Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Hastalıklar: A-D

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
  #1 (permalink)  
Alt 07-01-2005, 13:36
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
igokcek is on a distinguished road
Post Diabet, Şeker hastalığı



Diabet, Şeker hastalığı

Şeker hastalığ genelikle endüstri ülkelerinde görülen bir rahatsızlık olup, 1994 verilerine göre Almanyada 4 milyon diabet hastası bugün 7 milyona ulasmıştır. Bunun 6,5 milyonunu Tip 2 veya Yaşlılık diabeti olarak bilinen diabet olup, genelikle 40 yaşından sonra ortaya çıkan türdendir. Bununda % 20?si insulin iğnesi vurulmaktadır. Tip 1 ise diabeti ise çocukluk, gençlik veya ilk olğunluk devrelerinde ortaya çıkar ve ilerler. Diabet pankreas rahatsızlığı nedeniyle ortaya çıkan bir durumdur.

Pankreasın insulin salğılayan langerhals hücrekümelerinin (langerhans istets) tahrip olarak görevinin yapamaz halle gelir. Başka hastalıklarda diabette sebep olabilir ve bunların başında uzun süre kortison alama, sürekli idrar söktürücü ilaçlar (diüretika) alma, gelişmek için hormon hapları alma gibi sebepleri sayabiliriz.


Diabetin belirtileri: oldukce sık idrar yapma (poliuri), aşırı susuzluk çekme (polidipsi) iştahsızlık nedeniyle zayıflama, hastalığın başlanğıcında çok aşırı açlık hissetme, döğülmüş gibi dermansız-, yorğun- ve kuvvetsiz hissetme, ağız kuruması ve geçeleri baldır kramplarını sayabiliriz.


Diabet hastalarında bazı hastalıklarda ortaya çıkabilir ve bunların başında: iyilesmesi çok uzun süren yaralar özeliklede ayak ve baldırlarda, görmebozuklukları, sinirlerin tahrip olması, nedeniyle ayaklarda karıncalanması, kalpenfaktürüsü ve cinsel ikdıdarsızlık ortaya çıkabilir. Sağlıklı bir insanın aç karnına kanındaki glukoz oranı 70-110 mg/dl iken , şeker hastalarında bu en az 126mg/dl?dir. Geniş bilgi için pankreasa bak.

Bir tanıdığım diyabet hastasına doktoru istediğin kadar et yiyebilirsin am tatlı yiyemesin demişti. Oysa tatlı geçici olarak şekeri anlık yükseltir. Hücrelerin, dokuların ve organların yağlanması demk görevini yapamaması demektir. Aşırı hayvansal besinlerle beslenen bir kişin pankreası yağlanma nedeniyle insulin salğılıyabilir mi? Mümkün değildir.

Gökçek İksiri pankreastaki yağlanamayı önler ve insulin salğılamsını dolaylı olarak sağlar. Tabiiki sağlıklı beslenmek şartıtır. Fakat asla peynir yememeli, çünkü iltihaplanmaya sebep olur, siyah çay içmemeli, çünkü bağırsakaları kurutur ve vitaminler, minerller ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler, et ve et mamülerine 5-6 ay alınmaması gerekir, çünkü asidoza sebep olur. Buda birçok hastalığın sebebidir. Gökçek İksiri vücudu curuflar dan artır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik bağırsak, idrar yolları, solunum yolları ve ağız florasını düzenler patalojik bakteri, virüs ve mantarları yokeder vede bağışıklık sistemini güçlendirir.


Gökçek İksiri, Gökçek Tonik, ZYE, Çinko, Ardıçkozalağı-, Tarçın-, Çemen -, Yerelması-, Yulaf-, ZYE-, ve Keten preparatları yardımcı olarak kulanılabilir.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet
Angehängte Grafiken
   

Konu igokcek tarafından (09-09-2008 Saat 11:50 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 06-17-2006, 18:33
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 49
Mesajlar: 109
biroybil is on a distinguished road
Standart Diyabet, cinsel sağlığı

Diyabet, cinsel sağlığı olumsuz etkiliyor

Görsel Sorunlular İçin

İSTANBUL (İHA) - Diyabette uzun bir süre kan şekerinin yüksek olması, büyük ve küçük damarlar ile sinirleri tahrip ediyor ve bu tahribat hangi organda ise ona ait sorunlar görülüyor.

Diyabetin cinsel sağlık üzerinde oluşturduğu bu etki, kadınlarda vajinal kuruluk, cinsel isteksizlik ve enfeksiyonlara neden olurken, erkeklerde daha çok impotans yani cinsel güçsüzlüğe yol açıyor.

Daha çok kalıtım ve hormonsal bozukluklarla ortaya çıkan ve önemli bir sağlık sorunu olan diyabetin görülme sıklığı giderek artıyor. Özellikle son yıllarda kalorili, şekerli ve yağlı yiyeceklerin fazla tüketilmesi bu artıştaki en önemli neden olarak gösteriliyor. Uzun yıllar kontrol edilmeden devam eden diyabette diğer komplikasyonlara paralel olarak cinsel sorunlar da gelişebiliyor. Ancak diyabetin yarattığı cinsel sorunların yaşam kalitesini düşürmesine izin vermemek mümkün. Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, diyabette cinsel sağlığı korumanın yolları ve yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. Tip 1 veya Tip 2 diyabetin kadınlarda seksüel hayatı fiziksel olduğu kadar ruhsal açıdan da etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, "Diyabette libido ve cinsel fonksiyonun her ikisi birden etkilenebilir. Özellikle diyabetin neden olduğu kilo artışı başta olmak üzere bir takım fiziksel değişikliklerin kadınların cinsel hayatında bir takım olumsuzluklar yarattığı söylenebilir" dedi.

Ancak bu sorunların büyük çoğunluğunun basit önlemler veya tedavilerle düzeltilebildiğini kaydeden Yılmaz, "Özellikle iyi glisemi ayarı, bunun gibi birçok sorunu ortadan kaldırıyor. Bizim toplumumuzda kadınlarda diyabetin cinsel sağlık üzerine olan etkisi, erektil disfonksiyon yani sertleşme güçlüğü yaşayan erkeklere göre daha az dile getirilmekte ve irdelenmekte olmasına rağmen sorun hiç de azımsanacak ölçüde değildir" diye konuştu.

Diyabetin kadınlarda en sık neden olduğu cinsel sorunlardan bahseden Prof. Dr. Yılmaz, "Diyabetin kadınların cinsel sağlığı üzerinde yarattığı en önemli etki, enfeksiyonlardır. Vajinal enfeksiyonlar ve üriner sistem enfeksiyonlarına diyabetik kadınlarda, özellikle kan şekerinin yüksek olduğu dönemlerde daha sık rastlanıyor. Vajinal enfeksiyonlar, sıklıkla mantar enfeksiyonları kaşıntı, akıntı ve cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olmakta fakat tedaviye iyi yanıt vermektedirler" şeklinde konuştu. Bir diğer önemli sorunun da vajinal kuruluk olduğunu belirten Yılmaz, "Nöropati bazı kadınlarda cinsel ilişkiyi ağrılı kılıyor ve isteği azaltıyor. Diyabetik kadınlardaki gebe kalma korkusu da cinsel isteksizlik meydana getiren bir diğer neden. Bir de kan şekerinin yüksek düzeyde olması kadınların enerjisinin azalmasına, kadının kendisini sürekli yorgun ve halsiz hissetmesine neden oluyor ve bu durum da cinsel aktiviteyi zorlaştırıyor" dedi.

NE TÜR TEDBİRLER ALINABİLİR

İdrar yolu enfeksiyonları idrarda bulanıklık, kanlı idrar, yanma hissi ve sık idrara çıkma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir jinekoloğa baş vurmak ve enfeksiyonu tedavi etmek gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Yılmaz, "Vajinal kurulukta su bazlı kayganlaştırıcıların kullanılması kuruluğun giderilmesinde etkili olur. Ayrıca hormon replasmanları veya hormonal kremler özellikle menapoz dönemindeki kadınlarda libidonun arttırılması, vajinal elastikiyeti ve kayganlığı düzeltmekte rol oynar. Kadınların bu sorunların üzerine gitmeleri ve basit önlemlerle giderilecek sorunların, cinsel yaşamlarını olumsuz etkilemesine izin vermemeleri gerekir" tavsiyesinde bulundu.

Diyabetin erkekler üzerindeki komplikasyonlarına da değinen Yılmaz, "Bunlar arasında en az tartışılan ve diyabetik erkeklerin hekime başvuru nedenleri arasında hemen hemen en son sıralarda yer alan sorun ise cinsel organ sertleşmesindeki yetersizlik yani iktidarsızlık. Bu sorunun tıp dilindeki karşılığı 'impotans veya erektil disfonksiyon'. Diyabetik olmayan bireylerde de ilerleyen yaşla beraber cinsel aktivitede bir yavaşlama olduğunu belirten uzmanlara göre, tüm impotans nedenlerinin yüzde 40'ının nedenini diyabet oluşturuyor" dedi. Diyabetli bireylerde impotans sıklığının da arttığını ifade eden Yılmaz, "Örneğin tüm diyabetli erkeklerin yaklaşık üçte birinde impotans yakınması vardır. İmpotans sıklığı yaş ilerledikçe, artış gösterir. Örneğin 50 yaşını aşmış diyabetik erkeklerin yarısında, 70 yaşının üzerindekilerin yüzde 70'inde impotans görülür" diye konuştu. Prof. Dr. Yılmaz, diyabetiklerde impotansın bu kadar sık görülmesinin nedenleri ise şöyle açıkladı:

"Öncelikle belirtmek gerekir ki hekimlere başvuran impotanslıların üçte birinde, nedenin tamamen psikolojik olduğu saptanmıştır. Çoğu zaman diyabetin impotansa neden olma olasılığının yüksek olduğunun bilinmesi, kişiyi hiç bir organik neden yokken bile psikolojik olarak olumsuz etkileyerek, cinsel ilişkide sorunlara yol açabilmektedir. Penisteki sertleşme, bireyin psikolojisiyle çok yakından ilişkilidir. Stresin yoğun olduğu veya dikkatin başka alanlarda çok yoğunlaştığı zamanlarda sertleşme gerçekleşmeyecek veya bir cinsel ilişkiyi sürdürecek süre ve düzeyde olamayacaktır. Psikolojik faktörler dışında kontrolsüz diyabetin neden olduğu yaygın damar ve sinir hasarı, vücuttaki tüm organlar gibi cinsel organları da etkiler. Damar sisteminin bozulması sonucu, sertleşmede en önemli faktörlerden biri olan penise kan akımının gelmesi engellenir. Bundan başka sinir sisteminde gelişebilecek bir harabiyet sonrası damarlar penise yeterli kan getirse bile, bu kanın penis içinde hapsedilerek sertleşmenin devamını sağlayamaz".

SORUN ORGANİK YA DA PSİKOLOJİK KÖKENLİ OLABİLİR

Diyabetik bireylerdeki impotansın temel nedenini, kan şekerinin kontrol altında tutulmamasına bağlı gelişen penis damarlarında ve penisin sinir sistemindeki bu gibi hasara bağlayan Yılmaz, "Biz buna organik impotans diyoruz. Yapılması gereken ilk şey, sorunun psikolojik veya organik olup olmadığının ayırt edilmesidir. Bunu tespit etmek de bir hayli basittir. Diyabeti olsun veya olmasın organik bir sorunu olmayan tüm erkeklerde, gece özellikle sabaha karşı uykuda kendiliğinden sertleşmeler gerçekleşir. Gecede yaklaşık 4 - 5 defa oluşan bu sertleşmeler, psikolojik nedenli impotanslarda kaybolmamıştır. Birey, cinsel ilişki sırasında yetersizlikten yakındığı halde, gece oluşan bu sertleşmelerde herhangi bir sorun yoksa, olayın tamamen psikolojik olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu gece sertleşmeleri kaybolmuşsa impotansın organik kaynaklı olduğu düşünülmelidir" şeklinde konuştu. Organik kaynaklı olan impotanslarda sorunun, hormonal düzensizliklerden mi, penis damarlarından veya sinirlerinden mi, yoksa her ikisinin de ortak etki göstermesinden mi ileri geldiğinin yapılan bazı tetkiklerle kolayca anlaşılabildiğini ifade eden Prof. Yılmaz, "Bunu belirlemek, uygulanacak tedavi için de büyük önem taşıyor. Bunların dışında yüksek tansiyon, mide ülseri, bulantı-kusma, kan yağlarındaki yüksekliği düzeltmek ve depresyon veya hipertansiyon tedavisi için kullanılan bazı ilaçların ve alkolün de sertleşme sorununa ve cinsel güçsüzlüğe neden olacağı göz önünde bulundurulmalıdır" dedi.

Diyabetlilerde impotans tedavisi için üç seçenek olduğunu bildiren Prof. Dr. Yılmaz, şunları söyledi:

"Yalnızca psikolojik faktörleri düzeltmek ve impotansa neden olabilecek ilaçları kesmek, bu seçeneklerin başında geliyor. İkinci sırada ise ilaç tedavisi var. Cinsel ilişki öncesi, penis içine ereksiyonu sağlayan ve devam ettiren maddeler enjekte edilmesi, erektil disfonksiyon tedavisinde önemli bir basamaktır. Bu ilaçlar ilişkiden yaklaşık 30 dakika önce yapılırsa etkisini 30 ile 45 dakika devam ettirebilmektedir. Bu ilaçların tek sakıncası ise enjeksiyon için kullanılan bazı preparatların, penis dokularında bozukluklar yapabilmesi ve bazen ereksiyonun istenmeyecek kadar uzun sürmesidir. Son yıllarda cinsel ilişkiden yarım saat önce alınması halinde, etki gösteren tabletler ülkemizde de yaygın olarak kullanılıyor. Ancak bu ilaçların özellikle diyabetik hastalardaki etkinliği ve olumsuz etkileri henüz net olarak aydınlatılmış değil".
Diyabetten kaynaklanan cinsel ilişki güçlüğü ve sertleşme sorunu tedavisindeki son seçenekte ise cerrahi yöntemlerin yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"İlaç tedavisinden cevap alınamayan kişilerde uygulanan bu tedavi, penis içine cerrahi operasyonla, cinsel ilişkiyi sürdürebilecek sertliği gerçekleştiren protez yerleştirilmesi esasına dayanıyor. Bu protezler ise çok basit, fleksibl bir yapıda olabileceği gibi gereğinde tıpkı ereksiyonu taklit eder gibi, yalnızca cinsel ilişki sırasında penisi sertleştirme özelliği gösteren nitelikte de olabiliyor".
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 11-07-2006, 21:43
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
igokcek is on a distinguished road
Standart Şeker Hastalığı Kör Ediyor

Şeker Hastalığı Kör Ediyor

Şeker hastalığının süresi arttıkça gözde hasar yapma riski de artıyor. Şeker hastalığı iyi kontrol edilmemiş hastalar da bu risk daha da yükseliyor.Şeker hastalığının göz sağlığı üzerindeki Memorial Hastanesi Suadiye Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Bölümü?nden Op. Dr. Olcay Şahin anlattı.

Diyabet, insulin eksikliğine veya etkinliğinin azalmasına bağlı kan şekerinin yükselmesiyle (hiperglisemi) karakterize bir hastalıktır. Göz de dahil olmak üzere birçok organda hasar yapabilir. 20 ile 65 yaş arasındaki insanlarda görülen en sık körlük nedenidir.

Kaç çeşit diyabet vardır?
İki çeşit:
İnsuline bağlı diyabet, tip 1 olarak da bilinmektedir. Sıklıkla 10 ile 20 yaşları arasındaki insanlarda gelişmesine rağmen, daha yaşlı insanlarda da ortaya çıkabilir.
İnsuline bağlı olmayan diyabet, tip 2 olarak da bilinmektedir ve sıklıkla 50 ile 70 yaş arasındaki insanlarda gelişir.

Hangi hastalar göz açısından risk altındadır?
Şeker hastalığının süresi arttıkça gözde hasar yapma riski artmaktadır. Şeker hastalığı iyi kontrol edilmemiş hastalar daha yüksek risk altındadır. Bununla birlikte, iyi bir metabolik kontrol gözde hasar yapma riskini ortadan kaldırmamaktadır. Ayrıca, hamilelik, hipertansiyon, böbrek hastalığı ve anemi varlığı şeker hastalarında göz tutulumunu kötü yönde etkileyebilmektedir.

Gözde ne gibi hasar yapmaktadır?
Katarakt, diyabeti olanlarda olmayanlara oranla daha sıklıkla ve daha genç yaşlarda oluşmaktadır. Ayrıca, görme sinirini etkileyebilir ve göz kaslarında felçlere yol açarak paralitik göz kaymasına (şaşılık) yol açabilmektedir.

Diyabetin en önemli komplikasyonu retina tutulumudur. Retinada ödem (su tutulması ), kanama odakları ve yeni damarlanmaya yol açabilmektedir. Bu yeni oluşan hassas damarlar da kanayarak göz içi kanama ve retina dekolmanı oluşturabilmaktedir.

Hastalığın daha ileri evrelerinde de glokom (göz içi basıncının artması ) oluşabilmektedir. Hastalık ve komplikasyonları tedavi edilmezse körlükle sonuçlanabilmektedir.

Hastalar hangi şikayetlerle doktora başvurur?
Hastalarda, genelde yavaşca ilerleyen görme azalması olabileceği gibi ani görme kayıpları da olabilir. Bununla birlikte, hastaların gözlerinde hasar başlamasına karşın görmeyle ilgili hiçbir şikayetleri olmayabilir. Bu da, şeker hastalarının muayenelerinin, diyabet uzmani ile birlikte göz doktoru tarafından yapılmasının önemini göstermektedir. Erken teşhis ve tedavi ve sık kontrollerle birçok diyabetli hastada ciddi görme kayıpları engellenebilmektedir.

Teşhis için yapılan tetkikler nelerdir?
Retinadaki hasarın belirlenmesi ve tedavinin planlanması için fluorescein anjiografisi yapılmaktadır.

Burada, hastanın kolundaki bir damardan boyayıcı bir madde verilerek göz filmleri çekilmektedir. Bu tetkikin göze hiçbir zararı yoktur. Nadir durumlarda, hastalarda kusma, bulantı ve kaşıntı olabilmektedir. Yan etki olarak, deri ve idrar bir gün boyunca sarıya boyanır ve kendiliğinden geçer.

Retina tutulumunda tedavi nedir?
Tedavi, çoğunlukla lazerle yapılmakta ve ana hatlarıyla ikiye ayrılmaktadır. Birincisi, retinada yeni oluşan damarların gerilemesini sağlayacak şekilde lazer yapılarak göz içine kanama, retina dekolmanı ve glokom oluşması engellenir. Çoğu hastada istenilen sonuc elde edilmekle birlikte, bazen yapılan etkin lazer tedavisine rağmen bu komplikasyonlar oluşabilmektedir.

İkincisi, maküla denilen görme merkezinde ödem (su toplanması ) olan hastalarda ödemi azaltmak veya yok etmek için yapılan lazer tedavisidir. Tedaviyi takiben ödem kaybolsa veya azalsa bile görme artmayabilmektedir. Bunun için, bu lezyonlar ne kadar erken tedavi edilirse, görme o kadar iyi düzeyde kalmaktadır. Bununla birlikte, tedavi sonrası görmenin daha iyileştiği veya daha kötüleştiği de olmaktadır.

Lazer tedavisine rağmen göz içine kanama, retina dekolmanı ve glokom olan veya makula ödeminin devam ettiği durumlarda vitrektomi ameliyatı yapılmaktadır. Günümüzde vitrektomi ameliyatlarıyla başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Nelere dikkat edilmelidir?
Diyabetik hastalar görmelerinde azalma olmasını beklemeden göz doktoruna muayane olmaları gerekmektedir. Erken evrede tespit edilen lezyonlar daha etkin ve güvenli bir sekilde tedavi edilebilmektedir.

Kan şekeri düzeyi, hipertansiyon, kolesterol düzeyi ve diğer önemli tetkiklerin de şeker hastalığınızla ilgilenen doktor tarafından kontrol altında tutulması gerekmektedir.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet

Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.

Konu igokcek tarafından (07-15-2008 Saat 11:07 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 04-19-2008, 09:51
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
halil45´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben ankara Keçiören den Halil şeker ve yüksek tansiyon nedeniyle ibrahim beyi aradım.Gökçek iksir ve diabet ve tansiyon çayı karşımı özel bir çay tavsiye etti.İksir ve çayı kullanmaya başladıktan 3 gün sonra kan şekerim normale döndü ve tansiyonum düştü.ibrahim beyi aradım bu iksir ve çayınız bu kadar güçlü ve etkilimi dedim.Evet o kadar etkili dedi ve kendisine teşekkür ettim sağolun beni ilaçlardan kurtardınız.
Evet o kadar etkili ve genelikle kilolu alan kişilerin sadece görünen ense, boyun göbek ve kalca değil iç organlarıda yağlanır.Pankreas yağlanınca pankreas içindeki çok hassas beta hücreleri çok narin olduğundan yeterince insülin salğılıyamaz ve kan şekeri yükselir.Pankreastaki bu yağlanmayı Gökçek İksir eritir ve diabet çayıda pankreasın foksiyonlarını artırır. Yüksek tansiyonunda damarlardaki yağlanma nedeniyle damarların iç yüzeyi yağlanır ve damarlar daralır. Nasıl ki kireçli bir su borularının iç yüzeyinde birikir ve ve su geçmez hale gelirse damarlarda yağlanma nedeniyle daralı ve kan damarlara sığmadığından tansiyon yükselir.Gökçek İksir ve damarların iç yüzeyindeki yağları eritir ve böylece tansiyon normale döner.Peynir, sucuk, salam, sosis, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyeck ve içecekler vücutta yağlanmalara sebep olur.Doğru beslenmek çok önemlidir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Vitiligo, beyaz leke hastalığı igokcek Hastalıklar: P-Z 14 07-24-2008 10:29
Sedef hastalığı, psoriasis: igokcek Hastalıklar: P-Z 7 07-23-2008 09:43
Zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı: igokcek Hastalıklar: P-Z 11 11-19-2007 10:11
Alzheimer hastalığı, demans, dement, bunama igokcek Hastalıklar: A-D 2 03-03-2007 14:25


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:29 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0

Sağlık Siteleri Buluşma Noktası - www.saglik-siteleri.com

|Dogal tedavi | AlterNatif TıP | Bitkisel Tedavi | GokcekAktar | Gokcekİksir | Tonik | Tentur | Diyet | Aloeverabu | Nonibu | ZenceFiL | Vucut | SifalıBitkiler | Frmbest | F.DenizYıldızı | Frmsever | Bilgeforum | Forumsahil | Turksiteler100 |