Amaliyat öncesi bitkisel çay ve ilaçlar tehlikeli
Bazı bitkisel çay ve ilaçların, kanama riskini artırabildiği için, cerrahi müdahale öncesi kullanılmaması öneriliyor.
Ondokuzmayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, son yıllarda alternatif tıbba olan ilginin bitkisel ilaç ve çay tüketimini artırdığını belirtti.
Prof. Dr. Ahmet Karacalar, pek çok bitkisel karışımın pıhtılaşma mekanizmasını bozarak ya da kullanılan diğer ilaçlarla etkileşime girerek yapılan estetik işlemin sonucunu dolaylı olarak etkilediğini anlattı:
''Sarımsak tabletleri, tarçın, ginkgo biloba, ginseng ve üzüm çekirdeği pıhtılaşma mekanizması üzerindeki etkileri nedeniyle ameliyat sırasında kanamayı artırırken, ameliyat sonrası da doku içinde kanamaya bağlı sorunlara neden olabilmektedir.
Ekinezya, genel anestezi kullanılacağı zaman karaciğeri etkileyebilir. Kava kava, melatonin, gotu kola genel anesteziklerin merkezi sistem üzerindeki etkilerini artırabilir.
Kanamaya bağlı olarak hastada yaşamsal riskler artarken, bunun yanında ağrı, şişlik, morluk, doku beslenmesinin bozulması, nedbe dokusunun artması ve yara izi gibi sorunlara da neden olabilirler.
Melisa, ameliyat sırasında ve sonrasında verilen sakinleştirici ilaçların etkilerini artırabilir.''
Balık yağı da 'riskli'
Diğer bitkisel ilaçların da cerrahide henüz tam bilinmeyen zararlı etkilerinin kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Karacalar, sadece bitkisel ilaçların değil düzenli kullanılan bitkisel çayların da cerrahi girişimden önce hekime bildirilmesi ve kesilmesinin gerekli olduğunu söyledi.
Karacalar, bitkisel çay ve ilaçların yanı sıra balık yağının da ameliyat öncesi alınmasının ciddi sorunlar doğurabileceğini açıkladı.
Balık yağının ciddi oranda kanama riskini artırdığına dikkat çeken Karacalar, ameliyat öncesi balık yağının kesinlikle alınmaması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Karacalar, kullanılıyorsa doğum kontrol haplarının da mutlaka cerrahi girişimden önce hekime bildirilmesi gerektiğini belirtti.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet