Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Sağlık Haberleri: D-İ

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 06-30-2006, 01:41
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 48
Mesajlar: 109
biroybil is on a distinguished road
Standart İlaç endüstrisinden kaynaklanan ilaç israfı

İlaç endüstrisinden kaynaklanan ilaç israfı

Ankara Ticaret Odasının (ATO), Sağlık Bakanlığı, Tıp Kurumu Derneği ve Türkiye Eczacılar Birliği verilerinden yararlanarak hazırladığı 'İlaçta İsraf' konulu rapor, sağlığa ayırdığı kaynakları zaten kıt olan ülkemizde ilaç israfı konusunu bir kere daha gündeme getirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet rasim Küçükusta, Mynet okurları için yazdı.

Bu rapora göre, eczanelerdeki ilaçların ortalama yüzde 7'si kullanım süresi dolduğu için çöpe atılırken, evlerde ise ilaçların yüzde 60'ının kutusu dahi açılmadan, kullanım tarihi sona eriyor, Türkiye'de her yıl 500 milyon dolarlık ilaç çöpe gidiyormuş.

Boyutları çok da büyük olmayan bu 'kullanım hatalarına bağlı ilaç israfının' bir takım önlemlerle kontrol altına alınması mümkün.

Bugün benim gündeme getirmek istediğim konu ise ilaç israfının bir başka türü. Buna 'ilaç endüstrisinden kaynaklanan ilaç israfı' da diyebiliriz. İsrafın bu türünün boyutları, kullanım hatalarına bağlı israfın yanında çok büyük; devede kulak gibi.

Üstelik, bu israfın hükümet veya Sağlık Bakanlığı tarafından alınacak hiçbir tedbirle azaltılması da, önlenmesi de mümkün değil.

Çünkü, ilaç endüstrisinden kaynaklanan ilaç israfı sadece ülkemizi değil, tüm dünyayı, tüm insanları ilgilendiren 'global' bir problem.

DAHA FAZLA İLAÇ SATIŞI, DAHA FAZLA KÂR

İlaç endüstrisinin, özellikle de uluslararası ilaç tekellerinin esas amaçları hastalıkların ortadan kalkması, insanların en ucuz tedavi ile en kısa zamanda sağlıklarına kavuşmaları değil, 'daha fazla ilaç satmak ve daha fazla kâr etmektir.

İlaç endüstrisi, yoksul ülkelerde her yıl milyonlarca insanın hastalanmalarına, sakat kalmalarına ve ölmelerine neden olan sıtma, tüberküloz ve parazit hastalıklarına ilgi duymaz. Çünkü, geri kalmış bu fakir ülkelerin insanlarının bu hastalıklar için geliştirilecek ilaçları satın alacak paraları yoktur.

Nitekim, 1975-2004 yılları arasında piyasaya sürülen 1556 kimyasal maddeden sadece 21 tanesi parazit hastalıkları, sıtma ve tüberküloz... gibi özellikle yoksul ve geri kalmış ülkelerde rastlanan hastalıklar içindi. Geriye kalan 1535 ilacın hemen hepsinin gelişmiş ülkelerde yaşayan ve parası olan insanlar için olduğunu söylemeye gerek var mı bilemiyorum.

HERKESİN BİR İLACI OLMALI

Daha fazla ilaç satmanın, daha fazla kâr etmenin birçok yolu yöntemi var. İlaç reklâmları ile, medya ve ünlü kişiler kullanılarak, doktor ve eczacılara hediyeler vererek, kongre davetleri ile, tıbbi araştırmaların maniple edilmesi sayesinde, ucuz ilaçların yerine aynı etkiye sahip pahalı olanların kullandırılması, tedavi sürelerinin gereksiz yere uzatılması, yeni hastalıklar icat edilmesi ve bu yeni hastalıklar için özel ilaçlar önerilmesi, gereksiz ilaç kullanımının teşviki bunlardan sadece bazıları.

Public Library of Science Medicine isimli tıp dergisinde yayınlanan ve Avustralya Newcastle Üniversitesi'nden farmakoloji profesörü David Henry ile gazeteci Ray Moynihan tarafından kaleme alınan yazıya göre hastalık ticareti olarak isimlendirilen bu uygulamaların hedefi, sağlıklı insanları hasta etmek ve onları da sürekli ilaç kullanır hale getirmek.

Olmayan hastalıklar yaratmak, kendiliğinden geçecek tedavi edilmesi gerekmeyen, önemi olmayan bazı şikayetleri hastalık haline getirmek, hayatın âdet görme, hamilelik, yaşlanma, menopoz... gibi tabii dönemlerini ilaç kullanılması gereken hastalıklar hâline dönüştürmek... hastalık ticaretinin çeşitli uygulamaları.

Amaç, sağlıklı da olsa her yaştan insanın ilaç kullanmasını sağlamak, daha çok ilaç satmak ve elbette daha çok kâr etmek.

Bir sonraki yazımda bu uydurma hastalıkların neler olduğunu anlatacağım.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:06 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:52 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Mersin Üniversitesi