Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Sağlık Haberleri: D-İ

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 09-20-2006, 10:21
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Gribe karşı ıhlamur çayı

Gribe karşı ıhlamur çayı

ADANA (İHA) - Soğuk kış günlerinde sıkça tüketilen ve bir çok hastalığa iyi geldiği bilinen ıhlamurun, gribal enfeksiyonların tedavisinde de etkili olduğu bildirildi.

Türkiye'de bolca yetişen ıhlamur, özellikle kış aylarının yaklaşmasıyla artan grip ve soğuk algınlığı rahatsızlıklarında ilaçlı tedaviye yardımcı olarak kullanılan şifalı bitkilerin başında geliyor. Aktar Yusuf, çiçek, yaprak, kabuk ve ağacından faydalanılan ıhlamurun bir çok hastalığa iyi geldiğini belirterek, kurutulmuş ıhlamur yapraklarının çiçekleriyle birlikte kaynatılarak hazırlanan hoş kokulu çayın, limonla birlikte içildiğinde grip ve soğuk algınlığının daha kısa sürede atlatıldığını söyledi.

İçinde barındırdığı uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vitamini, reçine ve enzimlerle sinirleri yatıştırıcı, öksürük giderici, damar tıkanıklığı, hazımsızlık giderici, idrar söktürücü, terletici, yatıştırıcı ve göğüs yumuşatıcı özelliklerine de sahip olduğunu belirten Çetin, "Kış aylarında aktar dükkanlarında en çok ıhlamur satılıyor. Ihlamur yüzyıllardan beri grip ve soğuk algınlığının tedavisinde kullanıldığından insanlar özellikle kış aylarında ıhlamuru mutfaklarından eksik etmiyor" dedi.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 10-01-2006, 23:58
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Grip ilaçları "süper virüslere"

Grip ilaçları "süper virüslere" yol açıyor

Londra - İngiltere'deki sağlık otoriteleri, grip tedavisinde kullanılan ilaçların tedavisi imkansız "süper virüslerin" ortaya çıkmasına neden olduğunu iddia etti.

Sağlık Bakanlığı denetçilerinden Sir William Stewart, grip ilaçlarının normal grip vakaları ve kuş gribi gibi hastalıklara karşı yaygın olarak kullanılmasının, virüslerin mutasyona uğrayarak ilaca dirençli bir yapıya dönüşmesine yol açtığı uyarısında bulundu.

Stewart, bu tür "süper virüslerin" kamu sağlığı için büyük tehdit oluşturduğunu belirterek, bu durumun hastanelerde etkin olan MRSA adlı bakterinin yok edilememesine benzediğini söyledi.

Bu arada The Observer gazetesi manşetinde yer verdiği haberde, hastanelerde yayılan bir bakterinin 9 ayda 49 hastanın ölümüne neden olduğunu bildirdi.

78 hastanın bu bakteri nedeniyle son derece güç bir tedavi süreciyle karşı karşıya kaldığını söyleyen uzmanlar, "Clostridium difficile" adlı bakterinin daha çok ameliyatlı hastalara bulaştığına dikkat çekti.

"Süper bakterilerin" antibiyotikler nedeniyle direnç kazandığına inanan uzmanlar, yeni salgına hastanelerdeki hijyen eksikliğinin yol açtığını kaydetti.

Bakterilerin, deterjan ve antibakteriyel temizlik malzemelerinin kullanılmasıyla da direnç kazanıyor olabileceğine dikkat çekildi.
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 10-02-2006, 00:10
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Grip neden öldürür biliyor

Grip neden öldürür biliyor musunuz?

Grip, hemen her yıl kış aylarında salgınlarla ortaya çıkan bir solunum yolları enfeksiyonudur. Bu ?yıllık olağan salgınlar' çoğu zaman sadece bir ülkeyi ya da bir şehri ilgilendirir ve toplumun %1-5 kadarı gribe yakalanır. Buna göre, her yıl gripten tüm dünyada 3-5 milyon insanın ciddi şekilde hastalandığı ve bunların 250.000-500.000' inin de öldüğü tahmin edilmektedir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta yazdı.

Grip, 20-30 yılda bir de pandemi adı verilen ve tüm dünyayı saran salgınlara neden olur.
Bilinen ilk pandemi 1580 yılında meydana gelmiştir. En çok ölüme yol açan pandemi ise 1918 yılında 20 milyondan fazla insanın öldüren İspanyol Gribidir. 1957 ve 1968 yıllarındaki pandemilerde de 1' er milyon insan yaşamını yitirmiştir. Son pandeminin üzerinden 36 yıl geçmiş olduğundan, yeni bir dünya çapında salgın sürpriz olmayacaktır.

Bilim adamlarının korkusu, kuş gribi etkeni olan ve H5N1 kod adıyla bilinen virüsün mutasyona uğrayarak, yani değişim göstererek insanlara da kolayca bulaşır olma özelliği kazanmasıdır. Bu gerçekleşirse, dünya çapında salgın kaçınılmaz olacak, 1-2 milyar insan hastalanacak, iyi senaryolara göre 5 milyon, daha karamsar olanlarına göre ise 500 milyon insan ölecektir.

KİMLERDE ÖLÜM İHTİMALİ DAHA FAZLA
Bugüne kadar ortaya çıkan grip salgınlarında ölen kişilerin %90' ının 65 yaşın üzerindekiler ile bazı ciddi hastalığı olan kişiler oldukları belirlenmiştir. Gripten ölüm riskinin yüksek olduğu grupta yer alan kişilerin her yıl mutlaka grip aşısı olmaları gerekir:

-65 yaşın üzerinde olanlar
-2 yaşından küçük çocuklar
-Kalp yetersizliği, hipertansiyon, kalp kapak hastalığı olanlar
-Astım, KOAH, bronşektazi, kistik fibrozis, tüberkülozlular
-Kronik böbrek hastalığı olanlar
-Diyabet ya da başka bir kronik metabolizma hastalığı olanlar
-Ağır kansızlığı olanlar
-Bağışıklık sistemini baskılayan hastalığı olanlar ya da kortizon ve benzeri ilaç kullananlar
-Huzurevinde yaşayan kişiler
-Gebeler
-Sürekli aspirin almakta olan 16 yaşından küçük çocuklar

GRİP NEDEN ÖLDÜRÜR
Grip çeşitli şekillerde ölümlere neden olur. Bunlardan biri altta yatan
hastalığın kötüleşmesidir. Mesela, astımlı ya da KOAH'lı bir hasta grip nedeniyle sonlum yetersizliğine, diyabetli bir hasta ise şeker komasına girerek yaşamını kaybedebilir.

Doğrudan gribe bağlı ölümlerin en başta gelen nedeni zatürreedir. Bunların da iki türü vardır. Primer grip pnömonisi, akciğerlere kadar ulaşan grip virüslerinin yaptığı zatürreedir. Bu tablo seyrek görülmekle beraber ölüm riski çok yüksektir. Grip virüsü normalde burun, boğaz ve bronşlara yerleşir, ama bazen virüsler akciğer dokusun kadar gelerek burada da iltihaplanmaya yol açarlar. Bu zatürree türü, grip hastalığının bir türlü düzelmemesi, uzaması ile kendini belli eder. Hastanın ateşi yüksek kalmaya devam eder, genel durumu bozulur ve öksürük, nefes darlığı, morarma gibi şikayetler tabloya eklenir. İki akciğeri de tutan primer grip pnömonisi kalp hastalığı olanlarda ve gebelerde daha fazla görülür.

Sekonder grip pnömonisi ise, grip hastalığı düzeldikten 1-2 hafta sonra ortaya çıkar. Ateşi düşen, öksürük ve diğer şikayetleri ortadan kalkan hastanın ateşi tekrar yükselir, öksürük, balgam, göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetleri gelişir. Zatürreenin nedeni grip virüsleri değil, başta stafilokoklar olmak üzere diğer bakterilerdir. Bu zatürree, KOAH'lı hastalarda daha sık görülür. Ölüm ihtimali grip virüsünün neden olduğu zatürreeye göre düşüktür. Antibiyotik tedaviye iyi cevap alınır.

SİNİR SİSTEMİ VE KALP TUTULUMU
Grip virüsü bazı hastalarda sinir sistemine ve kalbe de yerleşebilir. Sinir sisteminde Reye Sendromu, Guillain-Barre Sendromu ve ensefalite yol açabilir. Kalpte ise kalp kası ve kalp zarı iltihapları, yani miyokardit ve perikardit görülebilir
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:07 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 12-04-2007, 08:52
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Grip ile soğuk algınlığını karıştırmayın

Grip ile soğuk algınlığını karıştırmayın
OSMANİYE (İHA) - Halk arasında çoğu zaman soğuk algınlığı ile karıştırılan gribin, ölümle sonuçlanan ciddi sorunlara yol açabilen bir hastalık olduğu bildirildi.

Osmaniye İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürü Dr. Umur Gürsoy, gribin, yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle başlayan enfeksiyon hastalığı olduğunu belirterek, "Grip, özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp, böbrek, şeker gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolara yol açabilen grip, halk arasında çok sık
olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ateş, hafif kırgınlık, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtilerle kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile kesinlikle karıştırılmamalıdır" dedi.

Gribin çok kolay ve hızlı bulaşan bir hastalık olduğunu ifade eden Gürsoy, şöyle devam etti:

"Grip, öksürük ve hapşırıklar ile etrafa saçılan damlacıkların hava yolu ile bulaşması, hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalar yoluyla bulaşmaktadır. Bu hastalığın tedavisi, ortaya çıkan belirtilerin tedavisi şeklindedir. Ateşin düşürülmesi, burun akıntısının giderilmesi, halsizlik ve kırgınlığın giderilmesi şeklinde tedavi ile düzenlenir ve yatak istirahatı önerilir. Gripten korunmanın başlıca yolu ise ellerin ve yüzün her tokalaşma ve
öpüşmeden sonra sabunla yıkanmasından ve vücut direncinin düşmesini engellemekten geçer. Bu bakımdan mevsime uygun giyinilmeli, bol sulu gıdalar, taze sebze ve meyve tüketilmelidir. Hastalar ile yakın temastan, ortak eşya kullanmaktan kaçınılmalıdır. Hasta kişilerin kahvehane, okul gibi kalabalık yerlere çıkmaması uygundur. Hastaların ellerine değil, dirseklerine doğru hapşırmaları hastalığa karşı önemli bir bulaşma engeli oluşturur."

Çeşitli grupların risk altında olduğunu kaydeden Gürsoy, "Sağlık otoriteleri, belli gruplarda bulunan kişilerin mutlaka her yıl aşılanması gerektiğini belirtiyor. Buna göre 65 yaşından büyük kişiler, şeker, astım, kronik akciğer hastaları, kronik kalp ve damar sistemi hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, immunsupresif kullananlar, huzurevi, bakımevi gibi ortamlarda yaşayanlar ve sağlıkçıların grip aşısı olmaları tavsiye ediliyor. Bunun dışında
yumurtaya karşı alerjisi olanlar, hamileliğin ilk 3 ayı içinde olan hamile bayanların grip aşısı olmamaları gerekiyor" dedi.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:08 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:18 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir | BiRkan | Eğitim | Mersin Üniversitesi | BiRkan