![]() |
|
|||
|
Kulak kiri geçiçi işitme kaybına yol açabilir
ANTALYA (İHA) - Kulak kirinin geçici işitme kaybına neden olabileceğini belirtildi. Konuyla ilgili bilgiler veren Antalya'nın Korkuteli İlçe Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Hasan Karataş, kulak kirinin kulak kanalını tamamen doldurup işitme azlığına, kulak çınlamasına hatta bazen kulak ağrısına neden olabildiğini belirtti. Bu belirtilerin görüldüğü takdirde mutlaka bir KBB uzmanına gidilmesi gerektiğini kaydeden Karataş, "Aksi takdirde kulak enfeksiyonuna dönüşebilir. Kulak temizliğinin yanlış şekillerde yapılmasından dolayı kulak kiri oluşabiliyor. Normalde kulak yolunda oluşan kir, dış kulak yolundan dışarıya doğru atılır. Ancak dış kulak yolunun darlığı ve aşırı kıllanma kulak kirine neden olabilir. Kulağımız; pamuklu kulak temizleyicisi, tokalar, bükülmüş kağıt parçaları gibi maddelerle karıştırılırsa kolayca zarar görebilir. Ayrıca, bu gibi şeyler genellikle problemi çözmez, kiri çıkarmaz ancak kanalı zedeler" diye konuştu. İlçede Devlet Hastanesi'nde kulak kirinin temizlenmesinde birkaç tekniğin kullanıldığının altını çizen Karataş, "Bu tetkiklerde küretle mekanik olarak çıkarma, kulak lavajı ve aspirasyon gibi çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Eğer, kulak lavajı yapılacaksa mutlaka kulak kirini yumuşatan bir madde kullanmak gerekir. Örneğin kulak kiri, gliserinin birkaç gün kullanılmasından sonra, kulağın yıkanmasıyla ya da aspirasyonla çıkarılabilir. Hastanın kulak zarında delik veya sürekli kulak akıntısı olmadığından emin olunmalıdır. Eğer böyle bir durum varsa yıkama yapılmamalıdır" şeklinde konuştu. Kulak kirinin bir defa temizlendiği takdirde, tekrar temizlenmesi gerektiği inancının oldukça yaygın olduğunu, ancak bunun yanlış bir inanıştan kaynaklandığını söyleyen Hasan Karataş, kulak yıkanmasının alışkanlık yapan bir durum olmadığını sözlerine ekledi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:40 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|