 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Sağlık
> Hastalıklar: A-D
|
Bel fıtığı, disk hernisi:
|
|
|

07-01-2005, 13:44
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Bel fıtığı, disk hernisi:
Alıntı:
|
igokcek´isimli üyeden Alıntı
Metin bey
Bel fıtığına karşı Gökçek İksiri artı Gökçek Kemik çayı iyi gelir, şayet çok geç kalınmadı ise tabii doğru hareket etmesini öğrenmesiz gerekir. Yani omurlara zarar vermeden hareket etmesini öğrenmelisiniz bunun içinde fizyoterapislerden ders almanız gerekir. Bel Fıtığı ilerlemişse o zmanda somon balığı ile tedavi mümkündür.
Yakinenen tanıdğımım Metin bey bel ağrısından artık doğru dürüst yürüymez ve çalışamaz olmuştu. Frankfurt havalanında çalışan Metin beyin durumu çok perişandı, sürekli uçaklara bavul indirip bindirmekten bel fıtığı olmuştu. Ben ona gel ben seni tedavi ederim dediysemde pek inanmadı. Ve benim doktorum çok iyi bir uzman diyerek nazikce reddeti. Fakat ağrılardan doktoru ona çelik korse yazmıştı ve çelik korsede takınca bir tarafı terlerken diğer tarafı donuyor ve sonra teri soğuyunca daha kötü oluyormuş. Bana artık bir de senin tedavi yöntemini denemek istiyorum dedi.
20 cm eninde 20 cm uzunluğunda, yani kara şeklinde 1 cm kalınlığında bir somoın balığı aldırdım. Balığı ağrıyan L 4-5 omurlarının üzerine kodum ve belini plastik floiye ile sardım. İki çift kalın spor elbiseler giydirdim ve 24 saat üzşütmemesini söyledim. Birgün sonra geldiğimde kırmızı somon balığı beyaz bir renk almıştı onu çıkardık arkadaş duş aldı ve iyileşmişti. Ben ona 2-3 ay dikkat etmesini çünkü balıktaki fosforun omurlara tarafından emildiğini omurlardaki kalsiyumun azaldığı ve fosforun çoğaldığını bu nedenle ağır kaldırmamasını ve 2-3 ay Gökçek İksir ve kemik çayı içmesini söyledim. Kemik çayı ve Gökçek İksir Omurları ve diski güçlendirir. Metin bey iyileşti.
Antalyaya izine gittiğinde hanımı yeni bir çamaşır makinesi aldırmış. Damadı ve yegenleri çamaşır makinesi çok ağır diye mızmızlanınca o tek başına çamaşır makinesinin altına girmiş ve tabii yine aynı yerden belini incitmiş ve bel fıtığına yakalanmış. İzinden döndüğünde yine perişandı ne oldu dedim. Hiç sorma 55 yaşında delikanlılık tasladık belimizi incittik. Bana bir daha yardım etsen memeun olurum dedi. Ve tabii aynı işlemi yeniden yaptık. Metin bey yine iyileşti. Tabii bu sefer akılandı.
|

Bel fıtığı, disk hernisi:
Disk iki kısımdan oluşur. Diskin ortasındaki kısım jelatin gibi yumşak ve etrafındaki anulus fibrosus halka şeklinde bunu sarmıştır. Disk genç insanlarda bir mukoglukosakkaridtürevi olan glikosaminoglikanlardan olaşur.Bu madde suyu kendine çeker ve bağlar, böylece elastik bir yapıya sahip olur. Diskte damar ve sinir yoktur, yani onun beslenmesi farklıdır. Hareket etikce omurlardan ihtiyacı olan sıvıyı alır. Kişi yaşlandıkca glikosaminoglikan yerine bir polisakkarid-protein kompleksi olan dermatan sulfat oluşur. Dermatan sulfat suyu kendine daha az çeker ve bağlar. Bu nedenlede diskin ortsındaki nukleus pulposus kısmı büzülür.
Disk hernisi (bel fıtığı ) nedir?
Bel fıtığı genelikle belde (lomber bölgesi) ve az olarakta boyunda görülürse bunada boyun fıtığı denir. Bel fıtığı genelikle 30-50 yaşları arasında görülür, belde sıkca görülmasinin sebebi buraya aşırı ağırlığın yüklenmesidir. Diskin ortasındaki jelatinimsi kısmdan kopan parçalara sequester denir ve bunlar genelikle sinirleri sıkıştırararak ağrıyasebep olurlar.
Disk sarkması (prolapsus):
Diskin basınca dayanamıyarak bir kısmınn spinal (omur) kanala doğru sarkması nedenyle spinal kanaldan geçen sinir demetleri sıkışır. Buda zamanla iltihaplanmalara ve ağrılara sebep olur. Diskin normal kalınlığı 4-6 mm?dir, şayet disk kendi tabii yapısını korursaki, bu genelikle mümkün değildir.
Diskin sarkmadan önce çıkıntı yapması (protrusion):
Disk etrafındaki kısmın gevşemesi nedeniyle ortasındeki jelatinimsi tbaka üzerinde aşırı basınç biner ve buna dayanamayan jelatin hafif çıkıntı yapar. Bu çıkıntı sinirlri sıkıştırır ve buda sinirsel ağrılara sebep olur. Diskin sarkması (prolapsus) veya diskin çıkıntı yapmasının (protrusion) birçok sebebi olabilir. Bunların başında yaşlanma aradoku zafiyeti ve kazalar belfıtığının oluşmasında en büyük etkenlerdir.
Bel fıtığının belirtileri (semptom):
Bel fıtığı bazen kendini beli etmeden yavaş yavaş ilerleyebilir, bazende omurlardan çıkan sinirleri veya omur içinden geçen sinir demetini sıkıştırtırarrak rahatsızlıklara sebep olur.
1-) Sinir köklerinin sıkışmasıyla ortaya çıkan rahatsızlıklar: Kol veya bacaklardaçok yoğun bir ağrı, karıncalanma veya uyuşukluk gibi durumlar ortaya çıkar. Siyatik olarak bilinen rahatsızlıkta belden ayaklara kadar uzanana sinir sıkışması sonucu oluşur.
2-) Omuriliğinin sıkışması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklar:
Omuriliğinin sıkışması sonucu kol ve bacaklardaki rahatsızlıkların yanında mesane, makat ve cinsel organlarda uyuşukluk hissedilir. Budurumda mutlaka doktora gidilmelidir.
3-) Sinir demetinin (cauda equina) sıkışması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklar. Buna kısaca cauda sendromuda denir: Sinir demetinin sıkışması sonucu mesane ve son bağırsak (rektum) artık konturol edilemez. Cinsel organlarda ve bacaklarda felç görülebilir. Bu durumda mutlaka doktora baş vurulmalıdır.
Bel fıtığının teşhisi:
Hastalığın geçmişinin (anamnez) doktor tarafında iyi bilinmesi gerekir, böylece doktor hastalığın hangi aşamada olduğu tesbitedilir, fakat bazen buda yeterli gelmeyebilir. Bu nedenle komputertomografi, röntgen veya MR?ın çekilmesi gerekebilir. Ancak bu şekilde hastalığın hangi devrede olduğu anlaşılır ve ona uygun bir tedavi uygulanır.
Ne gibi tetbirler alınabilir?
Omurgada problem çıkması omuz, sırt ve bel kaslarının durumuna çok bağlıdır, çünkü kaslar sağlam güçlü oldukca omurlara düşen yükte azalır.
1-) İş yerinde band veya masa başında çalışırken beli fazla zorlamadan çalışma imkanı ayarlanmalıdır.
2-) Fazla kilolar omurlar için çok büyük ağırlık oluşturur, bunedenlefazla kilolardan kaçınılmalıdır.
3-) Sandelyeye oturunca doğru oturmak gerek aşırı öne, yanlara veya arkaya sarkmak bele zarar verebilir.
4-) Ağır yükleri ya yalınız kaldırmamalı veya parça parça kaldırmalıdır.
5-) Ağır yükü kaldırırken kesinlikle bacakları düz tutarak eğilip kalkılmalıdır.
6-) Taşına yükün tek taraflı taşınmaması gerekir.
7-) Yükün mümkün oldukca vücuda yapışık taşınması daha uygundur.
Bel fıtığını tedavisi:
Bel fıtığı felç veya mesana rahatsızlığına sebep olmuyorsa öncelikle ilaçlarda veya masjlarda tedavi denemesi yapılır. Şayet ağrılar artar ve felç olma tehlikesi belirince o zaman mutlaka amaliyat gerekir. Diskten kopan jelatin zamanla kuruyarak büzülür ve buda ağrıların iyileşmesine veya azmasına sebep olur. Bu durumun düzelmemesi halinde doktora gitmek gerekir.
Hastanın amaliyat olması veya olmaması uzman doktorlarının vereceği karara bağlıdır.
1-) Ağır felç veya felç olma durumunun arması halinde mutlaka amaliyat gerekir.
2-) Sinir demetinin (cauda equina) sıkışması halinde mutlaka amaliyat gerekir.
3-) Ağrılar azalıyor felç olma durumu artıyorsa amaliyat gerekir.
4-) Omurilik üzerinde basınç (sıkışma) oluyorsa amaliyat gerekir.
Amaliyat gerektirmeyen durumlarda ise Gökçek İksiri, Gökçek Tonik, ısırgan-, harpa-, söğüt-, ayrıkkökü-, civanpercemi-, ve atkuyruğuotu preparatları ile tedavi yapılabilir. Ayrıca balıkla tedavide yapılabilir, fakat balıkla tedavi için işin uzmanı olmak gerekir.
Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu curuflar'dan arıtır, itihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü allerjiyi iyileştir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (09-09-2008 Saat 08:34 ) değiştirilmiştir..
|

09-08-2007, 09:47
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Bel ağrılarını önemseyin
Bel ağrılarını önemseyin
MUĞLA (İHA) - Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Sedat Kiraz, bel ağrısıyla ortaya çıkan omurga romatizmalarında erken teşhisin kalıcı sakatlıkları önlediğini söyledi.
Her bel ağrısının omurga romatizması anlamına gelmediğini anlatan Kiraz, ancak uzun süreli bel ağrılarının önemsenmesi gerektiğini anlattı. Hekimlerin gereğinden fazla MR ve tomografi talep ettiğini savunan Kiraz, "İstanbul'da MR aleti sayısı tüm Fransa'dakinden daha fazla" dedi.
Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı Ölüdeniz beldesinde başlayan Romatoloji Kongresi'nin açılışında düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof.Dr. Kiraz, bel ağrıları ve omurga romatizması konusunda bilgi verdi. Aynı zamanda Romatoloji Kongresi Düzenleme Kurulu Üyesi olan Prof.Dr. Kiraz, bel ağrısı sorununun toplumda çok sık karşılaşılan bir rahatsızlık olduğunu ifade ederek, neredeyse bel ağrısı şikayeti olmayan kimse bulunmadığını anlattı. Ancak her bel ağrısının komplike nedenlerle ortaya çıkmadığını anlatan Kiraz, şöyle konuştu: "Ağrıların büyük bir kısmı yüzde 90 kadarı basit bel ağrısı dediğimiz yumuşak dokulardan kaynaklanan nedenle ortaya çıkabiliyor. Çoğu tedavi etmeseniz ya da basit ağrı kesicilerle geçebiliyor"
Doktorların tüm bel ağrısı şikayetleri için MR ve tomografi çekilmesini talep etmesini eleştiren Prof.Dr. Kiraz, şöyle konuştu: "Her bel ağrısı olan hasta hekime gittiğinde muhakkak bir tomografi hatta MR çekiliyor. İstanbul'da MR aletinin sayısı tüm Fransa'dakinden daha fazla. Hekim çok gereğinden fazla ve gereksiz yere MR isteyebiliyor. Bunu hekim isteyebiliyor ya da hastalar hekimi bunu istemeye zorlayabiliyor. Hastaların büyük bir kısmı bize elinde kalınca bir dosya, filmler ve bir sürü tetkikle geliyor. Ama baktığımızda hepimizde olabilecek ufak tefek bel rahatsızlıkları var. MR istenecek bir rahatsızlık yok. Basit bel ağrısı dediğimiz basit önlem veya ilaçlarla geçebilecek bel ağrısı bunlar."
Prof.Dr. Kiraz, basit bel ağrılarının dışında uzun süreli bel ağrıları ile ortaya çıkan ve 'omurga romatizması' olarak bilinen 'Ankilozan Spondilit' hastalığının önemsenmesi gerektiğini ifade etti. Tüm bel ağrılarının içinde omurga romatizmasına bağlı bel ağrılarının yüzde 5'ini oluşturduğunu anlatan Kiraz, erken teşhisin kalıcı sakatlıkları önlediğini söyledi. Kiraz, büyük bir kısmı değil ama toplum geneline vurduğumuzda bu oranın toplum genelinde yüzde 1 ile 2'lere çıkabildiğini söyledi.
Ülkemizde bununla ilgili İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi'nin yaptığı bir çalışma olduğunu belirten Kiraz, şöyle konuştu: "Onların değerlendirmesinde yüzde 0.5 ile yüzde 1 gibi sıklıkta Ankilozan Spondilit Türk toplumunda görülüyor. Ankilozan spondilitin en önemli bulgusu; bel ağrısı gerçekten sinsi başlıyor ve bu genç yaşların hastalığı. Genç bir erkekte ortaya çıkan bel ağrısı özellikle gece uykudan uyandıran ve sabah kalktığında belinde tutukluluk tarzında ise bunu ciddiye almak gerekir. Bu tutukluk bir saati aşkın sürüyorsa, hareket ve egzersiz ile bu tutukluk rahatlıyorsa bunda ön planda ankilozan spondiliti düşünmek lazım, özellikle hasta 40 yaşından daha genç ise önemsemek gerekir."
Ankilozan spondilitin erken tanısının öneminin çok büyük olduğunu anlatan Kiraz, şöyle konuştu: "Erken tanı olursa tedaviye erken başlıyoruz, bir takım kalıcı sakatlıkların ortaya çıkmasını engelleyebiliyoruz. Bunun içinde elimizde ilaçlarımız var, bir kısmı uzun daha basit olabilen maliyeti daha düşük ilaçlar. Ama bir kısmı gerçekten dirençli hastalarda kullandığımız daha maliyetli ilaçlardır. Erken tanı kalıcı sakatlıkların gelişmesini engelliyor. Yoksa Ahmet Mete Işıkara durumuna gelmiş bir hastada bir takım kaybedilmiş fonksiyonları geri almak oldukça zor. Bildiğimiz, kullandığımız klasik ilaçların dışında ankilozan spondilitte özellikle hastanın kendisinin yapacağı ev egzersizleri ya da kısa süreli egzersiz programları, grup terapilerinin de oldukça yararlı olduğunu biliyoruz."
Hastalara mümkün olduğunca hareketliliği önerdiklerini anlatan Kiraz, sözlerini şöyle tamamladı: "İlaçları yadsımamak lazım, kullandığımız ilaçlar da hastalığı baskı altına alıyor ve hastalığın gelişimini yavaşlatıyor hatta durdurabiliyor. Sadece beli tutmuyor, boyun bölgesi, omurganın hepsi dışında kalça eklemi başta olmak üzere periferik eklemler dediğimiz eklemlerde de tutuluşa sebep olabiliyor. Eğer iyi tedavi edilmezse oralarda da kalıcı sakatlık ortaya çıkabiliyor, hatta zaman zaman kalça
tutulumunda hastalar genç yaşta kalça eklemini değiştirilmesine kadar gidebiliyor."
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.
Konu igokcek tarafından (07-15-2008 Saat 10:28 ) değiştirilmiştir..
|

09-18-2007, 01:42
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 1
|
|
belfitigi
selam bende belfitigi var neyapabilirim yillardir tedavi oluyorum faydasi yok
|

09-18-2007, 07:59
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Bel fıtığına karşı Gökçek İksir ve kemeik çayı iyi gelir şayet problem çok ilerlememişse, ağır durumlarda ise somon balığı ile tedavisi mümkündür.
|

06-09-2008, 10:51
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Alıntı:
angel18´isimli üyeden Alıntı
Ben bu yazıyı babam yaz dediği için yazıyorum.Yazı yazarsak babam bir paket çay hediye alacakmış.Babam 55 yaşında ve yıllardır belfıtığıdan dolayı acı çekiyor.Babam bel ağrısından uyuyamıyordu.Diskin içindeki jeletinimsi tabaka dışarı doğru çıkmış ve sinirleri sıkştırmışDoktorları mutlaka amaliyat dediler.Ben internette araştırdım ibrahim beyin dogaltedavi sitesini gördüm.Babama bahsetim o da iksir ve kemik çayı aldı kullandı.6 hafta oluyor kullanalı.Durumu çok çok iyi, eskiden ağrılardan acılardan kıvranıyor ve ağrı kesici haplar kullanıyordu şimdi.Bu hapları bıraktı.İbrahim amca çok çok teşekkür ederiz.
|
Bel fıtığını bu kadar kısa sürede iyileşmesi çok güzel bir gelişme, fakat yinede 3-4 ay Gökçek İksir ve kemik çayına devam etmeniz gerekiyor.
|

06-19-2008, 11:24
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Alıntı:
çetin68´isimli üyeden Alıntı
Babam 72 yaşında ve bel fıtığından 2 defa amaliyat oldu, şimdi son bir kaç yıldır durumu yine kötüleşti.Doktor doktor gezdiriyoruz, kalbi zayıf bu durumda amaliyat olamaz dediler.Sürekli götürdüğümüz doktoru ben böyle rahatszılıkları olan bir kaç hastayı ibrahim beye gönderdim.Alternatif metotlarla iyileştirdi bir de onu deneyin dedi.Bize adresini verdi ibrahim beyi bulduk bel fıtığına karşı gökçek iksir ve kemik çayı ile iyileştiririz kabızlığa karşı ise tonik iyi gelir dedi.Problem değil, fakat durumu çok ağırsa o zaman balık tedavisi uygularız dedi.İksir ve kemik çayını babam 6 hafta kullandı durumunda % 50 iyileşme oldu.Ama babam illa balık tedavisi ben bu ağrılara daha fazla dayanamıyacağım deyince.Somon balığı ve foliye aldık ibrahim beyi çağırdık.Sağolsun geldi ve balığı sardı.Balık 24 saat sarılı kaldıktan sonra çıkardık ve babama duş yaptırdık.Şimdi durumum çok daha iyi diyor ve ibrahim beye dua ediyor.Bel fıtığı ve kalp rahatszılığı yanında sürekli kabızlıkta vardı.Kabızlığının düzelmesi içinse 5 şişe tonik kullandı.Haftada bir şişe tonik içti.
|
Evet yarım saate gider geliriz dediler sağolsunlar 3,5 saate ancak gidip gelebilidik.Böylece Kartal'ın nerde odluğunuda öğrendik.Sabrederse hastanız tedavisi yavaş yavaş % 100 iyileşmeyle sonuçlanır.Biraz sabır.
|

09-05-2008, 02:14
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 1
|
|
Yazınızı Okudum
Merhabalar ben ahmet 32 yaşındayım. 2 Yıl önce bel rahatsızlığımdan dolayı tamografi çektirdim. Şikayetim bel ağrısı ile birlikte Sol ayağımın aşırı yorulması idi, ve sol kolumun. Tomografi sonucunda doktor bana Disk 1 ve Disk 2 de sinir sıkışması olduğunu söyledi tedavi için fizik tedaviyi tavsiye etti veya kaplıcalara sıcak sulara gidersem belirli dönemler rahatlayacağımı söyledi. Konum icabı o dediklerini yapamadım ve şuan cidden uyuyamıyorum sancılardan. Gece yatıyorum belirli bi süre herşey normal sonra sol kolum ve bacağım buz gibi oluyor ve sancı başlıyor. Yukarda yazdığınız tedaviyi uygulayabilirmiyim? veya tavsiyeniz nelerdir, Şimdiden Teşekkür ederim.
( Halı sahada haftada 2 kez maç yapıyorum bu zararlımıdır veya faydalamı ? )
|

09-05-2008, 18:38
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Alıntı:
hKm´isimli üyeden Alıntı
Merhabalar ben ahmet 32 yaşındayım. 2 Yıl önce bel rahatsızlığımdan dolayı tamografi çektirdim. Şikayetim bel ağrısı ile birlikte Sol ayağımın aşırı yorulması idi, ve sol kolumun. Tomografi sonucunda doktor bana Disk 1 ve Disk 2 de sinir sıkışması olduğunu söyledi tedavi için fizik tedaviyi tavsiye etti veya kaplıcalara sıcak sulara gidersem belirli dönemler rahatlayacağımı söyledi. Konum icabı o dediklerini yapamadım ve şuan cidden uyuyamıyorum sancılardan. Gece yatıyorum belirli bi süre herşey normal sonra sol kolum ve bacağım buz gibi oluyor ve sancı başlıyor. Yukarda yazdığınız tedaviyi uygulayabilirmiyim? veya tavsiyeniz nelerdir, Şimdiden Teşekkür ederim.
( Halı sahada haftada 2 kez maç yapıyorum bu zararlımıdır veya faydalamı ? )
|
Gökçek İksir ve Kemik çayı ile iyileşirisniz mide ve bağırsakalrda problem varsa o zaman Gökçek Tonikte gerekir.
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevaplar |
son Mesaj |
|
Balıkla tedavi:
|
igokcek |
Alternatif Tıp |
3 |
07-17-2005 01:06 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:45 .
Sağlık Siteleri Buluşma Noktası - www.saglik-siteleri.com
|Dogal tedavi |
AlterNatif TıP |
Bitkisel Tedavi |
GokcekAktar |
Gokcekİksir |
Tonik |
Tentur |
Diyet |
Aloeverabu |
Nonibu |
ZenceFiL |
Vucut |
SifalıBitkiler |
Frmbest |
F.DenizYıldızı |
Frmsever |
Bilgeforum |
Forumsahil |
Turksiteler100 |
|