Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Hastalıklar: K-O

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 07-12-2006, 00:54
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.548
igokcek is on a distinguished road
Standart Mononukleoz Enfeksiyonu


MONONÜKLEOZ ENFEKSİYONU (ÖPÜCÜK HASTALIĞI)

MONONÜKLEOZ ENFEKSİYONU (ENFEKSİYÖZ MONONÜKLEOZ, EMN, ÖPÜCÜK HASTALIĞI) Mononulear: bir çekirdekli, enfeksiyon: bulaşıcı anlamına gelir.


Hastalığın resmi:
Mononükleoz Enfeksiyonu virüslerin sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır ve bu virüse Epstein Bar Virüsü denir ve herpes virüsler aileisndendir. Genelikle lenf sistemine yerleşirsede, kronikleşinde bütün organalarda tahribat yapabilir. Bebeklerde ve çocuklarda genelikle problemsiz bağışıklık sistemi tarafından yokedilir. Hastalık genelikle yetişkinlerde görülür. Hasta başalanğıcta boğaz ve başağrısı, aşırı üşümte veya dermansızlık gibi haller görülür. Bağışıklık sistemi virüsleri yokedemezse virüsler 2-3 hafta sonra lenf bazelerinde, özeliklede boyun ve ensede şişkinliklere sebep olur ve aşırı olarak ateşlenme uzun sürebilir vede deride kabarcıklar görülebilir. Bu sendromlar başka hastalıklarda görüleceğinden kesin bir sınır çekemk mümkün değildir. Bademcik iltihapalanması, boğaz iltihapalanması, difteri, kızamık, kızılcık gibi, hastalıklarda benzer semtomlar gösterir. Romatizma ve lösemi gibi bazı durumlarda immün sistemi zayıflar ve Epstein Bar Virüsü harekete geçer.

Teşhis:
Mononükleoz Enfeksiyonun kendine has özel bir semtomu yoktur. Kan?dan teşhisi enfeksiyonun başlangıç safhasında mümkündür. Hasalık ilerlemişse virüsü teşhsi mümkün değildir. Hastalığa sebep olan Epstei Bar Virüsüne akılı virüste denir. Virüs bağışıklı sisteminin antikor üremesini durdurur. Böylece virüs onlarca yıl vücutta kalabilir ve sürekli bağışılık ssitemini zorladığından bağışıklık sistemi aşırı zayıflar ve bu nedenle problemsiz yok edilebilecek bakteri, virüs ve mantarlar sürekli çoğalır ve yayılır. Herbalist Tobis Zaum 35 yıllık araştırması sonunda bu virüsün kronik yorğunluk sendromuna sebep olduğunu tesbitetmiştir. (Nhp 6.06.418)

Hastalığın devreleri:
Mononükleoz Enfeksiyonu bebek ve çocuklarda çok önemsiz bir bulaşıcı gibi gelip geçsede büyük çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde ağır semtomlar görülebilir. Virüs tükrükle yayılır ve bulaştıktan 1-2 ay sonra önce bademcikler ve yutak bademcikleri, ateşlenme, boğaz ağrısı ve yutkunma rahatsızlıkları görülür. Bademciklerin yanında lenf bezeleri, dalak ve karaciğerede virüs yayılır. Lenf sisteminde oldukca çok sık olarak bulunan akyuvarlardan lenfositlerde virüsle mücadelede virüs bulaşır. Epstein Bar Virüsü kandan lenf sistemine iner ve oraya yerleşir. Bu iltihapalanma sonucu lenf bezeleri, dalak ve karaciğerde iltihapalanma ve şişme görülür.

Ayrıca enfeksiyon kronikleşirse kanın yapısında bozulma, beyin iltihaplanması, bronşit, sinüzit, tonsilit, gasrit, akciğer iltihapalanması, kalpkaslarının iltihaplanması, romatizma, fibromyalji, sinirsel bozukluklar ve dalak yırtılması görülebilir. Bağışıklık sistemi sürekli bu virüsle uğraştığından yorğun düşer. Buda kişde kronik yorğunluğa sebep olur. Enfeksiyon normal olarak 2-3 hafta sonra iyileşir, ama bağışıklık sistemi zayıflamışsa virüs kolay kolay vücuttan atılamaz ve ömür boyu birçok hastalığın kaynağı olur, çünkü immün sistemi bu virüsle uğraşmaktan çok çok zayılar. Buda diğer bakteri, virüs ve mantarların daha kolay yayılmasına neden olur.

Tedavi:
Sadece çok nadiren ilaç tedavisi gerekir, eğer bağışıklık sistemi güçlü ise. Nadiren ilaç kulanılır, ama immün sistemi zayıflamışsa vücuda balteri, virüs ve mantarların yayılmasında adeta mikropların anası olur. Bu virüsten kurtulmanın yolu anacak ve ancak Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile olur, çünkü Gökçek Iksir curufları eritir ve ortada kalan mikropları bağışıklık sistemi yokeder. Epstein Bar Virüsüne akılı virüsde denir virüs vücuda tamamen yerleşince, yani kronikleşince bağışıklık sisteminin antikor üreten mekanizmalarını devre dışarı bırakır. Buda bağışıklık sisteminin bu virüse karşı etkili olmasını önler. Böylece kişide sürekli kronik yorğunluk sendromu görülür. Çaresi sadece ve sadece Gökçek İksiridir.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (11-12-2008 Saat 21:14 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 07-12-2006, 00:56
atoybil
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Enfeksiyöz Mononükleoz

ENFEKSİYÖZ MONONÜKLEOZ
(ÖPÜCÜK HASTALIĞI)


ETKENİ

Enfeksiyöz mononükleoz ( EMN ) , bir virüs hastalığıdır. Bu hastalığın etkeni olan virüs ; Epstein ? Barr virüs ( EBV ) ?tür.Genellikle ?uçuk? olarak bilinen , deri belirtilerine yol açan hastalığın etkeni olan ?HERPES VİRÜS? lerle aynı ailedendir. Söz konusu virüs enfeksiyöz mononükleoz dışında Burkitt lenfoma olarak bilinen bir kan hastalığının ve burun-yutak ( nazofarenks) bölgesinde bir kanserin de meydana gelmesine neden olabilir.

GÖRÜLME YAŞI , SIKLIĞI

EMN ;her ne kadar küçük çocuklarda ve yaşlılarda görülebilirse de ; özellikle erken çocukluk çağının ve gençlerin hastalığıdır. Yılın her ayında ve her iki cinste de eşit sıklıkta görülür.

Çocukluk çağında genellikle sessiz olarak enfeksiyon geçirilir , yaş ilerledikçe belirtili seyretme olasılığı artar. Gelişmekte olan ülkelerde 2 yaşın üzerindeki çocukların yaklaşık % 90?nı bu hastalığı geçirdiklerini gösteren koruyucu hücreleri taşırlar ve yapılan testlerde antikorları pozitif olarak saptanır. Bizim toplumumuzda erişkin yaş grubunda hastalığı geçirmiş olanların oranı yaklaşık %80-85 civarındadır.

BULAŞMA YOLLARI

Virüs , insandan insana sıklıkla , virüs çıkaran kişilerin boğaz salgılarıyla yakın temas sonucu , ağız yolu ile ve öpüşme ile geçer. Bu nedenle bazen ?öpücük hastalığı? olarak da adlandırılır.Tam kan ve kan ürünleri , organ nakli ile de geçebileceği bilinmektedir. Cinsel yol ile bulaş konusunda kesinlik yoktur.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ

Vücuda alındıktan sonra çocuklarda yaklaşık 10-14 gün , erişkinde 30-50 gün kuluçka dönemi geçer ve sonra hastalık belirtileri başlar. Ortalama bir hafta süren halsizlik,iştahsızlık , bulantı , sigaradan tiksinme, karında dolgunluk hissi , kas ağrıları , göz ardında ağrı , üşüme , titreme , ateş basması gibi şikayetleri takiben ; yüksek ateş , boğaz ağrısı , lenf bezlerinde şişme , bademcik iltihabı , larenjit , kulak iltihabı , karın ağrısı ve ishal şeklindeki tipik belirtiler başlar. Hastaların %90?nından fazlasında özellikle öğleden sonra başlayan ve 38-40 0C civarında seyreden ateş şikayeti vardır. Bazı hastalarda damakta ya da gövdede , kol ve bacakların üst kısımlarında döküntü gözlenebilir. Yine hastaların bir kısmında dalak ve karaciğer büyüyebilir. Hastalığın seyri sırasında kan hücrelerinde de değişiklikler olabilir.

TANI

Gençlerde yorgunluk , membranlı bademcik ve farenks iltihabı ve lenf bezlerinde şişme bu hastalık için tipiktir. Yine de bu klasik muayene bulguları her hastada görülmeyebilir. O zaman laboratuvar testleri ile de tanıyı kesinleştirmek mümkündür. Tam kan sayımı , karaciğer enzimleri ile birlikte hastalığın etkenine yönelik özel antikorların kanda tespitini sağlayan testler istenebilir. Belirtilerin başlamasından sonraki 2 hafta içinde kanda hastalığa özgü antikorların tespit edilmesi ; tanıyı kesinleştirir.

HASTALIĞIN SONLANIŞI

Hastaların çoğu , sonrasında başka bir hastalık oluşmadan 2-3 hafta içinde kendiliğinden iyileşirler. 40 yaşın üzerindekilerde hastalık daha ağır seyredebilir ve daha uzun sürebilir.

TEDAVİ

EMN?da daha çok destekleyici tedavi , hastalığın ilk 2-3 haftasında yatak istirahatı önerilir. Eğer bir başka bakteriyel enfeksiyon bu hastalık tablosuna eklenmezse , antibiyotik kullanmaya gerek yoktur.Döküntü olasılığını artırabildiği için özellikle ampisilin kullanımından kaçınılmalıdır.

BAĞIŞIKLIK

Enfeksiyöz mononükleoz ( EMN ) , bir kez geçirilmekle , hayat boyu süren kalıcı bağışıklık bırakır.

KORUNMA YOLLARI

İnsandan insana bulaşması için çok yakın temas gerektiğinden , EMN?lu hastaların sağlam kişilerden ayrılmalarına gerek yoktur. Ancak virüsün , hastalık geçtikten sonra aylarca kişinin kanında kalabileceği olasılığı düşünülerek hastaların en az 6 ay süre ile kan vermemeleri doğrudur. Ayrıca çok nadir olarak görülebilen dalak yırtılmasından korunmak amacıyla , hastalığın geçirildiği dönemde spor yapılması engellenmelidir.

Bu hastalıktan korunmak için kullanılacak aşı ile ilgili çalışmalar , halen sürmektedir.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.

Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 11:07 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:08 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut

Sağlık Siteleri Buluşma Noktası - www.saglik-siteleri.com

|Dogal tedavi | AlterNatif TıP | Bitkisel Tedavi | GokcekAktar | Gokcekİksir | Tonik | Tentur | Diyet | Aloeverabu | Nonibu | ZenceFiL | Vucut |
SifalıBitkiler |