Diş hekimliğinde "smilatör" dönemi
ANKARA (İHA) - Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, sadece gelişmiş bazı Avrupa ülkelerinde bulunan ve dişçilik eğitimi için büyük önem taşıyan Smilatör Laboratuvarını hizmete açtı.
Yaklaşık 1 milyon Euro'ya mal olan eğitim laboratuvarında bulunan "smilatör" isimli insan maketleri, dişçilik eğitimi alan öğrencilere son sistem teknolojik imkanlar sunuyor. Laboratuvarda bulunan 40 adet smilatör, tıpa tıp insana benziyor, çenesini açıp kapatıyor, boynunu sağa-sola, öne-arka doğru çevirebiliyor, geriye ve öne doğru yatabiliyor. Öğrenciler, bir tek konuşamayan ve diş dolgusu, ölçü alma ile kanal tedavisi başta olmak üzere bir çok uygulamayı yaptıkları her smilatöre ayrı bir isim bile verdi.
Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Alparslan, Smilatör Laboratuvarı'nın öğrencilere sundukları hizmetlerden sadece biri olduğunu belirterek, laboratuvarın günümüzdeki en gelişmiş sistem olduğunu kaydetti.
Smilatör Laboratuvarı'nın öğrencilerin hasta tedavi etmeye başlamadan önce klinik becerilerini geliştirilmek için tasarlandığını ifade eden Prof. Dr. Alparslan, "Bu laboratuvarda her türlü diş hekimliği işlemi yapılıyor. Öğrencilerimizin bilgi ve becerilerini artırdıktan sonra 4. ve 5. sınıflarda öğretim üyeleri gözetiminde hasta tedavisine başlıyorlar. Bugün diş hekimliği uygulamalarında işlemlerin bir çoğu smilatörlerde uygulanıyor. Sistem tamamen elektronik ve prematik olan sistemdir. Tamamen insan başını smile eden başlık, çene ve dişlerle hastalarımızı tedavi ettiğimiz sistemlerde bulunuyor" diye konuştu.
Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cemal Tınaz ise smilatörleri gerçek hastadan ayıran tek özelliğin 'konuşamama' olduğunu belirterek, "Bunlar insana çok yakın, sadece konuşmuyor yani, 'Ah canım şandı, dişim acıdı' diyemiyor" şeklinde konuştu.
Smilatörlerin öğrenciler kadar öğretmenlerinde işini büyük oranda kolaylaştırdığını belirten Tınaz, şöyle konuştu:
"Ben de Gazi Üniversitesi'nden mezun oldum ancak bizim öğrencilik dönemimizde bu tür smilatörler yoktu. Günümüzde öğrenciler çok şanslı. Bu smilatörler insana daha çok benziyor ve gerçeği daha çok yansıtıyor. Bunlar insana çok yakın, sadece konuşmuyor yani, 'Ah canım şandı, dişim acıdı' diyemiyor. Bunun dışında çenesini açıp kapatıyor, boynunu sağa-sola, öne-arkaya doğru çevirebiliyor. Geriye ve öne doğru yatabiliyor. Öğrenci arkadaşlar bu smilatörler üzerinde sayısız deney ve çalıma yapabilirler. Çünkü dişler değişebiliyor. Öğrenci istediği kadar istediği sayıda tüm işlemleri hatta cerrahi işlemleri bile gerçekleştirebilir. Bu gelişmiş smilatörler biz öğretmenlerin işini de büyük oranda kolaylaştırdı. Daha önceki cihazlarda aydınlatma yoktu ama smilatörlerin özel aydınlatmaları bulunuyor. Gerçeğe en yakın bir şekilde öğrenci arkadaşlarımızı hastalara hazırlıyoruz."
Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi Seda Arslan da smilatörlerle dişçilik eğitim almalarının kendileri için büyük şans olduğunu vurgulayarak, "Smilatörlerle ders almak, eğitim görmek ve çalışmak ize büyük keyif veriyor. Smilatörler daha fonksiyonel ve gerçeğe çok yakın. Beli, boyun açısını ve duruşu ayarlamak kolaylaştı. Benim gibi yeni jenerasyon öğrencilerin eski öğrencilere oranla çok daha şanlı ve avantajlı olduğumu düşünüyorum" diye konuştu.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet