Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Kanser Cinayetleri

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 10-26-2006, 10:01
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 591
maturidi is on a distinguished road
Standart Kanserler önlenebilir mi?

Kanserler önlenebilir mi?

Dünya Sağlık Örgütü' nün istatistiklerine göre, 2005 yılında tüm dünyada ölen 58 milyon insanın %13' ü, yani 7.6 milyon kişi kanser yüzünden yaşamlarını kaybetti. Bu ölümlerin %70' inden fazlasının düşük ve orta gelir grubundan olan ülkelerde gerçekleşmiş olması da dikkat çekici, ama asıl önemlisi kanser ölümlerinin her geçen yıl artış göstermesi. Buna göre, 2015' de 9 milyon, 2020' de de 11.4 milyon insanın kanser nedeniyle ölecekleri tahmin ediliyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta yazdı.

Erkeklerde akciğer, mide, karaciğer, kalın bağırsak, yemek borusu ve prostat kanserleri, kadınlarda ise meme, akciğer, mide, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserleri ölümleri ilk sıralarda geliyor.

KANSER NEDEN OLUŞUR

Kanser, vücudun her hangi bir dokusundan kaynaklanan 100' den fazla hastalığın genel ismi. Habis tümör ve malin tümör de kanserle eş anlamlı kullanılan diğer terimler.

Kanserli hücrelerin olağan sınırlarının dışına çıkarak kontrolsüz çoğalmaları ve komşu oldukları doku ve organları istila etmeleri başta gelen özellikleri. Hücreler kana karışarak vücudun çok uzak organlarına da yayılabiliyor.

Kanserin komşu dokulara doğrudan veya uzak organlara kan veya lenf yollarıyla yayılmasına metastaz ismi veriliyor. Metastaz, bütün kanserler için hastalığın ilerlemiş ve tedavisinin de zor olduğu anlamına geliyor.

Kanserler, hücre büyümesi ve tamirinden sorumlu olan genlerdeki değişikliklerden dolayı ortaya çıkıyor. Bu değişikliklerin oluşumunda ise birçok çevresel faktörün büyük önemi var.

Kanser tek bir hücreden başlıyor. Bir hücrenin kanser hücresi şekline dönüşümü birçok aşamalardan geçerek gerçekleşiyor.

ÇEVRESEL FAKTÖRLER

Ultraviyole ve X-ışınları gibi fiziksel etkenler ile asbest ve tütün gibi kimyasal etkenlerden başka bazı biyolojik etkenlerin de kanser oluşumunda rolleri var.

Tüm kanserlerin beşte birinden, çeşitli bakteri, virüs, mantar ve parazitler sorumlu tutuluyor.

Mesela, hepatit B virüsünün karaciğer, HPV virüsünün rahim ağzı, helicobacter mikrobunun mide kanserine, ve HIV, yani AİDS hastalığına yol açan virüsün de bazı sarkomlar ve lenfomalara neden oldukları artık iyi biliniyor.

Yiyeceklerin aflatoksin gibi zehirlerle kirlenmesi de karaciğer kanserine yol açabiliyor.

Çevresel faktörler içinde en başta gelen kanserojen madde tütün. Tütün, sadece sigara olarak değil, pipo, puro,nargile... şeklinde içildiğinde veya ağızda çiğnendiğinde de kansere neden oluyor. Hatta, kendileri içmedikleri halde, sigara içilen ortamda bulunanların bile akciğer kanseri olma şansızlıkları var.

Son yıllarda beslenme alışkanlıklarının kanser gelişimi üzerinde etkileri olduğu konusundaki bilgiler de giderek artıyor.
Obezite, kalp ve damar hastalıkları, diyabet için olduğu kadar kanser için de bir risk faktörü. Sebze ve meyvelerin giderek daha az tüketilmeleri ve çok fazla tuz kullanılması da kanser riskini artırabiliyor. Alkol de başta yemek borusu, yutak, gırtlak, karaciğer olmak üzere pek çok kanser türünde suçlanıyor.

İnsanların aktivitelerinin azalması, yani giderek daha az hareketli olmaları da kanser gelişiminde rolü olduğu düşünülen etkenlerden bir diğeri. Kanser oluşumunda yaş da önemli bir faktör. Yaşlandıkça kanser ve kanserden ölüm riski de katlanarak artıyor. Bu, bir taraftan yaşla beraber risk faktörlerinin artması ile ve bir taraftan da hücresel tamir mekanizmalarının daha az etkili olmalarına bağlı.

KANSERLER ÖNLENEBİLİR

Elbette, genetik mirasımızı değiştirmek de yaşımızı küçültmek de elimizde değil, ama görüldüğü gibi kanser oluşumunda değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması mümkün olan pek çok etken var.

Tüm olumsuz çevre faktörlerinin ortadan kaldırılmasıyla kanserlerin neredeyse üçte ikisini önlemek hiç de zor değil.

Sadece sigaranın terk edilmesi, sağlıklı bir diyet ve yeterli fiziksel aktivite ile bile tüm kanserlerin %40 oranında azaltılabileceği öngörülüyor

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet.

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 17:23 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:15 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Mersin Üniversitesi