![]() |
|
|||
|
Pepino birçok derde deva
BURSA (İHA) - Bursa'nın İnegöl İlçesi Kulaca Köyü'nde yurtdışına biber salçası ihracatı yapan Kulaca Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ürünlerinin arasına tropikal meyve pepinoyu da ekledi. Önceki gün Kulaca Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tesislerini ziyaret eden İnegöl Ziraat Odası Başkanı Niyazi Özbil, pepinoyla ilgili olarak kooperatifin emektar başkanı Ahmet Uğur'dan bilgi aldı. Türkiye'de ve İnegöl'de yeni olan pepinonun tropikal bir meyve olduğunu, güneşi ve suyu çok sevdiğini belirten Uğur, 25 Mayıs 2006 tarihinde deneme olarak 1.5 dönüm arazide pepino ekimine başladıklarını söyledi. Üretime başladıklarından bu yana 3 ton civarında ürün aldıklarını anlatan Uğur, "Bu ürünlere iç piyasada oldukça rağbet var, ancak şu anda talebi karşılamamız mümkün değil. Önümüzdeki yıl pepinoyu daha geniş alanlara yayarak, üretim kapasitesini arttırmayı düşünüyoruz. Ürünümüzü tamamen organik olarak yetiştiriyoruz. Hiçbir ilaç katmadan gayet sağlıklı ve kaliteli bir şekilde ürettiğimiz pepinonun kilogramını 3-4 YTL arasında değişen fiyatlardan pazarlıyoruz" dedi. Pepinoda portakal, mandalina ve yeşil biberden oldukça yüksek C vitamini bulunduğuna dikkat çeken Ahmet Uğur, "Bir kilogram pepinoda 480 miligram C vitamini bulunuyor. Bu meyve şeker hastalığına, anemiye iyi geldiği gibi kemik erimesini de önlüyor. Ayrıca kadın hastalıklarına (menopoz) iyi geliyor. Bunun yanında marmelat, reçel, turşu ve meyve suyu yapılabiliyor "diye konuştu. Ziraat Odası Başkanı Niyazi Özbil ise, İnegöl'ün iklimine ve toprağına uygun olduğu test edilen bu ürünün tanıtılıp, üreticilerin özendirilmesi gerektiğine işaret ederek, "Tüketicimiz henüz tam olarak pepinoyu bilmiyor, bu bir dezavantaj. İyi bir verimi var, maliyeti düşük, çiftçimizi bu ürüne doğru çekmemiz lazım. Bu konuda oda olarak Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile ortak bir çalışma yapmayı düşünüyoruz. Bu konuda çiftçimizi bilgilendireceğiz" diye konuştu. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:32 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|