![]() |
|
|||
|
Kulak çınlamaları, işitme kaybına yol açabilir
İSTANBUL (İHA) - Genç yetişkinlerde otosklerozun (kireçlenme) en sık görülen orta kulak işitme kaybı nedeni olduğunu belirten uzmanlar, bu rahatsızlığın aileden geçtiğini ve erkeklerden daha çok kadğnlar arasında yaygın olduğunu bildirerek, Amerikan nüfusunun yüzde 10'unda, Zenci, Amerikan yerlileri (Kızılderililer) ve Asyalılar'dan (Sarı derililer) daha çok beyazlarda görüldüğünü kaydetti. Otoskleroz hastalarında, iç kulağın kemik duvarının bozulduğunu ve iç kulak girişinde sünger gibi anormal kemik oluştuğunu belirten uzmanlar, "Üzengi kemiği de iç kulağa ses dalgalarını geçirmek için titreşim yapan ufak kemikten etkilenmiş olabilir ve hareket edemez. Bu iletişime bağlı işitme kaybı, birbirine bağlı kemikler yoluyla orta kulaktan titreşimleri ileri geçiren mekanizmanın çalışmamasıdır. Iletişime bağlı işitme kaybı düzelebilir, ancak iç kulak sinirlerine bağlı işitme kaybı için aynı şeyi söyleyemiyoruz" dedi. Kulaklardan birinde veya her ikisinde ağır ilerleyen işitme kaybı, kulak çınlaması gibi belirtileri olan otosklerozun daha ziyade 15 ila 35 yaşları arasında ortaya çıktığını ifade eden uzmanlar, işitme kaybının yavaş ilerlediini, tek kulak veya her iki kulağı birden etkileyebileceğini söyledi. Kireçlenmesi olan kadınlarda işitme kaybının yüzdesinin hamilelik sırasında artabileceğini vurgulayan uzmanlar, işitmenin giderek zayıflaması durumunda doktora başvurmak gerektiğinin altğnı çizdi. Teşhis için, işitme testlerinin yapılacağını ve herhangi bir akrabada erken işitme kaybı olup olmadığının önem taşıdığını; otosklerozun genel sağlığı etkilemeyerek çoğu zaman iyileşebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan uzmanlar, bununla birlikte sağırlığın duygusal olarak zorlayabileceğini ve çevreden uzaklaşmaya neden olabileceğine dikkat çekti. Otosklerozun çoğu kez stapedektomi denilen bir cerrahi bir yöntemle, tedavi edildiğini belirten uzmanlar ameliyatla ilgili olarak, "Kulak kanalın derisi kesilir ve kulak zarı kaldırılır. Böylece üzengi kemiği çıkarılır ve yerine ince bir tel ya da paslanmaz çelikten bir protez takılır. Daha sonra kulak zarı eski haline getirilir ve 1-2 hafta içerisinde iyileşme olur. Bazen üzengi kemiğinin tabanında küçük delik açmak ve protezi yerleştirmek için lazer kullanılabilir. Ameliyattan sonra birkaç saat baş dönmesi olabilir, ancak daha sonra geçer. İşitme yeteneğiniz hızla eski haline gelir ve birkaç hafta içinde hasta, normal etkinliklerine dönebilir. Ara sıra orta kulakta bir kan pıhtısı oluşarak ses iletimini etkiler. Genellikle bu pıhtı birkaç haftada ortadan kalkar" şeklinde konuştu. Stapedektomi ameliyatının otosklerozlu hastaların çoğunda başarılı olduğunu ancak her 100 kişiden bir, ikisinde ameliyattan sonra tam bir işitme kaybı olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, "Bu, ameliyattan önce düşünülmesi gereken bir durumdur. Eğer iki kulağınızda da otoskleroz varsa, önce bir kulağınızdan ameliyat olmanız, sonucu gördükten sonra ikincisini ameliyat ettirmeniz daha uygun olur. Eğer iç kulakta bir hasar varsa, stapedektomi ameliyatı sorunu çözmeyebilir" diye konuştu. ilerleyen kemik bozulmalarını ve sünger benzeri kemiklerin sertleşmesiyle oluşan işitme kaybını önlemek için sodyum fluorid, kalsiyum ve D vitamini tabletleriyle tedavi uygulanabildiğini belirten uzmanlar, ancak bu tedavi yöntemlerinin yararlılığı konusunda tartışmaların devam ettiğini, ayrıca otoskleroza bağlı işitme kayıplarında hastaları tedavi etmek için işitme aletlerinin de kullanılabileceğini sözlerine ekledi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:38 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|