![]() |
|
|||
|
PASTÖRİZE SÜTTEN UZAK DURUN
Akay Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü?nden Prof. Dr. Bülent Menteş, vatandaşlara "Güveniyorsanız sütü sokak sütçüsünden, meyve ve sebzenizi ise pazaryerinden alın" önerisinde bulundu. Bülent Menteş ANKA?ya yaptığı açıklamada, kaymak bağlamayan, ekşimeyen ya da kesmeyen süt ya da yoğurdun doğal olmadığını belirtti. "Mümkünse günlük mandıra sütü tüketilmelidir. Güveniyorsanız sokak sütçüsünden de süt alabilirsiniz" diyen Menteş, şehirdeki en iyi olabilecek seçeneğin günlük pastörize şişe sütler olduğuna işaret etti. Menteş, süt pastörizasyonunun bazı hastalık patojen bakterilerini ortadan kaldırırken, faydalı bakterileri de yok ettiğini kaydederek, "Bu nedenle şehir ortamında sütten çok mayalanmış süt ürünleri tercih edilmelidir" dedi. Menteş, sadece ekşiyen veya kesilen süt ve yoğurtların yenilmesi gerektiğini belirtirken, kefirle mayalanmış sütün çok yararlı olduğunu bildirdi. Uzun ömürlü homojenize kutu sütlerin kullanılmaması gerektiğini ifade eden Menteş şunları kaydetti: "Süt ya da yoğurt ekşimesin ya da kesilmesin diye içlerine antibiyotikler konulmakta ve süt içindeki probiyotiklerin tümüne yakını kaybolmaktadır. Ayrıca homojenizasyon sırasında süte 2 ton civarında bir basınç uygulanmakta ve süt proteinlerinin moleküler yapısı büyük ölçüde değişmektedir. Molekül yapısı değişmiş proteinler immün sistemi aşırı uyararak, çocuğun ileriki yaşamında Tip 1 Diyabet ve Multipl Skleroz gibi otoimmün (kendi dokularını tahrip edici) hastalıklara yol açmaktadır." Menteş, teknolojinin değdiği her şeyden uzak durulmasını isterken, olanak varsa yiyeceklerin kırsaldan getirilmesini önerdi. En azından pazar yerinden alışveriş yapılması gerektiğine işaret eden Menteş, "Büyük marketlerde ambalajlı, her biri bir diğerine benzeyen ürünleri tercih etmeyiniz. En doğal olanları, pazaryerlerinde yığılmış birbirine benzemeyen, kimi büyük, kimi küçük kimi çürümüş meyve ve sebzelerin güzel olanlarını ayıklayıp alınız." Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Kaynak: ANKA Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:32 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|