![]() |
|
|||
|
Kendine güvenmeyenler marka düşkünü
ADANA (İHA) - Psikiyatri Uzmanı Dr. İbrahim Bilgen, çevresindeki insanlar arasında değer duygusunu arttırabilmek için bu ortamın kurallarına uymaya çalışan gençlerin marka giyeceklere yöneldiğini söyledi. Dr. İbrahim Bilgen, yaptığı açıklamada, yeni nesil gençlerin markaya olan meraklarının çok küçük yaşlardan itibaren başladığını belirterek, eskiden kıyafetlerin sadece giyinmek için alınmasına rağmen, şimdilerde ise markaya dikkat edilmeye başlandığını vurguladı. Özellikle dar ve orta gelirli aile çocuklarının, zengin arkadaşları arasında kendilerine güven duyamadıklarından dolayı, onlar gibi giyinmeye çalıştıklarını belirten Bilgen, "Ergenler arsında özellikle son yıllarda ortaya çıkan şekilcilik ve yüzeysel ilişkiler, onların ne kadar da güvensiz ve ürkek olduklarının bir göstergesidir. Ergen, çevresindeki insanların arasında kabul görebilmek, değer duygusunu arttırabilmek için bu ortamın kurallarına uymaya çalışmaktadır. Dışlanmamak ve onlar gibi olabilmek için en kestirme yol marka giymektir. Böylece egosu hem kendi gözünde hem de arkadaşlarının gözünde terfi olacaktır. Tabi bu ortamlar ancak bu değer yargısına sahip arkadaşlar arasında olmaktadır" dedi. Kendisine alınan her şeyin marka olmasını isteyen çocukların ailelerine uyarılarda bulunan Bilgen, şunları söyledi: "Öncelikle çocuğunuzun bu huyu beğenilmiyorsa ya hiç eziyet çekmeden bu durumun kabul edilmesi ya da marka giymenin şekilcilik olduğu, güvensiz insanların buna değer verdiği anlatılması gerekiyor. Ancak çocuğa bu durum yanlış bir şekilde anlatılırsa, psikolojisi bozulabilir ve kendini toplumdan dışlamaya başlar. Gencin arkadaşları arasında huzurlu olabilmesi için elden geldiği ölçüde ama pekte zorlanmadan bu konuda ona destek vermek gerekiyor. Bunu da aşırıya kaçmadan ve her istediğini yerine getirmemek gerekir." Gencin markaya değer vermesinin abartılmaması gerektiğini de vurgulayan Bilgen, bu duruma bir hastalık gibi bakmamak gerektiğini, uygun şekilde bu tutkusundan uzaklaştırmanın en doğru davranış olacağını söyledi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:43 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|