 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Sağlık
> Sağlık Haberleri: A-C
|
Depresyon, en sık karşılaşılan
|
|
|

10-12-2006, 19:41
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.611
|
|
Depresyon, en sık karşılaşılan
Depresyon, en sık karşılaşılan ruhsal hastalık
SAMSUN (İHA) - Samsun-Sinop Tabip Odası Başkanı Dr. Cem Şahan, depresyonun günümüzde en sık karşılaşılan ruhsal hastalık olduğunu söyledi.
'Dünya Ruh Sağlığı Günü' nedeniyle basın toplantısı düzenleyen Cem Şahan, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların dörtte birinin yaşamlarının bir döneminde, önlenebilen, ortaya çıktığında da başarılı bir şekilde tedavi edilebilen ruhsal sorunlarla karşılaştığını kaydetti.
Savaş, ekonomik sıkıntılar, çevresel sorunlar gibi dünyanın birçok ülkesinde yaşanan olayların insanlarda ruhsal hastalıklara ve sağlık sorunlarına yol açtığını dile getiren Şahan, "Bunların başında gelenlerden birisi de 'depresyon' diye adlandırılan durum. Depresyon, günümüzde en sık karşılaşılan ruhsal hastalık durumundadır. Mutsuzluk, güçsüzlük ve aktivasyonda azalma ile seyreden bu hastalıkta insanların duygu durumları ciddi olarak değişiyor ve süreğenleştiğinde de bu yakınma ve belirtiler kalıcı hale geçiyor. Uzmanlar kontrol altına alınmamış depresyonun genellikle intiharla sonuçlanıyor. Yeryüzündeki kadınların yüzde 9.5'i, erkeklerin de yüzde 5.8'i bu hastalığa yakalanıyor ve toplam 121 milyon insanda bu hastalık var" dedi.
Ani ölümlerde, koroner arter hastalığından sonra depresyonun ikinci sırada yer aldığını ifade eden Şahan, "İş ve trafik kazalarıyla grip gibi enfeksiyon hastalıkları, depresyondaki kişilerde daha fazla ortaya çıkıyor. Diyabet, tiroit ve kalp hastalıklarında çok fazla ruhsal değişiklikler görülüyor. Kalp hastalığı teşhis edilen hastada ölüm kaygıları artıp, depresyon gelişebiliyor. Kanser hastalarının, özellikle kısırlık sorunu olan kadınların çok fazla psikiyatrik rahatsızlığı oluyor. Bu da tedaviyi olumsuz etkiliyor. Destek alanların doğum oranlarının daha fazla olduğu biliniyor. Ruh sağlığını bozan etmenleri önlemek, ruh sağlığı sorunları nedeniyle dışlanmamak için, çağdaş standartlara uygun ruh sağlığı hizmeti alabilmek, hiç kimsenin eğlencesi olmamak, iyileşen ruh hastalarının işe alınması, hastalıkla yitirilen alışkanlıkların yeniden kazanabilmek için Ruh Sağlığı Yasası talep ediyoruz" diye konuştu.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:26 ) değiştirilmiştir..
|

10-14-2006, 22:29
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.611
|
|
Depresyon Gökçek İksiri artı oğulotu, çarkıfelekotu ve kılıçotu ile tedaviedilebilir. Tabii Gökçek İksiri olmadan olmaz, çünkü curufun temizlenmesi gerek.
|

11-07-2006, 23:30
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Cinayete SÜrÜkleyen İlaÇ!
CINAYETE SÜRÜKLEYEN İLAÇ!
Antidepresan ilaçların üzerine "Çocuklarda intihar eğilimi yaratabilir" ibaresini koyduran Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, şimdi de Efexor'un hastayı cinayet işlemeye sevk edebileceğini açıkladı. 2001'de 5 çocuğunu küvette boğarak öldüren kadın da bu ilacı kullanıyordu.
ABD'nin en büyük ilaç firmalarından biri olan Wyeth, ürettiği Efexor adlı antidepresanın nadir de olsa hastalarda cinayet eğilimi yarattığını tespit etmesine rağmen bu bulguyu kamuoyuyla paylaşmamakla suçlandı. 2005'te dünya çapında 3.46 milyar dolarlık satış yapan ilacın bu yan etkisinin geçen yıl firma tarafından fark edilerek ilaçla ilgili iç raporlara dahil edildiği ancak bunun firma dışındaki çevrelere iletilmediği bildirildi. Efexor'un 'cinayet eğilimi yaratabileceği' şeklindeki yan etkisi, başka bir bağımsız ilaç kontrol kurumunca 2 hafta önce tesadüfen fark edildi.
Efexor'la ilgili yeni bulgular, 2001 yılında 5 çocuğunu su dolu küvette boğarak öldüren Andrea Yates'in (42) davasıyla tekrar gündeme geldi. Wyeth, ilaçla ilgili bu yan etkinin kanıtlanmış olmadığını vurgulasa da, Yates'in çocuklarını öldürmeden birkaç ay önce ilacı kullanmaya başladığı vurgulandı. İdamla yargılanan, ancak cezası 'ağır depresyon' nedeniyle ömür boyu hapse çevrilen Yates, "Banyo yapacağız" diyerek çocuklarını tek tek banyoya götürüp, küvette boğmuştu. Öldürmeye 6 aylık Mary ile başlayan Yates, daha sonra 2 yaşındaki Luke, 3 yaşındaki Paul ve 5 yaşındaki John'u boğmuş; 7 yaşındaki Noah ise "Anne yapma" diye bağırarak kaçmaya başlamıştı, Cinnet getiren Yates, onu da öldürmüştü.
Cinayetlerden 1 ay önce Efexor dozajını iki kat artıran Yates'in avukatı, şimdi Wyeth'in, tüketicileri bu konuda uyarması gerektiğini belirtiyor. 2 hafta önce tekrar yargılanmaya başlanan Yates'in davasına yeni bulgunun etki edip etmeyeceği ise bilinmiyor.
Bu ilacın binde 1 oranında cinayet eğilimine yol açabileceğini ifade eden Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), benzer bir olayda, sonradan ortaya çıkan bulgulara dayanarak, bütün antidepresan ilaçların kutusuna "Gençlerde ve çocuklarda intihar eğilimi yaratabilir" ibaresi koyulmasına hükmetti. Şimdi benzer bir önlemin Efexor için alınacağı duyuruldu.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Kaynak: Vatan
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:26 ) değiştirilmiştir..
|

11-22-2006, 21:05
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Her 10 kişiden 1'i 'depresyon'da
Her 10 kişiden 1'i 'depresyon'da
ANTALYA (İHA) - Çağımızın hastalığı olarak sürekli gündeme gelen 'depresyon' etkilediği kişi sayısını giderek artırıyor.
Tıbbi olarak 'depresyon hastalığı', tedavi gerektiren bir ruh sağlığı durumu olarak tanımlanırken, günlük hayatta yaşanan olaylar karşısındaki olumsuz düşüncelerin yarattığı 'depresyon' ise sadece bir 'gel-git'.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sunar Birsöz, toplumda her 10 kişiden birinin depresyon hastası olduğunu belirtti. Toplumda en yaygın ruh sağlığı durumu olan depresyonun kadınlarda görülme sıklığının erkeklere oranla 3 kat fazla olduğunu ifade eden Birsöz, "Bazı teorilere göre bunun nedeni hormonlarla ilgili ancak henüz bilimsel olarak kanıtlanmış değil" dedi. Depresyon hastalığının herkeste görülebildiğini belirten Birsöz, "Tıbbi olarak depresyon hastalığı herkeste görülebildiği gibi bunun biyolojik ya da psikolojik nedenleri olabilir. Risk faktörleri arasında çocuklukta yaşanan bir travma, ailede depresyon hastalığının varlığı ve stresi sayabiliriz" dedi.
Birsöz, depresyon hastalığının belirtilerini uyku ve enerji bozukluğu, somatik ağrılar, karamsarlık, umutsuzluk, hayatın anlamsız gelmesi, ağlama isteği, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, kendini değersiz görme, suçluluk duygusu ve intihar eğilimi olarak sıralayarak,hastalığının mutlaka tedavisi edilmesi gerektiğini söyledi. Birsöz, "Ancak tedaviye başlamak için, kişide bu belirtilerin en az 20 gündür devam ediyor olması gerekiyor" dedi.
HER KİŞİLİKTE GÖRÜLEBİLİR
Toplumda, depresyon hastalığının zayıf kişilikli insanlarda daha sık görüldüğü yönünde yanlış bir kanı olduğunu belirten Prof. Dr. Sunar Birsöz, depresyonun her kişilikte görülebildiğine dikkat çekti. Hastalığın 6 ay ile 1 yıl arasında değişen sürelerde tedavi edilebildiğini kaydeden Birsöz, depresyondan korunmak için geçerli bir 'öneri paketi'nin ise bulunmadığını da sözlerine ekledi. "Ancak stresin hastalığı tetiklediği biliniyor" diyen Birsöz, stresten uzak kalmanın bir ölçüde de olsa korunmak anlamına gelebileceğini ifade etti.
'DEPRESYON' BİR DUYGU DURUMUDUR
Depresyon hastalığının dışında kişilerin günlük hayatın akışı içinde yaşadıkları olumsuz olaylar, duygu durumunu etkileyerek 'depresyon' oluşturuyor. Örneğin bugün herhangi bir olay nedeniyle yaşanan kederlilik, karamsarlık, içe dönüklük, neşesizlik, umutsuzluk ya da şaka yapamama gibi olumsuzluklar ertesi gün yaşanan olumlu bir olayla neşeye, umuda, dışa dönüklüğe neden olabiliyor. Depresyon hastalığı dışında kişide zaman zaman 'distimi' olarakta tanımlanan düşük dereceli depresyon yaşanabildiğini belirten Prof. Dr. Sunar Birsöz, bunun bir duygu durumu olduğunu söyledi. Birsöz, "Bu durum, günlük duygu dalgalanmasıdır. Olumsuz düşünceler ile oluşan depresif duygu durumu da denebilir" şeklinde konuştu.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:26 ) değiştirilmiştir..
|

11-22-2006, 21:18
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
"Mutluluk" soğuk algınlığından koruyor
"Mutluluk" soğuk algınlığından koruyor
Ankara (AA)- Kış mevsiminde soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmanın en iyi yolunun "müspet yaradılışa sahip olmak" olduğu belirtildi.
Psychosomatic Medicine adlı tıp dergisinde yayımlanan bir araştırmada, pozitif insanların soğuk algınlığı ve benzeri hastalıklara yol açan virüslere karşı daha dayanıklı olduğu görüldü.
Araştırmacılar, bu tür hastalıklara karşı direncin objektif (mutlu olmanın bağışıklık sistemini güçlendirmesi) ve sübjektif (müspet yaradılışta olanların burun akması, boğaz ağrısı gibi rahatsızlıkları dert etmemesi) nedenleri olduğunu belirttiler.
Araştırmayı kaleme alan Carnegie Mellon Üniversitesi'nden Dr. Sheldon Cohen, "Müspet yaradılıştaki kişilerin bağışıklık sistemlerinin virüslere karşı verdiği cevap farklı olabilir" dedi.
193 yetişkin üzerinde yapılan araştırmada, deneklere soğuk algınlığı benzeri semptomlara yol açan virüsler içeren burun damlaları verildi.
Araştırma sonucunda, "mutlu deneklerin" soğuk algınlığı kapma olasılığının düşük olduğunu, hastalığı kapanlarda da semptomların daha az şiddetli olduğu görüldü.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:26 ) değiştirilmiştir..
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:59 .
|