığın (empotans) sebeplerinden % 20-30?unu ise psikolojik nedenlerdendir.
1-) Stres
2-) Depresyon
3-) Eşle uyum sağlıyamama
4-) Başaramıyacağım diye korkma
5-) Kötü cinsel münasebetleri kafasından silememe
Alkol:
1-) Alkol sinirler için en büyük tehlikedir, çünkü alkol sinir hücrelerini öldürür. Bu nedenle sinirler sinyalleri düzenli olarak gönderemez ve ortaya erksiyon bozuklukları (ikdidarsızlık) çıkar.
2-) Alkol vücudun hormon dengelerini bozar ve testosterolun (erkeklik hormonu) seviyesini düşürür ve erkeklerde zamanla kadınsı oluşumlar görülür, yani göğüsleri büyür ve kadınlık hormonu östrojen oranı çoğalır vede cinsel arzuları yok olur.
3-) Alkol kişide psikolojik rahatsızlıklara sebep olur ve kişide depresyon ortaya çıkar.
Kimyasal ilaçlar:
Ereksiyon problemleri olanlar yüksek tansiyon, psikolojik rahatsızlıklar ve ağrılara karşı kimyasal ilaçlar alırlar. Bu ilaçlarda kişinin bütün hormon dengelerini alt üst eder. Böylece kişinin durumu sürekli kötüleşir.
Uyuşturucu maddeler:
Uyuşturucu maddeler (eroin, esrar, kokain, vb.) beyin ve sinir hücrelerini yavaş yavaş öldürür ve kişi kendini konturoledemez duruma düşer. Uyuşturucu bağımlılarında ereksiyon bozuklukları (iktidarsızlık) pek tabi bir durumdur. Geniş bilgi için haşhaş ve koka?ya bakınız.
Şeker hastalığı:
Şeker hastalarının % 30-50?sinde ereksiyon problemleri olduğu görülmüştür. Şeker hastasında penisin ana gövdesinde (corpus cavernosum) şeker artıkları bulunur ve bunlar penisin sertleşmesini önler. Ayrıca şeker nedeniyle tahrip olan sinir hücreleri signal gönderemez ve ereksiyon problemi ortaya çıkar.
İkdidarsızlığın teşhisi:
Hastalığın teşhisi için doktor hastayı birçok testlerden geçirir. Bunların başında damar sertlikleri, hormonları-, sinirlerin-, testislerin- ve penisin durumu konturoledilir. Hastanın eşi ile sex yaşamı incelenir ve eşlerle konuşulur. Rahatsızlığın neden ileri geldiği tam olarak anlşılana kadar araştırmalara devamedilir ve kesin teşhisten sonra tedaviye geçilir.
İkdidarsızlığın tedavisi:
1-) Rahatsızlığa büyük oranda damar sertliğinin (arteryoskleroz) sebep olduğu anlaşılmaktadır. Sarımsak, Gökçek İksiri veGökçek Tonikile damar sertliği tedavi edilebilir.
2-) Şeker hastalığında başlanğıç safhası ise Aloxi ile tedavi edilebilir. Ayrıca çemen-, acıbadem-, çörek-, ve keçisedefi preparatlarıda etkili olabilir.
3-) Prostat amaliyatı olmadan önce mümkünse doğal ilaçlarla prostat rahatsızlığı tedavi edilmelidir. Bu rahatsızlığa karşı Gökçek İksiri, ısırgankökü-, sabal-, ve meragülü preparatları kulanılır.
4-) Sinirsel rahatsızlıklar kılıçotu preparatları veya Gökçek İksiri kulanılır.
5-) Kimyasal ilaçların yan tesiri Gökçek İksiri ile tedavi edilebilir.
6-) Uyuşturucu bağımlılığına karşı yulaf preparatları veya Gökçek İksiri kulanılır.
7-) Hormon anaormalikleri Gökçek İksiri ile tedavi edilebilir.
Ayrıca çakşır-, laden-, damiyana-, gigko-, ve ginseng preparatlarınında etkili olduğu söylenmektedir, fakat etkileri ispatlanmamıştır.
Gökçek İksiri etkilidir, fakat damarların temizlenmesi zaman alır. viyagra ile yapılmak istenen nedir? Penise yeterince kan pompalanamadığından iktidarsızlık olmaktadır. Gökçek İksiri bu işi problemsiz çözmektedir, ama 10 larca yıldır yağlanan damarların açılması tabiiki hemen olmaz ve bir kaç ay sürebilir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet
Açıklama: Hayvansal besinler damarların iç yüzeyinde (mukazasında) plaklar olşmasına (yağlanmasına) neden olur. Damarların yağlanarak sertleşmesi yüksek tansiyona sebep olur. Damarlar yaşalandıkca beyin, kalp, penis ve vajinaya yeterince kan gitmemesi demektir. Buda felç, kalpkrizi, rekeklerde iktidarsızlık ve kadınlarda cinsel isteksizliğe sebep olur. Hayvansal besinleri azaltmak, hatta peyniri asla yememek gerekir. Gökçek İksiri ile tıkanan damarlar açılır ve kişide beyin kanaması, kalpkrizi erkeklerde iktidarsızlık ve kadınlarda cinsel isteksizlik rizikoları ortadan kalkar.
Konu igokcek tarafından (09-09-2008 Saat 18:11 ) değiştirilmiştir..
|

02-22-2007, 01:43
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
CİNSEL BOZUKLUKLAR
Bu başlık altında, 1/ Cisel İşlev Bozuklukları, 2/ Parafililer ve 3/ Cinsel Kimlik Bosuklukları incelenir. Cinselliğin, herkesin yaşamındaki önemini belirtmeye gerek yoktur sanıyorum.
CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLAR
Cinsel işlev bozuklukları, biyolojik sorunların bir belirtisi (biyojenik) olabildiği gibi, ruhsal (intrapsişik) ve kişilerarası sorunların bir sonucu (psikojenik), ya da her ikisinin birarada bulunması (biyojenik ve psikojenik) sonucu görülebilir. Cinsel işlev, herhangi bir stres, emosyonel bozukluklar ya da cinsel işlev ve fizyolojinin iyi bilinmemesi ile olumsuz olarak etkilenebilir.
İşlev bozuklukları, 1/ ömür boyu görülebileği gibi, 2/ normal işlevin bulunduğu bir dönemin ardından gelişen yani sonradan oluşmuş olabilir. Ya da 3/ yaygın tip olabileceği gibi, 4/ bir özel durumla ya da cinsel partnerle sınırlı olan durumsal tip olabilir. 5/ Psikolojik etkenlerden dolayı ortaya çıkabildiği gibi, 6/ bileşik etkenler sonucu ortaya çıkabilir.
CİNSEL İSTEK BOZUKLUKLAR
1/ Hipoaktif (azalmış) cinsel istek bozukluğu: cinsel eylem için, cinsel fantezi ve isteğin yokluğu ya da yetmezliği söz konusudur.
2/ Cinsel tiksinti bozukluğu: Bir cinsel partner ile cinsel ilişkiden kaçınma veya iğrenme ile karakterizedir.
Cinsel istek sorunu olan hastalar, cinsellik hakkındaki bilinçdışı korkularına karşı korunma amacıyla savunma olarak cinsel isteğin engellenmesini kullanabilirler. Cinsel isteğin kaybı, kronik anksiyete, depresyon, merkezi sinir sistemini bastıran ilaç kullanımı ile de görülebilir. Cinsel istek kaybı, evli çiftler arasında, kadınlarda daha fazla görülmektedir.
CİNSEL UYARILMA BOZUKLUKLARI
1/ Kadında Cinsel Uyarılma Bozukluğu: Sürekli ya da tekrarlayıcı biçimde, cinsel uyarılmanın olmaması ya da uyarılmanın cinsel eylen bitinceye kadar sürdürülememesi durumudur. Bozukluk, önemli sıkıntı ve kişilerarası ilişkilerde güçlüklere yol açar.
Kadın cinsel uyarılma bozukluğunun yaygınlığı tam olarak bilinemektedir. Kendilerini mutlu hisseden evli çiftlerde yapılan bir araştırmada bile, kadınların üçte birinin cinsel uyarılma sorunları olduğu gösterilmiştir. Cinsel uyarılmayı sürdürmede güçlük, kadınlarda anksiyete, suçluluk ve korku gibi psikolojik çatışmaların sonucu olabilir. Testesteron, östrojen, prolaktin hormonların düzeylerindeki değişmeler, cinsel uyarılma sorunlarına yol açabilir.
2/ Erkekte Cinsel Uyarılma Bozukluğu (Erektil Bozukluk, İmpotans -İktidarsızlık)
Genç erkeklerde impotan?sın yaygınlığı %8 bulunmuştur. Yaşamın daha sonraki dönemlerinde de ortaya çıkabilir.Sürekli ya da tekrarlayıcı bir biçimde, yeterli bir ereksiyon (serleşme) sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene kadar sürdürememe durumudur. İmpotansın organik kökenli olup olmadığını ayırdetme konusunda birçok yöntem vardır. Genellikle, nokturnal penil tümesens?in varlığı (uykuda serleşme), impotansın organik kökenli olmayıp psikolojik impotans olduğunun göstergesidir. İmpotansın psikolojik nedenleri arasındai çözümlenmemiş ödipal ya da preödipal çatışmalar önde gelir. Bu durumda, cezalandırıcı bir süperego, güvensizlik veya yetersizlik duyguları söz konusudur. Erektil bozukluk, cinsel partnerler arasındaki anlaşmazlıklar sonucu da ortaya çıkabilir.
ORGAZMLA İLGİLİ BOZUKLUKLAR
Kadında Orgazm Bozukluğu (İnhibe Kadın Orgazmı): Normal bir cinsel uyarıma fazını takiben orgazmın sürekli ve ve tekrarlayıcı olarak gecikmesi veya olmaması halidir. 35 yaşını geçmiş evli kadınların %5?inin yaşamlarında hiç orgazm olmadıkları bilinmektedir. İnhibe kadın orgazmının genel yaygınlığı ise %30?dur.Bu oranların ülkemizde çok daha yüksek olması beklenir. Kadında orgazm bozukluğunda, cinsel partneri tarafından reddedilme, gebe kalma korkusu, erkeklere karşı düşmanlık hisleri, cinsel dürtüleri hakkında suçlıuluk duyguları ya da evlilik çatışmaları psikolojik etkenler olarak sayılabilir.
Erkekte Orgazm Bozukluğu (İnhibe Erkek Orgazmı): Burada, cinsel birleşme sırasında çok büyük güçlükle ejakulasyon?a (boşalma) ulaşma ya da hiç ulaşama söz konusudur. Yaşamboyu inhibe erkek orgazmı, genellikle çok şiddetli psikopatolojinin işaretidir. Eğer bozukluk sonradan gelişmişse, sıklıkla, kişilerası ilişkilerdeki güçlüklerin yansıtılması söz konusudur.
Prematür Ejakülasyon (Erken Boşalma): Tedavi edilen cinsel bozuklukların %35-40?ının ana yakınması erken boşalmadır. Sürekli veya tekrarlayıcı olarak, erkeğin isteğinden önce ejakülasyon ve orgazma ulaşmasıdır. Genç erkekler arasında, yeni cinsel partnerli erkeklerde, yaygındır. Prematür ejakülasyon, vajina (kadın cinsel organı) hakkında bilinçdışı bir korku ile birlikte olabilir. Gençlikteki, ilk cinsel deneyimlerdeki olumsuzluklardan gelişebilir. Stresli evlilikler bu sorunu artırır.
CİNSEL AĞRI BOZUKLUKLARI
VAGİNİSMUS
Vajinanın, üçtebirlik dış kısmının, cinsel birleşme esnasında penisin girişine izin vermeyecek ölçüde kasılması durumudur. Bu tanının konması için bozukluğun ya sürekli ya da yineleyici bir biçimde görülmesi gerekir. Daha çok yüksek sosyoekonomik gruptan kadınlarda görüldüğü bildirilmiştir. Bir seksüel travma, cinsel tecavüz ve çocuklukta cinsel kötüye kullanım bu rahatsızlığı ortaya çıkarabilir. Psikoseksül çatışmaları olan bir kadın, penisi bir silah olarak algılayabilir. Cinselliği bir günah olarak gören sıkı dinsel eğitim alan kadınlarda daha sık görüldüğü vurgulanmaktadır.
Ülkemiz kadınlarında, gene sıkı cinsel eğitime bağlı olarak özellikle yeni evlilerde sık görüldüğünü, bazen yıllarca devam ettiğini belirtmeliyim.
DİSPARONİ
Disparano, cinsel birleşme öncesinde, esnasında veya sonrasında görülen cinsel bölge ile ilgili ağrıları tanımlar. Sürekli ve yineleyici bir biçimde görülmesi ile karakterizedir. Gene bu tanının konabilmesi için, özellikle kadınlarda, endometriosis, vaginitis gibi cinsel organla ilgili bedensel hastalıklar dışlanmalıdır. Başka deyişle, bu ağrılar, bedensel bir bozukluk sonucu ortaya çıkmamış olmalıdır. Cinsel tecavüze ya da çocukluğunda cinsel kötüye kullanıma maruz kalmış kadınlarda kronik pelvis ağrısı yaygındır. Ağrılı cinsel birleşme, gerginlik ve anksiyete sonucu ortaya çıkabilir. Disparoni erkeklerde nadir görülür ve genellikle organik bir durumla ilgilidir.
Buraya kadar anlatılan, kadın ve erkekteki cinsel işlev bozukluklaıını kapatırken bir fıkrayı anımsatmak isterim. Bay X evlenmiş, sabah yakınları gerdekte bir sorun olup olmadığını sormuşlar. Bay X anlamamış. Daha açık sormuşlar, yeni eşi ile cinsel ilişki konusunda sorun olup olmadığını. Bay X şaşırmış, ?bana bir kötülüğü olmadı ki onu?.?. Kültürümüzde, en azın zaman zaman cinselliğe böyle bakılır. Erkeklerimiz, cinselliği, karşılıklı bir eylem olarak görmezler. Sonuçta, hem kadınlarımızda, hem erkeklerimizde, değinilen cinsel işlev bozuklukları çok sık görülmektedir.
MADDE KULLANIMININ YOL AÇTIĞI CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI
Madde kullanımının ya da kullanılan maddenin kesilmesiyle ortaya çıkan cinsel işlev bozukluklarıdır. Küçük dozlarda bazı maddeler cinsel performansı başta artırabilir fakat sürekli kullanımı, ereksiyon, orgazm ve ejakülasyon kapasitesini düşürür.
PARAFİLİLER
Bu bozuklukta, mutaddışı, normalden sapan veya garip cinsel dürtüler, fanteziler, uygulamalar görülür. Etiyolojisi bilinmemekle birlikte, çocuklukta cinsel kötüye kullanıma maruz kalma gibi psikolojik etkenlerin hastalığı su yüzüne çıkardığı biyolojik yatkınlık düşünülmektedir. Psikoanalitik varsayıma göre, psikoseksül gelişim dönemlerinden birine fiksasyondan ya da kastrasyon anksiyetesinden kurtulma çabalarından kaynaklanmaktadır.
Parafilik aktivite genellikle kompulsiftir. Hastalar yineleyici olarak normalden sapma davranışlarına angaje olmakta ve bu dürtüyü kontrol etmeye muktedir olamamaktadır. Stresli, anksiyeteli ve depresyonlu oldukları durumlarda, bu normaldışı cinsel davranışlar artmaktadır. Genellikle bu davranışlarını sonlandırmak için, ciddi çözümler üretmekre fakat uzun vadede başarılı olamamakta ve ardından suçluluk duyguları geliştirmekteler.
Egzibisyonizm (teşhircilik), fetişizm, frottörizm, pedofili, cinsel mazohizm ve sadizm, voyörizm bu başlık altında incelenen cinsel bozukluklardır. Eşcinsellik de bu grupta bir bozukluk olarak ele alınmasına rağmen, yakın zamanlarda ruhsal bozukluk sınıflamalarından çıkarılmıştır. 30 yıldır psikiyatri ile uğraşan, 26 yıllık psikiyati uzmanı olarak kanım, eşcinsellik bir ruhsal bozukluktur. Bir bölümü durumlarından rahatsızdırlar ve tedavi ararlar. Bazı görüşlere göre, eşcinselliğin ruhsal bozukluk sınıflandırmalarından çıkarılması, ABD?de etkin olan eşcinsel ya da yandaşlarının lobisi sonucudur.
CİNSEL KİMLİK BOZUKLUĞU
Kişinin biyolojik olarak sahip olduğu cinsiyetten veya cinsiyetininin gerektirdiği rolden sürekli olarak rahatsız olması durumudur. Kişinin kendisini kadın veya erkek olarak hissetmesi, kişinin cinsel kimliğini oluşturur. Cinsiyet, kişinin, kendisini kadın ya da erkek olmasını bellirleyen penis veya vajinanın varlığı gibi anatomik ve ruhsal özellikleridir. Cinsel oryantasyon, kişinin, cinsel tepki eğilimidir: homoseksüel, heteroseksüel, biseksüel gibi. Kişinin cinsel partner olarak, kadın veya erkeğe yönelmesi ve cinsel fantezileridir.Transseksüeller, ısrarlı bir biçimde, primer ve sekonder cinsel özelliklerden kurtulma, karşı cinsin cinsel özelliklerini elde etme düşüncesindedirler ve karşı cinsten birisi imiş gibi yaşamak ve giyinmek isteğindedirler.
Erkeklerde, kadınlara oranla 6-30 kat fazla görülmektedir. Her 30.000 erkekten ve 100.000 kadından biri, cinsiyet değiştirme operasyonu peşindedir.
Çocuklukta, sahip olduğu cinsiyetini benimsemek için yakınında aynı cinsiyet rolü modellerinin bulunmayışı; bakıcıların karşı cins davranışını teşvik etmesi cinsel kimlik bozukluğuna yol açabilir. Fiziksel ve cinsel kötüye kullanım yatkınlığa yol açabilir.
Prof Dr Ahmet Çelikkol
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.
Konu igokcek tarafından (07-15-2008 Saat 12:02 ) değiştirilmiştir..
|

02-22-2007, 02:07
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Andropoz
Andropoz
Gerçekte erkeklerde bu dönemde belirgin bir hormonal değişim olmaz, ancak 50?li yaşlardan itibaren yaşa bağlı değişimler ve buna bağlı performans azalmaları ortaya çıkar. Yaşa bağlı değişimler şunlardır;
Testislerde küçülme ve sertleşme ( testosteron azalmaz )
Ereksiyonda güçlük, olduğunda uzama
Yavaş ve güçsüz meni çıkarma
Bu değişimleri etkileyen en önemli faktörler ise şöyle sıralanabilir ;
Vücut değişimleri, kas gücünde azalma, çabuk yorulma
Kalp-damar hastalıkları
Solunum sistemi hastalıkları
Şeker hastalığı
Dejeneratif eklem hastalıkları
Prostat hastalıkları, operasyonlar
Kullanılan bazı ilaçlar ( tansiyon, depresyon vb.)
Alkol, sigara
Başarısızlık korkusu
Cinsel ilişki sırasında ölme korkusu
Monotonluk
Beklentilerin azalması
Toplumun yaşlı cinselliğini yok farz etmesi
Kendine ait bir mekana sahip olamama
Sosyo-ekonomik güçlükler
Hanımlarda olduğu gibi hormon tedavisine gerek yoktur çünkü üretim azalmamıştır. Ancak genel sağlık sorunlarının yanında özellikle damar hastalıklarına bağlı olarak gelişen sertleşme problemi ve prostat büyümesine bağlı idrar sıkıntıları nedeniyle düzenli hekim kontrolleri gereklidir.
Eğer sertleşme olamıyorsa, günümüzde çok çeşitli ve güvenli penil protezler (mutluluk çubuğu) basit operasyonlar ile uygulanabilmektedir.
Prostat büyümesi önemlidir çünkü idrar yolunu tıkayarak çok rahatsız eder. Bu durumda kolay ancak dikkatle gerçekleştirilen operasyonlar başarı ile yapılmaktadır. Bu operasyonlardan sonra sertleşme biraz güçleşmekte, meni çıkarma işlevi son bulmaktadır.
Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu
|

02-22-2007, 02:09
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Erkek Cinsel Hastalıkları
Erkek Cinsel Hastalıkları
Cinsel Güçsüzlük
Viagra
Peyronie
Erken Boşalma
Mastürbasyon
Cinsel İlişki ile Geçen Hastalıklar
AIDS
Cinsel Güçsüzlük
Ülkemizde ve dünyada erkeklerin daha çok ileri yaşlarda olsa da artık genç yaşlarda da sık karşılaştığı bir hastalıktır. Cinsel güçsüzlük çok çeşitli şekillerde tanımlanabilir ama kısaca erkeğin cinsel gücünden memnun olmaması olarak da tarif edilebilir. Bazen bu durum gerçek bir cinsel güçsüzlük değilse de kişi hekime başvurmaktadır. Özellikle şehir yaşantısının getirdiği stres ile bu hastalığın hem sıklığı artmış hem de daha genç yaşlarda görülmeye başlamıştır.
Cinsel güçsüzlükte neden ya ruhsal ya da bedenseldir. Burada ilke olarak hasta öncelikle bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir ve bedensel bir neden olup olmadığı araştırılır. Eğer böyle bir neden saptanmazsa veya ruhsal bir neden düşünülürse bir psikiyatri uzmanına yollanır. Bazen her iki nedende mevcut olabilir ve bu nedenle her iki branştaki hekim tarafından tedavi gereklidir. Bazen ortaya çıkan bedensel hastalıklar nedeniyle hastanın bir iç hastalıkları veya beyin cerrahi uzmanı tarafından da tedavisi gerekebilir.
Bedensel hastalık olarak çeşitli hormon hastalıkları, şeker, böbrek, karaciğer, kalp-damar hastalıkları gibi nedenler bulunabilir. Kullanılan çeşitli ilaçlar nedeniyle olabilir. Sonuçta erkeklik organının damarlarında veya sinirlerinde hasar meydana gelir. Genelde bu hastalıklarda yakınmalar yavaş yavaş gelişir. Kavga, ani stres gibi durumlarda başlangıç anidir ve çoğu zaman bu neden hasta tarafından da fark edilir.
İlaç tedavisinden mutluluk çubuğu takılmasına kadar çok çeşitli tedavileri mevcuttur. Bu tedavi kararları üroloji uzmanı tarafından gerekirse diğer hekimlerle işbirliği ile ve hastanın da bilgisi dahilinde alınır.
Viagra
Son yılların en çok kullanılan ve tartışılan cinsel güçsüzlük tedavi ilacıdır. Bu ilaç cinsel ilişkiden bir saat önce alınır. Tek başına yeterli etki oluşturamaz. Yani uygun bir ortam ve cinsel ilişki öncesi ön sevişme gereklidir. Hemen her türlü cinsel yetmezlik tedavisinde kullanılmasına rağmen çeşitli cinsel hastalık tiplerinde etkisi de değişiktir. Mesela damar kaçaklarında ve cinsel organın sinir hasarında etkisi daha düşük gözükmektedir. İlacın 25, 50, 100 mg?lık dozları vardır ve hangi dozlarda alınacağına hekim karar vermelidir. Bu ilacın kimi hastalıklarda ve bazı ilaçlarla alınmasında sakıncalar vardır. Özellikle bazı kalp hastalıkları ve ilaçları ile kullanımı sakıncalıdır. Dil altı alınan kalp hapları bunlardan biridir. Bu nedenle mutlaka hekim önerisi ile alınmalıdır. Ancak bu ilacın kendi başına kalp hastalığı oluşturması gibi bir etkisi yoktur. Bu ilacın kullanım süresi de hekim tarafından belirlenmelidir.
Bu ilacın bir faydası da erkek hastanın cinsel hastalığının tanısının konulmasını kolaylaştırmasıdır. Artık hastalara bir kan tahlili ve sakıncası yoksa bir viagra verilmesi ile çoğu hastalıkta tanı konulabilmesi olanaklı duruma gelmektedir.
Diğer bir ilginç konuda ülkemiz gibi kapalı sayılabilecek ülkelerde kadınlarda cinsel bozukluk sıktır ve evliliklerde bu nedenle bir çok problem yaşanmaktadır. Viagra bu kadınların tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Bu şikayeti olan kadınların üroloji, kadın-doğum ve psikiyatri hekimlerince uygun teşhis ve tedavileri yapılmaktadır.
Peyronie
Bazı erkek hastalarda cinsel organın çeşitli yerlerinde (çoğunlukla sırt tarafında) plak şeklinde sertlikler ortaya çıkmaktadır. Bu hastalar mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmalıdır. Bazen bu hastalarda cinsel güçsüzlük, kamışta eğrilikler, cinsel ilşkide ağrıda bulunabilir. Bu hastalığın bazı diğer cinsel organ hastalıklardan ayrımı gereklidir. Bu hastalığın kanserle ilgisi yoktur. Bazen kendiliğinden durur veya küçülür. Hastalığın ilaç veya ameliyatla tedavisi vardır. 1 yıldan daha kısa süreli olanlarda ilaçlar daha etkili olduğundan hekime erken başvurmak faydalıdır.
Erken Boşalma
Eş doyuma ulaşmadan önce boşalmadır. Çok sık karşılaşılan bir problemdir. Çoğunlukla ruhsal nedenlerle oluşsa da bazı hastalıklarda da gözükebilir. Bir üroloji uzmanına başvurmak faydalıdır. Ruhsal tedavi, çeşitli ilaçlar, hatta ameliyatlar ile tedavisi mümkündür.
Mastürbasyon
Mastürbasyon cinsel kimliğin kazanılmasından sonra ve genelde evlilik öncesi dönemde başvurulan sağlıklı bir cinsel boşalma yoludur. Kişilerin bağımlılığı oluşmadığı sürece sorun yoktur. Mesela evlilikten sonra cinsel ilişki yerine tercih edilmesi doğal değildir. Kısırlık ve cinsel güç üzerine olumsuz bir etkisi yoktur. Ülkemizde bazı insanlar kendilerini ayıp-günah-yanlış-tehlikeli bir şey yaptıklarını düşünerek doğal sayılabilecek bir olayı problem haline getirmektedirler.
Cinsel İlişki ile Geçen Hastalıklar
Erkek cinsel organlarına cinsel ilişki yolu ile çeşitli mikroplar girebilir. Bu mikroplar vücutta üredikten sonra hastalık ortaya çıkarırlar. Hastalık bazen birkaç gün içerisinde akıntı, idrar yolunda yanma gibi şikayetler ile ortaya çıkarken, bazıları sinsice ilerler ve geç belirtilerle ortaya çıkarlar. Çok çeşitli olan bu hastalıkların birçoğunun tedavisi mümkündür. Bunun için bu tip bir şüpheli ilişki yaşanmışsa bir Üroloji uzmanına gitmek gereklidir. Bazı hastaların kulaktan dolma bilgilerle ve kendiliğinden uygun olmayan ilaç almaları sonucunda kolayca tedavi edilebilecek bu mikroplar, ilaçlara direnç kazanmakta ve tedavi zorlaştırmaktadır. Unutulmaması gereken bir nokta da bu tip bir ilişkiden sonra eşiyle birlikte olan erkekler mikrobu eşine de bulaştırmakta ve kendileri tedavi olsa da eşleri tedavi olmadığı için eşinden tekrar mikrop kapmaktadır. Bu nedenle, böyle durumlarda eşlerinde Kadın Doğum uzmanı tarafından tedavi edilmesi gereklidir. Ancak en önemli tedbir bu tip şüpheli ilişkilerde prezervatif ile korunmaktır. Artık çeşitli uluslardan insanların kolayca bir arada olabildiği ülkemizde çok çeşitli ve tedaviye dirençli mikroplar mevcuttur ve bu nedenle de korunma çok önem taşımaktadır. Eğer bu tip hastalıklar iyi tedavi edilmezlerse ve tekrarlarsa erkeklerde idrar yolu darlığı, kısırlık gibi ciddi hastalıklara; kadında da çok ciddi kadın hastalıklarına neden olabilirler.
AIDS
AİDS bu hastalıklar içerisinde özel bir öneme sahiptir. Bu önemin nedeni hem son yıllarda çok yaygınlaşması, hem sinsice ilerlemesi hem de maalesef henüz tam tedavisinin yapılamamasıdır. Hastalık en çok cinsel ilişki, kan ve kan ürünleri yoluyla ve hastalıklı anneden bebeğe geçişle olur. Henüz yakın arkadaşlık, tuvalet, banyo, yiyecek-içecek, sinek-böcek yoluyla geçtiği ispatlanmamıştır. Tükürükle geçme şansı çok azdır. Asıl hastalık belirtileri yaklaşık 10 yıldan sonra görülür. Şikayetler çok çeşitli olabilir. Bunlar halsizlik, kilo kaybı, ateş, uzun süren ishal, vücuttaki bezelerde şişme şeklindedir. Kan tahlili ile hastalığın gösterilmesi için mikrobun vücuda girmesinden sonra 2-3 ay geçmesi gereklidir.
Dr. Murat Çakan
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.
Konu igokcek tarafından (07-15-2008 Saat 12:03 ) değiştirilmiştir..
|

03-03-2007, 17:49
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
CİNSEL PROBLEMİ, KISIRLIĞI OLANLAR
SERTLEŞME SORUNU NEDENLERİ VE TEDAVİSİ
Sertleşme sorunu, başarılı cinsel teması sağlayabilecek sertlik düzeyine ulaşamama veya bu sertlik düzeyini yeterince sürdürememe hali olarak tanımlanır. 40 yaş üstü erkeklerde daha sık gözükmektedir.</SPAN>
SERTLEŞME SORUNUNUN GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?
Sertleşme sorunu çok sık karşılaşılan bir problemdir. 40-70 yaş arası erkeklerin %30'unun herhangi bir şekilde sertleşmeyle ilgili sorunlarının olduğu bulunmuştur. İlerleyen yaşla beraber, sertleşme sorununun görülme sıklığı ve şiddeti artış gösterir. Sigara ve alkol tüketimi, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik, kalp hastalığı, depresyon ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar sertleşme sorunu açısından risk faktörü oluşturur.
SERTLEŞME NASIL GERÇEKLEŞİR?

Sertleşmenin meydana gelmesinde, beyin, omurilik, sinirler, kan damarları, penis düz kası ve hormonlar rol almaktadır. Kontrol merkezi beyinde bulunur. Sertleşme için görüntü, düşünce, dokunma, koku, ses veya bunların birleşimi sonucu uyarılma gerekmektedir. Uyarı sonucu beyin, penisin sinirlerine aktive edici sinyaller gönderir. Sinyallerin etkisiyle penis dokusu gevşer ve atar damarlar genişler. Korpora kavernoza, penis dokusu içinde yan yana duran 2 adet silindirden oluşur. Korpora kavernozayı tunika albuginea olarak adlandırılan elastik bir bağ dokusu çevreler.
Penis dokusu gevşeyip, atar damarlar genişleyince, ereksiyon halkalarına gelen kan miktarı artar. Sonuçta penis genişler ve boyu uzar. Kanın penisten uzaklaşmasını sağlayan toplar damarları tunika albuginea'nın iç duvarı sıkıştırır. Böylelikle kan penis içerisinde hapsolur. Sertleşme, boşalmaya veya cinsel ilgi bitene kadar devam eder.
SERTLEŞME SORUNUNUN NEDENLERİ NELERDİR?
Nedenler psikolojik, fizyolojik veya her ikisinin kombinasyonuna bağlı olabilir. Psikolojik ve fizyolojik nedenlerin birbirinden ayrımı tedavi seçimi açısından önemlidir.
1- Psikolojik nedenler
2- Fiziksel nedenler
3- Psikolojik ve fiziksel nedenler
1- Psikolojik nedenler
Psikolojik nedenler arasında stres ve anksiyete başta gelir. Stres ve anksiyete durumunda penil mekanizmalar normaldir. Fakat beynin penise gönderdiği sinyaller engellenebilir. Başarısızlık korkusu, sertleşme sorununun bir başka önemli nedenidir. Cinsel teması başarabilme kabiliyeti hakkında endişe duyan bir hasta, başarılı cinsel temas sağlayamazsa endişesi daha da artar. Depresyon gibi psikiyatrik hastalıklar da sertleşme sorununa yol açabilir.
2- Fiziksel nedenler
a-) Damar hastalıkları: Sertleşme sorununun en sık gözüken fiziksel nedeni, damarla ilgili hastalıklardır. Damar hastalıkları penise ulaşan ve sertleşme sağlayan kan miktarını etkiler. Aynı zamanda kanın penis içinde kalması ve dolayısıyla sertleşmenin sürdürülmesi de etkilenebilir. Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kalp hastalığı, kan yağlarının yüksek olması diğer önemli risk faktörlerindendir.
b-) Sinir sistemi hastalıkları: Bu grup hastalıkta beyinden penise giden mesaj engellenmektedir. Örnek olarak omurilik yaralanmaları, beyin damarları ile ilgili hastalıklar, multipl skleroz, mesane, prostat ve kalın barsağa yönelik cerrahi girişimler verilebilir. Diyabet gibi bazı hastalıklar, hem damar hem de sinir sistemini etkileyerek sertleşme sorununa yol açar.
c-) İlaçlar: Yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve psikiyatrik hastalıklar için kullanılan birçok ilaç, sertleşme sorununun nedeni olabilir.
d-) Hormonal nedenler: Testislerde üretilen testosteron düzeyinin düşük olması ve sertleşme sorunu arasındaki ilişki, henüz netlik kazanmamıştır. Fakat testosteron'un normalden düşük olması, cinsel isteği azaltabilir.
SERTLEŞME SORUNU TANISI NASIL KOYULUR?
Değerlendirme, hastanın hikayesini almakla başlar. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp hastalığının mutlaka sorgulanması gerekir. Hastanın cerrahi müdahale geçirip geçirmediği, ışın tedavisine maruz kalıp kalmadığı önemlidir. Geçirdiği ciddi kazalar, sigara ve alkol tüketimi, kullanmakta olduğu ve son 1 yıl içerisinde kullandığı ilaçlar hakkında bilgi edinilmesi gereken diğer risk faktörleridir.
Hikayeden sonraki basamak, fizik muayenedir. Genital bölgeye önem verilmelidir. Kanda testosteron ve şeker düzeyi ölçülmelidir. Kan yağlarının düzeyi bilinmelidir. Renkli Doppler ultrasonografi, ses dalgaları yardımıyla penis damarları hakkında bilgi veren duyarlı bir testtir. Sertleşme sağlayan ilaçların penis içine enjeksiyonu ve penis dokusunun bu uygulamaya vereceği cevap gözlenebilir. Kan akımıyla ilgili sorun yoksa, sertleşme gerçekleşir.
SERTLEŞME SORUNU NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Tedavi yönteminin seçimi, nedenin fiziksel veya psikolojik olmasına bağlıdır. Örneğin genç bir hastada uykuda sertleşme oluyorsa, fizik muayene, kan/idrar testleri normalse ve genel durumu iyiyse, neden büyük olasılıkla psikolojiktir. Böyle bir durumda, seks terapisi konusunda uzmanlaşmış psikologların yardımı alınmalıdır. Hastanın partnerinin de katıldığı görüşmeler yapılabilir.
Fiziksel nedenlere bağlı sertleşme sorununda nedene yönelik tedavi uygulanabilir.
Genel olarak sertleşme sorunu tedavisinde kullanılan 4 ana tedavi yöntemi vardır:
1. Ağız yoluyla kullanılan ilaçlar
2. Vakum cihazı
3. Penis içine enjeksiyon
4. Penis protezi
1. Ağız yoluyla kullanılan ilaçlar
<LI>Sildenafil (Viagra, Vigrande, Sildegra):
Sildenafil fosfodiesteraz tip 5 enziminin inhibitörü olup, cGMP düzeylerini yükseltmek suretiyle sertleşmeyi sağlar. Sildenafil'in 25, 50 veya 100 mg'lık dozlarla kullanılması önerilmektedir. Cinsel birleşmeden bir saat önce alınır. Sertleşme sorununun nedenine göre ilacın etkinliği %65-80 arasında değişmektedir. Sertleşme sorununa yol açan birçok hastalık grubunda (şeker hastalığı, endokrin, nörolojik, psikolojik, pelvik cerrahi sonrası, arteriojenik, venojenik, idiopatik) etkinliğini kanıtlamıştır. Seksüel arzuyu arttırıcı etkisi yoktur. Sildenafil 1 saat içinde kanda maksimum düzeye ulaşır ve esas olarak karaciğer yoluyla vücuttan uzaklaştrılır. Etkisi 4 saat sürer. 8-12 saat içinde ilacın tamamı vücuttan atılmış olur. Nitrat grubu ilaç kullanmayan kalp hastalarında sildenafil güvenilir ve etkin bir tedavi seçeneğidir. <LI>Vardenafil (Levitra):</SPAN>
Vardenafil bir başka fosfodiesteraz tip 5 enzim inhibitörüdür. Vardenafil ve sildenafil arasında bazı farmakolojik benzerlikler bulunmaktadır. Kandaki maksimum seviyeye 0.7-0.9 saatte ulaşılır. 5, 10 ve 20 mg'lık dozlarda kullanılan vardenafil, %80'e varan başarı oranlarına sahiptir. Şeker hastalığı olanlarda ve prostat kanseri nedeniyle ameliyat olmuş hastalarda diğer PDE5 inhibitörlerinden daha üstün izlenimi vermektedir. <LI>Tadalafil (Cialis):</SPAN>
Tadalafil de fosfodiesteraz tip 5 enzimini engelleyerek etki gösterir. Yapısı diğer grup üyelerinden farklıdır. Tadalafil, sildenafil ve vardenafil'den daha yavaş kana karışır. Maksimum kan düzeyine 2 saatte ulaşılır. Ayrıca tadalafil'in yarılanma ömrü, (kan düzeyinin yarı yarıya azalması için gereken süre) rakiplerinden daha uzundur (17.5 saat). Böylelikle tadalafil 36 saat boyunca etkinlik sağlar. Tadalafil'in emilimi yaş, alkol tüketimi veya yemeklerden etkilenmez. Tadalafil 5, 10 ve 20 mg'lık dozlarda kullanılır.
2. Vakum cihazı

Vakum cihazları plastik bir silindir, vakum pompası ve elastik sıkıştırma bandından oluşur. Penise kayganlaştırıcı madde uygulanır.
Penis, silindirin içine sokulur
Silindirden dışarı doğru hava pompalanır. Böylelikle vakum etkisi yaratılır ve sertleşme olur.
Silindirin serbest ucunda bulunan sıkıştırma bandı, sertleşmiş penisin köküne yerleştirilir. Böylelikle sertlik düzeyinin devamı sağlanmış olur.
<LI>Silindir penisten ayrılır. Sıkıştırma bandı, yarım saat süreyle penis üzerinde durabilir. Bant çıkarılıncaya kadar sertleşmeyi devam ettirir. Bu teknik kolaylıkla öğrenilebilir ve pek çok kişi tedaviyle başarılı sonuçlar almıştır.
3. Penis içi enjeksiyon

Korpora kavernozaya ince bir iğne yardımıyla damar genişletici ilaçlar enjekte edilir. Bu ilaçlar penis dokusunu gevşetmek ve damarları genişletmek suretiyle etki eder. Böylelikle ereksiyon halkalarına gelen kan miktarı artar ve sertleşme gerçekleşir. Hasta cinsel ilişkiden 10-15 dakika önce kendine enjeksiyon yapar ve uygun doz ayarlaması neticesinde yaklaşık yarım saat sürecek sertleşme sağlanır.
4. Penis protezi

Penis protezi cerrahi müdahale ile penis içine yerleştirilen iki adet sentetik silindirden oluşur. 2 tip protez kullanılmaktadır. Bükülebilen (malleable), yarı-sert protez ve şişirilebilen protez. Şişirilebilen protezler, penisteki silindirlere ek olarak bir adet pompa ve bir adet rezervuar içerir. Sıvı rezervuarlardan silindirlere pompalanır ve böylelikle penis sertleşir. Pompanın tabanındaki bir düğmeye basmak suretiyle silindirlerde toplanmış sıvı rezervuara geri döner ve penis yumuşar. Penis protezleri daha ziyade yukarıda sıralanan tedavi yöntemlerinden fayda sağlayamayan hasta grubuna uygulanır. Bu grup hastada mutluluk balonu yerleştirilmesi %90'a varan hasta memnuniyeti oranlarıyla sonuçlanmıştır.
PSİKOLOJİK DANIŞMA
Sertleşme sorunu yaşayanlar, neden fiziksel olsa bile psikolojik olarak etkilenecektir. Psikolojik danışma sorunun ortaya çıkarılması ve çözüme kavuşması açısından önemli faydalar sağlar. Özellikle fiziksel nedenlerin nadiren gözüktüğü genç erkek hastalarda, psikolojik danışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
SONUÇ
Sertleşme konusunda yaşanılan her türlü sorunda mutlaka bir doktora başvurulmalı ve mümkün olduğunca doğru ve ayrıntılı bilgi verilmelidir. Aslında bu rahatsızlığın çok yaygın olduğu ve utanılacak bir durum olmadığı bilinmelidir. Her yıl yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkmaktadır ve her türlü sertleşme sorununun tedavisi mümkündür.
İ.Ü. Hasta Okulu Yayınları
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.
Konu igokcek tarafından (07-15-2008 Saat 12:03 ) değiştirilmiştir..
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:27 .
Sağlık Siteleri Buluşma Noktası - www.saglik-siteleri.com
|Dogal tedavi |
AlterNatif TıP |
Bitkisel Tedavi |
GokcekAktar |
Gokcekİksir |
Tonik |
Tentur |
Diyet |
Aloeverabu |
Nonibu |
ZenceFiL |
Vucut |
SifalıBitkiler |
Frmbest |
F.DenizYıldızı |
Frmsever |
Bilgeforum |
Forumsahil |
Turksiteler100 |
|