![]() |
|
|||
|
Alıntı:
![]() ![]() Safra rahatsızlıkları: Safra rhatsızlıklarını iki önemli başılıkta ele alabiliriz. Safra kesesi iltihabı, kolesistit, cholecystitis Safra kesesi taşları, kolelitiazis, cholethiasis a-) Safra kesesi iltihabı, kolesistit: Safra karaciğerin altında ve takriben 4 sm büyüklüğünde ve armut şeklindedir. Safra kesesi karaciğer tarafından üretilen safra sıvısının depolanması işlevini görürür. Safra keseside her organ gibi iltihaplanabilir. Safra iltihaplanmasının % 90?ı genelikle safra yollarının safra taşı ile tıkanması nedeniyle olur. Safranın yığılaması ve safra taşı kramplı ağrılarına (kolik) sebep olur. Salmonel kolera, parazitlar, verem ve koronar zafiyeti gibi rahatsızlıklarda taşsız safra kesesi iltihaplarına sebep olur. Kolesistit?in belirtileri: Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi karnın sağında ateşli ağrılar görülür. Ağrılar önden göğüs ve sırttan sağ kürek kemiğinin altına kadar yayılabilir. Kolesistit genelikle safra taşı nedneiyle olduğundan ağır ve yağlı yemeklerden sonra kramplı ağrılar (kolik) görülür. Ağrılar dalga dalga gelir ve kişide kusma ve bulantıya sebep olur. Safranın olduğu noktaya dokununca ağrı verir. Ayrıca deride sarılık (İkterus), iştahsızlık ve yüksek ateş görülebilir. Hastalık yavaş yavaş ortaya çıkar ve 4-7 gün sürer ve bazen bu haftalarca devam edebilir. Safra kesesi iltihabını teşhis: Safra kesesi iltihabı labor analizleri, klinik muayeneleri vede doktorun elle yapacağı muayenelerle hastalık hakında bilgi sahibi olmak mümkündür. Rahatsızlık genelikle bulantı, kusma, karnın sağında kramplı ve sancılı ağrılarla kendini belieder. Hastalığın ilerlemesi halinde safra yoğunluğunun artması ve feçesin (dışkı ) renklizleşmesi vede kandaki bilirubin oranının artması nedeniyle deride sararma (ikterus) görülür. Derideki sarılık?dan önce gözün ak tabakasında sararma görülür. Klinikte yapılacak ultrasonla rahatsızlık analşılır ve röntgende taş olup olmadığı anlaşılır. Kolesistit?in tedavisi: Safra kesesinin amaliyatla alınması halinde hayati tehlike olmaz. Muayene eden doktor ultrasonla amaliyatın gerekli olup olmamadığına karar verir. Günümüzde amaliyatlar artık karın açılarak değil labaroskopi ile amaliyat yapılır. Labaroskopi ucunda kamara olan boru şeklinde bir alettir ve bununla amaliyat yapılır. Aslında Alternatif tıp?a göre amaliyata gerek yoktur. Gökçek İksiri,Aloe Vera, Noni veya birleşiminde devedikenitohumu-, şebboy-, mübarekotu-, civanpercemiotu-, ve kılıçotu ekstresinden oluşan damlama ile safra kesesi iltihabının tedavisinde yardımcı olur. b-) Safra kesesi taşı, kolelitiazis, cholethiasis: Safra kesesi taşı veya kısaca safra taşı, safra sıvısının sertleşmesi ile oluşur. Safra kesesine karaciğerden gelen safranın ince bağırsağa akışını sağlayan safra yolu vardır. Safra safra kesesinde yoğunlaşır ve zamanla burada taşlar olur. Safra taşı safra kesesinin çıkışını tıkayınca iltihaplanmalara sebep olur. Avrup ve ABD?de insanların % 15?inde safra kesesi taşı görülür. Kadınlarda erkeklere göre iki kat daha çok safra taşı görülür. Safra kesesi taşı olanların % 80?inde bu taşlar herhangi bir rahatsızlığa sebep olamzlar. Safra taşının sebepleri: Safra sıvısının zamanla sıkışması ile safra kesesi taşı oluşur. Safra talşlarının % 80?i kolersteroldan oluştuğu için bunlara kolesterol taşı denir. Safra kesesi taşlarının % 20?side bilirubinden oluşur ve bu nedenle bunlarada pigemet taşları denir. Safra sıvısı içindeki kolesterol ve safra tuzu oranındaki anaormalikler nedeniyle kolesterol taşları oluşur. Nadirende enzim anaormalikleride safra taşına sebep olur. Safra kesesi taşının oluşmasının ana sebepleri: 1-) Şişmanlık, kilolu insanlarda aşırı safra dışarı atılır ve bu nedenle aşırı miktardada safra üretilir ve safra taşı oluşur. 2-) Aşırı zayıflamada aşırı safra salğılaması demektir, buda safra kesesi taşına sebep olur. 3-) Kadınlık hormonu ösrojen, kolesterol dışarı (dışkıyla) atılmasını engeller ve safra taşına sebep olur. 4-) Yaşlanma ile birlikte safranın birleşimindeki kolesterol oranı artar ve safra tuzu oranı azalır, böylece safra taşı oluşur. 5-) İnce bağırsak hastalığı nedeniyle safra tuzu absorbe olmaz ve böylece kolesterol oranı yükselir, buda safra taşına neden olur. 6-) Sinirlilik, stres ve hayal kırıklığı mevcut olan safra taşı problemini kramplı ağrılara (kolik) dönüşür. 7-) Kandaki alyuvarların azalması ve kansızlık gibi durumlar, bilirubin oranının yükselmesine buda pigment taşlarına sebep olur. Safra kesesi taşının belirtileri: Safra kesesinden safra yoluna geçince bu dar kanaldan ince bağırsağa geçerken tıkanmaya sebep olursa bu çok ağır safra koliklerine (kramplı ağır ağrılar) sebep olur. Safra kolikleri 20 dakika ile 5 Saat arası sürebilir. Kramplı karın ağrısı (yukarı karın ağrısı ) yanında nadiren sırtta , özeliklede kürek kemikleri arası veya sağ kürek kemiğinin altına kadar yayılır. Kolikle birlikte şişkinlik, gegirme, bulantı, kusma, öncelikle göz akında sonra deride sarılık vede sindirim anaormalikleri görülür. Safra taşı birçok kmplikasyonuda beraberinde getirir. Safra kanalındaki (yolundaki) tıkanma nedeniyle burada bakteri, virüs, mantarlar ve parazitler iltihaplanmaya sebep olur ve bu iltihab bütün sindirim sistemine yayılabilir. Safra taşları ince bağırsağa geçince ince bağırsakta düğümlenmeye sebep olabilir ve aynı şekilde karaciğer iltihabı, abse ve siroza sebep olabilir. Safra taşı aynı zamanda pankreas çıkışını tıkayarak burada iltihalanma oluşur. Safra taşının teşhisi: Safra kesesi taşının olup, olmadığı tipik rahatsızlıklardan kolyca analşılır ve ayrıca gerektiğinde aşağıdaki test ve muayeneler yapılır. 1-) Ultrasonla muayene ile taşların varlığı tesbitedilir. Bu yönteme sonografi?de denir ve 2 mm?den büyük taşlar tesbitedilir. 2-) Karaciğerin protein değerleri ve bilirubin oranı kan testi ile anaşılır ve böylece safra taşı olup olmadığı anlşılır. 3-) Bazen ultrasonla (sonografi) muayene yeterli olmayabilir, böyle bir durumda röntgen çektirmek daha sağlıklıdır. 4-) Komputertomografi ile safra kesesi taşı ve iltihabı kesin olarak teşhisedilir. Safra taşını tedavi: Safra koliklerine sebep olmayan safra taşlarının tedavisine gerek yoktur. Safra taşı zamanı gelince rahatsızlık yapmaya başlar ve bu yıllar sonra olabilir. Ortodoks tıbba göre hastayı amaliyat etmak gerekir. Bunun içinde birçok amaliyat yöntemi geliştirilmiştir. Alternatif tıpa göre ise şifalı bitki ekstrelerinden eldeedilen damalama ile taşları düşürmek vede eritmek mümkündür. Bunların başında ZYE-, devedikeni tohum-, şebboyotu-, kırlangıçotu-, civanpercemiotu-, ve kılıçotu preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek iksiri karışımından oluşan damalama ile tedavi mümkündür. Safra taşların karşı Türkiyede çok etkili kaplıca, ılıca ve çermik suları mevcuttur. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Safra taşı nasıl kurtulursunuz? Karaciğerlerinde problem olanlarda çok nadir, çok yoğun olan curuf karaciğerden safra kesesine aktarılır. Safra kesesinde yoğunlaşan curuf normal olarak dışarı atılır, nadiren curuf çok yoğun gelirse çamurlaşmaya sebep olabilir. Bu çamurlaşmaya karşı özel bir temizlik yöntemi gerekir. İngiliz tuzu (Epsom Salt, Magnezyum Sulfat) içerek safra kanallarını genişletir. Bu mineral doğada bulunan bir mineraldir. İçildiğinde tüm kas ve ruh sistemini gevşetir. Bu teknik ile dünyada milyonlarca insan safra taşlarından kurtulmuştur. Hamiler ve çocuklar dahil kulanabilir. Dolayısıyla çamur için hiç endişelenmenize gerek yok. 1 gece de bile kurtulabilirsiniz. 30 gram ingiliz tuzu 300 ml suda çözülür ve yudum yudum 5-10 dakika da içilir. Ve 15-20 dakika sonra yarım bardak zeytin yağı ve yarım bardak limon suyu karıştırılarak içilir. Böylece safradaki çamurlaşma tamamen dışarı atılır ve taş oluşması önlenir. Magnezyum sulfatın tıbta kulanılan türü ile kulanılmayan türüde mevcuttur. Konu igokcek tarafından (06-06-2008 Saat 09:47 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Op. Dr. Bülent Koç
Genel Cerrahi Uzmanı Safra Kesesi taşları Safra taşları safra kesesi içerisinde depolanan sıvı içerisindeki bazı maddelerin çökerek sertleşmesi ile oluşur. Safra vücudun yağların sindiriminde kullandığı bir maddedir. Safra karaciğer tarafından yapılır ve safra kesesi içerisinde depolanır.Yağlı gıdalar mideden onikiparmak barsağına geçtiğinde safra kesesi kasılarak safra kanalı vasıtasıyla safrayı ince barsaklara gönderir. Safra su,kolesterol,bazı yağlar,safra tuzları ve bilirübinin bileşiminden oluşur.Safra tuzları yağı parçalar,bilüribin safraya ve büyük abdeste kahverengimsi rengi veren maddedir. Normalde sıvı halde olan safra çok fazla kolesterol,safra tuzu veya bilirübin içerir ise bunlar çökerek taş oluştururlar. Safra taşları kolesterol ve pigment taşları olmak üzere iki tiptir.Kolesterol taşları sarı-yeşil renktedir ve primer olarak kolesterolün sertleşip çökmesi ile oluşur.Tüm safra taşlarının yaklaşık olarak % 80?i bu tip taşlardır.Pigment taşları ise küçük,koyu renkli,bilirübin tarafından oluşturulan taşlardır. Safra taşları bir kum tanesi gibi küçük olabileceği gibi bir pinpon topu büyüklüğüne ulaşabilir.Safra kesesi tek büyük bir taş,çok sayıda küçük taşlar veya bunların çeşitli kombinasyonlarını oluşturabilir. Safra kesesine ve safrayı ve diğer sindirim enzimlerini karaciğer,safra kesesi ve pankreastan ince barsaklara taşıyan kanallara topluca bilier sistem denir. Safra taşları bu kanallardan herhangi birini tıkayarak normal safra akışını durdurabilirler. Tıkanabilecek bu kanallar safrayı karaciğer dışına taşıyan hepatik kanallar,safra kesesinin kanalı olan sistik kanal veya hepatik ve sistik kanallardan gelen safrayı ince barsaklara taşıyan ana safra kanalı olabilir. Bu kanallarda birikip akamayan safra; safra kesesi,kanallar veya nadiren karaciğer içinde iltahaba yol açabilir. Pankreas kanalı da ana safra kanalı ile birleşerek barsağa açılır. Eğer safra taşı bu kanalı tıkar ise pankreas enzimleri akamaz ve bu kez aşırı ağrılı ve bazen de tehlikeli bir rahatsızlık olan pankreatite yol açabilir. Eğer kanallardan herhangi biri uzun süre tıkalı kalacak olursa safra kesesi,karaciğer ve pankreası etkileyecek oldukca ağır ve bazen ölümcül hasarlar oluşabilir.Bu ciddi problemin belirtiler ateş,sarılık ve devamlı ağrıdır. Safra Taşlarının Sebepleri Nelerdir? Kolesterol taşları: Eğer safrada kolesterol ve bilirübin miktarı çok fazla veya safra tuzları çok az ise kolesterol taşları oluşur, safra kesesinin yeterli boşalamaması da diğer bir sebeptir. Pigment taşları: Pigment taşlarının sebebi tam bilinememektedir. Sirozlu,safra yolları iltihabı olan kişilerde ve orak hücreli anemi gibi ailevi bazı kan hastalıklarında oluşmaktadır. Safrada bilirübin çok arttığında kalsiyum gibi diğer bazı maddelerle bileşim oluşturarak çöker ve siyah safra taşlarını oluşturur. Safra Taşı Oluşumunda Risk Faktörleri Nelerdir? Obesite: Şişmanlık özellikle kadınlarda safra kesesi taşı oluşumunun majör risk faktörüdür. Normalden orta derecede daha kilolu olmak bile riski arttırır. Bunun sebebi obesitenin safra içeriğindeki safra tuzları miktarını azaltıp kolesterol artmasına yol açmasıdır. Obesitede ayrıca safra kesesi boşalması da yavaşlamıştır. Estrojen: Gebelik,hormon tedavisi veya doğum kontrol hapı alımıyla estrojen miktarının artması safradaki kolesterolü arttırmak ve safra kesesi çalışmasını yavaşlatmak yolu ile safra taşı oluşumunu arttırır. Cinsiyet: Safra taşları kadınlarda daha çok görülür. 20-60 yaş arası kadınlarda erkeklerin iki misli oranında taş görülür. Yaş: Yaş ilerledikce safra kesesi taşı oluşma oranı artar. Kolestero düşürücü ilaçlar: Kandaki kolesterol düzeyini düşüren ilaçlar, safrada salgılanan kolesterol miktarını arttırırlar, bu da taş oluşumunu arttırır. Kan triglserit yüksekliği: Kanda bulunan bir yağ asidi olan trigliserit düzeyi yüksek olan kişilerde safra taşı oluşumu artmıştır. Diabet: Diabetli hastalarda genellikle trigliserit düzeyi yüksektir, bu da taş oluşum riskini arttırır. Hızlı kilo kaybı: Hızlı kilo kaybı esnasında vücut yağı metabolize ederken bu durum karaciğerden safra içersine ekstra kolesterol salgılanmasına yol açar, bu da safra taşlarına yol açar. Açlık: Uzun süreli açlıkta safra kesesi hareketleri yavaşlar bu da, kese içerisinde kolesterol konsantrasyonunun artmasına ve taş oluşumuna yol açar. Chron hastalığı: Bu hastalık barsakların iltihabi bir hastalığıdır,bu durumda safra asidi metabolizması bozulur, safra içerisinde kolesterolü çözünür halde tutacak yeterli safra asidi oluşturulamaz ve kolesterol çökerek taş oluşturur. Safra Kesesi Taşlarının Semptomları Nelerdir? Safra kesesi taşı olanlarda gıdaların sindirimi etkilenir, özellikle yağlı gıda alımında bazı yakınmalar oluşur. Bu yakınmalar: -Karında şişkinlik -Karın ağrısı -Geğirti -Gaz -Hazımsızlık gibi yakınmalardır. Safra taşları sıklıkla ?safra kesesi atağı? denilen ani oluşan semptomlar yaparlar. Bu ataklar genellikle yağlı yemekleri takip eder, gece uyku esnasında başlayabilir.Tipik bir atakta: - Karın üst kısmında ani oluşan, devamlı, şiddetli bir ağrı vardır, yarım saat ile saatler boyu sürebilir. - Sırta, orta kısma veya sağ kürek kemiği altına yayılan ağrı olur. - Bulantı veya kusma olur. Özellikle terleme, titreme, ateş, sarılık yakınmaları olan hastaların derhal bir doktora başvurmaları gereklidir. Safra kesesinde taş olan bazı kişilerde ise hiçbir semptom yoktur, bu kişilere ?asemptomatik? ve bunlardaki safra taşlarına da ?sessiz safra kesesi taşları? denir. Bu taşlar hiçbir belirgin yakınma olmadan uzun yıllar sessiz kalabilirler. Safra Kesesi Taşları Nasıl Teşhis Edilir? Sessiz safra taşları veya belirgin yakınma yapmayan taşlar başka rahatsızlıkların incelenmesi veya check-up esnasında tesbit edilir. Ancak bazı yakınmalar nedeni ile safra kesesinden şüphelenilir ise ultrasonografi yapılmalıdır. Ultrasonografi vücuda ses dalgaları gönderilerek ve bunların organlardan geri yansımaları bir monitörde değerlendirilerek yapılan bir incelemedir. Safra taşları bu tetkik ile tesbit edilebilir.Ayrıca kolesistografi, kolesintigrafi, tomografi ve emar denilen radyolojik yöntemler gereğinde kullanılabilir. Safra kanalları içerisinde taş olup olmadığını anlamak için MRCP (emar kolanjiopankreatografi) veya ERCP (endoskopik retrograt kolanjiopankreatografi) yapılabilir. Ayrıca kan testleri ile enfeksiyon,tıkanma,pankreatit veya sarılık bulguları tesbit edilebilir. Safra taşı semptomları kalp krizi, apandisit, ülser, barsak hastalıkları, mide fıtığı, pankreatit ve hepatit ile karışabilir, bu nedenle doğru tanı konması çok önemlidir. Safra Kesesi Taşlarında Tedavi Safra kesesi taşlarının tedavisi cerrahidir.Bu amaçla yapılan ameliyata ?kolesistektomi? denir, Safra kesesinin çıkartılması anlamına gelir. Günümüzde yapılan standart ameliyat ?laparoskopik kolesistektomi?dir. Bu ameliyatta karında yapılan 4-5 adet 0.5-1 cm?lik insizyondan cerrahi aletler ve minyatür bir video kamera yerleştirilir. Bu kamera yardımıyla cerrah karın içindeki organ ve dokuları önündeki monitörde büyütülmüş olarak ve yakinen görür. Cerrah monitöre bakarak cerrahi aletlerini kullanıp safra kesesinin kanalını ve damarlarını bağlar, karaciğerden dikkatli bir şekilde sıyırır ve bir toba içine koyarak açmış olduğu ufak yaraların birinden karın dışarısına alır. Laparaskopik cerrahide karında büyük bir yara açılıp, adeleler kesilmediği için hastalar eskiden yapılan açık ameliyatlara göre daha az ağrı duyarlar ve daha az komplikasyon riski taşırlar. Hastalar bu ameliyatta hastanede sadece bir gece kalırlar ve birkaç gün içerisinde normal yaşam ve aktivitelerine dönebilirler. Eğer cerrah laparoskopik ameliyat esnasında aşırı iltahaplanma,çevre dokularla aşırı yapışıklık gibi engellerle karşılaşırsa aynı anda açık cerrahiye dönülebilir.Bazı durumlarda bu sorunlar ameliyattan önce de bilinebilir ve açık cerrahi önceden planlanabilir. Bu ameliyata ?açık cerrahi? denmesinin sebebi cerrahın safra kesesini alabilmek için 10-15 cm?lik bir insizyon yapma zorunluğudur. Bu da majör bir cerrahi işlemdir ve hastanede birkaç gün yatmayı gerektirir, evdeki nekahat süresi de birkaç haftayı bulabilir. Günümüzde açık cerrahi, deneyimli ellerde safra kesesi ameliyatlarının % 5?inden daha azında gerekmektedir. Eğer safra taşları kanallara düşmüş ise ameliyat öncesi ERCP yapılmalıdır. ERCP?de hastaya ağız yoluyla uzun bir endoskop yutturularak ince barsağa ulaşılır, safra kanalının barsağa açıldığı yer bulunur. Endoskoptaki özel bir bıçakla kanalın ucu kesilip genişletilir,buradan kanala girilip taş özel aletlerle çekilip barsağa düşülür. Daha önce kolesistektomi ameliyatı geçirmiş olan kişilerde nadiren ameliyattan haftalar,aylar ve hatta yıllar sonra safra kanalları içinde taş tesbit edilebilir. Bu taşlar da ERCP ile başarıyla tedavi edilebilirler. Başka hastalıklar nedeniyle anestezi alamadığı için ameliyat edilemeyen hastalarda, eğer hastada kolesterol taşı varsa bir takım ilaçlarla bu taşlar eritilmeye çalışılmaktadır. Taş eritilmesi başarılı olsa bile altta yatan patoloji devam ettiği için bu kişilerin çoğunda yine taş oluşabilmektedir. Safra Kesesinin Alınmasının Zararı Var mıdır? Kişide safra kesesi olmadığı zaman da normal yaşam sürdürülebilmektedir. Safra kesesinin olmaması diyette bir değişikliği gerektirmez. Safra kesesi alındığında karaciğerin yapmış olduğu safra, safra kesesinde depolanmak yerine direkt olarak kanallarla barsağa akar, bunun devamlı akması az sayıda bazı hastalarda ishal sebebi olabilir, bu durum da diyet ve ilaçlarla düzeltilebilmektedir. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Sişkinlik | igokcek | Hastalıklar: P-Z | 6 | 06-06-2008 11:56 |
| Altınotu, Stroblume, Helichrysum arenarium | igokcek | Şifalı Bitkiler: A-F | 0 | 06-30-2005 19:28 |
| Turp, Rettisch, Raphantus sativus var. niger | igokcek | Şifalı Bitkiler: O-Z | 0 | 06-26-2005 21:13 |