Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Sağlık Haberleri: A-C

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
  #1 (permalink)  
Alt 09-10-2006, 13:11
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
maturidi is on a distinguished road
Standart Arı ürünleri ilaç gibi

Arı ürünleri ilaç gibi

SAMSUN (İHA) - Arı ürünleri olan bal, balmumu, polen, arısütü ve arı zehrinin birçok hastalık ve rahatsızlığın "ilacı" olduğu bildirildi.

"Samsun'da Tarım" adlı dergide, Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Ali Korkmaz imzasıyla yayınlanan "Apiterapi" başlıklı yazıda, dünyada her geçen gün yaygınlaşan arıcılığın, arısütü, polen, arı zehri ve balmumu gibi ürünlerle de artık dikkat çektiği kaydediliyor. Yazısında, yurtdışındaki arıcılık ürünlerine olan ilginin Türkiye ile kıyaslanamayacak derecede fazla olduğu bilgisine yer veren Dr. Ali Korkmaz, günümüzde sınır tanımayan bilgi iletişimi ve global ekonomik ilişkilerin artması sayesinde Türkiye'de de arı ürünlerinin çeşitliliği ve tıbbi amaçla kullanılabilirliğinin gündeme geldiğini belirtti.

Türkiye'de yıllardır bal üretimine bağlı olarak yapılan arıcılığın yapısal değişim geçirdiğine, polen ve arısütü başta olmak üzere yeni ürünlerin üretimine geçiş sürecinin başladığına dikkat çeken Dr. Korkmaz, "Bu üretime paralel olarak da halkımızın arı ürünleri tüketim tercihlerinde de önemli düzeyde değişiklik görülmektedir. Uzakdoğu ve Doğu Avrupa ülkeleri başta olmak üzere arıcılık ürünlerinin tüketimi konusunda önemli düzeyde mesafe alınmış olmakla birlikte asıl dikkat çekici konu, bu ülkelerde arı zehri, propolis ve arısütüne dayalı olarak çeşitli hastalıkların tedavisinin yapılmasıdır. Hatta yüzyıllar boyunca bu olay o kadar gelişmiştir ki, apiterapi adıyla bilinen tedavi yöntemlerinin doğmasına ve gelişmesine yol açmıştır. Özellikle bu konuda ileri gitmiş olan ülkelerde uluslararası kongreler düzenlenmektedir. Ülkemiz ise, apiterapi konusunda henüz bu konuma gelmemiş, arı ürünleri genellikle kulaktan dolma bilgilerle hastalık sağaltımında kullanılmakta ve bu konuda eğitim almış yetkili kişiler tarafından değil de tamamen bu işi ticari olarak yapan arıcı veya umut tacirleri tarafından yapılmaktadır. Bu sebepten dolayı arı ürünlerini çeşitli hastalıkların sağaltımında kullanacak olan insanların bu konuda yazılmış olan çeşitli bilimsel kaynaklardan yararlanmaları yerinde bir davranış olacaktır. Aksi halde pek çok olumsuz olayın ortaya çıkmasına zemin hazırlanacaktır" dedi.

Bilimsel geçerliliği tam olarak kanıtlanmamış olmakla birlikte arı ürünlerinin pek çok hastalığın sağaltımında kullanıldığına işaret eden Dr. Ali Korkmaz, balın vücut tarafından kolay ve çabuk özümlendiğini vurguladı.

"Bal, enerji veriyor, polen ise cinsel gücü artırıyor"

Dr. Korkmaz, arı ürünlerinin faydalarını şöyle sıraladı:

- Balın besleyici değeri yanında kan şekerini yükseltici, fiziksel ve zihinsel yorgunluğu giderici, enerji verici, canlılık kazandırıcı, cilde olumlu etkileri yanında bazı yaraların iyileştirilmesi, astım, mide, dolaşım, solunum, hazım bozukluklarında, kanser, tansiyon, damar rahatsızlıklarını giderici yararları bulunmaktadır.
- Balmumu, temel petek, mum ve çadır yapımında, ilaç ve kozmetik yapımında, diş hekimliğinde kalıp hazırlamada ve marangozlukta kullanılmaktadır.
- Polen, sindirimi kolaylaştırıcı, hücre yenileyici, canlılık verici, iştah artırıcı, hemoglobini yükseltici, seksüel aktivite artışı yanında soğuk algınlığı, kısırlık ve kansızlık tedavilerinde, kanser, sinirsel ve ülser gibi rahatsızlıklarda yaygın olarak kullanılmaktadır.
- Arısütü, kozmetikte, fiziksel performansın uyarılmasında, öğrenme kapasitesi ve kendine güvenin sağlanmasında, cinsel sorunlarda, kansızlık, kolesterol, viral enfeksiyonlara karşı direncin artırılmasında, kanser, yüksek ve düşük kan basıncı, damar sertliği, kronik ve tekrarlayan hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
- Arızehiri, romatizma rahatsızlıkları başta olmak üzere kanserin bazı tiplerinde, adale ağrılarında, eklem ve sinirsel iltihaplarda, boğaz ağrısı, migren, astım, kolesterolün düşürülmesinde, genel bağışıklık uyarıcı, adet öncesi sendromunda kullanılmaktadır. Propolis dokuları onarıcı, damar büzücü, kanı pıhtılaştırıcı, yaraları iyileştirici, sedef, hemoroid, egzama gibi cilt rahatsızlıklarında, romatizma, bakteriyel, kanser gibi hastalıkların tedavisi yanında gıda, kozmetik alanlarında da kullanılmaktadır.
Dr. Korkmaz, arı ürünlerinin bir ilaç olmayıp kullanımı esnasında bu bilinçle hareket edilmesi halinde yararlı olacağını ifade ederek, ancak uzman tıp doktorlarının gözetim, denetim ve önerileri doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:43 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:00 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0