Ayak kokusu derdi bitiyor
Ayağın terlemesi sonucu ortaya çıkan ve sahibine büyük rahatsızlık veren ayak kokusunun, suya düşük akımlı elektrik verilerek tedavi edilebildiği bildirildi.
İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği Şef Yardımcısı Uzman Dr. Zerrin Öğretmen, ayak kokusunun nedeninin, ayak teriyle birleşen bakteri ve mantarlar olduğunu söyledi.
Öğretmen, sentetik çorap ya da kapalı ayakkabıların, ayakların hava almasını engellediğini ve terlemesine neden olduğunu ifade etti.
Ayakların günde iki üç kez yıkanması ve iyice kurulanması gerektiğini vurgulayan Öğretmen, ''Ayak aralarını terleten kapalı ayakkabı ya da sentetik çorap giyilmemeli. Ayaklar günde iki üç defa yıkanıp kurulanmalı'' diye konuştu.
Evde otururken rulo haline getirilmiş pamukların, ayak parmaklarının uçlarına yerleştirilerek, parmak aralarının havalandırılmasını öneren Öğretmen, ''Pamuklu ya da yün çoraplar ile açık ayakkabı giyilmeli, ayaklar yıkandıktan sonra mutlaka kurulanmalı ve başkasının terlikleri kesinlikle giyilmemelidir. Ayak kokusunun nedeni mantar değil de bakteriyse araştırılmalıdır. Çünkü bakteri kana karışıp kasıkta beze de yapabilir. Parmak araları zamanla ter nedeniyle yumuşar, çatlar ve buradan giren bakteri kana karışıp lenf bezi iltihabı ve yılancık yapabilir''dedi.
Öğretmen, kokuyu ve bakterileri gidermek için permanganat banyosundan faydalanılabildiğini, bu antiseptik solüsyonun 2,5 litre suya bir tablet atılarak hazırlandığını ve ayakların sabah akşam beşer dakika bu suda bekletilebildiğini bildirdi.
Çeşitli yöntemler denenmesine rağmen halen geçmeyen ayak kokusunun fiziki yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Öğretmen,''Çeşitli yöntemleri deneyen ancak yine de ayak kokusu sorununa çare bulamayanları, günde 20'şer dakikalık 10 seansla tedavi edebiliyoruz.
Çeşme suyuna düşük akımlı elektrik vererek tedaviyi sağlıyoruz. Bazı çok ileri durumlarda botoks tedavisi de uygulayabiliyoruz'' diye konuştu.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet