 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Sağlık
> Sağlık Haberleri: A-C
|
Cüceliğe anne karnında
|
|
|

07-24-2006, 20:20
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Cüceliğe anne karnında
Cüceliğe anne karnında tanı konulabilecek
DENİZLİ (İHA) - Denizli Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) bünyesinde kurulan Pamukkale Üniversitesi Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde (PAMGEN), sağlık alanında yapılan çalışmalar neticesinde, bebeğin kalıtsal hastalığı hamilelik döneminde annenin kanından bebeğin örnekleri alınarak öğrenilebiliyor.
Dünya tıp literatürüne girebilecek çalışmalar hakkında bilgi veren Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve PAMGEN Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, çalışmalarının dünyada yayınlanan tıp dergilerinde en çok okunan çalışmaların başında geldiğini ve sürekli yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdiklerini söyledi. Doğum öncesi tanı yani bebeğin herhangi bir taşıyıcı hastalığı olup olmadığını belirlemek amacıyla anne karnına enjektörle girildiğini, bunun da anne ve bebeğe zarar verebildiğini, ancak kendi geliştirdikleri sistemle anneden alınan kan örneğiyle bebeğin DNA'larını ayırarak bu araştırmayı yaptıklarını söyleyen Bağcı, "Biz merkezimizde 2001 yılından buyana araştırmalar yapmaktayız. İnsan genom araştırmalarıyla paralel giden çalışmaları dikkate alarak bu merkezimizde insan genomunu ilgilendiren moleküler genetik, kalıtsal kan hastalıkları, moleküler onkoloji ve hücre biyolojisi alanlarıyla ilgili araştırmalar ve çalışmalar yapmaktayız. Japonlarla birlikte yapacağımız kanser araştırmalarımızı Ağustos ayında hayata geçireceğiz. Anne karnındaki bebeğin genetik bir hastalığı var mı yok mu onu bilmek istiyoruz. Doğum öncesi tanıyı, gerçekleştirmek için bebeğin genetik materyaline yani DNA'sına ihtiyacımız var. Bu şu ana kadar anne karnına enjektörü koyuyorsunuz hücre alıyorsunuz, o hücrelerle de genetik inceleme yapıyorsunuz. Bu hem anne için hem de bebek için bazı sakıncaları da beraberinde getiriyordu. Bunları ortadan kaldırmak için biz Türkiye'de ilk defa geliştirdiğimiz yöntemle ve çalışmalarımızla annenin kanından bebeğe ait DNA'yı bahsettiğimiz yöntemlere başvurmadan metodumuzu geliştirdik. Şimdi bizden çoğu yerden bu konuyla ilgili bilgi isteniyor. Bizim geliştirdiğimiz bu yöntemle anne karnına hiç enjektörle girmeksizin kolayca tanıya gidebileceğiz" dedi.
Ayrıca Türkiye'de sık görülen bir cücelik türü olan akondroplazinin, doğum öncesi daha doğru ve güvenilir tanısının PAMGEN'de de gerçekleştirildiğini söyleyen Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, "Bu çalışmamız uluslararası dergide yayınlandıktan kısa süre sonra o derginin en çok okunan çalışması oldu. Bu da bizi çok gururlandırdı. Bizim bundan sonraki çalışmalarımız hakkında bize çalışma azmi verdi" dedi.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:57 ) değiştirilmiştir..
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:00 .
|