![]() |
|
|||
![]() ![]() ![]() Hepatit, karaciğer iltihabı, hepatitis Hepatit nedir? Hepatit kelimesi latince karaciğer iltihabı anlamına gelir. Karaciğer iltihabına virüsler, otoimmün hastalıklar veya zehirler sebep olur. Zehirler deyince akla alkol, kimyasal ilaçlar ve ve zehirli mantarların zehiri gelir. Hepatit akut ve kronik oluşuna göre iki gruba ayrılır. Şayet 6 ayda kısa bir sürede rahatsızlıklar geçerse akut, bu süreden fazla sürerse kronik hepatitten sözedilir.Hepatite çeşitli virüsler sebep olur ve 6 grupta toplanırlar. A-) Hepatit A: Bu hepatite Hepatit A-Virüsü sebep olurve kısaca HAV diye anılır. Hepatit enfeksiyonu temiz olmayan ve gelelikle defi-hacet bulaşan besinlerin sebep olduğu hastalıktır. Burada besin-maddeleri veya suyun defi-hacetle kirletilmesi sonucu sonucu ortaya çıkan bir durumdur. B-) Hepatit B: Bu hepatite Hepatit B-Virüsü sebep olur ve ve kısaca HBV diye anılır. Bu hepatit kan nakli, öpüşme ve sex sırasında bulaşır. HBV % 90 oranında akut olarak geçer ve % 10?u kronik kronik hepatite dönüşür. Bu hepatit çok tehlikeli olabilir çok dikkat gerekir. C-) Hepatit C: Bu hepatite Hepatit C-Virüsü sebep olur ve kısaca HCV diye anılır. Bu hepatit geneliklekan nakli, sex ve diyalizle geçer. HCV % 80 oranında kronikleşir ve % 20 oranında akut olarak atlatılır. Hepatitler içinde en tehlikeli olanı budur. D-) Hepatit D: Hepatit B?ye yakalananların % 5?i artı hepatit D?ye yakalanır. Hepatit D % 90 oranında 4-6 hafta içinde iyileşirken % 1?inde karaciğer iflasına sebep olur. E-) Hepatit E: Bu hepatit genelikle Asya, Afrika, Amarika ve güneydoğu Avrupada görülür. Bu hepatit bu kıtalarda en yaygın olandır ve bu hepatit genelikle içinde dışkı bulunan sulardan bulaşır. G-) Hepatit G: Bu hepatit hakkında pek bilgi yoktur. Bunların hariçinde başka virüslerin sebep olduğu hepatitlerde vardır ve bunların başında 1-) Virüsler: Beze enfeksiyonuna sebep olan herpes virüslerinden Epstein-Barr-Virüsleri (infectious mononucleosis), 2-) Bakterilerden: Brucelloz ve leptospiroza bakterilerinin sebep olduğu hepatit ve 3-) Parazitlerden: malarya veya amip parazitleride hepatite sebep olabilir. Kronik hepatitin belirtileri: 1-) Hepatit virüsleri: Bunlara hepatit B, C ve D dahildir. 2-) Alkol 3-) Kimyasal ilaçlar 4-) Wilson hastalığı: Bakırın vücut tarafından metabolik değişimler sırasındaki bozukluklar nedeniyle ortaya çıkan hepatit 5-) Hemokromatoz (hemochromatosis) hastalığı: Deride, karaciğerde ve bazı organlarda aşırı demir birikimi, yani demir metabolizma bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan hepatit 6-) Otoimmün hepatit: Burada karaciğer hücreleri kendi immün sistemi tarafından tahripedilir ve kronik hepatite dönüşür. Bu görüşün doğru olmadığını otoimmün hepatitin immün sisteminin henüz bilinmeyen bir virüse karşı verilen bir mücadele sonucu ortaya çıkan bir hepatit olduğu yönünde görüşlerde vardır. Hepatitin belirtileri: a-) Akut hepatitte: 1-) Hepatitin başlanğıç safhasında: Yorğunluk, hafif ateş, dermansızlık, halsizlik, kendini kötü hissetme, bulantı, bazı besin maddelerine karşı isteksizlik, sağ alt kaburğanın hemen karaciğerin olduğu yerde ağrı bu ağrı karaciğerin büyümesi nedeniyle oraya sıkışması nedeniyle olur. Ayrıca başağrısı, kas- ve eklemağrıları vede deride kabarcıklar görülür. 2-) Sarılık safhası: Gözün beyaz kısmı, deri, ve mukoza sarımsı bir renge dönüşür. İdrar koyulaşır, defi-haceti renksizleşir ve rahatsızlıklar azalır. 3-) Nekahat devri: Hastalıktan sonra kişinin henüz kendine gelemediği devirde, yorğunluk ve dermansızlık haftalarca ve hatta aylarca sürebilir. b-) Kronik hepatitte ortaya çıkan rahatsızlıklar: 1-) Hasta sağ alt kaburğasının altında sıkışma hisseder çünkü karaciğer büyümüştür. 2-) Hasta kendini yorğun, dermansız ve aşırı uykusuz hisseder, eklem- ve kasağrıları çeker. 3-) Kronik hepatitte sarılık dönemi oldukca geç başlar ve bu nedenle tedavidede geç kalınır. Hepatite karşı ne yapabiliriz? 1-) Hepatit teşhisi halinde kesinlikle Alkol içilmemeli 2-) Alkoliklerin özel tedavi görmeleri gerekir, bunun için özel klinik veya uzman doktor gözetimi gerekir. 3-) Sağlıklı beslenmek gerekir, bu konuda uzman doktorlara danışılmalı 4-) Karaciğere zararı olan ilaçlar kulanılmamalı, bu konunun uzmanı olan doktorlarla konuşulmalı 5-) Eğer akut hepatit sözkonusu ise mutlaka dinlenmeye ihtiyaç vardır ve stresten mutlaka uzak durulmalıdır. 6-) Hepatit B veya C?ye yakalandıysanız aile fertlerinin bunu bilmesi gerekir vede eşindende uzak durması, yani sex yapmaması gerekir. Hepatitin komplikasyonlara sebep olma ihtimali: Hepatit B, C ve D kronik hastalıklara sebep olabilir. Akut hepatit genelikle kendiliğinden iyileşir. Kronik hepatit B ve C ise karaciğer sirozu ve kansere sebep olabilir. Hepatitin tedavisi! Hepatitin tedavisinde doğal ilaçlardanda faydalanılabilinir. Bunların başında devedikeni-, kırlangıçotu-, şebboy-, enginar preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri gelir. Tabiiki önclikle hangi tür hepatit olduğu kesinlikle bilinmelidir. Gökçek İksiri hücreleri koruyucu ve güçlendiricidir, bu şifalı bitklerin yanında vücudu artıcı ve yemizleyci olarak kulanılması gerekir. Böylece immün sistemi güçlenir ve virüslere karşı daha etkili bir mücadele olur. Hepatite karşı antibiyotikler etkili değildir, ancak ve ancak immün sistemini güçlendirerek hepatitle mücadele edilebilir. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (05-31-2008 Saat 15:46 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
BU İLACA DİKKAT EDİN
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA, kendi grubundaki diğer ilaçlara göre "çok daha toksik" olduğu ve karaciğer yetmezliğine yol açtığı gerekçesiyle "Ketek" adlı antibiyotiğin "acilen yasaklanmasını" ve piyasadan toplatılmasını istedi. "Ketek"in satış ve tüketiminin ise Türkiye?de "patladığı" ortaya çıktı. Ketek?in hekimlerce hastalara yazılmasındaki bazı kısıtlamaların kaldırıldığı 2005 yılından itibaren, sadece SSK?daki satışın "astronomik" ölçüde arttığı resmi verilerde görüldü. CHP Ordu Milletvekili Sami Gündoğdu?nun soru önergesini yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu?nun verdiği bilgiye göre, Aventis firmasına ait "Ketek" adlı antibiyotiğin SSK?ya satış miktarı 2004?te 28.060 kutu iken, 2005?te tam 17 kat artışla 485.000 kutuya ulaştı. Maliyeti de 2004?e göre 2005?te 23 kat artarak 978.000 YTL?den 22.500.000 YTL?ye yükseldi. 2006 yılında bu rakamların daha da artması bekleniyor. Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok ve Dr. Ali Rıza Üçer, bir raporla durumu öngördüklerini belirterek şunları dile getirdiler: "2005?ten önce Ketek?i yalnızca enfeksiyon, göğüs ve KBB uzmanları yazabiliyordu. SSK?da 2005?teki düzenlemeyle Ketek?in de arasında olduğu 6 kalem ilacı pratisyen hekimler de dahil tüm doktorlar yazmaya başladılar. FDA?nın sakıncalı bulduğu Ketek?in sadece SSK?ya bir yılda maliyeti 23 kat artarak 22.500.000 YTL?ye ulaştı. Türkiye 2005?te ilaca 9-10 milyar dolar para ödedi. Bu savunma harcamalarımıza denk bir harcama." Kaynak: Hürriyet |
|
|||
|
Dünyada 450 milyon Hepatit B hastası var
SAMSUN (İHA) - Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sünbül, dünyada 450 milyon Hepatit B ve 300 milyon Hepatit C hastası olduğunu söyledi. OMÜ Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Mustafa Sünbül ile Yrd. Doç. Dr. Nuriye Fışgın, OMÜ Hemodiyaliz ve Onkoloji Merkezi'nde "Hepatitler" konulu bir konferans verdi. Büyük ilgi gören konferansta hepatitlerin dünyada en sık görülen hastalıklardan olduğunu belirten Prof. Dr. Sünbül, "Bu hastalığın A, B, C, D ve E olmak üzere 5 çeşidi var. Dünyada 450 milyon Hepatit B ve 300 milyon Hepatit C hastası bulunuyor. Türkiye bu hastalıkların orta sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor" dedi. Türkiye'de yaklaşık 4 milyon müzmin Hepatit B, 700 bin Hepatit C hastası olduğunun tahmin edildiğini kaydeden Sünbül, bu hastalıkların başlıca kan ve kan ürünlerinin kullanımı, cinsel yol, damar içi ilaç kullanımı ve diş tedavisiyle bulaştığını söyledi. Müzmin hepatitlerin sinsi seyrettiğini ve herhangi bir belirti vermediğini, çoğu kez de rutin kontroller sırasında teşhis edildiğine değinen Sünbül, tanı konulan hasta sayısının gerçek hasta sayısından çok az bir kısmı olduğunu vurguladı. Sünbül, "Çoğu hasta, hastalığının farkında değil. Günümüzde müzminleşen B ve C hepatitlerinin tedavilerinde kullanılan birçok ilaç var. Hepatit C hastalarının bazı türlerinde tedavi başarısı yüzde 80-90'ları bulmaktadır. Tedavi edilmeyen müzmin hepatitlerin bir kısmı yıllar sonra karaciğer kanserine ve siroza kadar ilerleyebilmektedir" diye konuştu. B tipi hepatite karşı aşının hastalıktan korunmak için en iyi yol olduğuna işaret eden Sünbül, şöyle devam etti: "Bu aşı aynı zamanda D tipi hepatite karşı da korunma sağlamaktadır. Ancak Hepatit C için henüz aşı geliştirilememiştir. Hepatit A ise çocukluk döneminde sıklıkla klinik belirti vermeden geçirilmekte ve hastalığı geçiren kişiler ömür boyu bağışıklık kazanmaktadır." |
|
|||
|
Kronik Hepatitler
Genel Bilgiler Karaciğer vücutta ne gibi fonksiyonlara sahiptir? Karaciğer en büyük organlarımızdan birisidir. Karın sağ üst kısmına yerleşiktir ve erişkin bir insandaki ağırlığı yaklaşık 1.5 kg kadardır. Karaciğer sindirim sistemi ile kana geçen tüm maddeler için bir süzgeç görevi görür. Gelen besinleri vücudumuz için gerekli yapı taşları ve fonksiyonel maddelere dönüştürür. Bazı besinleri, enerji kaynaklarını, vitaminleri vücudumuzun ihtiyacı olduğunda kullanılmak üzere depolar. Zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Safra asitlerini sentezleyerek besinler ile aldığımız yağların ve yağda eriyen vitaminlerin emilmesini kolaylaştırır. Karaciğerde sentezlenen maddeler ne işe yarar? Karaciğer vücudumuzun fabrikası gibidir. Protein, karbonhidrat, yağ, vitamin gibi yapı taşlarını alıp işler; bunlardan vücudumuz için gerekli olan maddeleri üretir. Bu maddeler içerisinde yer alan pıhtılaşma faktörleri sayesinde, herhangi bir yerimiz kesildiğinde kanamanın kendiliğinden durması mümkün olur. Vücudumuzdaki pek çok maddeyi taşıyan, suyun damar içerisinde durmasını sağlayan albumin'i üretir. Böylece vücudumuzda ödem denilen şişliklerin oluşmasını engeller. Hücrelerimizin örtücü yüzeylerinin ve bazı hormonlarımızın yapısında yer alan kolesterolü de yine karaciğer üretir. Tüm bu yapım ve yıkım olaylarının olmasında rol alan enzim denilen maddeler de büyük ölçüde karaciğerde yer alır ve karaciğer tarafından yapılır. Karaciğer tarafından vücuttan uzaklaştırılan maddeler nelerdir? Alyuvarlar dediğimiz kan hücreleri normal ömrünü tamamlayıp parçalandığında, açığa çıkan ve atılması gerekli maddeleri, karaciğer vücudumuzdan uzaklaştırır. Bu maddelerin son ürünü olan bilirübin, vücudumuzdan atılamaz ve birikirse sarılık ortaya çıkar. Aldığımız pek çok ilacın kullanılabilmesi ve kullanıldıktan sonra vücudumuzdan atılabilmesi için karaciğerde işleme tabi tutulması gereklidir. Yine vücudumuzun normal çalışması sırasında açığa çıkan veya sindirim kanalı ile gelen pek çok zararlı maddenin ortadan kaldırılması karaciğerimizin her günkü işleri arasındadır. Bu işlerini yapamaz ise zaralı maddeler kanda birikir. Beynimize, böbreklerimize, kalbimize ve daha pek çok organımıza zarar verir. Karaciğerin yapısal özellikleri bu fonksiyonları etkiler mi? Bu kadar çok görevi üstlenmiş olan karaciğer diğer organlarımızdan farklı olarak iki ayrı sistem tarafından kanlandırılmaktadır. Bu sistemlerden birisi kalpten pompalanan kanı doğrudan karaciğere taşıyan sistem, diğer sistem ise sindirim kanalı kanını karaciğere taşıyan sistemdir. Bu ikinci sistem portal venöz sistem olarak adlandırılır. Böylece hem kandan pompalanan, hem de sindirim sisteminden gelen kan karaciğerde hepatosit ismi verilen karaciğer hücrelerine taşınır. Eğer hepatit virüsleri gibi mikroplar, alkol gibi zaralı maddeler veya diğer nedenlere bağlı olarak karaciğer hücreleri tahrip olur ve kendilerini yenileyemezse karaciğer zamanla bir nedbe dokusuna dönüşür. Bu durumda karaciğere gelen kar nedbe dokusu ile sertleşip bozulmuş karaciğerden geçemeyip gerisinde göllenebilir ve bunun sonucunda dalak büyür. Bu kan, zamanla kendisine yeni yollar bularak dolaşımını sürdürür. Yeni oluşan bu damarlar yemek borusunun alt kısmında, midenin üst taraflarında veya daha nadir olarak sindirim kanalının diğer kısımlarında meydana gelebileceği gibi bazen de karın duvarı üzerinde gözle görebileceğimiz damarsal yapılar olarak teşekkül eder. Yemek borusu ve midede oluşan bu damarlar (varis) zamanla yırtılarak kanamalara neden olur. Hepatit Nedir? Karaciğerin mikrobik (hepatit virüsleri), toksik (ilaç ve diğer kimyasal maddeler) veya diğer nedenlerle oluşan iltihabi reaksiyonudur. Viral hepatitler hangi mikroplarla oluşur? Viral hepatitler hepatit virüsleri (A,B,C,Delta,E, G virüsleri) veya daha nadir olarak diğer hastalıkların nedeni olan virüslerle (Herpes, CMV virüs vs) meydana gelir. Viral hepatitler bulaşıcı mıdır? Bütün viral hepatitler bulaşıcıdır, ancak bulaşma yolları ve bulaşma kapasiteleri farklıdır. A ve E hepatitleri yiyecek-içeceklerle, B, C, Delta ve G hepatitleri ise kan yolu, kanla ve vücut sıvıları ile bulaşmış materyal veya yakın temaslarla geçebilir. VİRAL HEPATİTLER NASIL YAYILIR? Bulaşma kaynağı Bulaşma olasılığı Kesinlikle Seyrek Şüpheli Aile içi temas B C Kan ile temas gerektiren İşte çalışma B C İğne yaralanmaları B C Damar yolundan ilaç kullanımı (enjektör paylaşımı) B C Transfüzyonlar (kan nakli) B C Hemodiyaliz B C Tükürük B C B C Cinsel temas B C Anal / oral sex B C Doğum sırasında anneden bebeğe B C Kulak deldirtme B C Akupunktur / dövme B C B: Hepatit B virüsü / C: Hepatit C virüsü Hepatitle sarılık aynı hastalık mıdır? Ülkemizde hepatitler sarılık adıyla da bilinmektedir. Hepatitli hastalarda sarılık görülebilir, ancak çoğu hasta sarılıksızdır. Karıştırılan diğer bir husus her sarılığın hepatit sanılmasıdır. Karaciğer, safra yolları, pankreas hastalıkları ve bazı kan hastalıklarında da sarılık görülebilir. Ülkemizde hepatitler sarılık, gizli sarılık, bulaşıcı sarılık, mikrobik sarılık gibi isimlerle tanımlanmaktadır. Hepatitlerin belirtileri nelerdir? Belirtiler hepatit virüsünün tipinden çok hastalığın seyrine göre değişiklikler gösterir. Hepatit bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden ve sarılık oluşmadan geçirilebilir (asemptomatik hepatit, anikterik hepatit). Bazı hastalarda ise halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, eklem ağrıları, kaşıntı, göz aklarında ve ciltte sararma gibi belirtilerin tümü ya da bir kısmı görülebilir. Eğer sarılık meydana çıkmamışsa bu belirtiler kolaylıkla başka hastalıklarla karıştırılabilir. Sarılık nedir, nasıl belirir? Sarılık kan hücrelerinden alyuvarların parçalanması ile ortaya çıkan ve bilirübin denen maddenin kanda birikmesi ile oluşur. Normalde bilirübin karaciğerden safraya atılmakta, böylece kanda birikmemektedir. Hepatitlerde bu işleyiş düzeni bozulduğundan bilirübin kanda birikmeye başlar. Sarılık gelişirken öncelikle idrar renginin koyulaştığı hissedilir. Hafif sarılıklarda sadece göz akları sararır. Bilirübin miktarı arttıkça bütün cilt sarı bir renk alır. Hepatit tanısı nasıl konulur? Muayene bulguları, sarılık olsa bile tanı için yeterli değildir. Karaciğer hasarını gösteren ALT, AST gibi testler ve bilirübin düzeyini bilmek gerekir. Hepatit tanısı konulmasından sonra ikinci aşama sarılığın nedenini belirlemektir. HEPATİT ETKENİNİN BELİRLENMESİNDE HANGİ TESTLER KULLANILIR? A Hepatiti Anti HAV, Andi HAV IgM B Hepatiti HBsAg, HBeAg, Anti HBc IgM, Anti HBc, Anti HBe, Ante HBs, HBV DNA C Hepatiti Anti HCV, HCV RNA D Hepatiti Anti Delta, Anti Delta IgM, HDV RNA E Hepatiti Anti HEV, Anti HEV IgM Hangi tip hepatitler kalıcı bir karaciğer hastalığı yapabilir? Esas olarak B ve C tipi kalıcı (kronik) karaciğer hastalığı yapar. Delta hepatiti sadece Hepatit B'li hastalarda görülür. G hepatiti kalıcı olabilir ise de klinik önemi tam olarak bilinmemektedir. Hastalık ne kadar uzarsa kronik hepatit gelişir? Kronik hepatit sözcüğü 6 aydan daha uzun süre devam eden hepatitler için kullanılır. Viral hepatitlerde kronikleşme ihtimali ne kadardır? Bu hastalığın nedenine ve kişiye göre değişen bazı faktörlere bağlıdır. Hepatit C de kronikleşme ihtimali %80'den fazladır. Erişkin hayatta geçirilen hepatit B de bu oran %10'dan az, çocukluk döneminde ise daha yüksektir. Taşıyıcı ve Hepatit arasındaki fark nedir? Taşıyıcı (Sağlıklı taşıyıcı) sözcüğü daha çok bazı hepatit B'li hastalar için kullanılmaktadır. Kanlarında Hepatit B virüsünü bulunduruyor olmakla birlikte muayene bulgularında, karaciğer fonksiyonlarında ve karaciğer biyopsilerinde hiçbir hastalık belirtisi göstermeyen kişiler taşıyıcı olarak tanımlanırlar. Taşıyıcılar için herhangi bir risk var mıdır? Bu kişilerde hastalığın aktif şekle dönüşmesi bütünüyle imkansız değildir. Bu nedenle belirli aralıklarla karaciğer fonksiyonlarının kontrol edilmesi ve muayenelerinin yapılması zorunludur. Taşıyıcılar bulaştırıcı mıdır? Evet. Bu gibi kişilerin yakın çevrelerinin hastalıktan korunmasında hepatitli olanlarla aynı yaklaşım izlenmelidir. Hepatitli hastaların yakın çevresindeki kişiler ne şekilde korunabilirler? Koruma önlemleri öncelikle eş ve çocuklarını ve aynı ev ortamında bulunan kişileri kapsayacak şekilde planlanmalıdır. İlk yapılması gereken bu kişilerin halen virüsle infekte veya bağışık (infeksiyonu geçirip iyileşmiş dolayısıyla bir kere daha bulaşmayacak olanlar) olup olmadıklarını tesbitidir. Bundan sonraki aşamada aşı ve diğer koruma yöntemleri doktorunuzun önerileri doğrultusunda uygulanmalıdır. Hepatitli hastalar ağır ve yorucu işlerde çalışabilir mi? Bu hastalığın ağırlığı ile ilgili bir durumdur. Bazı hastalarda istirahat veya aktivite kısıtlaması gerekli olabilir. Kronik hepatitli hastalara dokunan yiyecekler var mıdır? Alkol dışında bir kısıtlayıcı yoktur. Başka nedenlerle kısıtlama gerekmiyorsa her istediğinizi yiyebilirsiniz. Hastaların başka nedenlerle kullanacağı ilaçlar için kısıtlamalar var mıdır? Özellikle uzun süreli kullanımı gereken bazı ilaçlar sorun yaratabilir. Kortizon, bağışıklık sistemini etkileyen ilaçların kullanımı sakıncalı olabilir. En doğrusu öncelikle başka nedenlerle başvurduğunuz doktorlarınıza da hepatitli olduğunuz hakkında bilgi vermeniz, gerekirse kullanacağınız ilaçları karaciğer hastalığınızı izleyen doktorunuza bildirmeniz yararlı olur. Alkol tamamen yasak mıdır? Alkol, hepatit bulunmasa bile karaciğeriniz için zararlıdır. Tamamen yasak olma konusu hastalığınızın durumuna göre değişir. Bu konuda doktorunuzun önerilerine uymalısınız. Kronik hepatitli hastalara yararlı yiyecekler nelerdir? Herhangi bir yiyeceğin (enginar, pekmez vs.) özel bir yararı yoktur. Önemli olan dengeli beslenmektir. Dengeli bir beslenme rejimi içerisinde olduğunuz sürece dışarıdan vitamin takviyesinin yararı bulunmamaktadır. Hepatit nasıl tedavi edilir? Bu bölümde, tedavinin süresi, tedaviden kimler en fazla yararlanır ve tedavinin yan etkileri ile nasıl başa çıkılır gibi tedavi ile ilgili önemli sorulara yanıt bulacaksınız. Hangi hastalar tedavi edilmelidir? Bu hastalığın türüne ve evresine bağlı bir seçimdir. Sizin durumunuz: (1): Tedavi gerektirmeyen (2): Tedaviden yararlanma ihtimali olan -tedavi gerektiren- veya (3): Tedaviden faydalanamayacak şeklinde tanımlanmış olabilir. İnterferon nedir? İnterferon ABD, Avrupa birliği ve Türkiye'de hepatit B ve C tedavisinde kullanılmak üzere onaylanmış bir ilaçtır. İnterferon bazı hastalarda hepatit B enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldırabilir. Hepatit B ve C'si olan bazı hastalarda ise vücuttaki virüs miktarını azaltarak ve karaciğerdeki hasarı yavaşlatarak hastalığı hafifletebilir. Burada önemli olan eğer tedavi olmanız gerekiyorsa bunun bir an önce yapılmasıdır. Tedaviyi aldığınız zaman, interferondan sağlayacağınız yararı büyük ölçüde etkileyecektir. Herkes interferon tedavisinden yarar görmez. Eğer Hepatit B veya C virüsü karaciğerinize zaten ciddi ölçüde zarar vermişse, interferon tedavisi sizi iyileştirmekten çok daha da hasta edecektir. Son olarak, eğer kronik infeksiyonunuz var, ancak karaciğeriniz bundan zarar görmemişse, interferon tedavisi almanız gerekmeyecektir. Doktorunuz size tedavi seçiminde yardımcı olacaktır. Eğer doktorunuz size interferon tedavisi önermemişse bunun sebebini ona sorun. Gelecekte veya hastalığınızın seyri değiştiğinde interferon kullanımının gerekip gerekmeyeceğini öğrenin. İnterferon ne işe yarar? İnterferon virüsten henüz zarar görmemiş sağlıklı hücrelerinizin virüs tarafından ele geçirilmesini önler. İnterferon ayrıca vücudunuzun virüs ve infekte hücrelere karşı direnme gücünü artırır. İnterferon aslında vücudunuzda sizi bir takım yabancılara karşı korumak amacıyla zaten üretilmektedir. Ancak bazen yeteri kadar üretilemez. Bu gibi durumlarda dışarıdan interferon alımı (interferon tedavisi) yarar sağlayabilir. Hepatit B Tedavisi Daha öncede söylediğimiz gibi hepatit B virüsü ile karşılaşmış insanların %90'ı interferon tedavisi almadan veya herhangi bir zarara uğramadan bu virüsten kurtulabilir. Ancak ne yazık ki %5 ile %10'u bunu başaramaz. Bu gruptakilerin bir kısmı daha önce tanımladığımız gibi taşıyıcı olurlarken bir kısmı da "kronik hepatit B" hastası olurlar. Kimler tedavi edilecektir? Tedaviden önce doktorunuz kanınızda hepatit virüsünün varlığını ve karaciğerinizdeki hasarın derecesini kontrol edecektir. Daha önce de söylediğimiz gibi, eğer karaciğeriniz çok hasta ise interferon sizi iyileştireceğine daha da kötüleştirir. Doktorunuz kanınızdaki virüsün miktarına HBV DNA tayini adı verilen bir testle bakarak interferon tedavisinden yarar görüp, görmeyeceğinize, görecekseniz ne kadar göreceğinize karar verir. Virüs düzeyi düşük olan insanlar virüs düzeyi yüksek olanlara göre interferon tedavisinden daha fazla yarar sağlar. Tedavi öncesi ve gerekirse tedavi sonrasında yapılacak karaciğer biyopsileri de tanı ve tedavi için yol göstericidir. Tedaviden ne beklenilmeli? Kronik hepatit B tedavisi boyunca 6 veya 12 ay boyunca haftada üç kere interferon iğneleri vurulursunuz. Ne kadar süre önce virüsle infekte olduğunuz tedaviye cevap verme olasılığınızı etkileyen bir faktördür. Ancak yine de hangi hastaların interferon tedavisine yanıt vereceğini söylemek güçtür. Tedavi edilen kronik hepatit B hastalarının yaklaşık yarısı tedaviden yarar görür. Tedaviyle kandaki virüs miktarı düşecek, karaciğer hasarı azalacak ve hastalığın semptomları gerileyecektir. Yapılan klinik çalışmalarda interferon tedavisi alan hastaların %45'inin kanının zaman içerisinde tamamen virüsten temizlendiği görülmüştür. Tedavi esnasında doktorunuz hastalığınızın seyrini kontrol etmek için sık aralıklarla ALT seviyelerinizi takip edecektir. Ayrıca HBe Ag veya HBV DNA seviyelerinizi de kontrol ederek kanınızda hala aktif olarak çoğalan virüs olup olmadığını, varsa da hangi düzeyde olduğunu tesbit edecektir. İnterferon etkilerinden biri de bağışıklık sistemini harekete geçirerek vücudun infekte hücrelere saldırısını artırmaktır. Bu nedenle bazen interferon kullanımınız sırasında kendinizi interferondan önceki halinizden daha kötü hissedebilirsiniz. Bu duruma biz "alevlenme" diyoruz. Bu iyiye işarat olabilir çünkü genelde interferon tedavisine tedavi sonunda yanıt veren hastalarda bu görülmektedir. Kanınızın virüsten tamamen temizlenmesi çok zaman alabilir. Sonuç olarak, HBsAG testiniz tedaviden haftalar veya yıllar sonra bile hala pozitif olabilir. Bazı insanlar sonsuza dek virüsten kurtulurken, bazıları ne yazık ki ilacın virüsü kandan tam olarak yok edememesi nedeniyle tekrar hastalanırlar. Biz buna "relaps" diyoruz. Eğer hastalığınız relaps olmuşsa doktorunuz size ya yeni bir interferon tedavisi ya da daha değişik bir tedavi önerecektir. Unutmayın, virüs kanınızdan tamamen temizlenmiş olsa bile karaciğerinizin eski haline gelmesi uzun zaman alabilir. Hepatit B de diğer tedavi yöntemleri nelerdir? Yakın zamana kadar tedavide tek seçenek İnterferon idi. Son yıllarda kullanım alanına giren "Lamuvidine" etken maddesini taşıyan ilaç bu alanda yeni bir ümit kaynağı olmuştur. Günde tek tablet olarak alınan ve önemli yan etkileri olmayan bu ilaçla alınan sonuçlar en az interferon tedavisi ile elde edilenler düzeyindedir. Tek sorun tedaviden sonra nüks görülme ihtimalinin daha yüksek olmasıdır. Hepatit C Tedavisi Vücudumuz hepatit B virüsüne karşı savaşta Hepatit C virüsüne olduğundan daha başarılıdır. Bu yüzden, hepatit C virüsüne karşı savaşta daha çok yardıma ihtiyacı vardır. Yine hepatit B'de olduğu gibi doktorunuz virüsün karaciğerinize verdiği hasarın derecesini önceden bilmek isteyecektir. İnterferon haftada üç gün ancak çoğu zaman daha uzun süreli verilmektedir. Tedavinizin sonuçlanması 1 hafta 2 yıl sürebilir. Tedavi esnasında doktorunuz yine ALT seviyelerinizi, HCV RNA düzeylerinizi ve karaciğerdeki düzelmeyi görmek için rutin testlerinizi isteyecektir. Yapılan çalışmalar hepatit C tedavisinde uzun süreli interferon kullanımının daha yararlı olduğunu göstermektedir. Bu yararların arasında daha uzun süre hastalıksız yaşamanın yanı sıra siroz ve karaciğer kanseri riskindeki azalma sayılabilir. Bu tedavinizi karaciğerinizde düzelme görülünceye dek sürdürmeniz gerektiğini göstermektedir. Doktorunuz tedavinizin 3. ayında yaptığı kontrollerde interferonun işe yaramadığına karar verirse ilacınızı kesebilir veya tedavi şeklini değiştirebilir. Tedavi sonunda doktorunuz kanınızdaki virüs düzeylerine yeniden bakar ancak kanınızda virüse hiç rastlanmasa bile %30-50 ihtimalle hastalığınız geri gelecektir. Bu durumda doktorunuz tekrar tedavi almanızı söyleyebilir veya tedavinizde eklemeler ve düzeltmeler yapabilir. Hepatit B'de olduğu gibi kanınızdaki virüs miktarı interferondan sağlayacağınız yararla ilişkilidir. Hepatit C de diğer tedavi yöntemleri nelerdir? Hepatit C de İnterferon'a alternatif oluşturacak bir ilaç bulunmamaktadır. Ülkemizde kısa süre önce piyasaya verilmiş olan "Ribavirin" etken maddesini taşıyan ilaç tek başına kullanımda etkili değildir, ancak interferonla birlikte kullanılmakta ve bu durumda tedaviye yanıt olasılığını artırmaktadır. İnterferon Tedavisinde Yan Etkiler İnterferon tedavisi alan herkes çeşitli yan etkilere maruz kalır ve özellikle ilk 1 - 2 hafta son derece tatsız birtakım yan etkilere karşılaşabilirsiniz. Burada önemli olan yan etkiler nedeni ile tedaviyi asla kesmemenizdir. Bütün hastalar aynı yan etkilere maruz kalmaz. En sık görülen yan etki halsizlik, ateş, kas ağrısı, genel vücut ağrısı, döküntü veya bulantı ile ortaya çıkan Ôgrip benzeri' yan etkidir. Ayrıca ağızda tatsızlık hissi, saç dökülmesi veya cilt kuruluğu görülebilir. Tüm bunlarla başa çıkabilmeniz için eğer mümkünse tedavi başlangıcında yan etkilerin yoğun olabildiği ilk iki hafta izin alın. Yan etkilerin ilk 4 ile 6 saat içinde ortaya çıktığı düşünülürse enjeksiyonları yatmadan önce yaptırmanız bu zor süreyi uyuyarak kolayca geçirmenizi sağlayacaktır. Enjeksiyonları haftanın aynı günleri aynı saatlerde almaya dikkat edin. Grip benzeri yan etkilerle başa çıkmanın diğer bir yolu ise enjeksiyondan bir saat önce 3-4 saat sonra bir ağrı kesici kullanmaktır. Burada önemli olan kullanacağınız ağrı kesici için doktorunuza danışmanızdır. Bulantılarınızı azaltmak için gün içerisinde az ama sık sık yiyin. Düzenli ve yeterli yemek tedavi boyunca kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır. İNTEFERON TEDAVİSİNDE ORTAYA ÇIKAN YAN ETKİLERLE BAŞA ÇIKMAK YAN ETKİLER NASIL BAŞA ÇIKILIR Grip benzeri semptomlar - Enieksiyondan bir saat önce ve 3-4 saat sonra bir ağrı kesici kullanın - Bol sıvı alın - Enjeksiyonları yatmadan önce yapın Yorgunluk - Mümkün olduğunca dinlenin - Bol sıvı için - Hafif egzersiz yapın - Eğer mümkünse çalışma programınızı değiştirin Gerginlik, sinirlilik, depresyon - Gevşeme tekniklerini deneyin - Eğer depresyon, sinirlilik, gerginlik ciddi boyuta gelirse profesyonel yardım almayı deneyin - İştahınız olmasa bile, düzenli yemek yiyin - Besinleri sağlıklı olmanız için almanız gereken ilaçlar gibi düşünün İştah azalması - Suya ek olarak meyve suları için - Ağzınızdaki metalik tattan kurtulmak için sık sık dişinizi fırçalayın Bulantı / ishal - Bulantıyı / ishali kesici ilaç alın - Ağızda kötü koku veya tat oluşumuna neden olabilecek yiyeceklerden sakının Saçlarda hafif dökülme - Saçınızın daha gür görünmesini sağlayacak şekilde saç stilinizi değiştirin - Eşarp, şapka, saç aksesuarları kullanın Duygusal olarak kendinizi iyi hissetmeniz tedavinizin başarısı açısından önemlidir. Depresyona girmeyin. İnterferon tedavisinde depresyon ve seyrek de olsa intihar riski bildirilmiştir. Daha önceki psikolojik sorunlarınızı tedavi başlamadan önce doktorunuza danışınız. Gün içinde sık sık diş fırçalamak ağızınızdaki kötü tat hissinden kurtulmanıza yardımcı olacaktır. Saç dökülmenizi önlemenin bir çaresi yoktur ancak tedavi bitiminde saçlarınız eski haline geri dönecektir. Tedavi boyunca çok daha ciddi yan etkilerle karşılaşabilirsiniz. Sağlığınızla ilgili her türlü değişiklikten doktorunuzu haberdar edin. Örneğin çok az yiyor, kilo kaybediyor veya kusuyorsanız mutlaka doktorunuzu arayın. Tedavi esnasında virüsle başa çıkmada bize yardımcı olan kemik iliğinin yeterli çalıştığından emin olunmalıdır. İnterferon bazen kemik iliğinin çalışmasını yavaşlatır bu gibi durumlarda doktorunuz ya aldığınız interferon dozunu azaltacaktır veya tedaviye biraz ara verecektir. Unutulmaması gereken bir konu da tedavi boyunca asla içki içmemenizin gerekliliğidir. İnterferon tedavisi esnasında içki kullanmak karaciğerinizde geri dönüşsüz bir hasara sebep olabilir. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur. Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 10:22 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Hepatit B
Hepatit B nedir? Hepatit B , hepatit B virüsünün (HBV) meydana getirdiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünyada en çok görülen enfeksiyon hastalıklarından biri olan hepatit B, bütün dünyadaki önde gelen dokuzuncu ölüm nedenidir. Hepatit B, hafif ve belirti vermeyen bir enfeksiyondan, çok daha ağır karaciğer hastalıklarına ve bu arada sirozla primer hepatosellüler karsinomaya (karaciğer kanserine) kadar değişebilen çeşitli tablolara neden olabilir. Karaciğer kanseri, dünya da en yaygın kanserlerden biridir. İltihap : Enfeksiyon etkenlerine veya tahriş edici maddelere tepki olarak bir dokuda iltihap hücrelerinin ve sitokinlerin toplanmasıdır. Antijen : Vücuda giren ve bağışıklık sisteminin tanımadığı her türlü yabancı madde. Antikor : Bağışıklık sistemi tarafından yapılan ve yabancı bir antijene bağlanıp onu nötürleşme amacı güden bir protein kompleksi. Ne kadar insanda kronik hepatit B virüsü enfeksiyonu vardır? En az 350 milyon insan bu hastalığın kronik taşıyıcısıdır. Coğrafi dağılım, dünyanın her tarafından çok değişik rakamlarla ifade edilmektedir. Dünyada 2 milyardan fazla insanın hepatit B virüsü ile enfekte olduğu bilinmektedir, ama bunların hepsi kronik taşıyıcı değildir. Hepatit B'nin coğrafi dağılımı Çin, Güneydoğu Asya ve Afrika gibi yerlerde çok yüksek; Güney Amerika , Batı Avrupa ve Avustralya gibi yerlerde düşüktür. Avrupa'da her yıl 900.000 - 1 milyon insan hepatit B virüsü ile enfekte olmaktadır. ABD'de her yıl 140.000-320.000 akut hepatit B enfeksiyonunun gerçekleştiği hesaplanmıştır. Bu enfeksiyonların çok büyük bir bölümü, kronik hastalığa neden olmadan kendiliğinden iyileşmektedir. Asya ve Afrika'daki birçok ülkeye ait rakamlar bilinmemektedir ama söz konusu bölgelerdeki kronik taşıyıcı yaygınlığının yüksek olması, enfeksiyon oranının da yüksek olması gerektiğini göstermektedir. Uzun Süreli Taşıyıcı Dağılımı Dünyada 350 milyon uzun süreli taşıyıcı var.1 %25'i, hepatit B ya da ilişkili komplikasyonlarına bağlı olarak ölecek.2 Her yıl HBV infeksiyonundan 1 milyon dolayında insan ölmekte.3 HBV, dünyada 9. ölüm nedenidir.4 Uzun süreli taşıyıcıların %75'i Asya/Pasifik'te yaşamaktadır.5 1 WHO 1998; 2 Mast 1993; 3 Lee 1997; 4 Boag 1991; 5 Gust 1996 Asya/Pasifik Uzun Süreli Taşıyıcılar Ülke Milyon Kişi Çin 120.0 Hindistan 48.0 Endonezya 11.6 Filipinler 7.6 Tayvan 3.0 Kore 2.5 Japonya 1.3 Hong Kong 0.7 Avustralya 0.2 Singapur 0.03 Hepatit B Nasıl Bulaşır? Hepatit B, değişik yollardan bulaşabilir. İleri derecede yaygın olan bölgelerdeki bulaşma en çok, anneden çocuğa ve çocuktan çocuğa gerçekleşmektedir. Kan ve meni gibi vücut sıvılarının da, virüsü bulaştırabildiği bilinmektedir. (Kan alma veya cinsel yoldan bulaşma) Asya Pasifik bölgesinde, hastaların çoğu virüsü doğum zamanı ya da doğum zamanına yakın bir zamanda edinir1 - hepatit B ile infekte olan 10 kişiden 9'u yetişkinliğe geçtiklerinde hala hepatit B ile infekte olacaklar.2 Dünyanın geri kalanında, hepatit B virüsünün, cinsel temas ya da kontamine kana maruz kalım yoluyla, adolesan ya da yetişkin dönemde edinilme olasılığı daha yüksektir.1 1 Margolis et al. 1991; 2 Thomas 1996 Karaciğerin Biyolojik Fonksiyonları Nelerdir? Karaciğer yağların ve yağda emilen vitaminlerin emilimi; albumin ve pıhtılaşma faktörleri gibi proteinlerin yapılması açısından önemli bir organdır. Atık maddelerin detoksifikasyonundan da, yine karaciğer sorumludur. Karaciğer barsaklardan emilerek kana karışan besleyici maddelerin; proteinler ve diğer hücre elemanlarının sentezinden önce işlem gördüğü yerdir. Ayrıca karaciğer daha sonra kullanılmak üzere kan şekeri ve vitamin depolar, vücuttan atılması gereken zararlı maddeleri zararsız hale getirir (detoksifikasyon). Hepatit B Virüsünün Karaciğerdeki Akıbeti Nedir? Hepatit B virüsü, karaciğer hücrelerine bağlanıp bunları enfekte ettikten sonra, kronik enfeksiyonun gelişmesiyle sonuçlanan, benzersiz bir mekanizma ile çoğalır. Dolaşıma, büyük miktarda virüs ve virüs proteinleri karışır. Hepatit B Virüsü Nasıl Hastalık Yapar? Hepatit B virüsü karaciğer hücresi içerisine kendi genetik materyalini yerleştirerek, bu hücrelerin rutin çoğalma mekanizması ile üremelerini sağlar. İnsan vücut bağışıklık sistemi, virüsün genetik materyalini içeren kendi karaciğer hücrelerine saldırmak üzere harekete geçer. Yani virüs dolaylı yoldan karaciğere zarar verir. Bağışıklık sisteminin aralıksız saldırıları, karaciğer hücrelerinin hasar görmesiyle ve ölmesiyle sonuçlanır. Hepatit B 'nin Doğal Seyri Nasıldır? Hepatit B enfeksiyonu, çeşitli şekillerde seyredebilir. Akut hepatit, genellikle kendiliğinden iyileşen, iyi huylu bir enfeksiyondur ama hastaların bir bölümünde kronik hepatit B yönünde ilerler. Kronik hepatit B, aralarında siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserinin de olduğu daha ciddi durumlara neden olabilir. Diğer Bilgiler Bazı bireylerde virüs, akut hepatit enfeksiyonu sırasında tamamen ortadan kaybolabilir. Kronik enfeksiyonu olan hastaların %25-40 kadarı sonunda, hepatit B virüsü ile bağlantılı bir hastalık nedeni ile ölmektedir. Organ/doku nakledilenler veya HIV (AIDS virüsü) ile enfekte bireyler gibi bağışıklık sorunları olan insanlarda kronik enfeksiyon riski büyük ölçüde artar. Karaciğer kanseri gelişen insanlarda bu genellikle, akut enfeksiyondan 30 -50 yıl sonra görülür. Karaciğer kanseri vakalarının %75-90'ı, kronik hepatit B sonucudur. Bir enfeksiyon hastalığı olan hepatit B, dünyadaki ölüm nedenleri listesinde dokuzuncu sırada bulunmaktadır. Dünyanın her yanında 2 milyardan fazla insan HBV (hepatit B virüsü) ile enfekte olmuştur ve bunların 350 milyon kadarı, hastalığın kronik taşıyıcısı konumundadır. Hepatit B virüsü karaciğer hücrelerini, bağışıklık sisteminin enfekte (mikrop bulaşmış) karaciğer hücrelerine saldırmasını uyararak dolaylı yoldan tahrip eder. Ancak bağışıklık sistemi her zaman hepatit B virüs enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldıramaz. Başlangıçta hepatit B enfeksiyonunu izleyen belirtiler hafif ya da özel olmayabilir. Belirtiler görülürse ;öncelikle sarılık, iştahsızlık ve karın ağrısı şeklinde olabilir. Hepatit B virüs enfeksiyonu, değişik şekillerde ilerleyebilir. Akut hepatit B 4 hafta ile 6 ay arasında değişen bir süre devam ederken, kronik hepatit B'nin aktif şekline geçişi, 15-30 yıl gibi uzun bir süre olabilir. Kandaki virüsün (vireminin) ortaya konulması ve sayılabilmesi açısından en güvenilir yöntem, hepatit B virüs DNA'sının izlenmesidir. Hepatit B virüs enfeksiyonunun teşhisinde kullanılan bazı antijen ve antikor testleri vardır. Bunlar; Kronik hepatit B virüs enfeksiyonunu işaret eden; Hepatit B yüzey antijeni testi (HBsAg ) Virüsün çoğalmakta olduğunu gösteren; Hepatit B e antijeni (HBeAg) veya HBV DNA testidir. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur. Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 10:22 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Alıntı:
Gökçek İksir, Gökçek Tonik, karaciğer ve enfeksiyon çayı karışımı özel bir çay gerekir. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Siroz, cirrhosis | igokcek | Hastalıklar: P-Z | 5 | 06-26-2007 22:15 |