Sayın hocam,
Peryoni olarak isimlendirilen bu hastalıkta peniste plaklar oluşmakta ve bu plaklar penisin kırılmasına kısalmasına ve ağrılı sertleşmesine neden olmaktadır.
bu hastalığı tıp tedavi edemiyor. ancak opere ile çözüm sağlamaya çalışılıyor. Doğal tedavi yöntemleri var mı? Bu konuda bilgilendirirseniz memnun olurum
PENİS EĞRİLİĞİNE sebep olan FİBROZ PLAKI'dır. Plakın olduğu tarafta sertleşme olur ve o yöne doğru eğilme olur. Gökçek İksiri immün sistemini güçlendirir ve dolaylı olarak hastalığı iyileştirebilir. Testislerdeki ağrı ve şişkinlik olan bir tanıdığımı doktorları tedavi edemediler. Ben Gökçek İksirini tavsiyeettim, İksiri kulandı ve rahatsızlığı geçti. Bu PERYONİyede iyi gelebilir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-06-2008 Saat 10:45 ) değiştirilmiştir..
PEYRONİ HASTALIĞININ CERRAHİ TEDAVİSİNDE TUNİKA ALBUGİNEA REKONSTRÜKSİYONU İÇİN KULLANILAN GREFTLER*
Dr Mustafa Çağlar, Doç.Dr.Ramazan AŞCI
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, Samsun
* Leungwattanakij S, Lacy II G, Hellstrom WJG. Tunica albuginea substitution grafts in the management of Peyronie's disease. Contemporary Urol, 51-56 March 2002?den esinlenilmiştir
Tunika albuginea, korpus kavernozumların trabeküler düz kaslarının çevresini çepeçevre saran fibroelastik yapıda bir kılıftır. Bu kılıfın ana yapısını içte sirküler dışta longutidunal elastik lifler arasında yer alan ince kollajen lifler oluşturur. Bu lifler ayrıca medialde korpus kavernozumlar arasındaki septumu oluşturur. Mikroskopik inceleme de bu lifler detümesans sırasında gevşek ve dalgalı bir halde iken, tümesans sırasında gergin durmaktadır (1).
Peyroni hastalığı penisin tunika albugineası içinde fibröz plak oluşumu ile karakterize idiopatik, lokalize, bağ dokusu bozukluğudur. Oluşan bu plak penis anatomisinde değişikliklere ve erektil disfonksiyona neden olabilir. Peyroni hastalığı genellikle 40-60 yaş arasındaki erkekleri etkilemekte ve insidansı %0.39-3.2 arasında bildirilmektedir (2). Penil ağrı, penil kurvatür ve erektil disfonksiyon hastaların sıklıkla başvuru nedenleridir(3).
Tunika albuginea penil ereksiyonun önemli bir parçasıdır, çünkü elastikiyete, rijiditeye ve venöz okluzyona katkıda bulunur. Bu nedenle tunika albugineada ki yetersizlik veya zayıflık penisin fibroelastik çatısında ki kompliansı etkileyerek penil kurvatür, korporal kısalma ve erektil disfonksiyon gibi klinik patolojilere neden olabilir.
Peyroni hastalığının tedavisinin amacı; en az invazif bir yöntem ile penis anatomisinin düzeltilmesi ve seksüel fonksiyonların yeniden kazandırılmasıdır. Peyroni hastalığının tedavisinde konservatif medikal ve intralezyonal tedaviler başarısız kalmaktadır. Peyroni hastalığının günümüzdeki en etkin tedavisi tunikal lezyonun cerrahi olarak düzeltilmesidir. Bazı kliniklerde penis eğriliğini düzeltmek için plikasyon veya nesbit gibi yöntemler rutin olarak uygulanırken, bu işlemler sıklıkla penis boyutunda kısalmaya neden olmaktadır. Bu nedenle hastalığı tedavisinde daha çok plak insizyonu veya eksizyonu sonucu yama greftlerin kullanıldığı yöntemler seçilmektedir.
Uygun hastada optimal greftlerin kullanılması cerrahi başarıyı etkileyen en önemli unsurdur. Peyroni hastalığında tunikal yama olarak kullanılacak greftler konusunda araştırmalar devam etmektedir.
Hasta seçimi
Peyroni hastalığının tedavisinde en önemli faktör hasta seçimi ve hastalığın evresidir. Uygun hastalarda oral veya lezyona yönelik lokal ajanların tek başına veya her ikisinin birlikte 12 ay veya daha uzun süreli uygulanması sonucunda spontan plak rezolusyonu olabilmektedir. Konservatif tedavilerin başarısında plak boyutu ve penil kurvatürün derecesi önemlidir (4,5). Ağrısız, minimal deformiteye yol açan ve rahatsızlık vermeyen lezyonu olan olgular konservatif olarak izlenebilirken, penil deformitenin yol açtığı ağrı ve seksüel güçlük yakınması olanlara cerrahi olmayan tedavi seçenekleri önerilebilir. Penil deformitesi, ağrısı ve seksüel güçlüğü 12 aydan daha uzun süre devam eden olgulara ise cerrahi önerilmelidir (6).
Cerrahi tedavi planlanan olguların preoperatif olarak erektil fonksiyonu sorgulanmalı ve doppler ultrasonografik çalışma ile değerlendirilmelidir. Eğer kan akımı ve rijidite istenilen düzeyde değilse penil protez gündeme gelmelidir. Penil protez işleminden önce hastalar postoperatif erektil disfonksiyon, distal penil yumuşaklık ve peniste duyu kaybı riskleri açısından bilgilendirilmelidir(7).
Cerrahi teknik
Hastalara cerrahi işlemden önce intravenöz antibiotik proflaksisi yapılır. Penis sirkumsizyonal insizyonla deglove edilip, artifisial ereksiyon oluşturularak plağın lokalizasyonu ve penil kürvatürün boyutu konfirme edilir. Hastada dorsal plak bulunması durumunda nörovasküler demet dikkatle diseke edilmeli ve ayrılmalıdır. Eğer ventral plak mevcutsa korpus spongiosum tunikadan dikkatli bir şekilde diseke edilmelidir.
Plak bulunan bölge cerrahın tercihine göre eksize veya H şeklinde insize edilir. Tercih edilen greft materyali 5-0 polidioksanon sütür kullanılarak kontinüe şekilde alana örtülür. İşlem sırasında serum fizyolojik ile artifisial ereksiyon oluşturularak penil düzelme kontrol edilir. Şayet eğrilik devam ediyor ise plikasyona başvurulabilir. Penisin fasyaları ve katlar uygun şekilde polidioksanon sütürler ile kapatılır. Operasyon sonrasında düşük basınçlı bir pansuman yapılır. Hastalara 7-10 gün süre ile oral antibiotik ve 6 hafta seksüel ilişkiye girmemeleri önerilir.
Greft materyalleri
Tunika albuginea yerine kullanılacak greft materyalleri 3 grup altında sınıflandırılabilir. Bunlar otogreftler, inert sentetik maddeler ve allogreftler veya xenogreftlerdir (tablo 1).
Otogreftler:
Bu grup içerisinde dermis, ven, penil crura, duramater, tunika vaginalis, fasya temporalis ve fasya lata gibi greft materyalleri yer almaktadır.
Bugünkü standart yaklaşım tunika albuginea yerine otolog greft materyallerinin kullanımı şeklindedir. Bununla beraber ikinci bir insizyonun gerekliliği, postoperatif greft kontraktürü, skar oluşumu, greftlerden yağ ve diğer dokuların temizlenmesi gerekliliği ve uzun operasyon zamanı ven, dermis veya diğer otolog greftlerin dezavantajlarıdır.
Dermal greftler:
Peyroni hastalığında plak eksizyonu sonrasında tunika albuginea yerine dermisin kullanılması ilk olarak 1974 yılında Horton ve Devine tarafından tanımlanmıştır (8). Dermis kolay elde edilebilen bir materyaldir ve geniş tunika defektlerinin kapatılmasında yeterli sağlamlık sağlar. Dermal greftler genellikle aşağı flank veya abdominal duvarda kılsız bir bölgeden ya da iliak çıkıntının anterior süperior tarafındaki bölgeden dermatom ile alınır. İşlem sırasında dermal tabaka ve yağ tabakası titizlikle diseke edilir. Greft büyüklüğünün tunika defektinden %25 veya daha fazla olması kontraktür eğilimini artırmaktadır. Alınan dermal greft yağlı yüzey aşağıda olacak şekilde defekt üzerine örtülür.
Dermal greft kullanımı ile ilgili bildirilen sonuçlar çelişkilidir. Bazı araştırmacılar genç ve potent erkeklerde dermal greftlerle elde edilen başarı oranlarını mükemmel olarak bildirirken (9), bazıları ise erektil disfonksiyon ve sekonder skar gelişiminin yüksek olduğunu bildirmektedir (10).
Venöz greftler:
Otolog ven greftleri tunika defektinin kapatılmasında kullanılabilecek diğer bir materyaldir. Bu greft materyalleri safen veya derin dorsal venlerden elde edilmektedir. Lue ve arkadaşları ile Akkuş ve arkadaşları otolog ven greftleri ile yüksek oranda başarı elde ettiklerini bildirmektedir (11, 12). Bu materyallerin major dezavantajları; greft boyutunun küçük olması ve genellikle birden çok parçaların defekte birleştirilmesi sırasında operasyon zamanının uzamasıdır (13,14).
Penil kurura greftleri:
Teloken ve arkadaşları 3 cm?lik perineal insizyon yardımıyla hastanın kendi penis kurusundan elde ettikleri greftlerle penisin düzeltilebileceğini rapor etmişlerdir (15). Teorik olarak, otolog tunika albuginea ideal bir greft olarak gözükmektedir. Ancak, pratik olarak bu uygulama küçük tunika defektleri ile sınırlıdır. Çünkü kurural dokunun büyük oranda çıkartılması erektil disfonksiyon riskini artırmaktadır. Ayrıca eş zamanlı veya sonradan uygulanabilecek penil protez implantasyonlarında da güçlüklere yol açabilmektedir.
Tunika vaginalis:
İlk kez 1980 yılında insanda denenen tunika vaginalis greftleri ile fonksiyonel penis elde etme şansının daha az olduğu rapor edilmiştir. O?Donnell tunika vaginalis grefti kullandığı 25 hastasında erektil işlevin plikasyon ve proteze göre daha az olduğunu rapor etmiştir (16).
Sentetik inert maddeler
Tunika albuginea yerine kullanılabilecek Teflon, Dakron ve Silastik gibi inert sentetik materyaller bu grupta yer almaktadır. Bu materyaller peyroni hastalığının cerrahi tedavisinde nadiren tercih edilirler.
Teflon:
Peyroni hastalarında plak insizyonunu takiben tunika albuginea yerine kullanılan ilk sentetik materyal Teflon greftlerdir. Ganabathi ve ark. 16 hastaya teflon uyguladıkları bir çalışmalarında, hastaları ortalama 47 ay takip etmişler ve sonuçların hoşnut edici olduğunu ayrıca cinsel ilişki için yeterli ereksiyonun sağlandığını bildirmişlerdir (17).
Bu materyallerin önemli dezavantajları; oldukça sert ve katı olması, hastalar tarafından kolaylıkla palpe edilebilmesi, önemli derecede fibrozis oluşturmaları ve reoperasyon sırasında güçlüklere yol açmalarıdır. Deney hayvanlarında yapılan çalışmalarda greft konulmasından sonraki 4 ve 6. aylarda orta ve ileri derecede fibrozis geliştiği gösterilmiş teflon kullanımının sonuçlarının başarılı olmadığı bildirilmiştir.
Dakron mesh:
İnert bir materyaldir. Dakron daha çok 3. dekat ve üzerindeki hastalarda vasküler cerrahide kullanılmıştır. 1982 yılında Lowe ve ark. ileri derecede Peyroni hastalığı olan 4 hastada plak eksizyonu sonrasında dakron greft yerleştirmişler ve sonuçların mükemmel olduğunu bildirmişlerdir (18).
Leungwattanakij ve ark. dakron mesh ile 0,1 mm silikon sentetik grefti beraber kullanmış ve sonuçlar başarılı olarak bildirmişlerdir. Bu araştırıcılar 1988 -1996 yılları arasında 16 hastaya plak eksizyonunu takiben silikon greft ile yama yapmışlar ve diğer 18 hastaya ise aynı seansta silikon greft ile yama ve penil protez yerleştirmişler. Toplam 34 olgunun 33?ünde penil kurvatürün tamamen düzeldiği, 1 olguda ise postoperatif ağrılı ereksiyon ve protez üzerinde erezyon olduğu rapor edilmiştir. Sonuç olarak da bu materyallerin uzun süreli kullanılabilir olmadıklarını bildirilmişlerdir (19).
Allogreftler ve xenogreftler
Kadavra allogreftleri ve xenogreftler, otolog ve sentetik greftlerin dezavantajları nedeniyle kullanılamadığı durumlarda kabul edilebilir yeni greft materyalleridir.
Kadavra perikardiyumu:
İnsan ve sığır kadavra perikardiyumları çok yönlü genişlemeye izin verebilmekte, diğerlerine göre daha ince ve intraoperatif kullanımları daha kolay olmaktadır. Ayrıca ikinci bir insizyona gerek kalmayıp operasyon zamanını kısaltmaktadır. Bu doku enfeksiyon oluşumunu azaltmaktadır ve minimal antijenik potansiyele sahiptir (20).
Hellstrom ve ark. peyroni cerrahisi uyguladıkları 11 olguda kadavra insan perikardiyumu kullandıklarını ve ortalama 30 aylık takiplerinde sonuçların mükemmel olmadığını bildirmişlerdir (21).
Chung ve ark. ise 9 hastalık serilerinde ortalama 10 aylık takiplerinde sonuçların diğer materyallerle benzer olduğunu bildirmişlerdir (22).
İnsan kadavra perikardiyumu penil protez rekonstruksiyonu sırasında korporoplasti yapmak için kullanılabilmektedir. Ayrıca, perikardiyum greftler cerrahi ihtiyaç ve kolaylık amacıyla da tercih edilebilir (23).
Bu greftlerin doku dayanıklılığının memnun edici düzeyde olması ve sentetik greftlerle karşılaştırıldığında enfeksiyon riskinin daha az olması tercih sebebi olabilir. Ratlarda yapılan bir çalışmada greft replasmanından 4-6 ay sonra doku dayanıklılığının memnun edici düzeyde olduğu gösterilmiştir (24).
Küçük domuz intestinal submukozası (SIS):
İnce bağırsaktan hazırlanan asellüler bir biyomateryaldir. Ekstrakte edilen matriksin doğal yapısını kollajen (tip I, III, IV), büyüme faktörleri, TGF-β, FGF-2, VEGF, glikozaminoglikanlar, proteoglikanlar ve glikoproteinler oluşturmaktadır (25-27).
Bu greftlerin yerine konulacak defektten yaklaşık olarak %10 oranında daha büyük alınması ve kullanılmadan önce serum fizyolojik ile rehidrate edilmesi gereklidir. Rat modelinde yapılan deneysel bir çalışmada greft replasmanından 2 ay sonraki histolojik incelemede greftin elastik liflerinin komşu tunika albugineadaki yapıya benzer şekilde dizilim gösterdiği bildirilmiştir (28). Monga ve arkadaşları ratlarda yaptıkları bir araştırmada SİS?in, vazoaktif ajanların oluşturduğu erektil cevabın süresini ve kuvvetini sürdürmede yeterli olduğunu göstermiştir. Bu tip tunikal greftler, önemli inflamatuvar yanıt oluşturmadıkları gibi korporeal fibrozise ve kavernöz düz kas içeriğinde azalmaya da yol açmamaktadır. SİS greftlemesi ile vasküler endotelial büyüme faktörü (VEGF) uyarımı sonucu yara iyileşmesi ve normal erektil işlevin sürdürülmesi kolaylaşmaktadır (27).
Tunika albuginea yerine intestinal submukozanın kullanıldığı 12 peyroni olgusunun ortalama 11 aylık takiplerinde bütün olguların penil kurvatürlerinin tamamen düzeldiği, olguların erektil potanslarını devam ettirdikleri, fakat postoperatif intrakavernozal enjeksiyon tedavisine gereksinim gösterdikleri bildirilmektedir (28).
Tunika albuginea asellüler matriks greftler:
Wefer ve arkadaşları tavşan modelinde tunika albuginea asellüler matriks greflerle yaptıkları bir çalışmada asellüler matriks greftlerin doku uyumunun çok iyi olduğu ve red reaksiyonu oluşmadığını gösterdiler. Ancak henüz insanda kullanılmamıştır (29).
Duramater:
Duramater hazır greft olduğu için ek cerrahi girişime gereksinim duyulmadığı gibi kısa operasyon süresi de sağlamaktadır. Ancak doku uyumsuzluğu ve kurvatürün tekrarlaması gibi geç bulguları saptanmıştır. Sampaio ve arkadaşları 40 hastada uyguladıkları duramater (Lyodura® Creutzfeldt?Jacob hastalığına yol açtığı için terkedilmiştir ve Tutoplast® ) greftlerle tunika albuginea rekonstrüksiyonundan 1-6 yıl sonra işlevsel sonuçların % 85 ve kozmetik sonuçların % 95 oranında iyi olduğunu rapor etmiştir (30).
Sonuç:
Peyroni hastalığını tedavisinde plak eksizyonundan (insizyonundan) sonra tunika albuginea defekti yerine kullanılabilecek materyal seçiminde henüz standardizasyon yoktur. Cerrahi prosedürlerin seçiminde hastalığın derecesi, cerrahın deneyimi, greft materyalinin seçimi ve elde edilebilir olması önemlidir.
Greft materyalleri konusunda uzun süre izlemeli çalışmalar sınırlıdır. Geniş (5 cm ve üzerinde) dorsal ve ventral plak eksizyonlarından sonra sıklıkla venöz kaçak olabileceği ileri sürülmektedir. Bu durumda greft replasmanı sonrasında da ek farmokolojik tedavilere veya penil protezlere ihtiyaç duyulmaktadır (20).
İnsanlarda ve deney hayvanlarında yeni greft materyallerinin sistemik, immünolojik ve lokal reaksiyonlarının değerlendirildiği uzun dönem çalışmalar devam etmektedir.
KAYNAKLAR
1. Brock G, Hsu GL, Nunes L, et al. The anatomy of the tunica albuginea in the normal penis and Peyronie?s disease. J Urol 1997; 157: 276.
2. Schwarzer U, Klotz T, Braun M, et al. Prevalence of Peyronie?s disease: Result of an 8.000 men survey. J Urol 2000; 163: 167. Abstract 742.
3. Kadioglu A, Tefekli A, Erol B, Oktar T, Tunc M, Tellaloglu S. A retrospective review of 307 men with Peyronie's disease. J Urol. 2002; 168:1075.
4. Gelbard MK, Dorey F and James K. The natural history of Peyronie?s disease. J Urol 1990; 144: 1376.
5. Benson RC Jr, Knoll LD and Furlow WL. Interferon, alpha-2b in the treatment of Peyronie?s disease. J Urol 1991; 145: 342. Abstract 517.
6. Carrier S and Lue TF. Criteria for intervention in Peyronie?s disease. Contemp Urol 1994; 6: 54.
7. Kadioglu A, Tefekli A, Erol H, Cayan S, Kandirali E. Color Doppler ultrasound assessment of penile vascular system in men with Peyronie's disease. Int J Impot Res. 2000; 12: 263.
8. Devine CJ Jr and Horton CE. Surgical treatment of Peyronie?s disease with a dermal graft. J Urol 1974; 111: 44.
9. Hicks CC, O?Brien DP 3rd, Bostwick J 3rd, et al. Experience with the Horton-Devine dermal graft in the treatment of Peyronie?s disease. J Urol 1978; 119: 504.
10. Palomar JM, Halikiopoluos H and Thomas R. Evaluation of the surgical management of Peyronie?s disease. J Urol 1980; 123: 680.
11. Lue TF and El-Sakka AI. Venous patch graft for Peyronie?s disease. Part I: technique. J Urol 1998; 160: 2047.
12. Akkus E, Ozkara H, Alici B, Demirkesen O, Akaydin A, Hattat H, Solok V. Incision and venous patch graft in the surgical treatment of penile curvature in Peyronie's disease. Eur Urol. 2001;40:531.
13. El-Sakka AI, Rashwan HM and Lue TF. Venous patch graft for Peyronie?s disease. Part II: outcome analysis. J Urol 1998; 160: 2050.
14. Brock G, Nunes L, von Heyden B, et al. Can a venous patch graft be a substitute for the tunica albuginea of the penis? J Urol 1993; 150: 1306.
15. Henry GD, Cumming TJ, Makuli MJ, et al. Histochemical analysis of vein grafting of the tunica albuginea in comparison to tunica vaginalis. J Urol 2000; 163: 169. Abstract 749.
16. Teloken C, Grazziotin T, Rhoden E, et al. Penile straightening with crural graft of the corpus cavernosum. J Urol 2000; 164: 107.
17. O'Donnell PD. Results of surgical management of Peyronie's disease. J Urol 1992;148:1184.
18. Ganabathi K, Dmochowski R, Zimmern PE, et al. Peyronie?s disease: Surgical treatment based on penile rigidity. J Urol 1995; 153: 662.
19. Lowe DH, Ho PC, Parsons CL, et al. Surgical treatment of Peyronie disease with Dacron graft. Urology 1982; 19: 609.
20. Leungwattanakij S, Bivalacqua TJ, Reddy S, Hellstrom WJ. Long-term follow-up on use of pericardial graft in the surgical management of Peyronie?s disease. Int J Import res 2001; 13: 183.
21. Hellstrom WJ and Reddy S. Application of pericardial graft in the surgical management of Peyronie?s disease. J Urol 2000; 163: 1445.
22. Chun JL, McGregor A, Krishnan R, et al. A comparison of dermal and cadaveric pericardial graft in the modified Horton-Devine procedure for Peyronie?s disease. J Urol 2001; 166: 185.
23. Palese MA and Burnett AL. Corporoplasty using pericardium allograft (tutoplast) with complex penile prosthesis surgery. Urology 2001; 58: 1049.
24. Leungwattanakij S, Bivalacqua TJ, Caulfield JJ, Hellstrom WJ. Evaluation of cadaveric pericardium in the rat for the surgical treatment of Peyronie?s disease. Urology 2000; 56: 1075.
25. Hodde JP, Badylak SF, Brightman AO, et al. Glycosaminoglycan content of small intestinal submucosa. J Cell Biochem 1997; 67: 478.
26. Voytik-Harbin SL, Brightman AO, Kraine MR, et al. Identification of extractable growth factors from small intestinal submucosa. J Cell Biochem 1997; 67: 478.
27. Monga M, Jain A, Zupkas P, et al. Squamous intestinal submucosa as a tunica albuginea graft. J Urol 2001; 165: 201. Abstract 833.
28. Knoll LD. Use of porcine small intestinal submucosal graft in the surgical management of Peyronie?s disease. Urology 2001; 57: 753.
29. Wefer J, Schlote N, Sekido N, Sievert KD, et al. Tunica albuginea acellular matrix graft for penile reconstruction in the rabbit:a model for treating Peyronie's disease. BJU Int. 2002; 90: 326.
30. Sampaio JS, Fonseca J, Passarinho A, Cristino J, Mendes J. Peyronie's disease: surgical correction of 40 patients with relaxing incision and duramater graft. Eur Urol. 2002 ; 41: 551.
Baş, gövde ve taban bölümlerinden oluşan ve kemiksiz bir organ olan penis; erkeklerde cinsel işlevi, idrar ve üreme yollarının dışarıya açılmasını sağlar.
PENİS EĞRİLİĞİ
Mitolojide, Afrodit tanrı Zeus ile sevişmesinden doğan çirkin bebeği Priapos'u kimselere göstermemek için kırlara terk eder. Bebeği çobanlar bulup büyütür. Priapos´un çarpık ve kısa bir bedeni ve neredeyse boyuna yakın ve daima yukarıya doğru kalkık duran bir penisi vardır. Priapos, bağları, bahçeleri korur, bereketi simgelerdi ve bu nedenle de erkekliğine tapınılırdı. Böylece büyük ve sert penis erkeklik gücü ve bereket simgesi olarak yüzyıllardır etkisini sürdürmüştür.
Penis kişiden kişiye farklılık gösteren biçimlerde olabilir, sağa veya sola hafif eğrilikler gösterebilir. Penisin sağa veya sola eğriliği, abartılı olmadığı sürece normaldir. Ama pek çok erkek sertleşmiş durumdaki penisin erkeklik gücünün göstergesi kabul edilmesinden dolayı bu durumdan kaygılanır. Peki ne kadar eğrilik normaldir, ne kadarı bir anormallik veya sakatlık olarak görülmelidir? Eğer eğrilik cinsel ilişki kurmayı engelliyor, ilişki sırasında kişiye veya partnerine acı veriyorsa bu tedavi edilmesi gereken bir sorundur.
Peyroni Hastalığı yani Peniste Eğrilik Nedir?
Penis eğrilikleri ya doğuştan oluşmuştur ya da sonradan gelişmiştir. Sonradan olan eğriliklerde neden genellikle Peyroni hastalığı denen bir bozukluktur. Penis şaftında asıl erektil cisimlerin dışındaki dokularda, penisin kıkırdakımsı doku içerisinde yani penisin etrafındaki kılıfların altında fibroz plak oluşup erektil peniste eğilme ve açılanmaya neden olmasına Peyroni Hastalığı denir. Yani penisin sertleşme anında bir tarafa doğru bükülmesidir. Fibroz plak penis sırtında veya her iki yan tarafında olabilir. Nerede olursa sertleşmiş penis aksi istikamette bükülmüş olarak durur. 1743 yılında Francois Gigot de za Peyronie tarafından kavektenstite fibrotik ve kalsifik plakların cilt altında tanımlanmasından dolayı böyle adlandırılmıştır.
Penis travmaları, cinsel ilişkiyi biraz sert yaşama, penis kırılması, aşırı seks ve mastürbasyon, vaskülit gibi damar iltihaplanmaları Peyroni hastalığının oluşmasına yol açabilir.
Penisin kireçlenmesi de denilen Peyroni hastalığı eski ABD başkanı Bill Clinton'ın hastalığı olarak ünlenmiştir. Peyroni Hastalığı konusunda Amerika?da yapılan bir çalışmada %1-2 oranında görüldüğü bildirilmiştir.
Peyroni hastalığında eğilme bazen çok belirgin olabilir, cinsel birleşmeyi imkansız kılabilir ve partnerler için rahatsızlık verir. Peniste kitle ve eğilme tüm erkeklerde görülmez ve aynı şiddette olmaz. İlerleyici bir hastalıktır. İlk başlarda ereksiyonda ağrı duyulmaya başlanır ve bu ağrılı dönem tedavisiz kaybolur. Kişi sert plakları penis şaftında hissetmeye başladığında ereksiyonda eğilme ve açılanmayı da fark eder. Bu nedenle geç kalmadan peniste ağrı veya kitle hissi varsa, şüphe veya sıkıntı yaşamadan, çekinmeden ve hemen doktora başvurulmalıdır. Çünkü geçirdiğiniz her süre cinsel hayatınızı olumsuz etkileyebilir.
Herhangi bir yaşta görülmesine karşın ortalama görülme yaşı 50'dir. Hastalığın oluşmasında ailevi yatkınlık olmasıyla birlikte ailesinde bu hastalık olmayan kişilerde de görülebilir.
Estetik açıdan yani görüntüsünden rahatsız oluyor ve bu yüzden soyunmaktan kaçınıyor veya ilişkiye giremiyorsanız, bu durum da düzeltilmesi gereken bir sorun sayılır.
Peyroni Hastalığında Tanı
Fibröz plağın yeri ve büyüklüğü saptamak için yapılan Kavernozografi ile tanısı konur.
Peyroni Hastalığında Tedavi Yöntemleri
1-Potaba veya E vitamini gibi bazı ilaçlar hastalığın ilk döneminde %30-40 civarında düzelme sağlayabilir,
2-Lezyon içine yapılan Kortizon enjeksiyonları,
3-40 derecenin üzerindeki eğriliklerde asıl tedavi cerrahidir. Penis yeteri kadar sertleşmiyor ve vajene girmede zorluk yaşanıyorsa ameliyatla düzeltilmelidir. Bunlar normalse ameliyat edilmez. Eğriliğin hafif olduğu ve sertleşme sorunları olmayan vakalarda nesbit veya plikasyon ameliyatları yapılmalır. Eğriliğin yoğun olduğu ve sertleşme sorunları olmayan vakalarda yama yöntemi kullanılır. Eğriliğin yoğun olduğu ve sertleşme sorunları da olan vakalarda ise Penil Protez ameliyatı yapılır.