Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Hastalıklar: P-Z

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 06-26-2005, 19:13
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.440
igokcek is on a distinguished road
Post Uyku rahatsızlıkları:



Uyku rahatsızlıkları:

Uyku rahatsızlıklarının farklı sebepleri vardır. Bu nedenle uyku rahatsızlığı çekenlerin iyice muayene olup nedeninin bilinmesi gerekir, çünkü günümüzde 90 tür uyku rahazılığının olduğu bilinmektedir. Bu rahatsızlıkları iki önemli grupta toplamak mümkündür.
1-) Uykuya dalamama ve sık sık uyanma (insomnia)
2-) Uyku ile birlikte ortaya çıkan rahatsızlıklar (parasomnia)
Bu rahatsızlıkların bir çok sebebi olabilir bunların tesbitedilip, buna uygun tedavi yöntemlerinin uygulnması gerekir.


1-) Uykuya dalamama ve sık sık uyanma (insomnia):
Uykuya dalamama ve sık sık uyanma sebepleri genelikle psikolojikdir. Tabii ki öncelikle kişinin bedensel rahatsızlıklarının olmadığının öncelikle teşkis edilmesi gerekir. Bundan sonra ancak rahatsızlığın psikolojik ise buda uygun doğal ilaçlarla tedavi edilebilir. Doğal ilaçların yanında meditasyonda etkili olabilir, tabii ki bunun kursuna katılmak gerkir.

a-) Korkulu rüyalar görme:
Korkulu rüyalar görme hayatın bazı safhalarında normal karşılanabilir. Kişi uyurken sanki korkunç filim seyrediyormuş gibi beyinde canlandırma olur. Kişi gördüğü kötü rüyalardan sonra uyanınca hepisinin rüya olduğunu anlar ve rahatlar. Bu tür rüyalar belkide beynin rahatlaması için olağan olabilir. Akşamları ağır yemekler yedikten sonra uyumakta iyi değildir, buda kötü rüyalar görmeye sebep olabilir.

b-) Yatağı ıslatma (enuresis):
Yatağı ıslatma çok görülen bir olaydır ve bunun sebebi çevre sinir sistemidir. Burada zannedildiği gibi sadece çoçuklar yatağı ıslatmazlar, bu durumlar yetişkinlerdede görülür. Bu utanç verici olarak alğılanan durum urologlar ve nörologlar muayene ettikten sonra rahatsızlığın sebebi anlaşılır ve uygun olan yöntemle tedavi yapılır.

c-) Bacakların çırpınması (restless legs):
Kişi uyurken baçaklarını çıpınmada olduğu gibi zonkladırırsa ve buna rağmen uyuyorsa buna bacak çırpınması denir. Küçük çocuklar ve çocuklar otururkende sürekli olarak bacaklarını çırpıyorsa bu psikolojik bir durumdur. Bu tür rahatsızlıkları büyükler meditasyon veya otojenik eğitim (autogenic training) yaparak rahatlamaları mümkündür. Bu rahatsızlığı hiperaktif çocuk rahatsızlıkları ile ilgisi yoktur. Bu nedenle doğru teşhis yapmak ve uygun ilaçlar kulanmak gerekir.

d-) Uyku anında solunumun geçici olarak durması (somnoapnea):
Uyku esnasında kişinin horlaması nedeniyle gecici olarak solunumun kesilmesine sebep olur. Solunumun kesilmesi 10 saniyeden fazla sürese buna somnoapnea denir. Bazen bu durum dakikaya varan oranda sürebilir. Bu durum kişinin eşi tarfından fakedilirse korkabilir. Solunumun gecici olarak durması çoğunlukla geçicidir. Şayet solunumun kesilmesi dakikaya varırsa kalp krizi ve beyin kanamasına sebep olabilir.Bu rahatsızlık genelikle şişman insanlarda görülür. Bu nedenle zayıflamak gerekir vede yüksek tansiyon varsa tansiyonu düşürmek gerekir. Ayrıca kulak-burun-boğaz rahatsızlıkları olanların mutlaka tedavi olmaları gerekir.

e-) Narkolepsi (narcolepsy):
Zaman zaman aniden beliren karşı konulmaz uyku eğilimi ile belirgin patolojik durumdur. Bu patalojik durum birkaç dakika sürebildiği gibi saatlecede sürebilir. Bu aniden uyuma hali okulda, işte ve vasıta sürerken her zaman olabilir. İş esnasında veya vasıtalarla hareket halinde iken olursa, çok tehlikeli neticeler doğabilir. Bu durum sara hastalığının bir türü olup tedavisinin mutlaka yapılması gerekir.


2-) Uykuya bağlı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar (parasomnia):
Uykuya bağlı olarak ortaya çıkabilecek hastalıkların başında uyurgezerlik gelir. Uyurgezerlik uykudan uyanırken geçit devresinde ortaya çıkan bir durumdur. Kişinin tedavi edilmemesi halinda tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir, zira bazı uyurgezerler dama çıkarak gezinmete veya balkondan aşağı atlamaktadırlar. Okul öncesi çağdaki çoçuklarda %5 ve okul çağındaki çoçuklar ve yetişkinlerde %1 ornında görülmektedir.


a-) Gürültü faktörü:
Gürültülü çevrede veya işlek yol kenarlarında oturanlar gürültüye karşı duyarlı olurlar. Gürültü nedeniyle uyuyamıyan şahsın vücudu dinlenemez, sinirleri gerilir, kalp atışları anormalleşir ve tansiyon anormalikleri görülür. Kişi bazen gürültülü ortama alışabilir, fakat bununda beli bir sınırı geçmemesi gerekir. Kişi genelikle derin uykuda iken dinlenir ve bu durum bozulursa vücut yeterli dinlenemez.

b-) Aşırı yorğunluk:
Aşırı ve yoğun çalışma nedeniyle kişi çok yorğunsa ve yeterince dinlenemiyorsa çalışırken veya vasıta sürerken çok kısa uykuya dalabilir. Bu tür kısa uykuya dalmalar çok tehlikeli neticeler doğurabilir. Malumu olduğu gibi trafik kazalarının ve iş kazalarının çoğu bu tür kısa uykuya dalmalar sırasında olmaktadır.


c-) Uyuma-Uyanma-Ritminin bozulması:
Uyuma problemi olmamasına rağmen şahsın seyahet sırasında uyku zamanın bozulması sözkonusu olabilir. Bu durum kişinin yerine alışmasına kadar devameder. Aynı şekilde vardiyeli çalışan kişilerdede Uyuma-Uyanma-Ritmi bozulduğundan kişi uzun süre uykusuz kalabilir. Bir hafta gececi çalıştıktan sonra kişi akşamları uyumak istesede uyuyamaz ve bu durum bir kaç gün devameder..


d-) Dişleri gıcırdatma (bruxismus):
Kişi günün gerginliklerini üzerinden atamıyorsa yatınca dişlerini gıcırdatır, bu durum genelikle kadınlarda daha çok görülür. Diş gıcırdatmaları sırasında dişlerin yıpranmaması için doktorlar hastaya plastik dişlik yaparlar. Böylece dış gıcırdatmalarının yantesirleri azalır. Bu tür problemleri olanların yatmadan önce rahatlama meditasyonu yapmaları çok iyi gelir.

e-) Uyurken sex yapma anoraliği:
Standford tıp fakultesinden psikolog C. Guillenminault bazı şahısların uyurken cinsel münasebette bulundukları ve hatta tecavüzde bulundukları tesbitetmişlerdir. Hastaların bir gün sonara ne yaptıklarını bilmedikleri ve olayı hiç hatırlamadıkları tesbitedilmiştir. Hastaların çoğunun ise bu rahatsızlıklarını kimseye söylemedikleri ve yıllarca durumu herkesten gizledikleri görülmüştür. Bu durumun arkasında psikolojik rahatsızlıkların olduğu ve mutlaka tedavisi gerektiği belitilmiştir

f-) Alkol:
Bazı batıl inançlar halkasraında yaygın olarak uygulanmaktadır ve bunların başında akşam bir yudum içersen iyi gelir hikayesidir. Alkollü içecekleri kesinlikle uyutucu etkileri yoktur. Alkol alan belki uyuşarak uykuya dalar, fakat hiçbir zaman dinlenmiş olarak uyuyamaz, çünkü derin uyku fazını hiç bir şekilde yakalıyamaz. Alkollü kişi sağlıksız uyuduğundan kişi tam olarak dinlenmez ve üstündeki yorğunluğu atamaz.

Uykuhijyeni:
Sağlıklı uyuyabilmek için aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir.
1-) Uyku süresini mümkünse kısaltmak gerekir.
2-) Mümkünse öğle uykusuna yatılmalıdır
3-) Yatılan çevreye dikkat edilmeli (Gürültü, Odasıcaklığı, ve Yatağa dikkat edilmeli)
4-) Kahve içilmemeli
5-) Siğara içilmemeli
6-) Problemleri akşamdan yazıp not alınmalı
7-) Akşamları rahatlatıcı müzik dinlenmeli veya rahatlatıcı meditasyon yapılmalı

Uyku rahatsızlıklarının tedavisi:
Uyku rahatsızlıklarına karşı ZYE-, kava-kava-, kılıçotu-, lavanta-, oğulotu-, nane-, çarkıfelek ve kediotkökü preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek iksirini ile tedavi mümkündür.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet


Konu igokcek tarafından (06-06-2008 Saat 09:40 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 02-22-2007, 00:23
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Uyku bozukluları

Uyku bozukluları
Zaman zaman hepimiz uyku bozukluğu yaşarız.Uyku bozukluğu devamlı bir hal alırsa ve uykuda fiziki hastalık belirtileri oluşuyorsa mutlaka bir uzman hekime başvurmak gerekir.

Her yaşta görülebilen bu bozuklukları çok kısa şekilde özetleyelim.

İnsomnia: Uykuda zorluk çekme ya da yetersiz uyku izlenimi bırakan durumdur.

Hasta uykuya dalmaya zorlanır.Bunun yanında hastada huzursuzluk,sinirlilik ve genelde depresif bir sorun olabilir.Sabahları erken uyanma durumunda hasta normal olarak uykuya dalar ancak çok erken uyanır ve tekrar uyuyamaz.Buda genellikle depresyonla birliktedir.

Uyku ritminin tersine dönmesi,durumu özellikle yaşlı kimselerde çok zaman uykusuzluğa çare olarak bilinen ilaçların uygun olmayan bir şekilde kullanılması neden olur.Hastalar sabahları dalgındır.Günün büyük bir bölümünü uyuklayarak geçirirler.Geceleri ise kesintili olarak uyurlar veya uyuyamazlar.

Karabasanlar(kabuslar): Aşırı yorgunluk durumunda aşırı alkol aldıktan sonra ve ateşli hastalıklar sırasında olur.Hastayı bu durum aşırı huzursuz yapar.

Gece korkuları: Genellikle çocuklarda görülür.Bunlara uykuda gezme eşlik edebilir.Çocuklarda kendi kendine düzelme eğilimindedirler.Büyüklerde ise genellikle psikolojik sorunlarla veya alkolizm ile beraberdir.

Uyku apnesi: Hava yolunu tıkanmasına veya beyindeki nörolojik hasara bağlı olarak gelişen uyku sırasında nefesin geçici durması ve buna bağlı gelişen ani uyanmalar ile karakterizedir.Bazen apne (uykuda nefes durması) uzar .Hastanın bu durumu hayatını tehdit eder.Ölüme kadar götürebilir.Altta başka bir problem yoksa genelde şişmanlarda görülür kilo vermeyle semptomlar geçer.

Narkolepsi : Tekrarlayan uyku nöbetleri ve kas gücünün birden bire kayıp olması yani uyku felciyle karşımıza çıkan ve genellikle uykunun başlangıç dönemini kapsayan bir hastalıktır.Nedeni tam bilinmez .Genelde adolesans veya genç erişkin çağında başlar.Kadınlarda daha fazla görülür.

Yukarıda uyku bozukluklarından en çok görülenlerden çok kısa bahsettim.Yaşam kalitesini etkileyen bu hastalıkların mutlaka tedavi edilmesi gerekir.Tedavisi için uyku sorununun hangi türe girdiğini iyi tespit etmek gerekir.Aksi takdirde tedavi uygun sonuç vermez.

Hastalığın ayrıcı tanısının iyi yapılması gerekir.Örneğin bazı epilepsi türleri ( sara hastalığı) bu uyku hastalıkları ile karışabilir.Bunun için gerekli tetkikleri yapılır.(örneğin uyku EEG?si) hastalığın türünü belirleyip tedaviyi etkin yapmak gerekir.Hastalığın tedavisi hastanın yaşam kalitesini arttırdığı için hayati önem taşıyan kötü sonuçlardan korur.
Kaynak: Prof. Dr. A.Rasim Küçükusta
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 02-22-2007, 00:52
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Uyku BozukluĞu

UYKU BOZUKLUĞU


Uykusuzluk nedir?

Uykuya dalma, uykuyu sürdürme ve sonlandırmaya ilişkin sorunlar, dinlendirici olmayan uyku, insomnia (uykusuzluk) karşılığı kabul edilmektedir. Gündüzleri yorgunluk hissi, duygu alanında değişmeler (huzursuzluk, hırçınlık gibi), verimlilikte azalma, hatta düşünsel işlevlerde bozulma tabloya eşlik edebilmektedir.

Uykunun dönemleri var mıdır?

Uykuda farklı 5 dönem dikkati çekmektedir. Bu dönemlerden birisi REM (Rapid Eye Movement) diğerleri ise Non-REM olarak adlandırılmaktadır. Non-REM dönemi kendi içinde iki ana bölüme ayrılabilir:

Yüzeyel uyku (1. dönem ve kısmen 2. dönem)

Derin uyku (3. ve 4. dönemler). Bu dönemleri içine alacak şekilde bir tanım yapılırsa uyku, uyanıklıkla 5 uyku dönemi arasındaki periyodik geçişlerdir denebilir.

Genellikle kısa bir uyanık dönemden sonra insanlar 1., 2., 3. ve 4. döneme girmektedir. Uykunun başlamasından yaklaşık 90-120 dakika sonra da ilk REM dönemi ortaya çıkmaktadır. Daha sonra da 90-120 dakikalık aralarla bir gecede 3-5 REM döneminden geçilmektedir. Genç erişkin insan uykusunun yaklaşık olarak %5-10?unu 1. dönem, %45-60?ını 2. dönem, %20-25?ini 3. ve 4. dönem ve %20-30?unu REM dönemi kapsamaktadır. Genel olarak uykunun ilk üçte birlik bölümünde Non-REM, son üçte birlik döneminde de REM uykusu daha fazla yer almaktadır.

Yüzeyel uyku, uyku-uyanıklık geçişi arasındaki dönemi oluşturmakta olup bu dönemde insanlar kolaylıkla uyandırılabilmektedir. Derin uyku sırasında insanın uyandırılabilmesi için daha şiddetli uyarana ihtiyaç vardır. Bu dönemdeki değişimlerin, bedensel dinlenmeye, yenilenmeye hizmet ettiği kabul edilmektedir. Derin uykunun yeterince uyunmadığı ya da deneysel olarak ortadan kaldırıldığı durumlarda ise insanlar dinlenemediklerinden, sabah yorgun kalktıklarından, yeni bir günün yükünü taşıyacak durumda olmadıklarından yakınmaktadırlar.

Rüyalar ne zaman görülür?

Rüyaların % 80'inin REM sırasında görüldüğü bilinmektedir. Bu dönemdeki değişimler, fizyolojik aktiviteler açısından uyanıklığa benzerlik göstermektedir. REM'in işlevi konusunda iki temel açıklama vardır: birincisi, REM'in amacı gün içinde yaşananları unutmaktır, ikincisi, REM uyanıklıkta alınan bilgilerin düzenlenmesinde hizmet eder.REM'in birey için gerekli bulunmayan kayıtları silerek, gerekli olanları düzenleyerek ertesi güne duygusal ve düşünsel olarak hazırlanmaya hizmet ettiği söylenebilir.Ayrıca hayvan deneyleri, öğrenme ile REM arasında yakın ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.

Uyku bozuklukları yaygın mıdır?

Uyku bozukluklarının genel populasyonda yaygınlığı % 15-35 civarında olup, % 10-20 oranında ağır ve kalıcı bir şekilde uykusuzluktan yakınanlar bulunmaktadır. İnsanların % 50?si yaşamlarının bir döneminde uykusuzluk çekmektedirler. Bu insanların yarısının sorunlarının ciddi boyutta olduğunu ifade etmeleri, uykusuzluğun önemli ve oldukça yaygın olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Yaşa ya da cinsiyete göre uyku sorunları değişir mi?

Araştırmalar kadınların daha fazla uykusuzluk yakınması bulunduğunu göstermektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte uyku ihtiyacı da azalmaktadır. Gençlerin daha çok uykuya dalma güçlüğü çektikleri, yaşlıların ise uykuyu sürdürmeye ilişkin sorunlarının ön planda olduğu dikkati çekmektedir. Yaşlılıkla artan hastalıkların uykusuzluk oluşumuna katkısı da yadsınamaz. Süregen uykusuzluk, kadınlarda, yaşlılarda ve bedensel ya da ruhsal hastalıkları olanlarda yaygındır.

Uykusuzluk insanı nasıl etkiler?

Uykusuzluk, hasta için uyuyamamanın ötesinde anlam taşımakta, psikososyal, mesleki alanlarda da sorunlara yol açmaktadır. Araştırmalar, uykusuzluğu olan insanların günlük yaşamlarında ve genel sağlık alanlarında daha çok sorunları olduğunu, giderek yaşam kalitesinin düştüğünü ve zaman/enerji yönünden daha çok yardım aramaya yöneldiklerine işaret etmektedir.

Ruhsal bozukluklarda uyku sorunları daha fazla görülür mü?

Psikiyatrik bozukluklarda uykusuzluk yakınmasının % 75 oranında bulunduğu dikkati çekmektedir. Bunların içinde depresyonda ortaya çıkan uyku bozuklukları özel bir yer tutmaktadır. Depresyonda olan kişilerin uyku örüntüsündeki değişiklikler biyolojik gösterge olarak kabul edilmektedir. Bu örüntüdeki tipik özellikler, kısa sürede REM dönemine girme, geceleri sık uyanma, sabahları erkenden uyanma olarak özetlenebilir. Anksiyete (kaygı) tablolarında ise çoğu zaman uykuya giriş sorunları ön plandadır. Bu hastaların bir bölümü gerginlik nedeniyle, yeterince gevşeme elde edemediklerinden uykuya zorlukla girebilmektedirler.

Uykusuzluk nedenleri nedir?

Uykusuzluğa, uyarılmaya yol açan tüm faktörlerin neden olabileceği söylenebilir. Bu nedenle kaynağında kısa süreli ya da kalıcı psikoljik/biyolojik değişmeler yer alabilir.

Bedensel hastalıklar ve bazı ilaçlar biyolojik faktörler olarak ortaya çıkmaktadır.

Psikolojik faktörler olarak bireyin içinde bulunduğu gerginlik ve kaygı gibi yaşantıların, uykunun başlangıcında beklenen gevşemeye engel olduğu, hatta uyku ya da uyumanın kaygı verici bir yaşantı olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Böylece, hastanın uykuya girişi gecikmekte ya da uykuya geçememekte, uyku başlasa bile kesintilerle sürmektedir.

Aşırı uyku nedir?

Gündüzleri uyuklamaların temel yakınma olduğu aşırı uyku tabloları, tüm uyku bozukluklarının yarısını oluşturmaktadır. Aşırı uyku tablosunun içinde iki önemli bozukluk yer almaktadır: Bunların birincisi uyku apnesi, ikincisi ise narkolepsidir.

Uyku apnesi, bir saatlik uyku sırasında 10 saniyeden uzun süren beşden fazla sayıda solunum durmasıdır. Yaşamı tehdit eden, ani gece ölümlerine neden olduğu ileri sürülen ve yorgunluk, isteksizlik, verimsizlik, düşünsel işlevlerde bozulma, duygusal dengesizlik gibi çeşitli psikiyatrik belirtilere yol açabilen bir tablodur.

Narkolepsi, gündüzleri uyku atakları, karabasan ve diğer ek belirtilerle karakterize bir tablodur.. Tanı, uyku laboratuarlarındaki çalışmalarla konabilmektedir.

Uykuda konuşma, yürüme, kabus neden olur?

Uykuda konuşma, yürüme, diş gıcırdatma, kabus, korku, karabasan, altını ıslatma gibi tabloları içeren uyku bozuklukları (parasomnia'lar) tüm uyku bozukluklarının % 15.'ni oluşturmaktadır. Genellikle çocukluk ve ergenlik dönemde görülmektedir. Çocuk ve ergenlerin yaklaşık dörtte birinde parasomnia görülmektedir. Bu oran, erişkin dönemde % 1?e düşmektedir. Genellikle uykunun başlangıç dönemindeki Non-REM uykusu sırasında görülmekte olan parasomnia tablolarının genellikle psikolojik nedenlere dayalı olduğu dikkati çekmektedir. Bu nedenle tedavinin temelini psikolojik modeller oluşturmaktadır.

Uyku düzeni bozuklukları nedir?

Uyku düzeni (siklus) bozuklukları, tüm uyku bozuklularının % 2.9'nu oluşturmaktadır. Burada zaman zaman gece çalışanlara, uçakla ekvatora paralel olarak yolculuk yapanlara (jet-lag), günlük siklusu 24 saatten kısa ya da uzun olanlara ait tablolar yer almaktadır. Tedavi nedene yönelik olup, ritmin düzenlenmesi temel alınmaktadır.

Uyku bozukluğunun tanısının konabilmesi için,yakınmanın tanımlanması, nasıl ortaya çıktığının ve ilişkili faktörlerin araştırılmasına yönelik olan ayrıntılı bir görüşme , psikolojik değerlendirme yapılmalı ve fizik muayene ile laboratuvar testleri uygulanmalıdır.Ancak görüşme ve incelemeler sonucunda uygun tedaviye yanıt alınamamış, spesifik bir uyku bozukluğuna işaret eden sorunları bulunduğu düşünülen ya da tedavi sonuçları izlenecek hastalar uyku laboratuvarında incelenmelidir.

Uyku sorunlarının tedavisi nasıl oluyor?

Uykusuzluğu olan kişilerin bir sonuç alamamalarına karşın uyumak için alkol vb. maddeleri kullandıkları dikkati çekmektedir. Bu şekilde, tabloya diğer sorunlar eklenmektedir.

Uykusuzluğun kaynağı olarak görülen bedensel ve psikolojik gerginlikle başetmek için gevşeme teknikleri ile gerginlik ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bazı uykusuzluk tablolarında ilaç tedavisi kullanılmaktadır.

Uykusuz insanların bir bölümünde sadece uyku hijyeninin düzenlenmesiyle önemli ölçüde yarar sağlanabilmektedir. Uyku hijyeni için şu noktalara dikkat edilmelidir:

çok aç ya da tok olmamak,
kafeinli, alkollü, kolalı içeceklerden ve tütün kullanımından kaçınmak,
düzenli egzersiz yapmak, ancak akşam saatlerinde heyecan oluşturacak aktivitelerden kaçınmak,
uyku gelmeden yatağa girmemek,
yatak odasını sadece uyku ve cinsel ilişki için kullanmak,
uyuyamadığında uyumaya çabalamamak, yataktan ve yatak odasından çıkarak başka bir yerde zaman geçirip uyku gelince yatağa dönmek,
ne kadar uyunursa uyunsun sabah belirli bir saatte kalkmak,
gündüzleri uyumamak ve yatak odasını ses, ışık, ısı yönünden izole etmek.

Aslında bunlar herkesin sağlıklı bir uyku için dikkat etmesi gereken kurallardır.
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 02-22-2007, 00:53
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Uyku Hastalıkları

Uyku hastalıkları
Uyku hastalıkları, hastanın uykusu sırasında ya da uyumak istediğinde ortaya çıkan klinik durumlardır. Bugün seksenden fazla uyku hastalığı varlığını ve bunlardan bazılarının görülme sıklığının diğerlerine oranla daha fazla olduğunu biliyoruz.

Toplumda ve hekimler arasında uyku hastalığı denilince sadece fazla uyumak ve uyuyamama, uyku hastalığı olarak anlaşılmaktadır. Oysa uyku hastalıkları uyku sırasında görülen uyku kalitesini bozarak bireyin dinlenememesi, bilincinin tazelenememesi,gündüz aktivitelerinin bozulması ve bireyin sağlıklı olduğu dönemdeki kapasite ve becerilerinin azalması ile seyreden hastalıklardır.

Uyku hastalıkları ile ilgili gerçek anlamda bilimsel çalışmalar geçen yüzyılın başında Amerika ve Avrupa'da başlamış. Başlangıçta rüya içeriğini açıklamak için yola çıkılmış. Ancak bu çalışmalar sırasında insan yaşamında çok önemli sağlık problemlerinin oluşmasına neden olan, klinik durumların ortaya çıktığı gözlenmiş. Bu temeller üzerine geliştirilen ve yapılan çalışmalar uyku tıbbının altmışlı yılların ortaları ve yetmişli yılların başında ayrı bir disiplin, ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yetmişlerden sonra uyku hastalıkları ile ilgili teknolojik ve bilimsel gelişme baş döndürücü hızla artmıştır.
Bizde, konuyla ilgilenme seksenli yılların başında bir kaç bilim adamının yurtdışı çalışmaları ve yurda döndüklerinde bu işle ilgilenmeleri ile başlamıştır. Doksanlı yıllara kadar iki üniversite kliniğinde çalışan, ancak uğraşanların dışında kimsenin fazla ilgilenmediği bir tıp alanı olarak varlığını sürdürmüştür.
Başlangıçta uyku hastalıkları bizde fantazi olarak algılanmış. Ancak doksanlı yılların başında, nöröloji ve psikiyatri dışında, biz göğüs hastalıkları uzmanlarının da konuyla ilgilenmesi ie bu konuya olan ilgiyi artmıştır. Toplum ve hekim kitlesinin konu hakkında bilgilenmesinin artması ve ilginin odaklanması, uyku hastalıkları ile ilgilenen araştırmacı ve hekimlerin düzenlediği konferanslar, sempozyumlar, seminerler ve yaptıkları yayınlar sonucunda olmuştur. Seksenli yıllarda iki olan merkez sayısı bugün yirmilere çıkmıştır. Şu an, başlangıçta sanıldığı gibi fantazi değil, uyku biliminin de ayrı ve önemli bir bilim dalı olduğu kabullenilmiştir.

Uyku hastalıkları ile kim ilgilenir?
Uyku hastalıkları geniş bir bilimsel yelpaze gösteren bilim alanıdır.Bir çok uzmanlık alanını ilgilendirir. Bazı hastalıklar nörölogları, bazıları psikiyatrisleri, bazıları göğüs hastalıkları ve kulak burun boğaz uzmanlarını ilgilendirir. Şu an ülkemizde uzmanlık alanı olmamasına karşın, bir çok disiplinin aktivite göstereceği, bir bilim dalıdır. Benim kanaatim çok yakın gelecekte dahiliye, cerrahi, çoçuk ve kadın?doğum gibi bir ana tıp dalı olacaktır.

Tıpta günümüzde ulaşılan bilgi birikimine karşın, halen bilinmeyen sayısı çok fazla. Bir çok klinik durum var ki nasıl oluştuğu açıklanamıyor ; ya esansiyel, ya idiopatik diye adlandırılıyor. Gerçek nedeni açıklanamıyor, sadece sonuçları tedavi edilmeye çalışılıyor. Bugün uyku tıbbının yaşamamıza girmesi ile, açıklayamadığımız ve hastaların sorununa çözüm bulmak için doktor doktor dolaştığı; idiopatik,esansiyel ya da psikolojiktir denilen bir çok klinik durumun uyku sırasında gözlenen hastalıklara bağlı geliştiği anlaşılmıştır.

Uyku hastalıklarının görülme sıklığı nedir, yaş, cins farkı gösterir mi ?
Uyku hastalıklarının her biri farklı sıklıkda görülmektedir. Çok seyrek görülen hastalıklar olmasına karşın, çok sık görülen hastalıklar da vardır. Bu konuda örnek verecek olursak astım ve diyabet gibi hastalıklar kadar sık görülen hastalıklar olup, yaşam kalitesini en az onlar kadar bozarlar.Hastalıklar her yaşta görülmesine karşın, bazılarının sıklığı yaşın ilerlemesine bağlı olarak artmaktadır.Cinse görede bazı hastalıkların dağılımı değişmektedir. Örneğin, uyku apne sendromu erkek cinste daha çok görülmektedir.

En sık görülen uyku hastalıkları insomnia,uyku apne sendromu, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi gibi hastalıklardır. Bu hastalıklardan en sık görüleni insomnia olup, ABD istatistiklerine göre %17 oranındadır. Bu görülme sıklığı kronik obstrüktif akciğer hastalığı (kronik bronşit + amfizem)sıklığı kadardır. Yine uyku apne sendromunun ülkesel boyutta farklılıklar göstermesine karşın % 2-5 oranında görüldüğü bildirilmiştir. Bu hastalığında sıklığı şeker hastalığı görülme sıklığından fazla olup,astım sıklığı kadardır.Yine huzursuz bacak sendromu sıklığı %5 dolayındadır. Narkolepsi diğerlerine göre daha az görülmekle birlikte % 0.05 dolayında görülmektedir.
Bu hastalıkların önemi, gündüz aşırı uyku eğilimini artırıyor olmalarıdır ve başka klinik durumların gelişmesinde tetikleyici rollerinin varlığıdır.

Gündüz aşırı uyku eğilimi
Gündüz aşırı uyku eğilimi uyku hastalıklarına bağlı olarak sıklıkla gelişen, gece uyku kalitesinin bozulması nedeniyle dinlendirici uykunun olmamasına bağlı olarak, kişinin gündüz yaşamında uyku eğiliminin artması ve kimi zaman iş başında bile küçük uyku ataklarının olması halidir. Buna hipersomnolens ya da excessive daytime sleepness denir. Yaşamımızda önemi elbette çok fazladır. Kişinin çalışma kapasitesini ve becerisini doğrudan etkileyen önemli bir durumdur. Diğer bir önemi ise trafik kazaları ve iş kazalarında oynadığı roldür.

İnsomnia
İnsomnia, uykuya güç dalma, uykudan sık uyanma, uyku zamanın kısalması ve dinlendirici olmayan uykuya verilen addır. İnsomniaya bağlı olarak hasta uykudan dinlenmemiş kalkar, yorgundur, çalışma kapasitesi azalmış, mutsuz, depresiftir ve anksiyetesi olabilir. Kişinin günlük davranışlarında değişiklikler olur.
Yine en çok yakınılan konu gündüz aşırı uyku eğilimidir.
Tedavisi zordur, uyku hijyenini sağlayarak, davranışsal ve ilaç tedavisi yapılarak kişinin yakınmalarının üstesinden gelinmeye çalışılır.

Narkolepsi
Narkolepsi, gündüz aşırı uyku eğilimi, uykuda paralizi, katapleksi ve hipnogagik halüsinasyonlarla giden bir hastalık sendromudur. Narkolepsi nedeni belli olmayan bir sendromdur. Gündüz aşırı uyku eğilimi nedeniyle günlük yaşamsal aktiviteyi bozar. Gece uyku kalitesi bozulmuş ve REM uykusunda patolojik değişiklikler olmuştur. Diğer sık görülen hastalıklara göre seyrek görülmekle birlikte,sık görülen bir hastalıktır.Hastalığın oluşumunda genetik geçiş olduğu gösterilmiştir. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Hastalık çoçukluk yaşından başlayarak, 50'li yaşlara kadar ortaya çıkabilir. Narkolepsi yaşam boyu süren bir hastalık olup, devamlı tedavi gerektirir. Tedavide santral sinir sistem uyaranı olan ilaçlar kullanılır. İlaç tedavisinde yan etkiler, ilaca tolerans gelişebilir.
Doç. Dr. Sadık Ardıç
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Horlama (snore) ve apne igokcek Hastalıklar: E-J 0 07-01-2005 00:29
Gelincik, Klatschmohn, Papaver rhoeas igokcek Şifalı Bitkiler: G-Ke 0 06-30-2005 18:07
Şerbetciotu, Hopfen, Humulus lupulus igokcek Şifalı Bitkiler: O-Z 0 06-26-2005 21:59


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:08 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir | BiRkan | Eğitim | Mersin Üniversitesi | BiRkan