Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Sağlık Haberleri: A-C

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-25-2005, 01:08
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.611
igokcek is on a distinguished road
Lightbulb Darwinizm Neden İlkel

DARWINIZM NEDEN ILKEL BIR TEORIDIR?



Geçmiş asırların ilkel teknolojisi ve kısıtlı bilimsel verileriyle ortaya atılmış pek çok varsayım, bugünün gelişen ve ilerleyen bilimi sayesinde artık tamamen çökmüştür. Darwin?in köhne teorisi de bunlardan biridir.

Darwin dönemi, her türlü teknik araç ve gereçten mahrum bulunulan, bugün kullandığımız en basit teknolojik aletlerin bile var olmadığı ve ilkel şartların hakim olduğu bir dönemdir. Darwin?in teorisini ortaya attığı yıllarda (1859) o zamanın bilim adamlarının çalışma ortamları ilkel birer atölye seviyesinde idi. Araştırmacılar; pergel, pusula, termometre benzeri basit araçlar kullanarak doğada olup biteni anlamaya çalışıyorlardı. Elektron mikroskobu henüz icat edilmemişti. Hatta değil elektron mikroskobu, insanlık henüz buzdolabı (1938), telefon (1876), daktilo (1867) ve hatta tükenmez kalemle (1863) bile tanışmamıştı. Teknolojiden böylesine yoksun bir ortamda çalışan bilim adamları, hayatın hücre seviyesindeki kompleksliği hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı. Darwinizm döneminde, bilimsel olanaklar o kadar geri, bilgisizlik o kadar yaygındı ki;

1 Canlı hücre, içi su dolu bir torbadan ibaret, basit bir yapı zannediliyordu.

2 Bilim adamları, hücrenin kompleks yapısından ve DNA?nın varlığından haberdar değillerdi.

3 Yaşamın devamını mümkün kılan ve her biri mükemmel birer tasarımın eseri olan moleküler mekanizmalar tanınmıyordu.

4 Yaşamın, ciltler dolusu ansiklopediyi dolduracak miktarda bilgiye dayandığı bilinmiyordu.

5 Anormal doğan bebekler, annelerinin doğum sırasında kapıldığı korkuların bir sonucu zannediliyordu.

6 Bir bölgede toprağın sabanla sürülmesinin, o bölgede iklimi değiştireceğine inanılıyordu.

7 Uzayı renksiz bir sıvı olan eterin kapladığı düşünülüyordu.

8 Birkaç nesil kolları kesilen insanların çocuklarının bir süre sonra kolsuz doğacağına inanılıyordu.

Darwinizm?in ortaya çıktığı bu ilkel bilim ortamı, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlanan bilimsel bulgularla son buldu. Elektron mikroskobunun ve ışınlı tarama cihazlarının geliştirilmesiyle birlikte, bilim adamları yaşamı çok yakından inceleme imkanı buldular. Hücrenin kompleks yapısının, sahip olduğu hücre zarı, mitokondri gibi sistemlerin tesadüflerle oluşamayacağı anlaşıldı. Yaşamın yüklü miktarda genetik bilgiye ve indirgenemez komplekslikte moleküler mekanizmalara dayandığı ortaya konuldu. Bilim adamları, yaşamın temelinde DNA isimli molekülün bulunduğunu keşfettiler. Bu molekül, dünyanın en gelişmiş veri saklama sistemlerinden daha mükemmel özelliklere sahipti. Hem bedenin yapısına ait bilgiyi saklayabiliyor, hem de bu bilgiyi bir "bilgisayar" gibi işleyebiliyordu. İnsanın tek bir hücresindeki DNA molekülünde, tam bir milyon ansiklopedi sayfasını veya başka bir deyişle yaklaşık 1000 kitabı dolduracak miktarda bilgi bulunduğu hesaplandı.

Günümüzde, modern bilimin deney ve gözlemleri sonucunda Darwinizm?in iddialarının gerçek dışı olduğu anlaşılmışıtır. Ancak halen bazı kimseler tüm bu gelişmeleri göz ardı ederek, Darwinizm?i körü körüne savunmaya ve Darwinizm?e adeta bir din gibi tapınmaya devam etmektedirler. Üstelik bu sapkın anlayışın yıkılmaması için son derece akıl dışı iddialar öne sürebilmektedirler. Temel iddiaları ise, -Darwinistlerin açıklayamadıkları her durumda sarıldıkları- canlılışın tesadüfen meydana geldiği iddiasıdır. Teorinin temelini oluşturan akıl dışı tesadüf açıklaması kısaca şu mantığı sahiptir:



Büyükçe bir kabı, çeşitli minerallerden oluşan bir toprak parçası ile doldurun, üzerine su ekleyin ve beklemeye başlayın...

Çok uzun bir süre geçtikten sonra;

* Bu topraktaki atomların bir kısmı karar alarak, dünyanın en kaliteli kamerasından daha mükemmel bir görüntü sağlayıp kendini görmeye başlasa,

* Topraktaki başka atomlar, beynin içinde kusursuz bir işitme sistemi oluşturarak, kendi oluşturduğu sesleri duymaya başlasa,

* Toprağın diğer bir parçasındaki atomlar da sıcağı, soğuğu, sertlik duygusunu algılayacak bir sistem oluştursa ve kendini hissetmeye başlasa,

* Diğer bir grup atom, farklı bir karar alarak koku alma sistemini oluştursa ve kendini koklamaya başlasa,

* Toprağın içindeki farklı atomlar ise biraraya gelip günümüzde bile sırları çözülememiş konuşma sistemine sahip olup, buna bir de ileri düzeyde bilgi ekleyip bir doçent veya profesör seviyesinde konuşmalar yapsa ve kendisi ile ilgili düşünse?

* Ve bunların tümü tesadüfen gerçekleşse(!)?

Tabi ki, değil bunların hepsinin gerçekleşmesi ve bir canlının meydana gelmesi, sözkonusu canlının tek bir hücresinin bile bu şekilde oluşması imkansızdır.

Şuursuz, kendi varlığından bile haberi olmayan atomlar, tesadüflerle, müzikten zevk alan, türlü türlü yiyeceklerin lezzetlerini bilen, dokunan, hisseden, düşünen, plan yapan, hatıralarını zihninde canlandıran, gülmekten, eğlenmekten, neşeli ortamlardan zevk alan, daha sayılabilecek yüzlerce özelliğe sahip olan insanlara ve biraraya gelerek kendi yapısını inceleyip-araştıran bilim adamlarına dönüşemez.

Darwinizm?in iddia ettiği gibi, tesadüfler sonucu hiçbir atom, en güzel şekilde adeta paketlenmiş meyveleri, çeşit çeşit renk ve kokularıyla, yeryüzünde yaşamın var olabilmesi için çeşitli özelliklere sahip bitki ve hayvanları, bu canlıların birbirinden farklı vücut sistemlerini oluşturamaz.

İlkokul seviyesindeki bir çocuğa dahi anlatılsa inandırıcı olmayacak, tamamen kör tesadüflere dayalı böyle bir teoriye dünyanın dört bir yanındaki ?yetişkin? insanların, bilim adamlarının, hatta profesörlerin inanması çok etkili bir ?büyü? olarak adlandırılabilir. Bu büyü, insanların Allah?a iman etmesini engellemek için var gücüyle çaba harcayan şeytanın, yaşamakta olduğumuz ahir zamanda evrim teorisini kullanarak kitlesel anlamda insanlıkla alay etmesi olarak değerlendirilebilir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Mehmet bey'den

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 14:05 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:04 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0