![]() |
|
|||
|
MENİERE HASTALIĞI
Meniere Hastalığı Nedir: Meniere hastalığı iç kulakta bulunan ve dengeden sorumlu sıvılardaki basınç artışının neden olduğu ve en önemli bulgusunun ataklar halinde baş dönmesi olduğu bir hastalıktır. İç kulak sıvılarındaki bu basınç artışının sebebi genellikle belli değildir. Ancak sıvı üretimi, atılımdan fazla olursa ya da sıvıların boşaldığı kanallarda tıkanıklık olursa basınç artışı gelişebilir. Son zamanlarda belli allerjik reaksiyonlarında rol oynadığı düşünülmektedir. Meniere hastalığının sıklığı 100000'de 40-100 arasında değişir. Her yaşta görülebilmesine rağmen 40 yaş civarında başlaması daha sıktır. %20 civarında iki kulak birden hastalanır. Ne Gibi Belirtiler Yapar: Meniere hastalığının başlıca belirtileri baş dönmesi, kulak uğultusu, işitme kaybı ve kulakta dolgunluk hissidir. Baş dönmesine bulantı ve kusma eklenebilir. Baş dönmesi ani başlangıçlı, 20 dakika ile 24 saat arasında sürebilen ve bulantı-kusma ile birliktedir. Ancak genellikle 2 saatin altında sürer. Baş dönmesi başlamadan önce bazen kulakta dolgunluk hissi oluşabilir. Gerginlik, stres ve aşırı tuz alımı baş dönmesi ataklarını başlatabilir. Baş dönmesi atakları arasında hasta tamamen normal ya da hafif dengesiz olabilir. İşitme kaybı baş dönmesi olduğu dönemde olur ve alçak frekanslardadır (kalın seslerde). Hastalığın ilk yıllarında baş dönmesi atakları sonrasında işitme kaybı düzelir fakat ileri yıllarda atak sonrasında da işitme kaybı devam eder. Kulak çınlaması hastadan hastaya değişir ve aralıklı ya da sürekli olabilir. İşitme kaybı ve kulak çınlaması ile beraber kulakta bir dolgunluk ve basınç hissi olabilir. Baş dönmesinin olduğu dönemlerde istemsiz göz hareketleri (nistagmus) mevcut olabilir. Muayenede Ne Görülür: Meniere hastalığı olan hastaların kulak muayenesi normal görülür. Eğer hasta baş dönmesi olmayan bir dönemde muayene ediliyorsa hiç bir bulgu saptanmayabilir. Baş dönmesi atakları sırasında ise hastada görülebilecek en önemli bulgu nistagmus adı verilen istemsiz göz hareketleridir. Ayrıca baş dönmesinin getirdiği ayakta durma ve yürüme zorluğu, bulantı-kusma saptanabilir. Teşhis Nasıl Konur: Meniere Hastalığının kesin teşhisini koymak zordur. Teşhise götüren en önemli faktör hastanın anlattıklarıdır. Baş dönmesinin süresi, sıklığı, derecesi berberinde olan semptomlar hastalığın nedeni hakkında bilgi verirler. Muayene sonrasında yapılacak ilk tetkik odiometri adı verilen işitme testleridir. Bu testlerde işitme kaybının varlığı ve iç kulağın durumu hakkında bilgi edinilir. Kalın seslerdeki iç kulak tipi işitme kaybı Meniere Hastalığı olabileceğini akla getirir. Vestibüler sistem adı verilen denge sistemi ile ilgili yapılabilecek bazı testlerde vardır ancak bunlar Meniere Hastalığını diğerlerinden ayırmaya pek yardımcı olamazlar. Meniere hastalığını kuvvetle düşündürecek bir yöntem Gliserol testi'dir. Bu testte hastaya odiometri yapıldıktan sonra gliserol içirilir. Daha sonra yapılan odimetride işitme kaybında düzelme görülmesi Meniere Hastalığı lehinedir. Bilgisayarlı Tomografi veya Manyetik Resonans tetkikleri beyinde veya iç kulaktaki tümör ya da yer kaplayan lezyonları ayırt etmek için kullanılabilir. Nasıl Tedavi Edilir: Meniere hastalığının tedavisi 3 bölümde incelenir. -Baş dönmesi ataklarının tedavisi -Baş dönmesinin önlenmesi -Cerrahi tedavi Baş dönmesi atağı sırasında görülen hastalar genellikle yatırılarak tedavi edilir. Stres önemli rol oynadığı için hastanın rahatlatılmasına çalışılır. Serum takılarak sıvı verilir. Serum içine veya ağızdan verilen baş dönmesi ilaçları genellikle şikayetleri azaltır ve hastayı rahatlatır. Sık atak geçiren hastalarda bunları önlemek için bazı tedbirler alınabilir. Bunun için şunlar sayılabilir. -Aşırı tuz, şeker, alkol ve kafein almamak -Stresten uzak durmak -İdrar söktürücü ilaçlar kullanmak -Baş dönmesine karşı ilaçlar kullanmak (en sık kullanılanı Betaserc'tir). Sık atak geçiren ve ilaç tedavisi ile sonuç alınamayan hastalarda cerrahi tedavi uygulanır. Cerrahi yöntemler şunlardır. -İç kulaktaki sıvıların bulunduğu endolenfatik kese adı verilen bölümü başka boşluklara bağlayarak basıncı azaltmak. Bu yöntemde işitme korunmuş olur. -Denge sinirinin kesilmesi: Vestibüler sinir adı verilen bu sinir kesilerek baş dönmesi duyusu yok edilmişl olur. İşitme fonksiyonu yine korunur. -Labirentektomi: İç kulağın tamamen ortadan kaldırılmasıdır. İşitme fonksiyonu da kaybolur. hastalığın tanımı bu ibrahim bey yardımlarınızı bekliyorum |
|
|||
|
Meniere Hastası olan Mehmet bey Gökçek İksir ve kulak çayı kulandı, rahatsızlıkları bir ara yoğunlaşitı ve sonra azalmaya başladı. Şimdi çok rahat. İç kulaktaki salyangoz denge organıdır. Bu organa yeterince kan ve oksijen gitmemesi bu rahatszılığa sebep olur.
![]() ![]() Kulak çınlaması, tinnitus: ![]() Kulak çınlamasının tıptaki ismi tinnitustur, tinnitus herhangi bir akustik uyarı olmadan dışarıdan sürekli veya ara ara sesler duymaya kulak çınlaması denir. Sesler sürekli duyulur tıbbi olarak tinnitus bir hastalık sayılmayıp, hastalığın belirtisi sayılmaktadır. Kulak çınlaması ıslık, gürültü, kuş ötmesi, veya arı vızırtısı gibi çeşitli şekillerde sesler duyulur. Bu çınlama başta ve kulakta duyulur. Bu sesler sadece hasta tarfından duyulur. Bu nedenlede buna subjektif tinnitus denir. Rahatsızlık sadece hasta tarafından duyulduğundan teşhiside yapılamaz. Yetişkinlerin %5-10?u az veya çok tinnitus rahatsızlığı çekmektedir. Günümüz diskoteklerde dinledikleri yüksek müzik sesli müzik veya kulaklıkla dinledikleri yüksek müzik nedeniyle % 5?i tinnitus?e yakalanmıştır. Rahatsızlığın sebepleri: Kulak çınlamasına sebep olun faktörler kulakta veya beyindedir. Hastalığın sebepleri arasında ortakulak iltihaplanması, ani sağırlık, yaşlılık nedeniyle hücrelerin yıpranması veya başka organlardaki hastalıkları sayabiliriz. Ayrıca buna ilavetten tansiyonun aşırı düşmesi nedeniyle iç kulakta yeterince kan dolaşımının olmamasıda tinnitusa sebep olur. Bazı önemli faktörler: 1-) Kanallarda fonksiyon bozuklukları 2-) Kulak zarının zedelenmesi 3-) Aşırı ve ani gürültü (bomba patlaması vb.) nedeniyle oluşan duyma problemleri 4-) Kulak girişine giren yabancı madde nedeniyle kulak rahatsızlıkları 5-) Yüksek veya alçak tansiyon 6-) Psikolojik hastalıkların sebep olduğu tinnitus Ani sağırlıkla birlikte aynı anda kulak çınlamasıda başlar. Ayrıca beyin zarı iltihaplanması, yüksek veya alçak tansiyon, kansızlık ve stresde önemli faktördür. Kulak çınlamasının ana sebebi bu yukarıdaki faktörlerden dolayı tüysü duyma hücrelerinin (narin tüysü hücreler, hairy-cell, auditory nerve) tahrip olmasıdır. Kulağa gelen sesler değerlendirildiklerinden sonra tüysü hücrelere iletilir ve buradan beyindeki duyma merkezine iletişim yapılır. Beyinin haberleri yanlış alması veya yanlış değerlendirmesi nedeniyle kulak çınlaması olur. Komplikasyonlar: Tinnitus zamanında tedavi edilmezse uyku rahatsızlıkları, korkular, depresyon, işgüçü kayıbı, ve hatta intihara dahi sebep olabilir. Tinnitusün hemen tedavisi gerekir, aksi halde ortaya çıkan şeytan üçgeni nedeniyle sürekli kötüleşme devameder. Teşhis: Vücuttaki her hastalık tinnituse sebep olabilir, çünkü bu nedenle hastalığın sebebi araştırılmalı ve doğru teşhis konduktan sonra ancak tedavi yapılabilir. Bu nedenlede uzman doktorlara görünüp çok detaylı teşhis gerekir. Buna ilavetten KBB doktorunun bazı testler yapması gerekir. 1-) Kulak kemiğinin fonksiyonları testedilir. 2-) Düzen çatalı (diyapazon) ile duyma testleri yapılır. 3-) Duyma frekanslarına uygun tesler yapılır ve ??audiogram?? yapılır. Testlerle kulak çınlaması sırasında duyulan seslere yakın sesler dinlenerek örtüşmeli diagram eldeedilir. 4-) KBB muayenesi 5-) Tansiyonun hergün ölçülmesi 6-) Hastanın hastalık hikayesinin (anemnez) iyi bilinmesi gerekir. 7-) Kulak çınlamasının % 20?sinde dengede kalamama gibi rahatsızlıkta görülebilir, bu nedenle hastanın dengede kalıp kalamadığı ölçülür. 8-) Boyun omurlarının konturol edilmesi gerekir, çünkü omurdaki anaormalikler kulak sinirlerini etkiliyebilir. Tedavi: Şayet herhangi bir organik rahatsızlık tinnituse sebep olmuyorsa bu doğru teşhisle ve zamanında yapılan müdahele ile tedaviedilebilir, fakat genelikle tinnituse organik rahatsızlıklar sebep olmamaktadır. Tinnitus tek bir kulakta ortaya çıkabileceği gibi ikisindede aynı anda görülebilir, şayet rahatsızlık zamanında teşhis edilirse tedaviedilebilir. Zedelenen tüysü hücreleri o bölgedeki kan dolaşımını düzenlemek gerekir, buda doğal ilaçlarla mümkündür. Ortadoks tıbba göre klukokortikoitler (kortizonlu ilaçlar) kulanılmakta, fakat bunların yantesiri oldukca fazladır. Doğal ilaçlardan ZYE, ginkgo-, alıç-, ve sarımsak preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri kulanılır. Yüksek sesli müzik dinlenmemeside çok önemlidir. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (10-11-2008 Saat 12:24 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
teşekkür ederim.
önce tebakon fort daha sonra vastarel kullanmıştım.Vastarelin önceleri faydası olsada sonradan bir yararını göremedim şu an vasoserc kullanıyorum doktorumun tavsiyesi ve çok da memnunun yalnız işte ilerisi için kaygılanıyorum.Bitkisel tedaviyi de denemde fayda olacağı kanatindeyim derdi veren Allah dermenını da verir... |
|
|||
|
Alıntı:
|
|
|||
|
bu kulak çayı melisa otu veya mine çiçeği veya ginkgo bilaba mı yoksa içeriği bu bitkiler mi? ayrıca gökçek iksiri hemen hemen herkese tavsiye etmişsiniz vitamin gibi bir şey mi bu iksir?
biraz fazla sorguluyorum ama inanın merak ediyorum |
|
|||
|
Alıntı:
Curuf'dan arınma, curuftan temizlenme: Curuf kelimesi modern tıpta kulanılmamaktadır, fakat kelimenin almanca karşılığı Entschlackung Almanayada oldukca çok kulanılan kelimedir. Bilindiği gibi curuf maddenleri eritince ortaya çıkan saf maddenin yanında birde pislik yığını ortaya çıkar bu artık maddeye curuf veya cürüf denir. Alternatif Tıp?ta curuf?dan arınma metabolik değişimler sonucu ortaya çıkan artık maddelerden arınma anlaşılır. Curuftan arınma oruç tutma, terleme kürları, şifalı bitki çayları, tentürler ile olursada en kalıcı tedavi Gökçek İksiri ile mümkündür. Modern Tıpta buna yer verilmez ve böbrekler ve karaçiğer vücuttaki artık maddeleri (cüruf) dışarı atar denir ve ayrıca arınmaya gerek yok derler. Vücudumuzda 100 trilyon hücredeki metabolik değişimler yani hücrede enerji oluşumu sırasında karbonikasit (H2CO3) çıkar ve ayrıca bazı besinler (et, peynir ve mamüleri) ve içecekler (siyah çay, kahve ve kola) vücudun asit oranını aşırı yükselir. Eritrosit-Hemoglobin tampon sistemi ve sodyumbikarbonat (NaHCO3)-karbonikasidi tampon sistemi ile vücudun aist-baz denğesi korunur. Karbonikasit ve laktikasit (sütasidi) su ve karbondiokside dönüşür ve buda böbrekler ve akciğer tarafından dışarı atılır. Dışarı atılamayan asitler mineraller tarafından tuza (asidik tuzlar, bazik tuzlar veya halojenik tuzlar, yemek tuzu değil) dönüştürülür, sonra doku, kas, eklem, deri ve bağdokularına CURUF şekline yerleşir (depolanır). Curuf dağınık veya aynı oranda kas, deri, deri altı, organ ve dokulara yerleştiği gibi yağbezi, kist, miyom veya siğil şeklinde de oluşabilir veya lenf bezelerinde aşırı şişkinlikler oluşabilir. Bu sürekli depolama hücre ve dokuların beslenmesini engeller. HCO3 + X (metal, ametal helogen, örneğin sodyum, klor, flor, kalsiyum, magnesiyum vb.)------>HCO2X oluşur. Ve bu CURUFTUR ve bu curufa ileride bakteri virüs ve mantarlar yerleşerek zehirli gazlar, zehirli alkoller ve hormona benzer biyojen aminler (örneğin alerjiye sebep olan histamin) üretirler. Vede sayısız hastalıkların merkezi oluşur. İstanbul çöplüğe dönmüştü: Yıllar önce İstanbula gittiğimde Beldiye başkanı Nurettin Sözen'di ve belediye işçileri aylardır grev yaptığından istanbul'da park, bahçe, sokak ve caddelerinde höbek höbek çöp yığınları oluşmuştu. İnsanalar burunlarını tutarak hızla oradan uzaklaşmaya çalışıyorlardı. Bu mikrop yuvalarını çevredeki insanlar kendi imkanları ile yok etmeye çalışıyor, fakat o kadar çöpü yok etme imkanı olmadığından işyeri sahipleri bir biri ile münakaşa ediyorlardı ve hatta kavgalar oluyordu. İnsanlar bir birleri ile dükkanımın önüne çöp atarsın artamazsın vs diye kavga ediyorlardı. İşte vücudumuz'da da böyle çöp yığınları oluşur ve buna curuf denir. Ne kadar çöp o kadar hastalık. Sağlıklı insanlar (hastalar değil) sade ve temiz et'den haftada 1-2 defa az olmak şartı ile yiyebilir, fakat sucuk, salam ve sosis gibi et artıkları ve aşırı kimyasal katkı maddeleri içermesi nedeniyle hiç iyi değil yenmemesi gerek. Tabii en tehlikeli madde peyniri sağlıklı veya hasta çocuk veya yetişkin hiçbir kimsenin yememesi gerekeir, çünkü curuf'a sebep olur. Zehir ve curufun farkı: Zehir direkt ve aktif olarak tahribat yaparken, curuf metabolik değişimler sırasında ortya çıkan artık madde yoğunluğudur. Curuf ne zaman problem olur, şayet vücut curufu artık tamamen dışarı atamıyorsa ve vücutta depolanıyorsa (kalç, göbek,ense, romatizma yumruları, lenfbezeleri, bağırsaklar, çürük dişdipleri, bağdokuları vs.) ve hatta bazılarının göbeği, bazılarının kalçası ve bazılarının ensesinde aşırı şişme olursa buradaki yağ tabaklarının arasıda curufla dolar. Bu demek değidirki curuf sadece obezlerde (şişman) olur. Zayıf insanlardada aynı oranda tehlike teşkiledebilir. Normal olarak sağlıklı insanın vücudu curufu (ölü hücreler, yağlar, metabolik değişimler sonu ortaya çıkan artık maddeler vs) ve zehiri dışarı atar. Tek taraflı sağlıksız beslenme özeliklede aşırı hayvansal besinler (et-peynir masalına bak), stres ve sigara, alkol ve kimyasal ilaçlar (özlikle antibiyotikler, kortizon, parasetamol vb) gibi aşırı yükleneme ve bu zehirin tamamen dışarı atılamaması nedniyle vücutta aşırı zehirli madde yoğunluğu oluşur ve burada mikroplar için çok uygun yuva oluşturur. Curuflara yerleşen bakteri, virüs ve mantarlar bağışıklık sistemi tarafından yokedilemez ve buradaki mikroplar sürekli zehirli gazlar, zehirli alkoller ve biyojen aminler(örneğin alerjiye sebep olan histamin) üretir. Buda vücudun bütün dengelerini alt üst eder ve çok çeşitli hastalıkların ortya çıkmasına sebep olur. Örneğin: Bağırsakalardaki zararlı bakteriler ve mantarlar aşırı miktarda metan gazı üretirler buda bazı kişi yellenince çok pis koku yayılmasına neden olur. Bazılarınında zehirli alkoller aşırı üretilir ve bu kişiler alkol içmedikleri halde ağızları alkol kokar. Bazılarındada aşırı histamin üretirler, bu histaminde her türlü allerjinin sebebidir. Doktora gittiğinizde o sizde aşırı histamin var ne yapalım, bunu denğelemek için size kortizon hapı veya iğnesi yapalım derler. Oysa salğı bezeleri veya ana hücreler (mast cell) tarafından kaç mikro, hatta nanogram hangi hormondan salğılanması gerektiği beyin (büyük şef) tarafından tayin edilir ve hipfiz gudesine emir verilir, oda böbreküstü bezeleri, tiriod, bezeleri testisler, yumurtalık vb organlara hangi hormanondan ne kadar üretilmeis gerektiği konusunda talimat verir ve hormon gerektiğince üretilir. Beki bağırsaklardaki zararlı bakteri ve mantarlar tarafından üretilen histamine karşı beyin tetbir alabilir mi? Hayır neden? Çünkü mantarlar ve zararlı bakteriler yabancıdır ve beynin konturol alanı dışındadır. Bu nedenle doktorların allerji hastasına kortizon yazması bir ömür boyu devam etmek zorundadır ve tedavi edici değildir. Çözüm: Mantarları ve zararlı bakterileri vucuttan arındırmak. Buda curufu yoketmekle mümkündür. Cürufta Gökçek İksiri ile yok olur, baka bir yolu yok. Bizim yaptığımız iş sivrisinek öldürmek değil bataklığı kurutmaktır. Et ve Peynir gibi ağır hayavansal besinler vücudun asitlenmesine neden olur, asitenen vücudu arıtmak için genelikle çeşitli ilaçalar alınır. Bunlar içinde en etkili olanı Gökçek İksiridir. Fakat sağlıklı beslenip vücudu aşırı yormamak ve curuf oluşmasına imkana vermemek gerekir. Curuf oluşmuşsa bunu yok etmek gerekir buda anacak Gökçek İksiri ile mümkündür. Curuf vücuttan atılmazsa ne olur? Damarlar, lenf bezeleri ve damarları, organlar, bağdokuları, çürük dişdipleri, çene, eklemeler veözeliklede bağırsaklar da yoğunlaşır (depolanır). Curuf birikintilerine yerleşen mikroplarda kendilerine daha kolay faliyet alanı oluştururlar. Böylece romatizma, gut hastalığı, her türlü iltihaplı hastalıklar, lenf bezelerinde şişme, damarlarda yağlanma, dokularda asitlenme ve tıkanamaya sebe olur. Bunedenlede hücrelere besleyici maddeler (vitaminler, mineraller, aminositler, glukozlar vb) ve oksijen yeterince giremez. Curuf arteriyoskleroz yani damar sertliği ve yağlanamasına sebep olur. Arteriyo skleroz 20 yaşındakilerde bile görülebilir, çünkü günümüzde gençler genelikle besin değeri olmayan fast foodla (Mc Donalds ve Burger King gibi) beslenmekteler ve soft içecek denilen cola ve fanta gibi aşırı şekerli içecekler içmekteler. Damar sertliği beyin-, kalp-, iskelet kasları-, ve cinsel organlarda fonksiyon yetersizliklerine sebep olur. Kanda kolesterolun görülmesi çok sonra ortya çıkar, kolesterol önce dokularda, eklemelerde, damarlarda yoğunlaşır sonrada kanada görüğkmeye başlar. Tedavisi sağlıklı beslenme, oruç tutma ve Gökçek İksiri ile mümkündür. Curuf olşmuşsa mutlaka Gökçek İksiri gerekir, çünkü Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri curufu eritir ve burda yuvalanan bakteri, virüs ve mantarlar ortada kaalır ve bunuda bağışıklık sistemi yokeder. Yıllar önce İstanbula gittiğimde o zamanın belediye başkanı Nurettin Özen'idi ve belediye işçileri grevde olduğundan güzel istanbul'un her kökşesi çöp yığınları içindeydi. İnsanlar sokaklarda burunlarına mendil tutarak veya ağzını burnunu tutarak çöp yığınlarından kaçıyorlardı. Çöpcü gelmezse sokaklar çöpten geçilmez ve salğın hastalıklar kısa sürede yayılır. İnsan vücudundaki curuflarıda buna benzetebiliriz, şayet hücre, hücre araları, dokular ve organlardaki curuf lenf sistemi ile ve kanla dışarı taşınır. Metabolik değişimler sonucu vücutta aşırı asit oluşur ve bu asit su ve karbondioksite dönüşerek dışarı atılır. Fakat sürekli yanlış beslenilirse curuflar yoğunlaşır ve dışarı atmak yerine dokular, damarlar, bağırsakalar, eklemler vs. de depolanır. Bu nedenle doğru beslenmek şarttır. Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek Iksiri ile tedavi olmak mümkündür. Fakat doğru beslenmek şarttır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay ve kahve içilmemeli, çünkü mide ve bağırsakları tahrişeder. Böylece vitaminler, mineraller, aminoasitler, vs..., yeterince alınamaz (absorbe) ve rahatsızlıklar ortaya çıkar. Et ve et mamülerine 5-6 ay aravermek gerekir, çünkü asidoza sebep olur, buda birçok hastalığın ana kaynağıdır. Gökçek İksiri vücudu curuflar'dan arıtır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. |
|
|||
|
Alıntı:
Mehmet Ali bey Meniere, yani baş dönmesi gibi çok ağır bir rahatszılıktan kurtulduğunuz için çok şanslınız.Zira insalar özmür boyu bu rahatszılıkla birlikte yaşamaktadır.Sabreder ve tedaviye devamederseniz, kullak çınlamasındandan kurtulursunuz, tabii ki burada doğru belsenmek çok önmelidir. Gökçek Diyet |
|
|||
|
--------------------------------------------------------------------------------
ibrahim bey merhaba.ben yaklaşık 3 ay önce aksaraydaki dükkanınızdan gökçek iksiri almıştım..ama son 1 aydır iksiri kullanmaya başladım.çalıştığım için sadece akşamları 3 yemek kaşığı içebiliyorum.benim sol kulağımda yaklaşık 3 senedir çınlama,uğultu,işitme azlığı ve dönemsel olarak şiddetli baş dönmesi bulantı kusma rahatsızlığı çekiyorum .yani meniere hastasıyım.sizce bu şekilde tedaviye devam edersem sonuç alabilir miyim?(günde sadece 3 kaşık olarak) ne kadar süre kullanmalıyım?ilk zamanlar iksiri hiç içemiyordum tadı çok kötü geliyordu ama artık alıştım içebiliyorum. |
|
|||
|
Alıntı:
|
|
|||
|
Alıntı:
|
|
|||
|
öncelikle merhaba,geçen sene bu aralar aniden başlayan sağ kulak çınlamalarım nedenyle antalya akdeniz tıp fakültesine gittim bana işitme kaybı dediler 1 hafta hastanede kaldm iileşir gibi oldum çıktım 15 gün sonra tekrar etti 2 haftada çıktım ve bir sürü ilaç kullandım (kortizon,betaserc,vastoral ...)çıktıktan sonra 15 gün ara yine işitme kaybı baş dönmesi hastaneye attım kendimi bu seferde 2-3 haftada zor düzeldim sonra meniere hastalığından söz ettiler son çıkışımdan bu yana yediklerime dikkat ediyorum ama arasıra yine hastalanıyorum ve derslerime fln çok etki ediyor ,atatürk anadolu lisesi 12.sınıf öğrencisiym malum öss derdim var dur durak yok dershane-okul... ))) hastalığım hakkında araştırıken bu siteyi keşfettim ve gayet güze şeyler okudum gökçe iksiri tedavisini gördüm acaba gördüklerim doğru mu? kurtulma şansım varmı lütfen yardım edin!!!
|
|
|||
|
Alıntı:
|
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Sağlık Siteleri Buluşma Noktası - www.saglik-siteleri.com
|Dogal tedavi | AlterNatif TıP | Bitkisel Tedavi | GokcekAktar | Gokcekİksir | Tonik | Tentur | Diyet | Aloeverabu | Nonibu | ZenceFiL | Vucut | SifalıBitkiler |