![]() |
|
|||
![]() ![]() ![]() Siğil, verruca Siğil iyi huylu deri değişimleri olup, bunun 100?e yakın türü vardır ve bu rahatsızlıklara human papilloma virüsleri (HPV) sebep olur. Human papilloma virüslerine kısaca papilloma virüsleride denir Bu virüslerin hücre zarı yoktur ve 50 nm (nanometre) büyüklüğünde olup insan hüresinin çekirdeğine yerleşirler ve derinin yapısın bozarak siğile sebep olurlar. Almanyada yılda ortalama 800.000 kişi bu rahasızlığa yakalanmaktadır. Siğil genelikle zararsızdır, fakat nadiren deri kanserine sebep olur. Cinsel organlardaki incir siğili olarak bilinen siğilse bulaşıcıdır ve cinsel organlarda tahribat yapar. Siğil türleri: Siğilin bilinen 100?e yakın türü vardır ve bunları dört ana grupta toplayabiliriz. a-) Basık siğil: Basık veya düz siğil olarak bilinene siğile latince verrucae planae juveniles denir. Bu siğile papilloma virüsleri sebep olur. Basık siğil ur şeklinde, mercimek büyüklüğünde, basık hafif kızarık ve genelikle yuvarlaktır. Bu mercimak büyüklüğündeki basık, kırmızımsı siğile latince papula (papule) denir. Basık siğil alın, yüz, ağız ve kollarda olur. Papula genelikle küçük çocuklar, çocuklar ve nadirende yetişkinlerde görülür. b-) Düğüm siğil: Düğüm siğiline latince verrucae vulgaris denir ve bunada papilloma virüsleri sebep olur. Bu öncekilerden farklı olarak düz değildir, yani düğüm gibi yukarıda durur ve zamanla sertleşerek kemiksi ve grimsi bir hal alır, üzeri pörtükleşir. Düğüm siğili toplu iğnenin başı ile mercimek büyüklüğünde olabilir. Düğüm siğilleri vücudun hemen her yerinde görülmesine rağmen genelikle eller, yüz ve tırnak altında görülür. Düğüm siğili bulunduğu çevreye göre çeşitli şekiler alır. c-) Tiken siğili: Tiken siğili olarak adlandırabileceğimiz, bu siğil ayak tabanında olur ve içeri doğru büyüdüğünden ayağın üstüne basınca çok ağrı verir. Ayağa tiken batmış gibi ağrı verdiğinden tiken siğili denir. Tiken siğilinin özeliği olduğu yerde kemiksi sertleşme oluşur ve bu sertliğin üzerinde kırmızımsı ve siyahımsı noktalar vardır. Tiken siğilinin sebep olduğu iç kanama dışarı çıkar ve deri üzerinde kırmızımsı ve sıyahımsı nokta şeklinde lekeler oluşur. Bu lekeler mozaik gibi bir görünüm verir. Tiken siğili her yaşta ortaya çıkabilir. Bu rahatsızlık genelikle sauna, yüzme havuzu, kapalı spor salonu ve işyerlerinde toplu giyinme ve duş alınan mekenlarda buluşur. d-) İncir siğili: Genital SİĞİL İncir siğiline latince ??condylomata acuminata?? (kondilomata akuminata) denir ve bu siğil genelikle nemli ve sıcak deri aralıklarında ve mukozada oluşur. Bu nedenle daha çok anüs, rektum (son bağırsak), erkeklerin penis ve kadınların vajinasında görülür. Bu organlar ve dokularda tahribat oluşmuşsa enfeksiyon daha kolay yayılır. Enfeksiyondan önce papula (küçük kırmızı, basık ve mercimek büyüklüğünde kabarcık) oluşur. Genelikle birçok siğilden kümeler oluşur ve bunlar önce tuta benzer ve sonra azarak incir şeklini alırlar. Bu nedenlede incir siğili diyede anılır. Siğilin Teşhisi: Siğilin görünümü bulunduğu yer aslında onu tanımak ve teşhis etmekte çok kolaydır. Eller ve ayaklar üzerinde pörtüklü ve pullu düğüm şeklinde yukarı kalkıkdır. Bazen ortasında siyah nokta olur. Ayak tabanındaki siğiller derinin içine doğru büyür ve dış yüzeyi düz olup kemik gibi siyah ve kırmızımsı noktalarla bezenmiştir. Cinsel organlardaki incir siğili ise genelikle birçoğu bir arada olup tedavi edilemezse azar ve incirin görünümü gibi bir görünüm verir. Ne yapılabilir? 1-) Şayet 45 yaşının üzerinde siğil görülürse mutlaka doktora görünmek gerekebilir. Zira kötü huylu ur olabilir, bu nedenle teşhis şarttır. 2-) Şayet yüzme havuzu ve sauna gibi umuma açık yerlere gidince ayakları mutlaka dezenfekte etmek gerekir. 3-) Siğilleri kendiniz tedavi etmeye kalkarsanız, yani keserek, yolark veya ısırarak koparmaya çalışırsanız, virüsler serbet kalır ve dahada yaygınlaşır. 4-) Banyodan sonra siğilli nokta nasır taşı ile törpülenir, fakat kanatmamak gerekir. 5-) Bazı kocakarı ilaçları etkili oluyorsaki olabilir, buna karşı bu tür ilaçlardan dolayı immün sisteminin uyarılıp harekete geçmesindedir. Siğilin tedavisi: Siğil bazen kendiliğinden iyileşir. Siğile karşı oldukca çok doğal veya kimyasal ilaç vardır ve bunların etkileri tartışılmaktadır. 1-) Salisilik veya laktikasitten yapılan damlama ve bantlar mevcuttur. Bandı yapıştırmadan önce siğilin etrafındaki derinin tahrip olmaması için, siğilin çevresine çinko merhemi sürülür. 2-) Tiken siğili ise doktor tarafından laserle amaliyat edilir veya burada tentür, ya siğile sürülür veya alınır. 3-) Bazı alkalik minerallerin karışımından oluşan özel tebeşir siğillere sürülerek tedavisi yapılır. M. Şamilin ellerinde 7-8 adet olmak üzere toplam 17-16 civarında siğiller vardı ve bazen konturl edip gelişmeleri takip ediyordum ve gördüklerim beni korkutuyordu, çünkü sürekli siğiler çoğalıyordu. Gökçek İksiri ile siğiller tamamen iyileşti. Oysa daha önceleleri çok çeşitli şifalı bitkiler ve tentürler denemiştim ve hiç bir netice elde edmemiştim. Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu curuflar'dan arıtır, itihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü allerjiyi iyileştir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay, kahve ve kola içmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler. Et ve et mamülerine 5-6 ay aravermek gerekir, çünkü asidoza sebep olur, buda birçok hastalığın ana kaynağıdır. Akşam yemeği yerine çok az yoğurt, meyve veya salata yenebilir veya sebze çorbası içilebilir. Hayvansal besinler, tahıl, bakliyat ve hamurlu yiyecekler akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur. Ne kadar hamurlu besin o kadar yağ oluşur, çünkü nişasta glukoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa döşerek vucutta depolanır. Gökçek Diyet Konu admin tarafından (03-18-2007 Saat 20:59 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Cinsel yolla bulaşan bir hastalık: Genital siğiller
Genital siğiller hem kadında hem de erkekte genital bölgede Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen karnıbahar görünümünde, bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen topluiğne başı kadar ufak, bazen de 5 cm çapına (ender durumlarda 15-20 cm. çaplı olabilir) erişebilen ağrısız kitlelerdir. Ülkemizde de giderek artan sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun hem erkekte hem de kadında, ancak özellikle kadında yaratması muhtemel sağlık sorunları nedeniyle her bireyin bu enfeksiyon hakkında bilgi sahibi olması ve kendisinde ya da eşinde bu enfeksiyondan şüphelendiğinde doktora başvurması gerekir... HPV nedir? HPV (Human Papilloma Virus) genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan ve condyloma acuminatum (kondiloma aküminatum ya da kısaca kondilom) adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüstür. Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yolaçar. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilir. Nasıl bulaşır? HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yeralır. Özellikle çok sayıda cinsel eşi olan (veya öncesinde olmuş olan) bireyler ve bu bireylerin eşlerinde yaygındır. Virüsün bulaşması başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız ve vajina gibi), ya da doğal olarak nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla olur. Nasıl belirti verir? HPV bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölgede ve/veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken kondilom (siğil) adlı kitlelerin oluşmasıyla belirti verir. Belirtiler bireysel özelliklerden oldukça etkilenir ve özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle belirtisiz seyredebilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak "belirtisiz" seyreden bu durumlarda büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde dış genital bölge, vajina ya da servikste çok ufak çaplı kitleler çoğu kadında saptanır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnıbahar görünümlü dev kitlelere de rastlamak mümkündür. Oral (ağız yoluyla) genital seks uygulamalarında ağız mukozasında da lezyonlar ortaya çıkabilir. Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun tek belirtisi jinekolojik muayenede papsmear incelemesinde HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormallikler (koilositoz) bulunmasıdır. Bulaştırıcılık özellikleri: HPV oldukça bulaşıcı bir virüstür ve genital bölgedeki lezyonların mukozalar ya da genital bölgelerle (cinsel ilişkide olduğu gibi) kısa süreli teması bile bulaşması için yeterlidir. Genital bölge mukozasının vajina yoluyla dış ortama açık olması nedeniyle özellikle erkekten kadına daha kolay bulaşır. Enfeksiyonun yarattığı sağlık sorunları nelerdir? Genital bölgede kondilom (siğil) oluşumuna neden olan HPV, hücrelerin içine yerleşerek hücrenin genetik yapısını etkileyebilme özelliğine sahip bir virüstür. HPV'nin çok sayıda alt tipi vardır. Bu alttiplerden bazıları hücrelere olan etkileriyle hücrelerin kendi kendine hızla ve kontrolsüzce çoğalabilen hücrelere dönüşmesine neden olmaktadır. Hücrelerin kontrolsüzce çoğalma özelliği kazanması ise hücrelerin bulunduğu dokuda kanser oluşumu riskini beraberinde getirmektedir. Serviks, vagina ve vulva kanserlerinin gelişiminde HPV'nin bu onkojen (kanser yapıcı) alttiplerinin çok önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Bu etkiler uzun vadeli etkilerdir ve ancak onkojen etkiye sahip HPV alttipleri tarafından başlatılırlar. Gebelik açısından HPV enfeksiyonunun önemi daha farklıdır: Gebelik döneminden önce varolan ya da gebelikte yeni çıkan kondilom kitlelerinin aşırı büyümesi bazen doğum kanalının tıkanmasına neden olur ve vajinal yolla normal doğum imkansız hale gelir. Diğer bir istenmeyen durum da bebeğin doğum eylemi esnasında doğum kanalından geçerken kanaldaki HPV'yi kapması sonucu meydana gelir. Virüsün bulaşması bebeğinin larinksinde (ses tellerinin bulunduğu organ) papillomlar (ufak kitleler) oluşmasına neden olabilir. Nasıl tanı konur? Genital bölgedeki kitlelerin tipik görünümü tanı koymak için yeterlidir. Şüpheli durumlarda kitlelerden biopsi alınarak tanı koymak gerekebilir. Genital kondilomu olan kadınların komple bir jinekolojik muayeneden geçmeleri ve bazı HPV alttiplerinin onkojen (kanser yapıcı) özelliği nedeniyle papsmear incelemesine tabi tutulmaları uygundur. Şüpheli durumlarda ileri inceleme için kolposkopi (vulva, vajina ve serviksin büyüteçle incelenmesi) ve gerekli durumlarda şüpheli bölgelerden biopsi alınması gerekebilir. Ayrıca günümüzde HPV'nin alttiplerini belirlemek ve etkenin HPV'nin onkojen alttipi olup olmadığını saptamak da mümkündür. Nasıl tedavi edilir? HPV enfeksiyonunun tedavisinde temel prensip nüksleri en aza indirmek için kitlelerin mümkün olduğunca temizlenmesidir. Bu amaçla virüslere etkili ilaçlar kullanılarak lokal (bölgesel) tedavi ve büyük lezyonların koterizasyon yoluyla yakılması şeklinde tedavi uygulanır. Hatırda tutulması gereken nokta tedavinin yanlızca görünen lezyonları ortadan kaldırmakla sınırlı olduğudur. HPV enfeksiyonu kronik seyreder ve kitleler ortadan tümüyle kalksa da hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdüren virüsler sayesinde bulaştırıcılık devam eder. Korunma HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda alınan genel önlemlerin alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak HPV'nin bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde kondom kullanımı bile koruyamayabilmektedir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da tam tersi kadından erkeğe bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden bariz kondilom lezyonları olanlarla ilişkiye girmemek çok önemlidir. |
|
|||
|
Siğili önemseyin
TRABZON (İHA) - Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Özcan Memiş, siğilin vücudun çeşitli bölgelerinde çıkabileceğini belirterek, önemsenmemesi halinde hastalığın riskli sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Viral kökenli bulaşıcı bir hastalık olan ve tıp dilinde 'Papilloma virus' diye adlandırılan siğilin, virüsü taşıyan kişilerle temasla deriden deriye bulaşabildiğini kaydeden Dr. Memiş, "Bu nedenle de siğil taşıyan kişiler bunu diğer aile bireylerine, arkadaşlarına bulaştırabilirler. El sıkışma, öpüşme, dokunma, aynı havluyu kullanmayla da bu virüs başkalarına aktarılabilir. Çoğu zaman yüz, göğüs ve boyunda kahverengi düz lekeler şeklinde görülüp, tanınması ve hasta tarafından siğil olduğunun anlaşılması zor olabilir. Bu kahverengi, sarı lekeler çoğalarak tüm yüze, göğse ve hatta karın bölgesine dek yayılır. Bazen uzun yıllar fark edilmeyebilirler, bu da sayılarının artmasına neden olabilir. Elde ve ayakta ise daha kabarık üstü tırtıklı deri kabalaşmaları olarak görülür" dedi. Her 100 kişiden 10'unda bu cilt sorunuyla karşılaşıldığını kaydeden Dr. Özcan Memiş, "Her yaşta sıkça rastlanan siğiller, viral kökenli olduğu için herhangi bir tedavi yapılmadığı sürece artabilir ve büyüyebilir. Ayrıca genital bölgede de siğillere rastlanılmaktadır. Bunlar genellikle seksüel temasla bulaşır" diye konuştu. Dr. Özcan Memiş, vücutta çıkan siğillerle kesinlikle oynanması, koparılmaması ve "geçer" düşüncesiyle tedavisinin geciktirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, "Özellikle ayak tabanındaki siğiller nasırla karıştırılabilir ancak nasır çoğalma eğiliminde değildir. Yan yana siğiller birleşerek 'mozaik form' dediğimiz geniş siğil alanları oluştuturulabir ve yürümekte ağrı yaratabilir. Periungual tırnak etrafı siğiller ise özellikle ya tırnak yeme alışkanlığı olanlarda ya da manikur yaptıranlarda sıkça oluşabilir ve tırnak yatağının altına yayılarak tedavileri zorlaşabilir. Genital bölgede ise özellikle penis etrafında, labiumların çevresinde minik kabarcıklar şeklindedir. Bu tür siğiller genelde cinsel ilişkiyle bulaşır" şeklinde konuştu. Siğil tedavisinde kullanılan krem ve jel türündeki ürünlerin genellikle az sayıdaki virüslerin tedavisinde uygulandığını ifade eden Dr. Memiş, "Elektrokoter ile yakma siğil için en yaygın ve güvenilir yöntemlerden biridir. Siğil tedavi edildikten sonra da hastanın iyileşmesi bir süre izlenir. Doğru teşhis ve doğru tedavi problemin çözülmesinde ve bulaştırıcılığın engellenmesinde önemlidir. Ancak bazı vatandaşlarımız bu siğilleri kendileri yakmaya kalkışmakta ve hijyenik olmayan ortamlarda kendi tedavi yöntemlerini uygulamaya çalışmaktadır. Kesinlikle siğil tedavisi ehil ellerde yapılmalıdır. Aksi halde istenmeyen sorunlarla karşılaşılabilinir" uyarısında bulundu. |
|
|||
|
Cinsel yolla bulaşan bir hastalık: Genital siğiller
Genital siğiller hem kadında hem de erkekte genital bölgede Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen karnıbahar görünümünde, bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen topluiğne başı kadar ufak, bazen de 5 cm çapına (ender durumlarda 15-20 cm. çaplı olabilir) erişebilen ağrısız kitlelerdir. Ülkemizde de giderek artan sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun hem erkekte hem de kadında, ancak özellikle kadında yaratması muhtemel sağlık sorunları nedeniyle her bireyin bu enfeksiyon hakkında bilgi sahibi olması ve kendisinde ya da eşinde bu enfeksiyondan şüphelendiğinde doktora başvurması gerekir... HPV nedir? HPV (Human Papilloma Virus) genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan ve condyloma acuminatum (kondiloma aküminatum ya da kısaca kondilom) adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüstür. Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yolaçar. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilir. Nasıl bulaşır? HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yeralır. Özellikle çok sayıda cinsel eşi olan (veya öncesinde olmuş olan) bireyler ve bu bireylerin eşlerinde yaygındır. Virüsün bulaşması başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız ve vajina gibi), ya da doğal olarak nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla olur. Nasıl belirti verir? HPV bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölgede ve/veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken kondilom (siğil) adlı kitlelerin oluşmasıyla belirti verir. Belirtiler bireysel özelliklerden oldukça etkilenir ve özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle belirtisiz seyredebilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak "belirtisiz" seyreden bu durumlarda büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde dış genital bölge, vajina ya da servikste çok ufak çaplı kitleler çoğu kadında saptanır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnıbahar görünümlü dev kitlelere de rastlamak mümkündür. Oral (ağız yoluyla) genital seks uygulamalarında ağız mukozasında da lezyonlar ortaya çıkabilir. Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun tek belirtisi jinekolojik muayenede papsmear incelemesinde HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormallikler (koilositoz) bulunmasıdır. Bulaştırıcılık özellikleri: HPV oldukça bulaşıcı bir virüstür ve genital bölgedeki lezyonların mukozalar ya da genital bölgelerle (cinsel ilişkide olduğu gibi) kısa süreli teması bile bulaşması için yeterlidir. Genital bölge mukozasının vajina yoluyla dış ortama açık olması nedeniyle özellikle erkekten kadına daha kolay bulaşır. Enfeksiyonun yarattığı sağlık sorunları nelerdir? Genital bölgede kondilom (siğil) oluşumuna neden olan HPV, hücrelerin içine yerleşerek hücrenin genetik yapısını etkileyebilme özelliğine sahip bir virüstür. HPV'nin çok sayıda alt tipi vardır. Bu alttiplerden bazıları hücrelere olan etkileriyle hücrelerin kendi kendine hızla ve kontrolsüzce çoğalabilen hücrelere dönüşmesine neden olmaktadır. Hücrelerin kontrolsüzce çoğalma özelliği kazanması ise hücrelerin bulunduğu dokuda kanser oluşumu riskini beraberinde getirmektedir. Serviks, vagina ve vulva kanserlerinin gelişiminde HPV'nin bu onkojen (kanser yapıcı) alttiplerinin çok önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Bu etkiler uzun vadeli etkilerdir ve ancak onkojen etkiye sahip HPV alttipleri tarafından başlatılırlar. Gebelik açısından HPV enfeksiyonunun önemi daha farklıdır: Gebelik döneminden önce varolan ya da gebelikte yeni çıkan kondilom kitlelerinin aşırı büyümesi bazen doğum kanalının tıkanmasına neden olur ve vajinal yolla normal doğum imkansız hale gelir. Diğer bir istenmeyen durum da bebeğin doğum eylemi esnasında doğum kanalından geçerken kanaldaki HPV'yi kapması sonucu meydana gelir. Virüsün bulaşması bebeğinin larinksinde (ses tellerinin bulunduğu organ) papillomlar (ufak kitleler) oluşmasına neden olabilir. Nasıl tanı konur? Genital bölgedeki kitlelerin tipik görünümü tanı koymak için yeterlidir. Şüpheli durumlarda kitlelerden biopsi alınarak tanı koymak gerekebilir. Genital kondilomu olan kadınların komple bir jinekolojik muayeneden geçmeleri ve bazı HPV alttiplerinin onkojen (kanser yapıcı) özelliği nedeniyle papsmear incelemesine tabi tutulmaları uygundur. Şüpheli durumlarda ileri inceleme için kolposkopi (vulva, vajina ve serviksin büyüteçle incelenmesi) ve gerekli durumlarda şüpheli bölgelerden biopsi alınması gerekebilir. Ayrıca günümüzde HPV'nin alttiplerini belirlemek ve etkenin HPV'nin onkojen alttipi olup olmadığını saptamak da mümkündür. Nasıl tedavi edilir? HPV enfeksiyonunun tedavisinde temel prensip nüksleri en aza indirmek için kitlelerin mümkün olduğunca temizlenmesidir. Bu amaçla virüslere etkili ilaçlar kullanılarak lokal (bölgesel) tedavi ve büyük lezyonların koterizasyon yoluyla yakılması şeklinde tedavi uygulanır. Hatırda tutulması gereken nokta tedavinin yanlızca görünen lezyonları ortadan kaldırmakla sınırlı olduğudur. HPV enfeksiyonu kronik seyreder ve kitleler ortadan tümüyle kalksa da hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdüren virüsler sayesinde bulaştırıcılık devam eder. Korunma HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda alınan genel önlemlerin alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak HPV'nin bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde kondom kullanımı bile koruyamayabilmektedir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da tam tersi kadından erkeğe bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden bariz kondilom lezyonları olanlarla ilişkiye girmemek çok önemlidir. Dr. Kağan Kocatepe |
|
|||
|
Alıntı:
|
|
|||
|
Alıntı:
Konu igokcek tarafından (08-29-2008 Saat 08:03 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Alıntı:
GÖKÇEK iKSİR VE GÖKÇEK TONİKLE KILKURTLARINDAN ARINIRSINIZ BU NORMAL BİR GELİŞME, BU KADAR KISA SÜREDE BÖYLE ETKİ GÖSTERMESİ MÜKEMMEL. |
|
|||
|
merhaba ibrahim bey.23 yaşında bir erkeğim genital bölgemden siğiller var.yaklaşık 1 bucuk ay önce 1 seans kriyoterapi ardından da 1 seans laser ile yaktırdım.fakat tekrar cıktılar.VE İŞİN ACI TARAFI ben şuan AMERİKADAYIM.buraya gelmeden önce TÜRKİYEDE yaktırmıştım.burada saglık cok pahalı sadece kriyoterapi var o da pahalı.eger bana tedavi konusunda ayrıntılı bi cvp verip ilacları soylersenız bır hafta ıcınde arkdasım buraya gelıcek ona aldırabılırım.en kısa zamanda cvbınızı beklıyorum tesekkurler.hızlı erişim için telefon verebilirseniz sevinirim.
|
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|