 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Sağlık
> Sağlık Haberleri: A-C
|
Balık,Kalp Ritmini Düzenliyor
|
|
|

07-26-2006, 21:41
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Balık,Kalp Ritmini Düzenliyor
Balık,Kalp Ritmini Düzenliyor
Haftada bir balık tüketimi kalp ritminin düzenli olmasını sağlıyor. Ancak, balığın olumlu etkisinden yararlanmak için, ızgarada ya da fırında pişirmek gerekiyor.Düzenli olarak balık yemenin insan sağlığına faydalarına bir yenisi daha eklendi. ABD?de yapılan araştırmaya göre, haftada en az bir kere balık yiyenlerin kalp ritmlerinin daha düzenli olduğu belirlendi. Ancak balığı kızartarak değil, ızgarada ya da fırında pişirmek gerekiyor.ABD?li kardioloji uzmanlarının 6 bin kişi üzerinde yaptığı araştırma, düzenli balık tüketiminin bir faydasını daha ortaya çıkardı. Araştırma sonunda, balıkta bulunan ?N-3? yağ asidinin, kalp ritmlerin düzenli olmasını sağladığı görüldü. Haftada en az bir kez balık tüketenlerin kalp ritmlerinin, ayda bir tüketenlere kıyasla daha düzenli olduğu belirtiliyor. Ancak, balığın olumlu etkisinden yararlanmak için, ızgarada ya da fırında pişirmek gerekiyor. Yağda kızartılarak pişirilen balıkların kalp ritmini daha düzenli hala getirmekte herhangi bir etkisi olmadığı belirlendi.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:36 ) değiştirilmiştir..
|

11-02-2006, 18:38
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Kalp damar hastalıklarına
Kalp damar hastalıklarına karşı balık eti
KONYA (İHA) - Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sait Gönen, haftada 2-3 kez tüketilen balık etinin kalp damar hastalıklarına karşı koruma sağladığını, günde 0,85 gram tüketilen balık yağının kalp krizi geçiren hastalarda ölüm oranını yüzde 20 azalttığını söyledi.
Enerji deposu olarak nitelendirilen balık etinin yararlarının bilimsel çalışmalarla kanıtlandığını belirten Doç. Dr. Sait Gönen, protein, A, B, D, E ve K vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, demir, selenyum ve fosfor gibi insan vücudu için gerekli vitaminle minerallerin, özellikle de içerdiği yağ ve yağ asitlerinin balığı diğer hayvan etlerinden üstün kıldığını kaydetti. Balıkta doymamış yağ asitlerinin, doymuş yağ asitlerine oranla daha fazla olduğunu ifade eden Doç. Dr. Gönen, "Balıkta bulunan yağ asitleri Omega 3 ve Omega 6, kalp damar hastalıklarına karşı bizleri korur, depresyon, tip 2 diyabet, böbrek hastalıkları, kemik hastalıkları, kanser, yüksek tansiyon ve kolesterole de olumlu etki yapar. Haftada 2-3 kez balık tüketmek son derece faydalıdır. Yağ asitleri zengin balıkların başında uskumru, sardalye, hamsi ve somon geliyor. Diğer bir doymamış yağ asidi olan Omega 6'yı balığın yanı sıra, daha çok mısır özü yağı, ayçiçek yağı, soya yağı, fındık yağı gibi bitkisel yağlarda da bulabilmek mümkün" dedi.
Doç. Dr. Gönen, vücudun üretemediği bu yağların, sağlık açısından mutlaka dışarıdan alınması gerektiğini hatırlatarak, balık yağı tabletlerinin ise gelişi güzel tüketilmesinin yanlış, hatta zararlı olabileceğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Yapılan birçok bilimsel çalışmada Akdeniz veya İskandinav ülkelerinde yaşayan, ağırlıklı olarak balıkla, deniz ürünleriyle beslenen toplumlarda özellikle kalp damar hastalıklarının daha az görüldüğünün ortaya çıktığını dile getiren Gönen, "Ancak bunun sadece balık yağlarına bağlanması doğru değildir. Kalp sağlığı açısından genel olarak yaşam tarzı da önemli. Yani doğru beslenmenin yanı sıra, düzenli olarak egzersiz yapmak, özellikle de sigaradan uzak durmak şart. Bebeklik ve çocukluk çağında sinir sistemi ve beynin gelişmesinde yardımcı olan balık etindeki yağ, ileri yaşlarda genel sağlığın korunması açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.
Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sait Gönen, her mevsim alınması önerilen balık etindeki Omega 3 yağ asitlerinin annelerin doğum öncesi ve sonrası sağlığında, çocuğun ise zihinsel ve bedensel gelişiminde önemli rol oynadığını vurgulayarak, "Araştırmalar, balık yağındaki Omega 3 yağ asidinin kalbi ve kalp damarlarını koruduğunu gösteriyor. Somon ve ton balığındaki Omega 3 yağ asitlerinin insan sağlığı üzerindeki etkileriyle ilgili sonuçlar, son zamanlarda tıp dünyasının gündeminde. Konuyla ilgili dünya çapındaki binin üzerinde bilimsel araştırma, bu asidin kalp ve kalp damarları üzerindeki olumlu etkilerini işliyor. Günde 0,85 gr Omega 3 yağ asidinin kalp krizi geçirmiş hastalarda ölüm oranını yaklaşık yüzde 20 oranında azalttığını gösteriyor. Kısacası Omega 3 ikinci bir kalp krizi riskini büyük ölçüde önlüyor. Vücudun gerekli iyi yağları alması için haftada en az iki kez 200 gr yağlı balık, örneğin somon, ringa, ton balığı veya uskumru tüketilmesi gerekiyor. Balık sevmeyen veya nadiren yiyenler eczanelerde satılan balık yağlarından yararlanabilir. Bununla birlikte, düzenli ilaç kullananlar, balık yağı almadan önce bunu mutlaka doktoruna danışmalı" diye konuştu.
Dengeli bir beslenmenin yapılabileceği Omega 3 yağ asitlerinin yararlarını sıralayan Doç. Dr. Gönen, şunları söyledi:
"Kanı inceltip damarları koruyarak pıhtılaşmayı önlemektedir. Kanın tüm vücutta dolaşmasını sağlayarak parmak ucu hissizleşmesini, el ve ayak parmaklarının dolaşıma bağlı üşümesini önleyip azaltmaktadır. Yapılan son araştırmalar balıkta bulunan Omega 3 yağ asitlerinin insülinin işlevini artırarak ve diyabette özellikle de tip 2 diyabetlilerde hastalığı geciktirdiği anlaşılmıştır. Omega yağ asitleri serbest radikallere karşı savaşarak cilt hücrelerinin yaşlanmasını engelliyor. Hücreleri yenileyip cildi güzelleştirir. Kanın beyin damarlarında rahatça dolaşmasını sağlayarak migren tipi ağrıları önler. Güçlü bir bağışıklık sistemi için Omega yağları çok önemlidir. Başta gribal enfeksiyonlar olmak üzere, sedef, romatoit artrit, astım ve alerji gibi hastalıkların tedavisinde önemli rol oynuyor. Depresyon vakaları, dengeli Omega 3 yağı tüketenlerde daha az görülmektedir."
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:36 ) değiştirilmiştir..
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:31 .
|