Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Sağlık Haberleri: D-İ

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 03-07-2007, 09:44
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 591
maturidi is on a distinguished road
Standart Enzimler

Sağlığımızın sigortası enzimler Mithat Yılmaztürk

Enzimler birçok hastalığın tedavisinde önemli rol oynuyor. Vücudun direncini artıran enzimler, sadece yaşlılar için değil sporcular için de son derece önemli.

Kimi annelerin çocuklarına besin maddelerini önce kendileri ağızlarında çiğneyerek verdiklerini görmüşünüzdür. Bu işlemin altında tükürükteki sindirim enzimleriyle karıştırılarak verilen besinlerin daha kolay sindirilmesi gerçeği yatar. İçgüdüsel ya da bilerek çok eskiden beri uygulanan bir ev tedavisi de darbe sonucu morarmış göze taze et parçası konmasıdır. Böylece taze etteki enzimlerin etkisi sağlanır. Bazı kabilelerde bugün hala yaşlıların besinlerine çocukların tükürükleri karıştırılır. Hijyenik olmayan bu uygulamanın; yaşlılarda yeterli olmayan sindirim enzimlerinin tamamlanması bakımından yararı kuşkusuzdur.

Mide ağrısı ve hazımsızlık şikayetleri olan 500 hastanın yarısından çoğunda enzim yapımının ya yetersiz ya da tamamen yok olduğu saptanmıştır. Özellikle bu 40 yaş üzerinde görülmektedir. Mideden sonraki en önemli istasyon on iki parmak bağırsağıdır. Besinlere burada pankreas salgısı karışır. Pankreas salgısı 3 temel besin maddesini; proteinleri, karbonhidratları ve yağları parçalar. Safra kesesinden salınan safradaki özel enzimlerle de yağ asitleri suda eriyen biçime sokulur. Pankreas denince akla hemen insulin hormonu gelir. Eğer insulin eksikse bireyde diyabet (şeker hastalığı) oluşur.

Şu var ki; insulin yapımı pankreasın ana görevi olan enzimlerin yapımı yanında ufak kalır. Hazımsızlık şikayetlerinde daima yenilen yemeğin dokunduğu ya da karaciğer ve safra kesesinin iyi çalışmadığı sanılır. Oysa bu tür olguların yarısından çoğunda enzim yetersizliğine bağlı olarak besinler sindirilememektedir. Demek ki enzim yetersizliği de yaşlılık diyabetine benzer ve onun gibi tedavi edilmelidir. Çünkü yanlış besin ve çok yeme, stres, enfeksiyonlar (özellikle virüs enfeksiyonları) pankreası iflasın eşiğine getirir. Bu bakımdan sağlıklı ve ölçülü yemenin yanı sıra; fazla şikayete yol açmasa da her enfeksiyonun tam iyileşmesi için özen göstermelidir. Çin'de "Her hastalık bağırsakta başlar" deyimi vardır. Ancak sindirim işlevi iyi olan bir kimse sağlıklı kalır. Sporcuların yaralanmalarında enzim uygulanır. Böylece çabuk iyileşmeleri sağlanır. Birçok sporcu yarışmalardan önce koruyucu olarak enzim alır. Örneğin halter sporu yapanlar her antrenmandan önce 30 enzim tableti alır. Japonya'da enzimler aspirin gibi kullanılmaktadır. Darbe sonucu ciltte oluşan morluk 8 günde kaybolmazsa enzim yetersizliği var demektir. Şu var ki; enzim yetersizliği sadece belirli bir alanla sınırlı kalmaz. Eğer sindirim bozukluğu varsa, kan pıhtılaşması da tehlike yaratabilir. Eğer yara iyileşmesi ve kan pıhtılaşması işlemleri iyi değilse, muhtemelen vücudun kanser hücrelerini yok etme yeteneği de artık yoktur.

Bu bakımdan enzim yetersizliğini hafife almamalıdır. Enzimler sadece yaşlılar için değil, yaralanma olasılığı olan ya da yaralanmış olan gençler için de gereklidir. Enzimler burkulma ve ezilme gibi durumların yanı sıra, diş ağrısı ve müzmin ağrılarda da çoğu zaman çok çabuk ve kesin yarar sağlar. İltihap sonucunda oluşan ve sinir uçlarını tahriş ederek ağrıya yol açan maddeleri enzimler yok eder ve sinir uçlarını temizler. Yaralara uygulanan enzim pomatları iltihaplanmayı önler, doğal yolla yarayı temizler ve iyileşmeyi çabuklaştırır. Kortizonun aksine enzimlerin hiçbir yan etkisi yoktur. Eğer hasta bir vücut yeterli enzimlere sahip değilse enzim eksikliği giderilmeden yapılan tüm tedavi denemeleri çoğu zaman başarısız kalır. Yağların sindirilerek kana alınması da enzimatik bir olaydır. Yağları parçalayan Lipaz enzimi tedavisiyle kan yağları düzeyi belirgin olarak düşer.

Enzimler kötü kolesterolün yıkımına ve iltihaplanmış damar duvarlarının iyileşmesine yardımcı olur. Enzimler birçok iyileşme işlevini çabuklaştırmakla kalmaz, uygulanan diğer tedavilerinde etkisini artırır. Her 8 yetişkinden biri Ven (toplardamar) hastalığından rahatsızdır. Protein parçalayıcı enzimler sadece damar içinde pıhtı oluşmasını önlemekle kalmaz, kanın akıcı özelliğini iyileştirir ve damar içindeki pıhtıları çözer. Özellikle papain ve bromelin enzimleri bu bakımdan çok etkindir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 13:34 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:08 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Mersin Üniversitesi