 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Sağlık
> Sağlık Haberleri: A-C
|
Bayramda tatlıya dikkat
|
|
|

10-26-2006, 10:57
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Bayramda tatlıya dikkat
Bayramda tatlıya dikkat
BURSA (İHA) - Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Diyetisyeni Sevinç Yetişen, ramazan ayında bir ay dinlenmeye çekilen midenin, bayramda tatlı ve hamur işi yiyeceklerle yorulmaması gerektiğini belirterek, bu yiyeceklerin fazla tüketilmesinin hiper tansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile diyabete zemin hazırladığını bildirdi.
Yetişen, ramazanda oruç tutmanın kişinin beslenme durumunu önemli ölçüde etkilediğini, ayrıca kan limiti, lipo protein, protein, C vitamini ve hemoglobin değerleri üzerinde de etki yaptığını kaydetti. Yapılan araştırmalara göre, ramazan ayı boyunca toplam yiyecek alımı azaldığı için kilo kaybı görülmesi gerekirken, öğün sayısı ikiye inmesine rağmen, tatlı ve tahıl ağırlıklı beslenen Türk toplumunda, nüfusun yüzde 25'inde kilo alımı görüldüğüne dikkati çeken Yetişen, oysa şekerli ve hamurlu gıda tüketimini azaltarak standart kiloyu yakalamanın mümkün olduğunu vurguladı.
Yetişen, ramazan süresince en çok karşılaşılan sorunlardan birinin de sebze, meyve ve su tüketiminin azalmasıyla oluşan konstipasyon (kabızlık) olduğunu belirterek, vücudun sağlıklı şekilde işlevini yerine getirebilmesi için her türlü gıdanın, ramazanda da düzenli olarak tüketilmesi gerektiğini söyledi. Ramazan süresince değişen beslenme alışkanlığının, biraz dikkat edilmesi durumunda, bayram sonrası yine eski şekline döneceğini ifade eden Yetişen, şunları söyledi:
"Ramazanda bir ay dinlenmeye çekilen mide, bayramda tatlı ve hamur işi yiyeceklerle yorulmamalı. Özellikle, ağır hamur tatlıları, kızartmalar, yağlı yiyecekler fazla tüketilmemelidir. Bayramın ilk günlerinde az ve sık aralıklarla sebze ve meyveye ağırlık vererek beslenmeli, vücudun eski düzenine dönmesi sağlanmalıdır"
Yetişen, bayram ziyaretlerinde ikram edilen tatlıların nezaket gereği geri çevrilmediğine işaret ederek, "Şekerli, yağlı yiyeceklerin fazla tüketilmesi, hiper tansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile diyabete zemin hazırlıyor. Özellikle, 45 yaş ve üstü kişiler risk altında" diye konuştu.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:37 ) değiştirilmiştir..
|

10-26-2006, 11:00
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Bayram'da azar azar yiyin
Bayram'da azar azar yiyin
BİLECİK (İHA) - Bilecik İl Sağlık Müdürü Doktor Mehmet Ali Fidan, Ramazan Ayı'nda beslenme alışkanlıkları değiştiği için bayramda, psikolojik olarak insanların daha fazla yemek yeme eğilimine girdiğini söyledi.
Bayram gününe iyi bir kahvaltı ile başlanmasını tavsiye eden Dr Fidan, "Bayram ziyaretlerinde sunulan şeker, çikolata ve hamur işi tatlıları çok dikkatli tüketilmeli, yenilen miktar göz önüne alınmalıdır. Bu tür besinler çok yoğun miktarda enerji içerdiklerinden kilo alımına neden olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır" dedi.
Bilecik İl Sağlık Müdürü, bayramın zehir olmaması için vatandaşlara uyarılarda bulundu. Vatandaşların 'cazip bayram sofralarına' dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Fidan, "Ramazan ayı süresince iki ana öğün şeklinde beslenilmesine rağmen, enerji içeriği yüksek besinlerin tüketilmesi kilo alımına sebep olabilmektedir.
Ayrıca yeterli miktarda sebze ve meyve tüketilmemesi, günlük sıvı alımının düşük düzeyde olması durumunda da bağırsak hareketlerinde azalma görülmektedir. Bayramda birdenbire aşırı yemek yemek, şeker, çikolata, ağır hamur işleri ve diğer tatlıları aşırı tüketmek, sindirim sisteminde çeşitli rahatsızlıklara yol açacaktır" diye konuştu.
Fidan'a göre, Ramazan Bayramı'nda beslenmede dikkat edilmesi gerekenler şöyle: "Güne kahvaltı yapılarak başlanmalı, besinler iyi çiğnenmeli, yavaş yavaş, azar azar ve sık yenilmelidir. Sıvı alımına dikkat edilmeli ve günde yaklaşık 1.5- 2 litre su içilmelidir.
Ağır hamur tatlıları yerine, enerjisi daha düşük sütlü tatlılar tüketilmeli, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesi amacıyla sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır. Kızartmalar yerine ızgara, fırında yada haşlama yöntemi ile pişirilmiş yemekler tercih edilmelidir.
Bayram için hazırlanan değişik türde ve tatta besinler karıştırılmadan tüketilmelidir. Özellikle bayram ziyaretlerinde sunulan şeker, çikolata ve hamur işi tatlıları çok dikkatli tüketilmeli, yenilen miktar göz önüne alınmalıdır. Bu tür besinler çok yoğun miktarda enerji içerdiklerinden kilo alımına neden olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Yeterli ve dengeli beslenme için her besin grubundan besin tüketimi insan sağlığı açısından önemlidir. Bu nedenle Süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveler, et ve et ürünleri ile tahıl grubundan besinlerin tüketilmesine özen gösterilmesi, sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında günlük yürüyüşler yapılması, fiziksel aktivitenin sindirim sistemini düzenleyici, kan şekeri ve kolesterolü azaltıcı yönünün unutulmaması gerekmektedir"
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:37 ) değiştirilmiştir..
|

10-26-2006, 11:06
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Bayramda uzun yola çıkacaklara uyarı
Bayramda uzun yola çıkacaklara uyarı
ANKARA - Sağlık Bakanlığı yetkilileri, bugün mesai saatinin bitimiyle başlayacak bayram tatili dolayısıyla sürücüleri uykusuz yola çıkmamaları ve sık sık mola vererek dinlenmeleri konusunda uyardı.
Bakanlık yetkilileri, bayram tatili dolayısıyla araçlarıyla uzun yola çıkacak sürücülerin uykusuz yola çıkmaması, dikkatli olması ve sık sık dinlenerek yola devam etmesi gerektiğini bildirdi.
Sürücülerin uzun süre aç kalması durumunda dikkatlerinin daha çabuk dağılabildiği, baş ağrısı ve yorgunluk oluşabildiğini belirten yetkililer, uzun yolculuklarda sindirim sistemi rahatsızlıklarına ve gıda zehirlenmelerine maruz kalınmaması için güvenilir yerlerin tercih edilmesi ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketilmemesini önerdiler.
Yolculuk sırasında dinlenme tesislerinde tüketim sıklığı az olan bazı gıdaların son kullanma tarihleri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığından izinli olup olmadığına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan yetkililer, şu önerilerde bulundular:
Karbonhidrattan zengin besinler gevşemeye neden oluyor, bu nedenle yolculuklarda şeker yerine kuru üzüm, erik ya da A ve C vitaminlerinin zengin olduğu taze meyve ve sebzeler tercih edilmeli,
Yolculuk sırasında uyanık kalmayı sağlayan et, yumurta, fındık, fıstık ve ceviz gibi gıdalar tüketilmeli,
Uzun yolculuklarda suyun yanı sıra taze sıkılmış meyve suyu içmek hem sıvı ihtiyacını karşılıyor, hem de konsantrasyonu arttırıyor.
Kafein içeren yiyecekler adrenalinin serbest kalmasına, böylece stres düzeyinin artmasına neden olabiliyor. Bu nedenle molalarda çay, kahve ve kolalı içecekler yerine süt, meyve suyu, ıhlamur, kuşburnu gibi bitki çayları tercih etmeli.
|

10-26-2006, 11:18
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Bayramda tatlı tüketimine dikkat
Bayramda tatlı tüketimine dikkat
Samsun Gazi Devlet Hastanesi Diyabet Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Zerrin Yıldızbaş, Ramazan Bayramı'nın yaklaşması nedeniyle bayramda tatlı tüketimi konusunda uyarılarda bulunarak, "Özellikle diyabet hastaları her zaman olduğu gibi bayramda da tatlı tüketimine dikkat etmelidir" dedi.
Şeker, kalp ve yüksek tansiyon hastaları ile kronik hastaların, sürdürdükleri diyete bayram süresince de özen göstermeleri gerektiği vurgulayan Dr. Zerrin Yıldızbaş, beslenmede amacın, bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivitesi, içinde bulunduğu fizyolojik duruma göre gereksinimi olan enerji, besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarlarda alması olduğunu söyledi.
Et, süt, tahıl, sebze ve meyve grubunda yer alan besinler vücudun ihtiyaç duyduğu 50'ye yakın besin öğesini içerirken, şekerin protein, vitamin ve mineral gibi besleyici değeri olmadığına dikkat çeken Yıldızbaş, "Bazı şekerler besinlerde doğal olarak bulunurlar. Meyvelerde fruktoz, sütte laktoz, tahıllarda nişasta gibi ve sindirim sonrasında glikoza dönüşürler.
Kaynağı ne olursa olsun, vücut gerçekte bu farkı ayırt edememektedir. Vücut, kan şekerinin tümünü aynı anda enerjiye çevirememektedir. Kan şekeri düzeyi normalin üzerine çıktığında, insülin bu fazla şekerin depolanması için karaciğer, kas ve diğer hücreleri uyarır. Glikozun bir kısmı, kas ve karaciğerde glikojen şeklinde depolanır. İhtiyacından fazla enerji tüketimi durumunda vücut, bir kısım glikozu vücut yağına çevirir. Yani kilo alma süreci başlar. Obezite sadece vücut ağırlığın artışı olarak algılanmamalıdır. Şişmanlık madem vücutta gereğinden fazla miktarda yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır. O halde fazla şeker tüketimi de en başta gelen obezite nedenlerinden biri olarak düşünülebilir. O halde tatlılardan uzak durmakta yarar vardır. Tatlıların tüketim sıklığına ve miktarına dikkat etmek, lokma ve tulumba gibi ağır tatlılar yerine, sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmek daha sağlıklı olacaktır. Diyabetli hastalar ise tatlı tüketimine doktorlarının tavsiye ve önerilerini göz önüne alarak yaklaşmalılar. Özellikle diyabetli hastaları her zaman olduğu gibi bayramda da tatlı tüketimine dikkat etmelidir" diye konuştu.
Hızla ve hemen kana karışan, saflaştırılmış ve rafine şeker içeren besinlerin kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olduğuna dikkat çeken Yıldızbaş, "Çok kısa sürede yükselen kan şekeri yaklaşık yarım saat içerisinde aynı hızda düşmeye başlar. Her çıkışın bir inişi vardır. İşin kötü tarafı, tatlı yenildikten sonra yeni kan şekeri seviyesi mevcut düzeyin de altına düşmektedir. Dolayısıyla kan şekerinde aniden bir pik yaşanması tekrardan tatlı yeme isteği doğurur. Bu nedenle diyabetliler başta olmak üzere, şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan ve formuna önem veren bireyler ile aileleri için alternatif olarak yapay tatlandırıcıların kullanılması daha uygun görülmektedir. İçeceklerde ve tatlıların içerisinde güvenle ve rahatlıkla kullanılabilecek olan bu yapay tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. Kan şekeri üzerinde de olumsuz etki yaratmamaları nedeniyle saflaştırılmış ve rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olacaktır. Bayramda şekir hastaları bayramda tatlıların cazibeliğine kapılarak hastalıklarını riske atmamalılar. Tedavi süreçlerinde diyabetli hastalar kendilerine verilen diyet programlarını mutlaka uygulamalılar" şeklinde konuştu.
Tatlıya hayır denilmesinin öğrenilmesi gerektiğine dikkat çeken Yıldızbaş, diyabet hastalarının bir şey olmaz anlayışıyla kalp kırmamak için yiyecekleri tatlıların, getirisinin kötü olacağını, diyabet olmayan ama risk altında olanların da fazla tatlı tüketmemeli gerektiğini de sözlerine ekledi.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:38 ) değiştirilmiştir..
|

10-26-2006, 11:19
|
|
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
|
|
Bayramda dişlere dikkat
Bayramda dişlere dikkat
SAMSUN (İHA) - Samsun Diş Hekimleri Odası Başkanı Abdullah İlker, Ramazan Bayramı'nda yenilecek tatlı ve şekerlemelerin diş sağlığına zarar vermemesi için mutlaka ağzın bol suyla çalkalanması gerektiğini söyledi.
Abdullah İlker, yaptığı açıklamada, Ramazan Bayramı'nda tatlı tüketiminin arttığına, bunun da ağız ve diş sağlığı açısından risk oluşturduğuna dikkat çekti. Bayramda yapılan ziyaretlerde doğal olarak misafirlere tatlı ve şekerleme ikram edildiğini, diş sağlığını korumak için tatlı bir şey yememenin doğru olmadığını belirten İlker, "Ziyarete gidilen yerde tatlı, çikolata ve şeker ikram ediliyor. Ancak her ziyarette diş fırçalamak mümkün değil. Tatlı yendikten
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:47 .
|