![]() |
|
|||
|
Türkiye'de insan ömrü 71.2 yıla çıktı
Türkiye'de 1990 yılında bir kişinin 67.9 yıl olan ömrü, 2004 yılında 3.3 yıl artarak 71.2 yıla çıktı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya'nın, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) 2006 Ülkeler Raporu'ndan yaptığı derlemeye göre, Türkiye'de yaşayan bir vatandaş 1990 yılında ortalama 67.9 yıl ömre sahipken, bu 2004 yılında 71.2 yıla çıktı. Değerlendirmeye göre, geçen 14 yılda ortalama insan ömrü Türkiye'de 3.3 yıl arttı. 2004 yılında erkekler ortalama 68.8 ve kadınlar 73.6 yıl yaşam süresine sahip oldu. Erkekler, Türkiye'de kadınlardan ortalama 4.8 yıl kısa yaşıyor. Türkiye, doğuştan yaşam beklentisi açısından, 30 OECD ülkesi içinde, 1990 ve 2004'de, sonuncu sırada bulunuyor. 2004 yılında birçok OECD ülkesinde ortalama yaşam süresi 75-81 yıl arasında değişiyor. Türk vatandaşları doğuştan OECD ülkeleri vatandaşlarına göre 4-10 yıl daha kısa yaşam ömrüne sahip. Kadınların yaşam süresinin uzun olmasındaki en önemli etkenlerden biri, stresli ve zor çalışma hayatına erkeklerden daha az katılmaları olarak görülüyor. -Sigaradan ölüm- Türkiye'de 1990 yılında günlük sigara içenlerin nüfusa oranı yüzde 43.6 iken 2004 yılında bu oran yüzde 32.1'e geriledi. OECD ülkeleri içinde en çok sigara tiryakisinin bulunduğu ülke, Türkiye. Ülkede halen her 3 kişiden biri düzenli sigara içicisi olarak görülüyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de günde 300, saatte 12 kişi olmak üzere yaklaşık 100 bin kişi her yıl sigara nedeniyle erken ölüyor. Bu sayı, Türkiye'de bir yılda ölen anne, bebek ve çocuk sayısının yaklaşık 2 katı. Sigaranın yol açtığı ölümler, trafik, terör, iş kazaları gibi tüm ölümlerin toplamından 5 kat daha fazla. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:39 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|