![]() |
|
|||
|
Alıntı:
|
|
|||
|
Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz
alttaki iki resim maya mantarı candida albicansa ve alttaki resim küf mantarına aittir ![]() ![]() Mantar:Ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar akla gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen daha da tehlikeli olan deri, nefes yolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz. Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayrılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, …) ve de maya mantarı candida albicansa, …) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşayamaz. Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerleşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir. Son yıllarda Almanya da sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu ![]() ![]() kadar çok yayılabildiği ve nasıl olup ta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek bir şey yazılmıyor. İşte burada bu konu mantarların yayılmasına antibiyotik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yok edici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz. Küf mantarı hem faydalı hem de zararlıdır. a-) Faydaları: 1-) Tabiattaki artık maddeleri çürütür ve toprağa dönüştürür. 2-) Hayvan ve bitli artıkları ve ölüsünü ve de insanın artıklarını toprağa dönüştürtür. 3-) İmalat sanayinde üretim aracı olarak kullanılır. 4-) Vitaminler, enzimler ve antibiyotikler üretiminde kullanılır. b-) Zararları: 1-) Odun, tekstil, kağıt ve besinleri tahrip ederek milyarlarca zarara sebep olur. 2-) Bitki hastalıklarının baş sorumlusu olup, meyve ve sebzeleri tahrip eder ve milyarlarca zarara sebep olur. 3-) İnsan ve hayvanlarda enfeksiyon ve alerji başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur. 4-) Küf mantarlarının ürettikleri zehirler (mikotoksinler) kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar. Mantar türleri: Mantarlar likenlerle birlikte yaşarlar. Likenler fotosentezle karbonhidratları üretirler ve mantarlarda su ve mineralleri likenlere sunarlar. Böylece problemsiz birlikte yaşarlar. Antibiyotik ilaçların %25’inin küf mantarından elde edilir. Bu nedenle antibiyotik ilaçlar küf mantarlarının gelişmesi ve yayılması için ideal ortam oluştururlar. a-) Maya mantarları: Candida albicansa ve kryptokokken en önemlileridir. b-) Küf mantarları: Aspergillus türleri, penicillum, mucor, botrytis, fusarium, alternaria ve cladosporium türleri en önemlileridir. Mantarların yayılışı: 1-) Besinlerle küf mantarları yayılır. 2-) Kimyasal ilaçlar küf mantarlarının yayılmasına sebep olurlar, örneğin penisilin küf mantarından elde edilmiştir. 3-) Ağır metaller: Bakır ve civa gibi küf mantarlarının yayılmasına sebep olur örneğin eskiden bakır kaplarla yenen yemeklerden dolayı sık sık zehirlenmeler olmuştur. 4-) Küf mantarını teneffüs ederek zehirlenme Küf mantarı nerede bulunur? Ahırlar, hayvan bulunan evler, hayvan yemleri, tahıl ambarları, nemli veya yaş odalar, ev tozu, eski koltuklar, eski döşeme, tam olarak kurumamış yeni binalar, ağaç mobilya ve laminat gibi tahta döşemelerde kullanılan kimyasal ilaçlar, mutfak, besin depolanan kilerler, klimalar, nemli havanın olduğu mekanlar, süs bitkileri, bitki artıkları, sabunlar ve kozmetik maddeler, diş macunları, kimyasal ilaçlardan:Antibiyotikler, antialerjikler, antihistaminikler, kortizon ve mide-bağırsak ilaçları küf mantarları içerirler. Ayrıca kimyasal metotlarla hazırlanan ilaçlar örneğin B12-Vitamini, penisilin vb. Küf mantarlarından elde edilir. Buda fayda yerine zarar verir. Bu nedenle doğal yollarla vitamin alınması ve antibiyotikler yerine Gökçek İksiri alınması daha uygundur. Mantar hastalıkları: Deri, tırnak ve ayakta görülen mantar türleri genellikle mukozada mantar olduğuna işarettir. Küf mantarları nefes yolları ve sindirim sistemine, özelliklede mide-bağırsak mukozasına yerleşirler. Nefes yollarına yerleşmişse alerji, astım, alerjik bronşit ve mide-bağırsak mukozasına yerleşmişse besin alerjisi, migren, depresyon, hormon anormallikleri ve de mide-bağırsak rahatsızlıklarına sebep olurlar. Mikotoksinler (mantar zehirleri): Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besin alerjisi, kronik bağırsak ile. (enterit), kalın bağırsak ilt. (kolit), kalın bağırsak ülseri, psödo-alerji, alerji, alerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çocuklarda hiperaktifiteye neden olur. Buna karşı kullanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık daha da karmaşık bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı tahrip eder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir. Mikotoksinler, mantar zehirleri: Küf mantarının zehirlerini yani mikotoksinleri üretmesi besin maddeleri ve hayvan yemleri ile mümkündür. Nemli ekmek hemen küflenirken , kuru ekmek asla küflenmez. Küf mantarı 0-40 derece arasında her zaman mikotoksin salgılayabilir. Küf mantarının mikotoksin üretimi durdurulamaz, fakat besinler hazırlanırken dikkat edilirse küf mantarının yayılması önlenir. En tehlikeli çavdar mahmuzu mantarıdır. Bu mantar ishal, kusma, bulantı, baş ağrısı, organların ölmesi, sinirlerin tahrip olması, kaslarda karıncalanma, kramplar, sara vb. Rahatsızlıklara sebep olur. Küf mantarının en önemlileri: 1-) Aspergillus flavus 2-) Aspergillus fumigatus 3-) Aspergitus niger Bunlar çok tehlikeli mikotoksik maddeler olan: Aflotoksin B1, G1, M1, Patulin, Ocratoksin A, Kojiasidi (Cojiasidi) ve Penisilin asidi üretirler. Bu mikotoksinler: Tansiyon düşürücü, mutajen, teratojen, kanserojen, ce nefrotoksik etkiye sahiptirler. Küf mantarlarının ürettiği bazı zehirler ise östrojen (dişilik hormonu) gibi etkiye sahiptirler. Mikotoksikozlar (Mikotoksinlerin sebep olabileceği hastalıklar): İshal, kusma, mide ağrısı, ağız ve yutakta yanma, kas krampları, nefes alış-verişlerini felce uğratma, nabız zafiyeti, titreme, üşüme, eklem ağrıları, bazı uzuvlarda uyuşukluk, nefes darlığı, sara, hafıza kaybı, koma, romatizma, MS (multiple skleroz), Parkinson hastalığı, Lupuserythematodes (kılcal damarlardaki patolojik değişiklikler, kronik yorgunluk, hormon anormallikleri vb hastalıklar. Mikotoksikoz türleri: a-) Eksojenik (harici) nedenlerle ortaya çıkan Mikotoksikozlar: 1-) Küf mantarının yayılması, örneğin: Orman, tahıl tarlaları ve binalar 2-) Kimyasal ilaçlar ve ağır metaller, örneğin haşerelere karşı kullanılan ilaçlar. b-) Endojenik (dahili) Mikotoksikozlar: 1-) Mikotoksin içeren ilaçlar 2-) Antimikozitikalar (mantarlara karşı kullanılan ilaçlar) 3-) Küf mantarlarının ürettiği besinler Bunlardan eksojenik mikotoksikozları tedavi etmek kolaydır, fakat endojenik Mikotoksikozlar çok problem yaratabilir. Endojenik Mikotoksikozlar primeri (birinci) ve sekodori (ikinci) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer Mikotoksikozlar direkt olarak küf mantarları tarafından sebep olunan rahatsızlıklar olurken sekonderi Mikotoksikozlar ayrıca bağırsakların, özelliklede ince bağırsağın tahrip olması nedeniyle daha kompleks bir durum ortaya çıkar. Mantarların semptomu (belirtileri) [/ 1-) Maya mantarları şeker ve karbonhidratlarla beslenir ve bunlarda ürettiği zehirli gazlar şişkinlik yapar. 2-) Nefes darlığı ve kalp rahatsızlıkları: Karındaki gaz,diyaframı yukarı doğru kaldırır. Sıkışan akciğer nedeniyle nefes darlığı ve sıkışan kalp nedeniyle de kalp rahatsızlıkları görülür. 3-) Dişeti ve dilde beyaz tabakalar oluşur fırçalama ve yıkama ile geçse de yenide oluşur. 4-) Deride kaşıntıya sebep olur. 5-) Bağırsak mantarlarının aşırı şeker tüketmesi nedeniyle kişinin kanında şeker yetersizliği görülür. Vücudun şeker ihtiyacı giderilemediğinden kişi sürekli şekerli maddeler yer. Sürekli yemek yeme nedeniyle kişi kilo alır ama kilo veremez, bu nedenlede diyetler işe yaramaz.Bazı kişilerde aşırı şişmalığa sebep olur. 6-) Bağırsaklardaki mantarlar faydalı bakterileri yavaş yavaş yok ederek yerini alı. Bu nedenle de kişide kabızlık, ishal vb. Rahatsızlıklar ortaya çıkar.Bu mantarlar sonra idrar yollarına geçer. 7-) Kişi alkol içmediği halde ağzı alkol kokuyorsa buna bağırsak mantarlarının sebep olduğu alkol üretimindendir. 8-) Kronik mesane ve vajina iltihaplanması:Antibiyotik ilaçlar bakterileri öldürürken mantarların yayılmasına neden olur. Böylece daha tehlikeli ve sık sık iltihaplanmalar görülür. 9-) Eklem ve kas ağrıları: Mantarların salgıladığı mikotoksinler eklem ve kaslarda yoğunlaşarak ağrılara sebep olur. Bu ağrıların romatizmadan mı mikotoksinlerden mi olduğu anlaşılamaz. 10-)Yorgun dermansız ve konsantre olamama: Vücut sürekli mantarlar ve zehirleri (mikotoksikler) ile uğraşmaktan kendini regenerasyon (yenileme) yapamaz ve kişi genellikle yorgun olur ve konsantre olamaz. 11-) Cinsel isteksizlik: Kişide enerji yetersizliği olduğundan, buda cinsel isteksizliğe sebep olur. Ayrıca mantarların salgıladığı mikotoksinler hormon benzeri etkiye sebep olduğundan kadınlarda kısırlığa dahi sebep olabilir.Mantarlar doğum kontrol hapları ile daha da çok yayılırlar ,çünkü bu onların besinin oluşturur. Mantarlar her insanda başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle bu hastanın rahatsızlığı şu değil denemez. Kendini teşhisetme: 1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal 2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık 3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu, dişte ve dilde beyazımsı veya sarımsı beyaz pas gibi bir tabaka 4-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsentre olamama 5-) Unutkanlık, isterksizlik 6-) Aşırı tatlı yeme isteği 7-) Kaskarın titremsi ve aşırı aclık duygusu 8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması 9-) Ense ağrısı 10-) Eklem ağrısı ve şişmesi 11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma, 12-) Küf gibi pis bir koku 13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle 14-) Mesane iltihaplanması 15-) Prostat iltihaplanması 16-) Cinsel isteksizlik 17-) Şişmanlığa sebep olur, çünkü glikozu tahrip eder ve kişi sürekli fazla yemek zorunda kalır ve diyetle zayıflaması mümkün değildir. 18-) Nihayet alerji, kaşıntı ve kurdeşene sebep olur.Bunlar dan birkaçı görülürse mantar olbilir. Bağırsaklar da ki mantarlar çoğalırsa kaşıntı alerji ve kurdeşen gibi bir çok rahatsızlık ortaya çıkar.Şayet dilinizin üzerinde ve ortasında veya gerisinde beyazımsı veya sarımsı bir tabaka varsa bağırsaklarınızda mantar var demektir.Bağırsaklarda ki mantarlar ve de midede ki halikobakter pylori toksik maddeler üretir. Zehirli gazlar, zehirli alkoller ve biyojen aminler gibi. Biyojen aminlerden histamin alerjinin sebebidir. Histamin ve kortizon her zaman dengeli üretilir.Mantarlar ve bakteriler tarafından üretilen fazladan histamin alerjiye sebep olur.Alerjiyi önlmek için antihistamikler veya kortizonlu ilaçlar kulanılır ki, bu sivri sinekleri tek tek öldürmek gibidir.Bağırsak mantarları ve gastrite sebep olan halikobakter pylori yokedilirse o zaman bataklık kurutulmuş olur.Gökçek Tonik ve Gökçek İksir bataklığı kurutacak tek üründür.Bağırsaklardaki zararlı bakteri ve mantarlar zehirli gazlar, zehirli alkoller ve hormona benzer biyojen aminler (örneğin alerjiye sebep olan histamin) üretirler.Mantar ve bakterilerin üretiği toksik maddeler kana karışır, karaciğer ve böbrekler bu toksik maddeleri yoketmek için yoğun bir tempo ile çalışırlar ve bu arada bu organlarda da tahribat olur.Tertemiz ırmağa kanalizasyon karışsa ne olur:Tabii ki felaket olur.Aynı şekilde mantar ve bakterilerin üretiği toksik maddelerde aynı felakete sebep olurlar.Ve hastalıkların % 95'inin sebebi mide ve bağırsaklardaki bu mantar ve bakterilerin üretiği toksik maddeler nedeniyle olur.Karaciğer ve böbrekler toksik maddeleri arıtırken hem yavaş yavaş tahrip olur, hem foksiyonları azalır, hemde yağlanır ve curuf bağlar.Vede sayısız hastalıkların merkezi oluşur. Küf mantarı nasıl teşhis edilir? Defi-hacet testi: Defi-hacetinin (dışkı) değişik noktalarından alınan numuneler laboratuara gönderilir ve inceleme sonucunda mantar bulunursa tedaviye başlanır. Çoğu zaman defi-hacet testi yeterli olmamakta ve kişideki mantarlar teşhis edilememektedir. Bu nedenle şüpheli durumlarda kan testi yapılmalıdır. Hemagglutinasion test, yani kanda İmmünglobulin Tip M (İgM) kanda bir hafta gibi kısa süreli devriye görevi yapar, şayet İgM kanda varsa mantarda var demektir. İmmünfloreszenz testi: Burada kanda İmmünglobulin Tip G (İgG) olup olmadığına bakılır, şayet varsa vücutta bir aydır mantarlara karşı mücadele olduğunu gösterir.Fakat genelkile bağırsak mantarları bağırsak mukazasına yapıştığından çoğu zaman teşhisi çok zordur.Bu nedenle belirtileri ile mantar olup olmadığı daha kolay anlaşılır. Küf mantarının tedavisi: 1-) Besinlerin bozulmadan atılması gerekir, bozulunca tehlikelidir. 2-) Evin temiz tutulması ve küf mantarından korunması 3-) Kimyasal ilaçlar, özelliklede küf mantarının yayılmasına sebep olabilecek penisilin ve kortizonlu ilaçlardan uzak durulmalıdır. 4-) Spor yapılmalı 5-) Hijyene dikkat edilmeli 6-) Mantarları azdıran ekmek, mantı, makarna, tatlı yiyecekler ve tatlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Talı yiyecek ve içecekler vede hamurlu yiyecekler mantarın ana besinlerini oluşturur. Bu nednele dikkatli belenmek gerekir. Küf mantarına karşı en etkili doğal ilaç Gökçek Tonik ve Gökçek İksirdir Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet Alerji ve şişkinliğin sebebi bağırsak mantarlarıdır: Sibel hanım tam 10 yıl yakalandığı amansız hastalıklar ki bunların başında özelliklede meyve, fındık, fıstık vb yiyeceklere karışı alerji, iltihaplı hastalıklar ağrılar vb,. Frankfurt ve çevresindeki kliniklerde gitmediği uzman doktor kalmaz. Fakat doktorlar hastalığına teşhis koyamazlar, kız kardeşi bana bunun ne olabileceğini sordu. Bende şayet yemekten sonra şişkinlik oluyorsa, alerjisi varsa ve kalbinde sıkışma gibi haller oluyorsa mutlaka bağırsak mantarı vardır ve bunu teşhis etmek çok zordur dedim. Sibel hanım doktoruna bağırsak mantarı olup olmadığının teşhis edilmesini istemiş, doktorları buna biz karar veririz derlerse de bayanın diretmesi karşısında bir düzine araştırmadan sonra bağırsaklarında 45 cm lik bir kısmın tamamen tahrip olduğunu ve hemen ameliyat olması gerektiğini söylemişler ve ameliyat etmişlerdir. Konu igokcek tarafından (09-09-2008 Saat 08:21 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Alıntı:
Ahmet bey yanıma geldi ve teşekkür etti, etkisinin hemen 2 saat sonra görülmeye başladığını vede bir hafta içinde yorğunluk ve dermansızlık kalmadığını söyledi vede işine başaladığını söyledi ve çok memun olduğunu anlatı burada bir saat sohbet ettik.Kronik yorğunluğun iki sebebi olabilir.Bir mide ve bağırsakalrda mantar var ise bu mantarlar şekeri (glikoz) toksik maddeye dönüştürür.Kana karışan toksik madde karaciğer ve diğer organlarda tahribat sebep olur ve kişide aşırı yorğunluğa sebep olur.İksincisi ise EBV virüsüdür.Bu virüsde bağışıklık sistemini yorduğundan kişide kronik yorğunluk ortaya çıkar.Mantara karşı Gökçek Tonik ve virüse karşı Gökçek İksir kullanınca rahatszılıklar geçer. |
|
|||
|
Alıntı:
|
|
|||
|
Dil üzerindeki pas (tabaka) ne anlama gelir?
Dil üzerindeki pas doktorların hastalıkları teşhisinde çok önemli rol oynar.Fakat sıradan vatandaş için pek bir şey ifade etmez.Sindirim sisteminde ki anormalikler, ateşli hastalıklar, boğazda ki kuruluk dilde beyaz bir tabaka oluşmasına sebeptir.Bununla birlikte ağızda hoş olmayan bir durum hissedilir.Dil üzerindeki tabaka fırça ile veya dişlerle temizlenir.Fakta dil üzerinde pas değişimi veya renk değişimi gibi anormalikler olursa mutlaka doktora gidilmelidir.Bu değişimler herhangi bir enfeksiyona işaret olabilir. Dildeki pas nasıl oluşur? Dil bir kas tabakasından oluşur ve üzeri bir mukoza ile kapalıdır.Dil üzerinde kabarcıklar (papilla) bulunur ve bu papillalar besinlerdeki tatlı tuzlu ve ekşi gibi duyuları almamızı sağlar. Dil üzerindeki mukoza sürekli yenilenir.Şayet kişi sürekli besini sıvı olarak alırsa veya fazla çiğnemeden yutarsa ölü hücreler, yemek artıkalrı ve mikro organizmalardan dil üzerinde pas gibi beyaz bir tabaka oluşur.Sert ve katı besinler ise dili üzerinini temizler ve bir ilaç gibidir.Dil üzerindeki beyazımsı tabaka ağız mantarı olabilir.Ateşli bir enfeksiyon, gastrit veya sifilis gibi bir hastalığın dilde yansıması olabilir.Dil iltihaplanması ise kaygan, kırmızı ve dilde yanma gibi bir acı ile kendini gösterir, yani dil iltihapalanması farklıdır.Çok nadiren aşırı alkol, sigara ve başka kanserojen madde kullananların dilinde kötü huylu urlar olabilir. Maya mantarları Sabahları dil üzerinde beyaz bir tabaka görülmesi gayet normaldir ve paniğe gerek yoktur, çünkü gece vücudun kendi hücrelri veya yabancı maddeler dil üzerinde toplanır.Fakat bu beyaz tabaka sürekli çoğalıyorsa o zaman maya mantarı var demektir.Maya mantarları mide ve bağırsakalra yerleşir, bağışıklık sitemi güçlü ise bu mantarı yokeder.Fakat bazı kimyasal ilçalar özeliklede antibiyotikler sindirim sistemindeki faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakteri ve mantarların çoğalmasına sebep olur.Mantar tatlı yiyecek ve içeceklerle normalden 200 kat hızla çoğalır.Bu nedenle bağırsakalrında mantar olanların kesinlikle tatlı yememeleri ve hamurlu yiyecekleri azaltmaları gerekir.Eğer yanlış beslenilirse zamanla bağışıklık sisitemi mantarları yenemez ve mantarlar toksik maddeler üreterek bir çok hastalığı tetiklerler.Geniş bilgi için mantarlar bak. Dilden Teşhis Dil üzerindeki pas, renk ve şekil değişiklikleri hastalıkların işareti olabilir.Doktor dildeki değişimlere bakarak bir çok hastalığı çok basit teşhis edebilir.Dilin üzeri ülke haritası gibi değişik görünebilir ve bu nedenle harita dil (Lingual geographica) diye anılır.Harita dil genelikle zararsızdır.Dil üzerindeki renk değişimleri yenen besinlerdeki ve içilen içeceklerdeki rengi alarak rengi değişir.Fakat bu renk değişimi geçicidir.Şayet renk değişimi kalıcı ise o zaman problem başlar.Doktorlar dil üzerinden aldıkları kültürle dilde ne olduğunu analyabilirler.Fakat dil üzerindeki renk ve şekil değişimleri iç hastalıklardan dolayı ise bu naalşılmaz, bu durumda kann, idrar ve defi hacetin analizigerekebilir vede mide için endoskopi ve kalın bağırsak için kolonoskıopi gerekebilir.Bütün bu araştırma ve muayenlere rağmen ince bağırsakalrda mantar varsa naşılmayabilir, çünkü mantarlar balteriler gibi değildir ve sülük gibi bağırsak mukozasına yerleştiklerinden def-i hacetle dışarı çıkmaz vede teşhiseilemezler.Bu durumda mantarların üretiği toksik maddeler nedeniyle ortaya çıkan rahatszılıklara bakılır.Geniş bilgi için mantarlara bakın. Çin Tıbbı Geleneksel Çin Tıbbında dilden teşhis çok çok önemlidir.Çinliler binlerce yıl önce dildeki değişimleri vücuttaki hastalıklı oluşumlarla bağlantılı olduğunu tesbit etmişlerdir.Çin Tıbbına göre dilin farklı bölgeleri vücudun farklı bölgeleri veya organlarının aynası gibi dışa yansıtır.Dildeki pas gibi tabakalr değil, dilin rengi, düz veya pörtülü oluşu, dil üzerinde dikey veya yatay çizğilerin olması dilin kenarlarında diş izi olması dilin şişerek kalınlaşması gibi bir çok faktör vardır. Dilden Teşhis: Dil üzerindeki ve değişik cizik ve şekler iç organlardaki problemlerin dışarı yansımasıdır.Hans-Dieter Bach yıllarca binlerce dil üzerinde araştırmalar yapmış ve bir çok hastalığın dilden teşhisini mümkün kılan açılmalarda bulunmuştur. Herbalist Hans-Dieter Bach’a ait bu açıklamalardan bazılarına burada yer vereceğiz. Dil diş sağlığı ile ilgili bir konu olmasada diş doktorlarının sürekli dille karşılaşmaları ve kişinin sağlık durmu’nun dilden anlaşılmıştır.Eskiden dile bakarak hastalıkları teşhis çok normal bir yöntemdi zamanla bu metot unutuldu ve sadece çocuk doktorları tarafından kullanılan bir yöntem olarak kaldı.Aslında sade vatandaşta dilinin üzerindeki değişimlerden de rahatszılıklarını anlar.Bu nedenle biz burada binlerce dil den teşhis yönteminden birkaç örenek vereceğiz.Bu öreneker Hans-Dieter Bach’a aittir.Normal dil güz, kadifemsi, grimsi-pempe ve aynı düzlükte üst tabakadan oluşur.Ayrıca dil ne büyümüş, nede küçülmüştür ve de ne kalın nede incedir. Dilpası: 1-) Beyaz dilpası genelikle gastrit, enteririt, kolit, gartoenterit gibi mide ve bağırsak enfeksiyonuna işarettir.Mide ve bağırsaklarda çok yoğun bakteri ve mantar olduğunu gösterir. (Resim:1) 2-) Beyaz dilpası dilin orta çizgisinin yanında olursa bu pankreas foksiyon bozukluklarıa işarettir.Dilin ortasındaki çizginin yanlarında beyazımsı tabakalar varsa, o zaman pankreas da fonsiyon anormalikleri var demektir.Dil kökündeki sarımsı tabaka ise bağırsakalrda mantar olduğuna işarettir.Bağırsaklarda mantar olduğu zamanda bunlar aşırı toksik madde üretirler.Bu durumda genelikle çok gaz oluşur ve bu gaz diyaframı yukarı doğru kaldırır ve kalp sıkışır ve daralır.Böylece aritmi, taşikardi ve ekstra sistol gibi kalp rahatsızlıkları görülür. 3-) Dildeki pas tek bir tarafta ise bu sinirsel rahatsızlığa işarettir.Ortakulak iltihabı da aynı şekilde tek yanlı beyazımsı bir tabaka oluşumuna işaret olabilir.Eğer bu rahatsızlıklar görülmezse dilin sağ tarafındaki beyazımsı tabaka karaciğerde ve sara kesesinde problem olduğuna ve dilin sol tarafında beyazımsı tabaka varsa dalak rahtsızlığı var demektir.Dil kökündeki sarımsı tabaka ise bağırsak mantarlarına işarettir. 4-) Dil kökünde sarımsı bir tabaka varsa bu bağırsaklarda mantar olduğunu gösterir. Aynı şekilde dilin ortasındaki sarımsı tabaka ve dilin sağ kenarındaki diş izleri karaciğerde problem olduğunu gösterir.. 5-) Dilin üzerinde siyah saç renginde bir tabaka varsa o zaman bağışıklık sistemi çok zayıflamış demektir ve çok ağır bir hastalığa işarettir.Bağırsaklara yerleşen mantarların üretiği aşırı toksik madde nedeniyle bağırsaklar tahrip olmuş demektir.Mantarlar ve bakteriler tarafından üretilen toksik maddeler önlenemediğinden hasta kolon kanserine yakalanmıştır. 6-) Dil kenarlarındaki diş izleri çeşitli hastalıklara işaret olabilir.Dilin sağ kenarındaki diş izleri karaciğer-safra rahatsızlıklarına ve dilin sol tarafındaki diş izleri mide ve dalak rahatsızlıkları olduğunu gösterir. 7-) Dilin alt kısmındaki toplar damarlardaki mor görüntüler çok farklı rahatszılıkları gösterir ve bunlarda: Kalbin sağ toplar damarında zafiyet , variz ve basur olabileceğini gösterir.Yani damarlarla ilgili problemler buradan analşılır. 8-) Dil üzerindeki katlanmış gibi yırtıklar varsa, o kişinin psikoloj,k olarak hasas olduğuna, korkak ve sinirsel zafı olduğuna işarttir.Yatay kırışmış gibi tabakalar karamplı rahatszılıklara işarettir. 9-) Dildeki bu tür değişimler genelikle kadınlarda görülür ve hormon anormaliklarine vede kadın hastalıklarına işarettir. 10-) Dilin ucundaki kırmızılık gastrite işarettir.Dildeki kızarıklık ve düz kaygansı görünüm ise B Vitaminlerinde yetersizlik olduğunu gösterir ve ayrıca yanlış beslenme, karaciğer rahatsızlıkları ve diyabeti gösterir. 11-) Dil üzerinden kişinin beyin kaması geçirip geçirmediği anlaşılır.Dil tek taraflı gerilmiş gibi ise beyin kanaması geçirmiş demektir.Dil tek taraflı olarak çekilir ve kişi genelikle beyin kanaması geçirdiğinin farkında değildir.Dil üzerinde köpük gibi bir tabaka oluşması bir sindirim sisteminde veya safra kesesinde rahatsızlık olduğunu gösterir. 12-) Dil üzerindeki kuruluk menopoz sonrası eklemlerde iltihapalanmaya (artirit) işarettir.Kırmızılıkta yine B-Vitamini yetersizliğine işarettir. 13-) Dil üzerinde ki çilek gibi kabarcik (papilla) B-Vitaminleri yetersizliğine işarettir.Bu genelike yanlış beslenme sonucu ortaya çıkar. |
|
|||
|
Gökçek İksir | Gökçek İksir deki yorulardan alınmıştır
SEDAT ŞEN said on Çarşamba, Eylül 17, 2008, 13:22 öncelikle sayın ibrahim gökçek’e bu yazımı okuyanların huzurunda teşekkürlerimi sunmak istiyorum,ben şırnak’ta görevli Tsk mensubuyum,annem yıllardır mide-bağırsak problemi olan,şeker,kalp hastası,tansiyon ve bel-fıtığı ameliyatı olmuş biri.annem özellikle aşırı derecede mide problemi bulunmaktaydı,yıllar önce (2003 yılı)hastanelerde yapılan tetkiklerde helico bakter filori denen bakteri bulundu ve antibiyotik,lansaprozol,ağrı kesici 3 lüsünden oluşan hapları birarada kullandı,annem1 yıl midesinden rahat etti,annemin mide problemi 94 lü yıllarda başgöstermişti.yıllar boyu kullanılan hapların kalın ve ince bağarsaklardaki tahribatı 2006 yılında aşırı şişkinlik ile fiziki olarak görünmekteydi.öyle ki annem çok zayıf ancak karın kısmı çok ama çok iriydi sanki 3 üz çocuğa hamile gibi görünüyordu.internette araştırırken ibrahim beyin iksirini tesadüfen buldum (2 ay önce)ve kendisiyle telefon ile görüştüm,tonik ve iksiri annem 2,5 hafta kullandı karnının şişkinliği yaklaşık 3,5 ila 4 santimetre indiğini, yüzüne kan geldiği vücudunu toparladığını bu kısacık sürede gördüm, annem yıllardır birçok rahatsızlığı bir arada olan bir hasta ve denemedik yol bırakmadım,şimdiye kadar sadece ibrahim beyin iksir ve toniğinden fayda gördük..Allah ondan razı olsun..herkese tavsiye ediyorum…ayrıca bu yazdıklarımı kendi vicdanımın sesine kulak vererek yazdığımı beyan etmek isterim..Allah herkese şifa versin.. |
|
|||
|
Alıntı:
Alıntı:
|
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|