Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Sağlık Haberleri: A-C

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-29-2005, 00:25
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.611
igokcek is on a distinguished road
Lightbulb Antibiyotikler

Vitamin ve minerallerin insan vücudundaki etkileri üzerinde tartışmak tabii ki doğru değil. Fakat vitamin alalımda nasıl olursa olsun, diye düşünmekte yanlıştır. Neden çünkü sentetik olarak alınan vitamin hapları bağırsakların tembelşmesine sebep olmakta ve besinlerdeki vitaminleri değerlendirme işlemini yavaşlatmaktadır. Bu sebeple uzun süre vitamin hapı almak fayda yerine zararlı olur. Finlandiyada Prostat rahatsızlıkları olan hastalara uzun süre E-Vitamini verilmiş ve hastaların rahatsızlığını daha da kötü olduğu görülmüş ve hatta kanser vakaları görülmüştür.

Kimyasal ilaçlar: Almanyada yılda 25 000, İngilterede 30 000 ve ABD'de 180 000 kişinin kimyasal ilaçlardan öldüğü bilinmektedir (Hans Weiss 3*taglich isimli kitabı). Almanyada insanlar doktora gittiklerinde mutlaka doğal ilaç isterler ve mümkün oldukca kimyasal ilaçlardan kaçarlar. Kimyasal ilaçlardan bazılarının yantesirleri hakkında tehlikeli maddelerde yer verdim.

Antibiyotik İlaçlar: Mini Atom Bombası
Antibiyotik ilaçlar bağırsak florasını bozar. Bağırsak florasında ortaya çıkan aşırı zararlı bakteriler ve mantarların üretiği zehirli gazlar ve zehirli alkolleri elimine etmek için aşırı oranda B6, B12-Vitamini ve Folikasit harcanır. Buda homocystein oranının yükselmesine neden olur. Homocysteini B6, B12-Vitaminleri ve Folikasit Metionine çevirerek zararsız hale getirir.

Homocystein LDL-Kolesterolunu oksitliyerek yapısını bozar. Oksitlenen kolesterol makrofaj tarafından mikrop olarak algılanır ve onu yok etmeye çalışır. Aşırı oranda LDL-Kolesterolu yiyerek ölen makrofaj hücrelerde, hücre aralarında, dokularda ve damarların iç yüzeyinde yağlanmalara sebep olur.

Damar, hücere ve doku yağlanmasına sebep olan bu plaklar (artık maddeler, cüruf) hücrelerin beslenmesine engel olur. Buda beslenemeyen hücreler nedeniyle kişide sürekli açlık duygusunun ortaya çıkmasına neden olur ve kişi iştahım açıldı diyerek sürekli yemek yemek zorunda kalır. Bu nedenle bağırsak florası bozulanların et ve et mamüleri yememeleri gerekir.

Almanya'da Alternatif Tıp: Almanya'da Pacoe firması tarafından yapılan bir araştırmada insanların % 80 oranında Alternatif Tıp'a güvendiği, ve sadece % 12'sinin ise Ortodoks Tıp'a itibar ettiği tesbitedilmiştir. (Naturheilkunde 10/11.04.44) Avrupada üretilen doğal ilaçların % 45 Almanya'da üretilmekte ve Alman firmaları 3. Dünya ülkelerinden getirtikleri ham maddeyi işleyerek milyarlarca dolar kazanmaktadırlar.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 14:05 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:59 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0