![]() |
|
|||
|
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI
Piyasada satılan hazır gıda maddeleri ülkemizde insan sağlığını ciddi biçimde etkileyecek derecede katkı maddeleri içermektedir. Ancak bu maddeler, tüm çabalara rağmen medya aracılığı ile ilan edilememektedir. Günümüzde gıda sektörü büyük bir tröst halini almıştır. Örneğin hiçbir yayın organında Coca-Cola'nın zararlı olduğunu göremezsiniz. Ancak biz tüketiciler, aile fertlerimizi, çevremizdeki arkadaşlarımızı, haberdar ederek bilinçlendirebiliriz. Son yıllarda kanser vakalarının neden devamlı artış gösterdiğini hiç düşündünüz mü? Siz çocuğunuzun kanserojen madde içeren gıda almasını ister misiniz? Peki niye ketçap alıyorsunuz? Sizlere aşağıda sunduğumuz tablo alacağınız hazır gıda maddelerindeki katkılarla ilgili bilgi vermektedir. Sağlığınız için: Lütfen her hangi bir gıda maddesi satın almadan önce ambalajının üzerini dikkatlice okuyun. ZARARSIZ KATKILAR E100, 103, 104, 105, 111, 121, 122, 126,130, 132, 140,151, 152, 160, 161, 162, 163, 170, 174, 175, 180, 181, 200, 201, 202, 203, 236, 237, 238, 260, 261, 262, 263, 270, 280, 281, 282, 290, 300, 301, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 322, 325, 326, 327, 331, 332, 333, 334, 336, 337, 382, 400, 401, 402, 403, 404,405, 406, 408, 410, 411, 420, 421, 422, 440, 471, 472, 473, 474, 475,480 SÜPHELİ KATKILAR E125, 141, 150, 153, 171, 172, 173, 240, 241, 477, 605 E220, 221, 222, 223, 224, 338, 339, 340, 341, 460, 461, 466, 407 (MİDE VE BAĞIRSAK HASTALIKLARI) E200 (VUCUTTAKİ VİTAMİN B12 YI YOK EDİYOR) E250,251, 320, 321 (KALP HASTALIKLARI, DAMAR SERTLİKLER VE TIKANIKLIKLARI) TEHLİKELİ KATKILAR E102, 120, E311, 312 (NÖROLOJİK HASTALIKLAR) KANSEROJEN KATKILAR E102, 110, 123, 124, 131, 142, 210, 211, 213, 214, 215,216, 217 ÖRNEĞİN E211-SODYUM BENZOAT KETÇAPLARDA BULUNMAKTADIR. 123,110 ABD, İNGİLTERE, FRANSA, ALMANYA, RUSYA,JAPONYA VE DAHA BİRÇOK ÜLKEDE YASAKLANMIŞTIR. FAKAT ÜLKEMİZDE RENKLİ DRAJE ÇİKOLATALARDA VE KAYMAKLI BİSKÜVİLERDE KULLANILMAKTADIR. EN TEHLİKELİ KANSEROJEN KATKI: E330 ( NE YAZIKKİ BİRÇOK HAZIR GIDADA KULLANILMAKTADIR.) BAZI HAZIR GIDALARDA TESBİT EDİLEN KATKI MADDELERİ E330 - ÜLKER LÜKS GOFRET, MEYSU (ÖZELLİKLE KAYISI ), KNOR DOMATES ÇORBA, TÜM TENEKE KONSERVE VE TURŞULAR, 7UP, SCHWEPPES (TÜM ÜRÜNLERİ ), JELİBON, TAMEK YAPRAK SARMA, PİYALE HAZIR ÇORBA, OLİPS, E250 - TÜM SALAMLARDA E300 - FANTA PORTAKAL, CİNOMEL E320 - ETİ PUFY, KNORR İŞKEMBE ÇORBA E223 - ÜLKER HAYLAYF, ALBENİ E322 - ÜLKER ÇOKOKREM TÜM KOLALI İÇECEKLERDE KULLANILAN KATKI MADDELERİNİN TESBİTİ İÇİN ANALİZ YAPILMASINA İZİN VERİLMEMİŞTİR. LÜTFEN ÇOĞALTARAK DOSTLARINIZA DAĞITINIZ. Bilgilerinize sunulur... Doç .Dr. Mustafa TÜRKMEN ***DOGAL GIDALAR TUKETELIM*** Konu igokcek tarafından (11-17-2005 Saat 15:00 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
kimyasal malüküler denen maddelerin toksik etkileri ço fazla olduğundan bir tarafı iyi yaparken diğer tarafları yıkıma uğratmaktadır.ototoksitesi , nefrotosik etkisi büyüktür . karaciğere harabiyet vermeltedir . zeynel ceylan saraloğlu .of .istanbul ankara .
|
|
|||
|
Toksik Maddeler
Yazdır Gönder Bhopal'de tarihin en büyük kimyasal felaketi yaşandıktan sonra ölen insanların kafatasları. 1984 yılındaki kazada, 20 bin kişi yaşamını yitirmiş, 500 bin kişi yaralanmış ya da sakatlanmıştı. Kafataslarını inceleyen doktorlar, kazanın etkilerinin en az birkaç kuşak daha süreceğini söylüyor. Büyütmek için tıklayınYaşamımızı kolaylaştırmak için üretildiği iddia edilen birçok kimyasal, aslında üretimden tüketime kadar, insan sağlığı ve çevre açısından küresel bir tehdit oluşturuyor. Dünyadaki kimyasal sanayi ise çoğunlukla çok az deney yapıp, insan sağlığı ve çevreye etkilerini araştırmadan her yıl binlerce kimyasal bileşiği üretip piyasaya sürüyor. Greenpeace, özellikle Kalıcı Organik Kirleticiler (KOK) olarak bilinen insan yapımı en kötü kimyasallar başta olmak üzere, zararlı yapay maddelerin üretimi ve kullanım sürecini sona erdirmek için kampanyalar yürütmektedir. Örneğin, bu maddelerden birkaçının doğaya salınmasına neden olan Polivinil Klorür (PVC), birçok seçeneğinin olması, üretim ve kullanım sürecinin toksik kirlilik yaratmasına rağmen, en yaygın kullanılan plastiktir. Ancak büyük firmalar, ürünlerinde PVC kullanımı konusunda sınırlı da olsa olumlu adımlar atmaya başladılar. Fakat sorun burada bitmiyor. Dünya endüstrileştikçe, insanlar tarafından üretilen atık miktarı da hızla artıyor. Bu atıkların yönetimi de miktar arttıkça güçleşiyor. Buna karşılık bulunan 'atık yakma' gibi çözümler ise, aslında çözüm olmaktan çok, sorunun bir parçası. Bu nedenle, bu eğilimi durdurmak için kökten siyasi ve endüstriyel sınırlamalar gerekiyor. Dünyada gitgide rağbet gören bir yaklaşım, 'sıfır atık'. Sıfır atık yaklaşımı, atığın hem kaynakta azaltılmasını, hem de varolan miktarın kaynak olarak kullanılmasını yani üretim döngüsünde faydalanılmasını öngörüyor. Gelişmiş ülkelerdeki birçok katı çevre yasası, sanayinin kirlilik yaratan teknolojilerini gelişmekte olan ülkelere taşımasına yol açtı. Türkiye de bu tek yanlı trafikten muzdarip ülkelerden biri. Gerek Karadeniz'in dibinde ve Sinop ve Samsun'daki depolarda bekleyen İtalyan kaynaklı zehirli variller, gerek hala denizin dibinden çıkarılmaya çalışılan MV Ulla ve atığı, bu trafiğin Türkiye'ye acı armağanları. Greenpeace, dünyanın en yoksul bölgelerini bu teknolojilerin neden olacağı ve geri dönüşü olmayan kaçınılmaz kirlenme ve kazalardan korumak için kampanyalar yürütüyor. Yazdır Gönder Bhopal'de tarihin en büyük kimyasal felaketi yaşandıktan sonra ölen insanların kafatasları. 1984 yılındaki kazada, 20 bin kişi yaşamını yitirmiş, 500 bin kişi yaralanmış ya da sakatlanmıştı. Kafataslarını inceleyen doktorlar, kazanın etkilerinin en az birkaç kuşak daha süreceğini söylüyor. Büyütmek için tıklayınYaşamımızı kolaylaştırmak için üretildiği iddia edilen birçok kimyasal, aslında üretimden tüketime kadar, insan sağlığı ve çevre açısından küresel bir tehdit oluşturuyor. Dünyadaki kimyasal sanayi ise çoğunlukla çok az deney yapıp, insan sağlığı ve çevreye etkilerini araştırmadan her yıl binlerce kimyasal bileşiği üretip piyasaya sürüyor. Greenpeace, özellikle Kalıcı Organik Kirleticiler (KOK) olarak bilinen insan yapımı en kötü kimyasallar başta olmak üzere, zararlı yapay maddelerin üretimi ve kullanım sürecini sona erdirmek için kampanyalar yürütmektedir. Örneğin, bu maddelerden birkaçının doğaya salınmasına neden olan Polivinil Klorür (PVC), birçok seçeneğinin olması, üretim ve kullanım sürecinin toksik kirlilik yaratmasına rağmen, en yaygın kullanılan plastiktir. Ancak büyük firmalar, ürünlerinde PVC kullanımı konusunda sınırlı da olsa olumlu adımlar atmaya başladılar. Fakat sorun burada bitmiyor. Dünya endüstrileştikçe, insanlar tarafından üretilen atık miktarı da hızla artıyor. Bu atıkların yönetimi de miktar arttıkça güçleşiyor. Buna karşılık bulunan 'atık yakma' gibi çözümler ise, aslında çözüm olmaktan çok, sorunun bir parçası. Bu nedenle, bu eğilimi durdurmak için kökten siyasi ve endüstriyel sınırlamalar gerekiyor. Dünyada gitgide rağbet gören bir yaklaşım, 'sıfır atık'. Sıfır atık yaklaşımı, atığın hem kaynakta azaltılmasını, hem de varolan miktarın kaynak olarak kullanılmasını yani üretim döngüsünde faydalanılmasını öngörüyor. Gelişmiş ülkelerdeki birçok katı çevre yasası, sanayinin kirlilik yaratan teknolojilerini gelişmekte olan ülkelere taşımasına yol açtı. Türkiye de bu tek yanlı trafikten muzdarip ülkelerden biri. Gerek Karadeniz'in dibinde ve Sinop ve Samsun'daki depolarda bekleyen İtalyan kaynaklı zehirli variller, gerek hala denizin dibinden çıkarılmaya çalışılan MV Ulla ve atığı, bu trafiğin Türkiye'ye acı armağanları. Greenpeace, dünyanın en yoksul bölgelerini bu teknolojilerin neden olacağı ve geri dönüşü olmayan kaçınılmaz kirlenme ve kazalardan korumak için kampanyalar yürütüyor. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:37 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
İnsanlar ortadan kalkması oldukça güç olan organik bileşikler üretmeyi öğrenmişlerdir. Bunun sonucu olarak da bu bileşikler yoğun olarak çevreye yayılmış olarak bulunurlar. Bu kimyasallar "Kalıcı Organik Kirleticiler" (KOK) terimiyle isimlendirilir ve bunlar insanoğlunca bilinen en tehlikeli kimyasal zehirlerdir.
Çevreye salındığında birçok KOK, yıllarca hatta onyıllarca kalıcı olmaktadır. Birçok KOK da insan ve hayvanların yağ dokularında ortaya çıkmaktadır (Bioaccumulate: Biolojik birikim). İşte bu üç özellik KOK ları bu kadar tehlikeli kılmaktadır; uzun süreli kalıcılık, zehirlilik ve biolojik olarak birikmeye elverişli oluş. Klorin'in yanma sürecinin bir yan ürünü olan Dioksin, bilimsel olarak, bilinen en tehlikeli KOK lardan birisidir. Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (IARC) Dioksin'i temel bir kanserojen olarak sınıflandırmaktadır. Düşük miktarlarında dahi, KOK lar son derecede zehirlidir ve hava akımı yardımıyla uzun mesafeler katederek tüm dünyada vahşi yaşamı ve insanları tehlikeye sokmaktadırlar. Dünya hükümetleri bu tehlikeli maddelerin ortadan kaldırılması gerekliliğini 2001 yılında "Stokholm - Kalıcı Organik Kirleticilerden Arınma Konvensiyonu"nu imzalayarak onaylamışlardır. Bu arınma planında Dioksin'leri de içeren 12 tane organoklorin, önceliklidir. zeynel ceylan saraloğlu .of.istanbul .ankara Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:37 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, gıda zehirlenmelerinin genellikle ishal, kusma ve bazen de yüksek ateş ile ortaya çıkan hastalıklar olduğunu kaydetti. Besinlerin üreticiden tüketiciye ulaştırılması sırasında soğuk zincirin kırılması halinde, mikropların hızla üremeye başladıklarını belirten Prof. Dr. Tayar, mikropların sayısı arttıkça, hastalık yapma riskinin de büyüdüğünü ifade etti.
Tayyar, ?Ayrıca yazın insanların denize ve havuza girmesi, ağız yoluyla bu suları yutmalarına ve gastro enteritlerin artmasına neden oluyor. Çok önemli bir başka neden de sineklerin yaz aylarında ortaya çıkmasıdır. Bilindiği gibi, sinekler çöp ve pislikle yiyecekler arasında mikrop taşıyan bir köprü oluşturuyor? dedi. Gıda zehirlenmelerinin, mikroorganizmaların üreme ve toksin yapma olanağı bulduğu gıdaların, çiğ veya hatalı hazırlanmış şekillerde yenmesi sonucu ortaya çıktığını anlatan Tayar, şunları kaydetti: ?Gıdalar, mikroorganizmaların üreyip çoğalmaları ve toksin yapmaları için uygun ortamlardır. Bu nedenle, son 72 saat içinde aynı gıdayı tüketmiş insanlarda, sindirim ve merkezi sinir sistemi rahatsızlıklarıyla ortaya çıkan hastalıkta, ilk olarak gıda zehirlenmesi akla gelmelidir. Gıda zehirlenmelerinden küçük çocuklar ve yaşlılar daha çok etkilenirler. Gıda zehirlenmeleri, çoğunlukla hafif seyirli ve kendini sınırlayan hastalıklar olmakla beraber, bazı durumlarda daha ağır seyirli, hatta ölümcül seyredebilir.? ÖNLEMLER Prof. Dr. Tayar, yazın gıda zehirlemeleriyle karşı karşıya kalınmaması için temizliğe önem verilmesi ve yemek hazırlanan tezgahın çok temiz olmasına dikkat edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Yemek hazırlığına girişilmeden önce ellerin sabunla yıkanmasının son derece önemli olduğunu kaydeden Tayar, şöyle konuştu: ?Çiğ ve pişmiş yiyeceklerin buzdolabında ayrı bölmelere koyulmalıdır. Pişirilmiş gıdaların çiğ gıdalarla çok az bile olsa temas etmesi halinde, mikroorganizmalar bulaşabilir. Güvenli tüketim için pişmiş gıdaların hemen tüketilmeleri gerekir. Oda ısısında 4-6 saat kalan yemekler, kesinlikle tüketilmemelidir. Yiyecekler sadece bir kez ısıtılmalı, ikinci kez ısıtma işlemi yapılmamalıdır. Ayrıca buzdolapları temiz tutulmalı ve düzenli olarak buzu eritilmelidir. Gıdalar, özelikle tavuk eti satın alırken, ürünün üretim ve son kullanma tarihine dikkat edilmelidir. Tavuk etlerinin sıcak havalarda çok çabuk bozulabileceği unutulmamalıdır.? Tayar, gıda zehirlenmesi geçirdiği anlaşılan kişinin zaman geçirilmedin bir sağlık kuruluşuna götürülmesi ve tedaviye hekim kontrolünde başlanması gerektiğini de sözlerine ekledi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:37 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|