![]() |
|
|||
|
İLAÇTAKİ UR: DIŞA BAĞIMLILIK RAPORU
İLAÇTAKİ UR: DIŞA BAĞIMLILIK? RAPORU RAPORDAN; TÜRKİYE?NİN İLAÇ İTHALATI PETROL İTHALATININ YARISINA ULAŞTI. PAZARIN YÜZDE 60?I YABANCI İLAÇ ŞİRKETLERİNİN ELİNDE. SSK HASTANELERİNİN DEVRİ, İLAÇ HARCAMALARINI VE DIŞA BAĞIMLILIĞI ARTIRACAK, FATURA İSE VATANDAŞA ÇIKACAK. TÜRKİYE?DE TOPLAM SAĞLIK HARCAMALARININ YARIYA YAKININI İLAÇ HARCAMALARI OLUŞTURUYOR. ATO BAŞKANI AYGÜN: ?TÜRKİYE İLAÇTA HAPI YUTUYOR TÜRK İNSANI, TEMEL TÜKETİM MADDESİ GİBİ İLAÇ TÜKETMEYE DOĞRU GİDİYOR. TÜRKİYE YABANCI İLAÇ MEZARLIĞINA DÖNDÜ Ankara Ticaret Odası (ATO) ve Tıp Kurumu?nun birlikte hazırladığı ?İlaçtaki Ur: Dışa Bağımlılık? adlı rapor, Türkiye?nin ilaç ithalatının, en büyük ithalat kalemlerinden olan petrol ithalatının yarısına ulaştığını gözler önüne serdi. Rapora göre, 2003 yılında Türkiye?nin ilaç harcaması üretici fiyatlarıyla 4.3 milyar dolar, tüketici fiyatlarıyla (perakende/eczane satış) 6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye ilaç pazarı, dünyada en hızlı büyüyen ikinci ilaç pazarı oldu. Yalnızca 2003 yılında üretici fiyatlarıyla ilaç tüketimi % 40 oranında artış gösterdi. 2004 yılında ağırlığı ilaç olan eczacılık ürünleri ithalatı ise 2.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yılda 5 milyar dolara yakın petrol ithal ettiğimiz düşünüldüğünde, petrol ithalatının yarısı kadar da ilaç ithal ettiğimiz ortaya çıkıyor. Türkiye?de toplam sağlık harcamalarının yarıya yakınını ilaç harcamaları oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerde ise ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payı yüzde 10-18 civarında. İLAÇTA DIŞA BAĞIMLIYIZ Türkiye ilaçta dışa bağımlı ve bağımlılık her geçen yıl daha da artıyor. Tıp Kurumu Başkanı Mehmet Altınok?un verdiği bilgiye göre, 2004 yılında ilaç ve diğer eczacılık ürünleri ithalatımız 2.5 milyar dolara ulaştı. İlaçta ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 10?un altına düşerek bu alandaki ticaret açığımız 2 milyar dolara çıktı. AB ülkeleri ise ilaç ticaretinde yılda 40 milyar avro ?fazla? veriyor. Uluslararası ilaç şirketleri Türkiye?deki ilaç pazarının yüzde 60?ından fazlasını elinde tutuyor. Sektörde yaşanan hızlı tekelleşme ise pazarın rekabetçi yapısını bozuyor. Yerli ilaç sanayinin pazar payı her yıl gerilerken, yerli ilaç şirketleri uluslararası şirketler tarafından yutuluyor. Uluslararası şirketlerin ?patent?, ?veri koruması? ve ?veri imtiyazı? gibi dayatmaları nedeniyle Türkiye, ilaç sektöründe büyük zarara uğruyor. Bu şirketlerin pazarladığı ilaçlar ?fikri mülkiyet haklarıyla korunan ithal ürün? olmalarının etkisiyle çok pahalıya satılıyor. BİYOTEK İLAÇ PAZARINDA BÜYÜYEN TEHLİKE Tüm dünyada modern biyoteknolojiye dayanan ve kısaca ?biyotek? olarak adlandırılan ilaçların pazarı gittikçe büyüyor. Dünyada biyotek ilaç pazarı 2001 yılında yüzde 15 büyüyerek 27 milyar dolara, 2002 yılında ise yüzde 25?lik bir büyüme oranı ile 33.5 milyar dolara ulaştı. Biyotek ilaç pazarı 2005 yılında 50 milyar dolar, 2010 yılında da 100 milyar dolar olacak. ABD, AB ve Japonya arasında kıran kırana bir biyotek ilaç rekabeti yaşanıyor. Çin, Hindistan, Güney Kore, Küba, Meksika, Arjantin ve Meksika gibi ülkeler biyotek ilaçların jeneriklerini üretiyorlar ve bu yolda önemli mesafe kat etmiş durumdalar. Türkiye, aralarında insülin, büyüme hormonu ve hepatit B aşısının da bulunduğu, son derece pahalı olan biyotek ilaçları ithal yoluyla temin ediyor. Biyotek ilaç pazarı dünyada olduğu gibi Türkiye?de de hızla büyüyor. 2004 yılında 450 milyon dolar olan biyotek ilaç pazarının, 2010 yılında 1 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bu pazarın beşte birine yakınını ?eritropoietin? adı verilen ilaçlar oluşturuyor. Eritropoietinler en fazla, böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren hastalarda ortaya çıkan kansızlığın tedavisinde kullanılıyor. Tıp Kurumu?nun yaptığı hesaplamaya göre Türkiye 2004 yılında 80 milyon dolara yakın eritropoietin harcaması yaptı. Ancak Türkiye biyotek ilaçların jeneriklerini Çin, Hindistan, Küba, Güney Kore, Arjantin, Meksika, Brezilya gibi ülkelerden dörtte bir hatta beşte bir fiyatına ithal edebilecek iken uluslararası ilaç tekellerinden satın almak zorunda kalıyor. Çünkü uluslararası şirketler yoğun lobi faaliyetleri ile biyotek ilaçların jeneriklerinin başka ülkelerden ithalatını ve ülkemizde üretilmesini baskı altında tutuyor. Sağlık Bakanlığı, biyotek bir ürün olan Hepatit B aşısının jeneriğini 1998 yılından beri toplu alımla Hindistan, Küba, Güney Kore gibi ülkelerden tanesi 70 sente ithal ediyor. Bu aşılar da kaliteli aşılar ve aralarında Dünya Sağlık Örgütü?nce tavsiye edilenler bulunuyor. Bakanlığın jeneriğini 70 sente ithal ettiği aynı aşı serbest eczanelerde yaklaşık 17 dolara satılıyor. Arada 25 kat fark bulunuyor. Bu örnek bile pazarımıza hakim olan uluslararası ilaç şirketlerinin nasıl bir kamusal zarara yol açtığını göstermeye yetiyor. Tıp Kurumu?nun iddialarına göre Sağlık Bakanlığı Biyotek İlaç Komisyonlarında jenerik ithali için 7 yıldır bekletilen dosyalar bulunuyor. TÜRKİYE?DE DE ÜRETİLEBİLİR Türkiye?de de gerekli yatırımları yaparak tıpkı Çin, Hindistan, Güney Kore, Küba, Meksika ve Arjantin gibi biyotek ilaçların jeneriklerini üretmek mümkün. Türkiye?nin biyotek ilaçların jeneriklerini Çin, Hindistan, Güney Kore, Küba, Arjantin gibi ülkelerden hem ithal etmesi hem de teknoloji transferi yoluyla üretmesi için hızlı ve somut adımlar atması gerekiyor. Türkiye'de biyotek ilaç üretimin gerçekleştirilmesi için sanayi, üniversite ve devlet kuruluşlarının işbirliği yapması gerekiyor. Aksi halde, yakın gelecekte biyotek ilaç harcamalarımızın katlanarak artması ve artışın sosyal güvenlik kurumlarının sağlık harcamalarına yansıması kaçınılmaz olacak. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| ilaçtaki Ur: Dışa Bağımlılık Raporu 2 | samil | Sağlık Haberleri: D-İ | 0 | 08-09-2005 17:33 |
| ilaçtaki Ur: Dışa Bağımlılık Raporu 1 | samil | Sağlık Haberleri: D-İ | 0 | 08-09-2005 17:32 |
| ilaçtaki Ur: Dışa Bağımlılık 2 | igokcek | Sağlık Haberleri: K-R | 0 | 07-11-2005 22:19 |