![]() |
|
|||
|
İlaçtaki Ur: Dışa Bağımlılık Raporu 2
TÜRKİYE?DE DE ÜRETİLEBİLİR Türkiye?de de gerekli yatırımları yaparak tıpkı Çin, Hindistan, Güney Kore, Küba, Meksika ve Arjantin gibi biyotek ilaçların jeneriklerini üretmek mümkün. Türkiye?nin biyotek ilaçların jeneriklerini Çin, Hindistan, Güney Kore, Küba, Arjantin gibi ülkelerden hem ithal etmesi hem de teknoloji transferi yoluyla üretmesi için hızlı ve somut adımlar atması gerekiyor. Türkiye'de biyotek ilaç üretimin gerçekleştirilmesi için sanayi, üniversite ve devlet kuruluşlarının işbirliği yapması gerekiyor. Aksi halde, yakın gelecekte biyotek ilaç harcamalarımızın katlanarak artması ve artışın sosyal güvenlik kurumlarının sağlık harcamalarına yansıması kaçınılmaz olacak. HASTANELERİN DEVRİ DIŞA BAĞIMLILIĞI ARTIRACAK Tıp Kurumu, SSK hastanelerinin devri nedeniyle ilaç harcamalarının ve dışa bağımlılığın daha da artacağı görüşünde? Sosyal güvenlik kurumlarının (Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK) toplam sağlık harcamalarının yarıdan fazlasını ilaç harcamaları oluşturuyor. Emekli Sandığı ve Bağ-Kur?un sağlık harcamalarının yüzde 60?dan fazlası, SSK?nın sağlık harcamalarının yüzde 38?i ilaçtan oluşuyor. 38 milyon nüfusu kapsayan SSK?nın 2004 yılı ilaç harcaması 2.4 katrilyon lira iken 2.5 milyon nüfusu kapsayan Emekli Sandığı aynı yıl ilaca 1.5 katrilyon lira harcadı. Bu rakamlar Emekli Sandığı?nın, SSK?nın neredeyse 15?te biri kadar bir nüfusu kapsadığı halde SSK?ya yaklaşan bir ilaç harcaması yaptığını ortaya koyuyor. Diğer yandan, 2004 yılında SSK?nın kapsadığı nüfus (38 milyon), Bağ-Kur ve Emekli Sandığı?nın kapsadığı nüfusun (Bağ-Kur 16.5, Emekli Sandığı 2.5 milyon olmak üzere toplam 19 milyon) iki katını buluyor. Buna rağmen SSK?nın yıllık ilaç harcaması 1,7 milyar dolar, Bağ-Kur (1,6 milyar dolar) ve Emekli Sandığı?nın (1,1 milyar $) ilaç harcaması toplamıysa 2,7 milyar dolar. SSK İLACI UCUZA MAL EDİYORDU Tıp Kurumu, ?mucizevi denklem? olarak adlandırdığı bu durumu SSK hastanelerinin devlete devri ile birlikte ortadan kaldırılan ?SSK ilaç alım modeli?nin başarısına bağlıyor. SSK ihale ile toplu alım yaparak ilaçları perakende satış fiyatları üzerinden değil imalatçı/ithalatçı/depocu satış fiyatı üzerinden yaptığı iskontolarla alıyordu. Ayrıca ilaçların bir bölümünü de kendisi üretiyordu. Emekli Sandığı ve Bağ-Kur ise ilacı yüzde 25-35 daha pahalıya alıyordu. Bu fark, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur?un ihale yapmayarak ilaçları doğrudan eczaneden alması nedeniyle oluşuyordu. Kamu İlaç Alımı Protokolü?nün imzalanmasıyla uygulamaya sokulan yeni sistemde SSK?lılar da artık serbest eczanelerden ilaç alıyor. Dolayısıyla toplu alımlarla elde ettiği indirim olanaklarını kaybediyor. YENİ İLAÇ ALIM MODELİ ZARARA UĞRATACAK Hükümet, serbest eczane anlaşmasının kuruma sadece 400 trilyon liralık bir ek yük getireceğini, ancak yeni sisteme göre ilaç sektörünün yapacağı yüzde 14 oranındaki indirimin Emekli Sandığı ve Bağkur?a yarayacağını, bu yolla kamunun yılda 1 katrilyon tasarruf edeceğini öne sürüyor. Sistemin SSK?ya getireceği ek yük bu rakamdan çıkarıldığında yıllık 600 trilyon liralık bir tasarrufun gerçekleşeceğini hesaplıyor. Ancak, uygulamanın başladığı 10 Şubat 2005 tarihinden 3 Mayıs 2005 tarihine kadar eczanelerden SSK?ya gönderilen faturaların maddi değeri 828 trilyon 783 milyar liraya ulaştı. Bu rakamlar uygulamanın yıl sonunda kuruma getireceği ek yükün 400 trilyon lirayla sınırlı kalmayacağını ve hükümetin hesaplarının tutmayacağını gösteriyor. Tıp Kurumu, SSK ilaç alım modelinin tasfiyesi nedeniyle SSK ilaç harcamalarının en iyimser tahminle 2 katına çıkacağını, bunun da kuruma hükümetin öngördüğü gibi 400 trilyon değil 3 katrilyon liralık ek yük getireceğini tahmin ediyor. Tıp Kurumu, yeni sistemin yol açacağı zararlara ilişkin öngörülerini şu örnekle açıklıyor: İmalatçı/ithalatçı fiyatı 100 lira olan bir ilaç, yüzde 9 depocu kârı, yüzde 25 eczacı kârı ve yüzde 8 KDV eklendiğinde 147 liraya satılıyor. SSK?nın 100 liralık imalatçı/ithalatçı fiyatı üzerinden yüzde 20 indirim sağladığı varsayılırsa (bu oran bazı ihalelerde daha da yüksek oluyor) 100 liralık ilacın fiyatı 80 liraya düşüyor. Yeni sistemde ise KDV?li satış fiyatı olan 147 lira üzerinden yüzde 14 oranında bir indirim sağlandığında ilaç fiyatı 125 liraya, uluslararası ilaç şirketlerinin pahalı ilaçlarında indirim oranı % 7 olduğundan bu gruptaki ilaçlar için de 137 liraya düşüyor. Yani, SSK modeliyle, % 20?lik düşük iskontolu bir ihalede bile aynı ilaç 57 millyon lira daha ucuza mal edilebiliyordu. SSK?nın kamuoyuna yansıyan ilaç yolsuzluğu ihalesinde 0 (sıfır) iskonto ile 232 milyon liraya aldığı ilacı, aynı tarihte Bağ-Kur ve Emekli Sandığı 330 milyon liraya alıyordu. Bu örnek bile SSK ilaç alım modelinin ne denli avantajlı olduğunu açıkça göz önüne seriyor. Yeni sistem, bir süre sonra sosyal güvenlik kurumlarının eczanelere geri ödemelerini aksatacağı ya da durduracağı, bu durumda depolardan kısa vadeli ilaç alımı yapan binlerce eczanenin krize girip batacağı endişesini de beraberinde getiriyor. Batmaktan kurtulan eczanelerin ise ilaç vermekte zorlanacağı ya da vazgeçeceği belirtiliyor. Yeşil kartlı hastaların ayaktan ilaç harcamaları da dikkate alındığında 2004 yılında yaklaşık 7 milyar dolar olan toplam sağlık harcamasının en iyimser senaryoya göre 10 milyar dolara tırmanacağı belirtiliyor. Aradaki farkın da ?katkı payı? adı altında yine vatandaşın cebinden çıkacağı belirtiliyor. SSK sistemi uzun kuyruklar ve hizmete ulaşmadaki güçlükler nedeniyle eleştiriliyordu. Ancak, Tıp Kurumu, 1235 olan eczacı sayısının artırılması, dispanser ve işyeri hekimliği gibi birinci basamak birimlerinin geliştirilmesiyle çözülebilecek bu sıkıntılar yüzünden SSK?nın tasfiye edilmesine de tepki gösteriyor. EŞDEĞER İLAÇ UYGULAMASI Maliye Bakanlığı, 2005 yılı bütçesi ile birlikte yeni bir uygulama başlatarak ilaç bedellerinin ödenmesinde ?en ucuz eşdeğer ilacın en fazla yüzde 30 fazlasının ödeneceği? kararını aldı. Bu kararla birlikte, en ucuz eşdeğerinin yüzde 30?undan daha pahalıya satılan bazı ithal ilaçların fiyatlarında 50?lere ulaşan indirimler yapıldı. Yapılan yarı yarıya indirimler, Tıp Kurumu tarafından ?Maliye Bakanlığı?nın kararından önce bu ilaçlar yüzde 50 pahalıya satılıyordu ve devlet zarara uğratılıyordu? biçiminde yorumlanıyor. Ancak 450 ilacın ?eşdeğer ilaç uygulaması?nın dışında bırakılması, devletin zarara uğratılmaya devam ettiği kanısını da güçlendiriyor. Çünkü Tıp Kurumu?nun belirlemelerine göre, kapsam dışı bırakılan 450 ilacın Türkiye?ye yıllık faturası 700 trilyon lirayı buluyor. Bir başka deyişle ulus ötesi ilaç tekellerinin hakimiyeti sürüyor. ATO BAŞKANI AYGÜN ATO Başkanı Sinan Aygün, Türkiye?nin ilaçta kuşatıldığı küresel kıskaçtan kurtulması için ulusal ilaç politikaları ve stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Aygün, ?Türkiye ilaçta hapı yutuyor? dedi. İlaç paralarının eczanelere ödenmemesi nedeniyle, eczanelerin birbiri ardına kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını dile getiren Aygün, ?Olacaklar çok açık. Devlet, eczanelerin parasını ödemeyerek eczanelerin kapısına kilit vuracak. Bu sistem, bu tüketim ve dışa bağımlılıkla yarın hipermerketlerin bir köşesinde ilaç reyonları kurulacak. Bakkallar gibi eczaneler de yok olacak. Türk insanı, temel tüketim maddesi gibi ilaç tüketmeye doğru gidiyor. Türkiye yabancı ilaç mezarlığına döndü? diye konuştu. TIP KURUMU: KATKI PAYLARI ARTACAK Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer ise, ?Bu, tam anlamıyla SSK'yı çökertme operasyonudur. SSK?lılar sağlık ve sosyal güvenlik haklarını geri dönülemeyecek biçimde kaybedecekler? dedi. İlaç harcamalarında baş döndürücü artışlar olacağını, faturanın da katkı payları ile dolaylı ve dolaysız vergiler artırılarak vatandaşlara ödetileceğini söyleyen Üçer, ?SSK?lı parası kadar sağlık hizmeti alabilecek? diye konuştu. Üçer, küçük ölçekli depoların ve eczanelerin de geri ödemelerde yaşanacak sıkıntılar nedeniyle büyük zarara uğrayacağını, 5-10 bin eczanenin batacağını öne sürdü. Yeni sistemin, küresel bir planın parçası ve ulus ötesi şirketlerin bir operasyonu olduğunu da kaydeden Üçer, ?Eczanelerin kapanmasının ardından tıpkı Batı ülkelerinde olduğu gibi büyük alışveriş merkezlerinde ilaç satışı uygulaması yaygınlaşacak. Bu da ilaç tekellerinin karına kar ekleyecek. Türkiye ilaç harcamaları 2005 yılında 3 milyar dolar artacak, ilaçta dışa bağımlı olduğumuz için bu kaynak uluslararası ilaç şirketlerine transfer edilecek, Türkiye kaybedecek, ulus ötesi şirketler kazanacak? dedi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Sinan AYGÜN Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:09 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| ilaçtaki Ur: Dışa Bağımlılık Raporu 1 | samil | Sağlık Haberleri: D-İ | 0 | 08-09-2005 17:32 |
| ilaçtaki Ur: Dışa Bağımlılık 2 | igokcek | Sağlık Haberleri: K-R | 0 | 07-11-2005 22:19 |
| ilaçtaki Ur: Dışa Bağımlılık | igokcek | Sağlık Haberleri: D-İ | 0 | 07-11-2005 22:18 |