Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Hastalıklar: K-O

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 06-30-2005, 20:01
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.459
igokcek is on a distinguished road
Post Parkinson, paralysis agitans:




Parkinson, paralysis agitans:

Parkinson hastalığının (Morbus Parkinson) nasıl bir hastalık olduğu konusunda ilk defa ingiliz doktor James Parkinson 1817?de açıklamada bulunduğu için bu hastalık onun adı ile anılır. Hastalık beyinde dopamin salğılayan hücrelerin tahribatı nedeniyle ortaya çıkar. Bu hücrelerin tahribatı nedeniyle yeterince dopamin salğılanamaz ve dopamin yetersizliği ortaya çıkınca insanın normal hareket etmesi mümkün değildir. Parkinson hastasında harket yetersizliği (akinesia), kaslarda sertleşme (rigor), ve titreme (tremor) gibi üç özelkite mutlaka bulunur. Bu hastalığa yaşı 60?ı geçen 100.000 kişide 100 kişi yakalanmakta, yani % 0,1 oranındadır. Dünyada en çok bilinen iki Parkinson hastası Muhammed Ali ve Papa 2. Paul Johannes?dir. Parkinson hastalığı genelikle 60 yaşından sonra ve nadirende 40 yaşından sonrada görülür. Parkinson kadın ve erkeklerde hemen hemen aynı oranda görülmektedir.

Parkinson nasıl oluşur?
Parkinson hastalarında beyin yeterince dopamin salğılamaz. Dopamin beyinde haberleşmeyi (signal) sağlar ve bu beyinde siyah madde olarak bilinen substantia nigra beynin talamus, beyin kordeksi, beyin kökü ve omurilikle bağlantıların olduğu noktadır. Buraya basalganglion, yani beynin ana düğüm (nodül) noktasıdır.

Parkinson hastalığının sebepleri:
Parkinson hastalığının nedeni bilinmemektedir, fakat substantia nigra yavaş yavaş azalır ve buda daha az dopamin salğılaması (oluşumu) demektir. Dopamin yetersizliği ise vücut hareketlerini yanlış yönlendirme veya yönlendirememe demektir.

1-) Parkinson hastalığının nedeni bilinmemektedir, fakat substanstia nigranın oluşumunda ana rol oynayn demir ve melanin oranının azalması dikkat çekicidir. Parkinson hastalarının % 90?ının sbebi bilinmediğinden bu tür Parkinsona idiopatik Parkinson denir.
2-) Kimyasal ilaçlar beyi iltihaplanmasına neden olabilir, buda Parkinsona sebep olur.
3-) Metabolik bozukluklar sonucu ortaya çıkan artık maddeler substantia nigrayı tahripedebilir.
4-) Beynin bu bölümünde oluşan kötü huylu ur substantia nigrayı tahripedebilir.
5-) Beynin her hangi bir kaza sonucu beynin zedelenmesi (travma) Parkinson oluşabilir.
6-) Yanış beslenme nedeniyle beyin damarlarının daralması ve sertlemesi (arterioskleroz) Parkinsona sebep olabilir.
7-) Beynin iltihaplanması (ansefalit) Parkinsona sebep olabilir. Buna Muhammed Aliyi örnek gösterebiliriz.

Parkinsonun belirtileri:
Hastalık yavaş yavaş ortaya çıktığından çoğunlukla hasta kendi durumunun farkına varamaz ve yakınları durumu daha erken anlarlar. En önemli belirtileri:
1-) Kasların serleşmesi nedeniyle gerekli hareketleri yapamaması (rigor).
2-) İstirahat halindeyken eller titrer (tremor).
3-) Hareketler yavaşlar ve kişi öne doğru eğik yürür (akinesia).
4-) Mimik hareketleri azalır.
5-) Şasiyet değişimi (toplumdan kaçma, utanma, çekinme vb.)
6-) Yavaş ve monoton konuşma
7-) Yazı yazmada zorlanma
8-) Depresyon
Bunlardan ilk üçü Parkinsonun teşhisinde ana rol oynarlar.

Parkinsonun teşhisi:
Parkinson hastalığı oluşumu ve devreleri nörolojik muayenelerle tesbitedilir. Kimyasal ilaçlarda kişide Parkinson hastalığına benzer bir rahatsızlık gösterebilir. Bu nedenle ialaç alınmadığının tesbiti şarttır ve ancak bundan sonra muayenelere başlanabilir. En önemli muayeneler Komputer-Tomografi ve EEG ile yapılır. İlaç verilecekse ilacın dozajının ve hastanın buna karşı tepkisinin ölçülmesi gerekir, buda ancak hastahanede mümkündür.

Hasta ne yapabilir?
1-) Beslenme: Hasta yerken veya içerken çok beceriksiz olduğundan çevresindekilerin dikkatini çekmemek için az yer ve içer. Bunedenle hasta yakınları buna dikkat etmelidir. Dopaminli hapları alırken proteinlı besin alınırsa hapın değerlendirilmasi, yani bağırsaklar tarafıdan absorbesi engellenebilir.
2-) Fitnes: Hastanın düzenli hafif fizik terapisine katılması gerekir. Hareket etmeyince hastalık dahada ağırlaşabilir.
3-) Donukluk: Hasta donmuş gibi olduğu yerde hareketsizce kalabilir, onu harekete geçirmek için önüne bir madde (mendil, anahtar vb.) atılısa harekete geçer.
4-) Hasta yakınları: Hasta yakınları hastayı harekete geçirmek için zorlamamalıdır. Hastayı çekmek veya yitmek hastanın dahada donuklaşmasına sebep olur.

Parkinsonun tedavisi:
Hastanın ne durumda olduğu teşhisedildikten sonra ilaç,amaliyat veya fizik tedavisi uygulanır. Her hastaya aynı tedavi yöntemi uygulanmaz. Bu nedenle her hasta için uygun konsept hazırlanır ve uygulanır. Kişiye özel tedavi yöntemi hastanın işi ve sosyal çevresi ile çok bağlantılıdır.
1-) Dopamin hap olarak alınırsa bunun bağırsaklardan absorbe olduktan sonra beyine kadar ulaşması ve dopamin yetersizliğini önlemesi mümkün değildir, çünkü beyine geçişi engelenir.
2-) Mono-Amino-oksidaz-B enzimi dopamini çözücü bir enzimdir, bunun frenlenmesi dopami yetersilzliğini öleyeceği yönündedir.
3-) Levodopa dopaminin bir ön basamağı olup beyine geçişi engelenmez, fakat buda büyük oranda kanda çözülür, bunedenle komple ürün olarak alınması tavsiyeedilir.
4-) Dopamin-Agonisten dopamin gibi etki yapan maddelerle tedavi yapılabilir.
5-) Glutamin?de beyin tarafından salğılanan bir madde olup, frenlenirse dopamin salgılaması artar.
6-) Kateşol-O-Metil-Transferaz (COMT, Catechol-O-Methyl-Transferase) L-Dopayı çözen bir proteindır. COMT?in frenlenmesi L-Dopanın çözülmesini yavaşlatır.
7-) Antikolinergika (Anticholinergika) direkt olarak dopamine etkietmez. Antikolinergika asetilkolini frenler. Asetilkolin Parkinsonlu hastalarda aşırı salğılanır. Bunun frenlenmesi hastayı rahatlatır ve titremeyi önler.

Buradak kimyasal ilaçların yanında doğal ilaçlarda mevcuttur. ZYE-, hayıt-, jukabaklası-, nergis preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri Parkinsonun ilerlemesini önlemektedir. Prof. Dr. W. Wulle ve ekibi hayıt ekstreasinin R1-Rezeptorunu (sinir düğüm noktası, nodül) bağlayıcı ve R2-rezeptorunu uyarıcı etkiye sahiptir. Buda asetilkolinin azalması vede dopaminin artması demektir, yani hastanın durumu yavaş yavaş iyileşir.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-03-2008 Saat 17:43 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 03-15-2006, 12:32
Acemi
 
Üyelik tarihi: Mar 2006
Yaş: 48
Mesajlar: 1
parkinson is on a distinguished road
Standart babam parkinson hastası

Babam, 72 yaşında ve parkinson hastası. Bundan 10 yıl ve 12 yıl önce 2 kere beyin kanaması geçirdi. İkincide sol tarafına kısmi felç geldi. Zamanla bu felç düzeldi, neredeyse hiç kalmadı. 10 yıl önce nörolog doktorumuz parkinson'un hissedilmeyecek derecede başlangıcını tespit etti ve Madopar 62.5 (2x1) ile tedavi başlattı. Bu şekilde tedaviye başlayarak hastalığı ilerletmeyelim demişti. Zaman zaman kontrollere gittiğimizde dozlar arttı. En son 2 yıl önce Madopar 125 (3x1) kullanırken doktorumuz emekli oldu gitti. Bu zamana kadar babamda yürüme zorluğu ve unutkanlık problemi arttı. Yerine tavsiye ettiği doktor bize Stalevo 100 adlı yeni bir ilacı 4x1 ile başlattı. Ancak bu ilaç daha yeni ve iyi olmasına rağmen hastalığın ilerleme hızı arttı ve şu an stalevo 100 ilacını 6x1 dozunda kullanıyoruz. Şu an babam yürüme özelliğini kaybetmek üzere. Yürürken ayaklarını sürüyor. 10 m. yüyüyünce nefes nefese kalıyor. Unutkanlık had safhada. Mesela 19.00'ın akşam 7.00 olduğunu, günleri vb. basit günlük şeyleri hatırlamıyor. (Bu özellikle son 20 gündür meydana geldi. Unutkanlık için Alzheimer başlangıcı olabileceği tanısıyla Exelon ve Ebixa ilaçlarını kullanmaya başladık ama nafile, durum daha kötüye gidiyor...) Yine son 10 gündür ağzından hafifçe salya akmaya başladı. Ayrıca aşırı terleme mevcut. Ancak parkinson hastalarında sık görülen titreme hali yok.

Bu konuda bize yardımcı olabileceğinizi düşündüm. Cevabınızı bekliyorum.

Konu sifa tarafından (04-01-2006 Saat 15:39 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 03-16-2006, 20:23
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.459
igokcek is on a distinguished road
Standart Gökçek İksiri vücuttaki

Gökçek İksiri vücuttaki plakları eritir ve hücrelerin yenilenmesini sağlar. Ayrıca Hayıttan yapılan doğal ilaçlarda iyi gelir. Örneğin Mastodynon damlası iyi gelir.
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 04-23-2006, 15:21
Acemi
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 51
Mesajlar: 3
nedbos is on a distinguished road
Standart Parkinson hastalığı

49 yasındayım. 5 yıldır Parkinson için Requip 5 mg (15 mg/gün) dopamin agonisti, depresyon için Paxil ve yüksek tansiyon için Concor 5 kullanıyorum. Gökçek İksiri ve mastodynon damlası ve kullanım dozu ve süresi hakkında hastalığıma yönelik olarak bilgi edinmek istiyorum. Ayrıca yapabileceğim başka şeyler var mı? Saygılar,
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 04-24-2006, 02:23
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.459
igokcek is on a distinguished road
Standart

Merhaba

Gökçek İksiri yüksek tansiyona karşı etkili olur. Depresyon için ise kılıçotunun haplarını kulanmak gerekir. Mastodynon damlasıda Parkinsona karşı etkilidir.
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 04-24-2006, 22:09
Acemi
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 51
Mesajlar: 3
nedbos is on a distinguished road
Standart Parkinson

Sayın Gökçek,

Abdülkadir Beyden Gökçek İksiri talep ettim. Ancak henüz yanıt gelmedi. Kılıçotunun hapını ve Mastodynon damlasını nasıl temin edebilirim, nasıl ve ne kadar süre kullanmam gerekir. Yardımcı olursanız memnun olurum. Selamlar,
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 03-03-2007, 13:55
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart

Parkinson Hastalığı

Parkinson hastalığı ilk kez 1817 yılında İngiliz bir hekim olan James Parkinson tarafından tanımlanmıştır. Parkinson hastalığının ileri yaşlarda başlaması ve çok eski çağlarda insan ömrünün nispeten daha kısa olması nedeniyle hastalığın ilk ne zaman görülmeye başlandığı bilinmemektedir.

Parkinson Hastalığı Nedir?
Parkinson hastalığı beyinde hareketlerimizden sorumlu olan hücrelerin ufak bir bölümünün hasara uğraması ve eksilmesi, dejenerasyon sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hücreler dopamin adı verilen kimyasal bir madde salgılar. Dopamin, bilgileri bir sinir hücresinden diğerine gönderir. Beyinde yeterli dopamin yapılamazsa hareket ve denge işlevleri etkilenerek Parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkar.
Parkinson hastalığı ölümcül olmayan, yaşam beklentisini kısaltmayan ve felce yol açmayan bir hastalıktır.

Parkinson Hastalığına Yol Açan Nedir?
Beyinde dopamin hücrelerinin niçin hasara uğradığı henüz bilinmemektedir. Konuyla ilgili yoğun bilimsel araştırmalar sürmektedir. Hastalığın ortaya çıkmasında yaşlanma süreci zemininde olası kalıtsal ve çevresel faktörlerin beraberce rol oynadığı sanılmaktadır.
Bulaşıcı olmadığı gibi beyin damarlarındaki kireçlenmeye de bağlı değildir.

Parkinson Hastalığı Kalıtsal mıdır?
Bu konuda şimdiye kadar yapılan çok sayıdaki araştırmada hastalığın %5 gibi düşük oranda kalıtımla ilişkisi gösterilmiştir.

Nasıl Tanı Koyulur?
Parkinson hastalığı tanısına varmak için özel bir laboratuvar ya da röntgen tetkiki yoktur. Hekim, hasta veya ailesinden aldığı ayrıntılı bilgi ve muayene bulgularına dayanarak tanı koyar. Deneyimli bir nörolog için tanı koymak güç değildir. Ancak Parkinson hastalığı tanısını koymadan önce onu taklit edebilen diğer nedenleri dışlamak gerekmektedir. Bilinen ve değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan bu hastalıklar Parkinson hastalığı ile benzer belirtileri gösterdiği için bazen tanıda karışıklığa yol açabilir. Örneğin psikiyatride kullanılan bazı ilaçlar, çeşitli zehirlenmeler, beynin tümoral veya damar hastalıkları gibi dopamin hücrelerini etkileyen her türlü süreç Parkinson hastalığına benzer tablolara yol açabilir.

Parkinson Hastalığı'nın Belirtileri nelerdir?
Hastalık belirtileri oldukça yavaş gelişir. Bazen erken bulgular çok silik olabilir, öyle ki aylarca veya yıllarca farkedilmeyebilir. Söz konusu belirtilerin ortaya çıkmasında belli bir sıra olmadığı gibi her hastada belirtilerin çeşitleri ve hastalığın ilerleme hızı farklıdır. Başlangıçta sıklıkla bir beden yarısında veya yalnızca bir uzuvda ortaya çıkan belirtiler zaman içinde tipik olarak bir beden yarısında belirgin olmak üzere iki yanlı tutulmaya yol açar.

Başlıca belirti ve bulgular şunlardır:
- İstirahat halinde uzuvlarda titreme
- Hareketlerde yavaşlama
- Bir veya daha fazla uzuvda sertlik
- Yürürken kolları sallamama, konuşurken yüz ifadesinde donukluk ve eşlik eden doğal el hareketlerinin kaybı
- Yavaş, küçük adımlarla veya ayak sürüyerek yürüme
- Vücut duruşunun öne eğik şekil alması
- Yumuşak ve alçak sesle, monoton konuşma
- El yazısında küçülme ve yazının okunaksız olması
- Ağızda salya sızması, yutkunma güçlüğü
- Halsizlik, yorgunluk
- Ruhsal çöküntü hali (depresyon), nedensiz sıkıntılar
- Kabızlık, aşırı terleme, tansiyon düşmesi
- Ağrı, kas spazmları

Titreme Parkinson hastalarının yaklaşık olarak %80'inde olur. Genellikle eller dinlenme halinde iken ortaya çıkar, heyecan ve stresle şiddeti artar. Ellerin dışında kollar, ayaklar, çene ve dudakta da titreme olabilir.
Ancak her titremesi olan kişi Parkinson hastası değildir.
Titreme başka birçok hastalıkta da ortaya çokabileceği gibi normal insanlarda yavaşlık çok belirgin olduğu zaman hastalar günlük işlerinde zorluk çekebilir ve yakınlarının yardımına gereksinim gösterebilirler.

Parkinson Hastalığı Tedavi Edilebilir mi?
Hastalığı tamamen ortadan kaldırıcı bir tedavi henüz bulunamamıştır. Ancak hastaların günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyen belirtilerin tedavisi önemli ölçüde mümkündür. Dolayısıyla hastanın yaşam kalitesi yükseltilebilmektedir. İlaçlar kadar egzersizler, psikoterapi, düzgün beslenme ve düzenli yaşam koşullarının da önemi açıktır.

İlaç Tedavisi
Parkinson hastalığı, beyinde eksilmiş olan dopamini yerine koyma amacıyla hayat boyu ilaç tedavisi gerektirmektedir. Günümüzde hastalığı ortadan kaldıran kesin bir tedavinin henüz bulunmamasına karşın mevcut ilaçlar belirtileri büyük ölçüde düzeltmekte ve bir çok hastanın aktif ve üretken bir şekilde yaşamını sürdürmesini sağlayabilmektedir. Böylece Parkinson hastalarının çoğu düzenli tedaviye uzun yıllar mutlu olarak yaşarlar.

İlaç seçiminde hastanın yaşı, hastalığın şiddeti, önde gelen belirti ve hastayı en fazla rahatsız eden şikayet göz önüne alınır. İlaçlara daima ufak dozlarda başlanır, gerekirse doz yavaş yavaş olarak arttırılır. Dopamin beyne geçemediği için onun ön maddesi olan ve beyinde dopamine çevrilen evodopa verilir. Levodopanın en güçlü ilaç olmasına karşın hastalık belirtileri yeni başlamış ya da hafif derecede iken özellikle genç yaştaki hastalara hemen verilmemesi genelde tercih edilir, zira etkinliğinin 5-6 yıl içinde azaldığı veya vücutta istem dışı aşırı hareketlere yol açtığı bilinmektedir. Parkinson hastalığında levodopa dışında dopamine benzer etkiye sahip bir çok ilaç yaygın olarak kullanılmaktadır. Her hastada tedavi seçimi ve dozları farklıdır. Hekim, aynı hastanın tedavisinde uygun ilaç dozlarını buluncaya kadar birçok kez değişiklik yapabilir. Parkinson hastalığının uzun süreli bir hastalık olması nedeniyle hasta ile hekim işbirliği şarttır.

Cerrahi Tedavi
Cerrahi girişimler hiçbir zaman Parkinson hastalığında ilk tedavi seçeneği değlildir ve hastalığın ilerlemesini durdurmaz. Hastalık belirtileri ilaç tedavisi ile yeteri kadar kontrol edilemiyorsa veya levodopaya bağlı istem dışı hareketler önlenemiyorsa cerrahi tedaviye başvurulabilir. Cerrahiye aday hastaların nispeten genç yaşta olmaları, hafıza sorunları veya başka hastalıkların olmaması, fiziksel olarak uygun olmaları şarttır. Cerrahi girişim sırasında cilde anestezi uygulanır ve şuuru açık olan hastanın kafatasına açılan ufak bir delikten hareketi kontrol eden merkeze girilir. İki tip ameliyat yapılır. Birincide beynin hedef bölgesindeki hücrelerde hasar oluşturulur. İkincide hasar yapılmaksızın söz konusu merkeze bir elektrod yerleştirilir. Elektrodun ince tel uzantısı köprücük kemiği altına yerleştirilen uyarıcı alete (stimülatör) bağlanır. Hasta stimülatörü örten cilt üzerine mıknatıs dokundurarak sistemi açıp kapatabilir. Hastalık belirtileri hasta stimülatörü açtığı zaman düzelir, kapattığı zaman tekrar ortaya çıkar.

Egzersiz veya Fizik Tedavi
Parkinson hastalığı hareketlerde kısıtlanmaya neden olduğu için ilaç tedavisine ek olarak uygulanan egzersizler baş, gövde ve uzuv eklemlerinin bükülebirliğini artırır, sertleşmiş kasları gevşetir, el becerilerinin ve yürümenin iyileştirilmesine yardımcı olur ve dik duruşu sağlar. Evde yapılan sabah ve akşam 10'ar dakikalık egzersizler, günlük kısa yürüyüşler dolaşıma yararlı olacağı gibi kilo almayı da önler. Gerektiğinde bir fizyoterapistin desteğine de başvurulabilir.

Diyet
Parkinson hastalığı belirtilerini düzeltecek özel bir diyet yoktur. Düzenli ve dengeli beslenme önemlidir. Aşırı derecede kilo almaktan kaçınılmalıdır. Kabızlığa karşı lifli besinlerin yenilmesi ve her gün bol su içlmesi yararlıdır. Özel olarak önerilen bir vitamin tedavisi yoktur. İsteniyosa B6 vitamini dahil her türlü vitamin alınabilir. İlaçlardan sadece levodopa et, süt, yumurta gibi proteinden zengin gıdalardan sonra alınırsa emilimi azalır. Bu nedenle levodopa yemekten yarım veya bir saat önce aç karnına alınmalıdır, böylece beyne daha çok geçer ve etkinliği artar. Parkinson tedavisinde kullanılan diğer ilaçlar tok karnına alınır.

Parkinson Hastalığı İle Yaşamak
Parkinson hastalığı tanısı almak başlangıçta hayatınızı alt üst edebilir, hatta depresyona girebilirsiniz. Zamanla bütün kronik hastalıklar gibi onunla yaşamayı, hatta mücadele etmeyi öğrenirsiniz, yaşamınızda belki büyük değişikliklere neden olacak yeni kararlar alırsınız. Hastalık hayat boyu tedavi ve bakım gerektirmesi nedeniyle en az sizin kadar ailenizin de psikolojik ve sosyal durumunu olumsuz yönde etkileyebilir. Aileniz günlük yaşamınızda tartışmasız sizin en büyük desteğinizdir.

Ancak hareketleriniz yavaş dahi olsa basit işlerinizde yardım istemeyin, kendi hızınızla iş yapmaya gayret gösterin. Böylece güveniniz artar ve daha aktif olursunuz. Mümkün olduğunca zevk aldığınız uğraşlarınızı sürdürmeye çalışın, hastalığın üstesinden geleceğinize inanın, yaşamdaki güzel şeylerden kendinizi soyutlamayın, toplumdan kaçmadan arkadaşlıklarınızı sürdürün ve yalnız olmadığınıza inanın.

İ.Ü. Hasta Okulu Yayınları
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 06-23-2008, 12:09
Acemi
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1
acil is on a distinguished road
Standart Lütfen Yardım!!!

Slm
benim bir sorum olacaktı,annem parkinson hastası değil fakat parkinson hastalığı tedavisi için MADOPAR hapı kullanıyor.sadece birkaç belirtisi yani vücutta titreme,fazla yürüyememe,hemen tıkanma vb.. gibi belirtileri var.bikaç doktor ilacı kesmesini farklı hastalıklara yol açabileceiğini söylemişler,birkaçıda ya parkinson hastasısın yada o hsatalığa yakalanmadan önce tedbir diye kullanman gerekir demişler,ne yapılması gerekir,bu ilacın asıl kullanış amacı nedir,hemen bilgilendirirseniz sevinirim.tşkler..
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 07-15-2008, 07:53
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.459
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
acil´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Slm
benim bir sorum olacaktı,annem parkinson hastası değil fakat parkinson hastalığı tedavisi için MADOPAR hapı kullanıyor.sadece birkaç belirtisi yani vücutta titreme,fazla yürüyememe,hemen tıkanma vb.. gibi belirtileri var.bikaç doktor ilacı kesmesini farklı hastalıklara yol açabileceiğini söylemişler,birkaçıda ya parkinson hastasısın yada o hsatalığa yakalanmadan önce tedbir diye kullanman gerekir demişler,ne yapılması gerekir,bu ilacın asıl kullanış amacı nedir,hemen bilgilendirirseniz sevinirim.tşkler..
Evet ellerinde titreme nedeniyle çay veya çorba içemeyen bir tanıdığımız da Gökçek İksir ve sinir çayı kullandı 3-4 ay sonra rahatszılıkları yok oldu.Mide ve bağırskalrda problem var mı bunuda bilmem gerekir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:10 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | kpss BiRkan | Eğitim | Mersin Üniversitesi | BiRkan